Hukuk Makaleleri

Cebinizde Uyuşturucu, Evinizde Hassas Terazi Bulundu: Kullanıcı mı Sayılırsınız, Uyuşturucu Satıcısı mı?

Cebinizde Uyuşturucu, Evinizde Hassas Terazi Bulundu: Kullanıcı mı Sayılırsınız, Uyuşturucu Satıcısı mı?

Uyuşturucu soruşturmalarında sanık açısından belki de en kritik hukuki ayrım, ele geçirilen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım amacıyla mı yoksa ticaret amacıyla mı bulundurulduğunun belirlenmesidir.

Çünkü aynı uyuşturucu madde bakımından kişinin;

“Ben kullanmak için aldım.”

savunmasının kabul edilmesi hâlinde Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi;

buna karşılık;

“Satmak, başkasına vermek veya ticari amaçla bulundurmak için aldı.”

sonucuna ulaşılması hâlinde TCK m.188 gündeme gelmektedir.

İki suç arasındaki yaptırım farkı son derece büyüktür.

Güncel TCK m.188/3’e göre uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ülke içinde satan, satışa arz eden, başkasına veren, sevk eden, nakleden, depolayan veya ticari amaçla satın alan, kabul eden ya da bulunduran kişi hakkında on yıldan az olmamak üzere hapis ve ayrıca adli para cezası öngörülmektedir. TCK m.191’de kullanmak amacıyla satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma için ise iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülmekle birlikte, ilk aşamada kural olarak beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik sistemi uygulanmaktadır.

Bu nedenle soruşturmanın TCK m.188 mi yoksa TCK m.191 kapsamında yürütüleceği kişinin karşılaşacağı hukuki sonuçları tamamen değiştirebilir.

Ancak uygulamada sanıkların ve ailelerinin sıkça düştüğü iki yanlış düşünce bulunmaktadır:

“Madde azsa kesin kullanıcı sayılır.”

ve

“Evde hassas terazi varsa kesin satıcı sayılır.”

Her iki düşünce de hukuken doğru değildir.

Yargıtay’ın yaklaşımı daha kapsamlıdır.


1. Az Miktarda Uyuşturucu Bulunan Kişi Otomatik Olarak Kullanıcı Sayılır mı?

Hayır.

Uyuşturucu miktarının az olması kişinin kullanma amacıyla bulundurduğu yönünde önemli bir gösterge olabilir ancak tek başına belirleyici değildir.

Örneğin kişinin üzerinde yalnızca 1 gram uyuşturucu bulunmuş olabilir.

Ancak polis kişinin uyuşturucuyu başka bir kişiye sattığını görmüşse veya;

  • uyuşturucu alan kişinin açık beyanı,
  • satışa ilişkin mesajlaşmalar,
  • fiziki takip,
  • para alışverişi,
  • satış pazarlığı

gibi somut deliller varsa 1 gram uyuşturucu dahi TCK m.188 kapsamında değerlendirilebilir.

Çünkü TCK m.188 bakımından minimum satış miktarı bulunmamaktadır.

Bir kişiye küçük miktarda uyuşturucu satılması veya verilmesi de şartlarının oluşması hâlinde uyuşturucu madde ticareti suçunu meydana getirebilir.


2. Çok Miktarda Uyuşturucu Bulunan Kişi Otomatik Olarak Satıcı Sayılır mı?

Bu sorunun cevabı da:

Hayır.

Uyuşturucu miktarı arttıkça ticaret amacı bulunduğuna ilişkin şüphe güçlenebilir.

Ancak Yargıtay uygulamasında miktar tek başına ve mekanik bir ölçüt değildir.

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kullanma ile ticaret ayrımında kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktarın;

  • kişinin fiziksel ve ruhsal yapısına,
  • uyuşturucunun türüne,
  • niteliğine,
  • kalitesine ve
  • kullanım alışkanlığına

göre değişebileceğini açıkça belirtmektedir.

Dolayısıyla Türk hukukunda:

“5 grama kadar kullanıcı, 5 gramdan sonrası satıcıdır.”

veya

“10 gramın üstü kesin ticarettir.”

şeklinde kanunda yazılı sabit bir gram sınırı bulunmamaktadır.


3. O Hâlde Kullanıcı ile Satıcı Nasıl Ayrılır?

Bu konuda en önemli Yargıtay kararlarından biri Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2022 tarihli, 2020/104 E., 2022/444 K. sayılı kararıdır.

Ceza Genel Kurulu, kişinin uyuşturucuyu kullanmak amacıyla mı yoksa başka amaçla mı bulundurduğunun tespitinde üç ana kriter grubuna dikkat çekmektedir:

Birinci kriter: Kişinin davranışları

Kişinin uyuşturucuyu;

  • satmaya,
  • devretmeye,
  • başkasına vermeye veya
  • tedarik etmeye

yönelik herhangi bir davranışının bulunup bulunmadığı araştırılır.

İkinci kriter: Maddenin bulunduğu yer ve bulunduruluş biçimi

Uyuşturucunun;

  • nerede bulunduğu,
  • nasıl saklandığı,
  • kaç paket hâlinde bulunduğu,
  • hassas biçimde bölünüp bölünmediği,
  • yanında terazi veya paketleme materyali bulunup bulunmadığı

incelenir.

Üçüncü kriter: Maddenin türü ve miktarı

Maddenin;

  • miktarı,
  • çeşitliliği,
  • kişinin kullanım alışkanlığıyla uyumu

değerlendirilir.

Dolayısıyla uyuşturucu dosyalarında doğru değerlendirme:

yalnızca gram üzerinden değil, bütün deliller birlikte değerlendirilerek

yapılmalıdır.


4. Uyuşturucunun Tek Paket Hâlinde Olması Kullanıcı Lehine midir?

Genellikle evet, önemli bir emaredir.

Örneğin kişinin evinde tek poşet içerisinde 3 gram esrar bulunması ile 0,5’er gramlık altı ayrı satış paketinde toplam 3 gram esrar bulunması aynı şekilde değerlendirilmez.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu;

çok sayıda özenle hazırlanmış küçük paket bulunmasını ve paketlerin hassas tartımla benzer miktarlara ayrılmış olmasını

ticari amaç bakımından önemli gösterge olarak kabul etmektedir.

Ancak paket sayısı da tek başına yeterli değildir.

Çünkü uyuşturucu kullanıcı tarafından satın alındığında zaten küçük paketler hâlinde verilmiş olabilir.

Bu nedenle;

“10 paket bulundu, o hâlde kesin satıcıdır.”

sonucu otomatik olarak çıkarılmamalıdır.


5. Az Miktarda Uyuşturucu Ama 10 Ayrı Paket Varsa Ne Olur?

Bu durum ticaret şüphesini güçlendirebilir.

Örneğin toplam 5 gram uyuşturucu;

10 ayrı poşete yarımşar gram olarak eşit şekilde bölünmüşse

savcılık bunun satışa hazırlanmış olduğunu ileri sürebilir.

Özellikle yanında;

  • boş kilitli poşetler,
  • uyuşturucu kalıntılı hassas terazi,
  • satış görüşmeleri,
  • müşteri beyanları

da bulunuyorsa TCK m.188 ihtimali ciddi ölçüde artar.

Yargıtay’ın çeşitli kararlarında uyuşturucunun çok sayıda küçük paket hâlinde bulunması, hassas terazi, boş poşetler ve diğer delillerin birlikte değerlendirilerek ticaret suçunun kabul edildiği görülmektedir.


6. Evde Hassas Terazi Bulunması Uyuşturucu Ticareti İçin Yeterli midir?

Hayır.

Bu konuda güncel ve son derece önemli bir Yargıtay kararı bulunmaktadır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.03.2025 tarihli, 2024/5215 E. ve 2025/1759 K. sayılı kararında sanığın evinde;

  • kullanım sınırında sentetik kannabinoid,
  • uyuşturucu kullanma aparatı ve
  • uyuşturucu bulaşıklı hassas terazi

bulunmuştur.

Üstelik sanık hakkında uyuşturucu sattığı yönünde ihbar da bulunmaktadır.

Buna rağmen Yargıtay ticaret suçundan verilen mahkûmiyet kararını bozmuştur.

Çünkü dosyada uyuşturucunun başkasına satıldığı veya verildiğini gösteren kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu kararın verdiği mesaj son derece açıktır:

Evde hassas terazi bulunması, tek başına uyuşturucu ticaretinden mahkûmiyet için yeterli değildir.


7. Yargıtay 2025 Tarihli Hassas Terazi Kararında Neden Beraat Dedi?

Karardaki ayrıntılar özellikle önemlidir.

Sanık uyuşturucu kullandığını ve teraziyi:

uyuşturucu satın alırken kendisine verilen miktarı kontrol etmek amacıyla kullandığını

savunmuştur.

Evde bulunan uyuşturucu sentetik kannabinoid iken terazideki kalıntı metamfetamin çıkmıştır.

Uyuşturucu kullanma aparatında da metamfetamin kalıntısı bulunmuştur.

Sanığın idrar analizinde ise savunmasını destekler şekilde amfetamin tespit edilmiştir.

Yargıtay bütün bunları birlikte değerlendirerek, soyut ihbar dışında sanığın uyuşturucu sattığını ispatlayan kesin delil bulunmadığını kabul etmiştir.

Sonuçta uyuşturucu ticaretinden verilen mahkûmiyet kararının bozulmasına ve sanığın bu suç yönünden beraat etmesi gerektiğine karar verilmiştir.

Bu karar hassas terazinin delil değerinin somut olayın tamamıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini açıkça göstermektedir.


8. Hassas Terazide Uyuşturucu Kalıntısı Bulunması Durumu Değiştirir mi?

Ticaret şüphesini güçlendirir ancak yine:

tek başına otomatik mahkûmiyet anlamına gelmez.

Terazi üzerinde uyuşturucu kalıntısının bulunması savcılık açısından önemli bir delildir.

Ancak mahkeme ayrıca;

  • uyuşturucu miktarına,
  • paketlenme biçimine,
  • kullanıcılık durumuna,
  • telefon kayıtlarına,
  • satış delillerine,
  • başka kişilerin beyanlarına

bakmalıdır.

Nitekim 2025 tarihli Yargıtay 8. Ceza Dairesi kararında terazide uyuşturucu kalıntısı bulunmasına rağmen ticaret suçu için yeterli delil olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.


9. Hassas Terazi Hangi Durumda Çok Güçlü Bir Ticaret Deliline Dönüşür?

Hassas terazi başka delillerle birleştiğinde oldukça güçlü hâle gelir.

Örneğin evde;

  • 30 paket uyuşturucu,
  • paketlerin her birinde benzer gramaj,
  • 100 adet boş kilitli poşet,
  • uyuşturucu kalıntılı hassas terazi,
  • müşterilerle mesajlaşmalar ve
  • uyuşturucu satışından elde edildiği anlaşılan paralar

bulunmuşsa terazinin uyuşturucu ticaretinde kullanıldığı yönündeki değerlendirme çok daha güçlü olacaktır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu da hassas terazi ile paketleme malzemelerinin, özellikle çok sayıda ve hassas şekilde tartılmış uyuşturucu paketleriyle birlikte bulunmasını kullanım dışı amacın önemli göstergelerinden biri olarak kabul etmektedir.


10. Yargıtay Hangi Olayda Hassas Teraziyle Birlikte Ticaret Suçunu Kabul Etti?

Örneğin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 12.10.2023 tarihli, 2021/18716 E., 2023/8666 K. sayılı kararına konu olayda;

sanık hakkında uyuşturucu satışı ihbarı bulunmakta,

fiziki takip yapılmakta,

sanığın başka bir kişiyle buluştuğu görülmekte,

uyuşturucu alacağı değerlendirilen kişi kaçmakta,

sanık yakalanırken uyuşturucuyu yere atmakta,

evde de uyuşturucu ile birlikte uyuşturucu kalıntılı hassas terazi bulunmaktadır.

Bu deliller birlikte değerlendirilerek uyuşturucu ticareti yönündeki kabul korunmuştur.

Buradaki önemli fark şudur:

Mahkûmiyet yalnızca hassas teraziden kaynaklanmamıştır.

Terazi;

  • ihbar,
  • fiziki takip,
  • alıcıyla buluşma,
  • uyuşturucunun ele geçiriliş şekli

gibi diğer delillerle birlikte değerlendirilmiştir.


11. Hassas Terazinin Gerçekten “Hassas” Olup Olmadığı Araştırılmalı mı?

Evet.

Bir cihazın polis tutanağında “hassas terazi” olarak yazılmış olması onun uyuşturucu ticaretinde kullanılan nitelikte bir hassas tartı olduğunu otomatik olarak göstermez.

Nitekim Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 12.09.2018 tarihli, 2018/2230 E., 2018/3443 K. sayılı kararında;

evde 237,5 gram esrar bulunmuş ve ayrıca hassas olduğu iddia edilen bir terazi ele geçirilmiştir.

Ancak incelemede terazinin 5 gram aralıklarla tartım yapan ve 40 kilogram kapasitesi bulunan bir cihaz olduğu anlaşılmıştır.

Yargıtay, başka kesin delil de bulunmaması karşısında eylemin kullanmak için uyuşturucu bulundurma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir.

Bu nedenle savunmada terazinin;

  • tartım hassasiyeti,
  • kullanım amacı,
  • üzerinde uyuşturucu kalıntısı bulunup bulunmadığı,
  • evde başka hangi amaçlarla kullanıldığı

mutlaka araştırılmalıdır.


12. Hassas Terazinin Üzerinde Parmak İzi veya DNA Araştırılması Önemli midir?

Somut olayın şartlarına göre son derece önemli olabilir.

Özellikle evde birden fazla kişi yaşıyorsa:

“Terazi bulundu.”

ile

“Teraziyi sanık kullandı.”

aynı şey değildir.

Örneğin ev;

  • üç kişi tarafından kullanılıyor,
  • uyuşturucu ortak alanda bulunuyor,
  • terazi başka bir kişinin odasından çıkıyor

ise eşyanın sanıkla bağlantısının ayrıca ispatlanması gerekir.

Ceza sorumluluğu şahsidir.

Bir evde bulunan bütün suç eşyalarının otomatik olarak evde yaşayan herkese ait olduğu kabul edilemez.


13. Uyuşturucu Maddenin Miktarı Nasıl Hesaplanmalıdır?

Uyuşturucu dosyalarında yalnızca poşetle birlikte tartılan daralı ağırlık üzerinden değerlendirme yapılması doğru değildir.

Kriminal raporlarda maddenin;

  • net miktarı,
  • uyuşturucu etken maddesi,
  • gerektiğinde saflık oranı

incelenmelidir.

Örneğin 20 gram ağırlığındaki bir maddenin tamamının uyuşturucu etken maddeden oluşmadığı durumlar olabilir.

Bu nedenle savunmada mutlaka kriminal laboratuvar raporu incelenmelidir.


14. “Kişisel Kullanım Sınırı” Kanunda Yazıyor mu?

Hayır.

Türk Ceza Kanunu’nda uyuşturucu maddeler bakımından gram bazında sabit bir kişisel kullanım tablosu bulunmamaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu da kişisel kullanım miktarının;

kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile maddenin niteliği ve kalitesine göre değişebileceğini kabul etmektedir.

Bu nedenle internette yer alan:

“Esrarda şu gram, metamfetaminde bu gram, kokainde şu gram kesin kullanıcı sınırıdır.”

şeklindeki tablolar hukuken mutlak sınır olarak kabul edilmemelidir.

Bunlar en fazla somut değerlendirmede yardımcı veri olabilir.


15. Yargıtay 393,5 Gram Esrarda Bile Kullanma Suçunu Kabul Etti mi?

Evet.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012 tarihli kararına konu olayda 393,5 gram esrar ele geçirilmiştir.

Ancak sanıkların bu maddeyi satma veya kullanma dışında bir amaçla bulundurduklarını gösteren kuşku sınırlarını aşan kesin delil bulunmadığı değerlendirilerek eylemin TCK m.191 kapsamındaki kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.

Bu karar miktarın tek başına neden kesin sonuç yaratmadığını gösteren önemli örneklerden biridir.

Ancak bu:

“400 gram esrar her zaman kişisel kullanımdır.”

anlamına kesinlikle gelmez.

Her dosya kendi delilleriyle değerlendirilmelidir.


16. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 6,5 Gram Eroini Neden Ticaret Kabul Etti?

Ceza Genel Kurulunun 2022/444 sayılı kararındaki olay bu ayrımı çok iyi göstermektedir.

Sanığın üzerinde net 6,5 gram eroin bulunmuştur.

Miktar tek başına değerlendirilmemiştir.

Uyuşturucu;

11 ayrı fişek hâlinde ve satışa hazır şekilde

bulunmuştur.

Ayrıca sanığın;

  • uyuşturucuyu aldıktan sonra doğrudan evine gitmediği,
  • çevrede uzun süre dolaştığı,
  • polisi görünce kaçtığı,
  • ekonomik durumu ile uyuşturucu miktarının piyasa değerinin birlikte değerlendirilmesi

gibi hususlar dikkate alınmıştır.

Ceza Genel Kurulu bütün delilleri birlikte değerlendirerek ticaret suçunun oluştuğu sonucuna varmıştır.

Dolayısıyla aynı miktardaki madde farklı bir dosyada farklı hukuki sonuç yaratabilir.


17. Kişinin Uyuşturucu Kullanıcısı Olduğunun Tespit Edilmesi Önemli midir?

Evet, ancak tek başına yeterli değildir.

Kişinin;

  • kanında,
  • idrarında,
  • saç örneğinde

uyuşturucu madde tespit edilmesi veya geçmişte uyuşturucu kullanımı nedeniyle işlem görmüş olması, “kullanıcı” olduğuna ilişkin savunmayı destekleyebilir.

Ancak kişi hem uyuşturucu kullanıcısı hem de uyuşturucu satıcısı olabilir.

Dolayısıyla:

“İdrarım pozitif çıktı, o hâlde TCK 188’den ceza verilemez.”

şeklinde bir sonuç çıkmaz.

Bununla birlikte özellikle başka satış delili bulunmayan ve madde miktarının kullanım sınırında olduğu dosyalarda pozitif toksikoloji sonucu sanığın savunmasını ciddi biçimde güçlendirebilir.

Nitekim Yargıtay’ın 2025 tarihli hassas terazi kararında sanığın idrarındaki amfetamin bulgusu beraat değerlendirmesinde dikkate alınmıştır.


18. Sanığın Uyuşturucu Kullanmadığının Tespit Edilmesi Satıcı Olduğunu Kanıtlar mı?

Tek başına hayır.

Negatif idrar veya kan tahlili:

“Bu kişi uyuşturucu kullanmıyor, o hâlde kesin satıyor.”

şeklinde yorumlanamaz.

Uyuşturucu kişinin vücudunda belirli sürelerde tespit edilebildiğinden test zamanı da önemlidir.

Ayrıca kişinin düzenli değil ara sıra kullanması mümkündür.

Negatif sonuç diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir ancak tek başına ticaret suçunun kesin delili değildir.


19. Telefon Mesajları Satıcılık İçin Delil midir?

Evet, içeriklerine göre son derece güçlü delil olabilir.

Örneğin mesajlarda;

  • fiyat,
  • gram,
  • teslim yeri,
  • ödeme,
  • uyuşturucu türü

konusunda açık konuşmalar bulunması ticaret iddiasını ciddi şekilde güçlendirebilir.

Ancak mesajların;

hangi kişiye ait telefondan gönderildiği,

kullanıcı hesabının kime ait olduğu

ve mesajlardaki ifadelerin gerçekten uyuşturucuya ilişkin olup olmadığı

somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Sadece günlük konuşmalarda geçen belirsiz veya şifreli olduğu varsayılan ifadeler üzerinden sonuç çıkarılması tartışmaya açık olabilir.


20. Sanıktan Uyuşturucu Aldığını Söyleyen Kişinin Beyanı Yeterli midir?

Bu beyan önemli bir delildir ancak güvenilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Mahkeme;

  • kişinin beyanlarının tutarlı olup olmadığına,
  • uyuşturucunun gerçekten üzerinde ele geçirilip geçirilmediğine,
  • sanığı teşhis edip etmediğine,
  • fiziki takip veya mesajlarla anlatımının doğrulanıp doğrulanmadığına,
  • sanıkla husumeti bulunup bulunmadığına

bakmalıdır.

Özellikle yalnızca soyut ve değişken bir tanık beyanına dayanılarak ağır bir TCK m.188 mahkûmiyeti kurulması “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi bakımından tartışmalı hâle gelebilir.


21. Polis İhbarı Tek Başına Yeterli midir?

Hayır.

“Bu kişi uyuşturucu satıyor.”

şeklindeki soyut istihbari bilgi veya ihbar, soruşturma başlatılması açısından önemli olabilir.

Ancak mahkûmiyet için iddianın somut delillerle desteklenmesi gerekir.

Yargıtay’ın 2025 tarihli 8. Ceza Dairesi kararında sanık hakkında satış yaptığına ilişkin ihbar bulunmasına rağmen, ihbarın başka kesin delillerle doğrulanmadığı gerekçesiyle ticaret suçundan verilen mahkûmiyet kararı bozulmuştur.


22. Evde Çok Sayıda Boş Kilitli Poşet Bulunması Önemli midir?

Evet.

Uyuşturucu maddelerin yanında çok sayıda küçük boş poşet bulunması savcılık tarafından genellikle:

“Uyuşturucu satış için küçük paketlere ayrılıyordu.”

şeklinde değerlendirilir.

Özellikle;

  • hassas terazi,
  • uyuşturucu kalıntıları,
  • paketli maddeler

ile birlikte bulunması ticaret iddiasını güçlendirir.

Yargıtay’ın ticaret suçunu kabul ettiği dosyalarda hassas teraziyle birlikte çok sayıda kilitli poşet bulunması önemli deliller arasında sayılmaktadır.


23. Evde Nakit Para Bulunması Uyuşturucu Satışını İspatlar mı?

Tek başına hayır.

Bir kişinin evinde;

  • 10.000 TL,
  • 50.000 TL,
  • hatta daha yüksek miktarda

nakit para bulunması otomatik olarak uyuşturucu ticaretinden elde edildiği anlamına gelmez.

Paranın suçla bağlantısı ortaya konulmalıdır.

Nitekim Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2021/2330 sayılı kararında uyuşturucu ticareti mahkûmiyeti bulunmasına rağmen evde ele geçirilen 2.000 TL’nin suçtan elde edildiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle sanığa iadesine karar verilmiştir.

Bu karar ceza hukukundaki önemli ilkeyi göstermektedir:

Şüpheli görünen her malvarlığı otomatik olarak suç geliri değildir.


24. Kişi Uyuşturucuyu Arkadaşına Ücretsiz Verirse Ticaret Suçu Olur mu?

Bu konuda önemli bir yanlış anlaşılma vardır.

TCK m.188 yalnızca “satmayı” suç olarak düzenlememektedir.

Kanunda;

“başkalarına veren”

ifadesi de bulunmaktadır.

Dolayısıyla uyuşturucuyu başkasına vermek için mutlaka para alınması şart değildir.

Şartları gerçekleştiğinde uyuşturucunun ücretsiz olarak başka kişiye verilmesi de TCK m.188 kapsamında ciddi ceza sorumluluğu doğurabilir.


25. Birlikte Kullanmak İçin Alınan Uyuşturucuda Durum Nedir?

Bu konuda olayın ayrıntıları önem taşır.

Örneğin iki arkadaş birlikte kullanmak amacıyla para toplayıp uyuşturucu almış olabilir.

Bu durum ile kişinin kendi uyuşturucusunu üçüncü kişilere sistematik şekilde temin etmesi aynı değildir.

Kimlerin parayı verdiği, uyuşturucuyu kimin satın aldığı, önceden ortak kullanım iradesinin bulunup bulunmadığı ve maddenin nasıl paylaşıldığı araştırılmalıdır.

Çünkü TCK m.188’deki “başkasına verme” fiili nedeniyle yanlış hukuki nitelendirme kişinin çok ağır yaptırımlarla karşılaşmasına neden olabilir.


26. Uyuşturucu Ticareti Davasında “Şüpheden Sanık Yararlanır” İlkesi Neden Önemlidir?

Ceza mahkûmiyeti ihtimale dayanamaz.

Sanığın uyuşturucuyu satmak amacıyla bulundurduğunun her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerekir.

Örneğin iki ihtimal aynı ölçüde mümkünse:

“Kullanmak için bulundurmuş olabilir.”

ve

“Satmak için bulundurmuş olabilir.”

bu şüphe ticaret suçu bakımından sanık aleyhine kullanılamaz.

Yargıtay’ın kullanma-ticaret ayrımındaki çok sayıda bozma kararının temelinde de bu yaklaşım bulunmaktadır. Örneğin 10. Ceza Dairesi 2025 tarihli bir kararında ikamette bulunan uyuşturucuların kullanma dışında amaçla bulundurulduğunu gösteren kuşkuyu aşan kesin delil bulunmadığı için ticaret mahkûmiyetini bozmuştur.


27. Az Miktar + Hassas Terazi Varsa Sonuç Ne Olmalıdır?

Tek bir cevap yoktur.

Örneğin;

2 gram uyuşturucu + hassas terazi

bulunmuş olabilir.

Eğer;

  • uyuşturucu tek paket hâlinde,
  • kişi kullanıcı,
  • idrar testi pozitif,
  • satışa ilişkin mesaj yok,
  • alıcı yok,
  • fiziki takip yok,
  • terazi için makul açıklama var

ise TCK m.188 mahkûmiyeti bakımından ciddi delil tartışması vardır.

Nitekim Yargıtay’ın 05.03.2025 tarihli kararı buna güçlü örnektir.

Ancak aynı 2 gram;

  • dört ayrı satış paketine bölünmüş,
  • terazide aynı uyuşturucu kalıntısı bulunmuş,
  • çok sayıda boş poşet ele geçirilmiş,
  • satış mesajları bulunmuş ve
  • alıcı sanıktan uyuşturucu aldığını söylemişse

sonuç tamamen değişebilir.

Bu durumda az miktar olması kişiyi otomatik olarak TCK m.191 kapsamına sokmaz.


28. Çok Miktar + Terazi Yoksa Otomatik Ticaret Suçu Oluşur mu?

Yine hayır.

Miktar önemli bir kriterdir ancak tek kriter değildir.

Yargıtay’ın 393,5 gram esrar bulunan olayda dahi başka ticaret delilleri bulunmaması nedeniyle kullanma suçunu kabul ettiği karar mevcuttur.

Dolayısıyla savunmada mutlaka:

“Ne kadar bulundu?”

sorusunun yanında;

“Nasıl bulundu, nerede bulundu ve ticareti gösteren başka hangi delil var?”

soruları sorulmalıdır.


29. Arama Hukuka Aykırıysa Hassas Terazi ve Uyuşturucu Delil Olarak Kullanılabilir mi?

Bu konu ayrıca incelenmelidir.

Uyuşturucu veya hassas terazinin bulunmuş olması, bunların elde edilme yönteminin hiçbir önem taşımadığı anlamına gelmez.

Ceza Muhakemesi Kanunu ve Anayasa uyarınca hukuka aykırı şekilde elde edilmiş deliller hükme esas alınamaz.

Bu nedenle savunmada;

  • arama kararı var mı?
  • karar hangi adres için verilmiş?
  • aramanın kapsamı ne?
  • gecikmesinde sakınca bulunan hâl gerçekten mevcut mu?
  • savcı emri usulüne uygun mu?
  • el koyma işlemleri doğru mu?

soruları ayrıca incelenmelidir.

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2024 tarihli bir kararında da uyuşturucu ve hassas terazi ele geçirilen işyerine ilişkin arama emrinin usulüne uygunluğu denetlenmeden hüküm kurulması eksik araştırma olarak değerlendirilmiştir.


30. Uyuşturucu Ticareti Savunmasında Hangi Deliller Özellikle İncelenmelidir?

Bu dosyalarda savunma yalnızca:

“Sanık kullanıcıdır.”

cümlesinden ibaret bırakılmamalıdır.

Özellikle;

  • net uyuşturucu miktarı,
  • uyuşturucu türü,
  • paket sayısı,
  • paketlerin gramajı,
  • kriminal rapor,
  • hassas terazinin niteliği,
  • terazideki kalıntının türü,
  • boş poşetler,
  • kullanma aparatı,
  • kan/idrar/saç analizleri,
  • telefon incelemesi,
  • mesaj içerikleri,
  • HTS kayıtları,
  • banka hareketleri,
  • fiziki takip tutanakları,
  • alıcı olduğu iddia edilen kişilerin beyanları,
  • arama ve el koymanın hukuka uygunluğu

tek tek değerlendirilmelidir.

Uyuşturucu dosyalarında bazen tek bir kriminal ayrıntı suçun vasfını tamamen değiştirebilir.

Örneğin evde bulunan uyuşturucu ile terazide bulunan uyuşturucu kalıntısının farklı maddeler olması, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2025 tarihli kararında savunma açısından önemli kabul edilmiştir.


31. TCK m.188 ile TCK m.191 Arasındaki Fark Neden Bu Kadar Kritik?

Çünkü yaptırımlar birbirinden son derece farklıdır.

TCK m.188 – Uyuşturucu Madde Ticareti

Ülke içinde satma, satışa arz etme, başkasına verme, sevk etme, nakletme, depolama veya ticari amaçla satın alma, kabul etme ve bulundurma fiilleri bakımından ceza on yıldan az olmamak üzere hapis ve ayrıca adli para cezasıdır. Bazı uyuşturucu türleri ve suçun işleniş biçimleri cezayı ayrıca artırabilir.

TCK m.191 – Kullanmak İçin Bulundurma veya Kullanma

Kanuni ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir; ancak soruşturma aşamasında kural olarak beş yıl kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmekte ve en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanmaktadır. Yükümlülüklere uyulması ve yeni ihlal olmaması hâlinde süreç kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanabilir.

Bu nedenle suç vasfının doğru belirlenmesi sanığın hukuki durumu açısından hayati önemdedir.


32. Sonuç: Gram Değil, Amaç ve Deliller Belirleyicidir

Uyuşturucu madde bulundurma dosyalarında yapılabilecek en büyük hata:

yalnızca madde miktarına bakarak kişinin kullanıcı veya satıcı olduğuna karar vermektir.

Türk hukukunda bütün uyuşturucu maddeler için uygulanabilecek sabit bir “kişisel kullanım gram sınırı” bulunmamaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre temel mesele uyuşturucunun hangi amaçla bulundurulduğudur.

Bunun belirlenmesinde;

satış veya başkasına verme davranışı, uyuşturucunun bulunduğu yer, paketlenme şekli, madde miktarı ve çeşitliliği, hassas terazi ve paketleme materyalleri

birlikte değerlendirilmelidir.

Aynı şekilde:

Evde hassas terazi bulunması da tek başına uyuşturucu ticaretinden mahkûmiyet için yeterli değildir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.03.2025 tarihli, 2024/5215 E., 2025/1759 K. sayılı kararı bu konuda özellikle önemlidir.

Bu kararda uyuşturucu kalıntılı hassas terazi bulunmasına rağmen, uyuşturucunun kullanım sınırında olması, kişinin uyuşturucu kullandığının objektif testlerle doğrulanması ve satışa ilişkin soyut ihbar dışında kesin delil bulunmaması nedeniyle uyuşturucu ticaretinden verilen mahkûmiyet bozulmuştur.

Buna karşılık hassas terazi;

  • çok sayıda küçük uyuşturucu paketi,
  • boş kilitli poşetler,
  • satış mesajları,
  • müşteri beyanları,
  • fiziki takip,
  • satış sırasında yakalanma

gibi başka delillerle birleştiğinde ticari amaç bakımından son derece güçlü bir delile dönüşebilir.

Bu nedenle doğru hukuki soru:

“Kaç gram uyuşturucu bulundu?”

veya

“Evde hassas terazi var mıydı?”

değildir.

Asıl soru şudur:

“Uyuşturucunun başkasına satılacağı veya verileceği, kuşku sınırlarını aşan kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanabiliyor mu?”

Eğer bu sorunun cevabı hayırsa, kişinin uyuşturucu ticaretinden cezalandırılması şüpheden sanık yararlanır ilkesi karşısında mümkün olmamalıdır.

Önemli Yargıtay Kararları

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 05.03.2025, 2024/5215 E., 2025/1759 K.: Kullanım sınırındaki uyuşturucu ile uyuşturucu bulaşıklı hassas terazinin bulunmasının, diğer deliller bulunmadığında uyuşturucu ticaretini ispatlamaya yetmeyeceği yönünde.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.06.2022, 2020/104 E., 2022/444 K.: Kullanma-ticaret ayrımında satış davranışı, bulundurma yeri ve biçimi, paketleme, hassas terazi, madde türü ve miktarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği yönünde.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 12.10.2023, 2021/18716 E., 2023/8666 K.: İhbar, fiziki takip, olası alıcıyla buluşma, uyuşturucuyu atma ve uyuşturucu kalıntılı hassas terazinin birlikte ticaret suçu yönünden değerlendirilmesi.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, 12.09.2018, 2018/2230 E., 2018/3443 K.: 237,5 gram esrarla birlikte bulunduğu belirtilen terazinin gerçekte 5 gram aralıklarla ve 40 kilogram kapasiteyle tartım yapan cihaz olması ve başka kesin ticaret delili bulunmaması karşısında eylemin kullanma kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönünde.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2012/10-325 E., 2012/1817 K.: 393,5 gram esrar bulunmasına rağmen kullanma dışında amaç bulunduğuna dair kesin delil olmadığı olayda TCK m.191 değerlendirmesi yapılması gerektiği yönünde.

Hukuki Dayanaklar

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.188 – Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
  • TCK m.188/3 – Satma, satışa arz etme, başkasına verme, sevk, nakil, depolama, satın alma, kabul etme ve bulundurma
  • TCK m.188/4 – Belirli uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ve diğer nitelikli hâller
  • TCK m.191 – Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma
  • TCK m.192 – Etkin pişmanlık
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.217 – Delillerin değerlendirilmesi
  • CMK m.223/2-e – Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat
  • Anayasa m.38 – Masumiyet karinesi ve ceza hukukunun temel güvenceleri

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri