Adli Tıp Kurulu Başkan ve Üyelerinin Görev Süresi 4 Yılla Sınırlandı
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporlar, ceza davalarından iş kazalarına, trafik kazalarından maluliyet uyuşmazlıklarına, tıbbi uygulama hatalarından kişinin ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesine kadar çok geniş bir alanda yargılamanın sonucunu etkileyebilmektedir. Bu nedenle Adli Tıp Kurumunun teşkilat yapısı, ihtisas kurullarının oluşumu ve bu kurullarda görev yapan uzmanların statüsü yalnızca idari bir personel meselesi değildir. Adalet sisteminin işleyişini doğrudan ilgilendiren önemli bir konudur.
Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun ile Adli Tıp Kurumunun yönetim ve uzmanlık yapılanmasını ilgilendiren önemli bir değişiklik yapılmıştır. 7589 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un daha önce mülga olan 26. maddesi “Atama ve görev süresi” başlığıyla yeniden düzenlenmiştir. Yeni hüküm uyarınca adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri, adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıl olarak belirlenmiştir.
Düzenleme yalnızca bundan ibaret değildir. Yeni dönemde adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanabilmek için de asgari bir mesleki yeterlilik şartı kanunda açıkça gösterilmiştir. Buna göre bu görevlere atanacak kişinin en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesine ya da alanında doktora derecesine sahip olması gerekmektedir.
Ayrıca mevcut başkan ve üyelerin durumunun ne olacağı konusunda özel bir geçiş hükmü getirilmiştir. Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu görevlerde dört yıl veya daha uzun süredir bulunan kişilerin görevleri sona ermiş; dört yıldan az süredir görev yapanların ise dört yıllık süreden kalan görev dönemlerini tamamlamaları kabul edilmiştir. Bununla birlikte görev süresi sona eren kişi, yerine yeni atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevine devam edecektir.
Bu nedenle yeni sistem, bir taraftan Adli Tıp Kurumundaki belirli yönetim ve kurul görevlerini dört yıllık dönemlere bağlamakta, diğer taraftan yeni görevlendirme yapılıncaya kadar kurumun ve kurulların çalışmasının kesintiye uğramamasını sağlayan bir devamlılık mekanizması oluşturmaktadır.
Adli Tıp Kurumunda Görev Süresi Dört Yıl Olanlar Kimlerdir?
Yeni düzenleme Adli Tıp Kurumunda çalışan bütün personeli kapsamamaktadır.
7589 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 2659 sayılı Kanun m.26’da görev süresi dört yıl olarak belirlenen kişiler açıkça sayılmıştır. Bunlar adli tıp ihtisas kurulu başkanları ve üyeleri, adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarıdır.
Dolayısıyla Adli Tıp Kurumunda çalışan her doktor, uzman, mühendis, biyolog, kimyager veya diğer personelin görev süresinin dört yıl olduğu şeklinde bir sonuç çıkarılması doğru değildir.
Aynı şekilde yeni düzenlemedeki dört yıllık süre Adli Tıp Kurumu Başkanının görev süresini düzenleyen bir hüküm değildir.
Kanunda kullanılan ifade “Adli Tıp Kurumu Başkanı” değil, özellikle “adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri”, “adli tıp grup başkanları” ve “adli tıp ihtisas dairesi başkanları” şeklindedir.
Bu nedenle kamuoyunda “Adli Tıp Başkanı artık en fazla dört yıl görev yapabilecek” şeklinde yapılabilecek bir yorum, yalnızca bu kanun değişikliğine dayanılarak söylenemez.
Adli Tıp İhtisas Kurulu Nedir?
Adli Tıp Kurumu bünyesinde farklı bilimsel ve tıbbi uzmanlık alanlarına ilişkin ihtisas kurulları, ihtisas daireleri, grup başkanlıkları ve diğer birimler bulunmaktadır. Kurumun güncel organizasyon yapısında Başkanlık yanında Adli Tıp Üst Kurulları, İhtisas Kurulları, İhtisas Daireleri, Grup Başkanlıkları ve Şube Müdürlükleri ayrı yapılar olarak gösterilmektedir.
Adli tıp ihtisas kurulları özellikle yargı makamları tarafından gönderilen karmaşık tıbbi ve bilimsel meselelerin kurul hâlinde değerlendirilmesinde önemli rol oynamaktadır.
Adli Tıp Kurumunun faaliyet alanı yalnızca ölüm nedeni veya otopsi incelemesiyle sınırlı değildir. Kurumun çeşitli birimleri DNA ve soy bağı incelemeleri, cinsel saldırı vakalarındaki biyolojik deliller, toksikolojik analizler, uyuşturucu madde incelemeleri, yazı ve imza incelemeleri, belge sahteciliği, maluliyet, psikiyatrik değerlendirmeler ve başka pek çok uzmanlık alanında çalışma yürütmektedir. Örneğin Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin görev alanları arasında yazı ve imza incelemeleri, belge sahteciliği ve belgede tahrifat incelemeleri yer almaktadır.
Biyoloji İhtisas Dairesi ise nesep ve soy bağı tespiti, kimliklendirme, cinsel saldırı ve öldürme gibi kriminal olaylarda serolojik inceleme ve DNA çalışmaları gerçekleştirmektedir.
Bu nedenle ihtisas kurullarında ve ihtisas dairelerinde görev yapan kişilerin mesleki yeterliliği ve görev süreleri doğrudan yargısal bilirkişilik sisteminin güvenilirliğiyle ilişkilidir.
Yeni Düzenleme Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?
7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanmıştır.
Kanunun yürürlük maddesinde bazı düzenlemeler için özel tarihler belirlenmiş olmakla birlikte Adli Tıp Kurumuna ilişkin 7. madde özel olarak ertelenen hükümler arasında bulunmamaktadır. Kanun’un 26. maddesine göre diğer hükümler yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle Adli Tıp Kurumuna ilişkin yeni görev süresi sistemi 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu tarih özellikle mevcut kurul başkanları, üyeler, grup başkanları ve ihtisas dairesi başkanlarının görev sürelerinin hesaplanması bakımından önemlidir.
Çünkü geçici madde, dört yıllık sürenin uygulanmasında kişinin 31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla bu görevde ne kadar süredir bulunduğunu esas almaktadır.
Dört Yıldan Fazla Süredir Görev Yapanların Durumu Ne Oldu?
Kanun bu konuda özel bir geçiş kuralı getirmiştir.
31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla adli tıp ihtisas kurulu başkanı veya üyesi, adli tıp grup başkanı ya da adli tıp ihtisas dairesi başkanı olarak dört yıl veya daha uzun süredir görev yapmakta olan kişinin görevi sona ermektedir.
Örneğin bir ihtisas kurulu üyesinin 1 Haziran 2020 tarihinde göreve başladığını düşünelim.
31 Temmuz 2026 itibarıyla bu kişi altı yılı aşkın süredir aynı görevde bulunmuş olacaktır.
Kanunun açık geçiş hükmü nedeniyle dört yıllık süre aşılmış olduğundan görev dönemi sona erecektir.
Ancak bu sonuç, kişinin 31 Temmuz 2026 günü görevi bırakıp kurulun eksik üyeyle çalışması gerektiği anlamına gelmemektedir.
Kanun ayrıca, görev süresi sona eren kişinin yerine yeni atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevine devam edeceğini düzenlemektedir.
Bu nedenle görev süresinin sona ermesi ile fiilen görevin bırakılması her zaman aynı gün gerçekleşmeyebilir.
Dört Yıldan Az Süredir Görev Yapanlar Ne Olacak?
31 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla dört yıllık görev süresini tamamlamamış kişiler bakımından farklı bir sistem uygulanmaktadır.
Kanun bu kişilerin görevini derhâl sona erdirmemiştir.
Bunun yerine dört yıllık süreden kalan kısmın tamamlanmasını kabul etmiştir.
Örneğin bir adli tıp ihtisas dairesi başkanı 1 Ocak 2025 tarihinde göreve başlamışsa, 31 Temmuz 2026 itibarıyla yaklaşık bir yıl yedi aylık görev süresini tamamlamış olacaktır.
Yeni düzenleme nedeniyle görev süresi sıfırdan dört yıl olarak başlamaz.
Kişi, önceki görev süresi de hesaba katılarak toplam dört yıllık dönemi tamamlar.
Bu geçiş sistemi, yeni düzenlemenin mevcut görevliler bakımından nasıl uygulanacağına ilişkin belirsizliği önemli ölçüde ortadan kaldırmaktadır.
Kanun Yürürlüğe Girince Herkes İçin Yeni Bir Dört Yıllık Süre mi Başladı?
Hayır.
Bu önemli bir ayrımdır.
Kanun mevcut görevliler için:
“31 Temmuz 2026’dan itibaren herkes dört yıl daha görev yapar.”
şeklinde bir düzenleme getirmemiştir.
Tam tersine, kişinin daha önce aynı görevde geçirdiği süreyi dikkate almıştır.
Dört yıl veya daha fazla görev yapmış olanların görev dönemi sona ermiştir.
Dört yıldan az görev yapmış olanlar ise yalnızca kalan sürelerini tamamlayacaktır.
Dolayısıyla örneğin üç yıldır görev yapan bir kurul üyesi yeni kanun nedeniyle dört yıl daha görev yapmaz; kural olarak bir yıllık kalan süreyi tamamlar.
Görev Süresi Dolan Kişi Hemen Görevden Ayrılacak mı?
Her zaman değil.
Yeni m.26 açık biçimde, görev süresi dolmuş olan kişinin yeni atanan veya görevlendirilen kişi göreve başlayıncaya kadar görevine devam edeceğini belirtmektedir. Aynı yaklaşım geçici maddede görev süresi sona eren mevcut kişiler bakımından da ayrıca tekrarlanmıştır.
Bu hüküm, özellikle kurul çalışmalarının kesintiye uğramaması bakımından önemlidir.
Adli Tıp Kurumunun bazı birimleri binlerce dava ve soruşturma dosyasına ilişkin bilimsel incelemeler yürütmektedir. Kurum Başkanı tarafından 2025 yılında yapılan açıklamada Adli Tıp Kurumunda 2024 yılı içerisinde yaklaşık 901 bin dosya işlem hacmi bulunduğu belirtilmiştir.
Dolayısıyla görev süresi bittiği gün kurul üyeliğinin boşalması ve yeni atama yapılıncaya kadar karar mekanizmasının aksaması yerine, kanun bir görevde devam mekanizması kurmuştur.
Dört Yıllık Süre Dolunca Aynı Kişi Yeniden Atanabilir mi?
Yeni m.26’da görev süresinin dört yıl olduğu açıkça belirtilmektedir. Bununla birlikte aynı maddede:
“Bir kişi bir daha aynı göreve atanamaz.”
veya
“En fazla bir dönem görev yapabilir.”
şeklinde açık bir yasak bulunmamaktadır.
Bu nedenle dört yıllık görev süresi ile kişinin aynı göreve gelecekte yeniden atanmasının yasaklanması birbirinden farklı kavramlardır.
Kanun metninden hareketle kesin olarak söylenebilecek husus, görev döneminin dört yıl olduğudur.
Buna karşılık “dört yıl dolunca kişi hayatı boyunca aynı göreve yeniden getirilemez” sonucu yeni m.26’nın açık lafzında yer almamaktadır.
Yeni atamanın veya yeniden görevlendirmenin diğer mevzuat ve atama usulleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Dolayısıyla dört yıllık görev süresi, otomatik olarak “tek dönemlik görev” anlamına gelmemektedir.
Adli Tıp İhtisas Kurulu Başkan ve Üyeliğine Atanma Şartları Değişti mi?
Evet.
- Yargı Paketi yalnızca görev süresi getirmemiş, ihtisas kurulu başkan ve üyeliğine atanmak için kanuni asgari yeterlilik şartı da belirlemiştir.
Yeni m.26’ya göre ihtisas kurulu başkan ve üyeliğine atanacak kişinin en az;
tıpta uzmanlık belgesine, diş hekimliğinde uzmanlık belgesine veya alanında doktora derecesine
sahip olması gerekmektedir.
Bu düzenleme görev süresine ilişkin sistemle birlikte düşünüldüğünde, kanunun bir taraftan görev dönemini sınırladığı, diğer taraftan göreve atanacak kişiler bakımından belirli bir bilimsel ve akademik yeterlilik standardını açıkça kanuna taşıdığı görülmektedir.
Bu şart yalnız “doktor olmak” biçiminde ifade edilmemiştir.
Kanun, alanında doktora derecesine sahip olan kişilerin de ihtisas kurulu başkan veya üyeliğine atanabilmesine imkân tanıyan bir yapı kurmuştur.
Dört Yıllık Süre Adli Tıp Kurumu Başkanını Kapsıyor mu?
Hayır; en azından 7589 sayılı Kanun’un getirdiği bu özel dört yıllık süre Adli Tıp Kurumu Başkanı hakkında düzenlenmiş değildir.
Yeni m.26’da dört yıllık süreye tabi görevler açıkça şunlardır: adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyelikleri, adli tıp grup başkanlıkları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlıkları.
Adli Tıp Kurumu Başkanının kendisi bu listede bulunmamaktadır.
Bu nedenle başlıkta kullanılan “Adli Tıp Kurulu Başkanları” ifadesi ile “Adli Tıp Kurumu Başkanı” kavramının birbirine karıştırılmaması gerekir.
Adli Tıp Kurumunun güncel organizasyon yapısında da Kurum Başkanlığı ile ihtisas kurulları, ihtisas daireleri ve grup başkanlıkları ayrı teşkilat birimleri olarak yer almaktadır.
Yeni Düzenleme Adli Tıp Raporlarını Geçersiz Hâle Getirdi mi?
Hayır.
7589 sayılı Kanun’da, görev süresi dört yılı aşmış bir kurul başkanı veya üyesinin geçmişte katıldığı Adli Tıp Kurumu raporlarının geçersiz hâle geleceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Geçici düzenleme, mevcut kişilerin görev sürelerini düzenlemektedir; önceki kurul kararlarının veya raporların iptal edildiğini düzenlememektedir.
Dolayısıyla örneğin 2025 yılında düzenlenmiş bir Adli Tıp Kurumu raporuna imza atan kurul üyesinin yeni kanun nedeniyle 2026 yılında görev süresinin sona ermesi, 2025 tarihli raporu kendiliğinden hükümsüz hâle getirmez.
Aksi yönde ayrıca bir hukuki neden varsa rapora itiraz edilebilir; ancak sırf kurul üyesinin daha sonra görev süresinin sona ermiş olması, geçmiş raporun otomatik olarak geçersiz sayılması sonucunu doğurmaz.
Devam Eden Bir Davadaki Adli Tıp Raporu Yeniden Alınacak mı?
Yeni kanun böyle bir zorunluluk getirmemektedir.
Örneğin bir trafik kazası, iş kazası, maluliyet veya ceza davasında Adli Tıp Kurumundan 2025 yılında rapor alınmış ve dosya hâlen devam ediyor olabilir.
2026 yılında raporu düzenleyen kurul üyelerinden bazılarının dört yıllık görev süresinin sona ermesi nedeniyle mahkemenin otomatik olarak:
“Eski raporu kaldırıyorum ve yeni kuruldan tekrar rapor alıyorum.”
demesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Yeni rapor alınıp alınmayacağı; mevcut raporun yeterli olup olmadığı, tarafların itirazları, raporlar arasında çelişki bulunup bulunmadığı ve mahkemenin uyuşmazlığın çözümü için ek veya yeni inceleme gerekli görüp görmediğine göre değerlendirilir.
Dolayısıyla kurul kompozisyonunun değişmesi tek başına yeniden Adli Tıp raporu alınması zorunluluğu yaratmaz.
Yeni Kurul Eski Kuruldan Farklı Bir Görüş Verebilir mi?
Adli tıp değerlendirmeleri somut olayın tıbbi ve bilimsel verilerine göre gerçekleştirilmektedir. Kurul üyelerinin değişmesi teorik olarak aynı veya benzer bilimsel konuların yeni uzmanlar tarafından değerlendirilmesi sonucunu doğurabilir.
Ancak yeni m.26:
“Yeni kurul önceki kurul kararlarını yeniden inceleyecek.”
veya
“Görev değişikliğinden sonra bütün raporlar tekrar değerlendirilecek.”
şeklinde bir hüküm getirmemiştir.
Bu nedenle yeni kurulun oluşması geçmiş dosyaların otomatik biçimde yeniden açılmasına neden olmaz.
Mahkeme, savcılık veya ilgili yargı makamı somut dosyada yeni veya ek değerlendirme isterse, o tarihte görevli kurul dosyayı inceleyecektir.
Adli Tıp Raporuna İtiraz Hakkı Değişti mi?
Hayır.
- Yargı Paketi’nin Adli Tıp Kurumuna ilişkin bu hükmü doğrudan Adli Tıp raporlarına itiraz usulünü değiştiren bir düzenleme değildir.
Değişiklik, belirli kurul ve yönetim görevlerinin süresini ve ihtisas kurulu başkan ve üyeliği için mesleki yeterlilik koşulunu düzenlemektedir.
Dolayısıyla bir tarafın Adli Tıp raporunun eksik incelemeye dayandığını, dosyadaki tıbbi belgelerin değerlendirilmediğini, raporun gerekçesiz olduğunu veya başka bilimsel raporlarla çeliştiğini ileri sürme imkânı ilgili yargılama usulüne göre devam etmektedir.
Yeni dört yıllık süre, rapora itiraz bakımından ayrıca yeni bir süre veya yeni bir kanun yolu oluşturmamıştır.
Görev Süresinin Dört Yılla Sınırlandırılmasının Amacı Nedir?
Kanun metni öncelikle doğrudan görev süresini belirlemektedir. Bu nedenle kanunda açıkça yazmayan amaçlar hakkında kesin sonuçlara varmamak gerekir.
Bununla birlikte düzenlemenin yapısına bakıldığında belirli kurul ve yönetim görevlerinin süresiz veya belirsiz süre boyunca aynı kişiler tarafından yürütülmesi yerine dönemsel bir görev sistemi oluşturulduğu söylenebilir.
TBMM Adalet Komisyonu görüşmelerinde de ihtisas kurullarında uzun yıllar görev yapan kişilerin bulunabildiğine ilişkin değerlendirmeler gündeme gelmiş ve dört yıllık sürenin mevcut kişiler bakımından nasıl uygulanacağı tartışılmıştır.
Yeni düzenlemenin bu yönüyle personel hareketliliği, görevlerin dönemsel hâle gelmesi ve kurumsal yenilenme bakımından sonuç doğurması beklenebilir.
Ancak görev süresinin dört yıl olması, tek başına bilimsel görüşlerin veya rapor içeriklerinin belirli yönde değişeceği anlamına gelmez.
Görev Süresi Sona Eren Kurul Üyesinin İmzaladığı Raporlara İtiraz Edilebilir mi?
Bir Adli Tıp raporuna her somut dosyanın usul kuralları çerçevesinde itiraz edilebilir.
Ancak itiraz gerekçesi olarak yalnızca:
“Bu raporu imzalayan kişi daha sonra dört yıllık görev süresini doldurdu.”
denilmesi, raporun bilimsel veya hukuki olarak yanlış olduğunu tek başına ortaya koymaz.
Daha güçlü bir rapor itirazı için rapordaki somut eksikliklerin gösterilmesi gerekir.
Örneğin incelenmeyen tıbbi belgeler, çelişkili bulgular, yanlış tarih, değerlendirilmemiş ameliyat veya tedavi kayıtları, bilimsel gerekçe eksikliği ya da önceki bilirkişi raporlarıyla giderilmemiş çelişkiler varsa bunların açıkça ortaya konulması daha önemlidir.
Yeni görev süresi düzenlemesi, geçmiş raporların içeriğine yönelik doğrudan bir hükümsüzlük nedeni yaratmamıştır.
Dört Yıllık Süre Kurulların Bağımsızlığını Etkiler mi?
Adli Tıp Kurumu kendi kurumsal değerleri arasında bağımsızlık, tarafsızlık, bilimsellik, doğruluk ve güvenilirliği açıkça saymaktadır.
Görev sürelerinin kanunla belirlenmesi ise bu değerlerden farklı olarak kurumsal organizasyona ilişkin bir düzenlemedir.
Dört yıllık sistemin bağımsızlık veya tarafsızlık üzerinde nasıl bir uygulama sonucu doğuracağını henüz kesin biçimde değerlendirmek için erkendir. Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdiği için yeni sistemin uygulamadaki etkisinin zaman içerisinde görülmesi gerekecektir.
Bu nedenle “dört yıllık süre Adli Tıp raporlarını kesin olarak daha tarafsız hâle getirir” veya bunun tersine “dört yıllık süre uzman bağımsızlığını ortadan kaldırır” şeklindeki kategorik değerlendirmeler hukuki metinden doğrudan çıkarılamaz.
Yeni Atanacak Üyenin Tıp Doktoru Olması Şart mı?
Hayır.
Yeni m.26’nın lafzı yalnızca tıp doktorlarıyla sınırlı değildir.
Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliğine atanabilmek için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi bulunması yeterlilik şartı olarak düzenlenmiştir.
Bu düzenleme Adli Tıp Kurumunun multidisipliner yapısıyla da uyumludur. Adli bilimler yalnız hekimlik alanından oluşmamaktadır; biyoloji, genetik, kimya, fizik ve başka bilim dalları kurumun inceleme alanları içerisinde yer almaktadır. Adli Tıp Kurumu bünyesindeki laboratuvar ve ihtisas dairelerinin çalışma alanları da bu çok disiplinli yapıyı göstermektedir.
Görev Süresi Dolanların Yerine Atama Yapılmazsa Ne Olacak?
Kanun burada açık bir çözüm getirmiştir.
Dört yıllık süreyi tamamlayan başkan veya üye, yeni kişinin göreve başlamasına kadar mevcut görevini yürütmeye devam edecektir.
Aynı kural, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte dört yıl veya daha uzun süredir görev yaptığı için görevi sona eren mevcut kişiler bakımından da geçerlidir. Bunlar da yerlerine atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevlerine devam eder.
Dolayısıyla yeni atama gecikirse kurul üyeliği otomatik olarak boş kalmak zorunda değildir.
Bu hüküm yargı dosyalarının ve bilirkişilik incelemelerinin kurum içindeki personel değişikliği nedeniyle durmasını önlemeye yönelik bir süreklilik mekanizmasıdır.
Dört Yıllık Süre Dolduktan Sonra Verilen Rapor Geçerli Olur mu?
Görev süresi sona ermiş olmasına rağmen kanunun verdiği açık yetki gereğince yeni kişi göreve başlayıncaya kadar göreve devam eden bir kurul başkanı veya üyesinin bu geçiş dönemindeki görevini yetkisiz görev olarak değerlendirmek mümkün değildir.
Çünkü bizzat m.26, yeni atanan veya görevlendirilen kişi göreve başlayana kadar süresi dolanın görevine devam edeceğini düzenlemektedir.
Dolayısıyla dört yılın dolduğu gün ile yeni kişinin göreve başladığı gün arasındaki dönemde mevcut kişinin kurul çalışmalarına katılması kanunun öngördüğü geçiş mekanizmasının bir sonucudur.
Bu sebeple sırf dört takvim yılı dolduktan sonra rapor imzalandığı gerekçesiyle raporun otomatik olarak yetkisiz kişilerce hazırlanmış sayılması doğru değildir; kişinin kanuni devam süresi içinde bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
12. Yargı Paketi Öncesinde Görev Süresinin Sınırı Var mıydı?
7589 sayılı Kanun, daha önce mülga durumda bulunan 2659 sayılı Kanun’un 26. maddesini yeniden düzenleyerek dört yıllık görev süresini açıkça kanun hükmü hâline getirmiştir.
Bu nedenle yeni sistemin temel yeniliği, söz konusu başkanlık ve üyelik görevlerinin süresinin açık biçimde kanunda dört yıl olarak belirlenmiş olmasıdır.
Ayrıca mevcut kişilerin görevinin nasıl sona ereceğine ilişkin özel geçiş hükmü konulmuş olması, değişikliğin yalnız gelecekteki atamalara değil, hâlen görevde bulunan kişilere de uygulanmasını sağlamıştır.
12. Yargı Paketi Sonrası Adli Tıp Dosyalarında Nelere Dikkat Edilmeli?
Adli Tıp raporu bulunan bir dava açısından kurul üyelerinin görev süresi değişikliği tek başına dava stratejisini değiştiren bir unsur değildir.
Dava açısından asıl önemli olan raporun somut olayın bütün tıbbi ve teknik verilerini değerlendirip değerlendirmediğidir.
Bununla birlikte özellikle 31 Temmuz 2026 sonrasında düzenlenen raporlarda kurul yapısının yeni görev süresi sistemine göre değişmesi mümkündür.
Tarafların bu nedenle yalnızca kurul üyelerinin isimlerine odaklanmak yerine raporun bilimsel gerekçesini, incelenen belgeleri, cevaplandırılan soruları ve dosyadaki diğer tıbbi raporlarla uyumunu değerlendirmeleri daha önemlidir.
Yeni kanun üyelerin görev dönemini değiştirmiştir; mahkemenin Adli Tıp raporunu değerlendirme görevini ortadan kaldırmamıştır.
Adli Tıp Kurulu Başkan ve Üyelerinin Dört Yıllık Görev Süresi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Adli Tıp Kurulu üyelerinin görev süresi kaç yıl oldu?
Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyelerinin görev süresi dört yıldır. Aynı dört yıllık süre adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanları için de geçerlidir.
Adli Tıp Kurumu Başkanının görev süresi de dört yıl mı?
7589 sayılı Kanun’un getirdiği bu hüküm Adli Tıp Kurumu Başkanını saymamaktadır. Dört yıllık süre ihtisas kurulu başkan ve üyeleri, grup başkanları ve ihtisas dairesi başkanları bakımından düzenlenmiştir.
Dört yıldan uzun süredir görev yapan üyeler ne oldu?
31 Temmuz 2026 itibarıyla dört yıl veya daha fazla süredir bu görevlerde bulunanların görev dönemleri sona ermiştir. Ancak yerlerine yeni atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevlerine devam etmektedirler.
Üç yıldır görev yapan kurul üyesinin görev süresi sıfırdan mı başlıyor?
Hayır. Dört yıldan az görev yapan mevcut kişiler dört yıllık toplam süreden kalan kısmı tamamlar.
Dört yıl dolunca üye aynı göreve yeniden atanabilir mi?
Yeni m.26 görev süresini dört yıl olarak belirlemekte, ancak aynı kişinin yeniden atanmasını açıkça yasaklayan bir hüküm içermemektedir. Yeniden atama veya görevlendirme diğer mevzuat hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Dört yıl dolduğu hâlde yeni kişi atanmadıysa eski üye rapor imzalayabilir mi?
Kanun, yeni atanan veya görevlendirilen kişi göreve başlayana kadar süresi dolmuş kişinin görevine devam edeceğini açıkça belirtmektedir.
Eski kurulun hazırladığı Adli Tıp raporları iptal oldu mu?
Hayır. 7589 sayılı Kanun geçmiş raporların otomatik olarak geçersiz hâle geleceğine ilişkin bir hüküm içermemektedir. Düzenleme görev sürelerine ilişkindir.
Devam eden davam için yeniden Adli Tıp raporu alınması zorunlu mu?
Hayır. Kurul üyelerinin görev süresinin sona ermesi tek başına yeniden rapor alınmasını zorunlu hâle getirmez. Yeni rapor veya ek rapor gerekip gerekmediği somut dosyanın ihtiyaçlarına göre mahkeme tarafından değerlendirilir.
Yeni kurul üyeleri için hangi eğitim şartı aranacak?
İhtisas kurulu başkan veya üyeliğine atanmak için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesine ya da alanında doktora derecesine sahip olunması gerekmektedir.
Düzenleme hangi tarihte yürürlüğe girdi?
Adli Tıp Kurumuna ilişkin düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Görev Süresinin Sınırlandırılması Adli Tıp Raporlarına İtirazlarda Kullanılabilir mi?
Yeni düzenleme sonrasında özellikle devam eden davalarda şu tür bir iddianın ileri sürülmesi mümkündür:
“Raporu düzenleyen kurul üyesi dört yıldan uzun süredir görev yapıyordu; bu nedenle rapor geçersizdir.”
Ancak bu iddia tek başına yeterli değildir.
Öncelikle raporun hangi tarihte düzenlendiği önemlidir.
İkinci olarak, ilgili kişinin görev süresinin hangi tarihte başladığı belirlenmelidir.
Üçüncü olarak ve en önemlisi, kanun açık biçimde görev süresi sona eren kişinin yerine yeni kişi göreve başlayana kadar görevine devam edeceğini düzenlemektedir.
Dolayısıyla yalnızca dört yıllık sürenin takvim olarak tamamlanmış olması kişinin otomatik şekilde yetkisiz hâle geldiğini göstermeyebilir.
Adli Tıp raporuna itiraz edilecekse raporun bilimsel ve hukuki eksikliklerinin ayrıca ortaya konulması gerekir.
Bu nedenle yeni düzenleme rapor itirazlarında dikkat edilmesi gereken yeni bir kurumsal unsur yaratmakla birlikte, her eski kurul raporunu tartışmalı veya hükümsüz hâle getiren genel bir itiraz sebebi oluşturmamaktadır.
Adli Tıp Kurumu Neden Yargılamalar Açısından Bu Kadar Önemlidir?
Adli Tıp Kurumu, yargı makamlarının ihtiyaç duyduğu bilimsel ve teknik değerlendirmelerin gerçekleştirilmesinde merkezi bir role sahiptir. Kurumun organizasyonunda ihtisas kurulları, ihtisas daireleri, grup başkanlıkları ve şube müdürlükleri bulunmaktadır.
Kuruma gelen dosyalar ölüm nedeni tespitinden DNA incelemesine, uyuşturucu madde analizinden belge sahteciliğine, maluliyet değerlendirmesinden psikiyatrik incelemelere kadar çok farklı uzmanlık alanlarını kapsayabilmektedir.
Bu nedenle ihtisas kurullarındaki başkan ve üyelerin statüsü yalnız kurum içi bir atama konusu olarak görülmemelidir.
Örneğin ağır ceza mahkemesinde sanığın ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, iş mahkemesinde iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik durumu, tazminat davasında kişinin maluliyet derecesi veya ceza soruşturmasında bir imzanın sahte olup olmadığı hakkındaki adli bilimsel değerlendirme, mahkemenin vereceği karar üzerinde ciddi etkiye sahip olabilir.
Dolayısıyla bu değerlendirmeleri yapan kurulların kimlerden oluştuğu, hangi mesleki şartların arandığı ve görev dönemlerinin ne kadar olduğu adil yargılanma ve bilirkişilik sisteminin kalitesi bakımından önem taşımaktadır.
Sonuç: Adli Tıp Kurullarında Dört Yıllık Görev Dönemi Başladı
- Yargı Paketi ile Adli Tıp Kurumunun teşkilat yapısına ilişkin önemli bir değişiklik yürürlüğe girmiştir.
7589 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un daha önce mülga olan 26. maddesi “Atama ve görev süresi” başlığıyla yeniden düzenlenmiştir.
Yeni hükme göre adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri, adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıldır.
Aynı düzenlemeyle adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliğine atanacak kişiler bakımından da mesleki yeterlilik standardı getirilmiştir. Bu görevlere atanabilmek için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesine ya da kişinin alanında doktora derecesine sahip olması gerekmektedir.
Mevcut görevliler bakımından ise özel bir geçiş sistemi uygulanmaktadır.
31 Temmuz 2026 itibarıyla dört yıl veya daha fazla görev yapanların görev dönemleri sona ermiştir.
Dört yıldan az görev yapanlar dört yıllık toplam süreden kalan kısmı tamamlayacaktır.
Ancak her iki durumda da kurum çalışmalarının aksamaması amacıyla, görev süresi dolan kişi yerine yeni atama veya görevlendirme yapılıp yeni kişi göreve başlayıncaya kadar görevini yürütmeye devam edecektir.
Bu nedenle yeni sistemi:
“Dört yıl dolduğu anda kurul üyesinin bütün yetkisi ortadan kalkar.”
şeklinde yorumlamak doğru değildir.
Kanun açık bir devamlılık hükmü getirmiştir.
Aynı şekilde düzenleme Adli Tıp Kurumunda çalışan herkesin dört yılda bir görevden ayrılması anlamına gelmemektedir. Dört yıllık süre kanunda açıkça sayılan belirli kurul, grup ve ihtisas dairesi görevleri içindir.
Düzenleme Adli Tıp Kurumu Başkanının görev süresini de dört yıl olarak belirlememiştir. Kanun metnindeki “ihtisas kurulu başkanı” ile “Adli Tıp Kurumu Başkanı” birbirinden farklı görevlerdir.
Yeni sistemin yargı dosyaları bakımından en önemli noktası ise geçmiş Adli Tıp raporlarının durumudur.
7589 sayılı Kanun, eski kurul üyelerinin geçmişte hazırladığı raporları geçersiz kılan bir hüküm getirmemiştir.
Dolayısıyla bir kurul üyesinin dört yıllık görev döneminin 2026 yılında sona ermesi, o kişinin 2024 veya 2025 yılında katıldığı bir Adli Tıp raporunu kendiliğinden hükümsüz hâle getirmez.
Benzer şekilde devam eden bütün davalarda sırf kurul yapısı değiştiği için yeni Adli Tıp raporu alınması zorunlu değildir.
Rapora itiraz edilecekse esas olarak raporun bilimsel yeterliliği, dosyadaki belgelerin eksiksiz değerlendirilip değerlendirilmediği, raporun gerekçeli olup olmadığı ve başka tıbbi raporlarla arasında çelişki bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Dört yıllık görev süresi düzenlemesinin kısa özeti bu nedenle şöyledir:
İhtisas kurulu başkan ve üyeleri → dört yıl.
Adli tıp grup başkanları → dört yıl.
Adli tıp ihtisas dairesi başkanları → dört yıl.
31 Temmuz 2026’da dört yılı dolduranlar → görev dönemleri sona erer.
Dört yıldan az görev yapanlar → kalan sürelerini tamamlar.
Yeni kişi göreve başlamadıysa → süresi dolan kişi göreve devam eder.
Eski Adli Tıp raporları → sırf bu değişiklik nedeniyle geçersiz olmaz.
Sonuç olarak 12. Yargı Paketi ile Adli Tıp Kurumunda belirli uzmanlık ve yönetim görevleri bakımından süresi açıkça belirlenmiş, dönemsel bir görev sistemi kabul edilmiştir. Düzenlemenin kurul kompozisyonu, personel hareketliliği ve kurumsal işleyiş üzerindeki etkileri önümüzdeki dönemde daha net görülecek olmakla birlikte, 31 Temmuz 2026 itibarıyla dört yıllık görev süresi sistemi hukuken yürürlüğe girmiş durumdadır.