Single Blog Title

This is a single blog caption

Deepfake İçeriklere Erişimin Engellenmesi: Yapay Zekâ ile Oluşturulan Sahte İçerikler İnternetten Nasıl Engellenir?

Bir kişinin yüzünün pornografik bir videoya yerleştirildiğini, hiç söylemediği sözleri söylüyormuş gibi gösterildiğini veya suç işlemiş izlenimi veren yapay zekâ videosunun sosyal medyada yayımlandığını düşünelim.

Video kısa süre içerisinde Instagram, TikTok, X, YouTube, Facebook veya farklı internet sitelerine yayılabilir. İçeriğin yapay zekâ ile oluşturulduğunun daha sonra anlaşılması ise ortaya çıkan zararı her zaman tamamen ortadan kaldırmaz.

Deepfake mağduriyetlerinde bu nedenle en önemli hukuki sorunlardan biri yalnızca faili cezalandırmak değil, sahte içeriğin internet üzerindeki yayılımını mümkün olduğunca hızlı biçimde durdurmaktır.

Peki deepfake içeriklere erişimin engellenmesi mümkün müdür? Deepfake video için sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir mi? 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi hâlen yürürlükte midir? Özel hayatı ihlal eden deepfake içeriklerde 9/A başvurusu nasıl yapılır? İçeriğin kaldırılması ile erişimin engellenmesi arasındaki fark nedir?

Türk hukukunda bütün deepfake içerikler bakımından uygulanabilecek tek ve özel bir “deepfake erişim engelleme” prosedürü bulunmamaktadır. Kullanılabilecek hukuki yol, deepfake içeriğin özel hayatı, kişilik haklarını veya ceza hukuku tarafından korunan başka bir hukuki değeri ihlal edip etmediğine göre belirlenmelidir.

Ağustos 2026 itibarıyla özellikle önemli olan husus şudur: Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında 5651 sayılı Kanun’un eski 9. maddesindeki genel kişilik hakkı ihlallerine dayanan erişim engelleme yolu artık yürürlükte değildir. Buna karşılık özel hayatın gizliliğinin ihlaline ilişkin 5651 m. 9/A yürürlüktedir ve güncel Kanun metninde yer almaya devam etmektedir.

Deepfake Nedir?

Deepfake; yapay zekâ ve derin öğrenme teknolojileri kullanılarak gerçek kişilere ait yüz, görüntü, ses veya hareketlerin değiştirilmesi ya da taklit edilmesi sonucunda gerçekmiş izlenimi veren yapay içerikler oluşturulmasıdır.

Deepfake teknolojisiyle bir kişi;

  • hiç söylemediği sözleri söylüyormuş,
  • bulunmadığı bir yerde bulunuyormuş,
  • bir suç işlemiş,
  • başka biriyle cinsel ilişki yaşamış,
  • belirli bir ürünü tavsiye etmiş

gibi gösterilebilir.

Bu nedenle deepfake mağduriyetinde klasik bir hakaret veya yanlış haber içeriğinden farklı olarak gerçekte hiç yaşanmamış bir olayın görsel veya işitsel kanıtı varmış gibi bir algı meydana getirilebilir.

Deepfake İçeriklere Erişimin Engellenmesi Mümkün müdür?

Evet, belirli koşullarda mümkündür.

Ancak deepfake olması tek başına otomatik erişim engelleme sebebi değildir.

Öncelikle içeriğin hukuki niteliği belirlenmelidir.

Örneğin deepfake içerik;

özel hayatın gizliliğini ihlal ediyorsa 5651 sayılı Kanun m. 9/A,

5651 m. 8’de sayılan katalog suçlardan birine ilişkin içerik oluşturuyorsa o maddede düzenlenen mekanizmalar,

kişilik hakkına saldırı oluşturuyor ancak özel hayat kapsamında kalmıyorsa Türk Medeni Kanunu kapsamında kişiliğin korunması ve koşulları varsa ihtiyati tedbir

gündeme gelebilir.

Dolayısıyla hukuki başvurunun başlığı yalnızca;

“Bu video deepfake’tir.”

olmamalıdır.

İçeriğin hangi hakkı ihlal ettiği de ortaya konulmalıdır.

Erişimin Engellenmesi ile İçeriğin Kaldırılması Aynı Şey midir?

Hayır.

Bu iki kavram uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır.

İçeriğin kaldırılması, video, fotoğraf, yazı veya diğer içeriğin bulunduğu platform ya da sunucudan kaldırılmasını ifade eder.

Erişimin engellenmesi ise içeriğin teknik olarak internet ortamında bulunmaya devam etmesine rağmen belirli kullanıcıların veya Türkiye’deki internet kullanıcılarının ilgili içeriğe ulaşmasının engellenmesini ifade eder.

Örneğin bir deepfake video yabancı bir sosyal medya platformunun sunucularında bulunmaya devam edebilir ancak belirli URL’ye Türkiye’den erişim engellenebilir.

Bu nedenle deepfake mağdurunun amacı mümkünse yalnızca erişimi engellemek değil, içeriğin kaynağından kaldırılmasını da sağlamaktır.

Platform başvuruları ile yargısal ve idari başvuru yollarının birlikte yürütülmesi bu nedenle önemlidir.

5651 Sayılı Kanun’un 9. Maddesi Hâlen Uygulanıyor mu?

Hayır.

Bu konu özellikle önemlidir; çünkü internette hâlen çok sayıda eski tarihli hukuki içerik bulunmaktadır.

5651 sayılı Kanun’un eski 9. maddesi, internet ortamındaki yayın nedeniyle kişilik hakkının ihlal edildiğini ileri süren kişinin sulh ceza hâkimliğine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini talep etmesine imkân sağlıyordu.

Ancak Anayasa Mahkemesi 11 Ekim 2023 tarihli, E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla bu düzenlemeyi iptal etmiştir. Karar 10 Ocak 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve iptal hükmünün yürürlüğü dokuz ay ertelenmiştir.

İptalin yürürlüğe girmesinden sonra eski 9. maddeye dayanan genel kişilik hakkı prosedürü ortadan kalkmıştır.

Anayasa Mahkemesi daha sonraki kararlarında da, iptal edilen 9. madde bakımından yasama organının yeni bir düzenleme yapmamış olmasına dikkat çekmiştir. Güncel 5651 sayılı Kanun metninde 9/A düzenlemesi yer alırken eski genel kişilik hakkı başvurusunu düzenleyen 9. madde bulunmamaktadır.

Dolayısıyla Ağustos 2026 itibarıyla;

“Deepfake kişilik hakkımı ihlal ediyor, 5651 m. 9 uyarınca sulh ceza hâkimliğine başvurayım.”

şeklindeki eski yöntem güncel hukuki rejimi yansıtmamaktadır.

Deepfake Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Ediyorsa 5651 m. 9/A Uygulanabilir mi?

Evet.

5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesine özgü ayrı bir mekanizmadır ve yürürlüktedir.

BTK’nın güncel bilgilendirmesinde de özel hayatın gizliliğinin ihlaline yönelik bireysel başvuru yolunun 5651 m. 9/A kapsamında düzenlendiği açıkça belirtilmektedir.

Bu yol özellikle;

  • cinsel içerikli deepfake,
  • kişinin gerçek mahrem görüntülerinin yapay zekâ ile değiştirilmesi,
  • mahrem ses kayıtlarının manipüle edilerek paylaşılması,
  • kişinin özel veya aile hayatını ağır biçimde hedef alan içerikler

bakımından gündeme gelebilir.

Ancak her deepfake içeriğin otomatik olarak özel hayat ihlali oluşturduğu söylenemez.

Örneğin bir şirket yöneticisinin deepfake videosunda;

“Şirketimiz iflas edecek.”

dediğinin gösterilmesi mesleki ve ticari itibar bakımından kişilik hakkı ihlali oluşturabilir ancak olay her durumda özel hayatın gizliliği kapsamında değildir.

Dolayısıyla 9/A’nın uygulanması için deepfake içeriğin özel hayat alanıyla gerçek ve yeterli bağlantısının bulunması gerekir.

Cinsel İçerikli Deepfake İçin Erişim Engeli Talep Edilebilir mi?

Cinsel deepfake içerikler, 9/A bakımından değerlendirmeye en elverişli deepfake türlerinden biri olabilir.

Örneğin kişinin yüzünün pornografik bir görüntüye yerleştirilerek;

  • Instagram’da,
  • X’te,
  • Telegram kanallarında,
  • pornografik internet sitelerinde

paylaşıldığını düşünelim.

İçerik kişinin cinsel mahremiyet alanına ve özel hayatına ağır bir müdahale niteliğinde ise 5651 m. 9/A kapsamında özel hayatın gizliliğinin ihlaline dayalı erişim engelleme süreci değerlendirilebilir.

Burada görüntünün tamamen yapay olup olmadığı ile gerçek mahrem görüntülerin kullanılıp kullanılmadığı ceza hukuku bakımından ayrıca önemlidir.

Ancak erişim engelleme ve kişilik hakkının korunması bakımından sahte cinsel içeriğin mağdurla ilişkilendirilmesinin meydana getirdiği mahremiyet saldırısı da göz önünde tutulmalıdır.

5651 m. 9/A Başvurusu Nasıl Yapılır?

5651 m. 9/A kapsamında internet yayınından dolayı özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini ileri süren kişi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını talep edebilir.

Güncel Kanun hükmü ve BTK’nın başvuru sistemi bu özel prosedürü korumaktadır.

Başvuruda özellikle;

  • ihlale neden olan yayının tam URL adresinin,
  • özel hayatın hangi açıdan ihlal edildiğine ilişkin açıklamanın,
  • başvurucunun kimliğini doğrulamaya yarayan bilgilerin

sunulması önemlidir.

Deepfake mağduru bu nedenle yalnızca;

“Instagram’da benim videom var.”

demekle yetinmemelidir.

Mümkünse videonun bulunduğu paylaşımın tam bağlantısı ve her yeniden paylaşımın URL’si ayrı ayrı tespit edilmelidir.

Deepfake Erişim Engelinde URL Neden Çok Önemlidir?

5651 m. 9/A kapsamında erişimin engellenmesi kural olarak ihlalin meydana geldiği içerik, bölüm, resim veya videoya ilişkin URL üzerinden uygulanmaktadır.

Bu yaklaşım, bütün bir internet sitesini engellemek yerine ihlal oluşturan içeriğe yönelik daha sınırlı müdahale yapılmasını amaçlamaktadır.

Örneğin deepfake video üç farklı sosyal medya hesabında paylaşılmışsa mağdurun mümkünse üç ayrı paylaşımın bağlantısını da tespit etmesi gerekir.

Yalnızca kullanıcı adı veya platformun ana sayfasının adresinin belirtilmesi her zaman yeterli olmayabilir.

Bu nedenle deepfake olayında delil toplarken;

ekran görüntüsü + kullanıcı adı + tam URL

birlikte kaydedilmelidir.

5651 m. 9/A Çok Hızlı Bir Başvuru Yolu mudur?

Evet.

9/A’nın temel amacı özel hayat ihlalinin internet ortamında çok hızlı yayılabilmesi nedeniyle ivedi koruma sağlamaktır.

Kanunda tedbir kararlarının Erişim Sağlayıcıları Birliği üzerinden hızlı şekilde uygulanmasına ilişkin özel süreler öngörülmüştür. Ayrıca başvurucunun geçici tedbir sonrasında sulh ceza hâkimine başvurması gereken kısa bir süre bulunmaktadır. BTK da güncel sisteminde 9/A başvurusunu özel hayat ihlallerine yönelik hızlı bir bireysel başvuru yolu olarak sunmaktadır.

Bu nedenle özellikle cinsel deepfake veya hızla yayılan mahrem görüntülerde günlerce beklemek yerine hukuki müdahalenin erken yapılması önemlidir.

9/A Başvurusundan Sonra Sulh Ceza Hâkimine Başvurmak Gerekir mi?

Evet.

9/A sisteminde BTK üzerinden uygulanan tedbirin kalıcı hâle gelebilmesi için kanunda öngörülen süre içerisinde sulh ceza hâkiminin kararına başvurulması gerekir.

BTK’nın yayımladığı güncel mahkeme başvuru örneğinde de m. 9/A kapsamındaki bu süreç açıkça gösterilmektedir.

Bu nedenle yalnızca BTK üzerinden elektronik başvuru yaparak sürecin tamamen bittiği düşünülmemelidir.

9/A’nın öngördüğü kısa sürelerin takip edilmemesi hâlinde geçici erişim engelleme tedbirinin devamı konusunda sorun doğabilir.

Deepfake mağduriyetlerinde bu nedenle hem BTK başvurusu hem de devamındaki hâkimlik süreci birlikte planlanmalıdır.

Deepfake Yalnızca İtibarı Zedeliyorsa Ne Yapılabilir?

İçerik özel hayatı değil yalnızca kişinin;

  • şeref ve saygınlığını,
  • mesleki itibarını,
  • ticari itibarını,
  • toplumdaki güvenilirliğini

hedef alıyorsa 9/A’nın otomatik uygulanacağı söylenemez.

Örneğin bir doktorun deepfake videosunda;

“Hastalara gereksiz ameliyat yapıyorum.”

demiş gibi gösterilmesi kişinin mesleki itibarını ağır biçimde zedeleyebilir.

Ancak uyuşmazlığın konusu doğrudan özel hayat olmayabilir.

Eski 5651 m. 9 yolu da artık yürürlükte değildir. Anayasa Mahkemesi 9. maddenin ifade ve basın özgürlükleri açısından yeterli usuli güvence sağlamadığı sonucuyla düzenlemeyi iptal etmiştir.

Bu tür durumlarda Türk Medeni Kanunu m. 24 ve 25 kapsamında kişilik hakkının korunmasına yönelik hukuk davası ve koşulları varsa ihtiyati tedbir değerlendirilmelidir.

Deepfake İçerik İçin İhtiyati Tedbir Talep Edilebilir mi?

Evet.

Özellikle eski 5651 m. 9’un yürürlükten kalkmasından sonra genel kişilik hakkı ihlalleri açısından özel hukuk yolları daha fazla önem kazanmıştır.

Türk Medeni Kanunu kapsamında kişi;

  • saldırı tehlikesinin önlenmesini,
  • devam eden saldırıya son verilmesini,
  • sona ermiş ancak etkileri süren saldırının hukuka aykırılığının tespitini

isteyebilir.

Deepfake içeriğin yayılmaya devam ettiği ve gecikmenin ciddi zarar doğuracağı durumlarda HMK kapsamında ihtiyati tedbir talep edilmesi de gündeme gelebilir.

Örneğin avukatın, doktorun, iş insanının veya şirket yöneticisinin mesleki itibarını ağır biçimde zedeleyen deepfake video hızla yayılıyorsa esas dava sonuna kadar beklemek mağdur açısından etkili bir koruma sağlamayabilir.

Bu nedenle mahkemeden geçici hukuki koruma talep edilmesi somut olay bakımından değerlendirilmelidir.

Deepfake İçerik Suç Oluşturuyorsa 5651 m. 8 Uygulanabilir mi?

Bazı durumlarda evet.

5651 sayılı Kanun’un 8. maddesi internet ortamında yapılan ve Kanunda sayılan belirli katalog suçları oluşturduğu konusunda yeterli şüphe bulunan yayınlar bakımından ayrı erişim engelleme mekanizması öngörmektedir. BTK’nın güncel internet hukuku açıklamalarında da m. 8 kapsamındaki suçların katalog hâlinde belirlendiği belirtilmektedir.

Deepfake içeriğin varlığı tek başına m. 8’i uygulanabilir hâle getirmez.

Ancak örneğin deepfake içeriğin niteliği aynı zamanda Kanunda sayılan müstehcenlik gibi katalog suçlardan birini oluşturuyorsa m. 8 hükümleri ayrıca gündeme gelebilir.

Özellikle çocuklara ilişkin yapay veya manipüle edilmiş cinsel içeriklerde ceza hukuku ve 5651 m. 8 yönünden ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.

Dolayısıyla;

“Her deepfake için m. 8 uygulanır.”

şeklinde bir sonuç doğru değildir.

Savcılığa Şikâyet Etmek Erişimi Otomatik Olarak Engeller mi?

Hayır.

Bu husus uygulamada sıklıkla yanlış anlaşılmaktadır.

Deepfake nedeniyle;

  • hakaret,
  • şantaj,
  • dolandırıcılık,
  • iftira,
  • özel hayatın gizliliğinin ihlali,
  • kişisel verilere ilişkin suçlar

gündeme gelebilir ve Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir.

Ancak savcılığa şikâyet yapılması sosyal medya paylaşımının otomatik olarak ortadan kalkması anlamına gelmez.

Ceza soruşturması failin ve suçun araştırılmasına yönelik bir süreçtir.

İçeriğin yayılmasının durdurulması açısından ayrıca uygun internet hukuku veya özel hukuk mekanizmasının işletilmesi gerekebilir.

Bu nedenle ciddi deepfake dosyalarında;

ceza soruşturması + kaldırma/erişim engelleme + kişilik hakkı koruması

birlikte değerlendirilmelidir.

Instagram veya TikTok Deepfake Videosu Nasıl Engellenebilir?

İçerik sosyal medya platformundaysa yalnızca yargısal süreçlerin beklenmesi gerekli değildir.

İlk aşamada platformun;

  • rıza dışı cinsel içerik,
  • taklit,
  • yapay/manipüle edilmiş medya,
  • mahremiyet ihlali,
  • taciz,
  • dolandırıcılık

gibi şikâyet kategorileri kullanılabilir.

Ancak platform başvurusundan önce mümkün olduğunca delillerin korunması önemlidir.

Video kaldırıldığında;

  • kullanıcı hesabı,
  • paylaşım tarihi,
  • görüntülenme sayısı,
  • yorumlar,
  • paylaşım bağlantısı

sonradan ispatlanamayabilir.

Bu nedenle deepfake mağdurunun mümkünse önce delili kayıt altına alıp hemen ardından platform başvurusu yapması gerekir.

Deepfake İçerik Birden Fazla Hesapta Paylaşılmışsa Ne Yapılmalıdır?

Deepfake içerikler çoğu zaman tek URL’de kalmaz.

Bir kullanıcı videoyu paylaşır, başka kişiler indirerek;

  • Instagram Reels,
  • TikTok,
  • X,
  • Telegram,
  • YouTube Shorts

gibi platformlara yeniden yükleyebilir.

Bu durumda ilk paylaşımın kaldırılması bütün kopyaların ortadan kalkmasını sağlamaz.

Özellikle URL bazlı erişim engelleme mekanizmalarında her yeni paylaşımın ayrı bağlantısının tespit edilmesi önem taşır.

Bu nedenle mağdurun veya vekilinin içerik yayılımını mümkün olduğunca takip ederek yeni URL’leri kayıt altına alması gerekebilir.

Google Arama Sonuçlarından Deepfake İçerik Kaldırılabilir mi?

Arama motoru sonucu ile içeriğin bulunduğu kaynak internet sayfası birbirinden farklıdır.

Deepfake video kaynak internet sitesinden kaldırılmış olsa bile arama motorunda;

  • başlık,
  • küçük resim,
  • önbellek kaydı,
  • farklı internet sitelerindeki kopyalar

görülebilir.

Bu nedenle yalnızca Google sonucunun kaldırılması içeriğin internetten tamamen yok edildiği anlamına gelmez.

Öncelikli hedef mümkünse kaynak içeriğin kaldırılması, ardından arama motoru görünürlüğünün ve diğer kopyaların azaltılmasıdır.

VPN Kullanılırsa Erişim Engeli Aşılabilir mi?

Erişimin engellenmesi ile içeriğin internetten tamamen silinmesi arasındaki fark bu noktada daha açık şekilde ortaya çıkar.

Bir içeriğe Türkiye’den erişimin teknik olarak engellenmiş olması, dosyanın yabancı sunucudan tamamen kaldırıldığı anlamına gelmeyebilir.

Bu nedenle deepfake mağduriyetinde mümkünse;

platformdan kaldırma + hukuki erişim engelleme

yollarının birlikte kullanılması daha etkili olabilir.

Amaç yalnızca belirli bir bağlantıya Türkiye’den erişilememesi değil, içeriğin yeniden yayılmasını da mümkün olduğunca sınırlandırmaktır.

Deepfake Erişim Engeli Başvurusundan Önce Hangi Deliller Toplanmalıdır?

Deepfake içerik fark edildiğinde mümkün olduğunca aşağıdaki veriler saklanmalıdır:

  1. Deepfake video, fotoğraf veya ses dosyası,
  2. İçeriğin tam URL adresi,
  3. Kullanıcı adı ve profil bağlantısı,
  4. Paylaşım tarihi ve saati,
  5. Görüntülenme ve yeniden paylaşım sayıları,
  6. Ekran görüntüsü ve mümkünse ekran kaydı,
  7. Yorumlar,
  8. Tehdit veya şantaj mesajları,
  9. İçeriğin gönderildiği kişilere ilişkin bilgiler.

Özellikle tam URL adresi, 5651 m. 9/A kapsamındaki başvurularda büyük önem taşımaktadır. Güncel Kanun m. 9/A başvurusunun ihlale neden olan yayınla somut biçimde ilişkilendirilmesini öngörmektedir.

Deepfake Olduğunun İspatlanması Gerekir mi?

İçeriğin yapay olduğuna ilişkin uyuşmazlık varsa teknik inceleme gerekebilir.

Örneğin paylaşan kişi;

“Bu görüntü gerçektir.”

diyebilir.

Mağdur ise;

“Ben böyle bir videoda hiç bulunmadım.”

şeklinde itiraz edebilir.

Bu durumda video veya ses üzerinde;

  • yapay zekâ üretim emareleri,
  • manipülasyon izleri,
  • görüntü-ses uyumsuzluğu,
  • metadata,
  • dosyanın teknik yapısı

incelenebilir.

Ancak erişimin engellenmesine yönelik acil hukuki koruma bakımından her olayda esas davadaki kadar kapsamlı teknik incelemenin önceden tamamlanması mümkün olmayabilir.

Başvurunun niteliğine göre yaklaşık ispat ve açık hak ihlali emareleri önem taşıyabilir.

Deepfake İçerik Kaldırıldıktan Sonra Tazminat İstenebilir mi?

Evet.

Erişim engellenmesi veya içeriğin tamamen kaldırılması, daha önce meydana gelen zararı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Örneğin cinsel deepfake video erişim engeli alınmadan önce 300.000 kişi tarafından görüntülenmiş olabilir.

Bu süreçte mağdurun;

  • aile hayatı,
  • sosyal çevresi,
  • mesleki itibarı,
  • ticari ilişkileri

zarar görmüş olabilir.

Bu durumda Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu kapsamında maddi ve manevi tazminat talepleri ayrıca gündeme gelebilir.

Dolayısıyla erişim engeli mağdurun bütün hukuki taleplerinin yerine geçen bir sonuç değildir.

Deepfake İçin Erişim Engeli Alınması Ceza Davasına Engel midir?

Hayır.

İçeriğin erişime engellenmesi, failin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Örneğin pornografik deepfake kullanılarak mağdura;

“Para ödemezsen bunu herkese gönderirim.”

denilmişse şantaj suçu ayrıca değerlendirilebilir.

Benzer şekilde kişinin kimliği kullanılarak yatırım dolandırıcılığı gerçekleştirilmişse dolandırıcılık hükümleri gündeme gelebilir.

Dolayısıyla;

içeriğin engellenmesi mağduriyeti durdurmaya, ceza soruşturması ise suç ve failin araştırılmasına yöneliktir.

Deepfake Erişim Engeli Kararı Bütün İnternet Sitesi İçin Verilebilir mi?

Erişim engelleme tedbirlerinde ölçülülük son derece önemlidir.

Anayasa Mahkemesinin eski 5651 m. 9’u iptal etmesinin önemli gerekçelerinden biri de erişim engelleme tedbirlerinin ifade ve basın özgürlükleri bakımından yeterli usuli güvenceler içermemesi ve ölçülülük sorunları oluşturmasıdır.

Bu nedenle tek bir deepfake video nedeniyle mümkün olan durumlarda yalnızca ilgili URL’ye müdahale edilmesi ile bütün platformun engellenmesi aynı şey değildir.

Özellikle özel hayat ihlallerine ilişkin m. 9/A sisteminde müdahalenin ihlale konu içerikle sınırlandırılması temel yaklaşımdır.

Sık Sorulan Sorular

Deepfake içerik için erişim engeli alınabilir mi?

Evet. Ancak başvuru yolu içeriğin hukuki niteliğine göre belirlenir. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden deepfake içeriklerde 5651 m. 9/A gündeme gelebilir.

Deepfake için doğrudan sulh ceza hâkimliğine başvurabilir miyim?

Eski 5651 m. 9 kapsamındaki genel kişilik hakkı başvuru yolu artık yürürlükte değildir. Özel hayat ihlalinde ise 5651 m. 9/A çerçevesindeki özel süreçte sulh ceza hâkimliği rol almaya devam etmektedir.

5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi yürürlükte mi?

Hayır. Anayasa Mahkemesi E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla eski 9. maddeyi iptal etmiş; karar 10 Ocak 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal dokuz aylık ertelemeden sonra yürürlüğe girmiştir.

5651 m. 9/A yürürlükte mi?

Evet. Güncel Kanun metninde özel hayatın gizliliğinin ihlaline ilişkin m. 9/A bulunmaktadır ve BTK bu kapsamda bireysel başvuru mekanizmasını güncel olarak sunmaktadır.

Pornografik deepfake için erişim engeli alınabilir mi?

İçerik kişinin özel hayatının ve cinsel mahremiyetinin ihlali niteliğindeyse 5651 m. 9/A değerlendirilmelidir. İçeriğin ayrıca katalog suç niteliği taşıması hâlinde 5651 m. 8 yönünden de ayrı değerlendirme gerekebilir.

Deepfake yalnızca itibarımı zedeliyorsa ne yapabilirim?

Her itibar ihlali 9/A kapsamında değildir. Eski 5651 m. 9 yolu da yürürlükte olmadığından TMK m. 24-25 kapsamındaki kişilik hakkı koruması ve koşulları varsa ihtiyati tedbir değerlendirilmelidir.

Savcılığa şikâyet edersem deepfake video otomatik olarak engellenir mi?

Hayır. Ceza soruşturması ile içeriğin kaldırılması veya erişime engellenmesi farklı hukuki süreçlerdir. İçeriğin niteliğine uygun erişim engelleme veya özel hukuk yolu ayrıca işletilmelidir.

Video silindiyse yine dava açabilir miyim?

Evet. İçeriğin kaldırılması geçmişte meydana gelen kişilik hakkı ihlalini ve zararı otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Koşulları varsa maddi ve manevi tazminat talepleri ayrıca ileri sürülebilir.

Sonuç: Deepfake İçeriklerde Doğru Erişim Engelleme Yolunun Seçilmesi Kritik Öneme Sahiptir

Deepfake teknolojisi internet ortamındaki kişilik hakkı ve özel hayat ihlallerini yeni bir boyuta taşımıştır.

Bir kişinin artık gerçek bir mahrem görüntüsünün ele geçirilmesine dahi ihtiyaç bulunmadan, birkaç fotoğrafı veya kısa ses kaydı kullanılarak son derece gerçekçi sahte içerikler oluşturulabilmektedir.

Bu nedenle deepfake mağduriyetlerinde içeriğin yayılmasının mümkün olduğunca erken aşamada durdurulması büyük önem taşır.

Ancak Ağustos 2026 itibarıyla hukuki başvuru yapılırken güncel mevzuatın dikkate alınması gerekir.

Özellikle Anayasa Mahkemesinin E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararı sonrasında 5651 sayılı Kanun’un eski 9. maddesine dayalı genel kişilik hakkı erişim engelleme yolu artık yürürlükte değildir.

Buna karşılık özel hayatın gizliliğinin internet yayını yoluyla ihlal edildiği durumlarda 5651 m. 9/A yürürlüktedir ve BTK üzerinden işletilen özel bir hızlı başvuru mekanizması bulunmaktadır.

Deepfake içerik yalnızca mesleki veya sosyal itibarı zedeliyorsa kişilik hakkının korunmasına ilişkin TMK m. 24-25 ve ihtiyati tedbir yollarının değerlendirilmesi gerekir. İçerik aynı zamanda 5651 m. 8’de belirtilen katalog suçlardan birini oluşturuyorsa o maddeye özgü erişim engelleme mekanizmaları ayrıca gündeme gelebilir.

Deepfake mağduru açısından en doğru yaklaşım ise içeriği görür görmez panikle yalnızca silmeye çalışmak değildir. Önce mümkün olduğunca;

orijinal dosya, tam URL, kullanıcı hesabı, paylaşım tarihi, ekran kayıtları ve diğer dijital deliller korunmalı, ardından aynı anda platform başvurusu ve uygun hukuki mekanizma işletilmelidir.

Özellikle cinsel deepfake, şantaj amacıyla kullanılan sahte içerikler veya kısa sürede binlerce kişiye ulaşan görüntülerde erişim engelleme, platformdan kaldırma, kişilik hakkının korunması, ceza soruşturması ve tazminat taleplerinin birlikte planlanması, mağduriyetin büyümesini önlemek açısından en etkili hukuki yaklaşımı oluşturabilir.

Leave a Reply

Call Now Button