Yedek Parça Bekleme Süresi İkame Araç Tazminatına Dahil Edilebilir mi?
Yedek Parça Bekleme Süresi İkame Araç Tazminatına Dahil Edilebilir mi?
Giriş
Trafik kazası sonrasında aracın serviste uzun süre kalmasının en sık karşılaşılan nedenlerinden biri, onarım için gerekli yedek parçanın stokta bulunmaması veya yurt dışından getirtilmesinin beklenmesidir. Özellikle yeni nesil, elektrikli, premium veya Türkiye’de sınırlı sayıda bulunan araçlarda birkaç günlük teknik onarımın, parça tedarik süreci nedeniyle haftalar hatta aylar sürmesi mümkündür.
Bu durumda araç sahiplerinin karşılaştığı temel soru şudur:
Yedek parça beklenilen bütün süre için ikame araç veya araç mahrumiyet tazminatı istenebilir mi?
Sorunun cevabı her durumda “evet” değildir. Ancak yedek parça bekleme süresinin hiçbir şekilde tazmin edilemeyeceğini söylemek de doğru olmaz.
Türk hukukunda araç mahrumiyeti tazminatının belirlenmesinde temel ölçüt, aracın serviste fiilen kaç gün kaldığından ziyade hasarın giderilmesi için gerekli makul onarım süresidir. UYAP’ta yayımlanan yargı kararlarında da araç mahrumiyetinin hesabında “makul onarım süresi” üzerinden değerlendirme yapıldığı görülmektedir. Örneğin somut dosyalarda 15 iş günü, 14 gün veya hasarın niteliğine göre farklı makul onarım süreleri belirlenebilmektedir.
Dolayısıyla yedek parça bekleme süresinin tazminata dahil edilip edilmeyeceği konusunda şu soru sorulmalıdır:
Yedek parçanın beklenmesi, somut aracın normal ve makul onarım sürecinin objektif olarak zorunlu bir parçası mıdır; yoksa servis, sigorta şirketi, araç sahibi veya üçüncü kişiden kaynaklanan gereksiz bir gecikme midir?
Bu ayrım, talep edilebilecek ikame araç bedelinin miktarını doğrudan etkiler.
1. İkame Araç Tazminatı Nedir?
Trafik kazasında hasarlanan aracın belirli süre kullanılamaması nedeniyle araç sahibinin uğradığı ekonomik zarar genel olarak;
- araç mahrumiyet bedeli,
- ikame araç bedeli,
- kullanım mahrumiyeti tazminatı
olarak ifade edilmektedir.
Örneğin araç normal koşullarda 10 gün içerisinde onarılabilecekse ve aynı segmentte bir aracın günlük makul kiralama bedeli 2.000 TL ise:
10 gün × 2.000 TL = 20.000 TL
brüt araç mahrumiyet zararı gündeme gelebilir.
Tarafların kusur oranları ayrıca hesaba katılır.
2. Araç Kiralamadan İkame Araç Bedeli İstenebilir mi?
Araç mahrumiyeti zararının mutlaka fiilen araç kiralanarak meydana gelmesi gerekmez.
Yargısal uygulamada asıl değerlendirme;
- aracın kullanılamadığı makul süre,
- aynı veya benzer segmentteki aracın kiralama bedeli,
- somut olayın özellikleri
üzerinden yapılabilmektedir.
UYAP’ta yer alan kararlarda da makul onarım süresinin belirlenerek bu süreye karşılık araç mahrumiyet bedelinin hesaplandığı görülmektedir.
Dolayısıyla araç sahibi başka bir araç kiralamamış olsa dahi aracından mahrum kaldığı süre nedeniyle tazminat talebi gündeme gelebilir.
3. Asıl Ölçüt Fiilî Servis Süresi Değil, Makul Onarım Süresidir
Araç mahrumiyeti uyuşmazlıklarının en önemli noktası budur.
Bir araç serviste 45 gün kalmış olabilir.
Ancak teknik bilirkişi;
“Bu aracın meydana gelen hasarları normal şartlarda 12 iş günü içerisinde giderilebilir.”
sonucuna ulaşabilir.
Böyle bir durumda 45 günlük fiilî servis süresinin tamamının otomatik olarak karşı tarafa yükletilmesi mümkün olmayabilir.
UYAP’taki yargı kararlarında araç mahrumiyet hesabının fiilî süre yerine hasarın niteliğine göre belirlenen makul onarım süresi üzerinden yapıldığı örnekler bulunmaktadır.
Bu nedenle;
Fiilî servis süresi ≠ Her durumda tazminata esas süre
şeklinde değerlendirme yapılmalıdır.
4. Yedek Parça Bekleme Süresi Makul Onarım Süresine Dahil midir?
Somut olayın koşullarına göre dahil edilebilir.
Ancak bunun için bekleme süresinin objektif olarak gerekli ve makul olduğunun ortaya konulması gerekir.
Örneğin aracın kazada zarar gören elektronik kontrol ünitesinin Türkiye’de hiçbir stokta bulunmadığını, üretici tarafından yurt dışından sipariş edilmesi gerektiğini ve aracın bu parça olmaksızın güvenli şekilde trafiğe çıkarılamadığını düşünelim.
Parça;
- kaza sonrasında derhal sipariş edilmiş,
- alternatif uygun parça bulunmamış,
- üretici 15 günlük tedarik süresi bildirmiş,
- araç sahibi süreci geciktirecek hiçbir davranışta bulunmamış
ise bilirkişinin bu objektif tedarik süresini makul onarım süresinin bir unsuru olarak değerlendirmesi mümkündür.
Buna karşılık parçanın piyasada mevcut olmasına rağmen servis tarafından 25 gün geç sipariş edilmesi hâlinde durum farklıdır.
5. Yedek Parça Bekleme Süresinin Tamamı Otomatik Olarak Talep Edilebilir mi?
Hayır.
Örneğin araç;
60 gün serviste kalmış
ve bunun;
- 5 günü ekspertiz,
- 7 günü aktif onarım,
- 48 günü parça bekleme
süresinden oluşmuş olabilir.
Bu durumda:
60 gün × günlük araç kira bedeli
şeklinde doğrudan hesap yapılması hukuken tartışmalıdır.
Bilirkişinin öncelikle;
- Hangi parçanın beklendiğini,
- parçanın ne zaman sipariş edildiğini,
- Türkiye’de veya alternatif tedarik kanallarında bulunup bulunmadığını,
- normal tedarik süresinin ne olduğunu,
- gecikmenin kimin davranışından kaynaklandığını,
- araç sahibinin gecikmenin azaltılması için gerekli girişimleri yapıp yapmadığını
incelemesi gerekir.
6. Makul Onarım Süresi Nasıl Belirlenir?
Makul onarım süresi her araç için sabit değildir.
Bilirkişinin;
- aracın marka ve modeli,
- model yılı,
- hasarın ağırlığı,
- değişecek parçalar,
- boya ve kaporta işlemleri,
- mekanik işlemler,
- elektronik kalibrasyon işlemleri,
- parçaların piyasadaki bulunabilirliği,
- aracın teknik özellikleri
gibi unsurları birlikte değerlendirmesi gerekir.
UYAP’ta yayımlanan karar örneklerinde aynı kavram kullanılmakla birlikte somut hasara göre 9 gün, 14 gün, 15 iş günü veya daha farklı sürelerin kabul edilebildiği görülmektedir. Bu da makul sürenin soyut ve sabit bir gün sayısı olmadığını göstermektedir.
7. Yedek Parçanın Yurt Dışından Gelmesi Süreyi Etkiler mi?
Evet.
Özellikle;
- premium araçlarda,
- sınırlı sayıda ithal edilen modellerde,
- elektrikli araçlarda,
- yeni piyasaya çıkmış modellerde,
- üretimi sona ermiş araçlarda
bazı parçaların Türkiye’de stokta bulunmaması mümkündür.
Ancak yalnızca;
“Parça yurt dışından geldi.”
denilmesi, beklenen bütün sürenin otomatik olarak karşı taraftan istenmesini sağlamaz.
Yurt dışından getirmenin gerçekten zorunlu olup olmadığı ve normal tedarik süresinin ne olduğu teknik olarak araştırılmalıdır.
8. Örnek: 30 Günlük Parça Bekleme Süresinin Tamamı Talep Edilebilir mi?
Bir aracın kazada far ve elektronik kontrol modülü hasar görmüş olsun.
Teknik onarım:
5 gün
sürmektedir.
Ancak kontrol modülünün Almanya’dan getirilmesi gerekmekte ve üretici tarafından normal teslim süresi:
15 gün
olarak bildirilmektedir.
Parça kaza sonrasında derhal sipariş edilmişse bilirkişi;
5 günlük aktif onarım + objektif olarak gerekli tedarik süresi
üzerinden makul onarım süresi belirleyebilir.
Buna karşılık parça 15 günde Türkiye’ye gelmesine rağmen servis tarafından araç 15 gün daha bekletilmişse sonraki 15 günlük servis gecikmesinin kazaya neden olan kişiye yüklenmesi çok daha tartışmalı olacaktır.
9. Servis Parçayı Geç Sipariş Ederse Ne Olur?
Örneğin;
Kaza tarihi: 1 Mart
Aracın servise giriş tarihi: 2 Mart
Ekspertiz tamamlanma tarihi: 4 Mart
Parça sipariş tarihi: 20 Mart
Parçanın teslim tarihi: 25 Mart
olsun.
Burada 4 Mart ile 20 Mart arasında sipariş verilmemesinin objektif bir nedeni bulunmuyorsa bu sürenin tamamını trafik kazasına neden olan kişiye yüklemek mümkün olmayabilir.
Çünkü kazayla illiyet bağı bulunan zarar ile servisin kendi organizasyon kusurundan kaynaklanan zarar birbirinden ayrılmalıdır.
Bu durumda araç sahibinin şartları mevcutsa servisle arasındaki sözleşmesel ilişkiye dayanarak ayrıca talepte bulunması gündeme gelebilir.
10. Servis Yoğunluğu Tazminata Dahil Edilir mi?
Kural olarak salt servis yoğunluğu ile teknik onarım ihtiyacı birbirinden ayrılmalıdır.
Araç;
“Serviste sıra vardı.”
gerekçesiyle 20 gün hiç işlem yapılmadan bekletilmişse bu sürenin tamamının kusurlu araç sahibinden talep edilmesi her olay bakımından kabul edilmeyebilir.
Çünkü araç mahrumiyet tazminatında amaç, kazanın zorunlu sonucu olan kullanım kaybını karşılamaktır.
Servisin organizasyon veya kapasite probleminden doğan her gecikmenin trafik kazasının doğrudan sonucu olduğu söylenemez.
11. Yetkili Servis Tercihi Nedeniyle Süre Uzarsa Ne Olur?
Araç sahibinin yetkili servisi tercih etmesi tek başına kusurlu davranış olarak değerlendirilemez.
Özellikle;
- araç garanti kapsamındaysa,
- yeni modelse,
- elektronik sistemlerinin özel cihazlarla kalibre edilmesi gerekiyorsa,
- üretici prosedürlerine göre onarım yapılması gerekiyorsa
yetkili servis tercihi son derece makul olabilir.
Ancak aynı işlemi yapabilecek başka yetkili servisler mevcutken, araç sahibinin çok uzun süre bekleme listesi bulunan bir serviste ısrar etmesi tazminat miktarı bakımından tartışılabilir.
Bu değerlendirme TBK m.52’deki zararın artmasına etki etme ilkesiyle birlikte yapılmalıdır. TBK m.52, zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkili olması hâlinde hâkime tazminatı indirebilme imkânı tanımaktadır.
12. Zarar Görenin Zararı Artırmama Yükümlülüğü Nedir?
Tazminat hukukunun önemli ilkelerinden biri, zarar gören kişinin zararın gereksiz şekilde artmasına neden olmamasıdır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi uyarınca zarar görenin zararın doğmasına veya artmasına etkisi tazminat miktarında dikkate alınabilir.
Araç mahrumiyeti bakımından bunun anlamı şudur:
Araç sahibi;
- servise aracı makul zamanda teslim etmeli,
- gerekli onayları geciktirmemeli,
- parçanın sipariş edilmesini engellememeli,
- ekonomik ve teknik olarak makul alternatifleri değerlendirmeli,
- aracın gereksiz şekilde serviste tutulmasına neden olmamalıdır.
13. Araç Sahibi Orijinal Parçada Israr Ederse Bekleme Süresi Kimin Üzerinde Kalır?
Bu konu özellikle önemlidir.
Örneğin hasarlı parça için mevzuata uygun ve güvenli bir eşdeğer parça hemen temin edilebiliyor ancak araç sahibi yalnızca orijinal parçanın yurt dışından gelmesini beklemek istiyorsa uzun bekleme süresinin tamamının zarar verene yüklenmesi tartışmalı hâle gelir.
Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarında hasarlı parçanın onarımı, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parçayla değiştirilmesi ve şartları oluştuğunda orijinal parça kullanılması konusunda özel hükümler bulunmaktadır.
Ancak aracın teknik özellikleri, garanti durumu veya güvenlik nedeniyle orijinal parçanın kullanılması zorunluysa değerlendirme değişebilir.
Bu nedenle bilirkişinin;
“Alternatif parça var mıydı?”
sorusunu mutlaka cevaplaması gerekir.
14. Parça Stokta Yoksa Zarar Görenin Kusuru Var mıdır?
Kural olarak hayır.
Araç sahibinin kontrolü dışında üretici veya distribütörde parça bulunmaması doğrudan zarar görenin kusuru değildir.
Ancak bu durum, beklenen her günün mutlaka trafik kazasına neden olan kişiden alınacağı anlamına da gelmez.
Burada belirleyici husus:
objektif makul tedarik süresidir.
Örneğin piyasada ilgili parçanın olağan tedarik süresi 12 gün iken somut araçta 70 gün beklenmişse 58 günlük ilave sürenin nedeni ayrıca araştırılmalıdır.
15. İthal Araçlarda Bekleme Süresi Daha Uzun Kabul Edilebilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Türkiye’de yaygın kullanılan bir aracın tamponunun temini ile sınırlı sayıda ithal edilmiş özel bir aracın elektronik batarya modülünün temin süresi aynı değerlendirilemez.
Makul süre hesabının aracın gerçek teknik ve piyasa koşullarına göre yapılması gerektiğinden, bilirkişinin aracın marka-modeline özgü tedarik imkânlarını araştırması gerekir.
Ancak “lüks araç olduğu için sınırsız bekleme süresi kabul edilir” şeklinde bir kural bulunmamaktadır.
16. Sigorta Şirketinin Ekspertiz veya Onay Süreci Onarımı Geciktirirse Ne Olur?
Bu durumda gecikmenin nedeni ayrıca ayrıştırılmalıdır.
Örneğin araç tamire hazır olduğu hâlde sigorta şirketinin;
- eksper atamaması,
- ek ekspertizi geciktirmesi,
- parça değişimine onay vermemesi,
- hasar dosyasındaki işlemleri gereksiz şekilde uzatması
nedeniyle araç beklemiş olabilir.
Böyle bir gecikmenin doğrudan kusurlu sürücü veya işletene yüklenip yüklenemeyeceği ile sigorta şirketinin kendi hukuki sorumluluğu ayrı meselelerdir.
Özellikle zorunlu trafik sigortası bakımından ayrıca önemli bir husus bulunmaktadır: mevcut Genel Şartlarda gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar zorunlu trafik sigortası teminatı dışında bırakılmıştır.
Bu nedenle araç mahrumiyet bedelinde talebin kime yöneltildiği ayrıca önemlidir.
17. İkame Araç Bedeli Zorunlu Trafik Sigortasından İstenebilir mi?
Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.6 maddesinde gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı yansıma veya dolaylı zararların teminat dışında bulunduğu düzenlenmiştir.
Bu nedenle klasik araç mahrumiyeti/ikame araç talebinin doğrudan zorunlu trafik sigortacısına yöneltilmesi ile;
- kusurlu sürücüye,
- işletene,
- diğer sorumlulara
yöneltilmesi aynı hukuki rejime tabi değildir.
Karayolları Trafik Kanunu ise işletenin motorlu aracın işletilmesinden doğan zararlar bakımından sorumluluğunu düzenlemektedir.
18. Kasko Poliçesindeki İkame Araç ile Araç Mahrumiyet Tazminatı Aynı Şey midir?
Hayır.
Bu ayrım uygulamada sıkça karıştırılmaktadır.
Kaskodaki ikame araç
Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sunduğu sözleşmesel bir asistans hizmetidir.
Poliçede örneğin;
“7 gün ikame araç”
hakkı verilmiş olabilir.
Bu durumda poliçenin şartları ve özel hükümleri esas alınır.
Trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet tazminatı
Kusurlu kişinin haksız fiili nedeniyle aracın kullanılamamasından doğan malvarlığı zararının tazminidir.
Dolayısıyla kasko şirketinin 7 günlük ikame araç vermesi, somut olayda zarar verenin sorumlu olduğu makul mahrumiyet süresinin mutlaka 7 gün olduğu anlamına gelmez.
Ancak aynı zarar için mükerrer tahsilat yapılamayacağından yapılan ödemelerin ve sağlanan menfaatlerin gerektiğinde hesaba katılması gerekir.
19. Yedek Parça Bekleme Süresinin Dahil Edilebilmesi İçin Hangi Şartlar Aranmalıdır?
Yedek parça bekleme süresinin ikame araç hesabına dahil edilmesi savunulacaksa özellikle şu hususların ortaya konulması önemlidir:
- Parçanın onarım için gerçekten zorunlu olması,
- aracın parça olmadan güvenli şekilde kullanılamaması,
- parçanın kaza sonrasında gecikmeksizin sipariş edilmiş olması,
- Türkiye’de hazır stok bulunmaması,
- eşdeğer veya teknik olarak uygun alternatif bulunmaması,
- tedarik süresinin üretici veya distribütör tarafından belgelenmesi,
- araç sahibinin gecikmeye neden olmaması,
- bekleme süresinin piyasa koşullarına göre olağan ve makul olması.
Bu koşulların önemli bir kısmı varsa parça bekleme süresinin makul onarım süresinin içerisinde değerlendirilmesi yönündeki iddia güçlenir.
20. Hangi Durumlarda Yedek Parça Bekleme Süresinin Dışlanması Daha Muhtemeldir?
Özellikle;
- servis parçayı geç sipariş etmişse,
- parça piyasada mevcut olmasına rağmen araştırılmamışsa,
- araç sahibi onayı geciktirmişse,
- teknik olarak uygun alternatif parça varken gereksiz biçimde çok uzun süre beklenmişse,
- araç başka bir serviste daha kısa sürede onarılabilecek durumdaysa ve mevcut servis tercihinin makul nedeni yoksa,
- servis yoğunluğu nedeniyle araç haftalarca işlem görmeden beklemişse
bekleme süresinin tamamının zarar verene yükletilmesine itiraz edilebilir.
21. Bilirkişi Sadece İşçilik Süresini mi Hesaplamalıdır?
Hayır.
Bilirkişinin yalnızca;
“Kapı değişimi 1 gün, boya 2 gün, montaj 1 gün; toplam 4 gün.”
şeklinde teorik işçilik hesabı yapması her olay bakımından yeterli değildir.
Makul onarım süresi gerçekçi olmalıdır.
Aracın;
- ekspertize alınması,
- söküm işlemleri,
- hasarın kesin olarak belirlenmesi,
- gerekli parçaların makul tedariki,
- boya-kurutma işlemleri,
- montaj,
- elektronik kodlama,
- kalibrasyon,
- test
gibi zorunlu süreçleri hesaba katılmalıdır.
Bununla birlikte teknik sürecin dışındaki gereksiz beklemeler de hesaba dahil edilmemelidir.
22. Bilirkişiden Yedek Parça Tedarik Süresi Araştırması İstenebilir mi?
Evet.
Özellikle yüksek bedelli araç mahrumiyet taleplerinde bilirkişiden yalnızca teorik onarım süresi değil;
“Kaza tarihinde söz konusu parçanın Türkiye’deki olağan tedarik süresi kaç gündür?”
sorusunun da cevaplandırılması istenebilir.
Bilirkişi gerektiğinde;
- yetkili servis,
- distribütör,
- üretici,
- parça tedarikçisi
kayıtlarını incelemelidir.
Bu şekilde gerçek makul süre daha sağlıklı belirlenebilir.
23. Parça Bekleme Süresi Nasıl İspatlanır?
Araç sahibinin mümkün olduğunca şu belgeleri saklaması gerekir:
- Servis kabul formu,
- araç giriş tarihi,
- hasar ekspertiz raporu,
- parça sipariş formu,
- sipariş tarihi,
- servis ile yazışmalar,
- distribütörün stok cevabı,
- tahmini parça teslim tarihi,
- fiilî teslim tarihi,
- parça faturası,
- iş emri,
- onarım başlangıç ve bitiş tarihleri,
- araç teslim formu.
Sadece servisin;
“Parça bekledik.”
şeklindeki sözlü açıklaması yerine tarihleri gösteren belgeler bulunması talebin ispatını önemli ölçüde güçlendirir.
TBK m.50 kapsamında zarar gören, kural olarak zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmekle yükümlüdür; hâkimin tazminatın kapsamını belirlemesine ilişkin hükümler TBK m.51’de yer almaktadır.
24. Örnek Hesaplama: Parça Bekleme Süresi Makul Kabul Edilirse
Aracın;
Teknik onarım süresi: 8 gün
Objektif ve belgeli yedek parça tedarik süresi: 12 gün
Toplam makul süre: 20 gün
Günlük emsal araç kira bedeli: 2.500 TL
olsun.
Bu durumda:
20 × 2.500 TL = 50.000 TL
brüt araç mahrumiyet zararı hesaplanabilir.
Karşı tarafın kusuru %80 ise:
50.000 TL × %80 = 40.000 TL
tazminat gündeme gelebilir.
25. Örnek Hesaplama: Gereksiz Bekleme Varsa
Araç toplam:
45 gün
serviste kalmış olsun.
Bilirkişi;
- 8 gün aktif onarım,
- 10 gün makul parça tedariki,
- 27 gün servis organizasyonu ve gereksiz bekleme
tespit etmiş olsun.
Bu durumda tazminat hesabı bakımından:
45 gün yerine 18 günlük makul süre
esas alınabilir.
Günlük rayiç 2.000 TL ise:
18 × 2.000 TL = 36.000 TL
üzerinden hesaplama yapılması gündeme gelir.
26. Araç Sahibi Gerçekten 45 Gün Araç Kiralamışsa Sonuç Değişir mi?
45 günlük araç kiralama faturası bulunması önemli bir delildir ancak faturadaki bütün sürenin otomatik olarak zarar verene yüklenmesini sağlamaz.
Örneğin zarar verenin sorumluluğu teknik olarak 18 günlük makul onarım süresiyle sınırlı kabul edilirse, kalan 27 günlük kira giderinin hangi nedenle oluştuğu ayrıca incelenir.
Dolayısıyla:
Kira faturası = Kesin tazminat miktarı
değildir.
Fatura zararın ispatında önemli olmakla birlikte makuliyet ve illiyet bağı denetimi devam eder.
27. Araç Sahibinin İkinci Aracı Varsa Mahrumiyet İstenebilir mi?
Zararın somut koşulları ayrıca değerlendirilmekle birlikte araç sahibinin başka bir araca sahip olması, kazaya karışan aracın kullanım değerinden mahrum kalındığı gerçeğini her durumda otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Ancak somut olayda zararın miktarı ve gerçekten ekonomik kayıp oluşup oluşmadığı yönünden bütün koşullar değerlendirilmelidir.
Araç mahrumiyetinin amacı araç sahibine kazanç sağlamak değil, kazanın meydana getirdiği gerçek ekonomik sonucu gidermektir.
28. Ticari Araçlarda Parça Bekleme Süresi Daha mı Önemlidir?
Evet.
Taksi, servis aracı, kamyon, çekici, minibüs veya ticari amaçla kullanılan başka bir araç bakımından uzun parça bekleme süresi yalnızca ikame araç zararına değil;
kazanç kaybına
da yol açabilir.
Ancak kazanç kaybı ile araç mahrumiyet bedeli birbirinden ayrılmalı ve mükerrer tazminata izin verilmemelidir.
Ayrıca zorunlu trafik sigortası Genel Şartlarında gelir kaybı ve kâr kaybı gibi dolaylı zararlar açıkça teminat dışında düzenlenmiştir.
29. Parça Aylarca Gelmiyorsa Sorumluluk Sınırsız mı Devam Eder?
Hayır.
Örneğin özel üretim bir aracın parçasının 6 ay gelmediğini düşünelim.
Bu durumda;
180 gün × günlük kira bedeli
şeklinde otomatik bir sorumluluk kabul edilmesi mümkün değildir.
Mahkeme;
- bu kadar uzun tedarik süresinin makul olup olmadığını,
- aracın geçici şekilde kullanılabilir hâle getirilip getirilemeyeceğini,
- başka bir parça kullanılmasının mümkün olup olmadığını,
- başka servis veya tedarik kanalı bulunup bulunmadığını,
- zarar görenin zararın büyümesini engellemek için gerekli davranışları gösterip göstermediğini
incelemelidir.
TBK m.52’nin zararın artmasına katkıya ilişkin düzenlemesi burada özellikle önem kazanır.
30. Yedek Parça Hiç Bulunamıyorsa Pert Değerlendirmesi Gündeme Gelebilir mi?
Somut olayın teknik ve ekonomik koşullarına göre araç tamirinin fiilen veya ekonomik olarak mümkün olup olmadığı ayrıca değerlendirilebilir.
Ancak yalnızca parçanın geç temin edilmesi aracın otomatik olarak “pert” kabul edilmesi anlamına gelmez.
Tam hasar değerlendirmesinde;
- aracın rayiç değeri,
- onarım maliyeti,
- aracın teknik olarak güvenli biçimde onarılabilirliği,
- ekonomik onarım kriterleri
birlikte incelenmelidir.
31. Yedek Parça Beklenirken Aracın Kullanılması Mümkünse Mahrumiyet İstenebilir mi?
Bu durum tazminat talebini önemli ölçüde etkileyebilir.
Örneğin yalnızca kozmetik bir parçanın gelmesi bekleniyor ve araç güvenli şekilde trafiğe çıkabiliyorsa aracın 30 gün serviste bırakılmasının zorunlu olup olmadığı sorgulanmalıdır.
Buna karşılık;
- far,
- hava yastığı,
- süspansiyon,
- fren sistemi,
- taşıyıcı parça,
- batarya sistemi,
- elektronik güvenlik modülü
gibi aracın güvenli kullanımı için zorunlu bir parça eksikse aracın kullanılamaması çok daha kolay gerekçelendirilebilir.
32. Mahkemeden veya Bilirkişiden Hangi Soruların Cevaplandırılması İstenmelidir?
Yedek parça bekleme süresi bulunan bir araç mahrumiyet dosyasında bilirkişiye yalnızca;
“Makul onarım süresi kaç gündür?”
sorusunun sorulması yeterli olmayabilir.
Şu soruların ayrıca yöneltilmesi yararlıdır:
- Aracın aktif teknik onarım süresi kaç gündür?
- Değişimi zorunlu parçalar hangileridir?
- Bu parçaların kaza tarihindeki olağan tedarik süreleri nedir?
- Parçalar ne zaman sipariş edilmiştir?
- Sipariş verilmesinde gecikme var mıdır?
- Eşdeğer veya alternatif parça kullanılabilir miydi?
- Araç parça beklenirken güvenli şekilde kullanılabilir miydi?
- Serviste meydana gelen beklemenin ne kadarı teknik zorunluluktan kaynaklanmıştır?
- Hangi süre gereksiz servis beklemesidir?
- Sonuç itibarıyla kazayla uygun illiyet bağı içerisinde bulunan toplam makul araç mahrumiyet süresi kaç gündür?
Bu yöntem, soyut bir gün sayısı belirlenmesinden çok daha sağlıklı sonuç verir.
33. Davacı Açısından Yedek Parça Bekleme Süresi Nasıl Savunulmalıdır?
Davacı araç sahibi yönünden temel argüman şu şekilde kurulabilir:
“Araçtaki hasarın giderilmesi bakımından ilgili parçanın değiştirilmesi teknik olarak zorunludur. Parça kaza sonrasında gecikmeksizin sipariş edilmiş, Türkiye stoklarında bulunmadığından üretici/distribütör tarafından bildirilen süre içerisinde temin edilmiştir. Müvekkilin gecikmenin meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Aracın söz konusu parça olmaksızın güvenli şekilde kullanılması mümkün değildir. Bu nedenle objektif ve zorunlu parça tedarik süresinin makul onarım süresinden ayrı tutulması gerçek zararın eksik hesaplanmasına neden olacaktır.”
Bu savunmanın servis ve distribütör belgeleriyle desteklenmesi önemlidir.
34. Davalı Açısından Parça Bekleme Süresine Nasıl İtiraz Edilebilir?
Davalı taraf bakımından ise savunma şu şekilde kurulabilir:
“Araç mahrumiyet zararının belirlenmesinde aracın serviste fiilen kaldığı süre değil, hasarın giderilmesi için objektif olarak gerekli makul onarım süresi esas alınmalıdır. Servis yoğunluğu, geç sipariş, organizasyon eksikliği veya olağan dışı tedarik gecikmesinden kaynaklanan sürelerin tamamının davalıya yükletilmesi mümkün değildir. Bilirkişice aktif onarım süresi ile objektif parça tedarik süresi ayrı ayrı belirlenmeli, kazayla uygun illiyet bağı bulunmayan bekleme süreleri hesaplama dışında tutulmalıdır.”
Bu itiraz özellikle çok uzun servis sürelerinin bulunduğu dosyalarda önem taşımaktadır.
35. Yedek Parça Bekleme Süresine İlişkin En Önemli Delil Nedir?
Tek başına servis giriş-çıkış belgesi yeterli değildir.
En önemli delillerden biri:
parçanın sipariş ve tedarik sürecini tarihleriyle ortaya koyan kayıt zinciridir.
Örneğin:
- 3 Mayıs: Hasar tespiti,
- 4 Mayıs: Parça siparişi,
- 5 Mayıs: Distribütör “Türkiye stoklarında yok” cevabı,
- 5 Mayıs: Almanya siparişi,
- 18 Mayıs: Parçanın Türkiye’ye ulaşması,
- 19 Mayıs: Montaj,
- 20 Mayıs: Araç teslimi.
Böyle bir dosyada bekleme süresinin neden kaynaklandığı somut biçimde ortaya konulabilir.
36. Sonuç: Yedek Parça Bekleme Süresi İkame Araç Tazminatına Dahil Edilebilir mi?
Evet, dahil edilebilir; ancak yedek parça bekleme süresinin tamamının otomatik olarak tazminata dahil edilmesi mümkün değildir.
Araç mahrumiyet tazminatında temel ölçüt aracın serviste geçirdiği toplam takvim süresi değil, hasarın giderilmesi için gerekli objektif ve makul onarım süresidir. UYAP’taki yargı kararlarında da araç mahrumiyet bedelinin somut hasara göre belirlenen makul tamir veya onarım süresi üzerinden hesaplandığı görülmektedir.
Ancak makul onarım süresi yalnızca tornavida, boya veya montaj işlemlerinin fiilen yapıldığı çalışma saatlerinden ibaret değildir. Aracın onarılabilmesi için belirli bir parçanın temini objektif olarak zorunluysa ve bu parça gecikmeksizin sipariş edilmesine rağmen normal tedarik süreci nedeniyle beklenmişse, makul ve zorunlu parça tedarik süresinin onarım süresinin içerisinde değerlendirilmesi savunulabilir.
Buna karşılık;
- servis yoğunluğu,
- parçanın geç sipariş edilmesi,
- servisin organizasyon kusuru,
- araç sahibinin gerekli onayı geciktirmesi,
- uygun alternatif mevcutken gereksiz biçimde uzun süre başka bir parçanın beklenmesi
gibi nedenlerle oluşan gecikmelerin tamamının trafik kazasına neden olan kişiye yükletilmesi mümkün olmayabilir.
TBK m.50-52 çerçevesinde zarar, illiyet bağı, tazminatın kapsamı ve zarar görenin zararın artmasına katkısı birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yedek parça bekleme süresinin bulunduğu bir araç mahrumiyet dosyasında bilirkişinin yalnızca;
“Araç 40 gün serviste kalmıştır.”
veya
“Bu hasarın işçiliği 7 gündür.”
şeklinde değerlendirme yapması yeterli değildir.
Doğru yöntem;
aktif onarım süresi + objektif olarak gerekli makul parça tedarik süresi
ile
servis, sigorta, araç sahibi veya üçüncü kişilerden kaynaklanan gereksiz gecikme süresinin
birbirinden ayrılmasıdır.
Özellikle ithal veya özel nitelikli araçlarda parça tedarik süresinin gerçekten kaç gün olduğunun servis ve distribütör kayıtları üzerinden araştırılması gerekir.
Son olarak talebin yöneltileceği kişi bakımından da ayrım yapılmalıdır. Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarında gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar trafik sigortası teminatı dışında düzenlenmiştir. Bu nedenle klasik araç mahrumiyeti talebinde kusurlu sürücü ve işletenin sorumluluğu ile sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu birbirinden ayrılarak değerlendirilmelidir.
Özetle: Yedek parça bekleme süresi gerçek, zorunlu, belgeli ve somut aracın normal onarım süreci bakımından makul ise ikame araç tazminatı hesabına dahil edilebilir; gereksiz veya olağan dışı gecikmeler ise sırf araç serviste kaldı diye otomatik biçimde karşı tarafa yükletilemez.