Sigorta Şirketi Sel Hasarını Karşılamazsa Hangi Dava Açılır? (2026 Güncel)
Sigorta şirketi sel hasarını karşılamazsa hangi dava açılır? Şiddetli yağış, sel felaketi ve su baskını nedeniyle araçları zarar gören kişilerin en sık karşılaştığı hukuki sorunlardan biri, kasko sigortasının hasarı ödemeyi reddetmesidir.
Özellikle motoru su alan, elektronik sistemleri arızalanan, kapalı otoparkta su altında kalan veya tamamen kullanılamaz hâle gelen araçlar bakımından sigorta şirketleri ile araç sahipleri arasında önemli tazminat uyuşmazlıkları yaşanabilmektedir.
Sigorta şirketleri bazı durumlarda hasarın poliçe kapsamında bulunmadığını, motorun mekanik arıza nedeniyle bozulduğunu veya araç sahibinin gerekli tedbirleri almadığını ileri sürerek ödeme yapmamaktadır.
Türk hukukunda kasko sigortası kapsamında karşılanması gereken sel hasarının sigorta şirketi tarafından ödenmemesi durumunda, şartları mevcutsa sigorta tazminatının tahsili amacıyla alacak veya tazminat davası açılabilir. Ayrıca Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulması da mümkündür.
Ancak davanın hangi mahkemede açılacağı, araç sahibinin tüketici olup olmadığına ve sigorta sözleşmesinin ticari niteliğine göre değişmektedir.
Özellikle 2026 yılında tüketici hakem heyetleri için uygulanan parasal sınırlar, dava şartı arabuluculuk ve sigorta tahkim sistemine ilişkin düzenlemeler dikkate alınmalıdır.
Sigorta Şirketi Sel Hasarını Ödemezse Ne Yapılabilir?
Sel nedeniyle aracında zarar meydana gelen kişinin ilk olarak kasko poliçesinin teminatlarını incelemesi gerekir.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.4.5 maddesine göre sel ve su baskını nedeniyle meydana gelen zararlar, ek sözleşmeyle teminat kapsamına alınabilmektedir.
Dolayısıyla sel nedeniyle oluşan hasarın karşılanıp karşılanmayacağı öncelikle poliçede bu teminatın bulunmasına bağlıdır.
Örneğin kasko poliçesinde sel ve su baskını teminatı bulunan bir aracın şiddetli yağmur sırasında su altında kaldığını düşünelim.
Servis incelemesi sonucunda araçta 450.000 TL motor ve elektronik sistem hasarı belirlenmiş olabilir.
Ancak sigorta şirketi hasarın mekanik arızadan kaynaklandığını ileri sürerek ödeme talebini reddetmiş olabilir.
Bu durumda araç sahibinin sigorta şirketinin ret gerekçesini incelemesi, teknik delilleri toplaması ve gerekli hukuki başvuruları yapması mümkündür.
Ancak poliçede sel ve su baskını teminatı hiç bulunmuyorsa, sigorta şirketinin yalnızca bu olay meydana geldiği için ödeme yapmak zorunda olduğu söylenemez.
Bu nedenle her uyuşmazlıkta ilk aşama, sigorta teminatının ve zararın gerçek nedeninin belirlenmesidir.
Sigorta Şirketine Karşı Hangi Dava Açılır?
Sigorta şirketinin kasko kapsamında ödemesi gereken hasar bedelini ödememesi durumunda, kural olarak sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat alacağı davası açılması gündeme gelir.
Bu davanın amacı, sigorta şirketinin sözleşme ve kanundan doğan ödeme yükümlülüğünün tespit edilerek ödenmeyen tazminatın tahsil edilmesidir.
Örneğin sel nedeniyle aracı zarar gören bir kişi, sigorta şirketinin 700.000 TL hasar bedelini haksız şekilde reddettiğini ileri sürebilir.
Bu durumda ilgili yargı yolu ve dava şartları çerçevesinde 700.000 TL sigorta tazminatının faiziyle birlikte tahsilini talep etmesi mümkün olabilir.
Ancak sigorta şirketine karşı açılacak her davanın aynı mahkemede görüleceği düşünülmemelidir.
Özellikle aracın kişisel kullanımda bulunması ile ticari faaliyet kapsamında kullanılması, görevli mahkemenin belirlenmesinde önem taşımaktadır.
Sel Hasarı Nedeniyle Açılacak Kasko Davasında Hangi Mahkeme Görevlidir?
Sigorta şirketine karşı açılacak davalarda görevli mahkeme belirlenirken sigorta sözleşmesinin niteliği ve tarafların sıfatları incelenmelidir.
Hususi Araçlarda Tüketici Mahkemesi Görevli Olabilir
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesinde tüketici ve tüketici işlemi kavramları düzenlenmiştir.
Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişi tüketici sıfatına sahip olabilir.
Bu nedenle kişisel kullanım amacıyla satın alınmış bir otomobil için düzenlenen kasko poliçesinden doğan uyuşmazlık, tüketici işlemi niteliğinde olabilir.
Bu durumda 6502 sayılı Kanun’un 73. maddesi uyarınca tüketici mahkemesi görevli olabilir.
Örneğin hususi otomobili selde zarar gören kişinin, sigorta şirketine karşı 500.000 TL hasar tazminatı talep ettiğini düşünelim.
Bu uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğindeyse, dava şartlarının yerine getirilmesinin ardından tüketici mahkemesinde dava açılması gündeme gelir.
Ancak tüketici hakem heyetlerinin görev alanına giren uyuşmazlıklar bakımından doğrudan dava açma imkânı ayrıca değerlendirilmelidir.
Ticari Araçlarda Asliye Ticaret Mahkemesi Görevli Olabilir
Aracın ticari faaliyet kapsamında kullanılması veya sigorta sözleşmesinin ticari nitelik taşıması durumunda asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir.
Örneğin bir nakliye şirketine ait ticari aracın sel nedeniyle zarar görmesi ve sigorta şirketinin hasar talebini reddetmesi, ticari dava niteliğinde değerlendirilebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ve 5. maddeleri, ticari davalar ve görevli mahkemelere ilişkin düzenlemeler içermektedir.
Ancak aracın ruhsatta ticari olarak kayıtlı bulunması veya sigortalının şirket olması gibi olgular, diğer hukuki koşullar göz ardı edilerek tek başına değerlendirilmemelidir.
Somut uyuşmazlıkta sözleşmenin amacı, tarafların sıfatları ve ilgili mevzuat birlikte incelenmelidir.
2026 Yılında Sel Hasarı İçin Tüketici Hakem Heyetine Başvurulabilir mi?
Evet. Uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğindeyse ve ilgili parasal sınırlar içerisinde kalıyorsa tüketici hakem heyetine başvuru gündeme gelebilir.
Ticaret Bakanlığının 2026 yılı için belirlediği parasal sınıra göre 186.000 TL’nin altındaki tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvurulması zorunludur.
186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklar ise tüketici hakem heyetlerinin görev alanı dışında kalmaktadır.
Örneğin sel nedeniyle aracında 90.000 TL hasar meydana gelen tüketici, uyuşmazlığın niteliğine ve uygulanabilir özel hükümlere göre tüketici hakem heyeti yolunu değerlendirmelidir.
Buna karşılık 600.000 TL tutarındaki bir kasko tazminatı uyuşmazlığında tüketici hakem heyeti parasal sınırı aşılmış olacaktır.
Bu durumda tüketici mahkemesine başvurulmadan önce dava şartı arabuluculuk hükümleri gündeme gelir.
Ancak sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda Sigorta Tahkim Komisyonunun özel başvuru mekanizması da bulunduğundan, tüketici hakem heyeti ile sigorta tahkim yollarının birlikte ve paralel biçimde kullanılıp kullanılamayacağı konusunda ilgili başvuru şartlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Tüketici hakem heyeti ile Sigorta Tahkim Komisyonu aynı kurum değildir.
Ayrıca tüketici hakem heyetinin parasal sınırının, sigorta tahkim başvurularına doğrudan aynı şekilde uygulanacağı düşünülmemelidir.
Sigorta Şirketine Karşı Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Sigorta şirketine karşı açılacak davalarda önemli usul şartlarından biri, dava şartı arabuluculuktur.
Ancak arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, uyuşmazlığın tüketici veya ticari nitelikte olmasına ve talebin kapsamına bağlıdır.
Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinde görülecek uyuşmazlıklarda, kanunda belirtilen istisnalar dışında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Örneğin kişisel aracındaki sel hasarı nedeniyle 500.000 TL tazminat isteyen tüketicinin, tüketici mahkemesinde dava açmadan önce dava şartı arabuluculuk sürecini tamamlaması gerekebilir.
Ancak tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar, kanunda dava şartı arabuluculuk bakımından istisna tutulmuştur.
Ticari Sigorta Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine göre ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat talepleri bakımından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Bu nedenle ticari nitelikteki kasko tazminatı davalarında da zorunlu arabuluculuk gündeme gelir.
Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanırsa taraflar uyuşmazlığı dava açmadan çözebilir.
Anlaşma sağlanamazsa, son tutanak ve diğer dava şartlarıyla birlikte görevli mahkemeye başvurulabilir.
Ancak doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurular ile mahkemede açılacak davalara ilişkin zorunlu arabuluculuk kuralları birbirinden ayrılmalıdır.
Sigorta Şirketi Sel Hasarını Ödemezse Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvurulabilir mi?
Evet. Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların belirli şartlarla çözülmesini sağlayan özel bir tahkim mekanizmasıdır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi bu sistemi düzenlemektedir.
Kasko sigortası bakımından sigorta şirketinin tahkim sistemine üyeliği ve rizikonun ilgili üyelik kapsamında gerçekleşmiş olması önemlidir.
Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmadan önce sigorta şirketine yazılı müracaat yapılması gerekir.
Sigorta şirketinin talebi tamamen veya kısmen reddetmesi ya da 15 iş günü içerisinde yazılı nihai cevap vermemesi durumunda, diğer koşullar mevcutsa Komisyona başvurulabilir.
Bu süre, zorunlu trafik sigortasında uygulanan 15 günlük süreden farklıdır.
Sigorta Tahkim Komisyonu mu, Mahkeme mi?
Sigorta Tahkim Komisyonu ile mahkeme arasında seçim yapılırken uyuşmazlığın tutarı, delillerin kapsamı, başvuru şartları ve diğer hukuki özellikler dikkate alınmalıdır.
Örneğin sel nedeniyle 400.000 TL hasar meydana gelen bir aracın sahibi, gerekli şartlarla sigorta tahkim yolunu değerlendirebilir.
Buna karşılık ticari veya tüketici niteliğine göre görevli mahkemede dava açılması da gündeme gelebilir.
Ancak aynı uyuşmazlığın tahkim ve mahkeme önünde paralel şekilde yürütülmesi mümkün değildir.
Bu nedenle başvuru yapılmadan önce uygun uyuşmazlık çözüm yolu belirlenmelidir.
2026 Yılında Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru ve İtiraz Sınırları Nelerdir?
Sigorta Tahkim Komisyonu nezdindeki uyuşmazlıklarda uygulanan parasal sınırlar dönemsel olarak güncellenmektedir.
22 Ocak 2026 tarihinden itibaren uygulanmak üzere açıklanan parasal sınırlara göre:
- 35.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda verilen hakem kararlarına karşı Komisyon nezdinde itiraz yolu bulunmaktadır.
- 383.000 TL’yi aşan uyuşmazlıklarda itiraz hakem heyeti kararlarına karşı temyiz yolu gündeme gelebilmektedir.
- 122.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem heyeti oluşturulması zorunludur.
Ayrıca 19 Mart 2026 tarihinde yayımlanan düzenlemeyle, itiraz ve temyiz parasal sınırlarının uygulanmasında esas alınacak tarih konusunda değişiklik yapılmıştır.
Buna göre ilgili sınırlar değerlendirilirken başvurunun yapıldığı tarihte geçerli tutarlar dikkate alınmaktadır.
Bu nedenle sigorta tahkim başvurusunda, başvuru tarihindeki güncel sınırların kontrol edilmesi gerekir.
Yargıtay’a Göre Sigorta Şirketi Sel Hasarını Ödemek Zorunda mıdır?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 26.06.2024, 2024/4448 E., 2024/6570 K.
Bu karar, sel nedeniyle motoru zarar gören araçlarda kasko şirketinin sorumluluğu bakımından önemli bir emsaldir.
Karara konu olayda kasko sigortası bulunan araç, 10 Temmuz 2022 tarihinde şiddetli yağış sonrasında oluşan su birikintisinden geçerken hasara uğramıştır.
Araç sahibi, motorunda meydana gelen hasarın kasko kapsamında olduğunu ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuştur.
Sigorta şirketi ise motor hasarının sel nedeniyle değil, mekanik veya elektriksel arıza nedeniyle meydana geldiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan incelemede, aracın su birikintisine girmesi sonucunda motorun hava girişinden su aldığı ve hasarın bu nedenle oluştuğu değerlendirilmiştir.
Bilirkişi raporunda aracın hasar onarım bedeli KDV dahil 260.719,83 TL olarak hesaplanmıştır.
Ancak başvuru sahibinin talebiyle bağlı kalınarak 238.000 TL hasar bedelinin sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Sigorta şirketinin itirazı reddedilmiş ve uyuşmazlık Yargıtay incelemesine taşınmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 26.06.2024 tarihli kararıyla itiraz hakem heyeti kararını onamıştır.
Bu Karar Sel Hasarı Davalarında Neden Önemlidir?
Karar, üç önemli noktayı ortaya koymaktadır.
Birincisi, poliçe kapsamında bulunan sel ve su baskını nedeniyle meydana gelen motor hasarlarının sigorta tazminatına konu olabilmesidir.
İkincisi, sigorta şirketinin hasarın teminat dışında kaldığını ileri sürmesi durumunda somut teknik delillerin önemidir.
Üçüncüsü ise sigorta tahkim yolunda verilen kararların itiraz ve kanun yolu incelemesinden geçebilmesidir.
Ancak bu karar, sel nedeniyle meydana gelen her motor arızasının otomatik olarak kasko kapsamında kabul edilmesi gerektiği anlamına gelmez.
Somut poliçe ve hasarın meydana geliş şekli belirleyicidir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. Maddesine Göre İspat Yükü Kimdedir?
Sigorta şirketinin sel hasarını karşılamaması durumunda en önemli hukuki düzenlemelerden biri Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. maddesidir.
TTK m. 1409/1’e göre sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise sözleşmede öngörülen bir rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.
Bu nedenle sigortalı, öncelikle poliçenin varlığını, zararın meydana geldiğini ve talep ettiği tazminatın dayanağını ortaya koymalıdır.
Sigorta şirketi ise sözleşmede teminat altına alınmış bir rizikonun belirli bir istisna nedeniyle kapsam dışında kaldığını ileri sürüyorsa bunu ispatlamakla yükümlüdür.
Örneğin sel teminatı bulunan bir araçta motor hasarı meydana gelmiş ve sigorta şirketi bu hasarın önceden mevcut mekanik arızadan kaynaklandığını ileri sürmüş olabilir.
Bu durumda zararın gerçek nedeni teknik incelemeyle belirlenmelidir.
Ancak TTK m. 1409/2, poliçede hiç bulunmayan bir sel teminatını kendiliğinden sigorta kapsamına dahil etmez.
Dolayısıyla sigorta şirketinin teminat dışılık savunması ile sözleşmede ilgili teminatın hiç bulunmaması birbirinden farklıdır.
Sigorta Şirketi Motor Hasarını Mekanik Arıza Olarak Gösterirse Ne Yapılabilir?
Sel nedeniyle meydana gelen motor hasarlarında sigorta şirketi, arızanın su baskınından önce bulunduğunu ileri sürebilir.
Örneğin aracın motoruna su girmiş ancak sigorta eksperi, motorun soğutma sistemindeki mevcut bir arıza nedeniyle bozulduğu sonucuna ulaşmış olabilir.
Bu durumda eksper raporunun teknik dayanakları değerlendirilmelidir.
Özellikle motorun geçmiş bakım kayıtları, olay fotoğrafları, su seviyesi, hava filtresi ve emiş sistemi incelemesi önem taşıyabilir.
Ayrıca teknik bilirkişi incelemesiyle motorun hangi nedenle hasarlandığı belirlenebilir.
Sigorta şirketinin yalnızca mekanik arıza iddiasında bulunması, zararın kesin olarak teminat dışında kaldığı anlamına gelmez.
Bununla birlikte her motor hasarının sel kaynaklı olduğu varsayılamaz.
Bu nedenle somut deliller, poliçe hükümleri ve olayın gerçek oluş şekli birlikte değerlendirilmelidir.
Sigorta Şirketi Aracın Suya Bilerek Girildiğini Söyleyerek Ödeme Yapmayabilir mi?
Bazı sel hasarı uyuşmazlıklarında sigorta şirketleri, sürücünün su birikintisinin bulunduğu yola bilerek girdiğini ileri sürmektedir.
Ancak aracın su birikintisine girmesi, her durumda sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Olayın meydana geliş şekli, sürücünün davranışı ve poliçe hükümleri önemlidir.
Örneğin sürücünün olağan trafikte ilerlerken beklenmedik şekilde su birikintisine girmesi ile resmi makamlar tarafından kapatılmış, açıkça tehlikeli olduğu bilinen bir yola girmesi farklı değerlendirilebilir.
Bununla birlikte sigortalının davranışının zararın meydana gelmesindeki etkisi ve varsa kanuni sorumluluk azaltıcı koşullar teknik inceleme gerektirebilir.
Yargıtay’ın 26.06.2024 tarihli kararında da sürücünün su birikintisine girmiş olmasına rağmen motor hasarının sel teminatı kapsamında bulunduğu değerlendirilmiştir.
Bu nedenle her somut olay kendi koşulları çerçevesinde incelenmelidir.
Sigorta Şirketi Hasar İhbarı Geç Yapıldı Diye Ödeme Yapmayabilir mi?
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.1.1 maddesi uyarınca sigortalı, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren kural olarak beş iş günü içerisinde sigorta şirketine bildirimde bulunmalıdır.
Ancak hasar ihbarının gecikmesi, sigorta tazminatı hakkının her durumda kendiliğinden ortadan kalkacağı anlamına gelmez.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1446. maddesi, rizikonun bildirilmemesi veya geç bildirilmesinin hukuki sonuçlarını düzenlemektedir.
Bildirimin yapılmaması veya geç yapılması nedeniyle ödenecek tazminatta artış meydana gelmişse kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılması gündeme gelebilir.
Bu nedenle sigorta şirketinin yalnızca ihbar süresinin geçtiğini ileri sürmesi, her olayda tazminatın tamamını reddetmek için yeterli değildir.
Gecikmenin nedeni, sigortalının davranışı ve gecikmeyle zararın artması arasındaki bağlantı değerlendirilmelidir.
Sigorta Şirketi Sel Hasarı İçin Eksik Ödeme Yaparsa Dava Açılabilir mi?
Evet. Sigorta şirketinin zararın yalnızca bir bölümünü karşılaması durumunda eksik kalan tazminat talep edilebilir.
Örneğin sigorta şirketi sel nedeniyle oluşan hasarı 300.000 TL olarak hesaplamış ancak yetkili servis tarafından yapılan incelemede 520.000 TL onarım bedeli tespit edilmiş olabilir.
Bu durumda aradaki 220.000 TL farkın gerçekten sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı araştırılmalıdır.
Özellikle hangi parçaların hasarlı kabul edildiği, onarımın teknik gerekliliği, poliçedeki parça ve servis hükümleri ve varsa muafiyetler önemlidir.
Sigorta şirketine yapılan yazılı itirazın sonuçsuz kalması hâlinde, kanuni şartlarla tahkim veya dava yoluna başvurulabilir.
Ancak servis tarafından hesaplanan her tutarın sigorta şirketi tarafından otomatik olarak ödenmesi gerektiği söylenemez.
Gerçek zararın teknik delillerle belirlenmesi gerekir.
Selde Pert Olan Araç İçin Sigorta Şirketine Karşı Dava Açılabilir mi?
Sel nedeniyle araç tamamen kullanılamaz hâle gelmişse ve sigorta şirketi tam hasar tazminatını ödemiyorsa hukuki başvuru yapılması mümkündür.
Özellikle aracın rayiç değerinin düşük hesaplanması veya tam hasar şartlarının hatalı değerlendirilmesi uyuşmazlık konusu olabilir.
SEDDK’nin 2025/12 sayılı Genelgesi, 1 Temmuz 2025 tarihinden itibaren uygulanmak üzere tam hasarlı ve ağır hasarlı araçların tespitine ilişkin hükümler içermektedir.
Bu düzenleme kapsamında tam hasar ile ağır hasar kavramları birbirinden ayrılmaktadır.
Dolayısıyla aracın sel nedeniyle ciddi biçimde zarar görmesi, her durumda tam hasarlı sayılması için yeterli değildir.
Ancak güncel mevzuata göre tam hasar şartları gerçekleşmişse ve sigorta şirketi buna rağmen tazminatı ödemiyorsa araç sahibinin talebi yargısal incelemeye konu olabilir.
Sigorta Şirketi Sel Hasarını Kaç Gün İçinde Ödemelidir?
Sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğü bakımından Türk Ticaret Kanunu’nun 1427. maddesi önem taşımaktadır.
Kanuna göre sigorta tazminatı, rizikonun gerçekleşmesinden sonra gerekli belgelerin sigortacıya verilmesi ve sigortacının araştırmalarını tamamlamasıyla muaccel olur.
Ayrıca kural olarak hasar ihbarından itibaren kırk beş günlük bir muacceliyet düzenlemesi bulunmaktadır.
Ancak incelemenin sigortacıya yüklenemeyen bir nedenle gecikmesi durumunda bu sürenin işlemesine ilişkin istisnalar mevcuttur.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nda da gerekli belgelerin alınması ve incelemelerin tamamlanması bakımından özel ödeme hükümleri bulunmaktadır.
Bu nedenle sigorta şirketinin her dosyada hasardan itibaren kesin olarak kırk beş gün sonra ödeme yapması gerektiği yönünde genel bir değerlendirme yapılmamalıdır.
Önemli olan somut olayda tazminatın ne zaman muaccel olduğunun belirlenmesidir.
Sigorta Şirketi Sel Hasarını Geç Öderse Faiz Talep Edilebilir mi?
Evet. Sigorta tazminatının ödenmesinde gecikme yaşanması hâlinde kanuni koşulların bulunması durumunda faiz talep edilebilir.
TTK m. 1427/4 uyarınca sigortacı, tazminat borcu muaccel olduğunda ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.
Aynı maddenin beşinci fıkrasına göre sigortacının temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir.
Bu nedenle kasko şirketinin ödemekle yükümlü olduğu hasar tazminatını geciktirmesi durumunda faiz sorumluluğu doğabilir.
Ancak uygulanacak faiz türü, tarafların ve uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmelidir.
Her kasko uyuşmazlığında otomatik olarak ticari avans faizi uygulanacağı kabul edilemez.
Bu nedenle dava veya tahkim başvurusunda faiz türü ve başlangıç tarihi hukuken doğru belirlenmelidir.
Sigorta Şirketine Karşı Sel Hasarı Davasında Hangi Belgeler Gereklidir?
Sigorta şirketine karşı tazminat talebinde bulunulurken hasarın ve poliçe kapsamının doğru şekilde ortaya konulması gerekir.
Özellikle aşağıdaki belgeler önem taşımaktadır:
- Kasko poliçesi ve sel-su baskını teminatını gösteren belgeler,
- Araç ruhsatı,
- Sigorta şirketine yapılan hasar ihbarı,
- Sigorta şirketinin hasar dosyası,
- Eksper raporu,
- Yetkili servis tarafından düzenlenen hasar tespit raporları,
- Motor ve elektronik sistem arızalarına ilişkin teknik belgeler,
- Selin meydana geldiği tarih ve yeri gösteren fotoğraf ve videolar,
- Varsa kolluk, itfaiye ve diğer resmi kurum tutanakları,
- Sigorta şirketinin ödeme veya ret yazıları,
- Hasar onarım bedelini gösteren faturalar ve teklifler,
- Varsa arabuluculuk son tutanağı veya tahkim başvurusuna ilişkin belgeler.
Bu belgeler aracın sel nedeniyle zarar gördüğünün, zararın kapsamının ve sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğünün belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Ancak her uyuşmazlıkta aynı belgelerin tamamı zorunlu değildir.
Özellikle hasarın teknik nedeninin tartışmalı olduğu dosyalarda bilirkişi incelemesi büyük önem taşımaktadır.
Sigorta Şirketi Sel Hasarını Reddederse Belediye de Sorumlu Olabilir mi?
Bazı sel felaketlerinde aracın zarar görmesine belediyenin veya başka bir kamu idaresinin hizmet kusuru da neden olmuş olabilir.
Örneğin yoldaki yağmur suyu tahliye sistemlerinin çalışmaması, alt geçidin su altında kalması veya gerekli altyapı bakımının yapılmaması gibi durumlarda ilgili idarenin sorumluluğu araştırılabilir.
Ancak sigorta şirketine karşı açılacak sözleşmesel tazminat davası ile belediyeye karşı açılabilecek tam yargı davası aynı hukuki nitelikte değildir.
Sigorta şirketinin sorumluluğu öncelikle kasko sözleşmesine dayanır.
Belediyenin veya ilgili kamu idaresinin sorumluluğu ise idare hukuku hükümleri çerçevesinde değerlendirilebilir.
Dolayısıyla sel nedeniyle zarar gören araç sahibi, kanuni koşulların bulunması hâlinde farklı hukuki sorumluluklara dayanan başvuru yollarını değerlendirebilir.
Ancak aynı zararın birden fazla kez tazmin edilmesi mümkün değildir.
Sigorta şirketinin ödeme yapması durumunda, koşulları mevcutsa sorumlu üçüncü kişilere karşı halefiyet ve rücu hakları gündeme gelebilir.
Kasko Tazminatı Davasında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi, sigorta sözleşmesinden doğan taleplerde zamanaşımını düzenlemektedir.
Bu hükme göre sigorta sözleşmesinden doğan istemlerde kural olarak alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi bulunmaktadır.
Ayrıca sigorta tazminatı ve sigorta bedeline ilişkin istemlerde, rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıllık nihai zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
Bu iki sürenin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Örneğin araç 15 Ekim 2026 tarihinde sel nedeniyle zarar görmüşse, yalnızca altı yıllık nihai süreye bakılarak dava açmak için uzun süre bekleneceği düşünülmemelidir.
Çünkü alacağın muaccel olmasıyla başlayan iki yıllık zamanaşımı süresi daha önce dolabilir.
Ayrıca zamanaşımını durduran veya kesen nedenler de ilgili kanun hükümlerine göre değerlendirilmelidir.
Bu nedenle sigorta şirketinin ret kararına karşı gecikmeden hukuki başvuru yapılması önem taşır.
Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvurmak mı, Dava Açmak mı Daha Avantajlıdır?
Bu sorunun cevabı uyuşmazlığın miktarına, delillerin niteliğine, başvurulacak hukuki yola ve somut dosyanın özelliklerine göre değişmektedir.
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda özel bir çözüm mekanizması sunmaktadır.
Öte yandan tüketici mahkemeleri ve asliye ticaret mahkemeleri, görev alanlarına giren sigorta tazminatı uyuşmazlıklarını yargısal olarak incelemektedir.
Örneğin hasarın teknik nedeni konusunda ciddi bir bilirkişi uyuşmazlığı bulunuyorsa, başvuru öncesinde delillerin kapsamı ve alınması gereken teknik raporlar önem taşır.
Sigorta tahkim yolunun kendine özgü inceleme süreleri, başvuru ücretleri ve kanun yolu sınırları bulunmaktadır.
Mahkemede açılacak davada ise dava şartı arabuluculuk, harçlar, yargılama giderleri ve ilgili usul hükümleri dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle araç sahibi açısından en uygun hukuki yol, sigorta şirketinin ret gerekçesine ve eldeki delillere göre belirlenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Sigorta şirketi sel hasarını ödemezse hangi dava açılır?
Kasko teminatı kapsamında bulunan sel hasarının ödenmemesi hâlinde sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat alacağı davası açılması mümkündür. Ayrıca şartları varsa Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir.
Sel hasarı davası tüketici mahkemesinde mi açılır?
Araç kişisel kullanım amacıyla sigortalanmışsa ve uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğindeyse tüketici mahkemesi görevli olabilir. Ancak tüketici hakem heyeti parasal sınırı ve dava şartı arabuluculuk dikkate alınmalıdır.
Ticari araçlarda kasko davası hangi mahkemede açılır?
Ticari nitelikteki kasko tazminatı uyuşmazlıklarında asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir. Ancak somut sözleşme ve tarafların sıfatları ayrıca değerlendirilmelidir.
Sigorta şirketine karşı dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Uyuşmazlık dava şartı arabuluculuk kapsamında bulunuyorsa evet. Ticari tazminat davalarında TTK m. 5/A, tüketici uyuşmazlıklarında ise 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi önem taşır.
2026 yılında sigorta hasarı için tüketici hakem heyetine kaç liraya kadar başvurulur?
2026 yılı için 186.000 TL’nin altındaki tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Ancak sigorta tahkim sistemine özgü başvuru şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmak için ne kadar beklemek gerekir?
Kasko sigortasına ilişkin uyuşmazlıklarda, sigorta şirketinin talebi reddetmesi veya yazılı başvurudan itibaren 15 iş günü içerisinde nihai cevap vermemesi hâlinde diğer şartlar mevcutsa tahkim başvurusu yapılabilir.
Sigorta şirketi motor hasarını mekanik arıza olarak gösterirse dava açılabilir mi?
Evet. Poliçe kapsamında bulunan sel hasarının mekanik arıza gerekçesiyle reddedildiği düşünülüyorsa teknik delillerle itiraz edilebilir ve şartları mevcutsa tahkim veya dava yoluna başvurulabilir.
Sigorta şirketi hasarın yalnızca yarısını öderse kalan tutar istenebilir mi?
Sigorta şirketinin yaptığı ödemenin gerçek zararı karşılamadığı düşünülüyorsa eksik kalan tutar talep edilebilir. Ancak poliçe hükümleri, hasar raporu ve varsa ödeme anlaşması önemlidir.
Sel hasarı nedeniyle sigorta şirketine açılan davada faiz istenebilir mi?
Kanuni muacceliyet ve temerrüt koşullarının gerçekleşmesi hâlinde faiz talep edilebilir. Faiz türü ve başlangıç tarihi somut uyuşmazlığa göre belirlenir.
Kasko tazminatı davasında zamanaşımı kaç yıldır?
TTK m. 1420 uyarınca kural olarak alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıllık ve sigorta tazminatına ilişkin istemlerde rizikonun gerçekleşmesinden itibaren altı yıllık nihai zamanaşımı süresi bulunmaktadır.
Sonuç: Sigorta Şirketi Sel Hasarını Karşılamazsa Hangi Hukuki Yollara Başvurulabilir?
Sel felaketinde zarar gören bir aracın kasko sigortası kapsamında bulunmasına rağmen sigorta şirketi tarafından hasar bedelinin ödenmemesi, araç sahibi açısından sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bir tazminat uyuşmazlığı doğurabilir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. maddesi, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumlu olduğunu düzenlemektedir.
Sigorta şirketi, teminat altındaki bir rizikonun kapsam dışında kaldığını ileri sürüyorsa bu iddiasını kanuni ispat kuralları çerçevesinde ortaya koymalıdır.
Ancak poliçede sel ve su baskını teminatının bulunmaması durumunda sigorta şirketinin sorumluluğunun kendiliğinden doğduğu kabul edilemez.
Hasarın poliçe kapsamında bulunmasına rağmen ödeme yapılmıyorsa sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulması, ret gerekçesinin incelenmesi ve gerekirse ilgili tahkim veya dava yoluna başvurulması mümkündür.
Özellikle uyuşmazlığın tüketici veya ticari nitelikte olması, görevli mahkemenin ve dava şartlarının belirlenmesinde önem taşımaktadır.
Sonuç olarak sigorta şirketi sel hasarını karşılamazsa, şartları mevcutsa sigorta tazminatının tahsili amacıyla dava açılabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir.
Ancak başarılı bir hukuki başvuru için poliçe teminatlarının, hasarın gerçek nedeninin, eksper raporunun ve kanuni başvuru sürelerinin doğru değerlendirilmesi gerekir.
Av. Ferhat Küle – Kasko Sigortası ve Sel Hasarı Tazminat Davaları
Sel felaketi, su baskını, şiddetli yağış veya diğer sigortalı olaylar nedeniyle araçlarında maddi zarar meydana gelen kişilerin, sigorta şirketleriyle yaşadıkları uyuşmazlıklarda hukuki haklarını değerlendirmeleri mümkündür.
Av. Ferhat Küle, İstanbul’da kasko sigortasından kaynaklanan uyuşmazlıklar, sigorta şirketlerinin hasar bedelini reddetmesi, eksik tazminat ödemeleri, eksper raporlarına itiraz, Sigorta Tahkim Komisyonu başvuruları ve sigorta tazminatı davaları kapsamında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.
Sigorta şirketinin sel veya su baskını nedeniyle meydana gelen zararı ödememesi, hasarı teminat dışında kabul etmesi veya gerçek zararınızı karşılamayan bir tazminat teklifi sunması durumunda poliçe ve hasar dosyası üzerinden hukuki inceleme yapılabilir.
İletişim Bilgileri
Av. Ferhat Küle