Hukuk Makaleleri

Trafik Kazasında İkame Araç Bedeli Kimden Talep Edilir?

Trafik Kazasında İkame Araç Bedeli Kimden Talep Edilir?

Trafik kazası sonucunda aracın hasar görmesi yalnızca onarım masrafı ve araç değer kaybı doğurmaz. Araç, onarım süresince kullanılamadığı için araç sahibinin günlük ulaşım ihtiyacının karşılanması da güçleşebilir. Zarar gören kişi bu dönemde başka bir araç kiralamak zorunda kalabileceği gibi herhangi bir araç kiralamasa dahi kendi aracını kullanma imkânından yoksun kalabilir.

Uygulamada bu zarar genellikle “ikame araç bedeli”, “araç mahrumiyet bedeli”, “araçtan yoksun kalma tazminatı” veya “araç yatma bedeli” olarak adlandırılmaktadır.

Bu noktada en önemli soru şudur:

Trafik kazasında ikame araç bedeli sigorta şirketinden mi, kusurlu sürücüden mi, yoksa araç sahibinden mi talep edilir?

Kural olarak trafik kazası nedeniyle doğan araç mahrumiyet zararından kazaya kusuruyla sebep olan sürücü ile aracın işleteni sorumludur. Buna karşılık zorunlu trafik sigortası bakımından durum farklıdır. Zorunlu trafik sigortası genel şartlarında gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak meydana gelen yansıma veya dolaylı zararlar teminat dışında bırakılmıştır. Araç mahrumiyet bedeli de uygulamada bu kapsamda değerlendirilmekte ve kural olarak zorunlu trafik sigortacısından talep edilememektedir.

Buna karşılık kusurlu sürücü ile işletenin haksız fiil ve Karayolları Trafik Kanunu’ndan doğan sorumluluğu devam etmektedir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi, motorlu aracın işletilmesi nedeniyle meydana gelen zararlarda işletenin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir.

Dolayısıyla trafik kazasında ikame araç veya araç mahrumiyet bedeli talep edilirken doğru kişiye başvurulması son derece önemlidir.

İkame Araç Bedeli Nedir?

İkame araç bedeli, trafik kazasında hasar gören aracın onarımı süresince araç sahibinin benzer nitelikte başka bir araç kullanabilmek için katlanması gereken ekonomik karşılığı ifade eder.

Örneğin kazada zarar gören araç 12 gün boyunca kullanılamıyorsa ve aynı veya benzer segmentteki bir aracın günlük makul kiralama bedeli 2.000 TL ise başlangıç noktası olarak;

12 gün × 2.000 TL = 24.000 TL

üzerinden bir hesaplama yapılabilir.

Ancak bu tutarın tamamının her olayda otomatik olarak hükmedileceği söylenemez. Aracın gerçek makul onarım süresi, aracın sınıfı, kaza tarihindeki kiralama rayici, tarafların kusur oranları ve kullanımdan tasarruf edilen bazı giderler değerlendirmeye alınabilir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.09.2022 tarihli, 2021/26777 E., 2022/11236 K. sayılı ve Resmî Gazete’de de yayımlanan kararında, araç kiralandığını gösteren belge bulunmasa dahi hâkimin zararın miktarını belirleyebileceği; aracın makul tamir süresi ile bu sürede kullanılabilecek ikame aracın bedelinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

İkame Araç Bedeli ile Araç Mahrumiyet Bedeli Aynı Şey midir?

Uygulamada bu iki kavram çoğu zaman birbirinin yerine kullanılmaktadır. Bununla birlikte teknik olarak bir ayrım yapmak mümkündür.

Araç sahibi gerçekten başka bir araç kiralamışsa ödediği veya ödemek zorunda kaldığı makul kira giderinden söz edilebilir. Araç sahibi herhangi bir araç kiralamamış olsa bile kendi aracını makul onarım süresince kullanamamışsa araç mahrumiyet zararı gündeme gelebilir.

Yargıtay’ın güncel yaklaşımında tazminat hakkının doğması için mutlaka araç kiralanmış olması veya araç kiralama faturası sunulması şart değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/26777 E., 2022/11236 K. sayılı kararında araç kiralandığına ilişkin belge sunulmamasının tek başına araç mahrumiyet talebinin reddedilmesini gerektirmediği kabul edilmiştir.

Bu nedenle halk arasında kullanılan “ikame araç bedeli” ifadesinin yalnızca fiilen kiralanmış araç bedeli anlamında değerlendirilmesi her zaman doğru değildir.

İkame Araç Bedeli Öncelikle Kimden Talep Edilir?

Trafik kazasında araç mahrumiyet bedelinin asıl muhatapları, somut olayın özelliklerine göre kusurlu sürücü ile aracın işletenidir.

Kusurlu sürücünün sorumluluğu haksız fiil hükümlerinden doğmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun genel sorumluluk sistemi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı fiiliyle başkasına zarar veren kişi bu zararı gidermekle yükümlüdür.

İşletenin sorumluluğu ise Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesinde düzenlenen motorlu araç işleteninin sorumluluğuna dayanmaktadır.

Bu nedenle bir trafik kazasında karşı taraf %100 kusurluysa, aracın makul onarım süresince kullanılamamasından kaynaklanan zarar kural olarak sürücü ve işletene yöneltilebilir.

Araç Sahibinden İkame Araç Bedeli Talep Edilebilir mi?

Çoğu olayda aracın tescil sahibi aynı zamanda işleten olduğu için araç sahibine de talep yöneltilmektedir.

Ancak hukuken “araç sahibi” ile “işleten” kavramlarının tamamen aynı olduğu düşünülmemelidir.

Karayolları Trafik Kanunu bakımından esas sorumluluk işletene aittir. Tescil sahibi kural olarak işleten kabul edilmekle birlikte aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya başka bir hukuki ilişki nedeniyle başka bir kişinin hesabına ve tehlikesi ona ait şekilde işletildiğinin ispatlanması hâlinde işleten sıfatı farklı bir kişiye ait olabilir.

Bu nedenle özellikle kiralık araçlar, filo araçları, uzun süreli finansal kiralama araçları veya şirket araçları bakımından kazaya neden olan aracın gerçek işleteninin kim olduğu ayrıca araştırılmalıdır.

Kusurlu Sürücü ile Araç Sahibi Birlikte Sorumlu Olabilir mi?

Evet.

Bir trafik kazasında hem sürücünün kusurlu olması hem de aracın başka bir kişi veya şirkete ait olması mümkündür.

Örneğin;

araç bir limited şirket adına kayıtlı, aracı şirket çalışanı kullanıyor ve çalışan kazada tamamen kusurlu ise, somut olayın özelliklerine göre sürücü ile işleten şirket yönünden birlikte sorumluluk gündeme gelebilir.

Uygulamada araç mahrumiyet bedellerinin sürücü ve işleten yönünden müştereken ve müteselsilen talep edildiği davalar bulunmaktadır. UYAP’ta yayımlanan mahkeme kararlarında da araç mahrumiyet zararının sürücü ve işleten yönünden hüküm altına alındığı örnekler görülmektedir.

Zorunlu Trafik Sigortası İkame Araç Bedelini Öder mi?

Kural olarak hayır.

Bu husus trafik kazası dosyalarında en fazla karıştırılan konulardan biridir.

Karşı aracın zorunlu trafik sigortası;

araç hasar bedeli ve şartları oluştuğunda araç değer kaybı gibi doğrudan maddi zararların karşılanmasında sorumlu olabilir. Ancak araç mahrumiyet bedelinin hukuki niteliği farklıdır.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.6. maddesinde teminat dışında kalan hâller düzenlenmiştir. Maddenin (k) bendinde gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak meydana gelen yansıma veya dolaylı zararların sigorta teminatı dışında olduğu açıkça düzenlenmiştir.

Araç mahrumiyet zararı da bu kapsamda değerlendirilmekte ve zorunlu trafik sigortacısının teminat sorumluluğu dışında kalmaktadır. UYAP’ta yayımlanan güncel uyuşmazlıklarda da araç mahrumiyet zararının zorunlu trafik sigortası bakımından teminat dışı olduğu yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır.

Bu nedenle yalnızca trafik sigorta şirketine başvurarak ikame araç bedelinin ödenmesini beklemek çoğu dosyada doğru hukuki yol değildir.

Sigorta Şirketinden Neler Talep Edilebilir, Neler Edilemez?

Bu ayrım özellikle trafik kazası dosyalarında önemlidir.

Örneğin karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından;

araçta meydana gelen doğrudan hasar bedeli ve şartları mevcutsa araç değer kaybı talep edilebilir.

Ancak aracın tamirde kaldığı dönem nedeniyle doğan araç mahrumiyeti, kâr kaybı veya iş durması gibi dolaylı zararlar kural olarak ZMSS teminatının dışında kalmaktadır. Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları da maddi zararlar teminatını doğrudan mallar üzerindeki azalma olarak tanımlamakta ve dolaylı zararları ayrıca kapsam dışında bırakmaktadır.

Dolayısıyla aynı trafik kazasında;

hasar ve değer kaybı için sigorta şirketine, araç mahrumiyet bedeli için ise sürücü ve işletene

yönelinmesi gündeme gelebilir.

Kasko Sigortası İkame Araç Sağlar mı?

Kasko sigortasında durum zorunlu trafik sigortasından farklıdır.

Kasko sigortası sözleşmeye dayalı bir sigorta türüdür. Poliçede ikame araç, yedek araç veya asistans hizmeti şeklinde bir teminat bulunuyorsa araç sahibinin kendi kasko şirketinden poliçe şartları kapsamında araç tahsisi istemesi mümkün olabilir.

Ancak bunun süresi ve kapsamı poliçeye göre değişir. Örneğin poliçede en fazla yedi gün ikame araç verileceği veya belirli hasarların bu hizmetten yararlanabileceği kararlaştırılmış olabilir.

Dolayısıyla;

“Her kasko poliçesi sınırsız ikame araç sağlar.”

şeklinde bir kural bulunmamaktadır.

Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları da kasko teminatının poliçede kararlaştırılan kapsam doğrultusunda uygulanmasını esas almaktadır.

Bu nedenle ikame araç hizmeti bakımından poliçenin özel şartları mutlaka incelenmelidir.

Kasko Şirketi İkame Araç Verdiyse Kusurlu Taraftan Ayrıca Bedel İstenebilir mi?

Burada gerçek zarar ilkesi önemlidir.

Örneğin zarar gören kişinin kendi kasko şirketi aracın tamir süresince ücretsiz olarak aynı sınıfta bir araç tahsis etmişse, kişinin aynı süre bakımından ayrıca “araç kiralama giderim oldu” diyerek ikinci kez tazminat istemesi mükerrer tazminat tartışmasına yol açabilir.

Ancak kasko şirketinin yalnızca belirli bir süre araç sağladığı ve onarımın makul süresinin bundan uzun olduğu durumlarda karşılanmayan dönem ayrıca değerlendirilebilir.

Her durumda amaç zarar görenin kazadan önceki ekonomik durumuna mümkün olduğunca geri döndürülmesidir; zarar görenin aynı zarar nedeniyle iki defa ödeme alarak zenginleşmesi tazminat hukukunun amacı değildir.

Araç Kiralamadıysam Yine de İkame Araç Bedeli Talep Edebilir miyim?

Evet.

Yargıtay’ın konuya ilişkin en önemli kararlarından biri 4. Hukuk Dairesinin 29.09.2022 tarihli, 2021/26777 E., 2022/11236 K. sayılı kararıdır.

Karar 24 Ocak 2023 tarihli ve 32083 sayılı Resmî Gazete’de de yayımlanmıştır.

Yargıtay bu kararında, davacı tarafından araç kiralandığına ilişkin belge veya ödeme belgesi sunulmamış olsa dahi zararın belirlenebileceğini kabul etmiştir. Mahkemece aracın hasarına göre makul tamir süresinin ve bu süre içerisinde kullanılacak aynı nitelikte bir aracın makul bedelinin bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Dolayısıyla;

“Araç kiralamadınız, fatura yok; bu nedenle araç mahrumiyet bedeli alamazsınız.”

şeklindeki yaklaşım Yargıtay’ın bu kararıyla uyumlu değildir.

Araç Kiralama Faturası Varsa Ne Olur?

Araç sahibi gerçekten başka bir araç kiralamış ve kira faturası sunabiliyorsa bu belge zararın belirlenmesinde önemli bir delildir.

Ancak faturadaki bütün tutarın otomatik olarak karşı tarafa yükletileceği anlamına gelmez.

Örneğin hasarlı araç orta sınıf bir otomobilken zarar gören kişinin son derece yüksek fiyatlı lüks bir araç kiralaması hâlinde bütün kira bedelinin karşı tarafa yüklenmesi beklenemez.

Benzer şekilde aracın makul onarım süresi 10 gün olmasına rağmen 30 günlük kiralama yapılmışsa, kusurlu taraftan 30 günlük ücretin tamamının istenebilmesi ayrıca tartışmalıdır.

Tazminat hesabında makul araç sınıfı ve makul süre temel ölçütlerdendir.

İkame Araç Bedeli Kaç Gün İçin İstenebilir?

Araç mahrumiyet bedelinde esas alınması gereken süre, çoğunlukla aracın fiilen serviste kaldığı bütün süre değil, hasarın giderilmesi için objektif olarak gerekli makul onarım süresidir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/2072 E., 2018/11712 K. sayılı kararında da araçta meydana gelen hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi ve bu süre içerisinde aynı nitelikte araç için ödenmesi gereken bedelin hesaplanması gerektiği benimsenmiştir.

Bu nedenle örneğin araç gerçekte 45 gün serviste kalmış olabilir. Ancak bilirkişi;

“Bu hasarın normal ve düzenli servis koşullarında onarımı 15 gün sürer.”

sonucuna ulaşırsa kural olarak hesaplamanın 15 günlük makul süre üzerinden yapılması gündeme gelir.

Servisin Yoğun Olması Süreye Eklenebilir mi?

Kural olarak kusurlu taraf yalnızca kazanın doğrudan ve uygun illiyet bağı içerisindeki sonuçlarından sorumludur.

Servisin aşırı yoğunluğu, işlemlerin gereksiz yere geciktirilmesi veya araç sahibinin kendi tercihinden kaynaklanan beklemelerin tamamının kusurlu tarafa yükletilmesi doğru olmayabilir.

Bu nedenle bilirkişi genellikle;

aracın hasarını, değişecek parçaları, boya ve kaporta işlemlerini, mekanik işlemleri ve normal servis organizasyonunu dikkate alarak teknik açıdan makul onarım süresini belirler.

UYAP’ta yayımlanan araç mahrumiyet uyuşmazlıklarında da bilirkişiler tarafından fiilî servis süresinden bağımsız olarak makul tamir sürelerinin hesaplandığı görülmektedir.

Yedek Parça Bekleme Süresi Hesaba Katılır mı?

Bu konu somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Aracın parçasının gerçekten temin edilmesinin zaman alması, özellikle özel üretim veya piyasada bulunması zor parçalar bakımından makul onarım süresini etkileyebilir.

Buna karşılık servisin organizasyon eksikliği, siparişin geç verilmesi veya araç sahibinden kaynaklanan gecikmeler otomatik olarak kusurlu tarafa yüklenemez.

Bu nedenle “araç 60 gün serviste kaldıysa 60 günlük ikame araç bedeli mutlaka alınır” şeklinde kesin bir kural yoktur.

İkame Araç Bedeli Nasıl Hesaplanır?

En temel hesaplama şu şekildedir:

Makul onarım süresi × emsal aracın günlük makul kiralama bedeli

Örneğin aracın makul onarım süresi 14 gün ve aynı sınıftaki emsal aracın kaza tarihindeki günlük makul kira bedeli 1.750 TL ise:

14 × 1.750 TL = 24.500 TL

brüt araç mahrumiyet değeri ortaya çıkar.

Ancak bilirkişinin somut olaya göre aracın kullanılmaması nedeniyle tasarruf edilen bazı zorunlu kullanım giderlerini de dikkate alması mümkündür.

Yargıtay’ın yaklaşımında hesaplamanın soyut ve gerekçesiz bir rakam üzerinden değil, aracın niteliği, makul onarım süresi ve emsal kiralama koşulları üzerinden denetlenebilir şekilde yapılması gerekir.

Aracın Segmenti Neden Önemlidir?

İkame araç bedelinde zarar gören araca benzer özellikte araç esas alınmalıdır.

Örneğin kazada hasar gören araç 2025 model D segmenti bir otomobil ise hesaplamanın ekonomik sınıf küçük bir araç üzerinden yapılması gerçek zararı olduğundan düşük gösterebilir.

Buna karşılık orta sınıf bir araç için lüks SUV kiralama bedelinin esas alınması da gerçek zarar ilkesine aykırı olabilir.

Bu nedenle bilirkişi aracın;

markasını, modelini, yaşını, kullanım tipini, segmentini ve kaza tarihindeki piyasa koşullarını dikkate almalıdır.

Günlük Araç Kiralama Bedeli Hangi Tarihe Göre Belirlenir?

Kural olarak zarar kaza tarihinde meydana geldiğinden değerlendirmede kaza tarihindeki piyasa koşulları önemlidir.

Özellikle enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde güncel araç kiralama fiyatının geçmiş tarihli kazaya doğrudan uygulanması hatalı sonuç verebilir.

Bu nedenle bilirkişi kaza tarihindeki aynı veya benzer segment araç kiralama rayiçlerini araştırmalıdır.

Mahkemelerin UYAP’ta yayımlanan güncel kararlarında da kaza tarihi itibarıyla emsal araç kiralama fiyatlarının araştırıldığı görülmektedir.

Kusur Oranı İkame Araç Bedelini Etkiler mi?

Evet.

Araç mahrumiyet bedeli de maddi zarar niteliğinde olduğundan karşı tarafın kusur oranı tazminat miktarını etkiler.

Örneğin;

araç mahrumiyet zararı: 40.000 TL

karşı tarafın kusuru: %75

ise diğer şartlar da mevcut olmak kaydıyla karşı taraftan talep edilebilecek miktar;

40.000 TL × %75 = 30.000 TL

olarak gündeme gelebilir.

Kazanın meydana gelmesinde zarar gören araç sürücüsünün de kusuru varsa kendi kusuruna karşılık gelen zarar karşı tarafa yüklenemez.

Tam Kusurlu Sürücü Kendi Araç Mahrumiyetini Karşı Taraftan İsteyebilir mi?

Hayır.

Kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olan taraf, karşı taraftan kendi aracının kullanılamaması nedeniyle ikame araç veya araç mahrumiyet bedeli talep edemez.

Buna karşılık kusur paylaşımı mevcutsa diğer tarafın kusur oranına karşılık gelen kısım yönünden talep değerlendirmesi yapılabilir.

Araç Hiç Tamir Ettirilmediyse İkame Araç Bedeli İstenebilir mi?

Araç mahrumiyet zararında temel ölçüt aracın kazadan dolayı ne kadar süre kullanılamayacağıdır.

Araç sahibi ekonomik sebeplerle aracı aylar boyunca tamir ettirmemişse;

“Aracımı altı ay kullanamadım, altı aylık kira bedeli istiyorum.”

şeklindeki talep kural olarak kabul edilmez.

Bilirkişi aracın normal koşullarda kaç günde onarılabileceğini belirler ve zarar bu makul onarım süresi üzerinden hesaplanır.

Aksi hâlde zarar gören kişinin kendi tercihinden kaynaklanan gecikmelerin tamamı kusurlu tarafa yüklenmiş olur.

Araç 30 Gün Serviste Kaldı Ama Onarım 10 Günde Yapılabilirdi; Hangisi Esas Alınır?

Genellikle 10 günlük objektif makul onarım süresi esas alınır.

Ancak somut olayda 30 günlük sürenin tamamının kazadan kaynaklanan ve zarar görene yüklenemeyecek zorunlu nedenlerden oluştuğu ispatlanabiliyorsa ayrıca değerlendirme yapılması mümkündür.

Dolayısıyla fiilî servis giriş-çıkış tarihi önemlidir ancak tek başına belirleyici değildir.

Araç Pert Olursa İkame Araç Bedeli Talep Edilebilir mi?

Araç tam hasara uğradığında artık klasik anlamda “onarım süresi” bulunmayabilir.

Ancak Yargıtay uygulamasında pert olan aracın yerine aynı özelliklerde başka bir aracın satın alınabilmesi için geçmesi gereken makul süre bakımından araç mahrumiyet zararının değerlendirilmesi mümkündür.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin uygulamasında, onarım ekonomik değilse zarar görenin benzer nitelikte yeni bir araç temin edebilmesi için geçecek makul süre üzerinden araç mahrumiyet bedelinin belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Bu nedenle aracın pert olması;

“Artık araç mahrumiyet bedeli hiçbir şekilde istenemez.”

anlamına gelmez.

Ancak süre, onarım süresinden farklı olarak yeni aracın makul şekilde temin edilmesi için gereken zaman üzerinden hesaplanmalıdır.

Ticari Araçlarda İkame Araç Bedeli ile Kazanç Kaybı Aynı mıdır?

Hayır.

Özellikle taksi, minibüs, servis aracı, kamyon, çekici veya ticari yük taşıma araçlarında bu iki zarar kaleminin ayrılması gerekir.

Araç mahrumiyet bedeli, aracın kullanımından yoksun kalmanın ekonomik karşılığıdır.

Kazanç kaybı ise aracın çalışamaması nedeniyle elde edilemeyen ticari gelir veya kârdır.

Örneğin bir taksi 10 gün çalışamadığında yalnızca başka bir aracın kiralama bedeli değil, ticari faaliyet yapılamaması nedeniyle kazanç kaybı da gündeme gelebilir.

Ancak aynı zarar kaleminin iki farklı isim altında mükerrer şekilde talep edilmesi mümkün değildir.

Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları’nda gelir ve kâr kaybı da açıkça dolaylı zarar olarak teminat dışında bırakılmıştır.

Bu nedenle ticari kazanç kaybı taleplerinin de kural olarak sürücü ve işleten yönünden değerlendirilmesi gerekir.

Ticari Araçta Kazanç Kaybı Nasıl İspatlanır?

Ticari araçlarda yalnızca aracın çalışmadığını söylemek yeterli olmayabilir.

Aracın geçmiş dönem gelirleri, vergi kayıtları, ticari defterler, günlük veya aylık hasılat, çalışma günleri, yakıt ve diğer değişken giderler birlikte değerlendirilmelidir.

Çünkü tazmin edilmesi gereken tutar çoğu zaman brüt ciro değil, kazanın gerçekleşmemesi hâlinde elde edilebilecek gerçek net ekonomik kazançtır.

Dolayısıyla taksi, servis, kamyon veya diğer ticari araçlarda araç mahrumiyet hesabı standart binek araçlardan daha ayrıntılı olabilir.

İkame Araç Talebi İçin Hangi Belgeler Önemlidir?

Bu tür bir talepte özellikle kaza tespit tutanağı, kusur belgeleri, araç ruhsatı, ekspertiz ve servis kayıtları, hasar fotoğrafları, aracın servise giriş ve çıkış tarihleri, varsa kiralık araç sözleşmesi ve faturası ile emsal araç kiralama bedellerinin saklanması önemlidir.

Bununla birlikte araç kiralama faturası bulunmaması talebi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/26777 E., 2022/11236 K. sayılı kararında bu husus açık şekilde kabul edilmiştir.

Sigorta Şirketine Önce Başvurmak Zorunlu mudur?

Araç mahrumiyet bedeli doğrudan kusurlu sürücü ve işletene yöneltilecekse, zorunlu trafik sigortacısına karşı açılan taleplerde bulunan KTK m.97 anlamındaki sigortacıya ön başvuru şartı aynı şekilde uygulanmaz.

Çünkü talebin muhatabı sigorta şirketi değil, haksız fiilden sorumlu sürücü ve işleten olmaktadır.

Bununla birlikte aynı kazadan kaynaklanan hasar veya değer kaybı için trafik sigorta şirketine ayrıca başvurulabilir.

Bu nedenle aynı kazadan doğan zararların her biri bakımından talebin kime yöneltileceği ayrı ayrı belirlenmelidir.

İkame Araç Bedeli İçin İcra Takibi Yapılabilir mi?

Alacağın miktarı belirlenebiliyorsa kusurlu sürücü ve işletene karşı ilamsız icra takibi yapılması mümkündür.

Ancak borçlunun itiraz etmesi hâlinde uyuşmazlığın mahkemeye taşınması ve makul onarım süresi ile günlük araç bedelinin bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerekebilir.

Özellikle alacağın miktarı başlangıçta tam olarak belirlenemiyorsa doğrudan tazminat davası veya somut uyuşmazlığa uygun diğer hukuki yollar değerlendirilmelidir.

Hangi Mahkemede Dava Açılır?

Araç mahrumiyet bedeli yalnızca sürücü ve işletene karşı haksız fiil sorumluluğu kapsamında talep ediliyorsa uyuşmazlık kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.

Ancak tarafların tacir olması, uyuşmazlığın ticari işletmelerle ilgili bulunması veya davaya sigorta ilişkisi gibi farklı hukuki unsurların dahil olması hâlinde görevli mahkeme ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle özellikle birden fazla zarar kaleminin ve birden fazla davalının bulunduğu trafik kazası dosyalarında görev ve dava stratejisi somut dosya üzerinden belirlenmelidir.

İkame Araç Bedeline Hangi Tarihten İtibaren Faiz İstenebilir?

Sürücü ve işleten bakımından sorumluluk haksız fiilden kaynaklandığından kural olarak zarar veren olayın gerçekleştiği kaza tarihinden itibaren temerrüt gündeme gelebilir.

Uygulamada araç mahrumiyet bedeline kaza tarihinden itibaren faiz uygulandığı kararlar bulunmaktadır.

Faizin türü ise aracın kullanım şekli, tarafların ticari niteliği ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca belirlenmelidir.

Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesine göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Kazanın aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil teşkil etmesi ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmesi hâlinde KTK m.109/2 kapsamında daha uzun zamanaşımı süresinin uygulanması ayrıca gündeme gelebilir.

Bu nedenle araç mahrumiyet taleplerinin uzun süre bekletilmemesi önemlidir.

Örnek Olay: Binek Araçta İkame Araç Bedeli

2025 model bir otomobilin kazada hasar gördüğünü düşünelim.

Karşı taraf %100 kusurlu olsun.

Bilirkişi aracın objektif makul onarım süresini 15 gün, aynı segment aracın kaza tarihindeki günlük makul kiralama bedelini 1.800 TL olarak belirlesin.

Başlangıç hesabı:

15 × 1.800 = 27.000 TL

olacaktır.

Zarar gören kişinin gerçekten araç kiralamamış olması bu talebi otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Yargıtay’ın 2021/26777 E., 2022/11236 K. sayılı kararı doğrultusunda makul araç mahrumiyet zararının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi mümkündür.

Bu tutar kural olarak kusurlu sürücü ve işletene yöneltilecektir; zorunlu trafik sigortacısı ise Genel Şartlar’daki dolaylı zarar istisnası nedeniyle bu zarardan sorumlu olmayacaktır.

Örnek Olay: Kusur Oranı %70 İse

Aynı olayda araç mahrumiyet zararı 27.000 TL ancak karşı tarafın kusuru %70 ise;

27.000 × %70 = 18.900 TL

karşı tarafın sorumluluk alanında değerlendirilebilir.

Zarar görenin kendi kusuruna karşılık gelen kısmı karşı taraftan talep edilemez.

Örnek Olay: Araç 40 Gün Serviste Kaldı

Araç fiilen 40 gün serviste kalmış olsun.

Ancak bilirkişi hasarın normal koşullarda 18 günde onarılabileceğini tespit etsin.

Bu durumda kural olarak;

40 günlük fiilî süre değil, 18 günlük makul onarım süresi

esas alınacaktır.

Servisin iş yoğunluğu veya organizasyon hatası nedeniyle ortaya çıkan fazladan sürenin tamamının kazaya neden olan tarafa yükletilmesi mümkün olmayabilir.

Örnek Olay: Kasko Yedi Gün İkame Araç Verdi

Aracın makul onarım süresi 15 gün olsun ve araç sahibinin kasko şirketi ilk 7 gün için ücretsiz araç tahsis etmiş olsun.

Bu durumda zarar gören kişinin 15 günlük sürenin tamamını ayrıca kusurlu taraftan talep etmesi mükerrer tazminat tartışması yaratabilir.

Kasko tarafından karşılanan 7 günlük dönem ile karşılanmayan kalan dönem ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Gerçek zarar ilkesine göre zarar gören aynı zarar nedeniyle iki defa tazmin edilmemelidir.

İkame Araç Bedeli Talebinde En Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada en önemli hatalardan biri araç mahrumiyet bedelinin doğrudan zorunlu trafik sigortasından istenmesidir. ZMSS Genel Şartları A.6/k gereğince dolaylı zararlar trafik sigortası teminatı dışında bırakılmıştır.

Bir diğer hata, fiilî servis süresinin otomatik olarak tazminat süresi kabul edilmesidir. Esas alınması gereken çoğunlukla bilirkişinin belirleyeceği makul onarım süresidir.

Araç kiralanmadığı için hiçbir tazminat istenemeyeceğinin düşünülmesi de hatalıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/26777 E., 2022/11236 K. sayılı kararı bu konuda açık bir uygulama ortaya koymaktadır.

Aynı şekilde çok daha yüksek segmentte araç kiralanması veya makul onarım süresini önemli ölçüde aşan kiralama giderlerinin tamamının kusurlu tarafa yüklenebileceğinin düşünülmesi de doğru değildir.

Sonuç: Trafik Kazasında İkame Araç Bedelini Kim Öder?

Trafik kazasında aracın hasar görmesi nedeniyle ortaya çıkan ikame araç veya araç mahrumiyet bedeli kural olarak kazaya kusuruyla sebep olan sürücü ile aracın işleteninden talep edilir.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi işletenin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Kusurlu sürücünün sorumluluğu ise genel haksız fiil hükümlerine dayanmaktadır.

Buna karşılık zorunlu trafik sigortası kural olarak araç mahrumiyet bedelinden sorumlu değildir. Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları’nın A.6/k maddesinde gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi yansıma ve dolaylı zararlar açıkça teminat dışında bırakılmıştır.

Araç sahibinin mutlaka başka bir araç kiralamış olması da şart değildir.

Kasko sigortasında ise durum poliçe hükümlerine bağlıdır. Poliçede ikame araç veya yedek araç hizmeti bulunması hâlinde sigortalı, kendi kasko şirketinden poliçede öngörülen süre ve şartlarla araç tahsisi talep edebilir.

Sonuç olarak trafik kazası sonrasında doğru hukuki ayrım şu şekilde yapılmalıdır:

Araç hasarı ve değer kaybı bakımından trafik sigorta şirketinin sorumluluğu gündeme gelebilir; aracın kullanılamamasından kaynaklanan ikame araç/araç mahrumiyet zararı bakımından ise esas sorumlular kusurlu sürücü ve işleten olacaktır.

Tazminat miktarı belirlenirken de aracın serviste gerçekte kaç gün kaldığından çok kaç günde makul olarak onarılabileceği, bu sürede aynı sınıftaki bir aracın kaza tarihindeki makul kullanım bedeli ve tarafların kusur oranları esas alınmalıdır.

Bu nedenle trafik kazasında ikame araç bedeli talep edilirken yalnızca tazminat miktarının değil, talebin hangi kişiye yöneltileceğinin de doğru belirlenmesi, hak kaybının önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri