Kesinleşmiş Dolandırıcılık Dosyalarında 6 Ay İçinde Zararı Ödeyen Etkin Pişmanlıktan Yararlanabilir mi?
Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun, dolandırıcılık suçlarından verilmiş ve infaz aşamasına gelmiş bazı eski mahkûmiyetler bakımından son derece önemli bir geçiş hükmü getirmiştir. Düzenleme, belirli şartları taşıyan hükümlülere mağdurun zararını mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren altı ay içerisinde tamamen gidererek TCK m.168/2’deki etkin pişmanlık hükmünden yararlanabilme imkânı tanımaktadır.
Ancak bu düzenleme, kesinleşmiş bütün dolandırıcılık mahkûmiyetleri için geçerli genel bir “altı ay içinde ödeme yap, ceza indirimi al” sistemi değildir. Özel haktan yararlanabilmek için birden fazla koşulun aynı anda gerçekleşmesi gerekmektedir.
Özellikle kişinin yeni Türk Ceza Kanunu m.158/4 kapsamına girmesi, yani dolandırıcılık suçuna iştirakinin esas itibarıyla banka hesabı, kart, ödeme aracı veya hesap kullanımını mümkün kılan bilgi ve araçları başkasına vermekle sınırlı kalması gerekmektedir. Ayrıca hakkında daha önce TCK m.168 etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamış olması şarttır. Dosyanın da Kanun’un öngördüğü zaman bakımından uygulama koşullarını taşıması gerekir.
Bu nedenle özellikle son yıllarda kamuoyunda “IBAN kiralama”, “hesap kullandırma” veya “banka hesabını başkasına verme” olarak anılan fiiller nedeniyle dolandırıcılıktan mahkûm edilen kişilerin dosyalarının yeni düzenleme ışığında yeniden incelenmesi önem kazanmıştır.
12. Yargı Paketi Kesinleşmiş Dolandırıcılık Dosyalarında Ne Değiştirdi?
7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle Türk Ceza Kanunu’nun nitelikli dolandırıcılığı düzenleyen 158. maddesine yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir.
Yeni hükme göre TCK m.157’deki dolandırıcılık veya m.158’deki nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak; kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla kendisine ya da başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısındaki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlıysa, verilecek ceza yarı oranında indirilecektir.
Kanun koyucu bununla yetinmemiş ve eski dosyalar için ayrıca geçiş hükümleri getirmiştir.
7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin yedinci fıkrasına göre, Kanun yürürlüğe girmeden önce TCK m.157 veya m.158 kapsamında hakkında hüküm verilmiş ve dosyası infaz aşamasında bulunan bazı hükümlüler, mağdur zararını mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde tamamen gidererek TCK m.168/2’deki etkin pişmanlıktan yararlanabilecektir.
Bu düzenleme, cezası kesinleşmiş belirli hükümlüler bakımından daha önce hüküm verilmiş olması nedeniyle normal koşullarda artık uygulanamayacak TCK m.168/2 hükmüne özel bir geçiş kapısı açmaktadır.
TCK 168/2 Etkin Pişmanlık Nedir?
Türk Ceza Kanunu m.168, belirli malvarlığı suçları bakımından etkin pişmanlığı düzenlemektedir.
TCK m.168/2’ye göre etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce gösterilmesi hâlinde verilecek cezanın yarısına kadarı indirilebilir.
Normal sistemde dikkat edilirse TCK m.168/2’nin uygulanması için etkin pişmanlığın hüküm verilmeden önce gerçekleşmesi gerekir.
Kesinleşmiş bir mahkûmiyet bakımından artık hüküm çoktan verilmiş olduğundan, olağan koşullarda hükümlünün yıllar sonra ödeme yapıp:
“Ben şimdi TCK 168/2’den yararlanmak istiyorum.”
demesi mümkün değildir.
İşte 7589 sayılı Kanun’un getirdiği geçici düzenlemenin önemi burada ortaya çıkmaktadır.
Kanun belirli eski dolandırıcılık mahkûmiyetleri bakımından istisnai olarak hüküm verilmiş ve dosya infaz aşamasına geçmiş olmasına rağmen TCK m.168/2’den yararlanma imkânı tanımaktadır.
Bu, genel TCK m.168 sisteminden farklı, yalnız 7589 sayılı Kanun’un şartlarını taşıyan hükümlüler için öngörülmüş özel bir geçiş hükmüdür.
Kesinleşmiş Her Dolandırıcılık Dosyasında 6 Ay İçinde Ödeme Hakkı Var mı?
Hayır.
Bu konu yeni düzenlemenin en önemli ve en fazla yanlış anlaşılabilecek yönüdür.
Bir kişinin dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan hüküm giymiş olması tek başına altı aylık özel etkin pişmanlık hakkından yararlanmasına yetmez.
Kanunun aradığı koşullar birlikte değerlendirilmelidir:
- Hükümlü hakkında 31 Temmuz 2026’dan önce TCK m.157 veya m.158 kapsamında hüküm verilmiş olmalı ve dosya infaz aşamasında bulunmalıdır.
- Hükümlünün fiiline yeni TCK m.158/4 uygulanabilir nitelikte olmalıdır.
- Hükümlü hakkında önceki yargılamada TCK m.168 uygulanmamış olmalıdır.
- Mahkeme hükümlüye özel düzenleme kapsamında ihtar yapmalıdır.
- Mağdurun uğradığı zarar bu ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmelidir.
Bu şartlardan biri yoksa geçici 1. maddenin yedinci fıkrasındaki özel etkin pişmanlık imkânının doğduğunu söylemek mümkün değildir.
En Önemli Şart: Hükümlü Yeni TCK 158/4 Kapsamında Olmalı
Altı aylık ödeme hakkının kapsamını belirleyen en kritik şart budur.
Kanun, bu imkânı bütün dolandırıcılık hükümlülerine değil, yeni TCK m.158/4’ün uygulanacağı hükümlülere tanımaktadır.
Peki yeni TCK m.158/4 kimleri kapsamaktadır?
Temel olarak dolandırıcılık suçuna iştiraki;
banka veya kredi kartı gibi ödeme aracını,
banka hesabını,
aracı kurum hesabını,
ödeme hizmeti sağlayıcısındaki hesabı,
kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesabını
veya bunların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişileri kapsamaktadır.
Dolayısıyla mağduru bizzat dolandıran, mağdurla iletişime geçen, sahte ilanı oluşturan, dolandırıcılık senaryosunu yöneten veya suç organizasyonunda bunların dışında aktif roller üstlenen kişinin sırf para bir banka hesabına geldi diye otomatik olarak TCK m.158/4 kapsamında olduğu söylenemez.
Kanunun aradığı kriter, iştirak davranışının belirtilen hesap veya ödeme aracı sağlama fiiliyle sınırlı olmasıdır.
“IBAN Kiralama” Dosyalarının Tamamı Bu Kapsamda mı?
Hayır.
Kamuoyunda “IBAN kiralama” adı verilen olayların somut özellikleri birbirinden farklı olabilir.
Bir kişi gerçekten yalnız banka hesabının suçta kullanılmasına izin vermiş olabilir.
Başka bir kişi hesabını vermenin yanında mağdurla konuşmuş olabilir.
Bir başka kişi hesaba gelen parayı çekip organizatöre teslim etmek, farklı hesaplara aktarmak veya kripto varlığa çevirmek gibi ilave eylemler gerçekleştirmiş olabilir.
Yeni TCK m.158/4 bakımından önemli olan, kişinin dolandırıcılık suçundaki bireysel iştirak biçimidir.
Bu nedenle kesinleşmiş karar, iddianame, banka kayıtları, HTS ve iletişim kayıtları, para hareketleri ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Sadece mahkûmiyet kararında banka hesabının sanığa ait olduğunun yazması, tek başına m.158/4 uygulamasını garanti etmez.
Hakkında Daha Önce TCK 168 Uygulanan Kişi Yeni 6 Aylık Haktan Yararlanabilir mi?
Kanunun lafzına göre hayır.
7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin yedinci fıkrası açık biçimde, haklarında TCK m.168 uygulanmamış hükümlülerden söz etmektedir.
Dolayısıyla hükümlü önceki yargılamada mağdur zararını gidererek etkin pişmanlık indiriminden zaten yararlanmışsa, aynı geçici düzenleme üzerinden ikinci defa TCK m.168/2 uygulanmasını talep edemez.
Bu nokta TCK m.158/4’teki yeni yarı oranında iştirak indirimi ile karıştırılmamalıdır.
TCK m.158/4 ile TCK m.168 tamamen farklı hukuki nedenlere dayanmaktadır.
TCK m.158/4’teki indirim kişinin suçtaki sınırlı rolünden kaynaklanır.
TCK m.168 ise mağdur zararının giderilmesine dayanan etkin pişmanlık hükmüdür.
Bu nedenle bir hükümlü bakımından şartları varsa yeni m.158/4 değerlendirmesi yapılabilirken, özel altı aylık TCK m.168/2 hakkı için ayrıca daha önce m.168 uygulanmamış olması gerekir.
6 Aylık Süre Ne Zaman Başlıyor?
Altı aylık süre Kanun’un yürürlüğe girdiği 31 Temmuz 2026 tarihinden otomatik olarak başlamamaktadır.
Bu çok önemlidir.
Kanun açıkça:
“mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde”
zararın tamamen giderilmesini aramaktadır.
Dolayısıyla:
“Kanun 31 Temmuz 2026’da çıktı, herkesin son ödeme tarihi 31 Ocak 2027’dir.”
şeklinde genel bir sonuç çıkarılamaz.
Her hükümlü bakımından altı aylık süre, ilgili mahkemenin yapacağı ihtar tarihine göre işleyecektir.
Örneğin mahkemenin hükümlüye bu kapsamda 1 Ekim 2026 tarihinde ihtarda bulunduğunu varsayarsak, altı aylık sürenin hesabı bu ihtar üzerinden yapılacaktır.
Somut sürenin son gününün belirlenmesinde tebliğ ve süre hesaplama kurallarının ayrıca dikkate alınması gerekir.
Hükümlü Mahkeme İhtarı Gelmeden Önce Zararı Öderse Ne Olur?
Geçici hükmün lafzı hakkın kullanılmasını “mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde” tam giderime bağlamaktadır. Bununla birlikte hükümlünün zarar giderme yönünde daha erken hareket etmesinin aleyhine yorumlanması gerektiğini söyleyen açık bir hüküm bulunmamaktadır.
Ancak uygulama henüz yeni olduğundan, ödeme yapılacak dosyada mahkeme sürecinin ve ödemenin ne şekilde belgeleneceğinin dikkatle takip edilmesi gerekir. Özellikle ödemenin mağdur zararının tamamını karşılayıp karşılamadığı ve dosyayla bağlantısının açıkça ortaya konulması önemlidir.
Bu konuda uygulamanın mahkeme kararlarıyla gelişmesi beklenmelidir.
Zararın Tamamının Ödenmesi mi Gerekiyor?
Evet.
7589 sayılı Kanun bu konuda açık biçimde tam giderim aramaktadır.
Kanuna göre hükümlü mağdurun uğradığı zararı:
aynen geri verme
veya
tazmin etme
suretiyle tamamen gidermelidir.
Dolayısıyla örneğin mağdurun hükme esas zararı 500.000 TL ise hükümlünün 200.000 TL ödeme yapması ve:
“Zararın önemli bölümünü ödedim, TCK 168/2 uygulansın.”
demesi bu özel geçici hükmün lafzı bakımından yeterli değildir.
Özel düzenleme kısmi giderim değil, tam giderim şartı getirmektedir.
Zarar Taksitle Ödenebilir mi?
Kanun, altı aylık süre içinde mutlaka tek seferde ödeme yapılmasını şart koşmamaktadır.
Dolayısıyla hükümlünün altı aylık dönem içerisinde birden fazla ödeme yapmasının baştan yasaklandığı söylenemez.
Ancak belirleyici sonuç şudur:
Altı aylık süre sona ermeden mağdur zararının tamamı giderilmiş olmalıdır.
Örneğin 600.000 TL zarar bulunan bir dosyada hükümlü altı aylık süre içerisinde 100.000 TL’lik altı ödeme yaparak toplam zararı tamamen giderirse, ödeme şekli yönünden hükmün amacıyla bağdaşan bir durum ortaya çıkabilir.
Buna karşılık sürenin sonunda 10.000 TL dahi karşılanmamış zarar bulunuyorsa özel hükümdeki “tamamen giderme” şartının oluştuğu söylenemez.
Somut ödeme planının mahkeme nezdinde kayıt altına alınması ve yapılan ödemelerin belgelendirilmesi önemlidir.
Etkin Pişmanlık İndirimi Ne Kadar Olacak?
Burada çok önemli bir ayrım daha vardır.
7589 sayılı Kanun’un getirdiği geçici hüküm:
“Ceza bir kez daha yarıya indirilir.”
dememektedir.
Kanun, şartları sağlayan hükümlünün TCK m.168/2’de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanacağını söylemektedir.
TCK m.168/2 ise kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce etkin pişmanlık gösterilmesi hâlinde verilecek cezanın yarısına kadarının indirilebileceğini düzenlemektedir.
Dolayısıyla burada sabit ve otomatik bir %50 ikinci indirim bulunduğunu söylemek doğru değildir.
TCK m.168/2’nin lafzı:
“yarısına kadarı indirilir”
şeklindedir.
Bu nedenle indirim oranı, maddenin uygulanması çerçevesinde mahkemece belirlenecektir.
Yeni TCK m.158/4’teki yarı oranında indirim ise farklıdır. Orada Kanun doğrudan “ceza yarı oranında indirilir” demektedir.
İki hüküm arasındaki fark bu nedenle önemlidir.
TCK 158/4 İndirimi ile TCK 168/2 İndirimi Birlikte Uygulanabilir mi?
7589 sayılı Kanun’un geçici 1/7 hükmünün yapısı, zaten TCK m.158/4’ün uygulanacağı hükümlülerden söz etmekte ve bu kişilerden ayrıca zararını tamamen giderenlerin TCK m.168/2’den yararlanabileceğini düzenlemektedir.
Dolayısıyla iki düzenleme birbirinin alternatifi değildir.
Birincisi kişinin iştirak biçimine ilişkin yeni lehe hükümdür.
İkincisi ise mağdur zararının tam giderilmesine bağlı etkin pişmanlık mekanizmasıdır.
Ancak nihai cezanın nasıl hesaplanacağı, hükümlü hakkında uygulanması gereken diğer artırma ve indirim nedenleriyle birlikte somut mahkûmiyet dosyası üzerinden belirlenmelidir.
Bu nedenle:
“Önce ceza yarıya iner, sonra kesin bir kez daha yarıya iner ve sonuç otomatik olarak dörtte bir olur.”
şeklinde bütün dosyalara uygulanabilecek mekanik bir formül kurmak doğru değildir.
Altı Aylık Süre Verildiğinde İnfaz Durdurulur mu?
Hayır.
Kanun bu konuda son derece açık bir sınırlama getirmiştir.
7589 sayılı Kanun’un geçici 1/7 hükmüne göre altı aylık süre içerisinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, bu özel düzenlemeye dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez.
Dolayısıyla hükümlüye:
“Altı ay içinde zararı ödeme imkânın var.”
denilmesi:
“Altı ay boyunca ceza infaz edilmeyecek.”
anlamına gelmez.
Örneğin hükümlü cezaevindeyse ve mağdur zararını henüz tamamen gidermemişse sırf kendisine altı aylık süre verildiği gerekçesiyle bu geçici hükme dayanılarak infazın durdurulması mümkün değildir.
Kanunun amacı ödeme için süre verirken infazın sırf ödeme ihtimali nedeniyle altı ay boyunca askıda kalmasını engellemektir.
Zarar Tamamen Ödendiğinde İnfaz Durabilir mi?
Kanunun yasaklayıcı hükmü, “zarar tamamen giderilinceye kadar” infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini söylemektedir.
Zarar tamamen giderildikten sonra ise yeni TCK m.158/4 ve TCK m.168/2 uygulamasının hükümlünün ceza miktarına ve infaz durumuna etkisinin mahkemece yeniden değerlendirilmesi gerekir.
Bu aşamada yeni ceza miktarı, hükümlünün daha önce ne kadar süre infaz ettiği ve infaz hukukundaki diğer şartlar birlikte dikkate alınacaktır.
Dolayısıyla tam ödeme:
“otomatik tahliye”
anlamına da gelmez.
Yeni cezanın ve infaz durumunun yetkili yargı merciince belirlenmesi gerekir.
Kesinleşmiş Hüküm Nasıl Yeniden Ele Alınacak?
Sonradan yürürlüğe giren ceza kanununun hükümlü lehine sonuç doğurması, infaz hukukunda uyarlama yargılaması olarak adlandırılan incelemeleri gündeme getirebilir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98. maddesi, sonradan yürürlüğe giren bir kanun hükmünün TCK m.7 kapsamında hükümlünün lehine olup olmadığının belirlenmesi gerektiği durumlarda mahkemece karar verilmesini öngörmektedir.
7589 sayılı Kanun ise dolandırıcılık dosyaları bakımından buna ek olarak çok özel bir geçiş rejimi kurmuştur.
Bu nedenle kesinleşmiş dolandırıcılık mahkûmiyetlerinde yapılacak inceleme yalnız:
“Eski ceza kaç yıl, yeni ceza kaç yıl?”
şeklinde matematiksel olmayabilir.
Öncelikle hükümlünün fiilinin gerçekten TCK m.158/4 kapsamına girip girmediğinin değerlendirilmesi gerekebilir.
Ardından daha önce TCK m.168 uygulanıp uygulanmadığına bakılacaktır.
Şartlar mevcutsa mahkemenin altı aylık tam giderim ihtarı gündeme gelecektir.
Tam giderim sonrasında ise etkin pişmanlık hükmünün yeni cezaya etkisi belirlenecektir.
Dosya 31 Temmuz 2026’da Kesinleşmiş Olmak Zorunda mı?
Hayır. Kanun özel olarak bir başka dosya grubunu da kapsam içine almıştır.
Geçici 1/7’nin son cümlesine göre bu hüküm, Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hüküm verilmiş olmakla birlikte kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle Kanun yürürlüğe girdikten sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanacaktır.
Örneğin sanık hakkında 25 Temmuz 2026 tarihinde mahkûmiyet kararı verilmiş olsun.
Taraflar bu hükme karşı istinaf veya ilgili kanun yoluna başvurmasın.
Karar kanun yolu süresinin geçmesi nedeniyle Ağustos 2026’da kesinleşsin.
Sanığın fiili yeni TCK m.158/4 kapsamında kalıyor ve hakkında önceki hükümde TCK m.168 uygulanmamışsa, geçici 1/7’deki altı aylık zarar giderimi imkânı gündeme gelebilir.
Bu nedenle:
“Karar 31 Temmuz 2026’dan sonra kesinleşmiş, artık geçici madde uygulanmaz.”
demek her durumda doğru değildir.
Ancak Kanun bu ek kapsamı özellikle kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle sonradan kesinleşen hükümler için açıkça öngörmüştür. Başka usul ihtimalleri bakımından hükmün kapsamı somut dosyaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.
İstinafta Bulunan Dosyaya 6 Aylık Ödeme Kuralı mı Uygulanacak?
Hayır. İstinaf aşamasındaki dosyalar için Kanun ayrı bir geçiş hükmü getirmiştir.
7589 sayılı Kanun’un geçici 1/6 hükmüne göre, Kanun yürürlüğe girmeden önce TCK m.157 veya m.158 kapsamında hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan yeni TCK m.158/4 uygulanacak olanların dosyası bölge adliye mahkemesi ceza dairesindeyse bozma kararı verilerek ilk derece mahkemesine gönderilecektir.
Dolayısıyla:
İstinaf aşaması → geçici 1/6
İnfaz/kesinleşmiş dosya → geçici 1/7
ayrımı yapılmalıdır.
Bu iki geçiş rejimini birbirine karıştırmamak gerekir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki Dosyalarda Ne Olacak?
Geçici 1/6 hükmüne göre yeni TCK m.158/4 uygulanacak sanığa ait dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunuyorsa dosya, gelişindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemesine gönderilecektir.
Dolayısıyla bu dosyalar da kesinleşmiş infaz dosyası gibi doğrudan altı aylık geçici 1/7 sistemine sokulmaz.
Dosyanın içinde bulunduğu usul aşamasına göre doğru geçiş hükmü belirlenmelidir.
Mağdur Zararı Nasıl Belirlenecek?
Kanun “mağdurun uğradığı zarar” ifadesini kullanmaktadır.
Dolayısıyla ödenmesi gereken tutarın tespitinde hükme esas alınan maddi zarar, dosyadaki ödeme ve iadeler ile varsa daha önce giderilmiş kısımlar önem taşıyacaktır.
Burada ceza dosyasındaki haksız menfaat miktarı ile mağdurun kalan zararı her zaman otomatik olarak aynı olmayabilir.
Örneğin suç sonucunda mağdur 500.000 TL göndermiş ancak bunun 150.000 TL’si daha sonra iade edilmişse, etkin pişmanlık açısından hangi tutarın kalan zarar olduğu somut dosya üzerinden belirlenmelidir.
Bu nedenle ödeme yapılmadan önce hüküm, bilirkişi raporları, banka hareketleri ve varsa önceki iadeler birlikte değerlendirilmelidir.
Birden Fazla Mağdur Varsa Ne Olur?
Çok mağdurlu dolandırıcılık dosyalarında tam giderim şartı daha da önemlidir.
Kanunun amacı mağdurun uğradığı zararın tamamen giderilmesidir. Bu nedenle birden fazla mağdurun bulunduğu dosyada yalnız bir mağdurun zararının ödenmesi hâlinde özel geçici hükmün tam giderim şartının oluşup oluşmadığı ayrıca incelenmek zorundadır.
Pratikte güvenli yaklaşım, hükümlünün sorumlu tutulduğu ve etkin pişmanlığa konu zarar bakımından dosyadaki tam zarar miktarının belirlenmesi ve bunun tamamının giderildiğinin belgelenmesidir.
Mağdur Ödemeyi Kabul Etmezse Ne Yapılabilir?
Kanun zararın “aynen geri verme veya tazmin suretiyle” giderilmesini öngörmektedir ancak ödemenin teknik olarak hangi yöntemle yapılacağına ilişkin bütün ihtimalleri geçici maddede ayrıntılı biçimde düzenlememiştir.
Bu nedenle mağdurun ödeme almaktan kaçınması, hesap bilgisinin bilinmemesi veya çok sayıda mağdur bulunması gibi durumlarda ödeme girişiminin ve bedelin hazır olduğunun usulüne uygun biçimde belgelenmesi önem kazanır.
Somut dosyada nasıl hareket edileceği ilgili mahkemenin yönlendirmesi ve geçerli usul kuralları çerçevesinde belirlenmelidir.
Özellikle yüksek miktarlı ödemelerde doğrudan ve belgesiz para teslimi yerine, ödemeyi ve dosyayla bağlantısını açıkça ispatlayan yöntemlerin tercih edilmesi hukuki güvenlik açısından önemlidir.
Zararın Yakınları Tarafından Ödenmesi Mümkün mü?
Etkin pişmanlıkta esas unsur mağdur zararının giderilmesidir. Ancak ödemenin kim tarafından yapılabileceği ve hükümlünün etkin pişmanlık iradesiyle bağlantısı, somut olayın özellikleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
7589 sayılı Kanun’un geçici 1/7 hükmü bu konuda ayrıntılı özel bir sınırlama getirmemiştir. Bu nedenle özellikle cezaevindeki hükümlü adına aile bireyleri tarafından ödeme yapılması planlanıyorsa işlemin hükümlü adına ve ilgili ceza dosyası kapsamında yapıldığının açık biçimde belgelendirilmesi önemlidir.
TCK 158/4 Kapsamına Girmeyen Hükümlü Zararı Öderse Ne Olur?
Bu sorunun cevabı özellikle önemlidir.
Bir kişi kesinleşmiş nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyetinde mağdur zararını bugün tamamen ödeyebilir. Ancak sırf bu ödeme nedeniyle 7589 sayılı Kanun’un özel altı aylık TCK m.168/2 hakkından yararlanamaz.
Çünkü geçici 1/7 açık biçimde bu hakkı yalnızca yeni TCK m.158/4 uygulanacak hükümlülere tanımaktadır.
Örneğin dolandırıcılık organizasyonunun asli faili olan ve mağduru bizzat hileli davranışlarla kandırdığı kesinleşmiş kararda belirlenen kişinin bugün zararı ödemesi, tek başına geçici 1/7’yi uygulamak için yeterli değildir.
Bu nedenle ödeme yapılmadan önce dosyanın yeni m.158/4 kapsamına girip girmediğinin hukuken değerlendirilmesi büyük önem taşır.
Yeni Düzenleme Bir Af mı?
Hayır.
7589 sayılı Kanun’un getirdiği sistem af değildir.
Mahkûmiyetler topluca ortadan kaldırılmamaktadır.
Dolandırıcılık suçu suç olmaktan çıkarılmamıştır.
Hükümlüler otomatik olarak tahliye edilmemektedir.
Mağdur zararını ödeyen her dolandırıcılık hükümlüsünün cezası otomatik olarak yarıya düşürülmemektedir.
Kanun, yalnız belirli iştirak biçimi bakımından TCK m.158/4 ile yarı oranında ceza indirimi getirmiş ve bu dar kapsamdaki bazı eski kesinleşmiş dosyalarda tam zarar giderimine bağlı özel bir TCK m.168/2 fırsatı tanımıştır.
Dolayısıyla düzenlemeyi “dolandırıcılık affı” olarak nitelendirmek hukuken doğru değildir.
6 Aylık Etkin Pişmanlık İçin Hükümlünün Mahkemeye Başvurması Gerekir mi?
Geçici madde “mahkemece yapılacak ihtar” sistemini benimsemektedir.
Bununla birlikte uygulamada hükümlünün dosyasının yeni düzenleme kapsamında incelenmesini talep etmesi, özellikle infaz aşamasındaki çok sayıdaki eski dosyanın varlığı düşünüldüğünde önem taşıyabilir.
5275 sayılı Kanun m.98 de sonradan yürürlüğe giren lehe bir ceza hükmünün infaza etkisinin mahkemece değerlendirilmesini mümkün kılan bir mekanizma içermektedir.
Bu nedenle uygulamada hükümlü veya müdafii tarafından dosyanın yeni TCK m.158/4 ve geçici m.1/7 kapsamında ele alınması talep edilebilir.
Ancak somut başvuruda yalnız:
“12. Yargı Paketi çıktı, etkin pişmanlık istiyoruz.”
denilmesi yerine hükümlünün fiilinin neden TCK m.158/4 kapsamında olduğu açıkça ortaya konulmalıdır.
Başvuruda Hangi Hususlar Özellikle Gösterilmeli?
Kesinleşmiş bir dolandırıcılık dosyasının yeni düzenleme kapsamında değerlendirilmesi isteniyorsa gerekçeli mahkûmiyet kararındaki sanık eylemleri özel önem taşımaktadır.
Özellikle hükümlünün;
mağdurla doğrudan temasının bulunup bulunmadığı,
hileli hareketlere fiilen katılıp katılmadığı,
dolandırıcılık organizasyonundaki rolü,
banka veya ödeme aracını ne şekilde kullandırdığı,
hesap erişim bilgilerini kime ve hangi amaçla verdiği,
paranın sonraki hareketlerinde rolünün bulunup bulunmadığı,
hakkında önceki hükümde TCK m.168 uygulanıp uygulanmadığı
ve dosyanın hangi tarihte kesinleştiği
belirlenmelidir.
Böylece geçici 1/7’nin koşullarının oluşup oluşmadığı somutlaştırılabilir.
Kesinleşmiş Dolandırıcılık Dosyalarında 6 Aylık Etkin Pişmanlık Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kesinleşmiş dolandırıcılık dosyasında zarar ödenirse etkin pişmanlık uygulanabilir mi?
7589 sayılı Kanun’un özel şartlarını taşıyan hükümlüler bakımından evet. Özellikle yeni TCK m.158/4’ün uygulanabilir olması, dosyanın ilgili geçiş hükmü kapsamında bulunması ve daha önce TCK m.168 uygulanmamış olması gerekir.
Altı aylık süre 31 Temmuz 2026’da mı başladı?
Hayır. Süre mahkemece yapılacak ihtardan itibaren işlemeye başlar.
Zararın yarısını ödemek yeterli mi?
Hayır. Özel hüküm mağdur zararının aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesini şart koşmaktadır.
Altı ay içinde taksit taksit ödeme yapılabilir mi?
Kanunda tek sefer ödeme zorunluluğu belirtilmemiştir; ancak sürenin sonunda zararın tamamının giderilmiş olması gerekir.
Altı aylık sürede cezanın infazı durur mu?
Hayır. Mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar bu özel hükme dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez.
Ödeme yapılınca ceza mutlaka yüzde 50 mi azalır?
Hayır. TCK m.168/2, cezanın yarısına kadar indirilmesini düzenlemektedir. Bu sabit yüzde 50 indirim değildir.
Yeni TCK 158/4 indirimi yüzde 50 mi?
Evet. Yeni m.158/4 kapsamına giren iştirak hâlinde Kanun verilecek cezanın yarı oranında indirileceğini açıkça düzenlemektedir.
Hakkında daha önce etkin pişmanlık uygulanmış kişi altı aylık haktan yararlanabilir mi?
Geçici 1/7 yalnız hakkında TCK m.168 uygulanmamış hükümlülere yöneliktir.
Bütün IBAN kullandırma mahkûmiyetleri kapsama giriyor mu?
Hayır. Hükümlünün iştirakinin yeni TCK m.158/4’te belirtilen fiille sınırlı kalması gerekir.
Kanun yürürlüğe girdikten sonra kesinleşen eski hüküm yararlanabilir mi?
Kanun, yürürlük tarihinde hüküm verilmiş olup kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle daha sonra kesinleşen hükümleri de açıkça kapsamaktadır.
6 Aylık Süre Kaçırılırsa Ne Olur?
Kanun özel hakkın kullanılmasını mahkeme ihtarından itibaren altı aylık süre içerisinde tam giderime bağlamıştır.
Bu nedenle süre geçtikten sonra yapılan ödemenin geçici 1/7’nin özel etkin pişmanlık imkânını doğuracağını söylemek mümkün değildir.
Özellikle yüksek miktarlı zarar bulunan dosyalarda hükümlünün ödeme imkânlarını son aya bırakması ciddi risk yaratabilir.
Mahkemece ihtar yapıldıktan sonra;
zararın tam tutarının belirlenmesi,
ödeme yönteminin netleştirilmesi,
yapılan ödemelerin dosyaya belgelenmesi
ve altı aylık sürenin dikkatle takip edilmesi gerekir.
Hükümlü Cezaevindeyse Ödeme Sonrası Tahliye Olur mu?
Ödeme tek başına otomatik tahliye sonucunu doğurmaz.
Öncelikle TCK m.158/4 ve geçici m.1/7 kapsamında yeni ceza hesabı yapılmalıdır.
Daha sonra hükümlünün;
yeniden belirlenen cezası,
daha önce infaz ettiği süre,
koşullu salıverilme durumu,
denetimli serbestlik şartları
ve diğer infaz hükümleri çerçevesinde infaz durumu ayrıca belirlenir.
Dolayısıyla bazı dosyalarda yeni lehe hükümlerin uygulanması tahliye sonucunu doğurabilecek kadar cezayı düşürebilirken, başka dosyalarda hükümlünün cezaevinde kalmaya devam etmesi mümkündür.
Yeni düzenlemenin sonucu tamamen dosyadaki ceza miktarına ve infaz durumuna bağlıdır.
Düzenlemenin Uygulamadaki En Önemli Sonucu Nedir?
- Yargı Paketi’nin geçici 1/7 hükmünün en önemli yönü, geçmişte hüküm verilmiş olması nedeniyle normalde TCK m.168/2’den yararlanamayacak belirli hükümlülere ikinci bir zarar giderme fırsatı tanımasıdır.
Ancak bu fırsat sınırsız değildir.
Kanun özellikle yalnız hesap veya ödeme aracı sağlayarak dolandırıcılığa iştirak edenlerle suçun organizatörleri ve doğrudan failleri arasındaki kusur farklılığını dikkate alan TCK m.158/4 düzenlemesiyle bağlantı kurmuştur. TBMM’nin Kanun’a ilişkin açıklamasında da yeni sistemin, organizatörlerle yalnız banka hesabını veya ödeme aracını kullandırarak suça iştirak eden kişiler arasındaki kusur farklılığını gözetmeyi amaçladığı belirtilmiştir.
Dolayısıyla altı aylık özel etkin pişmanlık hükmünün merkezinde de bu sınırlı iştirak grubu bulunmaktadır.
Sonuç: Kesinleşmiş Her Dolandırıcılık Dosyasında Değil, Belirli Hükümlüler İçin 6 Aylık Ödeme İmkânı Getirildi
- Yargı Paketi ile kesinleşmiş dolandırıcılık mahkûmiyetleri bakımından oldukça önemli ancak kapsamı sınırlı bir etkin pişmanlık düzenlemesi kabul edilmiştir.
7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin yedinci fıkrasına göre, Kanun yürürlüğe girmeden önce TCK m.157 veya m.158 uyarınca hakkında hüküm verilmiş, dosyası infaz aşamasında bulunan ve hakkında daha önce TCK m.168 uygulanmamış hükümlülerden yeni TCK m.158/4’ün uygulanacağı kişiler, mağdur zararını mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren altı ay içerisinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirlerse TCK m.168/2’deki etkin pişmanlıktan yararlanabileceklerdir.
Dolayısıyla yeni düzenleme bakımından en önemli dört kavram şunlardır:
TCK m.158/4 kapsamına girme, daha önce TCK m.168 uygulanmamış olma, mahkeme ihtarı ve altı ay içinde tam zarar giderimi.
Bunlardan herhangi birinin bulunmaması durumunda geçici m.1/7’deki özel etkin pişmanlık hakkının uygulanması mümkün olmayabilir.
Altı aylık süre de Kanun’un yayımlandığı veya yürürlüğe girdiği tarihten değil, mahkeme tarafından yapılacak ihtardan itibaren işlemektedir.
Ayrıca zarar kısmen değil, tamamen giderilmelidir.
Kanun zarar tamamen giderilinceye kadar sırf bu altı aylık imkân nedeniyle infazın durdurulmasına veya ertelenmesine de izin vermemektedir.
Bir başka önemli husus, etkin pişmanlık indiriminin otomatik olarak yüzde 50 olmadığıdır. Geçici hüküm TCK m.168/2’ye atıf yapmaktadır ve bu madde verilecek cezanın yarısına kadar indirilmesini düzenlemektedir.
Buna karşılık yeni TCK m.158/4 kapsamında kişinin iştirak davranışının yalnız hesap veya ödeme aracı sağlamayla sınırlı kalması hâlinde uygulanacak temel indirim yarı oranındadır.
Dolayısıyla kesinleşmiş bir dosyada iki ayrı lehe hüküm gündeme gelebilir:
TCK m.158/4 kapsamında kişinin suçtaki sınırlı rolü nedeniyle getirilen yeni indirim ile mağdurun zararının altı ay içinde tamamen giderilmesi hâlinde geçici düzenleme üzerinden uygulanabilecek TCK m.168/2 etkin pişmanlık indirimi.
Ancak bunların uygulanabilmesi için hükümlünün gerçekten m.158/4 kapsamında olduğunun mahkemece kabul edilmesi gerekir.
Bu nedenle “Kesinleşmiş dolandırıcılık dosyasında altı ay içinde zarar ödenirse etkin pişmanlık uygulanır mı?” sorusunun kısa ve doğru cevabı şöyledir:
Evet, ancak bütün kesinleşmiş dolandırıcılık mahkûmiyetlerinde değil. 12. Yargı Paketi öncesinde hakkında hüküm verilmiş, dosyası infaz aşamasında bulunan, daha önce TCK m.168’den yararlanmamış ve yeni TCK m.158/4 kapsamındaki sınırlı iştirak şartlarını taşıyan hükümlü, mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren altı ay içerisinde mağdur zararını tamamen giderirse TCK m.168/2’deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir.
Bu nedenle özellikle eski IBAN kullandırma, hesap kiralama, banka kartını verme, ödeme hesabını veya kripto hesabını kullandırma nedeniyle kesinleşmiş dolandırıcılık mahkûmiyetlerinde dosyanın 7589 sayılı Kanun kapsamında yeniden incelenmesi önemli ölçüde ceza ve infaz sonucu doğurabilecek niteliktedir.