Hangi Suçlarda Artık HAGB Uygulanamayacak? Yeni Düzenlemenin Sınırları
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, Türk ceza yargılamasında özellikle ilk kez suç işleyen kişiler bakımından önemli sonuçlar doğuran hukuki kurumlardan biridir. Ancak her suç bakımından HAGB uygulanması mümkün değildir. 12. Yargı Paketi ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin yeniden düzenlenmesi, özellikle “hangi suçlarda HAGB uygulanamaz?” sorusunu yeniden gündeme getirmiştir.
Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 16 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilmiş ve 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kanunla CMK m.231’in HAGB’ye ilişkin hükümleri yeniden düzenlenmiş ve HAGB uygulanamayacak bazı suçlar açık biçimde kanun metnine eklenmiştir.
Yeni sistemde temel kural, yapılan yargılama sonunda sanık hakkında hükmedilen sonuç cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası olması ve CMK m.231’deki diğer şartların gerçekleşmesi hâlinde HAGB kararı verilebilmesidir. Ancak kanun koyucu bazı suçları bu genel sistemin dışında tutmuştur.
Özellikle yeni CMK m.231/14 son derece önemlidir. Bu hükme göre HAGB hükümleri;
işkence suçlarında,
eziyet suçlarında
ve
kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlarda
uygulanamaz.
Bu düzenlemenin hukuki sınırlarının doğru anlaşılması gerekir. Çünkü yeni hüküm yalnızca Türk Ceza Kanunu’nda suç başlığında “işkence” veya “eziyet” yazan maddeleri kapsamamakta, belirli şartlarda başka suç tiplerine de HAGB yasağının uygulanmasına yol açabilmektedir.
HAGB Nedir?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ceza mahkemesinin sanığın suçu işlediği kanaatine vararak bir mahkûmiyet hükmü kurmasına rağmen bu hükmün belirli koşullar altında sanık hakkında hemen hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan özel bir kurumdur.
31 Temmuz 2026 sonrasında yürürlükte bulunan CMK m.231’e göre, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olması hâlinde mahkeme HAGB kararı verebilir. HAGB kararı, müsadereye ilişkin hükümler hariç olmak üzere kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade etmektedir.
Ancak cezanın iki yılın altında olması tek başına yeterli değildir.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, mahkemenin sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki davranışlarını dikkate alarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşması ve suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zarar varsa bu zararın kanunda öngörülen şekilde giderilmesi gerekir.
Bütün bu şartlar gerçekleşse dahi kanunun açıkça HAGB uygulanmasını yasakladığı bir suç söz konusuysa HAGB kararı verilemez.
Dolayısıyla HAGB incelemesinde iki aşamalı bir değerlendirme yapılmalıdır:
İlk olarak suç bakımından HAGB uygulanmasını engelleyen özel bir yasak bulunup bulunmadığına, daha sonra ise CMK m.231’deki genel şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmalıdır.
12. Yargı Paketi ile Hangi Suçlarda HAGB Yasaklandı?
Yeni düzenlemenin merkezinde CMK m.231/14 bulunmaktadır.
Bu hükümle üç temel kategori HAGB kapsamının dışında bırakılmıştır:
İşkence suçları,
eziyet suçları,
kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele kabul edilen suçlar.
İlk iki kategori belirli suç tiplerine işaret ederken üçüncü kategori çok daha geniş ve değerlendirmeye açık bir alan oluşturmaktadır.
Bu nedenle uygulamada en fazla tartışmanın üçüncü kategori bakımından yaşanması muhtemeldir.
İşkence Suçunda HAGB Verilebilir mi?
Hayır.
- Yargı Paketi sonrasında işkence suçları bakımından HAGB uygulanamayacağı açık bir kanun hükmü hâline gelmiştir.
Türk Ceza Kanunu’nun 94. maddesinde işkence suçu düzenlenmektedir. TCK sisteminde işkence, kamu görevlisinin bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve kişinin bedensel veya ruhsal açıdan acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine ya da aşağılanmasına yol açan davranışları üzerinden düzenlenmiştir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence hâlleri ise TCK m.95’te yer almaktadır.
Yeni CMK m.231/14, işkence suçlarını açıkça HAGB sisteminin dışında bırakmaktadır. Dolayısıyla somut olayda sonuç cezanın teorik olarak iki yıl veya altında kalması ihtimali bulunsa dahi CMK m.231/14’teki özel yasak nedeniyle HAGB uygulanması mümkün değildir.
Bu düzenleme, HAGB bakımından yalnızca ceza miktarının belirleyici olmadığının en açık örneklerinden biridir.
Eziyet Suçunda HAGB Uygulanabilir mi?
Hayır.
Türk Ceza Kanunu’nun 96. maddesinde düzenlenen eziyet suçu da doğrudan HAGB yasağı kapsamına alınmıştır. Türk Ceza Kanunu sisteminde işkence ve eziyet suçları kişinin dokunulmazlığına ve insan onuruna yönelik ağır ihlaller kapsamında ele alınmaktadır.
Dolayısıyla 31 Temmuz 2026 sonrasında mahkemenin CMK m.231’in genel şartlarının gerçekleştiğini kabul etmesi, eziyet suçu bakımından HAGB kararı verilmesi için yeterli değildir.
Kanunda bu suç yönünden doğrudan yasak bulunmaktadır.
Özellikle burada dikkat edilmesi gereken husus, zarar gideriminin de sonucu değiştirmemesidir.
Mağdurun maddi zararının karşılanması, sanığın sabıkasız olması veya sanığın yargılama sırasındaki olumlu davranışları HAGB’nin diğer şartları bakımından önem taşıyabilir. Ancak suç CMK m.231/14 kapsamındaki açık yasaklardan birine giriyorsa bu koşullar HAGB uygulanmasını mümkün hâle getirmez.
Kamu Görevlisinin İşlediği Her Suçta HAGB Yasak mı?
Hayır.
Yeni düzenlemenin en fazla yanlış anlaşılabilecek noktalarından biri budur.
CMK m.231/14;
“Kamu görevlisinin işlediği suçlarda HAGB uygulanmaz.”
şeklinde genel bir düzenleme içermemektedir.
Kanunun aradığı iki önemli unsur vardır:
Fiil kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlenmiş olmalıdır ve söz konusu fiil Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek nitelikte olmalıdır.
Dolayısıyla yalnızca failin polis, infaz koruma memuru, belediye görevlisi veya başka bir kamu görevlisi olması HAGB yasağı için tek başına yeterli değildir.
Suçun görev nedeniyle işlenmesi ve somut fiilin kötü muamele yasağının kapsamına girmesi gerekir.
Örneğin bir kamu görevlisinin tamamen özel hayatından kaynaklanan ve göreviyle hiçbir bağlantısı bulunmayan bir suç işlemesi durumunda CMK m.231/14’ün üçüncü kategorisinin sırf kamu görevlisi sıfatı nedeniyle uygulanması mümkün değildir.
Buna karşılık kamu gücünün kullanılması sırasında gerçekleştirilen ve kişinin fiziksel veya ruhsal bütünlüğüne yönelik olarak Anayasa m.17’deki kötü muamele yasağının koruma alanına giren fiiller bakımından HAGB yasağı gündeme gelecektir.
“Kötü Muamele Kabul Edilebilecek Suçlar” Hangileridir?
Kanun burada bilinçli olarak kapalı bir suç listesi oluşturmamıştır.
CMK m.231/14’te örneğin;
“TCK m.86, m.106 ve m.256’da HAGB uygulanmaz.”
şeklinde maddeler tek tek sayılmamıştır.
Bunun yerine fiilin Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele olup olmadığı esas alınmıştır.
Bu nedenle hukuki değerlendirme yalnızca sanığın hangi TCK maddesinden cezalandırıldığına bakılarak yapılamaz.
Somut olayın;
gerçekleşme şekli,
mağdur üzerindeki fiziksel ve ruhsal etkisi,
kamu görevlisinin sahip olduğu kamu gücünü nasıl kullandığı,
eylemin görev nedeniyle gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği,
müdahalenin zorunlu olup olmadığı,
kullanılan gücün ölçülü olup olmadığı,
mağdurun bulunduğu durum
gibi özelliklerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Anayasa Mahkemesinin HAGB düzenlemesine ilişkin 10 Temmuz 2025 tarihli E.2024/98, K.2025/149 sayılı kararında da özellikle kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle gerçekleştirdikleri işkence, eziyet ve kötü muamele niteliğindeki fiiller bakımından etkili ve caydırıcı ceza verilmesi gereği üzerinde durulmuştur. Mahkeme, önceki sistemde bu suçlar yönünden yeterli açık yasal güvence bulunmamasını anayasal açıdan sorunlu bulmuştur.
- Yargı Paketi ile getirilen CMK m.231/14 bu sorunu açık kanun hükmü üzerinden gidermeyi amaçlamaktadır.
Kolluk Görevlisinin Orantısız Güç Kullanması Hâlinde HAGB Verilebilir mi?
Bu soruya suç adı üzerinden otomatik cevap vermek yerine somut olayın niteliğine bakmak gerekir.
Kolluk görevlisinin görevi sırasında kişiye karşı gerçekleştirdiği güç kullanımının Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele düzeyine ulaştığının kabul edilmesi hâlinde, CMK m.231/14 nedeniyle HAGB uygulanması mümkün olmayacaktır.
Burada mahkemenin yalnızca suçun kanuni adına bakması yeterli değildir.
Örneğin fiil mahkemece “kasten yaralama” veya görevin icrası sırasında yetki sınırının aşılmasıyla bağlantılı başka bir suç tipi altında değerlendirilmiş olsa bile, davranışın özü Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele teşkil ediyorsa HAGB yasağı gündeme gelebilir.
Yeni düzenlemenin en önemli özelliklerinden biri budur.
Başka bir ifadeyle suçun vasıflandırılması değiştirilerek kötü muamele niteliğindeki bir fiilin HAGB kapsamına sokulması mümkün olmamalıdır. Anayasa Mahkemesinin önceki düzenlemeye ilişkin değerlendirmesinin temelinde de kamu görevlilerince gerçekleştirilen kötü muamele niteliğindeki fiiller yönünden uygun ve caydırıcı yaptırım sağlanması gereği bulunmaktadır.
Kamu Görevlisinin Hakaret veya Tehdit Suçunda HAGB Verilebilir mi?
Burada otomatik bir yasak yoktur.
Kamu görevlisinin görev sırasında işlediği her hakaret veya tehdit suçunun tek başına CMK m.231/14 kapsamına girdiğini söylemek doğru değildir.
Belirleyici olan somut olayın bütünü içerisinde fiilin Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele niteliğine ulaşıp ulaşmadığıdır.
Örneğin yalnızca sıradan bir sözlü tartışma sırasında işlenen hakaret suçu ile gözaltındaki veya kamu görevlisinin fiilî hâkimiyeti altında bulunan kişiye yönelik sistematik aşağılama, tehdit, fiziksel müdahale ve baskının birlikte bulunduğu bir olay aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulmayabilir.
Bu nedenle bu kategoride suçun yalnızca maddesine değil, olayın gerçekleşme koşullarına bakılması gerekir.
İşkence ve Eziyet Suçlarında Mağdurun Zararı Ödenirse HAGB Olur mu?
Hayır.
Yeni düzenleme açısından zarar giderimi HAGB yasağını ortadan kaldırmaz.
CMK m.231/6, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın belirli durumlarda tamamen giderilmesini HAGB’nin genel şartlarından biri olarak kabul ederken, CMK m.231/14 bazı suçları HAGB sisteminin tamamen dışında bırakmaktadır.
Dolayısıyla sistem şu şekilde çalışmaktadır:
Önce suç hakkında özel HAGB yasağı bulunup bulunmadığı incelenir.
Özel yasak varsa artık zarar giderimi gibi diğer koşullar HAGB bakımından sonucu değiştirmez.
Özel yasak yoksa daha sonra CMK m.231/5 ve devamındaki genel şartlara geçilir.
Bu nedenle işkence veya eziyet suçunda mağdurun zararının tamamen karşılanması, mağdurun şikâyetten vazgeçmesi veya failin özür dilemesi tek başına HAGB uygulanmasını mümkün hâle getirmez.
Sanığın Sabıkasız Olması Yasaklı Suçta HAGB Sağlar mı?
Hayır.
Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmaması HAGB’nin genel koşullarından biridir. Ancak bu şart yalnızca suç bakımından HAGB uygulanmasının hukuken mümkün olduğu durumlarda anlam taşır.
Örneğin işkence suçundan ilk kez yargılanan ve daha önce hiçbir sabıkası bulunmayan bir kamu görevlisi hakkında sırf sabıkasız olduğu gerekçesiyle HAGB uygulanamaz.
Çünkü CMK m.231/14 doğrudan bu suç için HAGB yasağı getirmektedir.
Aynı durum mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate ulaşması bakımından da geçerlidir.
Özel yasak bulunan bir suçta diğer şartların gerçekleşmesi yasağı ortadan kaldırmaz.
İki Yılın Altında Ceza Verilmesi HAGB İçin Her Zaman Yeterli mi?
Hayır.
Bu da uygulamada sıkça yapılan önemli bir hatadır.
CMK m.231/5’teki iki yıllık sınır, HAGB’nin uygulanabilmesinin ön koşullarından yalnızca biridir.
Örneğin mahkeme sonuç olarak;
1 yıl 8 ay,
1 yıl,
10 ay
veya benzeri bir hapis cezasına hükmetmiş olabilir.
Bu durum yalnızca cezanın miktarı bakımından HAGB sınırının altında kalındığını gösterir.
Eğer suç CMK m.231/14 kapsamındaki yasak suçlardan biriyse veya özel bir kanunda açık HAGB yasağı varsa sonuç cezanın iki yıldan az olması sanığa HAGB hakkı sağlamaz.
Dolayısıyla ceza dosyası değerlendirilirken;
“Ceza iki yılın altında, HAGB kesin uygulanır.”
şeklinde bir sonuç çıkarılması hukuken hatalıdır.
İki Yıldan Fazla Ceza Gerektiren Suçlarda HAGB Yasak mı?
Burada “yasak” ile “şartların oluşmaması” kavramlarını birbirinden ayırmak gerekir.
CMK m.231/14 belirli suçlar bakımından doğrudan HAGB yasağı getirmektedir.
Buna karşılık başka bir suçta özel yasak bulunmasa bile yapılan yargılama sonucunda hükmedilen sonuç ceza iki yıldan fazla ise CMK m.231/5’teki ceza sınırı gerçekleşmediği için HAGB uygulanamaz.
Bu iki durum hukuken aynı değildir.
Birinci durumda kanun suç tipini veya fiilin niteliğini HAGB sisteminin dışında tutmaktadır.
İkinci durumda ise suç teorik olarak HAGB’ye elverişlidir ancak somut dosyada verilen ceza kanuni sınırın üzerinde kaldığı için HAGB şartları oluşmamıştır.
Bu ayrım özellikle istinaf ve temyiz savunmaları açısından önemlidir.
Cinsel Suçlarda HAGB Tamamen Yasaklandı mı?
- Yargı Paketi ile CMK m.231/14’e getirilen yeni genel yasak kapsamında cinsel dokunulmazlığa karşı bütün suçların topluca HAGB dışında bırakıldığına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Yeni m.231/14’ün açık kapsamı işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görev sebebiyle işlediği Anayasa m.17 kapsamındaki kötü muamele fiilleridir.
Bununla birlikte somut bir cinsel suç dosyasında HAGB uygulanıp uygulanamayacağı değerlendirilirken sonuç cezanın miktarı, suçun nitelikli hâlleri, sanığın geçmişi ve varsa ilgili özel mevzuat birlikte incelenmelidir.
Bu nedenle “12. Yargı Paketi ile bütün cinsel suçlarda HAGB yasaklandı” şeklindeki genel bir ifade, CMK m.231/14’ün mevcut lafzını doğru yansıtmaz.
Uyuşturucu Suçlarında HAGB Tamamen Yasak mı?
Hayır.
- Yargı Paketi’nin yeni CMK m.231/14 hükmü uyuşturucu suçlarını kategori olarak ayrıca saymamaktadır.
Bununla birlikte uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti gibi suçlarda öngörülen ağır ceza miktarları nedeniyle HAGB’nin iki yıllık sonuç ceza sınırına ulaşılması çoğu durumda zaten mümkün olmayabilir.
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma bakımından ise TCK m.191 kendine özgü kamu davasının açılmasının ertelenmesi, denetimli serbestlik ve belirli durumlarda HAGB mekanizmaları içeren özel bir sistem öngörmektedir. Kanun koyucunun bu alanda ayrıca özel bir muhakeme modeli oluşturduğu TBMM’de kabul edilen TCK m.191 düzenlemesinden de anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla “uyuşturucu suçlarında HAGB hiçbir şekilde mümkün değildir” şeklinde genel bir değerlendirme yapılmamalıdır.
Terör Suçlarında HAGB Konusunda Suç Tarihi ve Özel Düzenlemeler Neden Önemlidir?
Terör suçları bakımından HAGB konusunda mevzuat geçmişinde birden fazla değişiklik yapılmış olması nedeniyle suç tarihi ve uygulanacak kanunun belirlenmesi ayrıca önem taşımaktadır.
Terörle Mücadele Kanunu’nun geçmiş dönemlerinde HAGB’yi açıkça yasaklayan düzenlemeler bulunmuş, daha sonraki değişikliklerle sistem yeniden şekillendirilmiştir. Bu nedenle terör suçu içeren bir dosyada yalnızca eski kanun metinlerine dayanılarak güncel hukuki sonuç çıkarılmaması gerekir.
Ayrıca birçok terör suçunda öngörülen ceza miktarlarının yüksek olması, CMK m.231’deki iki yıllık sonuç ceza sınırının somut olay bakımından zaten karşılanamamasına neden olabilir.
Bu alanda özellikle suç tarihi, suç vasfı, sonuç ceza ve olay tarihinde yürürlükte bulunan özel hükümlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Karşılıksız Çek Suçunda HAGB Uygulanabilir mi?
Hayır.
- Yargı Paketi’nden bağımsız olarak, özel kanunlarda HAGB’yi açıkça yasaklayan önemli örneklerden biri 5941 sayılı Çek Kanunudur.
Çek Kanunu m.5 kapsamında karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçuna ilişkin özel düzenlemede, bu suç nedeniyle ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiştir.
Bu nedenle karşılıksız çek suçunda yalnızca verilen yaptırımın adli para cezası olması;
“Adli para cezası verildi, o hâlde HAGB uygulanabilir.”
sonucunu doğurmaz.
Özel kanundaki açık yasak öncelikle dikkate alınmalıdır.
Çek Kanunu ayrıca karşılıksız kalan çek bedelinin belirli faiz ve ferileriyle tamamen ödenmesi hâlinde yargılama veya kesinleşmiş hüküm bakımından özel etkin pişmanlık sonuçları da öngörmektedir. Bu sistem HAGB’den farklıdır.
Şike ve Teşvik Primi Suçunda HAGB Uygulanabilir mi?
6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un 11. maddesinde düzenlenen şike ve teşvik primi suçları bakımından da özel HAGB yasağı bulunmaktadır.
Kanunun 11. maddesine eklenen dokuzuncu fıkraya göre bu madde kapsamına giren suçlar bakımından CMK m.231 uyarınca HAGB kararı verilemez; ayrıca verilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve ertelenmesi bakımından da özel sınırlamalar öngörülmüştür.
Dolayısıyla HAGB konusunda yalnızca Ceza Muhakemesi Kanunu’na bakmak yeterli değildir.
Özel suç kanununda ayrıca HAGB yasağı bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekir.
Askerî Suçlarda HAGB Mümkün mü?
Askerî suçlarda genel kural ile istisnalar birlikte düzenlenmiştir.
2021 yılında 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na eklenen Ek Madde 17’ye göre CMK’nın HAGB hükümleri kural olarak askerî suç ve cezalar hakkında da uygulanmaktadır. Ancak kanun üç önemli istisna öngörmüştür.
Buna göre;
sırf askerî bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla hapis cezasına hükmedilmesi,
fiilin disiplini ağır şekilde ihlal etmesi, birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük zarar meydana getirmesi,
veya fiilin savaş ya da seferberlikte işlenmesi
hâllerinde askerî suç bakımından HAGB uygulanmasına özel sınırlama bulunmaktadır.
Bu nedenle askerî ceza dosyalarında da yalnızca CMK m.231’deki iki yıllık sınıra bakılması doğru değildir.
Askerî Ceza Kanunu Ek Madde 17 ayrıca incelenmelidir.
HAGB Yasağı Bulunan Suçlarda Taksitle Zarar Ödeme HAGB Sağlar mı?
Hayır.
Yeni CMK m.231/9, zararı derhal tamamen gideremeyen sanık hakkında zararın denetim süresince aylık taksitlerle tamamen ödenmesi şartıyla HAGB kararı verilebilmesine imkân sağlamaktadır.
Ancak bu hüküm yalnızca HAGB uygulanması hukuken mümkün olan suçlarda kullanılabilir.
İşkence veya eziyet suçu söz konusuysa;
“Mağdurun zararını beş yıl içinde taksitle ödeyelim ve HAGB uygulansın.”
şeklindeki bir talep CMK m.231/14 nedeniyle sonuç doğurmaz.
Çünkü burada sorun zarar giderme şartı değil, suçun doğrudan HAGB dışında bırakılmış olmasıdır.
Aynı mantık karşılıksız çek ve şike gibi özel kanunda HAGB yasağı bulunan suçlar bakımından da geçerlidir.
Mağdur Şikâyetinden Vazgeçerse HAGB Yasağı Kalkar mı?
Hayır.
Şikâyetten vazgeçme ile HAGB birbirinden farklı kurumlardır.
Bir suç bakımından kanun açıkça HAGB yasağı getiriyorsa mağdurun;
“Sanıktan şikâyetçi değilim.”
veya
“Zararım giderildi.”
şeklindeki beyanı tek başına bu yasağı ortadan kaldırmaz.
Elbette suç şikâyete bağlıysa şikâyetten vazgeçmenin davanın devam edip etmeyeceği bakımından başka hukuki sonuçları olabilir. Ancak bu sonuç, özel HAGB yasağının kaldırılması anlamına gelmez.
CMK m.231/14’teki işkence, eziyet ve kötü muamele yasağı mağdurun iradesine bağlı olarak düzenlenmemiştir.
Yeni HAGB Yasağının Arkasında Anayasa Mahkemesi Kararı Var mı?
Evet.
- Yargı Paketi ile yapılan değişikliğin arka planında Anayasa Mahkemesinin HAGB sistemine ilişkin iptal kararı bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, E.2024/98, K.2025/149 sayılı kararında özellikle kamu görevlilerinin görevi sebebiyle işledikleri ve Anayasa m.17 kapsamında işkence, eziyet veya kötü muamele kabul edilen suçlarda HAGB uygulanmasını engelleyen açık yasal bir güvence bulunmamasını sorunlu görmüştür.
Mahkemenin yaklaşımında kötü muamele yasağı bakımından devletin yalnızca fiilleri önleme değil, meydana gelen ihlallerde etkili soruşturma yürütme ve ihlalin ağırlığıyla uyumlu sonuçlar doğuran bir yaptırım sistemi kurma yükümlülüğü de önem taşımaktadır.
7589 sayılı Kanunla CMK m.231/14’e getirilen açık yasak bu anayasal tartışmaya doğrudan cevap niteliğindedir.
Yeni HAGB Yasağı Eski Dosyalara Uygulanır mı?
Bu soru ceza hukukunun lehe kanun ilkesi ve HAGB’nin karma niteliği nedeniyle her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.
Suç tarihi, ilk derece mahkemesi karar tarihi, hükmün kesinleşip kesinleşmediği, dosyanın istinaf veya temyiz aşamasında bulunup bulunmadığı ve suç tarihindeki HAGB mevzuatı birlikte ele alınmalıdır.
Bu nedenle 31 Temmuz 2026’dan önce işlenmiş bir fiil bakımından yalnızca;
“Yeni yasa çıktı, artık kesinlikle HAGB verilemez.”
şeklinde otomatik değerlendirme yapılması özellikle sanık aleyhine sonuç doğuracak geçiş meseleleri bakımından yeterli değildir.
7589 sayılı Kanun, HAGB hükümlerini 31 Temmuz 2026’da yeniden yürürlüğe koymuş olmakla birlikte ceza hukukunda zaman bakımından uygulama değerlendirmesinin somut dosyanın suç tarihi ve önceki mevzuatla birlikte yapılması gerekir.
Özellikle devam eden dosyalarda sanık lehine ve aleyhine hükümlerin karşılaştırılması savunma stratejisinin önemli bir parçasıdır.
HAGB Uygulanamayacak Suç Nasıl Belirlenir?
Bir ceza dosyasında doğru inceleme yalnızca suçun adına bakılarak yapılmamalıdır.
Öncelikle isnat edilen suç ve sonuç cezanın HAGB sınırına girip girmediği belirlenmelidir.
Ardından CMK m.231/14 kapsamında doğrudan yasak bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Daha sonra Çek Kanunu, 6222 sayılı Kanun veya Askerî Ceza Kanunu gibi somut suç bakımından uygulanabilecek özel kanunlarda ayrıca HAGB yasağı bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği suçlarda ise ayrıca fiilin Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Ancak bütün bu engeller aşıldıktan sonra sanığın geçmiş mahkûmiyetleri, yeniden suç işlememe kanaati ve zarar giderimi gibi genel HAGB şartlarının incelenmesine geçilebilir.
Hangi Suçlarda HAGB Uygulanamaz? Kısa Cevap
31 Temmuz 2026 itibarıyla yeni CMK m.231 sisteminde işkence ve eziyet suçlarında HAGB uygulanamaz.
Ayrıca kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilen suçlarda da suçun TCK’daki adı farklı olsa dahi HAGB uygulanamayacaktır.
Bunların dışında özel kanunlarda ayrıca yasak bulunan suçlar vardır.
Örneğin karşılıksız çek düzenlenmesine ilişkin Çek Kanunu m.5 kapsamındaki suçta HAGB hükümlerinin uygulanmayacağı özel olarak düzenlenmiştir.
6222 sayılı Kanun m.11 kapsamındaki şike ve teşvik primi suçlarında da özel HAGB yasağı bulunmaktadır.
Askerî suçlarda ise HAGB kural olarak mümkün olmakla birlikte Askerî Ceza Kanunu Ek Madde 17’de sayılan özel hâllerde uygulanamaz.
Dolayısıyla “HAGB uygulanmayan suçlar” değerlendirmesi yalnızca CMK m.231 okunarak yapılmamalı, ilgili özel ceza kanunu da mutlaka incelenmelidir.
HAGB Hakkında Sık Sorulan Sorular
İşkence suçunda ceza iki yılın altında kalırsa HAGB verilebilir mi?
Hayır. CMK m.231/14 işkence suçlarını doğrudan HAGB dışında bırakmıştır. Sonuç cezanın HAGB sınırında olması özel yasağı ortadan kaldırmaz.
Eziyet suçunda sanık sabıkasızsa HAGB verilebilir mi?
Hayır. Sanığın sabıkasız olması genel HAGB şartlarından biri olmakla birlikte eziyet suçu CMK m.231/14 kapsamında doğrudan yasaklanmıştır.
Polisin işlediği her suçta HAGB yasak mı?
Hayır. Kamu görevlisinin sıfatı tek başına yeterli değildir. Suç görev sebebiyle işlenmiş olmalı ve fiilin Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele niteliğinde bulunması gerekir.
Kamu görevlisinin kasten yaralama suçunda HAGB mümkün mü?
Bu soru somut olaydan bağımsız cevaplandırılamaz. Fiil görev sebebiyle işlenmiş ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele düzeyine ulaşmışsa CMK m.231/14 kapsamındaki yasak uygulanabilir. Buna karşılık sırf fail kamu görevlisi olduğu için her kasten yaralama dosyasında otomatik HAGB yasağı bulunduğu söylenemez.
Mağdurun zararının tamamen ödenmesi yasak suçlarda HAGB sağlar mı?
Hayır. Zararın giderilmesi CMK m.231’in genel şartlarından biridir. Ancak özel HAGB yasağı bulunan suçlarda bu şartın gerçekleşmesi yasağı ortadan kaldırmaz.
Karşılıksız çek suçunda HAGB var mı?
Hayır. Çek Kanunu m.5’te karşılıksız çek suçunda HAGB hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiştir.
Şike suçunda HAGB verilebilir mi?
6222 sayılı Kanun m.11 kapsamındaki şike ve teşvik primi suçlarında özel düzenleme nedeniyle HAGB kararı verilemez.
Askerî suçlarda HAGB tamamen yasak mı?
Hayır. HAGB askerî suçlarda kural olarak uygulanabilir. Ancak sırf askerî suçtan altı ay veya daha fazla hapis verilmesi, disiplin veya birlik güvenliğini ağır biçimde etkileyen belirli fiiller ile savaş veya seferberlikte işlenen fiiller bakımından Askerî Ceza Kanunu Ek Madde 17 özel istisnalar getirmektedir.
Cinsel suçların tamamında HAGB yasaklandı mı?
- Yargı Paketi ile CMK m.231/14’e eklenen yeni yasak bütün cinsel suçları kategori olarak kapsamamaktadır. HAGB uygulanıp uygulanamayacağı sonuç ceza, suçun niteliği ve varsa özel kanuni engeller dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Uyuşturucu suçlarının tamamında HAGB yasak mı?
Hayır. Yeni CMK m.231/14 uyuşturucu suçlarını topluca HAGB dışında bırakmamaktadır. Ancak suçun ceza miktarı ve TCK m.191 gibi özel düzenlemeler nedeniyle her suç tipi ayrı değerlendirilmelidir.
Sonuç: 12. Yargı Paketi HAGB’nin Sınırlarını Önemli Ölçüde Netleştirdi
- Yargı Paketi ile HAGB kurumu ortadan kaldırılmamış, aksine CMK m.231 yeniden düzenlenerek kurumun uygulanma koşulları ve sınırları yeniden belirlenmiştir.
Yeni düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biri ise HAGB uygulanamayacak suçlara ilişkin açık bir yasal sınır getirilmesidir.
31 Temmuz 2026’dan itibaren yürürlükte bulunan CMK m.231/14’e göre işkence ve eziyet suçları bakımından HAGB uygulanması mümkün değildir.
Bunun yanında yeni düzenleme yalnızca isim olarak işkence ve eziyet suçlarıyla yetinmemiştir.
Kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçları da HAGB dışında bırakmıştır.
Bu nedenle özellikle polis, infaz koruma görevlisi veya diğer kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken gerçekleştirdiği fiziksel veya ruhsal müdahaleler bakımından yalnızca mahkûmiyetin hangi TCK maddesine dayandığına bakılması yeterli olmayacaktır.
Somut fiilin Anayasa m.17 anlamında kötü muamele oluşturup oluşturmadığının da incelenmesi gerekecektir.
Bununla birlikte yeni düzenleme “kamu görevlilerinin bütün suçlarında HAGB yasaktır” anlamına gelmemektedir.
Failin kamu görevlisi olması, suçun görevle bağlantılı olması ve fiilin kötü muamele yasağının kapsamına girmesi birbirinden ayrı unsurlardır.
Yeni HAGB sisteminin doğru uygulanabilmesi bakımından bir başka önemli nokta da özel kanunlardır.
HAGB uygulanamayacak suçların tamamı CMK m.231/14’te sayılmamaktadır.
Örneğin Çek Kanunu m.5 kapsamındaki karşılıksız çek suçunda özel hüküm nedeniyle HAGB uygulanamaz.
6222 sayılı Kanun m.11 kapsamındaki şike ve teşvik primi suçlarında da özel HAGB yasağı bulunmaktadır.
Askerî Ceza Kanunu ise askerî suçlarda HAGB’yi genel olarak kabul etmekle birlikte sırf askerî suçta altı ay veya daha fazla hapis cezası verilmesi ve kanunda belirtilen diğer özel durumlar bakımından HAGB’yi sınırlandırmaktadır.
Bu nedenle bir ceza dosyasında;
“Sonuç ceza iki yılın altında olduğuna göre HAGB uygulanmalıdır.”
şeklindeki değerlendirme tek başına yeterli değildir.
Öncelikle isnat edilen suç bakımından CMK m.231/14’te doğrudan bir yasak bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Daha sonra ilgili suçun düzenlendiği özel kanunda HAGB yasağı bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Bundan sonra sonuç cezanın iki yıl veya daha az olup olmadığı incelenmelidir.
Ancak bu aşamalardan sonra sanığın önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti, yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin mahkeme kanaati ve mağdur veya kamu zararının giderilmesi gibi diğer şartlara geçilebilir.
Özellikle 12. Yargı Paketi sonrasında kamu görevlilerinin görevlerinden kaynaklanan suçlarında fiilin Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele niteliği taşıyıp taşımadığı, ceza savunmasının ve mahkemenin hukuki değerlendirmesinin temel tartışma alanlarından biri hâline gelmiştir.
Anayasa Mahkemesinin HAGB hakkında verdiği 2025 tarihli iptal kararında ortaya koyduğu yaklaşım da bu noktada önemlidir. Mahkeme, kamu görevlilerince gerçekleştirilen işkence, eziyet ve kötü muamele niteliğindeki fiiller bakımından yaptırım sisteminin caydırıcılığının ve etkili giderimin önemine dikkat çekmiştir.
Kanun koyucu da 7589 sayılı Kanun ile bu yaklaşımı açık bir HAGB yasağına dönüştürmüştür.
Sonuç olarak hangi suçlarda HAGB uygulanamayacağı belirlenirken yalnızca suçun ceza miktarına bakılması yeterli değildir.
Suçun niteliği, sanığın sıfatı, fiilin görev nedeniyle işlenip işlenmediği, fiilin Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele oluşturup oluşturmadığı, özel kanunlarda HAGB yasağı bulunup bulunmadığı, suç tarihi ve sonuç cezanın miktarı birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle özellikle işkence, eziyet, kolluk görevlilerinin güç kullanmasından kaynaklanan ceza dosyaları, karşılıksız çek, şike ve askerî suçlar bakımından HAGB talebi ileri sürülmeden önce uygulanacak özel kanun hükümlerinin ayrıca incelenmesi büyük önem taşımaktadır.
Yeni sistemin temel sonucu açıktır:
HAGB artık yalnızca “iki yıl veya altında ceza verildi mi?” sorusuyla değerlendirilebilecek bir kurum değildir. Suçun niteliği ve kanundaki özel yasaklar en az ceza miktarı kadar belirleyicidir.