Deepfake ve Telif Hakları: Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte İçeriklerde FSEK Kapsamında Hukuki Sorumluluk
Bir sinema filmindeki oyuncunun yüzünün yapay zekâ ile değiştirilerek başka bir reklam filminde kullanıldığını, bir sanatçının sesinin klonlanarak hiç söylemediği bir şarkının onun sesiyle yayımlandığını veya bir YouTube videosundaki görüntülerin alınarak gerçekçi bir deepfake içerik üretildiğini düşünelim.
Bu durumda genellikle ilk akla gelen hukuki mesele kişinin görüntüsü veya sesinin izinsiz kullanılmasıdır. Ancak olay yalnızca kişilik hakları veya kişisel verilerin korunması bakımından değerlendirilmez.
Deepfake üretimi sırasında kullanılan;
- film,
- fotoğraf,
- müzik,
- video,
- ses kaydı,
- televizyon programı,
- oyunculuk performansı,
- görsel sanat eseri
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunan bir eser, icra veya yapım niteliğindeyse telif hakları ve bağlantılı haklar da gündeme gelebilir.
Dolayısıyla deepfake uyuşmazlıklarında çoğu zaman birden fazla hak sahibi bulunabilir.
Örneğin bir oyuncunun sinema filmindeki görüntüsünden deepfake hazırlanmışsa olayda oyuncunun kişilik haklarının yanı sıra film eserinin hak sahipleri, icracı sanatçı hakları ve görüntünün alındığı yapım üzerindeki haklar da ayrıca değerlendirilmelidir.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu da deepfake teknolojisinin gerçek kişilere ait fotoğraf, video ve seslerden yararlanılarak yeni ve gerçekçi içerikler oluşturulmasına imkân verdiğini belirtmektedir.
Peki deepfake içerikler telif hakkını ihlal eder mi? Bir filmden görüntü alarak deepfake hazırlamak serbest midir? Sanatçının sesini yapay zekâ ile klonlamak telif hakkı ihlali midir? Yapay zekâ tarafından üretilen deepfake içeriğin eser sahibi kimdir? Ünlünün yüzünü kullanmak telif hakkı mı yoksa kişilik hakkı mı ihlalidir?
Bu soruların cevaplandırılabilmesi için öncelikle telif hakkı ile kişilik hakkının birbirinden ayrılması gerekir.
Deepfake Nedir?
Deepfake, yapay zekâ ve derin öğrenme teknikleri kullanılarak gerçek bir kişinin yüzünün, sesinin, görüntüsünün veya hareketlerinin taklit edilmesi ya da değiştirilmesi sonucunda gerçekmiş izlenimi veren dijital içeriklerin oluşturulmasıdır.
Deepfake teknolojisi kullanılarak;
- oyuncunun yüzü başka bir oyuncunun bedenine yerleştirilebilir,
- sanatçının sesi klonlanabilir,
- kişinin hiç söylemediği sözler söyletilebilir,
- film sahnesi değiştirilerek yeni bir kurgu oluşturulabilir,
- gerçek bir şarkı farklı sanatçının sesiyle söylenmiş gibi üretilebilir.
Deepfake teknolojisinin kullanılması tek başına telif hakkı ihlali değildir.
Hukuki sorun, bu içeriğin oluşturulması sırasında başkasına ait korunan eser, icra veya yapımların hangi kapsamda kullanıldığı noktasında ortaya çıkar.
Telif Hakkı Nedir?
Türkiye’de telif haklarının temel düzenlemesi 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’dur.
FSEK kapsamında bir ürünün eser sayılabilmesi için kanundaki eser kategorilerinden birine girmesi ve sahibinin hususiyetini taşıması gerekir.
Kanun;
- ilim ve edebiyat eserlerini,
- musiki eserlerini,
- güzel sanat eserlerini,
- sinema eserlerini
koruma kapsamına almaktadır.
FSEK ayrıca eser sahipliğini de düzenlemekte ve temel ilke olarak eserin sahibinin onu meydana getiren kişi olduğunu kabul etmektedir.
Deepfake teknolojisi açısından bu temel kural özellikle önemlidir. Çünkü yapay zekâ tarafından üretilen içeriğin eser niteliği ve kime ait olduğu ayrıca tartışılmalıdır.
Deepfake İçerik Telif Hakkını İhlal Eder mi?
Her deepfake içerik otomatik olarak telif hakkı ihlali oluşturmaz.
Ancak deepfake hazırlanırken başkasına ait korunan eserlerden yararlanılıyorsa FSEK kapsamındaki haklara müdahale söz konusu olabilir.
Örneğin bir sinema filmindeki oyuncunun yüzünün bulunduğu sahnelerin alınarak yeni bir deepfake video hazırlanması durumunda;
filmin kendisi, kullanılan görüntüler, oyuncunun icrası ve kişinin görüntüsü
bakımından farklı haklar aynı anda gündeme gelebilir.
FSEK m. 21’e göre bir eserden onu işlemek suretiyle yararlanma hakkı kural olarak eser sahibine aittir. Kanun ayrıca çoğaltma, yayma ve umuma iletim gibi ekonomik hakları da eser sahibine tanımaktadır.
Dolayısıyla başkasına ait korunan içeriğin yapay zekâ kullanılarak değiştirilmiş olması, kaynağın telif korumasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Deepfake ve İşleme Hakkı
Deepfake uyuşmazlıklarında en önemli FSEK hükümlerinden biri işleme hakkıdır.
FSEK m. 21’e göre bir eserden onu işlemek suretiyle yararlanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Bir film sahnesinin;
- yüzünün değiştirilmesi,
- karakterlerin değiştirilmesi,
- sesinin yapay zekâ ile yeniden oluşturulması,
- senaryonun başka anlam verecek şekilde manipüle edilmesi
bazı durumlarda işleme hakkı bakımından değerlendirmeye konu olabilir.
Ancak her teknik değişiklik otomatik olarak FSEK anlamında “işlenme eser” meydana getirir denilemez.
İşlenme eser bakımından kullanılan özgün eserin varlığı, ortaya çıkan yeni ürünün niteliği ve işleyen kişinin yaratıcı katkısı birlikte değerlendirilmelidir.
Deepfake Oluşturmak İçin Filmi Kopyalamak Çoğaltma Hakkını İhlal Eder mi?
FSEK m. 22, eser sahibine çoğaltma hakkı tanımaktadır.
Deepfake oluşturmak için örneğin bir filmin;
- bilgisayara indirilmesi,
- sahnelerinin kopyalanması,
- karelerinin ayrıştırılması,
- görüntülerinin veri seti hâline getirilmesi
gerekebilir.
Bu işlemlerin telif hukuku bakımından değerlendirilmesinde kullanılan materyalin eser niteliği, kullanımın amacı, kapsamı ve kanundaki istisnalar dikkate alınmalıdır.
Bir içeriğin yalnızca yapay zekâ programına yüklenmiş olması, FSEK hükümlerinin uygulanmasını ortadan kaldırmaz.
Özellikle ticari deepfake projelerinde kaynak eserlerin kullanım izinlerinin açık şekilde belirlenmesi önem taşır.
Deepfake Video Sosyal Medyada Paylaşılırsa Hangi Telif Hakları Gündeme Gelir?
Deepfake’in hazırlanması ile internette yayımlanması farklı hukuki fiiller olabilir.
Örneğin kişi başkasına ait film sahnesinden deepfake hazırlayıp bunu;
- YouTube’a,
- Instagram’a,
- TikTok’a,
- X’e,
- kendi internet sitesine
yüklemiş olabilir.
Bu durumda yalnızca işleme ve çoğaltma değil, içeriğin kullanım biçimine göre yayma veya umuma iletim hakları da gündeme gelebilir.
Dolayısıyla;
“Videoyu ben yapay zekâ ile değiştirdim, artık bana ait.”
şeklindeki yaklaşım telif hukuku bakımından doğru değildir.
Orijinal eserden kaynaklanan hakların devam edip etmediği ayrıca incelenmelidir.
Sanatçının Sesini Yapay Zekâ ile Klonlamak Telif Hakkı İhlali midir?
Bu sorunun cevabı tek başına “evet” veya “hayır” değildir.
Çünkü kişinin sesi ile ses kaydında bulunan eser ve icra birbirinden farklı hukuki değerlerdir.
Örneğin ünlü bir şarkıcının normal konuşma sesinin taklit edilmesi esas olarak kişilik hakkı ve kişisel veri hukuku bakımından gündeme gelebilir.
Ancak sanatçının yayımlanmış şarkı kayıtları kullanılarak yapay zekâ modeli eğitilmiş ve yeni şarkılar sanatçının icrası taklit edilerek oluşturulmuşsa;
- musiki eseri üzerindeki haklar,
- icracı sanatçı hakları,
- fonogram yapımcısının hakları,
- kişilik hakları
birlikte gündeme gelebilir.
FSEK yalnızca eser sahiplerini değil, belirli şartlar altında icracı sanatçılar ve fonogram yapımcıları gibi bağlantılı hak sahiplerini de korumaktadır. Yargıtay uygulamasında da icracı sanatçıların tespit edilmiş icraları üzerindeki hakları FSEK kapsamında kabul edilmektedir.
Yapay Zekâ ile Ünlünün Sesinden Yeni Şarkı Üretilmesi
Örneğin bir kişi tanınmış bir sanatçının eski şarkı kayıtlarını kullanarak yapay zekâ sistemi oluşturuyor ve sanatçının gerçekte hiç seslendirmediği yeni bir parçayı onun sesiyle yayımlıyor.
Burada birkaç ayrı hukuki soru bulunmaktadır:
Yeni şarkının bestesi kime ait?
Şarkı sözleri telif koruması altında mı?
Yapay sesin oluşturulmasında sanatçının mevcut icraları kullanılmış mı?
Kullanılan fonogramlar kime ait?
İçerik sanatçının gerçek icrasıymış gibi mi sunuluyor?
Dolayısıyla bu tür uyuşmazlık yalnızca;
“Ses sanatçıya benziyor.”
sorusuyla çözülemez.
FSEK kapsamında eser sahipliği, icracı sanatçı hakları ve fonogram hakları; TMK kapsamında kişilik hakkı; KVKK kapsamında kişisel veri işlemesi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Oyuncunun Deepfake Görüntüsünün Kullanılması Telif Hakkı mıdır?
Oyuncunun görüntüsü ile sinema eseri üzerindeki telif hakkı birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin bir oyuncunun yalnızca özel hayatında çekilmiş fotoğrafı kullanılarak deepfake hazırlanmışsa mesele esas olarak;
- görüntü üzerindeki kişilik hakkı,
- portre hakkı,
- kişisel veri
boyutunda olabilir.
Buna karşılık oyuncunun bir sinema filmindeki sahnesi kullanılmışsa sinema eseri ve oyuncunun icracı sanatçı sıfatı nedeniyle FSEK de devreye girebilir.
Dolayısıyla;
“Birinin yüzünü kullanmak telif hakkı ihlalidir.”
şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Kişinin görüntüsü üzerindeki hakkı çoğu zaman kişilik hakkı ve portre korumasından doğarken, görüntünün alındığı fotoğraf veya film ayrıca telif hakkına tabi olabilir.
Deepfake ve FSEK m. 86 Kapsamında Resim ve Portre Hakkı
Deepfake uyuşmazlıklarında sıklıkla gözden kaçırılan hükümlerden biri FSEK m. 86’dır.
FSEK, eser niteliğinde olmasa dahi resim ve portrelere ilişkin özel bir koruma mekanizması öngörmektedir. Bu nedenle kişinin fotoğrafının başka bir deepfake içerikte kullanılmasının yalnızca klasik eser sahipliği kurallarıyla değerlendirilmesi her zaman yeterli olmayabilir.
Örneğin bir sanatçının sosyal medya hesabındaki fotoğrafının alınarak;
- reklam deepfake’inde,
- pornografik deepfake’te,
- sahte yatırım videosunda
kullanılması hâlinde kişinin görüntüsü üzerindeki haklar ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle FSEK m. 86, kişilik haklarıyla telif hukuku arasında özel bir bağlantı noktası oluşturmaktadır.
İnternette Bulunan Fotoğraf Deepfake İçin Kullanılabilir mi?
Bir fotoğrafın Google’da, Instagram’da veya başka bir sosyal medya platformunda bulunması onun telif korumasının sona erdiği anlamına gelmez.
Örneğin profesyonel fotoğrafçı tarafından çekilmiş bir sanatçı fotoğrafı sosyal medyada paylaşılmış olabilir.
Deepfake hazırlayan kişi fotoğrafı indirip kullanırsa olayda;
fotoğraftaki kişinin görüntü üzerindeki hakkı ile fotoğrafçının eser üzerindeki telif hakkı
aynı anda gündeme gelebilir.
Bu iki hakkın sahipleri farklı kişilerdir.
Dolayısıyla sanatçının deepfake kullanımına izin vermesi dahi fotoğrafçının eser üzerindeki haklarının otomatik olarak devredildiği anlamına gelmeyebilir.
Deepfake Reklamlarda Telif Hakkı Sorunu
Deepfake teknolojisinin ticari reklam amacıyla kullanılması telif hukukunda daha ciddi sonuçlar doğurabilir.
Örneğin bir marka;
- eski bir filmden sahne alabilir,
- oyuncunun yüzünü değiştirebilir,
- ünlünün sesini yapay zekâ ile klonlayabilir,
- mevcut müzik eserini arka planda kullanabilir.
Bu durumda tek reklam filmi bakımından;
- sinema eseri hakları,
- müzik eserinin hakları,
- icracı sanatçı hakları,
- fonogram hakları,
- oyuncunun görüntüsü üzerindeki kişilik hakları
birlikte gündeme gelebilir.
Bu nedenle yapay zekâ veya deepfake kullanılması, reklam yapımcısını klasik telif lisanslarından otomatik olarak kurtarmaz.
Parodi Deepfake Telif Hakkı İhlali midir?
Deepfake teknolojisi mizah, hiciv ve parodi amacıyla da kullanılabilir.
Ancak “parodi” ifadesinin kullanılması bir içeriği otomatik olarak telif hakkı bakımından serbest hâle getirmez.
Türk hukukunda kullanımın FSEK’teki sınırlandırma ve istisnalardan birine girip girmediği, ne ölçüde eser kullanıldığı ve ortaya çıkan içeriğin niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Aynı zamanda ifade özgürlüğü ve sanatsal özgürlük de somut olayın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ancak özellikle ticari amaç taşıyan ve orijinal eserin önemli bölümünü kullanan deepfake içeriklerde;
“Bu parodi, dolayısıyla izin almama gerek yok.”
şeklinde genel bir yaklaşım güvenli değildir.
Yapay Zekâ Tarafından Üretilen Deepfake Eser Sayılır mı?
Bu konu yapay zekâ hukukunun en tartışmalı alanlarından biridir.
FSEK’in mevcut sisteminde eser sahipliği insan yaratıcılığı üzerine kuruludur.
Kanunun temel hükmüne göre bir eserin sahibi onu meydana getirendir.
Ağustos 2026 itibarıyla FSEK’te;
“Yapay zekâ eser sahibidir.”
veya
“Tamamen otonom yapay zekâ çıktısının eser sahibi yazılım şirketidir.”
şeklinde özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu nedenle tamamen yapay zekâ tarafından, insanın yaratıcı katkısı bulunmaksızın üretilen bir deepfake çıktının klasik FSEK anlamında eser niteliği ve eser sahibinin kim olduğu tartışmalıdır.
Buna karşılık insan kullanıcı;
- senaryoyu hazırlamış,
- yaratıcı görsel seçimler yapmış,
- görüntüleri seçmiş,
- çıktıları düzenlemiş,
- kurgu ve montaj yapmış
ise insanın ortaya koyduğu yaratıcı katkının FSEK bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Burada tek ölçüt;
“Yapay zekâ kullanıldı mı?”
değildir.
Esas soru insanın ortaya çıkan içerik üzerindeki yaratıcı ve hususi katkısının bulunup bulunmadığıdır.
Prompt Yazmak Eser Sahipliği İçin Yeterli midir?
Her prompt otomatik olarak eser sahipliği doğurmaz.
Örneğin;
“X kişisinin yüzünü bu videoya koy.”
şeklindeki basit bir talimatla tamamen otomatik oluşturulan bir içerikle, yüzlerce yaratıcı tercih, sahne tasarımı, kurgu ve sonradan yapılan düzenlemeler sonucunda oluşturulan çalışma aynı değildir.
FSEK bakımından eserin sahibinin hususiyetini taşıması gerektiğinden insanın yaratıcı katkısının kapsamı önemlidir.
Bu nedenle yalnızca yapay zekâ sistemine komut veren kişinin her durumda ortaya çıkan tüm içeriklerin telif hakkı sahibi olduğu şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Deepfake Eğitiminde Telifli İçerik Kullanılması
Deepfake üretimi için yapay zekâ sisteminin eğitilmesi sırasında yüzlerce veya binlerce telifli fotoğraf, video, ses veya müzik kaydı kullanılabilir.
Bu konu yalnızca Türkiye’de değil dünya genelinde yapay zekâ ve telif hukukunun en önemli tartışmalarından biridir.
Türkiye bakımından mevcut FSEK hükümleri;
- çoğaltma,
- işleme,
- kullanım izinleri,
- hak sınırlamaları
üzerinden değerlendirme yapılmasını gerektirir.
Ağustos 2026 itibarıyla yapay zekâ sistemlerinin eğitiminde telifli eserlerin kullanımını bütün yönleriyle özel olarak düzenleyen kapsamlı ve yürürlükte ayrı bir Türk kanunu bulunmamaktadır.
Nitekim TBMM’ye 11 Aralık 2025 tarihinde sunulan Dijital Telif Hakları Kanun Teklifi, dijital ortamda telif haklarını korumaya yönelik yeni düzenlemeler getirmeyi amaçlamakta ancak 17 Ağustos 2026 itibarıyla hâlen komisyonda bulunmaktadır. Dolayısıyla teklif henüz yürürlükteki hukuk değildir.
Türkiye’de Yapay Zekâ İçin Özel Telif Kanunu Var mı?
Ağustos 2026 itibarıyla yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin telif sahipliği ve model eğitiminde kullanılan eserlerin tüm hukuki sonuçlarını özel olarak düzenleyen kapsamlı bir yapay zekâ telif kanunu yürürlükte değildir.
Mevcut uyuşmazlıklar ağırlıklı olarak;
- FSEK,
- Türk Medeni Kanunu,
- Türk Borçlar Kanunu,
- KVKK
ve olayın özelliklerine göre diğer kanunlar üzerinden çözülmektedir.
TBMM’de genel yapay zekâ düzenlemesini amaçlayan Yapay Zekâ Kanun Teklifi de hâlen komisyondadır.
Bu nedenle tekliflerde bulunan düzenlemeler mevcut hukukmuş gibi uygulanmamalıdır.
Deepfake ve İcracı Sanatçı Hakları
FSEK bakımından yalnızca eser sahibi korunmaz.
Bir eseri;
- seslendiren,
- oynayan,
- yorumlayan,
- icra eden
kişiler de belirli şartlarda bağlantılı hak sahibi olabilir.
Örneğin bir oyuncunun filmdeki performansının alınarak deepfake reklam hazırlanması durumunda oyuncunun yalnızca yüz ve görüntü hakkı değil, icracı sanatçı hakkı da değerlendirmeye konu olabilir.
Benzer şekilde bir şarkıcının gerçek kayıtlarının kullanılarak yapay zekâyla yeni ses üretimi yapılması hâlinde icracı sanatçı hakları önem kazanabilir.
Yargıtay uygulamasında icracı sanatçıların tespit edilmiş icraları üzerindeki FSEK kapsamındaki hakların varlığı kabul edilmektedir.
Fonogram Yapımcısının Hakları Deepfake’te İhlal Edilebilir mi?
Bir şarkıcının sesini klonlamak amacıyla albüm kayıtlarının veya profesyonel stüdyo kayıtlarının kullanılması durumunda yalnızca sanatçının hakları bulunmayabilir.
Kayıt üzerinde fonogram yapımcısının bağlantılı hakları da bulunabilir.
Bu nedenle özellikle yapay zekâ ile şarkı üretiminde;
“Sanatçı izin verdi.”
demek her zaman bütün telif sorunlarını çözmez.
Eserde, icrada ve kayıt üzerinde farklı hak sahipleri bulunabilir.
Ticari projelerde bu hak zincirinin doğru şekilde belirlenmesi gerekir.
Deepfake ve Eser Sahibinin Manevi Hakları
FSEK eser sahibine yalnızca ekonomik haklar tanımaz.
Eser sahibinin;
- eseri kamuya sunma,
- adının belirtilmesi,
- eserde belirli değişikliklere karşı çıkma
gibi manevi hakları da bulunmaktadır.
Deepfake teknolojisi özellikle eserin değiştirilmesi bakımından manevi hak uyuşmazlıkları doğurabilir.
Örneğin bir yönetmenin filmindeki sahneler değiştirilerek yönetmenin veya eser sahibinin yaratıcı yaklaşımını zedeleyecek bir deepfake versiyon hazırlanabilir.
Bu durumda yalnızca ekonomik kullanım değil, eserde yapılan değişikliklerin eser sahibinin manevi haklarına müdahale edip etmediği de ayrıca değerlendirilmelidir.
Deepfake Telif İhlalinde Hangi Davalar Açılabilir?
FSEK kapsamındaki hakların ihlal edilmesi hâlinde olayın özelliklerine göre hukuk mahkemelerinde çeşitli talepler ileri sürülebilir.
Bunlar arasında;
- tecavüzün tespiti,
- tecavüzün önlenmesi,
- tecavüzün durdurulması,
- maddi tazminat,
- manevi tazminat
gibi talepler gündeme gelebilir.
Ayrıca hak sahibi bakımından FSEK’in özel tazminat hükümlerinin uygulanması da somut olay özelinde değerlendirilmelidir.
Deepfake içeriğin aynı zamanda kişinin görüntüsü, sesi veya itibarı üzerinde saldırı oluşturduğu durumlarda FSEK talepleri ile kişilik hakkı taleplerinin birlikte ileri sürülmesi mümkün olabilir.
Deepfake Telif Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
FSEK’ten doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme kural olarak fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemesidir.
Bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde görev dağılımına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu düzenlemeleri ve ilgili adli teşkilat dikkate alınmalıdır.
Ancak deepfake uyuşmazlığı yalnızca kişilik hakkı ihlalinden doğuyorsa farklı görev kuralları gündeme gelebilir.
Bu nedenle dava açılmadan önce uyuşmazlığın;
telif hakkı mı, kişilik hakkı mı, ticari haksız rekabet mi yoksa bunların birleşimi mi
olduğu doğru şekilde belirlenmelidir.
Deepfake Nedeniyle Ceza Sorumluluğu Doğabilir mi?
FSEK yalnızca hukuk davaları öngörmemektedir.
Kanunun 71. maddesinde manevi ve mali haklara tecavüz niteliğindeki bazı fiiller için cezai yaptırımlar da düzenlenmiştir. Örneğin belirli eser, icra, fonogram veya yapımların hak sahiplerinin izni olmaksızın işlenmesi, temsil edilmesi, çoğaltılması, dağıtılması veya yayımlanması somut koşullara göre ceza sorumluluğu doğurabilir.
Deepfake olayında FSEK m. 71’in uygulanıp uygulanamayacağı;
- kullanılan materyalin niteliğine,
- hak sahipliğine,
- alınan izinlere,
- failin fiiline
göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Her deepfake telif uyuşmazlığı otomatik olarak ceza davasına dönüşmez.
Deepfake Telif İhlalinde Tazminat Talep Edilebilir mi?
Şartları bulunuyorsa evet.
Örneğin bir yapım şirketinin sinema filmindeki görüntüler izinsiz alınarak milyonlarca görüntülenmeye ulaşan ticari deepfake reklam hazırlanmış olabilir.
Bu durumda hak sahibi;
- lisans gelirinden mahrum kalmış,
- eserin ticari değeri zarar görmüş,
- kullanım bedelinden yoksun kalmış
olabilir.
FSEK’in mali hak ihlallerine ilişkin özel hükümleri ve genel tazminat ilkeleri doğrultusunda ekonomik zararların giderilmesi talep edilebilir.
Ayrıca eser sahibinin manevi hakları ihlal edilmişse manevi tazminat da somut olayın özelliklerine göre gündeme gelebilir.
Deepfake İçerik Sosyal Medyadan Telif Nedeniyle Kaldırılabilir mi?
Deepfake içerikte telifli materyal izinsiz kullanılmışsa hak sahibi öncelikle ilgili sosyal medya platformunun telif hakkı ihlali bildirim sistemini kullanabilir.
Örneğin;
- orijinal film yapımcısı,
- müzik hak sahibi,
- fotoğrafçı,
- diğer hak sahipleri
platforma telif hakkı şikâyetinde bulunabilir.
Ancak kişinin deepfake videoda görünmesi, ona otomatik olarak videoda kullanılan bütün eserlerin telif hakkı sahibi sıfatını vermez.
Bu nedenle başvurunun doğru hukuki hakka dayanması önemlidir.
Kişinin şikâyeti görüntü hakkına dayanıyorsa kişilik/mahremiyet mekanizması; eser hakkına dayanıyorsa telif mekanizması tercih edilmelidir.
Deepfake İçeriği Kaldırmak İçin Hem Telif Hem Kişilik Hakkı Kullanılabilir mi?
Somut olayda birden fazla hukuka aykırılık bulunuyorsa evet.
Örneğin bir oyuncunun film sahnesi alınarak pornografik deepfake oluşturulmuşsa;
- film eserinin telif hakkı,
- oyuncunun icracı sanatçı hakları,
- oyuncunun görüntüsü üzerindeki kişilik hakkı,
- kişisel veri ve mahremiyet hükümleri
aynı olayda gündeme gelebilir.
Bu nedenle deepfake dosyalarında tek bir hukuk alanına odaklanılması bazen eksik hukuki koruma sağlayabilir.
Deepfake Telif İhlalinde Hangi Deliller Toplanmalıdır?
Hak sahibinin mümkün olduğunca;
- orijinal eser,
- deepfake içerik,
- tam URL adresi,
- paylaşan hesap bilgileri,
- deepfake’in kaynak eserden aldığı bölümler,
- yayın tarihi,
- görüntülenme sayıları,
- ticari kullanım delilleri,
- lisans ve hak sahipliği belgeleri
gibi materyalleri saklaması önemlidir.
Ayrıca deepfake içeriğin hangi kaynaklardan üretildiğinin teknik olarak tespit edilmesi gerekiyorsa bilirkişi incelemesi de gündeme gelebilir.
Sık Sorulan Sorular
Deepfake telif hakkını ihlal eder mi?
Deepfake hazırlanırken FSEK kapsamında korunan bir eser, icra veya yapım izinsiz kullanılmışsa işleme, çoğaltma, yayma veya umuma iletim gibi hakların ihlali gündeme gelebilir.
Bir oyuncunun yüzünü deepfake’te kullanmak telif hakkı ihlali midir?
Her durumda yalnızca telif hakkı değildir. Oyuncunun görüntüsü kişilik ve portre hakkı kapsamında korunabilir. Film görüntüsü kullanılıyorsa ayrıca sinema eseri ve icracı sanatçı hakları gündeme gelebilir.
Bir şarkıcının sesini yapay zekâ ile klonlamak telif hakkını ihlal eder mi?
Somut olaya göre değişir. Sanatçının mevcut müzik kayıtları veya icraları kullanılmışsa musiki eseri, icracı sanatçı ve fonogram hakları gündeme gelebilir. Sesin taklidi ayrıca kişilik ve kişisel veri hukuku bakımından değerlendirilmelidir.
İnternetteki fotoğrafı deepfake için kullanmak serbest midir?
Fotoğrafın internette bulunması telif korumasını ve fotoğraftaki kişinin kişilik haklarını ortadan kaldırmaz. Fotoğrafçı ile fotoğraftaki kişinin farklı hukuki hakları bulunabilir.
Yapay zekâ deepfake içeriğin eser sahibi olabilir mi?
Ağustos 2026 itibarıyla FSEK’te yapay zekâyı eser sahibi olarak tanıyan özel bir hüküm bulunmamaktadır. FSEK’in temel sisteminde eserin sahibi onu meydana getiren kişidir.
Deepfake’i hazırlayan kişi telif hakkı sahibi olur mu?
Otomatik olarak değil. İnsan kullanıcının yaratıcı katkısı, kaynak eserlerin kullanımı ve ortaya çıkan ürünün FSEK anlamında eser niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Yapay zekâyı eğitmek için telifli eser kullanmak serbest midir?
Türkiye’de bu alanı bütün yönleriyle özel olarak düzenleyen kapsamlı bir yürürlükte kanun Ağustos 2026 itibarıyla bulunmamaktadır. Mevcut FSEK hükümleri somut kullanım üzerinden değerlendirilmelidir. Dijital Telif Hakları Kanun Teklifi ise hâlen TBMM komisyonundadır.
Deepfake telif ihlalinde ceza davası açılabilir mi?
FSEK m. 71’de düzenlenen suçlardan birinin unsurları gerçekleşmişse ceza sorumluluğu gündeme gelebilir. Her telif uyuşmazlığının otomatik olarak suç oluşturduğu söylenemez.
Deepfake nedeniyle tazminat talep edilebilir mi?
Hak sahibinin mali veya manevi hakları hukuka aykırı şekilde ihlal edilmişse FSEK ve somut olaya göre genel sorumluluk hükümleri çerçevesinde tazminat talebi gündeme gelebilir.
Sonuç: Deepfake Uyuşmazlıklarında Telif Hakkı ile Kişilik Hakkı Birbirine Karıştırılmamalıdır
Deepfake teknolojisi telif hukukunun klasik sınırlarını yeni ve karmaşık uyuşmazlıklarla karşı karşıya bırakmaktadır.
Bir kişinin yüzünün veya sesinin yapay zekâ ile taklit edilmesi ilk bakışta yalnızca kişilik hakkı sorunu gibi görünse de deepfake’in oluşturulması sırasında çoğu zaman fotoğraf, film, müzik, ses kaydı veya sanatçı icrası gibi FSEK kapsamında korunan materyallerden yararlanılmaktadır.
Bu nedenle aynı deepfake içeriğin birden fazla hak sahibini etkileyebilmesi mümkündür.
Örneğin bir oyuncunun film sahnesinden deepfake oluşturulduğunda;
oyuncunun kişilik hakkı, icracı sanatçı hakkı ve film üzerindeki telif hakları
aynı olayda birlikte gündeme gelebilir.
FSEK m. 21 ve devamındaki hükümler eser sahibine işleme, çoğaltma ve diğer ekonomik hakları tanımaktadır. Yapay zekâ kullanılması bu hakları kendiliğinden ortadan kaldırmamaktadır.
Bunun yanında kişinin yalnızca yüzünün veya portresinin kullanıldığı durumlarda telif hakkı ile kişilik hakkının birbirinden ayrılması gerekir. Kişinin görüntüsü üzerindeki hukuki koruma ile fotoğrafçının fotoğraf eseri üzerindeki telif hakkı aynı kişiye ait olmak zorunda değildir.
Ses deepfake’lerinde ise durum daha da karmaşıktır. Bir sanatçının sesi kişilik değeri olarak korunabilirken, sanatçının şarkı kayıtları aynı zamanda eser, icra ve fonogram haklarına konu olabilir. Bu nedenle ses klonlama projelerinde hak zincirinin bütün olarak incelenmesi gerekir.
Yapay zekâ tarafından ortaya çıkarılan yeni deepfake içeriğin kendi başına telif korumasından yararlanıp yararlanmayacağı konusunda ise insanın yaratıcı katkısı belirleyici önem taşımaktadır. FSEK’in mevcut sistemi eser sahipliğini eseri meydana getiren kişi üzerinden kurmakta; Ağustos 2026 itibarıyla yapay zekâ sistemlerini bağımsız eser sahibi olarak tanıyan bir hüküm içermemektedir.
Ayrıca Türkiye’de yapay zekâ ve dijital telif ilişkisini baştan sona düzenleyen özel bir kanun henüz yürürlükte değildir. Dijital Telif Hakları Kanun Teklifi 17 Ağustos 2026 itibarıyla hâlen komisyondadır.
Bu nedenle deepfake içeriklerde hukuki inceleme yapılırken yalnızca;
“Bu kişinin yüzü veya sesi izinsiz mi kullanıldı?”
sorusu sorulmamalıdır.
Aynı zamanda;
“Deepfake hangi eserlerden üretildi, bu eserlerin hak sahipleri kim, hangi icralar kullanıldı, işleme veya çoğaltma yapıldı mı ve yeni içeriğin yayımlanması hangi mali haklara müdahale etti?”
sorularının da cevaplandırılması gerekir.
Deepfake teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte telif hakkı, bağlantılı haklar, kişilik hakları ve kişisel verilerin korunması hukukunun aynı dosyada kesiştiği uyuşmazlıkların giderek artması beklenmektedir.