Hukuk Makaleleri

Deepfake’e Karşı Hukuki Koruma Yolları

Bir sabah telefonunuza arkadaşınızdan bir mesaj geldiğini düşünelim. Mesajda sosyal medyada sizin adınıza yayımlanan bir video bulunmaktadır. Videodaki kişi size benzemekte, sesinizle konuşmakta ve gerçekte hiç söylemediğiniz ifadeleri kullanmaktadır.

Başka bir olayda yüzünüz pornografik bir görüntüye yerleştirilmiş olabilir. Bir şirket yöneticisinin sesi klonlanarak muhasebe çalışanlarından para istenebilir. Ünlü bir kişinin deepfake görüntüsü sahte yatırım reklamında kullanılabilir veya bir siyasetçinin hiç yapmadığı açıklamalar seçim döneminde gerçekmiş gibi yayımlanabilir.

Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte kişinin yalnızca gerçek görüntülerinin hukuka aykırı biçimde yayımlanması değil, gerçekte hiç yaşanmamış olayların kişiye aitmiş gibi oluşturulması da önemli bir hukuki sorun hâline gelmiştir.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu da deepfake teknolojisini; kişilerin yüz, hareket ve seslerinin yapay zekâ teknikleri kullanılarak gerçekçi biçimde taklit edilmesi veya değiştirilmesiyle bağlantılı bir teknoloji olarak ele almakta ve bu teknolojinin kişisel veriler, dolandırıcılık, itibar kaybı ve diğer hak ihlalleri bakımından ciddi riskler meydana getirebildiğine dikkat çekmektedir.

Peki deepfake mağduru ne yapabilir? Deepfake video nasıl kaldırılır? Deepfake nedeniyle dava açılabilir mi? Sahte ses veya görüntü için savcılığa şikâyet edilebilir mi? Manevi tazminat istenebilir mi? KVKK’ya başvurulabilir mi? Deepfake içeriğe erişim engeli alınabilir mi?

Türk hukukunda Ağustos 2026 itibarıyla bütün deepfake ihlallerini tek başına düzenleyen özel ve kapsamlı bir “deepfake kanunu” bulunmamaktadır. Buna karşılık mevcut hukuk sistemi içerisinde kişilik haklarının korunması, ihtiyati tedbir, özel hayatın korunması, ceza soruşturması, kişisel verilerin korunması, resim ve portre hakkı ile maddi ve manevi tazminat gibi birden fazla hukuki koruma yolu bulunmaktadır.

Deepfake olayında asıl mesele, somut olayın özelliklerine göre bu yolların hangilerinin birlikte kullanılabileceğinin doğru belirlenmesidir.

Deepfake Nedir?

Deepfake; yapay zekâ ve derin öğrenme yöntemlerinden yararlanılarak gerçek kişilerin yüzlerinin, seslerinin, görüntülerinin veya hareketlerinin değiştirilmesi ya da taklit edilmesi sonucunda gerçekmiş izlenimi veren yapay dijital içerik oluşturulmasıdır.

Deepfake teknolojisi kullanılarak kişinin;

  • hiç söylemediği sözleri söylediği,
  • bulunmadığı bir yerde bulunduğu,
  • gerçekleştirmediği bir cinsel davranışta bulunduğu,
  • işlemediği bir suçu işlediği,
  • belirli bir ürünü veya yatırımı tavsiye ettiği,
  • başka bir kişiyle ilişki yaşadığı

izlenimi oluşturulabilir.

Dolayısıyla deepfake yalnızca “sahte video” olarak değerlendirilmemelidir.

Deepfake;

kişilik hakkı, özel hayat, kişisel veri, malvarlığı, ticari itibar ve bazı durumlarda telif hakkı ihlallerinin aracı hâline gelebilir.

Deepfake’e Karşı Tek Bir Hukuki Yol Var mıdır?

Hayır.

Deepfake olaylarında hangi hukuki yolun uygulanacağı, içeriğin niteliğine göre değişmektedir.

Örneğin;

kişinin yüzünün pornografik videoya yerleştirilmesi ile,

CEO’nun sesi klonlanarak şirketten para istenmesi,

ünlü kişinin sahte reklamda kullanılması,

kişinin suç işlediğini gösteren yapay video yayımlanması

aynı hukuki rejime tabi değildir.

Somut olayda;

  • kişilik hakkının korunması,
  • içeriğin yayılmasının durdurulması,
  • erişimin engellenmesi,
  • ceza soruşturması,
  • KVKK süreci,
  • maddi ve manevi tazminat,
  • telif ve portre hakları

birlikte veya ayrı ayrı gündeme gelebilir.

Bu nedenle deepfake mağduriyetlerinde ilk hukuki soru;

“Deepfake yapılmış mı?”

değil,

“Bu deepfake hangi hakkı, hangi yöntemle ihlal ediyor?”

olmalıdır.

1. Kişilik Haklarının Korunması

Deepfake mağdurunun başvurabileceği en temel hukuk yollarından biri Türk Medeni Kanunu kapsamında kişilik hakkının korunmasıdır.

Kişinin;

  • adı,
  • görüntüsü,
  • sesi,
  • şeref ve saygınlığı,
  • mesleki itibarı,
  • özel hayatı,
  • manevi bütünlüğü

kişilik hakkıyla bağlantılı değerlerdir.

Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25. maddeleri, kişilik hakkına yönelik hukuka aykırı saldırılara karşı hukuki koruma sağlamaktadır. Yargı uygulamasında da bu hükümler kişilik değerlerine yönelik saldırıların önlenmesi ve sonuçlarının giderilmesinin temel dayanakları arasında kabul edilmektedir.

Örneğin kişinin deepfake videosunda;

“İnsanları dolandırıyorum.”

dediği gösterilmiş olabilir.

Veya kişinin yüzü rızası dışında cinsel içerikli görüntüye yerleştirilebilir.

Bu durumlarda deepfake’in ceza hukuku bakımından hangi suçu oluşturduğundan bağımsız olarak kişilik hakkına yönelik hukuka aykırı saldırı değerlendirmesi yapılabilir.

2. Deepfake Saldırısının Önlenmesi Talep Edilebilir mi?

Evet.

Deepfake içeriğin henüz yayımlanmadığı ancak yayımlanacağının anlaşıldığı bazı durumlarda mağdur saldırının gerçekleşmesini beklemek zorunda değildir.

Örneğin eski sevgili mağdura;

“Elimde hazırladığım videolar var. Yarın herkese göndereceğim.”

şeklinde mesaj gönderiyor olabilir.

Bu durumda somut koşullara göre TMK m. 25 kapsamında saldırı tehlikesinin önlenmesi talebi gündeme gelebilir. TMK’nın kişilik hakkını koruyan sistemi yalnızca gerçekleşmiş saldırıya karşı değil, belirli şartlarda yaklaşan saldırı tehlikesine karşı da koruma sağlar.

Bu özellik deepfake uyuşmazlıklarında son derece önemlidir.

Çünkü cinsel veya itibarı ağır biçimde zedeleyen bir deepfake’in yayımlanmasından sonra meydana gelen zararın tamamen geri alınması çoğu zaman mümkün değildir.

3. Devam Eden Deepfake Saldırısının Durdurulması

Deepfake video hâlen sosyal medyada yayılıyorsa devam eden saldırıya son verilmesi talep edilebilir.

Örneğin sahte görüntü;

Instagram,

TikTok,

X,

YouTube,

Telegram

ve farklı internet sitelerinde dolaşıyor olabilir.

TMK m. 25 kişilik hakkına yönelik devam eden saldırının sona erdirilmesini talep etme imkânı sağlamaktadır.

Burada mağdur açısından asıl amaç yalnızca ileride tazminat almak değil, mevcut ihlalin mümkün olduğunca erken durdurulmasıdır.

4. Deepfake İçeriğin Hukuka Aykırılığının Tespiti

Deepfake içerik sonradan silinmiş olabilir.

Ancak görüntünün etkileri devam ediyor olabilir.

Örneğin kişinin rüşvet aldığını gösteren sahte video kaldırılmış ancak;

  • işverenleri,
  • müşterileri,
  • aile bireyleri,
  • kamuoyu

videoyu görmüş olabilir.

Bu durumda sona ermiş olmakla birlikte etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespit edilmesi talep edilebilir.

TMK m. 25’in kişilik hakkı koruması bu tür durumlara da imkân tanımaktadır.

Bu nedenle;

“Video artık silindi, dava açılamaz.”

şeklindeki yaklaşım doğru değildir.

5. Deepfake İçin İhtiyati Tedbir Talep Edilebilir mi?

Deepfake uyuşmazlıklarında en önemli hukuki korumalardan biri ihtiyati tedbirdir.

Çünkü normal bir hukuk davasının sonuçlanması uzun sürebilir.

Oysa cinsel içerikli veya kişinin mesleki itibarını ağır biçimde hedef alan deepfake video saatler içerisinde binlerce kişiye ulaşabilir.

HMK m. 389 ve devamı, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya imkânsız hâle gelmesi ya da gecikme nedeniyle ciddi zarar doğması ihtimali bulunan hâllerde ihtiyati tedbir mekanizması öngörmektedir. Yargı uygulaması da HMK m. 389-399 hükümlerini geçici hukuki korumanın temel hükümleri olarak kabul etmektedir.

Örneğin kişinin sahte cinsel videosu her saat farklı hesaplara yükleniyorsa;

“Dava bitsin, sonra karar verilsin.”

yaklaşımı etkili bir hukuki koruma sağlamayabilir.

Somut olayın özelliklerine göre deepfake’in yayılmasının önlenmesine yönelik tedbir talep edilmesi değerlendirilebilir.

6. Deepfake İçeriğe Erişimin Engellenmesi

Deepfake internette yayımlanmışsa erişimin engellenmesi de gündeme gelebilir.

Ancak burada güncel hukuk bakımından son derece önemli bir ayrım bulunmaktadır.

Geçmişte 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi, genel kişilik hakkı ihlallerine karşı içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi mekanizması öngörüyordu.

Anayasa Mahkemesi E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesindeki bu mekanizmayı iptal etmiştir. İptal hükmü ertelenerek yürürlüğe girmiş ve eski genel m. 9 mekanizması güncel hukukta ortadan kalkmıştır.

Dolayısıyla Ağustos 2026 itibarıyla;

“Deepfake kişilik hakkımı ihlal ediyor, 5651 m. 9’a göre sulh ceza hâkimliğine başvururum.”

şeklindeki eski bilgi güncel değildir.

7. Özel Hayatı İhlal Eden Deepfake ve 5651 m. 9/A

Buna karşılık 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesine özgü ayrı bir düzenleme olarak yürürlüktedir.

BTK’nın güncel bilgilendirmesinde de internet yayınından dolayı özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini ileri süren kişiler bakımından 5651 m. 9/A kapsamında bireysel başvuru mekanizmasının bulunduğu açıkça belirtilmektedir.

Bu yol özellikle;

  • gerçek mahrem görüntünün yapay zekâ ile değiştirilmesi,
  • cinsel içerikli deepfake,
  • özel hayata ilişkin seslerin manipüle edilmesi,
  • mahremiyet alanına ağır müdahalede bulunan içerikler

bakımından değerlendirilebilir.

Ancak her deepfake içeriğe otomatik olarak 9/A uygulanamaz.

Örneğin kişinin ticari itibarı hakkında hazırlanan sahte video, ağır bir kişilik hakkı ihlali oluşturmasına rağmen her durumda “özel hayatın gizliliği” kapsamında bulunmayabilir.

8. Deepfake İçeriğin Sosyal Medya Platformundan Kaldırılması

Hukuki sürecin yanında platformların kendi şikâyet sistemleri de kullanılabilir.

Deepfake içeriğin niteliğine göre;

  • kimliğe bürünme,
  • manipüle edilmiş medya,
  • taciz,
  • mahremiyet ihlali,
  • rıza dışı cinsel içerik,
  • dolandırıcılık

gibi şikâyet kategorileri gündeme gelebilir.

Ancak burada önemli bir uygulama kuralı vardır:

Önce delili korumak, ardından kaldırma başvurusu yapmak çoğu olayda daha güvenlidir.

Çünkü paylaşım hemen kaldırılırsa daha sonra;

  • hangi hesaptan yayımlandığı,
  • ne kadar görüntülendiği,
  • hangi tarihte paylaşıldığı,
  • hangi açıklamalarla yayıldığı

konusunda ispat güçlüğü yaşanabilir.

9. Deepfake Nedeniyle Savcılığa Suç Duyurusu

Deepfake tek başına Türk Ceza Kanunu’nda bağımsız ve genel bir suç adı değildir.

Ancak deepfake’in kullanım biçimine göre farklı suçlar gündeme gelebilir.

Örneğin;

şantaj: sahte cinsel görüntü kullanılarak para veya başka yarar istenmesi,

hakaret: kişinin şeref ve saygınlığını rencide eden sahte isnatların oluşturulması,

özel hayatın gizliliğinin ihlali: gerçek özel hayat görüntü veya seslerinin hukuka aykırı kullanılması veya ifşa edilmesi,

kişisel verilere ilişkin suçlar: gerçek kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde kaydedilmesi, verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi,

dolandırıcılık: deepfake ses veya görüntüyle kişinin kandırılarak malvarlığı zararı oluşturulması,

gibi ihtimaller ortaya çıkabilir.

TCK, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesini m. 136’da ayrıca suç olarak düzenlemektedir. Diğer deepfake senaryolarında uygulanacak suç tipi de eylemin kanuni unsurlarına göre belirlenmelidir.

Dolayısıyla;

“Deepfake yapıldı, mutlaka şu suç oluştu.”

şeklinde otomatik bir hukuki nitelendirme yapılmamalıdır.

10. Pornografik Deepfake’e Karşı Hukuki Koruma

Cinsel içerikli deepfake’ler en ağır mağduriyet türlerinden biridir.

Örneğin kişinin sosyal medya hesabındaki normal fotoğrafları alınarak yüzü pornografik videoya yerleştirilebilir.

Bu durumda içeriğin tamamen sentetik olması ile kişinin gerçek mahrem görüntülerinin manipüle edilmesi ceza hukuku açısından farklı değerlendirmeler gerektirebilir.

Ancak özel hukuk bakımından kişinin;

  • görüntüsü,
  • şeref ve saygınlığı,
  • cinsel mahremiyeti,
  • manevi bütünlüğü

üzerinde ağır bir kişilik hakkı saldırısı doğabilir.

Somut olayın özelliklerine göre;

kişilik hakkının korunması + ihtiyati tedbir + 5651 m. 9/A + ceza soruşturması + tazminat

yollarının birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.

11. Deepfake Nedeniyle Manevi Tazminat

Deepfake içeriğin yayılması kişide ciddi manevi zarara neden olabilir.

Örneğin kişi;

  • ailesinin önünde küçük düşürülmüş,
  • mesleki itibarı zedelenmiş,
  • cinsel içerikle ilişkilendirilmiş,
  • suç işlemiş gibi gösterilmiş

olabilir.

Türk Borçlar Kanunu m. 58, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişinin uğradığı manevi zarar karşılığında manevi tazminat talep edebileceğini düzenlemektedir.

Deepfake tazminatında sabit bir tarife bulunmaz.

Tazminat değerlendirmesinde somut olayın;

  • ağırlığı,
  • içeriğin yayılımı,
  • mağdur üzerindeki etkisi,
  • saldırının süresi,
  • failin davranışı

önem taşıyabilir.

12. Deepfake Nedeniyle Maddi Tazminat

Deepfake yalnızca manevi zarar doğurmaz.

Örneğin sahte video nedeniyle mağdur;

  • işini,
  • müşterilerini,
  • reklam anlaşmasını,
  • sponsorluk sözleşmesini,
  • ticari ilişkilerini

kaybetmiş olabilir.

Bu durumda ekonomik zarar somutlaştırılabiliyorsa genel haksız fiil hükümleri kapsamında maddi tazminat talep edilmesi gündeme gelebilir.

Örneğin kişinin deepfake videosu yayımlandıktan sonra beş müşterisinin sözleşmeyi feshettiği belgelenebiliyorsa bu durum maddi zarar ve illiyet bağı bakımından önemli delil oluşturabilir.

13. Mahkeme Kararının veya Düzeltmenin Yayımlanması

Deepfake mağduriyetlerinde yalnızca para tazminatı her zaman yeterli değildir.

Örneğin sahte video milyonlarca kişiye ulaşmış olabilir.

Daha sonra mağdur davayı kazanmasına rağmen kamuoyunun büyük bölümü videonun sahte olduğunu öğrenmeyebilir.

Kişilik hakkının korunmasına ilişkin sistem, somut şartlarda düzeltme veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması gibi giderim yöntemlerinin de değerlendirilmesine imkân tanımaktadır. TMK m. 24-25 kişilik hakkı ihlaline karşı yalnızca parasal olmayan hukuki korumalar da sağlar.

Bu imkân deepfake nedeniyle zedelenen itibarın yeniden tesis edilmesinde önemli olabilir.

14. Deepfake ve KVKK Kapsamındaki Koruma

Deepfake oluşturmak için çoğu zaman gerçek kişinin;

  • fotoğrafı,
  • videosu,
  • yüz görüntüsü,
  • ses kaydı

kullanılmaktadır.

KVKK’nın Deepfake Bilgi Notu, deepfake teknolojisini kişisel verilerin korunması bakımından doğrudan risk alanı olarak ele almaktadır.

Bununla birlikte her deepfake olayında doğrudan Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet edilebileceği düşünülmemelidir.

Öncelikle somut olayda 6698 sayılı Kanun kapsamında bir veri sorumlusu ve veri işleme faaliyeti bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Kanun kapsamındaki şartlar mevcutsa ilgili kişi öncelikle veri sorumlusuna başvurarak kendi kişisel verilerine ilişkin taleplerini ileri sürebilir.

15. KVKK’ya Şikâyetten Önce Veri Sorumlusuna Başvuru Gerekir mi?

Evet.

Kişisel Verileri Koruma Kurumunun açıklamasına göre Kurula şikâyet hakkının doğabilmesi için kural olarak önce veri sorumlusuna başvuru yolunun tüketilmesi gerekir.

Veri sorumlusu başvuruyu en geç 30 gün içinde sonuçlandırmalıdır. Başvurunun reddedilmesi, cevabın yetersiz bulunması veya süresinde cevap verilmemesi hâlinde ilgili kişi, kanundaki süreler içerisinde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyette bulunabilir. Kurumun 2019/9 sayılı kararı bu sürelerin nasıl hesaplanacağına ilişkin ayrıntılı açıklama içermektedir.

Bu nedenle örneğin bir platform veya şirketin kişinin görüntülerini hukuka aykırı biçimde deepfake üretiminde kullandığı ileri sürülüyorsa KVKK süreci somut veri işleme faaliyetine göre ayrıca değerlendirilebilir.

16. KVKK Başvurusu Tazminat Davasının Yerine Geçer mi?

Hayır.

Kişisel veri hukukundaki başvuru mekanizmaları ile özel hukuk tazminat talepleri farklıdır.

KVKK’nın kendi açıklamalarında da kişisel verileriyle ilgili hakları ihlal edilen kişilerin genel hükümlere göre tazminat hakkının saklı olduğu belirtilmektedir.

Dolayısıyla somut olayda;

veri sorumlusuna başvuru + Kurula şikâyet + kişilik hakkı davası + tazminat

birbirini dışlayan yollar değildir.

17. Deepfake ve Resim-Portre Hakkı

Deepfake üretiminde en sık kullanılan materyallerden biri kişinin fotoğrafıdır.

Bir fotoğrafın sosyal medyada herkese açık olması, kişinin yüzünün istenilen her amaçla kullanılabileceği anlamına gelmez.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 86. maddesi, eser niteliğinde olmasa dahi resim ve portrelere ilişkin özel bir koruma öngörmektedir. Yargıtay uygulamasında da FSEK m. 86 kapsamında tasvir edilen kişinin rızasına ilişkin koruma kabul edilmektedir.

Örneğin kişinin Instagram’daki fotoğrafının alınarak;

  • pornografik deepfake’e,
  • sahte reklama,
  • dolandırıcılık videosuna

dönüştürülmesi hâlinde portre ve kişilik hakkı hükümleri de gündeme gelebilir.

18. Deepfake ve Telif Hakları

Deepfake hazırlanırken başkasına ait;

  • film sahnesi,
  • fotoğraf,
  • müzik,
  • ses kaydı,
  • sanatçı icrası

kullanılmış olabilir.

Bu durumda kişilik hakları yanında telif ve bağlantılı haklar da gündeme gelebilir.

Örneğin bir oyuncunun sinema filmindeki görüntüsünden deepfake reklam hazırlanması durumunda yalnızca oyuncunun yüzü değil, filmin hak sahipleri ve oyuncunun icracı sanatçı hakları bakımından da değerlendirme yapılması gerekebilir.

FSEK’in resim ve portrelere ilişkin m. 86 hükmü de bu alandaki koruma araçlarından biridir.

19. Deepfake’in Gerçek Olmadığı Nasıl İspatlanabilir?

Deepfake uyuşmazlıklarının en önemli sorunlarından biri delilin gerçekliğidir.

Fail;

“Video gerçek.”

diyebilir.

Mağdur ise;

“Ben bu görüntüde hiç bulunmadım.”

şeklinde itiraz edebilir.

Bu durumda teknik bilirkişi incelemesi gerekebilir.

Özellikle;

  • orijinal dijital dosya,
  • metadata,
  • ses ve görüntü uyumu,
  • dosyanın teknik yapısı,
  • manipülasyon izleri,
  • kaynak cihaz

üzerinden inceleme yapılabilir.

Ceza yargılamasında özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesine başvurulması mümkündür; ayrıca CMK m. 217 hâkimin kararını duruşmada tartışılmış, hukuka uygun deliller üzerinden değerlendirmesine ilişkin temel ilkeyi düzenlemektedir.

20. Deepfake Mağduru İlk Olarak Ne Yapmalıdır?

Deepfake mağduriyetinde doğru delil stratejisi son derece önemlidir. Teknik konularda deepfake tespitinde bilirkişi incelemesi de gündeme gelebilir.

İçeriği görür görmez yalnızca kaldırmaya çalışmak yerine öncelikle mümkün olduğunca;

  • video veya ses dosyasının orijinali,
  • paylaşımın tam URL adresi,
  • kullanıcı adı,
  • profil bağlantısı,
  • paylaşım tarihi ve saati,
  • görüntülenme sayısı,
  • yeniden paylaşımlar,
  • yorumlar,
  • mesajlaşmalar,
  • tehdit veya şantaj yazışmaları

korunmalıdır.

İçerik nedeniyle maddi zarar oluşmuşsa ayrıca;

  • işten çıkarma bildirimi,
  • müşteri mesajları,
  • sözleşme fesihleri,
  • reklam veya sponsorluk anlaşmaları,
  • banka dekontları

gibi ekonomik zararı gösterebilecek belgeler saklanmalıdır.

21. Orijinal Deepfake Dosyası Neden Saklanmalıdır?

Deepfake videonun yalnızca ekran görüntüsünün bulunması teknik inceleme için her zaman yeterli olmayabilir.

Mümkünse mağdurun kendisine gönderilen ilk;

  • video,
  • ses,
  • fotoğraf

dosyasını değiştirmeden muhafaza etmesi önemlidir.

Çünkü dosya farklı uygulamalardan tekrar tekrar geçirildiğinde bazı teknik veriler kaybolabilir.

Bu durum sonradan yapılacak bilirkişi incelemesini zorlaştırabilir.

22. Noterden Delil Tespiti Zorunlu mudur?

Hayır.

Her deepfake dosyasında noter aracılığıyla delil tespiti yapılması zorunlu değildir.

Ancak internet içeriğinin hızlı biçimde silinebileceği durumlarda güvenilir şekilde delillendirme yapılması son derece önemlidir.

Somut olayın niteliğine göre noter işlemleri, elektronik kayıtlar, ekran görüntüsü, ekran kaydı ve diğer dijital delil yöntemleri birlikte değerlendirilebilir.

Önemli olan paylaşım silinse bile;

içeriğin ne olduğu, nerede yayımlandığı ve hangi hesap tarafından paylaşıldığı

konusunda güvenilir delil bulunabilmesidir.

23. Deepfake’i Hazırlayan Kişi Bilinmiyorsa Ne Yapılabilir?

Deepfake içerikler çoğu zaman sahte hesaplardan yayımlanmaktadır.

Failin gerçek isminin bilinmemesi, suç duyurusu yapılmasına engel değildir.

Cumhuriyet başsavcılığına faili meçhul şekilde başvuru yapılabilir.

Somut olayın özelliklerine göre;

  • sosyal medya hesapları,
  • e-posta adresleri,
  • telefon numaraları,
  • banka hesapları,
  • ödeme ve para hareketleri,
  • dijital cihazlar

üzerinden failin tespitine yönelik soruşturma işlemleri gerçekleştirilebilir.

Özellikle deepfake ile şantaj veya dolandırıcılık yapılmışsa kullanılan ödeme araçlarının muhafaza edilmesi önem taşır.

24. Deepfake İçeriği Yeniden Paylaşan Kişi de Sorumlu Olabilir mi?

Evet, somut şartlara göre olabilir.

Örneğin kişi içeriğin pornografik deepfake olduğunu bildiği hâlde kendi hesabında;

“Bakın bu kişinin gerçek videosu.”

şeklinde yeniden yayımlamış olabilir.

Deepfake’i üretmeyen ancak hukuka aykırı içeriğin yayılmasına bilinçli şekilde katkı sağlayan kişinin fiili ayrı bir hukuki değerlendirmeye tabidir.

Ceza sorumluluğu bakımından herkesin kendi kastı ve davranışı ayrıca değerlendirilmelidir.

Özel hukuk bakımından ise zararın yayılmasına katkının tazminat sorumluluğuna etkisi somut olay özelinde incelenebilir.

25. Deepfake İçin Hem Ceza Hem Tazminat Davası Açılabilir mi?

Evet.

Ceza soruşturması ile özel hukuk koruması birbirinden farklıdır.

Örneğin deepfake cinsel video kullanılarak şantaj yapılmışsa mağdur Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunabilir.

Aynı zamanda;

  • kişilik hakkının korunması,
  • saldırının durdurulması,
  • manevi tazminat,
  • varsa maddi tazminat

taleplerinde de bulunabilir.

Ceza davasının bulunması özel hukuk yollarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

26. Deepfake İçerik Silinirse Hukuki Koruma Sona Erer mi?

Hayır.

Video silinmiş olsa bile;

  • daha önce binlerce kişi tarafından izlenmiş,
  • işverene ulaşmış,
  • aileye gönderilmiş,
  • farklı hesaplara kopyalanmış

olabilir.

Bu durumda geçmişte gerçekleşen kişilik hakkı saldırısı ve zarar devam eden hukuki sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle içeriğin kaldırılması olumlu olmakla birlikte mağdurun tazminat veya hukuka aykırılığın tespiti taleplerini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. TMK m. 24-25 kapsamındaki kişilik hakkı koruması bu açıdan da önemlidir.

Deepfake’e Karşı En Etkili Hukuki Strateji Nedir?

Her deepfake dosyasının koşulları farklıdır.

Ancak özellikle hızla yayılan ciddi deepfake ihlallerinde hukuki korumanın tek bir başvuruya indirgenmemesi gerekir.

Örneğin cinsel deepfake dosyasında aynı anda;

1. Delillerin korunması,

2. Platforma kaldırma başvurusu yapılması,

3. 5651 m. 9/A şartlarının değerlendirilmesi,

4. Kişilik hakkına yönelik ihtiyati tedbir talebi,

5. Suç varsa Cumhuriyet başsavcılığına başvuru,

6. KVKK şartları oluşmuşsa veri sorumlusu ve Kurul süreci,

7. Maddi-manevi tazminat talepleri

birlikte gündeme gelebilir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal eden internet yayınları bakımından 9/A’nın güncel olarak yürürlükte olması, buna karşılık eski genel kişilik hakkı mekanizması olan 5651 m. 9’un Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması bu ayrımın doğru yapılmasını özellikle gerekli kılmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Deepfake mağduru dava açabilir mi?

Evet. Deepfake kişilik hakkına hukuka aykırı saldırı oluşturuyorsa TMK m. 24-25 kapsamında hukuki koruma talep edilebilir. Şartları varsa maddi ve manevi tazminat davaları da gündeme gelebilir.

Deepfake video internetten kaldırılabilir mi?

Platformların kaldırma mekanizmaları kullanılabilir. İçeriğin niteliğine göre mahkemeden kişilik hakkının korunması ve ihtiyati tedbir de talep edilebilir. Özel hayatı ihlal eden internet yayınlarında ayrıca 5651 m. 9/A değerlendirilebilir.

Deepfake için 5651 m. 9 uygulanabilir mi?

Hayır. Eski genel kişilik hakkı mekanizmasını düzenleyen 5651 m. 9 Anayasa Mahkemesinin E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

5651 m. 9/A deepfake’e uygulanabilir mi?

Deepfake yayın özel hayatın gizliliğini ihlal ediyorsa 9/A kapsamındaki özel başvuru yolu gündeme gelebilir. Her deepfake içeriğe otomatik uygulanmaz.

Deepfake nedeniyle savcılığa şikâyet edilebilir mi?

Deepfake’in kullanım biçimi Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen bir suçun unsurlarını taşıyorsa evet. Şantaj, hakaret, dolandırıcılık, özel hayat ve kişisel verilere ilişkin suçlar somut olayın niteliğine göre değerlendirilebilir. TCK m. 136 kişisel verilerin hukuka aykırı verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesini ayrıca düzenlemektedir.

Deepfake nedeniyle manevi tazminat alınabilir mi?

Kişilik hakkının hukuka aykırı biçimde zedelenmesi ve manevi zarar bulunması hâlinde TBK m. 58 kapsamında manevi tazminat talep edilebilir.

Deepfake nedeniyle KVKK’ya başvurulabilir mi?

Somut olayda 6698 sayılı Kanun kapsamına giren kişisel veri işleme faaliyeti ve veri sorumlusu bulunuyorsa KVKK yolları gündeme gelebilir. Kurula şikâyetten önce kural olarak veri sorumlusuna başvurulması gerekir.

İnternetteki fotoğrafımla deepfake yapılmışsa hakkım var mı?

Fotoğrafın internette bulunması sınırsız kullanım izni anlamına gelmez. FSEK m. 86 resim ve portrelere ilişkin ayrıca koruma öngörmektedir; kişilik hakkı hükümleri de somut olayda uygulanabilir.

Deepfake video kaldırıldıysa tazminat davası açılamaz mı?

İçeriğin kaldırılması daha önce meydana gelmiş kişilik hakkı ihlalini veya ekonomik-manevi zararı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Deepfake olduğu bilirkişiyle tespit edilebilir mi?

Somut dosyanın teknik özelliklerine göre bilirkişi incelemesi yapılabilir. Özellikle orijinal dijital dosyanın korunması, teknik incelemenin daha sağlıklı yürütülmesi bakımından önemlidir. Ceza yargılamasında teknik uzmanlık gerektiren konularda bilirkişi mekanizması kullanılabilir.

Sonuç: Deepfake’e Karşı Hukuki Koruma Tek Bir Davadan İbaret Değildir

Deepfake teknolojisi mevcut hukuk sisteminin birçok alanını aynı anda ilgilendiren yeni bir ihlal biçimi meydana getirmiştir.

Bir kişinin yapay zekâ kullanılarak sahte görüntüsünün veya sesinin oluşturulması aynı olay içerisinde kişilik hakkını, özel hayatı, kişisel verileri, ekonomik menfaatleri ve bazı durumlarda telif veya portre haklarını etkileyebilir. KVKK da deepfake teknolojisini kişisel veriler bakımından önemli bir risk alanı olarak ele almaktadır.

Bu nedenle deepfake’e karşı hukuki koruma yalnızca;

“Savcılığa şikâyet edelim.”

veya

“Videoyu kaldıralım.”

şeklinde tek boyutlu düşünülmemelidir.

Kişilik haklarına yönelik saldırılarda TMK m. 24-25 kapsamında saldırının önlenmesi, durdurulması ve hukuka aykırılığın tespiti; acil müdahale gereken durumlarda HMK m. 389 ve devamı kapsamında ihtiyati tedbir değerlendirilebilir.

İnternet yayınında özel hayatın gizliliği ihlal edilmişse 5651 m. 9/A güncel ve özel bir koruma mekanizması olarak kullanılabilir. Buna karşılık genel kişilik hakkı ihlallerinde geçmişte kullanılan eski 5651 m. 9 mekanizması artık yürürlükte değildir.

Deepfake’in suç teşkil eden amaçlarla kullanılması durumunda ceza soruşturması; kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesinde şartları varsa KVKK başvuruları; kişilik hakkının zedelenmesi durumunda ise maddi ve manevi tazminat talepleri ayrıca gündeme gelebilir. TBK m. 58 kişilik hakkı ihlalinden doğan manevi tazminatın temel hukuki dayanaklarından biridir.

Deepfake mağdurunun ise hukuki sürece başlamadan önce mümkün olduğunca orijinal video veya ses dosyasını, tam URL adreslerini, hesap bilgilerini, ekran kayıtlarını, mesajlaşmaları ve içeriğin yayılımını gösteren delilleri koruması önemlidir.

Özellikle pornografik deepfake, şantaj, sahte yatırım reklamı, CEO dolandırıcılığı veya mesleki itibarı ağır biçimde hedef alan içeriklerde hızlı müdahale kritik önem taşır.

Yapay zekâ çağında hukuki korumanın temel amacı yalnızca deepfake’i hazırlayan kişiyi sonradan sorumlu tutmak değildir.

Asıl amaç;

sahte içeriğin yayılmasını mümkün olduğunca erken durdurmak, mağdurun haklarını korumak, faili tespit etmek ve deepfake nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararların giderilmesini sağlamaktır.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri