Hukuk Makaleleri

Kanuni Faiz Artık TCMB Reeskont Oranına Göre Nasıl Hesaplanacak?

Kanuni faiz, alacak davaları ve icra takiplerinde ana para kadar önemli sonuçlar doğurabilen unsurlardan biridir. Bir alacağın birkaç yıl boyunca ödenmemesi hâlinde faiz miktarı, özellikle yüksek tutarlı uyuşmazlıklarda ana paranın önemli bir bölümüne ulaşabilmektedir. Bu nedenle “kanuni faiz nasıl hesaplanır?”, “2026 kanuni faiz oranı kaçtır?”, “TCMB reeskont oranı kanuni faizi nasıl etkiler?” ve “yeni yasal faiz sistemi eski alacaklara uygulanır mı?” soruları 12. Yargı Paketi sonrasında çok daha önemli hâle gelmiştir.

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi tamamen değiştirilmiştir. Yeni düzenleme ile kanuni faiz, sabit bir oran olmaktan çıkarılarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının reeskont faiz oranına bağlı, ekonomik koşullara göre değişebilen bir sisteme dönüştürülmüştür.

Yeni sistemin temel formülü oldukça nettir:

Kanuni faiz oranı = TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık tarihinde uyguladığı kısa vadeli reeskont oranı × %80

Buna ek olarak kanun, yıl ortasında ekonomik koşulların ciddi biçimde değişmesi ihtimalini de dikkate almıştır. Eğer 30 Haziran tarihinde geçerli olan reeskont oranı ile önceki yılın 31 Aralık tarihinde geçerli olan reeskont oranı arasında 5 puan veya daha fazla fark bulunuyorsa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran tarihindeki reeskont oranının yüzde 80’i uygulanacaktır.

Dolayısıyla yeni sistemde kanuni faiz yalnızca yıldan yıla değil, belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde aynı yıl içerisinde de değişebilecektir.

12. Yargı Paketi Kanuni Faiz Konusunda Ne Değiştirdi?

7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden yazılmıştır. Hüküm uyarınca Türk Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu kapsamında faiz ödenmesi gereken bir durumda taraflar faiz miktarını sözleşmeyle belirlememişse uygulanacak yıllık faiz artık TCMB’nin reeskont oranına bağlı olarak hesaplanacaktır.

Yeni düzenlemenin özü şu iki kurala dayanmaktadır:

Birinci kural: Her yılın başlangıcında önceki yılın 31 Aralık günündeki TCMB reeskont oranı esas alınacaktır.

İkinci kural: 30 Haziran tarihinde reeskont oranında en az 5 puanlık değişiklik varsa, yılın ikinci yarısında yeni oran kullanılacaktır.

Böylelikle kanuni faiz oranının uzun süre ekonomik gelişmelerden bağımsız şekilde aynı kalması yerine, faiz oranının belirli aralıklarla güncel ekonomik koşullara uyarlanabilmesi amaçlanmıştır.

TCMB Reeskont Oranı Nedir?

Reeskont kavramı, ticari senet ve benzeri kıymetlerin yeniden iskonto edilmesini ifade eder. TCMB, bankacılık kesiminin geçici likidite ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla belirli şartlar altında ticari senet ve belgeleri reeskonta kabul edebilmekte ve bu işlemlerde bir faiz oranı uygulamaktadır. TCMB bu oranı reeskont faiz oranı olarak tanımlamaktadır.

Reeskont oranı ile piyasadaki;

konut kredisi faizi,

mevduat faizi,

kredi kartı faizi,

politika faizi

veya bankaların ticari kredi faizleri

aynı şey değildir.

  1. Yargı Paketi ile kanuni faiz açısından özellikle TCMB’nin kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı esas alınmıştır.

Bu nedenle yeni kanuni faiz hesaplanırken örneğin TCMB politika faizinin yüzde kaç olduğuna bakılması doğru değildir.

Bakılması gereken oran, TCMB’nin yayımladığı Reeskont ve Avans Faiz Oranları tablosundaki reeskont işlemlerinde uygulanan iskonto oranıdır.

Yeni Kanuni Faiz Formülü Nasıl Uygulanacak?

Yeni sistemi adım adım açıklamak mümkündür.

1. Önceki Yılın 31 Aralık Tarihindeki Reeskont Oranı Bulunur

Örneğin 2027 yılında uygulanacak kanuni faiz hesaplanacaksa öncelikle 31 Aralık 2026 tarihinde geçerli TCMB reeskont oranına bakılacaktır.

Varsayalım bu oran yüzde 35 olsun.

2. Reeskont Oranının Yüzde 80’i Hesaplanır

Formül:

%35 × 0,80 = %28

Bu durumda 2027 yılının ilk yarısında kanuni faiz oranı yüzde 28 olacaktır.

3. 30 Haziran Tarihinde Yeniden Kontrol Yapılır

30 Haziran 2027 tarihinde geçerli reeskont oranına bakılır.

Varsayalım reeskont oranı yüzde 39 olmuş olsun.

31 Aralık oranı yüzde 35’ti.

Aradaki fark:

39 – 35 = 4 puan

Kanun en az 5 puan fark aradığı için oran değişmez.

Dolayısıyla ikinci yarıda da kanuni faiz yüzde 28 olarak devam eder.

4. Fark 5 Puan veya Daha Fazlaysa Yeni Hesap Yapılır

Bu defa 30 Haziran tarihindeki reeskont oranının yüzde 42 olduğunu varsayalım.

31 Aralık oranı:

%35

30 Haziran oranı:

%42

Fark:

7 puan

Bu fark 5 puandan fazla olduğu için ikinci yarıda yeni oran hesaplanır:

%42 × %80 = %33,6

Dolayısıyla bu örnekte;

1 Ocak–30 Haziran arasında yıllık yüzde 28,

1 Temmuz–31 Aralık arasında yıllık yüzde 33,6

kanuni faiz uygulanacaktır. Bu sonuç doğrudan yeni 3095 sayılı Kanun m.1’deki iki aşamalı formülden kaynaklanmaktadır.

2026 Kanuni Faiz Oranı Kaçtır?

Yeni düzenlemenin ilk somut uygulaması bakımından en önemli soru budur.

TCMB’nin resmi tablosuna göre reeskont işlemlerinde uygulanan iskonto oranı 20 Aralık 2025 tarihinde yüzde 38,75 olarak belirlenmiştir. Bu oran 31 Aralık 2025 tarihinde de yürürlükte bulunmaktaydı.

Yeni formül uyarınca:

%38,75 × %80 = %31

Dolayısıyla 7589 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yeni sisteme göre yıllık kanuni faiz oranı yüzde 31’dir. Bu sonuç, kanundaki yüzde 80 formülünün TCMB’nin 31 Aralık 2025 tarihinde geçerli yüzde 38,75 reeskont oranına uygulanmasından çıkmaktadır.

TCMB’nin resmi reeskont tablosunda 20 Aralık 2025 sonrasında 30 Haziran 2026’ya kadar yeni bir reeskont oranı değişikliği bulunmadığından, 30 Haziran kontrolünde de en az 5 puanlık fark oluşmamıştır. Bu nedenle 2026 yılı bakımından yeni sistemin yürürlüğe girdiği dönem için hesaplanan oran yüzde 31’dir.

Ancak burada önemli bir tarih ayrımı yapılmalıdır.

Yeni kanuni faiz düzenlemesi 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 7589 sayılı Kanun m.26 uyarınca, özel olarak daha sonraki yürürlük tarihi belirlenmeyen hükümler yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir ve kanuni faiz düzenlemesi bu gruptadır.

Bu nedenle yüzde 31 oranının 1 Ocak 2026’dan itibaren otomatik biçimde geriye yürütülmesi gerektiği söylenemez.

2026 Kanuni Faiz Hesaplama Örneği

Örneğin 31 Temmuz 2026 tarihinde muaccel hâle gelen ve faiz işlemeye başlayan;

1.000.000 TL

tutarında bir alacak bulunduğunu varsayalım.

Yıllık kanuni faiz oranı:

%31

Bir yıllık basit faiz:

1.000.000 × %31 = 310.000 TL

Dolayısıyla alacak bir yıl boyunca hiç ödenmez ve bu süre içerisinde başka bir faiz türü ya da oran değişikliği söz konusu olmazsa, basitleştirilmiş hesapla bir yıllık faiz 310.000 TL olacaktır.

Toplam:

1.310.000 TL

Ancak gerçek icra ve dava dosyalarında;

faizin başlangıç günü,

ödeme tarihi,

kısmi ödeme,

mahsup,

oran değişikliği,

ticari faiz uygulanıp uygulanmadığı

gibi hususlar ayrıca dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle bu örnek yalnızca yeni yüzde 31 oranının ekonomik etkisini göstermek amacı taşımaktadır.

500.000 TL İçin Yeni Kanuni Faiz Ne Kadar?

Ana para:

500.000 TL

Yıllık faiz:

%31

Bir yıllık faiz:

500.000 × 0,31 = 155.000 TL

Dolayısıyla tam bir yıllık dönem için toplam:

655.000 TL

olacaktır.

2.000.000 TL İçin Kanuni Faiz Ne Kadar?

Ana para:

2.000.000 TL

Yıllık yüzde 31 faiz:

620.000 TL

Bir yıllık toplam:

2.620.000 TL

olacaktır.

Yüksek tutarlı davalarda faiz oranındaki birkaç puanlık değişikliğin dahi ne kadar önemli sonuç doğurduğu bu örneklerden görülebilir.

Kanuni Faiz Her Yıl Yeniden mı Hesaplanacak?

Evet.

Yeni sistemin en önemli özelliği budur.

Artık örneğin 2026 yılında belirlenen yüzde 31 oranının 2027, 2028 ve sonraki yıllarda otomatik olarak uygulanacağı söylenemez.

Her yılın oranı, bir önceki yılın 31 Aralık tarihindeki reeskont oranı dikkate alınarak yeniden belirlenecektir.

Örneğin;

31 Aralık 2026 reeskont oranı yüzde 30 olursa,

2027 kanuni faiz oranı:

30 × %80 = %24

olacaktır.

31 Aralık 2027 reeskont oranı yüzde 45 olursa,

2028 kanuni faiz oranı:

45 × %80 = %36

olacaktır.

Dolayısıyla uzun süren alacak davalarında her yıl için farklı faiz oranlarıyla karşılaşılması mümkündür.

Aynı Yıl İçinde Kanuni Faiz Değişebilir mi?

Evet.

Ancak bunun için reeskont oranındaki değişimin belirli bir büyüklüğe ulaşması gerekir.

Kanun, 30 Haziran tarihinde yürürlükte bulunan reeskont oranı ile önceki yılın 31 Aralık tarihindeki reeskont oranı arasında 5 puan veya daha fazla fark bulunmasını aramaktadır.

Buradaki “5 puan” ifadesi önemlidir.

Örneğin oran;

%40’tan %44’e çıkmışsa fark 4 puandır.

Değişiklik yapılmaz.

Ancak;

%40’tan %45’e çıkmışsa fark tam 5 puandır.

Yeni oran uygulanır.

Kanun “beş puan veya daha çok” ifadesini kullandığından tam 5 puanlık değişiklik de ikinci yarı oranının yeniden belirlenmesi için yeterlidir.

Yıl Ortasında Faiz Düşerse Ne Olur?

Yeni sistem yalnızca faiz artışlarını dikkate almamaktadır.

Reeskont oranı ciddi şekilde düşerse kanuni faiz de düşebilir.

Örneğin:

31 Aralık reeskont oranı:

%40

İlk yarı kanuni faiz:

%32

30 Haziran reeskont oranı:

%30

Fark:

10 puan

Dolayısıyla ikinci yarı için yeni faiz:

%30 × %80 = %24

olacaktır.

Bu durumda yılın ilk yarısında yüzde 32, ikinci yarısında yüzde 24 kanuni faiz uygulanır.

Dolayısıyla yeni sistem;

“Faiz her yıl mutlaka yükselir.”

anlamına gelmemektedir.

Kanuni faiz TCMB reeskont oranındaki hem yukarı hem aşağı yönlü ciddi değişikliklere uyum sağlayacaktır.

30 Haziran Kontrolünde Hangi Oran Karşılaştırılacak?

Burada sık yapılabilecek bir hesaplama hatasına dikkat edilmelidir.

Karşılaştırılması gereken oranlar kanuni faiz oranları değil, reeskont oranlarıdır.

Örneğin:

31 Aralık reeskont oranı:

%40

Bunun yüzde 80’i:

%32

30 Haziran reeskont oranı:

%44

Bunun yüzde 80’i:

%35,2

Burada;

35,2 – 32 = 3,2

hesabı yapılarak değişiklik olup olmadığı belirlenmez.

Kanunun aradığı fark;

44 – 40 = 4 puandır.

Dolayısıyla değişiklik yoktur.

Önce reeskont oranları arasındaki fark kontrol edilir.

Ancak fark 5 puan veya daha fazlaysa yeni reeskont oranının yüzde 80’i hesaplanır.

Reeskont Faizi ile Kanuni Faiz Aynı Şey midir?

Hayır.

Bu yeni sistemde en fazla karıştırılabilecek hususlardan biri budur.

TCMB reeskont oranının yüzde 38,75 olması;

“Kanuni faiz yüzde 38,75’tir.”

anlamına gelmez.

Kanun açık şekilde reeskont oranının yüzde 80’inin uygulanacağını düzenlemektedir.

2026 örneğinde:

Reeskont:

%38,75

Kanuni faiz:

%31

Dolayısıyla mahkeme veya icra dosyasında “TCMB reeskont oranı uygulanacaktır” ile “kanuni faiz uygulanacaktır” ifadeleri teknik olarak aynı anlama gelmemektedir.

Reeskont Faizi ile Avans Faizi Aynı mı?

Hayır.

TCMB resmi tablosunda reeskont işlemlerinde uygulanan iskonto oranı ile avans işlemlerinde uygulanan faiz oranı ayrı ayrı gösterilmektedir.

20 Aralık 2025 tarihinden itibaren;

reeskont oranı %38,75,

avans faiz oranı ise %39,75

olarak gösterilmektedir.

Yeni 3095 sayılı Kanun m.1 kapsamında kanuni faiz hesaplanırken esas alınan oran reeskont oranıdır, avans faizi değildir.

Bu ayrım özellikle ticari uyuşmazlıklarda önemlidir. Çünkü ticari temerrüt faizinde avans faizinin ayrıca gündeme gelebileceği durumlar bulunmaktadır.

Dolayısıyla yeni kanuni faiz sistemi ile ticari avans faizi birbirine karıştırılmamalıdır.

Kanuni Faiz ile Temerrüt Faizi Arasındaki Fark Nedir?

Kanuni faiz ile temerrüt faizi hukuken aynı kavram değildir.

Kanuni faiz, faiz ödenmesi gereken ancak oranının taraflar arasında belirlenmediği durumlarda kanunun belirlediği faizdir.

Temerrüt faizi ise bir para borcunu zamanında ödemeyen borçlunun gecikme dönemi nedeniyle ödemek zorunda olduğu faizdir.

3095 sayılı Kanun sisteminde bu iki kurum birbiriyle bağlantılıdır. Adi para borçlarında sözleşmeyle farklı bir oran belirlenmemişse temerrüt faizi bakımından kanuni faiz oranı esas alınabilmektedir.

Ancak özellikle ticari işlerde farklı faiz hükümleri gündeme gelebileceğinden;

“Kanuni faiz yüzde 31 oldu, bütün temerrüt faizleri de yüzde 31’dir.”

şeklinde genel bir sonuç çıkarılmamalıdır.

Ticari Alacaklarda Yeni Kanuni Faiz Nasıl Uygulanacak?

Ticari uyuşmazlıklarda faiz hesabı daha dikkatli yapılmalıdır.

Yeni 3095 sayılı Kanun m.1’in 2026’daki karşılığı yüzde 31 olsa da ticari işlerde kanunun temerrüt faizine ilişkin diğer hükümleri nedeniyle TCMB avans faizi gibi daha yüksek oranlar gündeme gelebilir.

TCMB’nin resmi tablosunda 20 Aralık 2025 itibarıyla avans işlemlerinde uygulanan faiz oranı yüzde 39,75’tir.

Dolayısıyla örneğin iki tacir arasındaki ticari alacak davasında doğrudan;

“yüzde 31 kanuni faiz”

talep edilmeden önce somut ilişkinin ticari temerrüt faizi açısından incelenmesi gerekir.

Alacağın niteliğine göre daha yüksek faiz talep etme imkânı bulunabilir.

Sözleşmede Faiz Oranı Varsa Reeskont Formülü Uygulanır mı?

Yeni 3095 sayılı Kanun m.1’in lafzı açıktır.

Reeskont formülü, faiz miktarının sözleşmeyle tespit edilmediği hâllerde uygulanmaktadır.

Dolayısıyla taraflar sözleşmede geçerli şekilde faiz oranı belirlemişlerse öncelikle sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır.

Örneğin sözleşmede geçerli şekilde;

“Yıllık yüzde 25 faiz uygulanacaktır.”

şeklinde bir hüküm bulunması hâlinde doğrudan yüzde 31 kanuni faiz uygulanacağı sonucuna varılmamalıdır.

Ancak sözleşmeyle belirlenen faiz oranlarının da Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, tüketici hukuku ve diğer emredici hükümler bakımından geçerlilik sınırları bulunmaktadır.

Bu nedenle sözleşmesel faiz ile kanuni faiz birbirinden ayrılmalıdır.

Eski Alacaklarda Yeni Reeskont Formülü Uygulanacak mı?

  1. Yargı Paketi’nin en önemli uygulama sorunlarından biri eski alacaklardır.

7589 sayılı Kanun’un geçici maddesi incelendiğinde bazı değişiklikler bakımından özel zaman bakımından uygulama hükümleri düzenlenmesine rağmen, 3095 sayılı Kanun m.1’deki yeni kanuni faiz sistemi için özel bir geçiş düzenlemesine yer verilmediği görülmektedir. Yeni faiz hükmü yayım tarihi olan 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu nedenle örneğin 2025 yılında doğmuş ve 31 Temmuz 2026 sonrasında da ödenmemiş bir alacağın yalnızca eski tarihte doğmuş olması nedeniyle yeni sistemin tamamen dışında kalacağı söylenemez.

Zaman bakımından temel yaklaşım, 31 Temmuz 2026’dan önce işlemiş faiz döneminin o dönemdeki hükümlere; 31 Temmuz 2026 sonrasında işlemeye devam eden dönemin ise yeni sisteme göre değerlendirilmesidir.

Ancak 7589 sayılı Kanun henüz yeni yürürlüğe girmiş olduğundan, özellikle eski borçlarda dönemsel faiz hesabının ayrıntılarının Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi içtihatlarıyla netleşmesi beklenmelidir.

Bu nedenle yüksek tutarlı eski alacaklarda faiz hesabı yapılırken borcun başlangıç tarihi ile yeni kanunun yürürlük tarihi mutlaka ayrılmalıdır.

2025’te Doğan Bir Alacak İçin Örnek Hesap Nasıl Yapılır?

Örneğin bir alacağın 1 Aralık 2025 tarihinde temerrüde düştüğünü ve 1 Aralık 2026 tarihinde ödendiğini varsayalım.

Bu durumda tek bir faiz oranını bütün bir yıllık döneme uygulamak doğru olmayabilir.

Faiz hesabının;

1 Aralık 2025 – 30 Temmuz 2026

ve

31 Temmuz 2026 – 1 Aralık 2026

şeklinde iki ayrı dönem üzerinden değerlendirilmesi gerekir.

İlk dönemde o tarihte yürürlükte bulunan faiz sistemi,

ikinci dönemde ise yeni reeskont bağlantılı sistem

dikkate alınacaktır. Yeni m.1 için özel geriye yürüme hükmü bulunmaması ve değişikliğin 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmesi bu dönemsel ayrımı gerekli kılmaktadır.

Devam Eden Davalarda Yeni Kanuni Faiz Uygulanır mı?

Bir alacak davasının 2024 veya 2025 yılında açılmış olması, dava sonuçlanıncaya kadar faiz oranının dava tarihindeki seviyede sabit kalacağı anlamına gelmez.

Örneğin mahkeme;

“100.000 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren kanuni faiziyle tahsiline”

karar verdiğinde, borç ödeninceye kadar farklı dönemlerde farklı kanuni faiz oranlarının uygulanması mümkün olabilir.

Yeni sistemin yürürlük tarihinden sonra işlemeye devam eden faiz bakımından reeskont bağlantılı oranlar dikkate alınacaktır.

Bu nedenle uzun süren davalarda faiz hesabının artık daha sık dönemlere ayrılarak yapılması gerekecektir.

İcra Takibinde Yeni Kanuni Faiz Nasıl Hesaplanacak?

İcra takibinde alacaklı;

ana para,

işlemiş faiz,

faiz başlangıç tarihi

ve takipten sonra işleyecek faiz türünü

doğru biçimde göstermelidir.

Örneğin 31 Temmuz 2026’dan önce temerrüde düşmüş bir borç için 15 Ağustos 2026 tarihinde takip başlatılıyorsa takip tarihine kadar işlemiş faiz iki farklı hukuki döneme ayrılabilir.

Takip sonrası faiz bakımından ise yeni kanuni faiz oranı veya somut alacağa uygulanması gereken daha özel faiz türü dikkate alınacaktır.

Bu nedenle yeni dönemde icra takip talebine yalnızca;

“yasal faiz”

yazılması yerine, alacağın hangi faiz türüne tabi olduğunun önceden değerlendirilmesi daha büyük önem taşımaktadır.

Yargılama Üç Yıl Sürerse Faiz Nasıl Hesaplanacak?

Yeni sistemin pratik etkisi en iyi uzun süren davalarda görülecektir.

Örneğin dava;

2026,

2027,

2028

ve 2029 yıllarını kapsıyorsa her yıl için farklı reeskont oranları bulunabilir.

Hatta belirli bir yılda 30 Haziran kontrolünde 5 puan veya daha fazla değişiklik oluşmuşsa o yıl için iki ayrı kanuni faiz oranı dahi uygulanabilir.

Dolayısıyla bir alacak için faiz hesabı örneğin şu şekilde olabilir:

31 Temmuz–31 Aralık 2026: %31

1 Ocak–30 Haziran 2027: %28

1 Temmuz–31 Aralık 2027: %33,6

2028: başka bir oran

2029: başka bir oran.

Bu nedenle yeni sistemde mahkeme ilamlarının infazında faiz hesabı, geçmişe göre daha fazla dönemsel hesaplama gerektirebilir.

Faiz Oranı Değişince Önceden İşlemiş Faiz Yeniden Hesaplanacak mı?

Kural olarak hayır.

Yeni bir faiz oranının yürürlüğe girmesi, daha önce tamamlanmış faiz döneminin geriye dönük olarak yeni oran üzerinden hesaplanması anlamına gelmez.

Örneğin yılın ilk yarısında yüzde 28 oranı uygulanmışken 30 Haziran kontrolü sonrasında ikinci yarı oranı yüzde 34’e çıkmışsa, ilk altı ay yeniden yüzde 34 üzerinden hesaplanmaz.

Yeni oran yalnızca kanunun belirlediği sonraki dönem için uygulanır.

Bu durum yeni 3095 sayılı Kanun m.1’in yılın ilk ve ikinci yarısını ayrı dönemler olarak düzenleyen yapısının doğal sonucudur.

Kısmi Ödeme Yapılırsa Faiz Nasıl Hesaplanacak?

Borçlu ana paranın bir kısmını öderse hesaplama daha karmaşık hâle gelebilir.

Örneğin 1.000.000 TL alacağın 400.000 TL’si belirli bir tarihte ödenmiş olabilir.

Bu durumda yapılan ödemenin hangi kalemlere mahsup edileceği ve kalan ana paraya hangi tarihten itibaren faiz yürütüleceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Yeni kanuni faiz sistemi, kısmi ödemeye ilişkin genel borçlar hukuku kurallarını değiştirmemiştir.

Ancak kalan borcun faiz oranı, ilgili tarihte yürürlükte bulunan yeni kanuni faiz sistemine göre belirlenebilir.

Dolayısıyla gerçek dosyalarda faiz hesabı yalnızca;

ana para × faiz oranı

şeklinde tek işlemden ibaret değildir.

Kanuni Faiz Bileşik Faiz Olarak mı Hesaplanır?

Kanuni faiz sisteminin değişmiş olması, her durumda faize faiz işletilebileceği anlamına gelmez.

Faiz hesabında bileşik faiz konusunda 3095 sayılı Kanun ve Türk Ticaret Kanunu’nun özel hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.

Dolayısıyla yıllık yüzde 31 faiz işletilmiş bir alacakta;

“Birinci yıl sonunda faiz ana paraya eklenir ve ikinci yıl yüzde 31 bunun toplamı üzerinden yürür.”

şeklinde otomatik bir hesaplama yapılması doğru değildir.

Bileşik faiz istisnai nitelikte olup kanuni şartlarının ayrıca bulunması gerekir.

Yeni Kanuni Faiz Sistemi Neden Getirildi?

Yeni düzenlemenin arka planında Anayasa Mahkemesinin kanuni faize ilişkin değerlendirmeleri bulunmaktadır.

Anayasa Mahkemesi 22 Temmuz 2025 tarihli E.2024/24, K.2025/164 sayılı kararında 3095 sayılı Kanun’un önceki kanuni faiz sistemini incelemiş ve kanuni faiz ile alacağın ekonomik değerinin korunması arasındaki ilişkiyi mülkiyet hakkı yönünden değerlendirmiştir.

Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde sabit veya ekonomik gelişmelere yeterince hızlı tepki vermeyen faiz oranlarının, borcunu zamanında ödemeyen borçlu lehine ve alacaklı aleyhine ekonomik sonuç doğurabilmesi önemli bir tartışma alanı olmuştur. Anayasa Mahkemesinin alacakların enflasyon karşısında değer kaybetmesine ilişkin kararlarında da bu mesele mülkiyet hakkı bağlamında ele alınmıştır.

Yeni sistemle kanuni faiz, doğrudan ekonomik bir göstergeye bağlanarak belirli aralıklarla otomatik güncellenebilir hâle getirilmiştir.

Yeni Kanuni Faiz Enflasyon Oranı mı Olacak?

Hayır.

Kanuni faiz artık dinamik olmakla birlikte doğrudan TÜFE veya yıllık enflasyona bağlanmamıştır.

Formülün referansı;

TCMB reeskont oranıdır.

Dolayısıyla örneğin yıllık enflasyon yüzde 50 ise kanuni faizin de yüzde 50 olacağı şeklinde bir kural bulunmamaktadır.

Aynı şekilde TCMB politika faizinin yüzde 40 olması da kanuni faizin yüzde 32 olacağı anlamına gelmez.

Hesaplama yalnızca kanunda belirtilen reeskont oranı × yüzde 80 formülüyle yapılacaktır.

Faiz Hesabında En Sık Yapılabilecek Hatalar Nelerdir?

Yeni sistemde özellikle şu hatalarla karşılaşılması mümkündür:

Reeskont oranının tamamını kanuni faiz kabul etmek.

Örneğin yüzde 38,75 reeskont varsa yüzde 38,75 kanuni faiz uygulanacağını düşünmek yanlıştır. Yüzde 80’i alınmalıdır.

Avans faizini reeskont faiziyle karıştırmak.

TCMB bu iki oranı ayrı ayrı yayımlamaktadır.

30 Haziran kontrolünde kanuni faiz oranlarını karşılaştırmak.

Karşılaştırılması gereken reeskont oranlarıdır.

4 puan değişiklikte ikinci yarı oranını değiştirmek.

Kanun en az 5 puan fark aramaktadır.

Yeni oranı geçmiş dönemlere geriye yürütmek.

Oran değişikliği geçmiş tamamlanmış faiz döneminin yeniden hesaplanması anlamına gelmez.

Ticari alacakta doğrudan kanuni faiz istemek.

Somut ilişkiye göre daha yüksek ticari faiz türleri uygulanabilir.

Sözleşmede geçerli faiz oranı bulunduğunu gözden kaçırmak.

Yeni kanuni oran, esas olarak oran sözleşmeyle belirlenmemişse devreye girer.

Yeni Kanuni Faiz Hakkında Sık Sorulan Sorular

Kanuni faiz artık neye göre hesaplanacak?

Önceki yılın 31 Aralık tarihinde TCMB tarafından kısa vadeli kredi işlemlerinde uygulanan reeskont oranının yüzde 80’i esas alınacaktır.

2026 kanuni faiz oranı kaçtır?

31 Aralık 2025 tarihinde geçerli reeskont oranı yüzde 38,75 olduğundan yeni formülün 2026’daki karşılığı yüzde 31’dir. Yeni hüküm 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir.

Yüzde 38,75’in yüzde 80’i kaçtır?

Yüzde 31’dir.

Kanuni faiz yıl içinde değişebilir mi?

Evet. 30 Haziran tarihindeki reeskont oranı önceki 31 Aralık oranından en az 5 puan farklıysa ikinci yarıda 30 Haziran oranının yüzde 80’i uygulanır.

Fark 4,9 puan olursa oran değişir mi?

Hayır. Kanun en az 5 puan fark aramaktadır.

Fark tam 5 puan olursa değişir mi?

Evet. Kanun “beş puan veya daha çok” demektedir.

Kanuni faiz ile TCMB politika faizi aynı mı?

Hayır. Yeni sistem politika faizini değil TCMB reeskont oranını esas almaktadır.

Reeskont faizi ile avans faizi aynı mı?

Hayır. TCMB bunları ayrı oranlar olarak yayımlamaktadır. 20 Aralık 2025 itibarıyla reeskont oranı yüzde 38,75, avans oranı yüzde 39,75’tir.

Eski borçlara yeni kanuni faiz uygulanacak mı?

Yeni düzenleme 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiş ve kanuni faiz değişikliği için özel bir geçmişe uygulama hükmü getirilmemiştir. Bu nedenle önceki dönemde işlemiş faiz ile yürürlük sonrasında işleyecek faizin dönemsel olarak ayrılması gerekir.

Devam eden davalarda yeni faiz dikkate alınacak mı?

31 Temmuz 2026’dan sonra işlemeye devam eden faiz bakımından yeni sistemin uygulanması gündeme gelecektir. Eski dönem ise kendi zamanındaki hukuki rejime göre değerlendirilmelidir.

Ticari alacaklarda yüzde 31 mi uygulanacak?

Her zaman değil. Ticari işlerde avans faizi veya özel ticari temerrüt hükümleri gibi farklı faiz türlerinin uygulanması mümkün olabilir. TCMB’nin avans oranı reeskont oranından ayrı olarak yayımlanmaktadır.

Sözleşmede faiz belirlenmişse yeni formül uygulanır mı?

Yeni m.1, faiz miktarının sözleşmeyle belirlenmediği hâllerde uygulanır. Geçerli sözleşmesel faiz varsa ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç: Kanuni Faiz Hesabında Yeni Formül Dönemi Başladı

  1. Yargı Paketi ile Türkiye’de kanuni faiz hesaplama sistemi önemli ölçüde değiştirilmiştir.

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi yeniden düzenlenmiş ve kanuni faiz, TCMB reeskont oranına bağlı dinamik bir sisteme dönüştürülmüştür.

Yeni sistemin temel formülü şöyledir:

Önceki yılın 31 Aralık tarihindeki TCMB reeskont oranı × %80 = Kanuni faiz oranı

Buna göre TCMB’nin 31 Aralık 2025 tarihinde geçerli reeskont oranı yüzde 38,75 olduğundan;

38,75 × 0,80 = 31

hesabıyla 2026 yılında yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonraki dönem için uygulanacak kanuni faiz oranı yıllık yüzde 31 olarak ortaya çıkmaktadır.

Ancak yeni sistem yalnızca her yıl başında yapılan bir hesaplamadan ibaret değildir.

30 Haziran tarihinde TCMB reeskont oranının önceki yılın 31 Aralık tarihine göre 5 puan veya daha fazla değişmesi hâlinde, yılın ikinci yarısı için yeni bir kanuni faiz oranı hesaplanacaktır.

Bu nedenle artık aynı yıl içerisinde dahi iki farklı kanuni faiz oranı ortaya çıkması mümkündür.

Örneğin 31 Aralık reeskont oranı yüzde 40 ise ilk yarı kanuni faiz yüzde 32 olacaktır.

30 Haziran oranı yüzde 45’e yükselirse fark tam 5 puan olduğu için ikinci yarı oranı yeniden hesaplanacak ve:

45 × %80 = %36

kanuni faiz uygulanacaktır.

Buna karşılık 30 Haziran oranı yüzde 44 olursa fark yalnızca 4 puan olduğundan ikinci yarıda faiz değişmeyecektir.

Yeni sistemin bir başka önemli özelliği, faiz düşüşlerini de aynı şekilde dikkate almasıdır.

Dolayısıyla TCMB reeskont oranında önemli bir düşüş yaşanırsa kanuni faiz oranı da aşağı yönlü değişebilecektir.

Bu sistem özellikle uzun süren alacak davalarında önemli sonuçlar doğuracaktır.

Geçmişte bir ilamda;

“alacağın kanuni faiziyle birlikte tahsiline”

karar verilmesi hâlinde faiz hesabı daha sınırlı sayıda dönem üzerinden yapılabilirken, yeni sistemde yıllar itibarıyla ve gerektiğinde yılın ilk ve ikinci yarısı itibarıyla farklı faiz oranlarının uygulanması mümkün olacaktır.

Bu nedenle artık bir alacak dosyasının faiz hesabında şu soruların ayrı ayrı cevaplandırılması gerekir:

Alacak hangi tarihte muaccel oldu?

Borçlu hangi tarihte temerrüde düştü?

Faiz hangi tarihten itibaren işlemeye başladı?

31 Temmuz 2026’dan önce işlemiş faiz var mı?

Alacak hangi yılları kapsıyor?

Her yılın 31 Aralık tarihindeki TCMB reeskont oranı nedir?

30 Haziran kontrolünde 5 puanlık değişiklik oluşmuş mudur?

Alacak adi mi yoksa ticari midir?

Sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmış mıdır?

Kanuni faiz yerine avans faizi veya başka özel bir faiz türü uygulanabilir mi?

Bu inceleme yapılmadan doğrudan tek bir faiz oranı üzerinden hesaplama yapmak özellikle uzun süreli ve yüksek tutarlı dosyalarda önemli hesap hatalarına neden olabilir.

Yeni sistem ayrıca reeskont faizi ile kanuni faizin aynı olmadığının özellikle bilinmesini gerektirmektedir.

Reeskont oranı yalnızca hesaplamanın temelidir.

Kanuni faiz, reeskont oranının tamamı değil yüzde 80’idir.

2026 örneği bu ayrımı açıkça göstermektedir:

TCMB reeskont oranı:

%38,75

Yeni kanuni faiz:

%31

Aynı şekilde avans faizinin de reeskont faizinden farklı olduğu unutulmamalıdır. TCMB’nin resmi tablosunda 20 Aralık 2025 itibarıyla avans faiz oranı yüzde 39,75 olarak gösterilmektedir.

Bu ayrım özellikle ticari uyuşmazlıklarda önem taşımaktadır.

Çünkü ticari alacakta doğrudan yüzde 31 kanuni faiz talep etmek yerine, somut olayda daha yüksek avans veya özel ticari temerrüt faizinin uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca incelenmelidir.

Eski alacaklar bakımından da dönem ayrımı yapılması gerekmektedir.

Yeni sistem 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiş ve 3095 sayılı Kanun m.1 değişikliği bakımından özel bir geriye yürürlük düzenlemesi getirilmemiştir.

Dolayısıyla 2024 veya 2025 yılında doğmuş bir borcun hâlen ödenmemiş olması hâlinde, yalnızca borcun eski tarihli olduğu gerekçesiyle yeni faiz sisteminin hiçbir şekilde uygulanmayacağı söylenemez.

Ancak daha önce işlemiş faiz döneminin yeni yüzde 31 oranıyla geriye dönük olarak yeniden hesaplanması da doğru değildir.

Doğru yaklaşım, faiz dönemlerini yürürlük tarihlerine göre ayırarak hesaplamaktır.

7589 sayılı Kanun henüz yeni yürürlüğe girdiğinden, özellikle devam eden davalar ve eski borçlar bakımından uygulamanın ayrıntılarının yüksek mahkeme içtihatlarıyla daha da netleşmesi beklenmelidir.

Yeni düzenlemenin arka planında Anayasa Mahkemesinin kanuni faiz ve alacakların ekonomik değerinin korunmasına ilişkin değerlendirmeleri de bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi 22 Temmuz 2025 tarihli E.2024/24, K.2025/164 sayılı kararında 3095 sayılı Kanun’un kanuni faize ilişkin önceki sistemini değerlendirmiştir.

Yeni düzenlemeyle kanuni faiz oranı doğrudan ekonomik bir göstergeye bağlanarak uzun süre sabit kalabilecek bir oran yerine kendisini belirli dönemlerde otomatik biçimde güncelleyebilen bir sistem kurulmuştur.

Bu nedenle 12. Yargı Paketi sonrası dönemde “kanuni faiz oranı kaç?” sorusunun cevabı artık yalnızca tek bir yüzde oranı söylemekten ibaret değildir.

Doğru soru şu hâle gelmiştir:

“Hangi yıl ve hangi altı aylık dönem için kanuni faiz hesaplanıyor?”

Çünkü bundan sonra uygulanacak oran;

TCMB’nin 31 Aralık reeskont oranına,

30 Haziran tarihinde en az 5 puanlık değişiklik bulunup bulunmadığına,

faizin hangi dönemde işlediğine

ve alacağın özel bir faiz rejimine tabi olup olmadığına

göre değişebilecektir.

Sonuç olarak yeni dönemin temel formülü oldukça basittir:

TCMB reeskont oranı × %80 = kanuni faiz.

Ancak gerçek dava ve icra hesaplamalarında bu basit formülün doğru tarihe, doğru faiz dönemine ve doğru alacak türüne uygulanması gerekir.

Özellikle yüksek miktarlı, birkaç yıldır devam eden veya ticari nitelikteki alacaklarda yanlış faiz türü ya da yanlış dönem kullanılması, alacaklı veya borçlu bakımından çok ciddi parasal farklar yaratabileceğinden, yeni 3095 sayılı Kanun m.1 kapsamındaki faiz hesabının dosya özelinde değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Leave a Reply

Call Now Button