BEKARLIK SOYADINI KULLANMAYA İZİN VERİLMESİ TALEBİ DİLEKÇE ÖRNEĞİ
NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ’NE
İSTANBUL
DAVACI: AD VE SOYAD (T.C. Kimlik No: …) – ADRES
VEKİLİ: Av. AD VE SOYAD – ADRES
DAVALI: İLGİLİ NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ – ADRES
KONU: Davacının evlilik nedeniyle kullanmakta olduğu eşinin soyadının nüfus kaydından çıkarılarak yalnızca evlilik öncesi (bekârlık) soyadını kullanmasına izin verilmesi ve nüfus kayıtlarının buna göre düzeltilmesi talebimizden ibarettir.
AÇIKLAMALAR
- Davacı, [evlilik tarihi] tarihinde [eşinin adı ve soyadı] ile evlenmiştir. Evlilik işlemi sonrasında davacının nüfus kaydındaki soyadı değiştirilerek eşinin soyadı olan “[eşin soyadı]” şeklinde kaydedilmiştir.
- Davacının evlilik öncesinde kullandığı ve doğumundan itibaren kişisel, sosyal ve mesleki kimliğinin ayrılmaz bir parçası hâline gelen soyadı **“[bekârlık soyadı]”**dır. Davacı, evlilik birliği devam etmekle birlikte bundan sonraki hayatında yalnızca evlilik öncesi soyadı olan **“[bekârlık soyadı]”**nı kullanmak istemektedir.
- Soyadı, kişinin yalnızca nüfus kayıtlarında yer alan biçimsel bir unsur olmayıp kişinin kimliğini, özel hayatını, sosyal çevresini ve toplum nezdinde tanınırlığını doğrudan ilgilendiren, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir kişilik hakkıdır.
- Nitekim Anayasa’nın 17. maddesinde herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu, 20. maddesinde ise herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkının bulunduğu güvence altına alınmıştır. Kişinin hangi soyadıyla tanınacağını ve sosyal hayatını hangi soyadıyla sürdüreceğini belirleyebilmesi de kişinin manevi varlığı ve özel hayatıyla doğrudan ilgilidir.
- Kadının evlenmekle birlikte eşinin soyadını almak zorunda bırakılması, buna karşılık erkeğin evlilik sonrasında soyadını aynen kullanmaya devam etmesi kadın ve erkek arasında cinsiyete dayalı farklı bir uygulama meydana getirmekteydi.
- Anayasa Mahkemesi anılan kararında, evlilik sonrasında kadının soyadının değişmesinin zorunlu tutulmasına karşılık erkeğin evlilik öncesi soyadını kullanmaya devam etmesinin kadın ve erkek arasında farklı muamele teşkil ettiğini ve bu farklılığın eşitlik ilkesi bakımından haklı bir temele dayanmadığını ortaya koymuştur.
- Kaldı ki Anayasa Mahkemesinin söz konusu iptal kararından önce dahi yargısal içtihatlar, evli kadının yalnızca evlilik öncesi soyadını kullanabileceği yönünde gelişmiştir.
- Dolayısıyla davacının talebinin kabulü için mesleki zorunluluk, sosyal çevrede başka bir soyadıyla tanınıyor olma, akademik çalışmalarının bulunması veya başka bir özel haklı sebep ileri sürmesi zorunlu değildir. Davacının kendi soyadını kullanmak istemesi başlı başına yeterlidir.
- Bununla birlikte davacı, evlilik öncesi soyadı olan “[bekârlık soyadı]” ile uzun yıllardır ailesi, sosyal çevresi ve varsa mesleki çevresinde tanınmaktadır. Evlilik nedeniyle meydana gelen soyadı değişikliği davacının kişisel kimliği ve geçmişi ile mevcut nüfus kaydı arasında farklılık meydana getirmektedir.
- Davacının yalnızca evlilik öncesi soyadını kullanması evlilik birliğine herhangi bir zarar vermeyeceği gibi eşler arasındaki hukuki ilişkiyi de etkilemeyecektir. Aile birliğinin varlığı, eşlerin zorunlu olarak aynı soyadını taşımasına bağlı değildir.
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Ünal Tekeli/Türkiye kararında da kişinin soyadının özel hayat kapsamında bulunduğu kabul edilmiş; evli kadının evlilik öncesi soyadını tek başına kullanamamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesiyle bağlantılı olarak 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağı bakımından ihlal oluşturduğu belirtilmiştir.
- Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrası gereğince usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanun hükümlerinin aynı konuda farklı hükümler içermesi hâlinde milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınması gerekmektedir.
- Somut olayda davacı evlilik birliğini sona erdirmek istememekte; yalnızca kişilik hakkı kapsamında kendisine ait olan ve evlilikten önce kullandığı “[bekârlık soyadı]” soyadını tek başına kullanmayı talep etmektedir.
- Davacının talebi herhangi bir üçüncü kişinin hakkına zarar vermediği gibi kamu düzenine de aykırılık teşkil etmemektedir. Aksine talebin kabulü; kişinin manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı, özel hayata saygı hakkı ve kadın-erkek eşitliği ilkelerinin bir gereğidir.
- Tüm bu nedenlerle davacının evlilik nedeniyle nüfus kaydında bulunan “[eşin soyadı]” soyadının kaldırılarak, yalnızca evlilik öncesi soyadı olan **“[bekârlık soyadı]”**nı kullanmasına ve nüfus kayıtlarının bu doğrultuda düzeltilmesine karar verilmesi amacıyla işbu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ NEDENLER
T.C. Anayasası m. 10, 17, 20 ve 90; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 8 ve 14; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümleri; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair ilgili mevzuat.
DELİLLER
- Davacının vukuatlı nüfus kayıt örneği,
- Evlilik kayıtları ve evlenme belgesi,
- Davacının evlilik öncesi soyadını gösterir nüfus kayıtları,
- Davacının kimlik belgesi,
- Gerektiğinde ilgili Nüfus Müdürlüğünden celbedilecek kayıt ve belgeler,
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Ünal Tekeli/Türkiye kararı,
- Gerektiğinde tanık beyanları,
- Karşı tarafça sunulacak delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
- Davanın KABULÜNE,
- Davacının evlilik nedeniyle kullanmakta olduğu “[eşin soyadı]” soyadının nüfus kaydından TERKİNİNE,
- Davacının bundan böyle yalnızca evlilik öncesi (bekârlık) soyadı olan **“[bekârlık soyadı]”**nı kullanmasına İZİN VERİLMESİNE,
- Davacının ad ve soyadının nüfus kayıtlarında “[DAVACININ ADI + BEKÂRLIK SOYADI]” şeklinde düzeltilmesine ve karar kesinleştiğinde gerekli nüfus işlemlerinin yapılması amacıyla ilgili Nüfus Müdürlüğüne bildirilmesine,
- Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin yasal durum dikkate alınarak karara bağlanmasına,
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.
DAVACI VEKİLİ
Av. AD VE SOYAD