Basit Yaralama ile Kasten Yaralama Arasındaki Fark Nedir? TCK 86 ve BTM – 2026
- Basit yaralama ile kasten yaralama arasındaki fark nedir? Hukuken “basit yaralama” ve “kasten yaralama” tamamen birbirinden ayrı iki suç değildir. Halk arasında basit yaralama denilen durum, çoğunlukla TCK m.86/2’de düzenlenen, yaralanmanın etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olduğu kasten yaralama halidir.
Başka bir ifadeyle;
TCK m.86/1: Basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek kasten yaralama.
TCK m.86/2: Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif kasten yaralama.
2026 itibarıyla bu ayrımın önemi büyüktür. Çünkü uygulanacak;
- Hapis cezası,
- Adli para cezası ihtimali,
- Şikâyet şartı,
- Uzlaştırma,
- Nitelikli hal,
- HAGB ve diğer ceza bireyselleştirme hükümleri
yaralanmanın hangi fıkra kapsamında kaldığına göre değişebilir.
Üstelik kasten yaralama cezaları 4 Haziran 2025 tarihinde artırılmıştır.
Güncel TCK m.86/1’e göre basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek kasten yaralamanın cezası 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir.
Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde ise TCK m.86/2 gereğince 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezası uygulanabilir.
Suçun kadına karşı işlenmesi halinde TCK m.86/2 bakımından hapis cezasının alt sınırı 9 aydan az olamaz.
Basit Yaralama Aslında Kasten Yaralama Suçu mudur?
Evet.
Bu konuda kullanılan günlük dil hukuki kavramlarla karışmaktadır.
“Basit yaralama” denildiğinde çoğu zaman;
TCK m.86/2 kapsamındaki basit tıbbi müdahale ile giderilebilir kasten yaralama
kastedilmektedir.
Dolayısıyla;
“Ben kasten yaralamadan değil, sadece basit yaralamadan yargılanıyorum.”
ifadesi teknik açıdan tam doğru değildir.
Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir yaralama da kasten yaralama suçunun daha hafif şeklidir.
Kasten Yaralama Suçu Nedir?
TCK m.86/1’e göre;
kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi
kasten yaralama suçunu işlemiş olur.
Bu tanım oldukça geniştir.
Kasten yaralama için her durumda;
- Kanama,
- Kırık,
- Hastaneye yatış,
- Ameliyat
olması gerekmez.
Kişinin vücuduna kasten acı verilmesi dahi şartları varsa suçun oluşmasına yeterli olabilir.
Bu nedenle;
“Hiç izi kalmadı, yaralama suçu olmaz.”
şeklindeki düşünce doğru değildir.
BTM Ne Demektir?
Ceza dosyalarında sık görülen;
“Yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu”
ifadesinin kısaltması uygulamada BTM olarak kullanılmaktadır.
BTM, yaralanmanın kişi üzerindeki etkisinin hafif olduğunu gösteren adli tıbbi bir değerlendirmedir.
Bu kavram;
“Hastaneye gitmedi.”
veya
“Tedavi yapılmadı.”
anlamına gelmez.
Önemli olan yaralanmanın tıbbi etkisinin ne kadar ağır olduğudur.
Darp Raporunda “BTM ile Giderilebilir” Yazması Ne Demektir?
Adli muayene raporunda;
“Yaralanma basit tıbbi müdahale ile giderilebilir niteliktedir.”
yazıyorsa yaralanmanın tıbbi ağırlığı kural olarak TCK m.86/2 kapsamında değerlendirmeye elverişlidir.
Bu durumda diğer şartlar da oluşmuşsa suçun cezası:
6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Ancak rapor dosyanın tek unsuru değildir.
Mahkeme ayrıca;
- Yaralamanın nasıl meydana geldiğini,
- Silah kullanılıp kullanılmadığını,
- Fail ile mağdurun ilişkisini,
- Başka ağırlaştırıcı neden bulunup bulunmadığını
değerlendirir.
“BTM ile Giderilemez” Ne Demektir?
Adli raporda;
“Yaralanma basit tıbbi müdahale ile giderilemez.”
denilmişse yaralanmanın TCK m.86/2’deki hafif yaralama sınırının üzerinde olduğu anlaşılır.
Bu durumda temel olarak TCK m.86/1 gündeme gelir.
2026 itibarıyla TCK m.86/1’in cezası:
1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır.
Ayrıca;
- Kemik kırığı,
- Yaşamı tehlikeye sokan durum,
- Yüzde sabit iz,
- Organ fonksiyonunda sürekli zayıflama
gibi sonuçlar varsa TCK m.87 kapsamında ceza daha da ağırlaşabilir.
2025’te Kasten Yaralama Cezaları Arttı mı?
Evet.
4 Haziran 2025 tarihli kanun değişikliğiyle kasten yaralama cezaları artırılmıştır.
Değişiklikten önce TCK m.86/1’in cezası:
1 yıldan 3 yıla kadar hapis
iken;
güncel ceza:
1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapis
haline gelmiştir.
TCK m.86/2 kapsamındaki BTM ile giderilebilir yaralamanın cezası ise;
4 ay–1 yıl
seviyesinden;
6 ay–1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezasına
çıkarılmıştır.
Kadına karşı BTM ile giderilebilir yaralamada daha önce 6 ay olan özel alt sınır da 9 aya çıkarılmıştır.
Bu nedenle 2026 yılında eski internet sitelerinde bulunan ceza miktarlarıyla hareket edilmemelidir.
Suç Tarihi 2025’ten Önceyse Yeni Ceza mı Uygulanır?
Her durumda hayır.
Ceza hukukunda fail aleyhine getirilen daha ağır ceza geçmişe yürütülemez.
Suç tarihindeki kanun ile daha sonra yürürlüğe giren kanun karşılaştırılır ve sanığın lehine olan kanun uygulanır.
Dolayısıyla örneğin yaralama fiili 2024 yılında gerçekleşmişse, 2025’te getirilen daha ağır ceza sınırları otomatik olarak geçmişteki olaya uygulanmaz.
Bu nedenle kasten yaralama dosyalarında suç tarihi özellikle önemlidir.
Tokat Atmak Basit Yaralama mıdır?
Tokat atmak şartları varsa kasten yaralama suçunu oluşturabilir.
Ancak;
“Tokat her zaman TCK 86/2’dir.”
şeklinde otomatik bir kural bulunmamaktadır.
Tokadın mağdur üzerindeki gerçek etkisine bakılır.
Örneğin yalnızca geçici kızarıklık meydana gelmiş olabilir.
Buna karşılık çok şiddetli bir darbe sonucunda;
- Kulak zarında hasar,
- Yüz kemiğinde kırık,
- Daha ağır tıbbi sonuç
meydana gelmiş olabilir.
Bu durumda suçun hukuki niteliği değişebilir.
Önemli olan yalnızca kullanılan hareket değil, meydana gelen yaralanmanın sonucudur.
Yumruk Atmanın Cezası Nedir?
Yumrukla yaralamanın tek bir sabit cezası yoktur.
Bir yumruk;
- Hiç kalıcı etki bırakmadan hafif yaralanmaya,
- Burun kırığına,
- Diş kaybına,
- Kafa travmasına,
- Hayati tehlikeye
neden olabilir.
Dolayısıyla;
“Bir yumruğun cezası kaç yıl?”
sorusunun cevabı mağdurda oluşan yaralanmaya bağlıdır.
BTM ile giderilebilir yaralanmada TCK m.86/2;
BTM ile giderilemeyen yaralanmada TCK m.86/1;
kırık veya diğer ağır sonuçlarda ise ayrıca TCK m.87 gündeme gelebilir.
Saç Çekmek Kasten Yaralama Suçu Olur mu?
Kişinin vücuduna acı vermek kasten yaralama suçunun temel tanımı içerisindedir.
Bu nedenle saç çekme;
- Acı vermiş,
- Yaralanma oluşturmuş
ve kasten gerçekleştirilmişse somut olayın özelliklerine göre kasten yaralama kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak olayın delilleri ayrıca incelenmelidir.
İtmek Kasten Yaralama Suçu mudur?
Her itme otomatik olarak yaralama suçu değildir.
Ancak kişi kasten itilmiş ve bunun sonucunda;
- Vücuduna acı gelmiş,
- Düşmüş,
- Yaralanmış
ise kasten yaralama gündeme gelebilir.
Örneğin kişinin merdivenden itilmesi sonucunda kırık oluşmasıyla hafif bir tartışma sırasında omuzundan itilmesi aynı sonuçları doğurmaz.
Morarma BTM Sayılır mı?
Morarma, ekimoz veya sıyrık gibi bulguların somut niteliği ve ağırlığı adli hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Adalet Bakanlığı’nın adli kolluk rehberlerinde de darp raporunda ekimoz veya sıyrık tespit edilmişse raporun;
yaralanmanın BTM ile giderilebilir olup olmadığını açıkça belirtmesi gerektiği
vurgulanmaktadır.
Dolayısıyla yalnızca;
“Morluk var.”
bilgisinden hareketle kesin hukuki nitelendirme yapmak yerine adli rapor incelenmelidir.
Dikiş Atılan Yara BTM Olabilir mi?
Yaralanmanın hukuki niteliği yalnızca;
“Kaç dikiş atıldı?”
sorusu üzerinden belirlenmez.
Yaranın;
- Yeri,
- Derinliği,
- Doku hasarı,
- Organ veya damar etkilenmesi,
- Tıbbi sonucu
birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle;
“Dikiş varsa kesin BTM değildir.”
veya
“İki dikiş olduğu için kesin basittir.”
şeklinde genel bir kural yoktur.
Adli rapor esas alınmalıdır.
Burun Kırılması Basit Yaralama mıdır?
Kemik kırığı varsa TCK m.87/3 ayrıca gündeme gelir.
Kanuna göre kasten yaralama sonucunda kemik kırılması veya çıkığı meydana gelmişse, TCK m.86’ya göre belirlenen ceza kırığın veya çıkığın kişinin hayat fonksiyonları üzerindeki etkisine göre yarısına kadar artırılır.
Dolayısıyla burun kırığı;
“Sadece yaralama var.”
denilerek TCK m.86/2 kapsamında sıradan bir BTM yaralanması gibi değerlendirilemez.
Adli raporda kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi ayrıca derecelendirilir.
Kemik Kırığının Cezaya Etkisi Nedir?
TCK m.87/3’e göre kasten yaralama;
- Kemik kırığına veya
- Kemik çıkığına
neden olmuşsa temel ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır.
Örneğin küçük bir kırık ile kişinin günlük yaşamını ciddi biçimde etkileyen ağır kırığın ceza üzerindeki etkisi aynı olmayabilir.
Bu nedenle adli raporda;
“Kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi”
ayrıca belirtilir.
Hayati Tehlike Varsa Ceza Ne Olur?
Kasten yaralamanın mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olması TCK m.87/1 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamadır.
Bu durumda TCK m.86’ya göre belirlenen ceza bir kat artırılır.
Ayrıca güncel kanunda belirli asgari ceza sınırları bulunmaktadır.
TCK m.86/1 kapsamında başlayan yaralamalarda sonuç ceza 4 yıldan, TCK m.86/3 kapsamındaki nitelikli yaralamalarda ise 6 yıldan az olamaz.
Bu nedenle;
“Hayati tehlike yoksa yaralama basittir.”
ifadesinin tersi de doğru değildir.
Hayati tehlike ağırlaştırıcı sonuçlardan yalnızca biridir.
Yüzde Sabit İz Oluşursa Ne Olur?
Yaralamanın mağdurun yüzünde sabit ize neden olması TCK m.87/1 kapsamında ağırlaştırıcı sonuçtur.
Her yara izi “yüzde sabit iz” sayılmaz.
Adli tıp değerlendirmesinde izin;
- İyileşme süreci,
- Görünürlüğü,
- Yüz bölgesindeki konumu,
- Belirginliği
incelenir.
Bu nedenle olaydan hemen sonraki geçici yara görüntüsüne bakılarak kesin olarak;
“Yüzde sabit iz oluştu.”
denilemez.
Gerekli iyileşme sürecinden sonra yeniden adli tıp muayenesi istenebilir.
Organ İşlevinin Zayıflaması Halinde Ne Olur?
Kasten yaralamanın mağdurun;
duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına
neden olması TCK m.87/1 kapsamındadır.
Buna karşılık organ veya duyunun işlevinin tamamen yitirilmesi TCK m.87/2 kapsamındaki daha ağır neticedir.
Bu iki durum arasında ceza bakımından önemli fark bulunmaktadır.
Organ Kaybında Ceza Ne Kadar Artar?
TCK m.87/2 kapsamında;
- İyileşmesi mümkün olmayan hastalık,
- Bitkisel hayat,
- Bir duyu veya organın işlevinin yitirilmesi,
- Konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybı,
- Yüzün sürekli değişikliği,
- Gebe kadının çocuğunun düşmesi
gibi sonuçlar meydana gelirse TCK m.86 üzerinden belirlenen ceza iki kat artırılır.
Ayrıca sonuç ceza TCK m.86/1 üzerinden başlayan olaylarda 6 yıldan, TCK m.86/3 kapsamında kalan olaylarda 9 yıldan az olamaz.
Yaralama Sonucu Ölüm Olursa Kasten Öldürme mi Olur?
Her durumda değil.
Failin kastı burada belirleyicidir.
Failin öldürme kastıyla hareket ettiği tespit edilirse kasten öldürme veya öldürmeye teşebbüs hükümleri gündeme gelir.
Fail yalnızca yaralama kastıyla hareket etmiş fakat yaralama sonucunda mağdur ölmüşse şartları varsa TCK m.87/4 kapsamında kasten yaralama sonucunda ölüm söz konusu olabilir.
Güncel TCK m.87/4’e göre bu durumda;
TCK m.86/1 kapsamındaki olayda 10 yıldan 14 yıla,
TCK m.86/3 kapsamındaki olayda 14 yıldan 18 yıla kadar
hapis cezası gündeme gelebilir.
Bu nedenle öldürme kastı ile yaralama kastının ayrımı ağır ceza dosyalarının en önemli meselelerinden biridir.
Bıçakla Yaralama Basit Yaralama Sayılabilir mi?
Tıbbi sonuç BTM ile giderilebilir olabilir.
Ancak bıçak kullanılması halinde ayrı bir hukuki mesele ortaya çıkar:
Silahla kasten yaralama.
TCK m.86/3-e uyarınca kasten yaralamanın silahla işlenmesi, cezanın yarı oranında artırılmasını gerektirir ve soruşturma için şikâyet aranmaz.
Örneğin bıçakla yapılan saldırının oluşturduğu kesi tıbben BTM ile giderilebilir olsa bile;
“BTM olduğu için yalnız TCK 86/2 uygulanır.”
denilmez.
TCK m.86/2 ile birlikte m.86/3-e de değerlendirilir.
Bıçak Silah Sayılır mı?
Ceza hukuku bakımından bıçak kural olarak silah niteliğinde değerlendirilebilir.
TCK m.6’daki silah tanımı yalnızca tabanca ve tüfeği kapsamaz.
Ayrıca;
fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler
de olayın şartlarına göre silah kabul edilebilir.
Bu nedenle sopa, taş, şişe veya benzeri bir cismin “silah” sayılıp sayılmayacağı cismin nasıl kullanıldığına ve saldırıda kullanılmaya elverişliliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Silahla Basit Yaralama Şikâyete Bağlı mı?
Hayır.
Bu çok önemli bir ayrımdır.
Normal TCK m.86/2 kapsamındaki BTM ile giderilebilir yaralama şikâyete bağlıdır.
Ancak yaralama;
- Silahla,
- Üstsoya veya altsoya,
- Eşe veya boşanılan eşe,
- Kardeşe,
- Kendini savunamayacak kişiye,
- Kamu görevi nedeniyle,
- Kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak
işlenmişse TCK m.86/3 gündeme gelir ve kanun açıkça şikâyet aranmayacağını belirtmektedir.
Dolayısıyla;
“Yara hafif, mağdur şikâyetini çekerse dava kesin düşer.”
ifadesi silahla veya diğer nitelikli hallerde doğru değildir.
BTM Yaralama Şikâyete Bağlı mı?
TCK m.86/2’nin nitelikli hal bulunmayan temel şekli şikâyete bağlıdır.
Mağdurun şikâyeti bulunmazsa soruşturma veya kovuşturma yapılamaz.
Şikâyet yapılmış ancak daha sonra geçerli şekilde vazgeçilmişse kanundaki şartlarla dava düşebilir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2 Şubat 2026 tarihli kararında da TCK m.86/2 kapsamındaki yaralamada mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşmesi gerektiğine karar vermiştir.
Basit Yaralamada Şikâyet Süresi Kaç Aydır?
TCK m.86/2 kapsamındaki şikâyete tabi basit yaralamada genel şikâyet süresi 6 aydır.
Süre TCK m.73 uyarınca mağdurun;
- Fiili ve
- Faili
öğrendiği tarihten itibaren hesaplanır.
Bu nedenle mağdurun altı aylık süreyi kaçırması halinde şikâyete bağlı basit yaralama yönünden önemli hak kaybı oluşabilir.
TCK 86/1 Kasten Yaralama Şikâyete Bağlı mı?
Hayır.
Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu TCK m.86/1 kapsamındaki kasten yaralama suçu şikâyete bağlı değildir.
Savcılık olayı öğrendiğinde soruşturmaya re’sen devam edebilir.
Mağdur daha sonra;
“Şikâyetçi değilim.”
dese bile bu beyan tek başına kamu davasını sona erdirmez.
Ancak uzlaştırma hükümleri ayrıca önem taşır.
Basit Yaralama Uzlaştırmaya Tabi mi?
Evet.
TCK m.86/2 kapsamındaki basit yaralama uzlaştırmaya tabidir.
CMK m.253 hem şikâyete bağlı suçları hem de ayrıca TCK m.86’nın üçüncü fıkrası hariç kasten yaralama hallerini uzlaştırma kapsamına almaktadır.
Dolayısıyla TCK m.86/2 bakımından uzlaştırma prosedürü uygulanabilir.
BTM ile Giderilemeyen Kasten Yaralama Uzlaştırmaya Tabi mi?
TCK m.86/1 de, m.86/3’teki nitelikli haller bulunmadığı sürece uzlaştırma kapsamındadır.
Bu nokta sık karıştırılır.
TCK m.86/1 şikâyete bağlı değildir; buna rağmen CMK m.253/1-b hükmü nedeniyle uzlaştırmaya tabi suçlar arasında yer almaktadır.
Dolayısıyla;
şikâyete bağlı olmak
ile
uzlaştırmaya tabi olmak
aynı kavram değildir.
Silahla Kasten Yaralama Uzlaştırmaya Tabi mi?
Hayır.
CMK m.253 kasten yaralama suçlarını uzlaştırma kapsamına alırken açıkça;
“üçüncü fıkra hariç”
demektedir.
TCK m.86/3-e kapsamındaki silahla yaralama bu nedenle uzlaştırmaya tabi değildir.
Yargıtay’ın 2026 tarihli kararlarında da bıçakla gerçekleştirilen TCK m.86/2 ve m.86/3-e kapsamındaki yaralamanın nitelikli yaralama olduğu ve TCK m.86/3’ün uzlaştırma kapsamı dışında kaldığı açık biçimde görülmektedir.
Eşe Karşı Basit Yaralama Şikâyete Bağlı mı?
Kasten yaralamanın;
- Eşe,
- Boşanılan eşe,
- Üstsoya,
- Altsoya,
- Kardeşe
karşı işlenmesi TCK m.86/3-a kapsamındadır.
Bu nedenle yaralanma BTM ile giderilebilir kadar hafif olsa dahi şikâyet aranmaz.
Ayrıca verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Bu nedenle;
“Eşim şikâyetini geri çekti, dosya kesin kapanır.”
şeklinde bir sonuç çıkarılamaz.
Kadına Karşı Basit Yaralamanın Cezası Nedir?
TCK m.86/2 kapsamında yaralamanın kadına karşı işlenmesi halinde hapis cezasının alt sınırı 9 aydan az olamaz.
Normal BTM yaralama için ceza:
6 ay–1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezası
iken, kadına karşı işlenen suçta hapis cezası tercih edilmesi halinde alt sınır 9 aydır.
Eğer mağdur aynı zamanda failin;
- Eşi,
- Boşandığı eşi,
- Üstsoyu,
- Altsoyu veya
- Kardeşi
ise TCK m.86/3 kapsamında ayrıca nitelikli hal değerlendirmesi yapılır.
Çocuğa Karşı Yaralamanın Cezası Artar mı?
Çocuğun durumuna ve olayın özelliklerine göre farklı hükümler gündeme gelebilir.
Özellikle mağdur beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda ise TCK m.86/3-b uygulanabilir.
Ayrıca failin;
- Anne,
- Baba,
- Üstsoy
olması halinde TCK m.86/3-a da gündeme gelebilir.
Bu nedenle çocuğa yönelik yaralama dosyalarında yalnızca BTM raporuna bakılması yeterli değildir.
Kavga Sırasında Her İki Taraf da Yaralanırsa Ne Olur?
Her iki tarafın da yaralanmış olması;
“Suç yoktur.”
anlamına gelmez.
Savcılık;
- Kimin ilk saldırıyı gerçekleştirdiğini,
- Tarafların hangi hareketleri yaptığını,
- Meşru müdafaa bulunup bulunmadığını,
- Yaralanmaların ağırlığını
ayrı ayrı değerlendirir.
Her iki taraf hakkında da kasten yaralama soruşturması yürütülmesi mümkündür.
Bununla birlikte saldırıya karşı hukuka uygun savunma söz konusuysa meşru müdafaa hükümleri uygulanabilir.
Karşı Taraf İlk Vurduysa Ben Ceza Alır mıyım?
Her durumda aynı cevap verilemez.
Karşı tarafın ilk saldırıyı gerçekleştirmesi meşru müdafaa bakımından önemli olabilir.
Ancak saldırı sona erdikten sonra;
“O bana vurdu, ben de peşinden gidip dövdüm.”
şeklindeki eylem artık savunma değil, karşı saldırı olarak değerlendirilebilir.
Meşru müdafaada savunmanın;
- Devam eden veya gerçekleşmesi muhakkak saldırıya karşı olması,
- Saldırıyla orantılı bulunması
gerekir.
Haksız Tahrik Yaralama Cezasını Azaltır mı?
Şartları varsa evet.
TCK m.29 uyarınca haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişi hakkında cezada indirim yapılabilir.
Ancak;
“Tartıştık, bu nedenle kesin haksız tahrik indirimi uygulanır.”
şeklinde otomatik bir kural yoktur.
Haksız davranışın;
- Ne olduğu,
- Kimden kaynaklandığı,
- Suçla bağlantısı
araştırılır.
Darp Raporu Olmadan Kasten Yaralama İspatlanabilir mi?
Adli rapor yaralama dosyalarında son derece önemli bir delildir ancak teorik olarak tek ispat aracı değildir.
Olay;
- Kamera görüntüsü,
- Tanık,
- Fotoğraf,
- Mesaj,
- Sanığın ikrarı,
- Hastane kayıtları
gibi başka delillerle de değerlendirilebilir.
Ancak yaralanmanın BTM ile giderilip giderilemeyeceği veya kırık, hayati tehlike gibi tıbbi sonuçların bulunup bulunmadığı konusunda adli tıbbi rapor büyük önem taşır.
Darp Raporunu Aynı Gün Almak Zorunlu mu?
Mümkün olduğunca erken muayene olmak delilin sağlıklı biçimde tespiti açısından önemlidir.
Adalet Bakanlığının mağdur bilgilendirme sayfasında da yaralama halinde hastaneye sevk edilerek adli muayene raporu düzenleneceği belirtilmektedir.
Ancak raporun olaydan birkaç saat veya gün sonra alınmış olması onu otomatik olarak geçersiz hale getirmez.
Gecikmenin yaralanmanın tespitine etkisi ayrıca değerlendirilir.
İlk Rapor Geçici Rapor İse Ne Olur?
Bazı yaralanmalarda ilk muayenede kesin değerlendirme yapmak mümkün olmayabilir.
Örneğin;
- Kırık şüphesi,
- Yüzde sabit iz,
- Organ fonksiyon kaybı,
- Hayati tehlike
bakımından ek tetkikler veya iyileşme sürecinin beklenmesi gerekebilir.
Bu durumda geçici rapor düzenlenebilir ve daha sonra kesin rapor alınabilir.
Mahkemenin nihai ceza değerlendirmesinde özellikle kesin adli rapor önem taşır.
Adli Tıp Raporuna İtiraz Edilebilir mi?
Evet.
Taraflar;
- Raporun eksik belgeye dayandığını,
- Yaralanmanın yanlış sınıflandırıldığını,
- Kırığın değerlendirilmediğini,
- Yüzde sabit iz bakımından yeterli süre beklenmediğini
ileri sürerek ek veya yeni rapor talep edebilir.
Gerekli görülürse dosya Adli Tıp Kurumu veya ilgili uzman sağlık kuruluna gönderilebilir.
Raporun tıbbi değerlendirmesi ceza miktarını doğrudan değiştirebildiği için özellikle sınırdaki yaralanmalarda rapora itiraz önemli olabilir.
BTM Raporu Varsa Kesin Adli Para Cezası mı Verilir?
Hayır.
TCK m.86/2;
6 ay–1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezası
öngörmektedir.
Burada kanun seçimlik yaptırım tanımaktadır.
Ancak;
“BTM varsa kesin para cezasıdır.”
şeklinde bir kural bulunmamaktadır.
Mahkeme kanundaki ceza belirleme hükümleri ve somut olayın özellikleri çerçevesinde karar verir.
BTM Yaralamada HAGB Olabilir mi?
Güncel CMK m.231’deki şartlar oluşuyorsa HAGB değerlendirmesi gündeme gelebilir.
Ancak;
- Sonuç ceza,
- Sanığın önceki kasıtlı mahkûmiyetleri,
- Suçun ve dosyanın özellikleri
ayrıca incelenmelidir.
Dolayısıyla BTM raporu bulunması otomatik HAGB anlamına gelmez.
Basit Yaralama Sabıka Kaydına İşler mi?
Şikâyet edilmek, ifade vermek veya hakkında dava açılması tek başına sabıka kaydı oluşturmaz.
Ancak yargılama sonunda adli sicile kaydedilmesi gereken kesinleşmiş mahkûmiyet kararı ortaya çıkarsa adli sicil mevzuatı uygulanır.
Uzlaşma ile sonuçlanan dosya ise mahkûmiyetle aynı şey değildir.
Kasten Yaralama Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?
Evet.
Yaralama mağduru ceza soruşturması dışında şartları varsa;
- Tedavi giderleri,
- Çalışma gücü kaybı,
- Geçici iş göremezlik,
- Sürekli maluliyet,
- Bakıcı gideri,
- Manevi tazminat
talep edebilir.
Ceza davası ile tazminat süreci birbirinden farklıdır.
BTM düzeyindeki bir yaralanmada dahi kişilik hakkı ihlali ve manevi zarar şartları oluşmuşsa özel hukuk talepleri ayrıca değerlendirilebilir.
Basit Yaralama ile Kasten Yaralama Arasındaki Temel Farklar Nelerdir?
En önemli farklar şu şekilde özetlenebilir:
BTM ile giderilebilir kasten yaralama – TCK m.86/2
- Yaralanma hafiftir.
- Ceza 6 ay–1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezasıdır.
- Temel hali şikâyete bağlıdır.
- 6 aylık şikâyet süresi uygulanır.
- Uzlaştırma kapsamındadır.
- Kadına karşı işlenirse hapis cezasının alt sınırı 9 aydır.
BTM ile giderilemeyen kasten yaralama – TCK m.86/1
- Yaralanmanın tıbbi etkisi daha ağırdır.
- Ceza 1 yıl 6 ay–3 yıl hapistir.
- Şikâyete bağlı değildir.
- Buna rağmen m.86/3 bulunmuyorsa uzlaştırma kapsamındadır.
Nitelikli kasten yaralama – TCK m.86/3
- Örneğin silahla veya eşe karşı işlenmiş olabilir.
- Şikâyet aranmaz.
- Temel ceza kural olarak yarı oranında artırılır.
- Canavarca hisle işlenirse artırım bir kattır.
- Uzlaştırma kapsamında değildir.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama – TCK m.87
- Kırık,
- Yüzde sabit iz,
- Hayati tehlike,
- Organ fonksiyon kaybı,
- Ölüm
gibi ağır sonuçlar bulunabilir.
- Ceza TCK m.86’ya göre çok daha ciddi şekilde artırılır.
Sık Sorulan Sorular
Basit yaralama nedir?
Halk arasında basit yaralama olarak ifade edilen durum genellikle yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafif olduğu TCK m.86/2 kapsamındaki kasten yaralamadır.
Basit yaralamanın cezası nedir?
2026 itibarıyla 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Kasten yaralamanın cezası nedir?
BTM ile giderilemeyen TCK m.86/1 kapsamındaki kasten yaralamanın güncel cezası 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir.
Kadına karşı basit yaralamanın cezası nedir?
TCK m.86/2 kapsamındaki suç kadına karşı işlenirse hapis cezasının alt sınırı 9 aydan az olamaz.
BTM ne demektir?
Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir anlamına gelir ve yaralanmanın adli tıbbi ağırlığını ifade eder.
BTM yaralama şikâyete bağlı mı?
Nitelikli hal bulunmayan TCK m.86/2 kapsamındaki yaralama şikâyete bağlıdır.
Şikâyet süresi kaç ay?
TCK m.86/2 kapsamındaki temel basit yaralamada şikâyet süresi kural olarak 6 aydır.
BTM yaralama uzlaştırmaya tabi mi?
Evet. TCK m.86/2 uzlaştırma kapsamındadır.
TCK 86/1 yaralama uzlaştırmaya tabi mi?
Evet. TCK m.86/3’teki nitelikli haller bulunmadığı sürece CMK m.253 gereğince uzlaştırma kapsamındadır.
Silahla yaralama şikâyete tabi mi?
Hayır. TCK m.86/3 kapsamındaki silahla kasten yaralama şikâyete bağlı değildir.
Silahla yaralama uzlaştırmaya tabi mi?
Hayır. CMK m.253, TCK m.86’nın üçüncü fıkrasını uzlaştırma kapsamı dışında bırakmaktadır.
Burun kırılması basit yaralama mıdır?
Kemik kırığı TCK m.87/3 kapsamında ayrıca ceza artırımı gerektirir. Kırığın kişinin hayat fonksiyonlarına etkisi adli raporla değerlendirilir.
Darp raporunda BTM yazması önemli mi?
Evet. Suçun TCK m.86/1 veya m.86/2 kapsamında değerlendirilmesi bakımından adli rapor son derece önemlidir.
Basit Yaralama ve Kasten Yaralama Dosyaları İçin Ceza Avukatı Desteği
Kasten yaralama dosyalarında yalnızca;
“Mağdura vuruldu.”
tespitine bakmak yeterli değildir.
Somut olayda özellikle;
- Yaralanmanın BTM ile giderilebilir olup olmadığı,
- Adli raporun kesin veya geçici olup olmadığı,
- Kemik kırığı bulunup bulunmadığı,
- Kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi,
- Hayati tehlike olup olmadığı,
- Yüzde sabit iz veya organ fonksiyon kaybı bulunup bulunmadığı,
- Silah kullanılıp kullanılmadığı,
- Fail ile mağdur arasındaki akrabalık veya eş ilişkisi,
- Meşru müdafaa veya haksız tahrik koşullarının bulunup bulunmadığı,
- Şikâyetin süresinde yapılıp yapılmadığı,
- Uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı
birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle 4 Haziran 2025 tarihinde kasten yaralama cezalarının artırılmış olması nedeniyle suç tarihi önemlidir. 2026 itibarıyla BTM ile giderilebilir yaralamanın temel cezası 6 ay–1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezası, BTM ile giderilemeyen kasten yaralamanın cezası ise 1 yıl 6 ay–3 yıl hapis olarak uygulanmaktadır.
Ayrıca yaralanma hafif olsa dahi eylemin bıçak veya başka bir silahla gerçekleştirilmesi, eşe veya boşanılan eşe karşı işlenmesi gibi TCK m.86/3 halleri varsa dosyanın hukuki niteliği tamamen değişebilir. Bu durumlarda suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma hükümleri de uygulanmaz.
Avukat Ferhat Küle Hukuk Bürosu olarak basit yaralama, kasten yaralama, silahla yaralama, karşılıklı kavga, meşru müdafaa, haksız tahrik, adli tıp raporuna itiraz, şüpheli ve sanık müdafiliği, müşteki vekilliği ve yaralamaya bağlı tazminat süreçlerinde hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.
Somut olayda adli raporlar, kamera görüntüleri, tanık anlatımları ve diğer deliller incelenerek yaralamanın TCK m.86/2, m.86/1, m.86/3 veya m.87 kapsamında olup olmadığı, şikâyet ve uzlaştırma hükümleri ile uygulanabilecek ceza miktarı değerlendirilebilir.
Av. Ferhat Küle
İstanbul