Rent A Car Aracı Kaza Yaptı, Günlerce Kiraya Verilemedi: Şirket Kazanç Kaybını Kimden ve Nasıl Talep Edebilir?
Rent A Car Aracı Kaza Yaptı, Günlerce Kiraya Verilemedi: Şirket Kazanç Kaybını Kimden ve Nasıl Talep Edebilir?
Rent a car işletmelerinde her araç yalnızca şirket aktifinde bulunan bir malvarlığı unsuru değildir. Aynı zamanda günlük, haftalık veya aylık olarak kiraya verilerek gelir elde edilen bir ticari kazanç aracıdır. Bu nedenle kiralama filosunda bulunan bir aracın trafik kazasında hasar görmesi, şirket açısından yalnızca onarım bedeli ve araç değer kaybından ibaret bir zarar meydana getirmez.
Araç serviste kaldığı süre boyunca kiraya verilemediğinde rent a car işletmesi, normal şartlarda elde edeceği kira gelirinden de mahrum kalabilir. Özellikle turizm bölgelerinde, havalimanı rent a car işletmelerinde, yaz sezonunda veya filonun büyük bölümünün dolu olduğu dönemlerde tek bir aracın dahi haftalarca kullanılamaması önemli bir ekonomik kayıp doğurabilir.
Bu durumda gündeme gelen zarar kalemi ticari kazanç kaybı veya kâr mahrumiyeti olarak adlandırılmaktadır.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır:
Aracın 20 gün serviste kalmış olması, şirketin otomatik olarak 20 günlük araç kiralama ücretinin tamamını tazminat olarak alabileceği anlamına gelmez.
Yargıtay uygulamasında kazanç kaybının belirlenmesinde aracın gerçek anlamda gelir getirici olarak kullanılıp kullanılmadığı, kazanın meydana gelmemesi hâlinde elde edilmesi muhtemel kazanç, aracın makul onarım süresi ve bu kazancın elde edilmesi için yapılacak giderler birlikte değerlendirilmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/13822 E., 2017/10397 K. sayılı kararında da gerçek zararın esas alınması gerektiği, serviste geçen fiilî sürenin değil makul onarım süresinin belirlenmesi ve ticari kayıtlar incelenerek günlük net kazancın tespit edilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Rent A Car Araçlarında Kazanç Kaybı Nedir?
Kazanç kaybı, trafik kazası olmasaydı rent a car işletmesinin ilgili araç üzerinden elde etmesi kuvvetle muhtemel olan ancak aracın hasarlanması nedeniyle elde edemediği net ticari kazançtır.
Örneğin şirketin filosunda bulunan bir araç normal şartlarda günlük 2.500 TL bedelle kiralanıyorsa ve kaza nedeniyle 15 gün boyunca kiraya verilemiyorsa ilk bakışta;
2.500 TL × 15 gün = 37.500 TL
gelir kaybından söz edilebilir.
Ancak hukuki zarar hesabı burada bitmez.
Çünkü 2.500 TL şirketin brüt kiralama geliridir. Araç kiraya verilmiş olsaydı şirketin bu gelir için katlanacağı bazı değişken giderler de bulunabilir.
Bu nedenle tazmin edilmesi gereken miktar, kural olarak şirketin brüt cirosu değil, kazanın gerçekleşmemesi hâlinde malvarlığında kalacak net ekonomik kazançtır.
Yargıtay’ın ticari araçlara ilişkin kararlarında da yakıt, bakım ve amortisman gibi aracın çalışmasına bağlı giderlerin dikkate alınması gerektiği vurgulanmaktadır.
Rent A Car Şirketinin Kazanç Kaybı Talep Etmesinin Hukuki Dayanağı Nedir?
Trafik kazasından kaynaklanan ticari kazanç kaybının temel hukuki dayanağı haksız fiil sorumluluğudur.
Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK m.50 uyarınca zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlamakla yükümlüdür. Bununla birlikte zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim olayların olağan akışını ve alınan önlemleri dikkate alarak zarar miktarını hakkaniyete uygun biçimde belirleyebilir. TBK m.51 ise tazminatın kapsamının belirlenmesinde olayın şartlarının ve kusurun ağırlığının dikkate alınmasını öngörmektedir.
Trafik kazaları bakımından ayrıca Karayolları Trafik Kanunu hükümleri uygulanmaktadır. KTK m.85 kapsamında motorlu aracın işletilmesi nedeniyle bir şeyin zarara uğraması hâlinde işletenin sorumluluğu gündeme gelmektedir.
Dolayısıyla rent a car aracının başka bir aracın kusuruyla hasarlanması hâlinde şirketin uğradığı ispatlanabilir ticari kazanç kaybı da şartları oluştuğunda tazminat hukukunun konusunu oluşturabilir.
Rent A Car Kazanç Kaybı Kimden Talep Edilir?
Bu konuda en önemli noktalardan biri doğru davalının belirlenmesidir.
Rent a car aracının başka bir aracın kusuruyla hasarlanması hâlinde ticari kazanç kaybı kural olarak;
kusurlu araç sürücüsü ile kazaya neden olan aracın işleteninden
talep edilir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2021/637 E., 2023/1934 K. sayılı kararında da aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle meydana gelen kazanç kaybından işleten sıfatına sahip araç maliki ile araç sürücüsünün müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Somut olayın özelliklerine göre aracın işleteni ile tescil malikinin aynı kişi olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.
Rent A Car Kazanç Kaybını Trafik Sigortası Öder mi?
Kural olarak hayır.
Bu nokta araç hasarı ve değer kaybı talepleriyle ticari kazanç kaybı talebinin birbirine karıştırılmaması açısından önemlidir.
Güncel Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında, gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı yansıma veya dolaylı zararlar zorunlu trafik sigortası teminatının dışında tutulmaktadır. SEDDK’nın güncel mevzuat sayfasında yürürlükteki Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları yayımlanmaktadır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/3933 E., 2019/796 K. sayılı kararında da araç mahrumiyetine ilişkin zarar dolaylı zarar olarak değerlendirilmiş ve zorunlu trafik sigortacısının bu zarar kaleminden sorumlu olmadığı kabul edilmiştir.
Aynı yaklaşım ticari kazanç kaybı bakımından da geçerlidir.
Dolayısıyla bir rent a car aracında;
- onarım bedeli için trafik sigortacısının sorumluluğu gündeme gelebilir,
- araç değer kaybı için trafik sigortacısının sorumluluğu gündeme gelebilir,
- kiraya verilememe nedeniyle ticari kazanç kaybı ise kural olarak kusurlu sürücü ve işletene yöneltilmelidir.
Bu ayrım dava ve takip stratejisinin doğru kurulması açısından son derece önemlidir.
Sigorta Şirketi Hasarı Ödediyse Kazanç Kaybı da Sona Erer mi?
Hayır.
Araç hasar bedeli ile ticari kazanç kaybı iki ayrı zarar kalemidir.
Örneğin trafik sigorta şirketi aracın 150.000 TL’lik onarım bedelini tamamen ödemiş olabilir.
Bu ödeme;
aracın 15 gün boyunca kiraya verilememesi nedeniyle şirketin uğradığı ticari kazanç kaybını kendiliğinden karşılamaz.
Benzer şekilde sigorta şirketinin araç değer kaybını ödemesi de rent a car şirketinin bağımsız kazanç kaybı talebini ortadan kaldırmaz.
Ancak aynı zarar kaleminin iki defa tazmini mümkün değildir.
Kasko Sigortası Rent A Car Kazanç Kaybını Karşılar mı?
Bu konuda poliçe özel şartları belirleyicidir.
Kasko sigortasının aracın fiziksel hasarını karşılaması, ticari kazanç kaybının da otomatik olarak poliçe kapsamında olduğu anlamına gelmez. SEDDK, kasko sigortasının genel şartlarını ayrıca yayımlamaktadır; bununla birlikte gelir kaybı bakımından özel poliçe teminatları ve ek klozlar önem taşımaktadır.
Bu nedenle rent a car işletmesinin kasko poliçesinde;
- iş durması,
- kira kaybı,
- gelir kaybı,
- ikame araç,
- ticari kazanç kaybı
gibi ek teminatların bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Poliçede özel bir gelir kaybı teminatı bulunuyorsa kasko şirketine karşı sözleşmeye dayalı bir talep gündeme gelebilir.
Rent A Car Aracının Kaza Yapması Kazanç Kaybı İçin Tek Başına Yeterli midir?
Hayır.
Bir aracın rent a car şirketi adına kayıtlı olması, aracın her gün kiraya verildiğinin veya kaza nedeniyle mutlaka ticari kazanç kaybı meydana geldiğinin kesin delili değildir.
Şirketin, kazanın meydana gelmemesi hâlinde ilgili araçtan ekonomik gelir elde edeceğini makul ölçüde ortaya koyması gerekir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/13822 E., 2017/10397 K. sayılı kararında kazanç kaybının tespitinde davacının ticari defterleri, belgeleri, faturaları ve vergi kayıtları üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Rent a car şirketleri bakımından bu değerlendirmeye özellikle aracın geçmiş kiralama performansı ve şirket filosunun doluluk durumu da eklenmelidir.
Araç Kaza Tarihinde Zaten Boştaysa Kazanç Kaybı Talep Edilebilir mi?
Bu durum kazanç kaybı talebini otomatik olarak ortadan kaldırmaz; ancak ispatı önemli ölçüde etkileyebilir.
Örneğin araç kaza tarihinde bir müşteriye teslim edilmek üzere rezervasyon yapılmışsa ve kaza nedeniyle rezervasyon iptal edilmişse zarar oldukça güçlü şekilde ispatlanabilir.
Buna karşılık araç aylardır kiraya verilmemiş, şirket filosunda çok sayıda boş araç bulunuyor ve kaza döneminde herhangi bir kiralama talebi yoksa;
“Araç 20 gün serviste kaldı, dolayısıyla 20 günlük kira ücretinin tamamını kaybettim.”
iddiasının kabul edilmesi güçleşir.
TBK m.50’nin gerçek zarar ve ispat sistemi ile Yargıtay’ın ticari kayıtların incelenmesini öngören yaklaşımı birlikte değerlendirildiğinde, rent a car şirketinin aracın gerçekten gelir yaratma potansiyelini ve bu potansiyelin kaza nedeniyle kaybedildiğini ortaya koyması gerekir.
Filoda Başka Boş Araçların Bulunması Kazanç Kaybını Etkiler mi?
Evet, somut olaya göre etkileyebilir.
Örneğin şirketin filosunda aynı segmentte 50 araç bulunuyor ve kaza tarihinde bunların 20 tanesi boş bekliyorsa, tek bir aracın serviste bulunmasının şirkette gerçekten müşteri kaybı yaratıp yaratmadığının araştırılması gerekir.
Çünkü müşteri talebi hasarlı araç yerine filodaki başka bir boş araçla karşılandıysa şirketin toplam kira gelirinde herhangi bir eksilme meydana gelmemiş olabilir.
Buna karşılık yüksek sezonda şirket filosunun tamamına yakını kiradaysa ve hasarlı aracın yerine verilebilecek başka araç bulunmadığı için müşterilerin geri çevrildiği ortaya konulabiliyorsa kazanç kaybı iddiası çok daha güçlü hâle gelir.
Tazminat hukukunda amaç varsayımsal bir gelir yaratmak değil, kazanın gerçekten meydana getirdiği ekonomik eksilmeyi gidermektir. Bu sonuç TBK m.49-51’deki gerçek zarar sisteminin rent a car faaliyetlerine uygulanmasının doğal sonucudur.
Önceden Yapılmış Rezervasyon Varsa İspat Daha Kolay mıdır?
Evet.
Örneğin rent a car şirketine ait araç;
1-10 Ağustos arasında günlük 3.500 TL bedelle bir müşteriye kiralanmak üzere önceden rezerve edilmiş olsun.
Araç 31 Temmuz tarihinde trafik kazasına karışmış ve rezervasyon iptal edilmişse;
- rezervasyon kaydı,
- müşterinin ödeme veya kapora belgesi,
- iptal kaydı,
- e-posta ve mesaj yazışmaları,
- önceki kiralama sözleşmesi
kazanç kaybının ispatında oldukça güçlü delillerdir.
Ancak önceden belirlenmiş rezervasyon bulunmaması, her durumda kazanç kaybının olmadığı anlamına gelmez.
Rent a car işletmelerinde günlük müşteri trafiği nedeniyle gelecekteki bütün kiralamaların haftalar öncesinden kayıt altında bulunması beklenemez. Bu nedenle geçmiş dönem kiralama oranları, filo doluluk verileri ve şirketin mali kayıtları üzerinden de zarar hesaplanabilir.
Rent A Car Şirketi 30 Günlük Servis Süresinin Tamamını İsteyebilir mi?
Her zaman değil.
Yargıtay kazanç kaybı hesaplamasında fiilî servis süresinden çok makul onarım süresine önem vermektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/13822 E., 2017/10397 K. sayılı kararında araç 70 gün serviste kalmasına rağmen bu 70 günlük sürenin doğrudan kazanç kaybına esas alınması doğru bulunmamıştır. Daire, araçtaki hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresinin makine mühendisi bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Örneğin araç fiilen 40 gün serviste kalmış ancak teknik bilirkişi normal servis şartlarında hasarın 14 günde onarılabileceğini belirlemişse kural olarak kazanç kaybının 14 günlük makul süre üzerinden hesaplanması gündeme gelecektir.
Servisin Yoğunluğu Nedeniyle Araç Geç Teslim Edildiyse Ne Olur?
Salt servisin yoğun olması nedeniyle ortaya çıkan bütün bekleme süresinin kusurlu tarafa yüklenmesi mümkün olmayabilir.
Örneğin;
hasarın teknik onarım süresi 10 gün,
servisin iş yoğunluğu nedeniyle araç 35 günde teslim edilmişse,
aradaki 25 günlük gecikmenin trafik kazasıyla uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Zarar gören işletmenin de zararın gereksiz yere büyümesini önlemek için makul davranması beklenir.
Bu nedenle rent a car işletmesinin aracı aylarca serviste bekletmesi, otomatik olarak aylarca kazanç kaybı tazminatı alabileceği anlamına gelmez.
Yedek Parça Bekleme Süresi Kazanç Kaybına Eklenebilir mi?
Bu konuda her dosya kendi özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Özellikle;
- ithal araç,
- elektrikli araç,
- stokta bulunmayan özel parça,
- batarya veya elektronik kontrol ünitesi,
- özel şasi veya gövde parçası
gibi nedenlerle objektif olarak zorunlu bir parça tedarik süresi bulunabilir.
Böyle bir durumda makul onarım süresi belirlenirken teknik olarak zorunlu tedarik süresi de tartışılabilir.
Ancak servisin siparişi geç vermesi, şirketin onarım onayını geciktirmesi veya organizasyon eksikliği gibi nedenler kazaya sebep olan tarafa otomatik olarak yüklenemez.
Rent A Car Kazanç Kaybında Brüt Kira Bedeli mi, Net Kâr mı Esas Alınır?
En önemli hesaplama meselesi budur.
Kural olarak net kazanç kaybı esas alınmalıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/13822 E., 2017/10397 K. sayılı kararında gelir kaybı belirlenirken davacının ticari defter, belge, fatura ve vergi kayıtlarının incelenmesi; aracın çalışmasına bağlı amortisman, yakıt ve benzeri giderlerin düşülerek günlük net kazancın belirlenmesi gerektiği açıkça ifade edilmiştir.
İzmir BAM 11. Hukuk Dairesinin 2021/637 E., 2023/1934 K. sayılı kararında da kazanç kaybının ticari defter ve muhasebe kayıtları incelenerek net şekilde tespit edilmesi gerektiği; maliyetlerin gelirden düşülmesi suretiyle net kazanç kaybına ulaşılacağı kabul edilmiştir.
Dolayısıyla günlük kira fiyatının doğrudan gün sayısıyla çarpılması her dosyada doğru sonuç vermez.
Rent A Car Kazanç Kaybı Nasıl Hesaplanır?
Temel formül basitleştirilmiş biçimde şöyle ifade edilebilir:
Günlük net kazanç × makul onarım süresi × kusur oranı
Ancak rent a car işletmelerinde buna aracın fiilî kiralanma oranının da eklenmesi gerekebilir.
Örneğin;
aracın günlük ortalama kira bedeli: 3.000 TL
kiralamaya bağlı günlük değişken giderler: 500 TL
günlük net kazanç: 2.500 TL
makul onarım süresi: 12 gün
araç normal dönemde günlerin %80’inde kiralanıyorsa basitleştirilmiş ekonomik hesap:
2.500 TL × 12 × %80 = 24.000 TL
olabilir.
Karşı tarafın kusuru %75 ise:
24.000 TL × %75 = 18.000 TL
karşı taraftan talep edilebilecek zarar olarak değerlendirilebilir.
Ancak bu yalnızca örnek bir hesaplamadır. Somut dosyada rezervasyon durumu, filo doluluk oranı, araç sınıfı, sezon, kiralama fiyatı ve şirket giderleri ayrıca araştırılmalıdır.
Günlük İnternet Kiralama Fiyatı Tek Başına Delil Olur mu?
Genellikle yeterli değildir.
Rent a car şirketinin internet sitesinde aracın günlük liste fiyatının 4.000 TL olması şirketin aracı her gün 4.000 TL’ye kiraya verdiğini ispatlamaz.
Çünkü uygulamada;
- erken rezervasyon indirimi,
- kurumsal müşteri indirimi,
- haftalık veya aylık kiralama indirimi,
- kampanya,
- sezon farklılığı,
- müşteri sadakat indirimi
gibi nedenlerle fiilen tahsil edilen kira bedeli liste fiyatından farklı olabilir.
Bu nedenle en sağlıklı yöntem şirketin gerçekleşmiş kiralama sözleşmeleri ve faturaları üzerinden günlük ortalama kira gelirinin belirlenmesidir.
Hangi Belgeler Kazanç Kaybının İspatında Kullanılabilir?
Rent a car şirketinin dosyasında mümkün olduğunca aşağıdaki belgeler bulunmalıdır:
- aracın ruhsatı,
- rent a car şirketinin faaliyet belgeleri,
- kazadan önceki araç kiralama sözleşmeleri,
- e-fatura ve e-arşiv faturaları,
- şirket ticari defterleri,
- banka ve POS kayıtları,
- rezervasyon kayıtları,
- rezervasyon iptal kayıtları,
- filo yönetim programı kayıtları,
- günlük veya aylık araç doluluk oranları,
- aynı segment araçlara ilişkin geçmiş kiralama bedelleri,
- servis giriş ve çıkış belgeleri,
- ekspertiz raporu,
- hasar fotoğrafları,
- parça sipariş tarihleri,
- aracın onarımı için gerekli makul süreye ilişkin teknik değerlendirme,
- vergi beyannameleri ve muhasebe kayıtları.
Yargıtay, ticari kazanç kaybının hesaplanmasında ticari defterler, belgeler, faturalar ve vergi kayıtları üzerinde uzman bilirkişi incelemesine özellikle önem vermektedir.
Şirketin Muhasebe Kayıtlarının Sunulmaması Ne Sonuç Doğurur?
Kazanç kaybının ispatını ciddi şekilde zorlaştırabilir.
Rent a car şirketinin yalnızca;
“Biz bu aracı günlük 5.000 TL’ye kiralıyorduk.”
şeklindeki kendi beyanı, özellikle yüksek tutarlı taleplerde yeterli görülmeyebilir.
Bu fiyatın geçmiş kiralama faturaları, banka hareketleri, sözleşmeler veya muhasebe kayıtlarıyla doğrulanması gerekir.
TBK m.50 kapsamında hâkim zararın miktarını bazı durumlarda hakkaniyet çerçevesinde belirleyebilse de zarar gören tarafın elindeki ticari belgeleri sunmaktan kaçınması hâlinde yüksek tutarlı bir kazanç kaybının yalnızca soyut beyanla kabul edilmesi beklenmemelidir. TBK m.50 zarar görene zararını ispat yükü yüklemektedir.
Aynı Segmentteki Araçların Ortalama Kiralama Bedeli Kullanılabilir mi?
Şirketin geçmiş verileri yeterli değilse veya araç filoya yeni dahil olmuşsa emsal araştırması önem kazanabilir.
Örneğin sıfır kilometre olarak yeni satın alınmış bir araç, filoya katıldıktan iki gün sonra kazaya karışmış olabilir.
Bu durumda aracın geçmiş kira performansı henüz bulunmadığından;
- aynı segment araçların kira fiyatları,
- şirketin benzer araçlarının kira gelirleri,
- aynı bölgede faaliyet gösteren işletmelerin fiyatları,
- sezonluk fiyat ortalamaları
bilirkişi değerlendirmesinde kullanılabilir.
Ancak emsal fiyatın da brüt kira fiyatı olduğu unutulmamalı ve mümkün olduğunca net kazanca dönüştürülmelidir.
Sezon Kazanç Kaybını Etkiler mi?
Evet, önemli ölçüde etkileyebilir.
Antalya’da temmuz ayında meydana gelen bir kazayla ocak ayında meydana gelen kazanın ekonomik etkisi aynı olmayabilir.
Benzer şekilde havalimanı araç kiralama işletmesinin bayram tatili öncesinde filosundaki bir aracın devre dışı kalması ile talebin çok düşük olduğu bir dönemde aracın serviste bulunması aynı ticari kaybı yaratmayabilir.
Bu nedenle rent a car kazanç kaybında;
kaza tarihindeki gerçek piyasa ve işletme koşulları
esas alınmalıdır.
Müşteriye Araç Verilemediği İçin Rezervasyon İptal Edildiyse Ne Olur?
Bu durum kazanç kaybının en güçlü ispat biçimlerinden biridir.
Örneğin araç 10 günlük kiralama için 30.000 TL bedelle rezerve edilmiş ve trafik kazası nedeniyle müşteriye teslim edilememişse, iptal edilen sözleşme şirket açısından doğrudan zarar göstergesi olabilir.
Ancak yine de şirketin;
müşteriye başka bir araç verip vermediği,
ödemenin tamamının iade edilip edilmediği,
başka segment araç üzerinden kiralamanın devam edip etmediği
araştırılmalıdır.
Çünkü müşteri başka bir araçla şirkette tutulmuşsa 30.000 TL’nin tamamı kaybedilmiş olmayabilir.
Müşteriye Üst Segment Araç Verildiyse Aradaki Fark Talep Edilebilir mi?
Somut olayda mümkün olabilir.
Örneğin müşteriye günlük 2.500 TL bedelli ekonomi sınıfı araç verilmesi planlanırken kazadan dolayı bu araç kullanılamamış ve şirket rezervasyonu kaybetmemek için günlük piyasa bedeli 4.000 TL olan üst segment aracı aynı 2.500 TL bedelle müşteriye vermiş olabilir.
Bu durumda şirket doğrudan rezervasyon kaybetmemiş olsa bile daha yüksek gelir sağlayabileceği başka bir aracını düşük bedelle tahsis etmek zorunda kalmış olabilir.
Bu zararın gerçekten oluştuğu ve kazayla uygun illiyet bağı bulunduğu ticari kayıtlarla ispatlanırsa ayrıca değerlendirilmesi mümkündür.
Başka Firmadan Araç Kiralanarak Müşteriye Verildiyse Ne Olur?
Rent a car işletmesi müşteri kaybetmemek için başka bir firmadan araç kiralayarak müşterisine tahsis etmiş olabilir.
Örneğin şirket, başka bir rent a car firmasından günlük 2.000 TL’ye araç kiralamış ve mevcut müşterisine kendi sözleşmesi kapsamında teslim etmişse, bu ek maliyet doğrudan zarar hesabında önem taşıyabilir.
Ancak aynı dönem için hem başka firmadan araç kiralama masrafının tamamı hem de sanki müşteri tamamen kaybedilmiş gibi tam kazanç kaybının birlikte istenmesi mükerrer tazminata yol açmamalıdır.
Kusur Oranı Kazanç Kaybını Nasıl Etkiler?
Ticari kazanç kaybında karşı tarafın kusur oranı önemlidir.
Örneğin rent a car aracında meydana gelen net kazanç kaybı 100.000 TL ancak karşı tarafın kusuru %70 ise:
100.000 TL × %70 = 70.000 TL
karşı tarafın sorumluluk alanında değerlendirilebilir.
Kazada rent a car aracını kullanan kişinin de kusuru varsa şirketin talep edebileceği miktar kusur oranına göre azalabilir.
Rent A Car Aracını Kiralayan Müşteri Kaza Yaparsa Kazanç Kaybını Müşteriden İstemek Mümkün müdür?
Burada uyuşmazlığın hukuki niteliği değişebilir.
Aracı kullanan müşteri, başka bir aracın kusuruyla kazaya uğramışsa rent a car şirketinin kazanç kaybı esas olarak kazaya kusuruyla sebep olan üçüncü kişiye yöneltilir.
Ancak kazanın rent a car müşterisinin kusuru, sözleşmeye aykırı kullanımı veya yükümlülüklerini ihlali nedeniyle meydana gelmesi hâlinde araç kiralama sözleşmesinden doğan sorumluluk da gündeme gelebilir.
Yargıtay’ın rent a car sözleşmelerine ilişkin kararlarında, kiralanan aracın kaza yapması nedeniyle araç bedeli ve ticari kazanç kaybının kiracıdan talep edildiği uyuşmazlıklar bulunmaktadır. Örneğin Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2010/13777 E., 2011/4528 K. sayılı kararına konu olayda rent a car aracının kazaya uğraması sonrasında ticari kazanç kaybı da talep konusu yapılmıştır.
Bununla birlikte müşterinin her kazada otomatik olarak bütün zarardan sorumlu olduğu söylenemez. Kusur, sözleşmenin içeriği, kasko şartları, sözleşmeye aykırılık bulunup bulunmadığı ve genel işlem koşullarının geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Sözleşmeye “Günlük Kazanç Kaybı 5.000 TL’dir” Yazılması Yeterli midir?
Her durumda değil.
Rent a car sözleşmelerinde zaman zaman;
“Araç kazaya karışırsa serviste kaldığı her gün için 5.000 TL iş kaybı bedeli alınır.”
gibi hükümler bulunmaktadır.
Bu hükmün gerçek zarar hesabı mı, götürü tazminat mı, cezai şart mı oluşturduğu; sözleşmenin tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığı ve genel işlem koşulları bakımından geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle sözleşmede belirli bir günlük bedel bulunması, mahkemenin hiçbir inceleme yapmaksızın bu bedel üzerinden karar vereceği anlamına gelmez.
Özellikle bedel şirketin gerçek kira ve kazanç verileriyle açık şekilde orantısızsa hukuki denetim gündeme gelebilir.
Rent A Car Aracı Pert Olursa Kazanç Kaybı Talep Edilebilir mi?
Evet, şartları bulunuyorsa mümkündür.
Araç onarılabilir durumda değilse artık klasik anlamda makul onarım süresinden söz etmek mümkün olmayabilir.
Bu durumda şirketin;
- aracın pert olduğunun kesinleşmesi,
- tazminat sürecinin tamamlanması,
- benzer aracın satın alınması,
- aracın yeniden filoya dahil edilmesi
için objektif olarak gerekli makul ikame süresi değerlendirilmelidir.
Şirketin aylarca yeni araç almamayı tercih etmesi hâlinde bütün dönemin kusurlu tarafa yükletilmesi mümkün olmayabilir.
Yine amaç gerçek ve kazayla bağlantılı zarar süresinin belirlenmesidir.
Araç Onarıldıktan Sonra Rent A Car Şirketi Hem Değer Kaybı Hem Kazanç Kaybı İsteyebilir mi?
Evet.
Bunlar farklı zarar kalemleridir.
Örneğin aracın;
onarım bedeli: 200.000 TL
araç değer kaybı: 80.000 TL
makul onarım süresindeki net kazanç kaybı: 40.000 TL
olabilir.
Araç hasar bedeli aracın fiziksel tamir giderini;
değer kaybı aracın ikinci el piyasasında meydana gelen ekonomik değer azalmasını;
kazanç kaybı ise araç tamirde olduğu için rent a car şirketinin elde edemediği ticari kazancı ifade eder.
Şartları mevcutsa üç zarar kalemi de birbirinden bağımsız şekilde gündeme gelebilir. Sigorta şirketinin sorumluluk kapsamı ise her bir zarar kalemi yönünden ayrıca değerlendirilmelidir. ZMSS bakımından kazanç kaybı teminat dışında kalmaktadır.
Kazanç Kaybı İçin Önce Sigorta Şirketine Başvurmak Gerekir mi?
Kazanç kaybının muhatabı zorunlu trafik sigortacısı değil, kusurlu sürücü ve işleten olduğundan yalnızca bu kişilerden talepte bulunulması bakımından KTK m.97’de sigortacıya yönelik öngörülen ön başvuru mekanizması aynı şekilde uygulanmaz.
Ancak aynı kazada araç hasarı ve değer kaybı yönünden sigorta şirketine ayrıca başvuru yapılabilir.
Bu nedenle tek kazadan kaynaklanan zararların farklı muhataplara yöneltilmesi gerekebilir.
Kazanç Kaybı İçin İcra Takibi Yapılabilir mi?
Kazanç kaybı belirli veya hesaplanabilir hâle getirilebiliyorsa kusurlu taraflara karşı ilamsız icra takibi yapılması mümkündür.
Borçluların takibe itiraz etmesi hâlinde uyuşmazlık yargılamaya taşınabilir.
Ancak rent a car kazanç kaybı çoğunlukla;
makul tamir süresi,
günlük net kazanç,
kusur oranı,
şirket ticari kayıtları
üzerinden bilirkişi incelemesi gerektirdiği için tutarın teknik şekilde hazırlanması önemlidir.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Görevli mahkeme belirlenirken tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın hukuki kaynağı birlikte değerlendirilmelidir.
Rent a car şirketinin ticari işletmesiyle ilgili bir kazanç kaybı talebi söz konusu olduğunda uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığı TTK m.4 hükümleri çerçevesinde incelenir. Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar nispi ticari dava niteliğindedir.
Buna karşılık karşı taraf gerçek kişi ise ve uyuşmazlık yalnızca haksız fiilden kaynaklanıyorsa görev değerlendirmesi farklılaşabilir.
Bu nedenle rent a car şirketinin ticari işletme olması tek başına her trafik kazası davasının otomatik olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği anlamına gelmez.
Ticari Davalarda Arabuluculuk Gerekir mi?
Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse TTK m.5/A ayrıca dikkate alınmalıdır.
TTK m.5/A uyarınca ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Bu nedenle özellikle iki şirket arasındaki trafik kazalarında rent a car şirketinin kazanç kaybı tazminatı davası açmadan önce dava şartı arabuluculuk yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı mutlaka değerlendirilmelidir.
Kazanç Kaybına Hangi Tarihten İtibaren Faiz Talep Edilebilir?
Kusurlu sürücü ve işleten bakımından sorumluluk haksız fiilden doğduğunda kural olarak zarar veren olay tarihinde temerrüt esaslarının uygulanması gündeme gelebilir.
Faiz türü ise tarafların tacir olup olmaması, kazaya karışan aracın ticari işletmeyle bağlantısı ve olayın ticari iş niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle rent a car dosyalarında otomatik biçimde her olay için yasal faiz veya avans faizi denilmesi yerine somut taraf ve araç ilişkisi incelenmelidir.
Kazanç Kaybında Zamanaşımı Süresi Nedir?
Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içerisinde zamanaşımına uğrar.
Kazanın aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil oluşturması ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresi bulunması hâlinde KTK m.109/2 kapsamında daha uzun sürenin uygulanması ayrıca gündeme gelebilir.
Bu nedenle ticari kazanç kaybı taleplerinin uzun süre bekletilmemesi önemlidir.
Yargıtay Rent A Car Araçlarında Kazanç Kaybını Kabul Ediyor mu?
Rent a car aracının kazanç kaybına konu olabileceği Yargıtay uygulamasında açık biçimde görülmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/14377 E., 2017/7982 K. sayılı kararına konu olayda aracın rent a car aracı olması nedeniyle günlük kiralama bedeli üzerinden beş günlük kazanç kaybı bilirkişi tarafından tespit edilmiş ve mahkemece bu zarar kalemi değerlendirilmiştir. Aynı uyuşmazlıkta zorunlu trafik sigortacısının kazanç kaybından sorumlu olmadığı da kabul edilmiştir.
Dolayısıyla rent a car aracının kaza nedeniyle gelir üretememesi hukuken tazmin edilebilir bir zarar oluşturabilir.
Ancak talebin kabul edilmesi için zararın miktarı gerçekçi, belgeli ve kazayla bağlantılı olmalıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/13822 E., 2017/10397 K. Kararı Neden Önemlidir?
Bu karar ticari kazanç kaybı hesabı bakımından temel ilkeleri ortaya koymaktadır.
Yargıtay’a göre;
birincisi, fiilî servis süresi değil hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresi belirlenmelidir.
İkincisi, günlük kazanç soyut piyasa ortalamalarıyla değil mümkün olduğunca davacının kendi ticari defterleri, faturaları, belgeleri ve vergi kayıtları üzerinden araştırılmalıdır.
Üçüncüsü, aracın işletilmesi hâlinde yapılacak amortisman, yakıt ve benzeri giderler düşülerek net kazanç kaybı hesaplanmalıdır.
Daire, araç 70 gün serviste kaldığı hâlde doğrudan 70 gün üzerinden hesaplama yapılmasını doğru bulmamış ve gerçek zararın uzman bilirkişilerce ayrıntılı şekilde belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Rent a car araçları bakımından da aynı ilkelerin uygulanması gerekir.
Örnek Olay: Yaz Sezonunda Rent A Car Aracı 15 Gün Serviste Kaldı
Antalya’da faaliyet gösteren bir rent a car işletmesinin aracının temmuz ayında kazaya karıştığını varsayalım.
Aracın kazadan önceki son iki aylık kayıtlarına göre;
ortalama günlük kira geliri: 3.000 TL
ortalama kiralanma oranı: %90
kiralama gerçekleştiğinde oluşan günlük değişken gider: 400 TL
olsun.
Aracın teknik makul onarım süresi 15 gün olarak belirlenirse günlük net kazanç:
3.000 – 400 = 2.600 TL
olarak hesaplanabilir.
Doluluk oranı da dikkate alınırsa:
2.600 × 15 × %90 = 35.100 TL
yaklaşık ekonomik kayıp gündeme gelebilir.
Karşı tarafın kusuru %100 ise 35.100 TL’nin tamamı değerlendirmeye alınabilir.
Karşı taraf %75 kusurluysa:
35.100 × %75 = 26.325 TL
sorumluluk alanında kalabilir.
Bu hesap yalnızca yöntemi göstermek amacıyla verilmiştir. Somut olayda bilirkişi şirketin gerçek ticari kayıtlarını incelemelidir.
Örnek Olay: Aracın 20 Günlük Kesin Rezervasyonu Vardı
Araç kaza tarihinde takip eden 20 gün için toplam 60.000 TL bedelle kiralanmış olsun.
Kaza nedeniyle rezervasyon tamamen iptal edilmiş ve şirket müşteriye başka araç sağlayamamış olsun.
Bu durumda şirketin zararını ispatlaması çok daha kolaydır.
Ancak 60.000 TL brüt kira gelirinden, araç kiraya verilmiş olsaydı yapılması gereken ancak iptal nedeniyle yapılmayan değişken giderlerin düşülmesi gerekebilir.
Böylece gerçek net kazanç kaybı belirlenir.
Örnek Olay: Filoda 30 Boş Araç Vardı
Bir başka olayda şirketin 100 araçlık filosunda kaza günü 30 aracın boş bulunduğunu düşünelim.
Hasarlı aracın yerine müşterilere diğer araçlar verilmiş ve hiçbir rezervasyon kaybedilmemişse şirketin yalnızca;
“Bu aracın günlük fiyatı 3.000 TL, 10 gün tamirde kaldı, 30.000 TL istiyorum.”
demesi yeterli olmayabilir.
Çünkü tazmin edilmesi gereken şey aracın teorik kira bedeli değil, şirketin malvarlığında gerçekten meydana gelen eksilmedir.
Bu durumda şirket toplam gelirinde azalma olmadıysa ticari kazanç kaybı hiç doğmamış veya iddia edilenden daha düşük doğmuş olabilir.
Örnek Olay: Araç 45 Gün Serviste Kaldı Ama 12 Günde Onarılabilirdi
Aracın servis giriş-çıkış kayıtlarına göre 45 gün tamirde kaldığını ancak bilirkişinin normal koşullarda hasarın 12 günde giderilebileceğini belirlediğini varsayalım.
Yargıtay’ın makul onarım süresine ilişkin yaklaşımı doğrultusunda 45 günün tamamı yerine 12 günlük süre esas alınabilir.
Bu nedenle servis giriş-çıkış kayıtlarının bulunması önemlidir ancak tazminat süresini tek başına belirlemez.
Rent A Car Kazanç Kaybı Davasında En Sık Yapılan Hatalar
Bu tür uyuşmazlıklarda ilk hata, şirketin internet sitesindeki günlük araç fiyatının servis süresiyle doğrudan çarpılmasıdır.
İkinci hata, aracın fiilen serviste kaldığı bütün günlerin makul onarım süresi kabul edilmesidir.
Üçüncü hata, kazanç kaybının trafik sigorta şirketinden talep edilmesidir. Güncel ZMSS Genel Şartlarında gelir ve kâr kaybı gibi dolaylı zararlar teminat dışında bulunmaktadır.
Dördüncü hata, şirketin ticari kayıtlarının dosyaya sunulmamasıdır.
Beşinci hata ise brüt ciro ile net kazancın birbirine karıştırılmasıdır. Yargıtay açık biçimde aracın çalışması hâlinde ortaya çıkacak değişken giderlerin düşülmesini istemektedir.
Rent A Car Şirketi Kazanç Kaybı Talep Edecekse Nasıl Hareket Etmelidir?
Kazadan hemen sonra yalnızca araç hasarının değil, ticari kaybın da ispatına yönelik belgeler korunmalıdır.
Özellikle araç için mevcut rezervasyonlar silinmemeli, iptal edilen rezervasyonların kayıtları saklanmalı, aracın geçmiş kiralama sözleşmeleri ve faturaları ayrılmalı, şirketin filo doluluk oranları kayıt altına alınmalıdır.
Servis giriş tarihi, ekspertiz tarihi, onarım başlangıcı, parça siparişleri ve araç teslim tarihi belgelenmelidir.
Bunun ardından uzman incelemesiyle aracın makul onarım süresi tespit edilmelidir.
Muhasebe kayıtları üzerinden de aracın günlük veya aylık ortalama net kazancı belirlenmelidir.
Son olarak tarafların kusur oranına göre gerçek ticari kazanç kaybı hesaplanarak talep kusurlu sürücü ve işletene yöneltilmelidir.
Sonuç: Rent A Car Aracı Kaza Nedeniyle Kiraya Verilemezse Kazanç Kaybı Alınabilir mi?
Evet. Rent a car işletmesine ait aracın trafik kazası nedeniyle kullanılamaması ve kiraya verilememesi sonucunda şirketin gerçekten gelir kaybına uğraması hâlinde ticari kazanç kaybı tazminatı talep edilmesi mümkündür.
Ancak tazminat hesabında aracın günlük ilan fiyatının serviste kaldığı gün sayısıyla doğrudan çarpılması kural olarak yeterli değildir.
Yargıtay uygulamasına göre öncelikle aracın hasarının giderilmesi için gereken makul onarım süresi belirlenmeli; ardından şirketin ticari defterleri, faturaları, vergi kayıtları ve diğer ticari belgeleri incelenerek aracın günlük net kazancı tespit edilmelidir. Aracın çalışması hâlinde ortaya çıkacak ancak tamir döneminde yapılmayan değişken giderler de hesaplamadan düşülmelidir.
Rent a car şirketleri açısından ayrıca aracın gerçekten kiraya verilme ihtimalinin bulunup bulunmadığı önemlidir. Kaza tarihinde mevcut rezervasyonların bulunması, aracın geçmiş dönemde düzenli kiralanması, filonun yüksek doluluk oranına sahip olması veya kaza nedeniyle müşterilerin geri çevrildiğinin belgelenmesi kazanç kaybı talebini güçlendirecektir.
Buna karşılık aynı segmentte çok sayıda boş araç bulunması ve bütün müşteri taleplerinin bu araçlarla karşılanması hâlinde teorik kira bedeli üzerinden yüksek bir kazanç kaybı talep edilmesi mümkün olmayabilir.
Kazanç kaybının muhatabı bakımından da önemli bir ayrım bulunmaktadır. Zorunlu trafik sigortacısı, mevcut Genel Şartlar uyarınca gelir ve kâr kaybı gibi dolaylı zararları kural olarak karşılamamaktadır. Bu nedenle ticari kazanç kaybı esas itibarıyla kazaya kusuruyla sebep olan sürücü ile işletene yöneltilmelidir.
Sonuç olarak rent a car araçlarında doğru kazanç kaybı hesabının temel formülü:
makul onarım süresi + gerçek kiralanma ihtimali + günlük net kazanç + kusur oranı
üzerinden kurulmalıdır.
Bu nedenle bir rent a car aracının kazadan sonra 20 gün kiraya verilememesi, tek başına 20 günlük liste fiyatının tazmin edileceği anlamına gelmez. Hukuken belirleyici soru şudur:
“Bu trafik kazası meydana gelmeseydi rent a car şirketi ilgili araç üzerinden ne kadar net kazanç elde edecekti ve kaza nedeniyle bu kazancın ne kadarlık bölümünden gerçekten mahrum kaldı?”
Ticari kazanç kaybı tazminatının gerçek miktarı, esas olarak bu soruya verilecek teknik ve belgeli cevap üzerinden belirlenmektedir.