Hukuk Makaleleri

Mağdurun Zararını Taksitle Ödeyen Sanık HAGB’den Yararlanabilir mi?

Ceza davalarında sanıklar ve mağdurlar açısından en fazla önem taşıyan konulardan biri, suç nedeniyle ortaya çıkan maddi zararın giderilmesinin ceza yargılamasına nasıl etki edeceğidir. Özellikle yüksek miktarlı bir zararın bulunduğu dosyalarda sanığın zararın tamamını tek seferde ödeme gücünün bulunmaması, uygulamada önemli sorunlara yol açabilmektedir.

Bu noktada en sık sorulan soru şudur:

Mağdurun zararını tek seferde ödeyemeyen ancak taksitlerle ödemeyi kabul eden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir mi?

Güncel Ceza Muhakemesi Kanunu bakımından bu sorunun cevabı evettir.

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesine göre, sanık mağdura veya kamuya verdiği zararı derhal tamamen gideremiyorsa, zararı denetim süresi içerisinde aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla HAGB kararı verilebilir.

Ancak bu düzenleme, taksit ödemeyi kabul eden her sanığın otomatik olarak HAGB’den yararlanacağı anlamına gelmemektedir. HAGB için sonuç cezanın kanuni sınırlar içerisinde bulunması, sanığın önceki mahkûmiyet durumunun uygun olması ve mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate ulaşması gibi diğer koşulların da gerçekleşmesi gerekir.

Dolayısıyla taksitli zarar giderimi, HAGB’nin diğer koşullarını ortadan kaldıran bağımsız bir hak değil; zararın tamamen giderilmesi koşulunun yerine getirilmesine yönelik kanunun kabul ettiği alternatif bir yöntemdir.

HAGB Nedir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kısaca HAGB, yapılan ceza yargılaması sonucunda sanık hakkında bir mahkûmiyet hükmü kurulmasına rağmen, bu hükmün belirli koşullar altında sanık hakkında hemen hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan bir ceza muhakemesi kurumudur.

Güncel CMK m.231/5 uyarınca sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda verilen cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası olması hâlinde mahkeme HAGB kararı verebilir. Kanun ayrıca müsadereye ilişkin hükümleri bu hukuki sonuç doğurmama kuralının dışında bırakmaktadır.

HAGB bir beraat kararı değildir.

Mahkeme sanığın suç işlediği kanaatine ulaşmakta, hükmü kurmakta fakat şartları varsa hükmün açıklanmasını geri bırakmaktadır. Sanık denetim süresini kanuna uygun biçimde tamamladığında açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılmakta ve davanın düşmesine karar verilmektedir.

Bu nedenle sanık açısından HAGB’nin önemli hukuki sonuçları bulunmaktadır. Ancak HAGB uygulanmasının mümkün olup olmadığı her dosyanın kendi özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

12. Yargı Paketi Sonrası HAGB Şartları Nelerdir?

7589 sayılı Kanun ile CMK m.231’in HAGB’ye ilişkin beşinci ila on dördüncü fıkraları yeniden düzenlenmiştir. Kanun 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM’de kabul edilmiş, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış ve HAGB’ye ilişkin düzenleme aynı gün yürürlüğe girmiştir.

Güncel sistemde öncelikle sonuç cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası olması gerekir.

Bunun yanında CMK m.231/6 üç temel koşul öngörmektedir.

Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması gerekir.

Mahkemenin, sanığın kişilik özelliklerini ve duruşmadaki tutum ve davranışlarını dikkate alarak yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaate ulaşması gerekir.

Son olarak suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi gerekir.

Dolayısıyla yalnızca “zararı ödüyorum” demek HAGB için yeterli değildir.

Fakat zarar bulunan dosyalarda zarar giderme koşulunun sağlanmaması da HAGB açısından ciddi bir engeldir. İşte taksitli ödeme düzenlemesi tam olarak bu noktada önem kazanmaktadır.

Mağdurun Zararı Peşin Ödenmek Zorunda mı?

Hayır.

Güncel CMK m.231 sisteminin bu konuda oldukça açık bir hükmü bulunmaktadır.

CMK m.231/9’a göre sanık, mağdurun veya kamunun uğradığı zararı derhal tamamen gideremiyorsa, zararı denetim süresi içerisinde aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi şartıyla hakkında HAGB kararı verilebilir.

Bu nedenle örneğin suçtan kaynaklanan 1.000.000 TL zarar bulunduğu bir dosyada sanığın bu tutarın tamamını hüküm tarihinden önce tek seferde ödeme imkânı bulunmaması, tek başına HAGB uygulanmasını imkânsız hâle getirmez.

Sanığın ödeme gücü elveriyorsa ve diğer HAGB koşulları da mevcutsa mahkeme, zararın belirli aylık taksitlerle tamamen karşılanmasına bağlı olarak HAGB kararı verebilir.

Burada kritik nokta zararın sonuç itibarıyla tamamen giderilecek olmasıdır.

Kanunun kabul ettiği şey, zararın bir kısmından vazgeçilmesi değildir. Kanun yalnızca tam ödemenin zaman bakımından taksitlere bölünmesine imkân vermektedir.

Kısmi Ödeme ile Taksitli Ödeme Aynı Şey Değildir

Uygulamada bu iki kavram sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır.

Örneğin mağdurun zararı 500.000 TL ise ve sanık 100.000 TL ödeme yaparak kalan 400.000 TL’yi ödemeyeceğini bildiriyorsa burada yalnızca kısmi zarar giderimi bulunmaktadır.

CMK m.231/6 ise zararın tamamen giderilmesini aramaktadır. Bu nedenle sırf 100.000 TL ödeme yapılmış olması, kanundaki tam giderim koşulunun gerçekleştiğini göstermez.

Buna karşılık sanık 100.000 TL peşin ödeme yaptıktan sonra kalan 400.000 TL’nin tamamını denetim süresinde aylık taksitlerle ödemeyi taahhüt ediyor ve mahkeme de bu sistem çerçevesinde HAGB kararı veriyorsa farklı bir durum söz konusudur.

Burada nihai amaç 500.000 TL zararın tamamının giderilmesidir.

Bu nedenle HAGB bakımından önemli olan yalnızca dosyaya bir miktar para yatırılmış olması değil, mağdur zararının tamamının giderilmesine yönelik gerçek ve uygulanabilir bir mekanizmanın bulunmasıdır.

Taksitli HAGB İçin Mağdurun Onayı Gerekir mi?

Güncel CMK m.231/9’un lafzında, taksitli ödeme yoluyla HAGB uygulanabilmesi için mağdurun ayrıca açık rıza göstermesi gerektiğine ilişkin bir şart bulunmamaktadır.

Kanun, sanığın zararı derhal tamamen giderememesi hâlinde mahkemeye, zararın denetim süresince aylık taksitlerle tamamen giderilmesi koşuluyla HAGB kararı verme imkânı tanımaktadır.

Dolayısıyla mağdurun;

“Ben taksit istemiyorum.”

veya

“Sanık ceza alsın, HAGB uygulanmasın.”

şeklindeki beyanı, diğer yasal şartların bulunması hâlinde tek başına mahkemenin HAGB uygulama yetkisini ortadan kaldırmaz.

Ancak mağdurun beyanı tamamen önemsiz de değildir.

Zararın miktarı, ödeme yapılıp yapılmadığı, paranın hangi zarara karşılık gönderildiği veya sanığın gerçekten ödeme yapıp yapmadığı gibi uyuşmazlıklar varsa mağdurun beyanı elbette delil değerlendirmesi içerisinde dikkate alınacaktır.

Ayrıca suç uzlaştırma kapsamında bulunuyorsa uzlaştırma hükümleri öncelikle ve ayrıca değerlendirilmelidir. Güncel CMK m.231/5 de uzlaşmaya ilişkin hükümleri açıkça saklı tutmaktadır.

Mağdur Şikâyetçi Olmaya Devam Ederse HAGB Verilebilir mi?

Evet, suçun ve dosyanın özelliklerine göre verilebilir.

HAGB’nin genel şartları arasında mağdurun sanığı affetmesi veya şikâyetinden vazgeçmesi şeklinde bir koşul bulunmamaktadır.

Bu nedenle mağdur zararını tahsil ettiği hâlde;

“Şikâyetçiyim ve cezalandırılmasını istiyorum.”

şeklinde beyanda bulunabilir.

Bu durum, sırf mağdur cezalandırma talebinde bulunduğu için HAGB’yi otomatik olarak engellemez.

Mahkeme CMK m.231’de öngörülen koşulların bulunup bulunmadığını değerlendirir.

Ancak şikâyete bağlı suçlar, uzlaştırma kapsamındaki suçlar veya özel kanunlarda farklı sonuç bağlanan suçlar bakımından ayrıca ilgili özel hükümlerin incelenmesi gerekir.

Bu nedenle şikâyetten vazgeçme, uzlaşma, zararın giderilmesi, etkin pişmanlık ve HAGB birbirinden farklı hukuki kurumlardır.

Taksit Sayısı Kaç Olabilir?

CMK m.231/9 belirli bir taksit sayısı öngörmemektedir.

Kanunda “12 taksit”, “24 taksit” veya “36 taksit” şeklinde sabit bir sayı bulunmamaktadır. Hüküm, zararın denetim süresince aylık taksitler hâlinde tamamen giderilmesini esas almaktadır.

HAGB kararı verilen sanık ise CMK m.231/8 uyarınca beş yıl süreyle denetime tabi tutulmaktadır.

Bu nedenle ödeme planı hazırlanırken zarar miktarıyla sanığın ekonomik kapasitesi arasında gerçekçi bir denge kurulması önem taşır.

Örneğin sanığın aylık gelirinin 50.000 TL olduğu ve başka ciddi ekonomik yükümlülüklerinin bulunduğu bir dosyada aylık 150.000 TL taksit öngörülmesi uygulamada yerine getirilemeyecek bir ödeme planı yaratabilir.

Buna karşılık sanığın ekonomik gücünün çok altında sembolik taksitler belirlenmesi de mağdur zararının denetim süresi içerisinde tamamen karşılanmasını imkânsız hâle getirebilir.

Bu nedenle özellikle yüksek miktarlı ekonomik suç dosyalarında sanığın gelir durumu, malvarlığı, düzenli kazancı ve ödeme kapasitesinin mahkemeye somut şekilde açıklanması savunma stratejisi bakımından önem taşır.

Taksitler Ne Zaman Başlar?

CMK m.231/9, zararın denetim süresince aylık taksitler hâlinde giderileceğini düzenlemektedir. Kanun taksitlerin hangi gün yatırılacağını veya her dosyada aynı tarihte başlayacağını belirleyen standart bir ödeme takvimi öngörmemektedir.

Bu nedenle mahkeme kararında ödeme yükümlülüğünün kapsamının açık biçimde belirlenmesi uygulamada büyük önem taşır.

Ödeme miktarının, taksit sayısının, ilk taksit tarihinin ve ödemenin nasıl belgelendirileceğinin açık olması daha sonra ortaya çıkabilecek infaz ve HAGB ihlali tartışmalarını azaltacaktır.

Sanık müdafii bakımından da yalnızca “taksitlendirme talep ediyoruz” şeklindeki genel bir talep yerine uygulanabilir bir ödeme modeli sunulması çoğu dosyada daha etkili olacaktır.

Sanığın Hiç Peşinat Ödemeden HAGB Alması Mümkün mü?

Kanun metni, taksitli HAGB için mutlaka önceden belirli bir yüzde oranında peşinat ödenmesi gerektiğini açıkça düzenlememektedir.

CMK m.231/9’da esas alınan ölçüt, sanığın zararı derhal tamamen giderememesi ve zararı denetim süresince aylık taksitlerle tamamen gidermesidir.

Dolayısıyla kanundan doğrudan “HAGB için önce yüzde 20 peşinat yatırılmalıdır” gibi bir sonuç çıkarılamaz.

Bununla birlikte sanığın yargılama sırasında yaptığı kısmi ödemeler, zarar giderme konusundaki iradesinin ve gelecekteki ödeme kapasitesinin değerlendirilmesinde somut dosya bakımından önem taşıyabilir.

Özellikle mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin kanaat oluştururken sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarını değerlendireceği düşünüldüğünde, samimi zarar giderme girişimlerinin dosyanın genel değerlendirmesine katkı sağlayabileceği söylenebilir. CMK m.231/6-b mahkemenin sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını dikkate almasını öngörmektedir.

Zarar Miktarı Tartışmalıysa Taksit Nasıl Belirlenecek?

Ceza davalarında mağdurun ileri sürdüğü miktarla suçtan doğrudan kaynaklanan zarar her zaman aynı olmayabilir.

Örneğin mağdur 1.000.000 TL zarar gördüğünü ileri sürerken sanık gerçek zararın 300.000 TL olduğunu savunabilir.

Bu durumda öncelikle HAGB bakımından giderilmesi gereken zararın belirlenmesi gerekir.

Ceza dosyasında banka hareketleri, dekontlar, sözleşmeler, bilirkişi raporları, teslim belgeleri ve diğer deliller incelenebilir.

Önemli olan, zarar giderme şartının varsayımsal veya keyfî bir rakama değil, suç nedeniyle mağdur veya kamu bakımından ortaya çıkan zarara dayanmasıdır.

Ayrıca mağdurun ceza dosyasındaki zarar dışında manevi tazminat, faiz, ticari kazanç kaybı veya başka özel hukuk alacakları ileri sürmesi mümkündür. Bunların HAGB bakımından hangi ölçüde dikkate alınacağı somut dosyanın niteliğine göre ayrıca hukuki değerlendirme gerektirir.

Bu nedenle zarar miktarı tartışmalıysa, sanığın herhangi bir ödeme yapmadan önce hangi tutarın hangi hukuki nedenle ödendiğini netleştirmesi önemlidir.

Birden Fazla Mağdur Bulunması Hâlinde Ne Olur?

Özellikle dolandırıcılık, bilişim yoluyla dolandırıcılık veya zincirleme suç dosyalarında birden fazla mağdur bulunması sık karşılaşılan bir durumdur.

Örneğin aynı dosyada beş mağdurun farklı miktarlarda zarar gördüğü düşünülebilir.

Bu durumda yalnızca bir mağdurun zararının giderilmiş olması, bütün suçlar veya bütün mağdurlar bakımından zarar giderme koşulunun yerine getirildiği anlamına gelmeyebilir.

Mahkûmiyete konu fiiller, her mağdurun uğradığı zarar ve sanığın hangi fiillerden sorumlu tutulduğu ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bu nedenle çok mağdurlu ceza dosyalarında bir zarar tablosu hazırlanması son derece faydalıdır.

Hangi mağdurun ne kadar zarar gördüğü, hangi miktarın ödendiği, kalan miktarın ne olduğu ve taksitlerin hangi mağdura hangi oranda yönlendirileceği açık biçimde ortaya konulmalıdır.

Aksi takdirde sanık ödeme yaptığını düşünürken, mahkeme belirli mağdurlar bakımından zarar giderme şartının hâlen gerçekleşmediği sonucuna ulaşabilir.

Taksitle Ödeme Yapılması Suçu Kabul Etmek Anlamına Gelir mi?

Bu konu savunma stratejisi bakımından dikkatle ele alınmalıdır.

Sanık her zaman suçlamayı kabul ettiği için zarar ödemez.

Örneğin kişi suçsuz olduğunu, olayın hukuki uyuşmazlıktan kaynaklandığını veya suç kastının bulunmadığını savunabilir; buna rağmen mahkemenin mahkûmiyet ihtimaline karşı lehe hükümlerden yararlanabilmek amacıyla zarar giderme yoluna başvurabilir.

Bu durumda savunmanın hukuki kademelendirmesi önemlidir.

Sanık öncelikle beraatini talep edebilir.

Mahkemenin beraat talebini kabul etmemesi ihtimalinde ise alternatif olarak yapılan ödeme dikkate alınarak etkin pişmanlık, HAGB veya uygulanabilecek diğer lehe hükümlerin değerlendirilmesini talep edebilir.

Özellikle güncel CMK m.231/12 uyarınca HAGB kararlarına karşı, CMK m.272/3’teki istisnalar saklı olmak üzere istinaf yolunun açık olması ve kanun yolu incelemesinin karar ile hükmün hem usul hem esas yönünden hukuka aykırılıklarını kapsaması bu bakımdan önem taşımaktadır.

Başka bir ifadeyle kişinin zarar ödemesi veya hakkında HAGB kararı verilmesi, suçsuz olduğunu ileri sürmesine ve beraat talebini kanun yoluna taşımasına mutlak olarak engel değildir.

HAGB İçin Taksit Ödemek Etkin Pişmanlıkla Aynı Şey mi?

Hayır.

HAGB ile etkin pişmanlık birbirine karıştırılmamalıdır.

HAGB, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenen bir ceza muhakemesi kurumudur.

Etkin pişmanlık ise Türk Ceza Kanunu’nda belirli suçlar bakımından düzenlenen ve şartları gerçekleştiğinde cezada indirim veya başka sonuçlar doğurabilen maddi ceza hukuku kurumudur.

Özellikle dolandırıcılık suçlarında bu ayrım çok önemlidir.

Sanık tarafından zarar giderildiğinde öncelikle suç türüne göre etkin pişmanlığın cezanın miktarına etkisi değerlendirilir. Ortaya çıkan sonuç ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası sınırına geliyorsa, ayrıca HAGB koşulları incelenebilir.

Dolayısıyla aynı ödeme bir dosyada farklı hukuki kurumlar bakımından farklı sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle zarar ödemesinin zamanlaması da önemlidir.

Ödeme soruşturma aşamasında mı yapılmıştır?

Kovuşturma başladıktan sonra mı gerçekleştirilmiştir?

Hükümden önce mi yapılmıştır?

Yoksa hüküm kesinleştikten sonra mı gündeme gelmiştir?

Bu soruların cevabı, HAGB ve etkin pişmanlığın uygulanabilirliği bakımından farklı sonuçlara yol açabilir.

Dolandırıcılık Suçlarında Taksitli HAGB Mümkün mü?

Suçun HAGB uygulanmasına hukuken elverişli olması ve sonuç cezanın iki yıl veya altına düşmesi hâlinde diğer koşulların da bulunması şartıyla HAGB değerlendirmesi yapılabilir.

  1. Yargı Paketi ayrıca dolandırıcılık suçları bakımından önemli bir başka değişiklik yapmıştır.

TCK m.158’e eklenen yeni dördüncü fıkraya göre, TCK m.157 veya m.158’deki dolandırıcılık suçuna iştirak kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla belirli ödeme araçlarını veya banka, ödeme kuruluşu, aracı kurum ya da kripto varlık hesabının kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları başkasına vermekten ibaretse cezada yarı oranında indirim uygulanır.

Bu düzenleme bazı dosyalarda sonuç cezanın HAGB bakımından yeniden değerlendirilmesini sağlayabilecek öneme sahip olabilir.

Ancak yeni TCK m.158/4 kapsamına girmek, kişinin doğrudan HAGB alacağı anlamına gelmez. Önce ceza yeni düzenleme doğrultusunda belirlenmeli, ardından ortaya çıkan sonuç ceza ve CMK m.231’in diğer şartları birlikte değerlendirilmelidir.

Kesinleşmiş Cezada Taksitle Zarar Ödenirse HAGB Alınabilir mi?

Bu konuda önemli bir ayrım bulunmaktadır.

Hakkında mahkûmiyet kararı kesinleşmiş ve cezasının infazına başlanmış bir hükümlü bakımından, mağdur zararının sonradan taksitlendirilmesi genel olarak mahkûmiyet kararını kendiliğinden HAGB kararına dönüştürmez.

HAGB’yi, kesinleşmiş cezaya yönelik lehe kanun değerlendirmesi veya etkin pişmanlık düzenlemelerinden ayırmak gerekir.

  1. Yargı Paketi, bazı dolandırıcılık hükümlüleri bakımından özel bir geçiş hükmü getirmiştir.

Kanunun yürürlüğünden önce TCK m.157 veya m.158 kapsamında haklarında hüküm verilmiş, dosyası infaz aşamasına gelmiş ve daha önce TCK m.168 etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış kişilerden yeni TCK m.158/4 kapsamına girenler, mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren altı ay içinde mağdur zararını aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderirlerse TCK m.168/2’deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir.

Ancak bu özel hüküm bakımından kanun açıkça tamamen giderim aramaktadır ve zarar tamamen giderilinceye kadar yalnızca bu düzenlemeye dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini belirtmektedir.

Dolayısıyla kesinleşmiş dolandırıcılık dosyasında;

“Zararı taksitlendirdim, bu nedenle HAGB alırım ve hemen cezaevinden çıkarım.”

şeklinde bir değerlendirme doğru değildir.

Burada HAGB’den farklı bir geçiş ve etkin pişmanlık rejimi söz konusudur.

Taksitlerden Biri Ödenmezse HAGB Bozulur mu?

Sanığın HAGB kararında kendisine yüklenen ödeme ve diğer yükümlülüklere dikkat etmesi gerekir.

CMK m.231/11, sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde mahkemenin hükmü açıklayabileceğini düzenlemektedir. Bununla birlikte kanun, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunun mahkemece değerlendirilmesine ve koşullara göre cezanın bir kısmının infaz edilmemesi, hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırıma çevrilmesi suretiyle yeni bir mahkûmiyet hükmü kurulabilmesine de imkân tanımaktadır.

Taksitli zarar giderimi ise CMK m.231/9’da HAGB kararının koşullarından biri olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle taksitlerin hiçbir haklı neden olmadan ödenmemesi, sanığın HAGB statüsünü ciddi biçimde riske sokacaktır.

Bununla birlikte her ödeme gecikmesinin herhangi bir inceleme yapılmadan otomatik şekilde aynı sonucu doğuracağı şeklinde kategorik bir yorum yapmak doğru değildir. Mahkemenin somut olayda sanığın yükümlülüğünü neden yerine getirmediğini, ekonomik veya fiilî bir imkânsızlık bulunup bulunmadığını ve CMK m.231/11 kapsamında hangi sonucun uygulanacağını değerlendirmesi gerekebilir.

Bu nedenle sanığın ekonomik durumunda sonradan ciddi bir değişiklik meydana gelmişse bunun mahkemeye zamanında ve belgeleriyle bildirilmesi önemlidir.

Sanık İşsiz Kalırsa veya Ödeme Gücünü Kaybederse Ne Olur?

Örneğin sanık HAGB kararı verildiğinde düzenli gelir sahibi olabilir ancak daha sonra işten çıkarılabilir, ağır bir ekonomik kayba uğrayabilir veya ödeme kapasitesi önemli ölçüde azalabilir.

Bu durumda sanığın sessiz kalıp ödemeleri tamamen bırakması yerine mahkemeye durumunu açıklaması çok daha doğru olacaktır.

CMK m.231/11’in yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunun mahkemece değerlendirilmesini öngörmesi, ekonomik veya fiilî imkânsızlıkların değerlendirilmesine hukuki zemin sağlamaktadır.

Ancak sanığın kendi isteğiyle ödeme yapmaması ile gerçekten ödeme imkânını kaybetmesi aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.

Bu nedenle gelir kaybı, işten çıkarılma, hacizler veya ekonomik durumdaki ciddi değişiklikler mümkün olduğu ölçüde belgeyle ortaya konulmalıdır.

HAGB Denetim Süresi Ne Kadardır?

Güncel CMK m.231/8 uyarınca HAGB kararı verilen yetişkin sanık beş yıl süreyle denetime tabi tutulmaktadır.

Denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle yeniden HAGB kararı verilemez. Ayrıca mahkeme bir yıldan fazla olmamak üzere eğitim, çalışma, belirli yerlere gitmeme veya başka uygun yükümlülükler şeklinde denetimli serbestlik tedbirleri belirleyebilir. Denetim süresinde dava zamanaşımı da durmaktadır.

Taksitli zarar giderimi söz konusuysa ödeme planının bu denetim dönemi çerçevesinde düzenlenmesi gerekir.

Bu nedenle ödeme planının yalnızca sanığın bugünkü gelirine göre değil, zararın tamamının kanunda öngörülen süre içerisinde giderilmesini sağlayacak şekilde hazırlanması gerekir.

Beş Yıl Sorunsuz Geçerse Ne Olur?

CMK m.231/10 uyarınca denetim süresi içinde sanık kasten yeni bir suç işlemez ve kendisine yüklenen denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davranırsa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir.

Taksitli zarar giderimi uygulanmışsa sanığın ödeme yükümlülüğünü de karar doğrultusunda yerine getirmesi önemlidir.

HAGB’nin temel avantajı burada ortaya çıkar.

Sanık mahkûmiyet hükmünün doğrudan sonuçlarına maruz bırakılmak yerine belirli bir denetim süresine tabi tutulur; koşulları yerine getirmesi hâlinde hüküm ortadan kalkar.

Her Suçta Taksitli HAGB Uygulanabilir mi?

Hayır.

Öncelikle ilgili suç bakımından HAGB uygulanmasına engel özel bir hüküm bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.

Ayrıca 12. Yargı Paketi ile güncel CMK m.231/14’te açık bir yasak getirilmiştir.

Buna göre HAGB hükümleri işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlarda uygulanamaz.

Dolayısıyla bu suçlarda mağdur zararının tamamen veya taksitlerle giderilmesi, CMK m.231 kapsamında HAGB uygulanmasını sağlamaz.

Ayrıca başka kanunlarda belirli suçlar bakımından özel HAGB yasakları veya farklı hükümler bulunabileceğinden suçun yalnızca ceza miktarına bakılarak karar verilmemelidir.

Sanığın Sabıkası Varsa Taksitle Ödeme HAGB Sağlar mı?

Tek başına sağlamaz.

CMK m.231/6-a uyarınca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması HAGB koşullarından biridir.

Bu nedenle sanık mağdurun zararını tamamen ödemiş veya ödeme planı oluşturmuş olsa bile önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti HAGB açısından ayrıca değerlendirilmelidir.

Burada önceki kararın hukuki niteliği, kesinleşme durumu ve olay tarihleri önem taşıyabilir.

Özellikle eski bir adli sicil kaydının bulunması hâlinde yalnızca vatandaşın e-Devlet’te gördüğü kayıt üzerinden değerlendirme yapmak yerine mahkûmiyet kararının kendisinin incelenmesi daha sağlıklı olacaktır.

Taksitle Zarar Ödeyen Sanığa Mahkeme HAGB Vermek Zorunda mı?

Hayır.

CMK m.231/5 “karar verilebilir” ifadesini kullanmaktadır. Ayrıca m.231/6-b mahkemenin sanığın kişilik özelliklerini ve duruşmadaki davranışlarını değerlendirerek yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaate ulaşmasını aramaktadır.

Bu nedenle sonuç ceza sınırı içerisinde olsa ve zarar ödeme planı oluşturulsa bile diğer HAGB koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

Ancak mahkemenin bu takdir yetkisi keyfî bir yetki olarak anlaşılmamalıdır.

HAGB koşullarının oluştuğu bir dosyada mahkemenin olumsuz kanaatini hukuken denetlenebilir bir gerekçeye dayandırması önem taşır. Üstelik yeni CMK m.231/12 kapsamında HAGB kararları ve kurulan hüküm, kanun yolunda usul ve esas yönünden denetlenebilmektedir.

HAGB Kararına Karşı İstinaf Başvurusu Yapılabilir mi?

Evet.

Güncel CMK m.231/12 uyarınca CMK m.272/3’teki istisnalar saklı olmak üzere HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir.

Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar bakımından da şartları varsa CMK m.286 hükümleri uygulanır. Kanun ayrıca istinaf ve temyiz incelemesinin hem kararın hem hükmün usule ve esasa ilişkin hukuka aykırılıkları yönünden yapılacağını açıkça düzenlemektedir.

Bu nedenle sanık zarar ödeyip HAGB almış olsa dahi;

suçun unsurlarının oluşmadığını,

delillerin hatalı değerlendirildiğini,

hukuka aykırı delil kullanıldığını,

yanlış suç vasfı uygulandığını

veya doğrudan beraat etmesi gerektiğini

ileri sürebilir.

Bu özellik HAGB’yi, “sanığın mahkûmiyeti kabul ettiği bir anlaşma” şeklinde değerlendirmeyi hukuken doğru olmaktan çıkarır.

HAGB İçin Taksitli Ödeme Talebi Nasıl Sunulmalıdır?

Uygulamada yapılabilecek en önemli hatalardan biri, duruşmada yalnızca;

“Zararı ödeyeceğiz, taksit yapılsın.”

şeklinde soyut bir beyanda bulunmaktır.

Özellikle yüksek zarar bulunan dosyalarda daha somut bir yaklaşım gerekir.

Öncelikle gerçek zarar miktarı belirlenmelidir.

Daha önce yapılmış ödemeler varsa bunların dekontları sunulmalıdır.

Sanığın aylık geliri ve ekonomik durumu açıklanmalıdır.

Ödeme kapasitesine uygun ancak zarar miktarının tamamını denetim süresi içinde karşılayabilecek gerçekçi bir aylık taksit önerilmelidir.

Birden fazla mağdur varsa ödemelerin hangi mağdurlara yapılacağı açıklaştırılmalıdır.

Sanık esas yönünden suçlamayı kabul etmiyorsa ödeme teklifinin beraat savunmasından feragat niteliğinde olmadığı da savunmada açık biçimde ortaya konulabilir.

Bu yaklaşım hem mahkemenin değerlendirmesini kolaylaştırır hem de ileride “ne kadar ödeme yapılacaktı?” veya “hangi mağdurun zararı karşılanacaktı?” şeklinde ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkları azaltır.

Mağdurun Zararını Taksitle Ödeyen Sanık HAGB’den Yararlanabilir mi? Sık Sorulan Sorular

Mağdurun zararını taksitle ödeyen sanık HAGB alabilir mi?

Evet. Güncel CMK m.231/9, zararı derhal tamamen gideremeyen sanığın mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitlerle tamamen gidermesi koşuluyla HAGB kararı verilebileceğini açıkça düzenlemektedir.

HAGB için zararın tamamını duruşmadan önce yatırmak zorunlu mu?

Hayır. Diğer HAGB koşulları da bulunuyorsa zarar denetim süresinde aylık taksitlerle tamamen ödenebilir.

Kısmi ödeme yeterli mi?

Tek başına kural olarak yeterli değildir. Kanun zararın tamamen giderilmesini aramaktadır. Kısmi ödeme, kalan zararın CMK m.231/9 kapsamında taksitlerle tamamen giderileceği bir ödeme sisteminin parçası olabilir.

Mağdur taksiti kabul etmezse HAGB verilemez mi?

CMK m.231/9’da mağdurun taksitli HAGB’ye ayrıca onay vermesi şeklinde genel bir şart bulunmamaktadır. Ancak zarar miktarı ve ödemenin gerçekleşip gerçekleşmediği gibi konularda mağdurun beyanları değerlendirmeye alınabilir.

Kaç taksit yapılabilir?

Kanunda sabit bir taksit sayısı öngörülmemiştir. Zararın denetim süresince aylık taksitler hâlinde tamamen giderilmesi gerekir. HAGB denetim süresi yetişkinler bakımından beş yıldır.

Taksitlerden biri ödenmezse ne olur?

Ödemelerin aksaması HAGB’nin devamı bakımından ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Mahkeme ihlalin niteliğini ve sanığın yükümlülüğü neden yerine getiremediğini değerlendirerek CMK m.231/11 kapsamında karar verebilir.

Zararı taksitle ödemek etkin pişmanlık sayılır mı?

Her zaman değil. Etkin pişmanlık ve HAGB farklı kurumlardır. Suç tipi ve ödeme zamanı ayrıca değerlendirilmelidir.

Kesinleşmiş cezada zarar taksitle ödenirse HAGB alınabilir mi?

Mahkûmiyet kesinleştikten sonra yapılan ödeme, genel olarak hükmü kendiliğinden HAGB’ye dönüştürmez. Özellikle bazı dolandırıcılık dosyalarında 7589 sayılı Kanun’un özel geçiş ve etkin pişmanlık hükümleri ayrıca incelenmelidir.

İki yıldan fazla ceza alan sanık zararı tamamen öderse HAGB alabilir mi?

CMK m.231/5 uyarınca HAGB bakımından sonuç cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası olması gerekir. Bu nedenle yalnızca zarar giderilmiş olması iki yıl sınırının üzerindeki sonuç cezaya doğrudan HAGB uygulanmasını sağlamaz.

Sonuç: Taksitle Zarar Giderimi HAGB Bakımından Önemli Bir İmkândır

Mağdurun zararını tek seferde ödeme imkânı bulunmayan sanıkların HAGB’den hiçbir şekilde yararlanamayacağı yönündeki düşünce güncel CMK m.231 karşısında doğru değildir.

CMK m.231/9 açık biçimde, zararı derhal tamamen gideremeyen sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresi içerisinde aylık taksitlerle ödeyerek tamamen gidermesi koşuluyla HAGB kararı verilebileceğini düzenlemektedir.

Dolayısıyla HAGB bakımından önemli olan, zarar tutarının mutlaka hükümden önce peşin olarak ödenmesi değil; mağdurun veya kamunun uğradığı zararın sonuç itibarıyla tamamen giderilmesidir.

Ancak bu imkân, HAGB’nin diğer şartlarını ortadan kaldırmaz.

Sanık hakkında hükmedilen sonuç ceza iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası olmalıdır.

Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması gerekir.

Mahkeme, sanığın kişilik özellikleri ve yargılama sırasındaki tutumunu değerlendirerek yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşmalıdır.

Suç nedeniyle meydana gelen zarar da tamamen giderilmelidir.

Bu nedenle “taksit yaparsam kesin HAGB alırım” şeklinde bir sonuç çıkarılması doğru değildir.

Bunun yanında kısmi ödeme ile taksitli tam zarar giderimi arasındaki fark da gözden kaçırılmamalıdır.

Sanığın toplam zararın yalnızca küçük bir bölümünü ödeyip kalanından vazgeçilmesini istemesiyle, zararın tamamını belirli bir ödeme planı doğrultusunda aylık taksitlerle ödemesi hukuken aynı değildir.

CMK m.231/9’un koruduğu model ikincisidir.

Özellikle yüksek miktarlı dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma veya diğer malvarlığı suçlarında zarar ödeme stratejisi oluşturulurken yalnızca HAGB’nin değil, varsa etkin pişmanlık hükümlerinin de birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Bir ödeme, etkin pişmanlık nedeniyle sonuç cezanın azalmasını sağlayabilir; sonuç ceza iki yıl veya altına geldiğinde ise HAGB şartlarının ayrıca değerlendirilmesine imkân verebilir.

Bu nedenle ödeme zamanlaması ceza dosyasının sonucunu doğrudan etkileyebilecek öneme sahip olabilir.

Aynı şekilde dosyanın henüz ilk derece mahkemesinde bulunmasıyla mahkûmiyet kararının kesinleşmiş ve infaz aşamasına geçmiş olması arasında önemli fark vardır.

  1. Yargı Paketi bazı dolandırıcılık hükümlüleri bakımından özel geçiş hükümleri getirmiş olsa da, bu düzenlemeler “zarar taksitlendirilirse kesinleşmiş ceza HAGB’ye çevrilir” anlamına gelmemektedir. Yeni TCK m.158/4 kapsamındaki belirli infaz dosyalarında kanun, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içerisinde zararın tamamen giderilmesine bağlı özel bir etkin pişmanlık rejimi öngörmektedir.

Bu nedenle bir ceza dosyasında taksitli ödeme kararı alınmadan önce;

suçun türü,

suç tarihi,

sanığın önceki mahkûmiyetleri,

muhtemel sonuç ceza,

zararın gerçek miktarı,

mağdur sayısı,

etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilirliği,

dosyanın bulunduğu yargılama aşaması

ve HAGB’ye ilişkin özel bir kanuni engel bulunup bulunmadığı

birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle yüksek miktarlı zarar bulunan dosyalarda mahkemeye sunulacak taksit talebinin de gerçekçi ve uygulanabilir olması önemlidir. Sanığın ödeme gücüyle hiçbir şekilde bağdaşmayan bir taksit planı, kısa süre içerisinde ihlal tartışmasına yol açabilir. Buna karşılık hem sanığın ekonomik kapasitesine uygun hem de mağdur zararının denetim dönemi içerisinde tamamen giderilmesini sağlayacak bir ödeme planı, CMK m.231/9’un amacına daha uygun olacaktır.

Sonuç olarak mağdurun zararını taksitle ödeyen sanık HAGB’den yararlanabilir. Ancak bunun için taksitlerin zararın tamamını karşılaması ve CMK m.231’deki diğer bütün HAGB koşullarının da gerçekleşmesi gerekir.

Bu nedenle taksitli zarar giderimi, “cezadan otomatik kurtuluş” yöntemi olarak değil; kanunun mağdurun zararının giderilmesi ile sanığın ekonomik durumunu birlikte dikkate aldığı özel bir HAGB mekanizması olarak değerlendirilmelidir.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Çerez tercihleri