IBAN Kiralamak Suç mu? 12. Yargı Paketi Sonrası Hesap Sahiplerinin Ceza Sorumluluğu
İnternet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte son yıllarda ceza mahkemelerinin önüne gelen en önemli uyuşmazlıklardan biri, banka hesabını veya IBAN numarasını başkasına kullandıran kişinin ceza sorumluluğudur.
Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan iş ilanları, kolay para kazanma teklifleri, kripto para işlemleri, bahis ve yatırım adı altında gerçekleştirilen para transferleri nedeniyle çok sayıda kişi banka hesabını üçüncü kişilere kullandırabilmektedir.
Kamuoyunda bu davranış genellikle;
“IBAN kiralama”,
“banka hesabı kiralama”,
“hesap kullandırma”,
“banka kartını başkasına verme”
veya
“komisyon karşılığı IBAN verme”
şeklinde ifade edilmektedir.
Bu kişiler bazen hesaplarının hangi amaçla kullanılacağını bilerek hareket etmekte, bazen ise hesabın dolandırıcılık suçunda kullanılacağından haberdar olmadıklarını ileri sürmektedir.
Örneğin kişiye;
“Banka hesabım bloke oldu, sana para gelecek, bana gönder.”
“Şirket hesabımız kapalı, müşterilerden gelecek paraları senin IBAN’ından geçirelim.”
“Her gelen para için sana yüzde 10 komisyon vereceğiz.”
“Banka kartını iki günlüğüne ver, sana 10.000 TL ödeyelim.”
şeklinde teklifler yapılabilmektedir.
Bu tekliflerin kabul edilmesi hâlinde hesaba gelen paranın bir dolandırıcılık mağduruna ait olduğunun ortaya çıkması, hesap sahibini ciddi bir ceza soruşturmasıyla karşı karşıya bırakabilir.
Ancak burada çok önemli bir hukuki ayrım bulunmaktadır:
IBAN kiralama adı altında Türk Ceza Kanunu’nda bağımsız ve müstakil bir suç tipi bulunmamaktadır.
Bununla birlikte banka hesabının dolandırıcılık suçunda bilerek kullanılmasına izin verilmesi, olayın özelliklerine göre dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak sorumluluğuna yol açabilir.
31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren ve kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun, tam olarak bu tür dosyalar bakımından önemli bir değişiklik getirmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine eklenen yeni dördüncü fıkra ile dolandırıcılık suçuna iştiraki yalnızca banka hesabı, ödeme aracı veya benzeri finansal araçları kullandırmakla sınırlı olan kişiler bakımından özel bir ceza indirimi öngörülmüştür.
Yeni düzenlemenin doğru anlaşılması son derece önemlidir.
- Yargı Paketi;
IBAN kiralamayı serbest hâle getirmemiştir.
Hesabını kullandıran herkesin beraat edeceğini düzenlememiştir.
Banka hesabı kullanılan herkesin otomatik olarak suçlu olduğunu da kabul etmemiştir.
Yeni düzenleme, kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği tespit edildikten sonra, iştirak biçiminin yalnızca hesabını veya ödeme aracını kullandırmaktan ibaret olması hâlinde verilecek cezanın yarı oranında indirilmesini öngörmektedir.
Bu nedenle 12. Yargı Paketi sonrasında IBAN kiralama dosyalarında cevaplandırılması gereken asıl soru artık yalnızca;
“Para kimin hesabına geldi?”
değildir.
Asıl sorular şunlardır:
Hesap sahibi paranın dolandırıcılık suçundan elde edildiğini biliyor muydu?
Hesabını bilerek ve isteyerek suçta kullanılmak üzere mi verdi?
Suçtan kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacı var mıydı?
Kişinin suça iştiraki yalnızca hesabını kullandırmakla mı sınırlıydı, yoksa dolandırıcılığın diğer aşamalarında da aktif rol aldı mı?
Yeni sistemde ceza sorumluluğunun ve ceza miktarının belirlenmesinde bu sorular büyük önem taşımaktadır.
12. Yargı Paketi IBAN Kiralama Konusunda Ne Değiştirdi?
7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle Türk Ceza Kanunu’nun nitelikli dolandırıcılığı düzenleyen 158. maddesine yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir.
Yeni hüküm, hem TCK m.157’deki dolandırıcılık hem de TCK m.158’deki nitelikli dolandırıcılık suçuna iştiraki kapsamaktadır.
Düzenleme uyarınca kişinin suça iştiraki, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla;
banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını,
banka hesabını,
aracı kurum hesabını,
ödeme hizmeti sağlayıcısı nezdindeki hesabı,
kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabı
veya bu hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ya da araçları başkasına vermekle sınırlı kalıyorsa, verilecek ceza yarı oranında indirilmektedir.
Düzenlemenin en kritik kısmı “iştirakin … vermek fiiliyle sınırlı olması” ifadesidir.
Başka bir ifadeyle kanun koyucu, dolandırıcılık organizasyonunu yöneten veya mağduru doğrudan kandıran kişi ile yalnızca hesabını kullandırarak suça iştirak eden kişinin aynı kusur ağırlığında olmadığını kabul eden özel bir düzenleme oluşturmuştur. TBMM’nin kanuna ilişkin açıklamasında da kamuoyunda “IBAN kiralama” olarak bilinen olaylar bakımından bu ayrım açık biçimde ifade edilmiştir.
Ancak yarı oranındaki indirim, yalnızca kanundaki şartları taşıyan kişiler bakımından uygulanabilir.
IBAN Kiralamak Başlı Başına Suç mudur?
“IBAN kiralamak suç mu?” sorusuna verilecek en doğru cevap şudur:
Türk Ceza Kanunu’nda “IBAN kiralama” adıyla bağımsız bir suç tipi düzenlenmemiştir. Ancak IBAN veya banka hesabının bilerek bir dolandırıcılık suçunda kullanılmasına izin verilmesi, dolandırıcılık suçuna iştirak sorumluluğu doğurabilir.
Türk Ceza Kanunu’nun genel iştirak hükümleri uyarınca suçun işlenmesinde kullanılan araçların sağlanması veya suçun işlenmesinden önce ya da işlenmesi sırasında yardım edilerek suçun icrasının kolaylaştırılması, belirli şartlarda yardım etme kapsamında ceza sorumluluğuna yol açabilmektedir. TCK m.40 ise suça iştirak eden kişinin kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılacağını düzenlemektedir.
Bu nedenle banka hesabının kullanılması ile suç kastı birbirinden ayrılmalıdır.
Bir kişinin hesabının suçta kullanılması tek başına onun dolandırıcılık suçunu bilerek işlediğini göstermeyebilir.
Örneğin kişi gerçekten bir arkadaşının normal ticari ödeme alacağını düşünerek IBAN bilgisini vermiş olabilir.
Buna karşılık kişi;
“Bu hesaba dolandırıcılıktan para gelecek. Gelen parayı çekip bize verirsen yüzde 15 senin.”
şeklindeki teklifi bilerek kabul etmişse olayın hukuki değerlendirmesi tamamen değişir.
İkinci durumda kişinin haksız menfaat sağlama amacıyla dolandırıcılık suçunun gerçekleşmesine bilinçli şekilde katkı sunduğuna ilişkin çok daha güçlü bir iştirak değerlendirmesi gündeme gelebilir.
Sadece Paranın Benim Hesabıma Gelmesi Dolandırıcılıktan Ceza Almam İçin Yeterli mi?
Hayır. Ceza sorumluluğunun yalnızca banka hesabının kime ait olduğuna bakılarak otomatik biçimde belirlenmesi doğru değildir.
Dolandırıcılık suçuna iştirak bakımından kişinin kastının ve suç içerisindeki rolünün araştırılması gerekir. TCK’nın iştirak sisteminde kişi kendi kusurlu fiiline göre sorumludur.
Dolayısıyla ceza dosyasında şu iki olgunun birbirinden ayrılması gerekir:
Birincisi: Para sanığın hesabına gelmiştir.
İkincisi: Sanık paranın dolandırıcılık suçundan geldiğini bilerek hesabını suçta kullanılmak üzere vermiştir.
Birinci olgu banka kayıtlarıyla kolaylıkla ortaya çıkabilir.
Ancak ikinci olgu, yani kişinin suç kastının bulunup bulunmadığı, dosyadaki bütün deliller birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.
Bu nedenle;
hesap hareketleri,
WhatsApp ve Telegram görüşmeleri,
telefon kayıtları,
hesap sahibinin diğer şüphelilerle bağlantısı,
ATM görüntüleri,
mobil bankacılık cihaz kayıtları,
paranın hesaba girdikten sonra ne kadar sürede başka hesaba gönderildiği,
hesap sahibinin komisyon alıp almadığı,
aynı hesaba birden fazla mağdurdan para gelip gelmediği
gibi unsurlar önemli hâle gelebilir.
“Dolandırıcılığı Bilmiyordum” Demek Beraat İçin Yeterli mi?
Tek başına böyle bir savunmada bulunmak beraat için yeterli değildir.
Ancak savcılık veya mahkemenin de yalnızca kişinin banka hesabının kullanılmış olmasından hareket ederek suç kastını otomatik kabul etmesi doğru olmaz.
Ceza yargılamasında belirleyici olan, kişinin hesabının kullanılacağını bilip bilmediği değil, hesabın suç amacıyla kullanılacağını bilerek ve isteyerek hareket edip etmediğidir.
Örneğin üniversite öğrencisi olan bir kişiye arkadaşı;
“Benim hesabımda bloke var, ailem sana para gönderecek.”
demiş ve kişi bu nedenle hesabını kullandırmış olabilir.
Bu durumda kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak kastının bulunup bulunmadığının ayrıca ispat edilmesi gerekir.
Buna karşılık kişiye;
“Hesabına birkaç farklı kişiden para gelecek, sen paraları çekip bize vereceksin ve yüzde 20 alacaksın.”
denilmiş ve kişi bunu kabul etmişse suç kastına ilişkin değerlendirme çok daha farklı olacaktır.
Yeni TCK m.158/4 de zaten kişiden, ödeme aracı veya hesabı kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla kullandırmasını aramaktadır.
12. Yargı Paketi ile IBAN Kiralayana Ceza İndirimi Geldi mi?
Evet, ancak bu indirim belirli şartlarla uygulanmaktadır.
Yeni TCK m.158/4 kapsamında kişinin dolandırıcılık suçuna iştirakinin yalnızca banka hesabı veya kanunda belirtilen diğer finansal araçları kullandırmakla sınırlı olduğu kabul edilirse verilecek ceza yarı oranında indirilecektir.
Burada mahkemenin öncelikle kişinin suç içerisindeki rolünü belirlemesi gerekir.
Örneğin kişinin eylemi yalnızca;
banka kartını vermek,
mobil bankacılık erişimini vermek,
hesabını kullandırmak,
kripto hesabını kullandırmak
gibi davranışlarla sınırlı kalmış olabilir.
Buna karşılık kişi;
mağdurları kendisi bulmuşsa,
sahte ilan hazırlamışsa,
mağdurla konuşmuşsa,
mağduru parayı göndermeye ikna etmişse,
başka hesap sahiplerini organize etmişse,
dolandırıcılık yöntemini planlamışsa
veya suç gelirlerinin dağıtımını yönetmişse,
artık iştirakinin yalnızca hesabını kullandırmaktan ibaret olduğu kolaylıkla söylenemez.
Bu durumda yeni özel indirimin uygulanması mümkün olmayabilir.
IBAN Kiralama Dosyasında Fail ile Hesap Sahibi Arasındaki Fark Nedir?
Bir dolandırıcılık organizasyonunda çok farklı roller bulunabilir.
Bir kişi sahte ilan hazırlayabilir.
Başka biri mağdurla telefon üzerinden görüşebilir.
Bir başkası kendisini banka görevlisi veya kamu görevlisi olarak tanıtabilir.
Başka biri mağdurun göndereceği paranın yatırılacağı banka hesaplarını temin edebilir.
Bir başka kişi ATM’den parayı çekebilir.
Bir diğeri parayı kripto varlığa dönüştürebilir.
- Yargı Paketi ile getirilen yeni düzenlemenin temel önemi, suçun bütün bu aşamalarında aktif rol alan kişilerle yalnızca finansal hesabını kullandıran kişilerin aynı şekilde değerlendirilmemesine yönelik açık bir ceza normu oluşturmasıdır.
Ancak bu ayrım yapılırken hesap sahibinin gerçekten yalnızca hesabını kullandırıp kullandırmadığı dosyadaki delillerle ortaya konulmalıdır.
Banka Kartını Başkasına Vermek de IBAN Kiralama Kapsamında mı?
Yeni düzenleme yalnızca IBAN numarasının paylaşılmasını kapsamamaktadır.
TCK m.158/4;
banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını
ve banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısındaki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları kapsamaktadır.
Bu nedenle örneğin;
banka kartının teslim edilmesi,
mobil bankacılık şifresinin verilmesi,
hesabın kullanımını sağlayan cihaz veya bilgilerin teslim edilmesi,
ödeme kuruluşu hesabının kullandırılması,
kripto varlık hesabının kullandırılması
da olayın özelliklerine göre yeni hüküm kapsamında değerlendirilebilir.
Dolayısıyla kamuoyunda kullanılan “IBAN kiralama” ifadesi, yeni TCK m.158/4’ün kapsamından daha dardır.
Kanun yalnızca IBAN numarasına değil, kişinin finansal hesabının başkası tarafından kullanılmasını mümkün hâle getiren araç ve bilgilere odaklanmaktadır.
Kripto Para Hesabını Kiralamak da Aynı Kapsamda mı?
Evet.
Yeni kanun, kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesapları açık biçimde kapsamına almıştır.
Bu durum günümüzde dolandırıcılık gelirlerinin banka hesabından kripto varlık platformlarına aktarılması bakımından özellikle önemlidir.
Örneğin kişinin kendi adına açılmış kripto hesabını başkasına kullandırması ve bu hesabın dolandırıcılık gelirlerinin transfer edilmesinde kullanılması hâlinde yeni TCK m.158/4 kapsamında değerlendirme yapılabilir.
Ancak burada da yalnızca hesabın kişiye ait olması yeterli değildir.
Kişinin dolandırıcılık suçuna bilerek iştirak edip etmediği ve eyleminin yalnızca hesabını kullandırmakla sınırlı kalıp kalmadığı belirlenmelidir.
Komisyon Karşılığında IBAN Vermek Suç mudur?
Komisyon karşılığında banka hesabı kullandırılması, kişinin eylemin suç niteliğini bildiğine ilişkin değerlendirmede önemli bir olgu olabilir.
Örneğin kişiye normal şartlarda hiçbir ticari veya hukuki açıklaması bulunmayan şekilde;
“Hesabına 500.000 TL gelecek, parayı bize aktarırsan 50.000 TL senin.”
şeklinde teklif yapılması ve kişinin bu teklifi kabul etmesi hâlinde haksız menfaat amacı yönünden önemli bir delil ortaya çıkabilir.
Yeni TCK m.158/4 de kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla hesabını veya ödeme aracını kullandırmasından söz etmektedir.
Ancak her komisyon veya ücret ödemesinin otomatik olarak dolandırıcılık kastını ispatladığı da söylenemez.
Ödemenin nedeni, kişinin kendisine anlatılan işlem, diğer sanıklarla ilişkisi ve hesabın ne şekilde kullanıldığı birlikte değerlendirilmelidir.
Hesabımı Ücretsiz Kullandırdıysam Ceza Almam Mümkün mü?
Kişinin mutlaka kendisinin maddi menfaat elde etmiş olması gerekmez.
Yeni TCK m.158/4, davranışın kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla gerçekleştirilmesini düzenlemektedir.
Dolayısıyla bir kişi yakın arkadaşının dolandırıcılık yaptığını bilmesine rağmen;
“Ben para istemiyorum, hesabımı kullanabilirsin.”
diyorsa sırf kendisi komisyon almamış olduğu için ceza sorumluluğu ortadan kalkmaz.
Burada arkadaşının veya başka bir kişinin haksız menfaat sağlamasına bilinçli biçimde katkıda bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
Hesaba Gelen Parayı Çekmek Ceza Sorumluluğunu Değiştirir mi?
Kişinin hesabına gelen parayı ATM’den bizzat çekmesi veya başka hesaplara aktarması, suç içerisindeki rolünün tespitinde önem taşıyabilir.
Örneğin;
mağdurdan para geliyor,
hesap sahibi birkaç dakika içinde parayı nakit çekiyor,
parayı üçüncü kişiye teslim ediyor
ve karşılığında komisyon alıyorsa,
bu işlemlerin tamamı birlikte değerlendirilebilir.
Ancak bu durum otomatik olarak kişinin dolandırıcılığın asli faili olduğunu da göstermez.
Yeni düzenleme bakımından temel mesele, kişinin eylemlerinin hâlen hesabı suçta kullandırmaya ilişkin sınırlı iştirak düzeyinde kalıp kalmadığıdır.
Mahkemenin bu noktada somut olayın tamamını incelemesi gerekir.
Birden Fazla Mağdurdan Para Gelmişse Ne Olur?
IBAN kullandırma dosyalarında en ciddi sorunlardan biri aynı banka hesabına çok sayıda farklı mağdurdan para gönderilmesidir.
Örneğin kişinin banka hesabına bir hafta içerisinde 20 farklı kişiden para gelmiş olabilir.
Bu durumda;
her mağdurun para gönderme sebebi,
transferlerin tarihleri,
hesaba gelen miktarlar,
paraların nereye aktarıldığı,
hesap sahibinin ne kadar menfaat aldığı,
işlemlerin tekrar sayısı
ayrı ayrı incelenmelidir.
Bir hesabın sistematik biçimde çok sayıda dolandırıcılık işleminde kullanılmış olması, kişinin suçun niteliğini bilip bilmediği tartışmasında önemli olabilir.
Bunun yanında aynı suç işleme kararı kapsamında birden fazla fiil bulunması hâlinde TCK’nın zincirleme suça ilişkin hükümleri de somut olayın niteliğine göre gündeme gelebilir. TCK m.43 aynı suçun belirli koşullarda birden fazla kez işlenmesine ilişkin cezanın artırılması sistemini düzenlemektedir.
Bu nedenle çok mağdurlu IBAN dosyalarının ceza miktarı bakımından özellikle dikkatli incelenmesi gerekir.
18 Yaşındaki Öğrenci Hesabını Kullandırırsa Ceza Alır mı?
Yaşın genç olması tek başına ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Özellikle 18 yaşını tamamlamış kişiler yetişkin ceza sorumluluğu kapsamında değerlendirilir.
Ancak kişinin dolandırıcılık organizasyonundaki rolü yine somut deliller üzerinden belirlenmelidir.
Örneğin öğrencinin;
kolay para kazanma vaadiyle hesabını verdiği,
mağdurlarla hiçbir görüşmesinin olmadığı,
suç organizasyonunu yönetmediği,
yalnızca banka kartını üçüncü kişilere teslim ettiği
bir dosya ile kişinin bizzat sahte ilan hazırladığı ve mağdurlarla iletişim kurduğu bir dosya aynı hukuki durumda değildir.
Yeni TCK m.158/4, özellikle iştirak davranışı yalnızca hesap kullandırma düzeyinde kalan kişilerin cezasında açık bir farklılaştırma yapmaktadır.
IBAN Kiralama Dosyasında Hangi Deliller Önemlidir?
Bu tür ceza soruşturmalarında en önemli meselelerden biri hesap sahibinin kastının ve suç içerisindeki rolünün ortaya çıkarılmasıdır.
Bu kapsamda özellikle;
banka hesap hareketleri,
para transfer saatleri,
ATM kamera görüntüleri,
mobil bankacılık oturum ve cihaz bilgileri,
telefon görüşmeleri,
WhatsApp ve Telegram yazışmaları,
sosyal medya mesajları,
diğer şüphelilerle para transferleri,
kişinin aldığı komisyon miktarı,
hesabın daha önce benzer işlemlerde kullanılıp kullanılmadığı
gibi deliller önem kazanabilir.
Savunma bakımından yalnızca;
“Ben suçsuzum.”
veya
“Banka hesabı benim ama dolandırıcılığı ben yapmadım.”
demek yerine hesap sahibinin suç organizasyonu içerisindeki gerçek rolünün deliller üzerinden açıklanması gerekir.
Özellikle yeni TCK m.158/4 sonrasında bu inceleme doğrudan ceza miktarını etkileyebilecek hâle gelmiştir.
IBAN Kiralama Nedeniyle İfade Verirken Nelere Dikkat Edilmeli?
Banka hesabını kullandırma nedeniyle şüpheli sıfatıyla ifade veren kişinin hesabını neden verdiğini ayrıntılı biçimde açıklaması önemlidir.
Örneğin;
hesabı kim istedi?
Kişiyi ne zamandır tanıyordu?
Hesabın hangi amaçla kullanılacağı söylendi?
Banka kartı veya mobil bankacılık şifresi verildi mi?
Hesaba para geleceği önceden biliniyor muydu?
Hesap sahibi komisyon aldı mı?
Parayı kim çekti?
Para başka hesaba kim tarafından aktarıldı?
Dolandırıcılık öğrenildikten sonra ne yapıldı?
gibi sorular dosyanın değerlendirilmesinde önemli olabilir.
Bu nedenle kişinin olayın kronolojisini açık ve çelişkisiz biçimde ortaya koyması gerekir.
12. Yargı Paketi Eski IBAN Kiralama Dosyalarına Uygulanır mı?
7589 sayılı Kanun bu konuda özel geçiş hükümleri getirmiştir.
Kanunun yürürlüğe girmesinden önce TCK m.157 veya m.158 kapsamında hakkında hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan yeni TCK m.158/4 kapsamına giren kişiler bakımından özel bir usul öngörülmüştür.
Buna göre bölge adliye mahkemesi ceza dairelerindeki ilgili dosyalar hakkında bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi öngörülmektedir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar da kanundaki özel geçiş hükmü uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilecektir.
Bu düzenleme, 31 Temmuz 2026 tarihinde henüz kesinleşmemiş çok sayıda dolandırıcılık dosyası bakımından önemli olabilir.
Dolayısıyla;
“Mahkeme bana zaten ceza verdi, yeni düzenlemeden yararlanamam.”
şeklinde genel bir sonuç doğru değildir.
Dosyanın hangi aşamada olduğu ayrıca incelenmelidir.
Dosyam İstinaftaysa Ne Yapılabilir?
Kişi dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan mahkûm olmuş ve dosyası bölge adliye mahkemesindeyse, eyleminin yeni TCK m.158/4 kapsamına girip girmediği değerlendirilmelidir.
Eğer kişinin suça iştiraki gerçekten yalnızca banka hesabı veya ödeme aracı kullandırmakla sınırlıysa, geçiş hükmü doğrudan önem taşımaktadır.
7589 sayılı Kanun, bu kapsamdaki dosyalar bakımından bölge adliye mahkemesinin bozma kararı vererek dosyayı ilk derece mahkemesine göndermesini öngörmektedir.
Bu nedenle istinaf aşamasında;
yeni TCK m.158/4’ün sanık lehine uygulanması,
kişinin iştirak biçiminin hesap kullandırmakla sınırlı olduğunun ortaya konulması
ve
7589 sayılı Kanun’un geçiş hükümlerinin uygulanması
özellikle değerlendirilmelidir.
Cezası Kesinleşmiş Kişiler Yeni Yasadan Yararlanabilir mi?
- Yargı Paketi yalnızca devam eden davaları değil, belirli şartlar altında infaz aşamasındaki dosyaları da düzenlemektedir.
7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesine göre, kanun yürürlüğe girmeden önce TCK m.157 veya m.158 kapsamında hakkında hüküm verilmiş, dosyası infaz aşamasında bulunan ve daha önce hakkında TCK m.168 etkin pişmanlık hükmü uygulanmamış kişilerden yeni TCK m.158/4 kapsamına giren hükümlüler için özel bir imkân getirilmiştir.
Bu hükümlü, mağdurun uğradığı zararı mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren altı ay içerisinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse, TCK m.168/2’de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecektir.
Bu düzenleme özellikle daha önce “IBAN’ını kullandırdığı” gerekçesiyle dolandırıcılıktan mahkûm olmuş ve cezası kesinleşmiş kişiler bakımından son derece önemlidir.
Ancak her dolandırıcılık hükümlüsünün bu düzenlemeden otomatik olarak yararlanması mümkün değildir.
Öncelikle kişinin yeni TCK m.158/4 kapsamına girip girmediği belirlenmelidir.
Cezaevindeki Kişi Zararı Öderse Hemen Çıkar mı?
Hayır.
Bu noktada 12. Yargı Paketi hakkında oluşabilecek en önemli yanlış anlamalardan biri düzeltilmelidir.
Yeni düzenleme;
“Mağdura ödeme yapmaya başla ve cezaevinden hemen çık.”
şeklinde bir sistem getirmemiştir.
Kanunun geçiş hükmü açık biçimde, mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar yalnızca bu düzenlemeye dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini belirtmektedir.
Dolayısıyla yalnızca mağdurla taksit konusunda anlaşılması veya ilk ödemenin yapılması infazı otomatik olarak durdurmaz.
Kanundaki özel etkin pişmanlık imkânı bakımından zararın tamamen giderilmesi gerekmektedir.
IBAN Kiralama Nedeniyle Mahkûm Olan Kişi HAGB Alabilir mi?
Yeni TCK m.158/4’ün uygulanması bazı dosyalarda sonuç cezanın önemli ölçüde azalmasına yol açabilir.
Bunun yanında etkin pişmanlık veya başka lehe hükümler de uygulanırsa sonuç cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası seviyesine gelmesi hâlinde HAGB ihtimali ayrıca değerlendirilmelidir.
31 Temmuz 2026’da yeniden düzenlenen CMK m.231’e göre sonuç cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması HAGB bakımından temel ceza sınırıdır. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşması ve mağdur veya kamu zararının giderilmesi gibi diğer koşullar da ayrıca aranır.
Üstelik zarar derhâl tamamen karşılanamıyorsa, güncel CMK m.231/9 uyarınca zararın denetim süresinde aylık taksitler hâlinde tamamen giderilmesi koşuluyla HAGB kararı verilebilmesi mümkündür.
Ancak yeni TCK m.158/4’ün uygulanması otomatik olarak HAGB anlamına gelmez.
Önce sonuç ceza hesaplanmalı, ardından HAGB’nin diğer şartları ayrı ayrı incelenmelidir.
Nitelikli Dolandırıcılık Davasına Hangi Mahkeme Bakar?
2025 yılında kabul edilen 11. Yargı Paketi ile dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının görevli mahkeme sistemi değiştirilmiş ve yeni sistemde bu suçların asliye ceza mahkemelerinde görülmesi benimsenmiştir. Bununla birlikte düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olan mevcut davalar bakımından yargılamaya eski görev kuralları doğrultusunda devam edilmesine yönelik geçiş sistemi getirilmiştir.
Dolayısıyla IBAN kiralama nedeniyle nitelikli dolandırıcılık soruşturmasına konu olan yeni bir dosyada görevli mahkeme belirlenirken yalnızca suç vasfı değil, davanın hangi tarihte kovuşturma aşamasına geçtiği de önem taşıyabilir.
“Ben Sadece IBAN Verdım” Savunması Nasıl Değerlendirilir?
- Yargı Paketi sonrasında bu cümle artık ceza hukuku bakımından daha önemli bir anlam taşımaktadır.
Ancak sanığın yalnızca;
“Ben sadece hesabımı verdim.”
demesi yeni TCK m.158/4’ün otomatik olarak uygulanmasını sağlamaz.
Bu iddianın dosyadaki delillerle uyumlu olması gerekir.
Örneğin sanığın;
mağdurla hiçbir iletişiminin bulunmaması,
sahte ilan veya internet sitesi hazırlamamış olması,
dolandırıcılık senaryosunu kurmamış olması,
başka kişileri hesaba yönlendirmemiş olması,
yalnızca banka kartını veya hesap kullanım bilgilerini vermiş olması
yeni hükmün uygulanması bakımından önem taşıyabilir.
Buna karşılık sanık suç organizasyonunun diğer aşamalarına da aktif biçimde katılmışsa, yeni hükmün öngördüğü sınırlı iştirak koşulu oluşmayabilir.
IBAN Kiralama Dosyasında Savunma Nasıl Yapılmalı?
Bu tür dosyalarda savunmanın üç aşamalı kurulması çoğu durumda hukuken daha sağlıklı olacaktır.
Öncelikle dolandırıcılık kastının bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Kişi hesabının suç amacıyla kullanılacağını bilmiyorsa, öncelikli savunma suça iştirak için gerekli manevi unsurun bulunmadığı yönünde kurulabilir.
İkinci aşamada, mahkeme kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği kanaatine ulaşırsa iştirak biçiminin ne olduğu tartışılmalıdır.
Kişinin fiili yalnızca banka hesabını veya ödeme aracını vermekle sınırlıysa yeni TCK m.158/4’teki yarı oranında indirimin uygulanması talep edilebilir.
Üçüncü aşamada ise;
etkin pişmanlık,
zararın giderilmesi,
HAGB,
takdiri indirim,
geçiş hükümleri
ve dosyanın bulunduğu kanun yolu aşamasına göre diğer lehe hükümlerin uygulanabilirliği değerlendirilmelidir.
Bu nedenle özellikle 12. Yargı Paketi sonrasında IBAN kullandırma dosyalarının yalnızca klasik dolandırıcılık savunmasıyla ele alınması yeterli olmayabilir.
IBAN Kiralama Hakkında Sık Sorulan Sorular
IBAN kiralamak suç mu?
“IBAN kiralama” adıyla bağımsız bir suç bulunmamaktadır. Ancak hesabın dolandırıcılık amacıyla kullanılacağını bilerek hesabını başkasına kullandıran kişi, somut olayın özelliklerine göre dolandırıcılık suçuna iştirak nedeniyle sorumlu tutulabilir. Yeni TCK m.158/4 belirli hesap kullandırma fiilleri için cezada yarı oranında indirim öngörmektedir.
Banka hesabımı arkadaşım kullandı, ceza alır mıyım?
Hesabın sizin adınıza olması tek başına yeterli değildir. Hesabın hangi amaçla verildiği, dolandırıcılığı bilip bilmediğiniz ve suça bilerek iştirak edip etmediğiniz araştırılmalıdır.
Hesabıma dolandırıcılık parası geldi ama haberim yoktu. Ne olur?
Dolandırıcılık kastının bulunup bulunmadığı dosyanın delilleriyle belirlenmelidir. Hesabın size ait olması ile suça bilerek iştirak etmek aynı şey değildir.
Komisyon karşılığı IBAN vermek suç mu?
Hesabın suçta kullanılacağını bilerek komisyon karşılığı verilmesi dolandırıcılık suçuna iştirak bakımından ciddi ceza sorumluluğu doğurabilir. Yeni TCK m.158/4 şartları gerçekleşirse kişinin cezasında yarı oranında indirim uygulanabilir.
12. Yargı Paketi IBAN kiralayanlara af mı getirdi?
Hayır. Düzenleme af veya genel cezasızlık getirmemiştir. Belirli iştirak biçimlerinde özel bir ceza indirimi getirmiştir.
IBAN kullandıran kişinin cezası yarıya mı düşecek?
Kişinin dolandırıcılık suçuna iştiraki yalnızca TCK m.158/4’te belirtilen ödeme aracı veya hesap kullandırma davranışıyla sınırlıysa kanundaki yarı oranında indirim uygulanır.
Kripto hesabını kullandırmak da kapsama giriyor mu?
Evet. Kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesaplar açıkça yeni düzenleme kapsamındadır.
Eski dosyam istinaftaysa yeni yasadan yararlanabilir miyim?
Eyleminiz yeni TCK m.158/4 kapsamındaysa 7589 sayılı Kanun’un özel geçiş hükmü uygulanabilir. Bölge adliye mahkemesindeki ilgili dosyalar bakımından bozma ve ilk derece mahkemesine gönderme sistemi düzenlenmiştir.
Cezam kesinleştiyse yeni düzenlemeden yararlanabilir miyim?
Belirli şartlarla mümkün olabilir. Yeni TCK m.158/4 kapsamındaki ve daha önce TCK m.168 uygulanmamış bazı hükümlüler bakımından mağdur zararının mahkeme ihtarından itibaren altı ay içinde tamamen giderilmesine bağlı özel etkin pişmanlık imkânı getirilmiştir.
Zararı ödemeye başlarsam infaz durur mu?
Hayır. Özel geçiş hükmü uyarınca mağdur zararı tamamen giderilinceye kadar yalnızca bu hüküm gerekçe gösterilerek infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez.
Sonuç: 12. Yargı Paketi Sonrası IBAN Kiralama Dosyalarında Yeni Dönem
- Yargı Paketi, kamuoyunda “IBAN kiralama” veya “hesap kullandırma” olarak bilinen olaylar bakımından önemli bir hukuki değişiklik getirmiştir.
31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile TCK m.158’e eklenen yeni dördüncü fıkra uyarınca, dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişinin fiili yalnızca kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlıysa verilecek ceza yarı oranında indirilmektedir.
Ancak bu düzenleme bir af değildir.
IBAN kiralamayı hukuka uygun hâle getiren bir düzenleme de değildir.
Yeni hüküm, dolandırıcılık organizasyonunun asıl failleri ile suçun yalnızca finansal ayağında hesabını kullandıran kişilerin ceza sorumluluğunu farklılaştırmaktadır.
Bu nedenle IBAN kiralama nedeniyle hakkında soruşturma veya ceza davası bulunan kişinin dosyasında öncelikle şu sorunun cevaplandırılması gerekir:
Kişi dolandırıcılık suçuna gerçekten bilerek ve isteyerek iştirak etmiş midir?
Bu sorunun cevabı hayır ise öncelikli mesele beraat ve suçun manevi unsurunun oluşup oluşmadığıdır.
Buna karşılık kişinin suça bilerek iştirak ettiği sonucuna varılıyorsa ikinci soru gündeme gelir:
Kişinin iştiraki yalnızca banka hesabını veya ödeme aracını kullandırmakla mı sınırlıdır?
Eğer cevap evet ise yeni TCK m.158/4 kapsamındaki özel yarı oranında ceza indirimi doğrudan değerlendirilmelidir.
Bunun yanında dosyanın hangi aşamada olduğu da artık kritik önemdedir.
Henüz soruşturma aşamasındaki bir dosyayla ilk derece mahkemesinde görülen dava, istinaftaki dosya ve kesinleşmiş infaz dosyası aynı hukuki rejime tabi değildir.
- Yargı Paketi özellikle daha önce hüküm verilmiş dosyalar bakımından ayrıca geçiş hükümleri getirmiştir.
Kanun yürürlüğe girmeden önce TCK m.157 veya m.158 kapsamında hakkında hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan kişilerden yeni TCK m.158/4 kapsamına girenlerin bölge adliye mahkemesindeki dosyalarının bozulup ilk derece mahkemesine gönderilmesine yönelik özel düzenleme bulunmaktadır.
Cezası kesinleşmiş ve infaz aşamasında olan bazı hükümlüler açısından ise daha da önemli bir imkan getirilmiştir.
Yeni TCK m.158/4 kapsamındaki ve daha önce TCK m.168 etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış hükümlüler, mağdurun zararını mahkeme ihtarından itibaren altı ay içerisinde tamamen giderirlerse etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Bununla birlikte zarar tamamen giderilmeden yalnızca bu hükme dayanılarak infazın durdurulması veya ertelenmesi mümkün değildir.
Dolayısıyla 12. Yargı Paketi sonrasında banka hesabını kullandırma dosyalarında savunmanın yalnızca;
“Hesap benim ama dolandırıcılığı ben yapmadım.”
şeklinde kurulması yeterli değildir.
Hesabın neden verildiği,
hesap kullanım bilgilerinin kime teslim edildiği,
para transferlerinden önce taraflar arasında hangi görüşmelerin yapıldığı,
hesap sahibinin komisyon alıp almadığı,
mağdurlarla doğrudan iletişimin bulunup bulunmadığı,
paranın kim tarafından çekildiği,
hesaba kaç mağdurdan para geldiği,
sanığın suç organizasyonunun başka aşamalarında rol alıp almadığı
ve dosyanın hangi yargılama aşamasında olduğu ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Yeni sistemde en önemli hukuki ayrım şudur:
Banka hesabının kullanılması, tek başına hesap sahibinin dolandırıcılığın asli faili olduğu anlamına gelmez; ancak hesabın dolandırıcılık amacıyla bilerek kullandırılması da cezasız değildir.
- Yargı Paketi, bu iki uç durum arasındaki kişileri, yani dolandırıcılığa iştirak etmekle birlikte fiili yalnızca hesabını veya ödeme aracını kullandırmaktan ibaret kalanları özel olarak düzenlemiş ve cezada yarı oranında indirim öngörmüştür.
Bu nedenle özellikle IBAN kiralama, banka hesabı kullandırma, banka kartı verme veya kripto hesabı kullandırma nedeniyle dolandırıcılıkla suçlanan kişiler bakımından dosyanın güncel TCK m.158/4 ve 7589 sayılı Kanun’un geçiş hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Özellikle 31 Temmuz 2026’dan önce verilmiş mahkûmiyet kararlarında, dosyanın istinaf veya infaz aşamasında bulunması hâlinde yeni düzenleme kişinin ceza hukuki durumunu doğrudan değiştirebilecek nitelikte olabilir.
Sonuç olarak “IBAN kiralamak suç mu?” sorusunun cevabı tek kelimelik bir “evet” veya “hayır” değildir.
Doğru hukuki soru şudur:
Hesap sahibi hesabını hangi amaçla kullandırdı, dolandırıcılığı biliyor muydu ve suç organizasyonunda hangi fiili gerçekleştirdi?
- Yargı Paketi sonrasında ceza mahkemelerinin ve savunmanın merkezinde bulunması gereken değerlendirme tam olarak budur.