Hukuk Makaleleri

Yaya Geçidinde Birine Çarptınız: Sürücü Her Zaman %100 Kusurlu mu? Ölümlü ve Yaralanmalı Kazalarda Kusur Nasıl Belirlenir?

Yaya Geçidinde Birine Çarptınız: Sürücü Her Zaman %100 Kusurlu mu? Ölümlü ve Yaralanmalı Kazalarda Kusur Nasıl Belirlenir?

Giriş

Akşam saatlerinde işten eve dönerken aracınızla şehir içinde ilerlediğinizi düşünelim. Önünüzde bir yaya geçidi bulunuyor. Yaya geçidine yaklaştığınız sırada bir kişi karşıdan karşıya geçmeye başlıyor ve fren yapmanıza rağmen çarpışma meydana geliyor.

Ya da olayın diğer tarafında olduğunuzu düşünelim: Yaya geçidinden karşıya geçerken bir otomobil size çarpıyor ve ağır şekilde yaralanıyorsunuz.

Böyle bir kazadan sonra çoğu kişinin ilk düşündüğü soru şudur:

“Kaza yaya geçidinde olduysa sürücü otomatik olarak %100 kusurlu mudur?”

Bu soruya her olay bakımından otomatik şekilde “evet” cevabı vermek doğru değildir.

Ancak yaya geçitleri bakımından sürücülere son derece ağır bir dikkat ve geçiş önceliği yükümlülüğü getirilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 74. maddesine göre sürücüler, görevli kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak ve geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadır.

Bu nedenle sürücünün;

  • yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmaması,
  • geçitte bulunan yayayı fark etmemesi,
  • yayaya ilk geçiş hakkı vermemesi,
  • fren veya kaçınma manevrasını zamanında gerçekleştirmemesi

kusur değerlendirmesinde son derece önemli sonuçlar doğurabilir.

Bununla birlikte yayanın da trafik kurallarına uyma yükümlülüğü bulunmaktadır. KTK m.68, yayaların taşıt yoluna geçişi sırasında trafik işaretlerine uymasını, belirlenen geçiş yerlerini kullanmasını ve bazı durumlarda yaklaşan araçların uzaklık ve hızını dikkate almasını öngörmektedir.

Dolayısıyla yaya geçidinde meydana gelen ölümlü veya yaralanmalı trafik kazasında doğru soru:

“Araç yayaya çarptı mı?”

değil;

“Sürücü ve yaya kazanın meydana gelmesine hangi trafik kuralı ihlalleriyle ve hangi oranda etki etti?”

sorusudur.


1. Yaya Geçidinde Öncelik Kime Aittir?

Işıksız ve görevli bulunmayan, trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş yaya ve okul geçitlerinde ilk geçiş hakkı yayaya aittir.

KTK m.74 sürücüye iki aşamalı bir yükümlülük getirmektedir:

Birinci yükümlülük: Yavaşlamak

Sürücü yaya geçidine yaklaşırken hızını geçidin niteliğine ve çevre koşullarına uygun şekilde azaltmalıdır.

İkinci yükümlülük: Gerektiğinde durmak

Geçitten geçen veya geçmek üzere bulunan yaya varsa sürücü durarak yayaya ilk geçiş hakkını vermelidir.

Dolayısıyla sürücünün;

“Yaya birden önüme çıktı.”

savunması her olayda yeterli olmayacaktır.

Öncelikle sürücünün yaya geçidine hangi hızla yaklaştığı ve geçitteki yayayı daha önce görmesinin mümkün olup olmadığı araştırılır.


2. Yaya Geçidinde Sürücü Her Zaman %100 Kusurlu mudur?

Hayır.

Yaya geçidinde meydana gelen her kazada sürücünün otomatik olarak %100 kusurlu olduğuna ilişkin değişmez bir matematik kuralı bulunmamaktadır.

Kusur;

  • kazanın gerçekleşme biçimi,
  • sürücünün hızı,
  • yayanın hareketi,
  • görüş mesafesi,
  • trafik ışıkları,
  • yol ve hava koşulları,
  • çarpma noktası,
  • sürücünün reaksiyon imkânı

birlikte değerlendirilerek belirlenir.

UYAP’ta yayımlanan yargı kararlarında, çarpma noktasının yaya geçidi üzerinde bulunması ve olayın özellikleri dikkate alınarak araç sürücüsünün %100 kusurlu kabul edildiği örnekler bulunduğu gibi, yaya geçidiyle bağlantılı uyuşmazlıklarda sürücü ve diğer taraf arasında farklı oranlarda kusur dağılımlarının yapıldığı dosyalar da bulunmaktadır.

Dolayısıyla:

Yaya geçidi sürücü bakımından çok güçlü bir dikkat ve öncelik yükümlülüğü yaratır; ancak kusur oranı yine somut olayın teknik koşullarına göre belirlenir.


3. “Yaya Birden Yola Çıktı” Savunması Sürücüyü Kusursuz Hâle Getirir mi?

Her zaman değil.

Özellikle yaya geçidinde sürücünün;

  • yayaların bulunabileceğini öngörmesi,
  • hızını önceden azaltması,
  • geçidi kontrol ederek yaklaşması

beklenmektedir.

Sürücü geçide hızını hiç azaltmadan yaklaşıyor ve yayayı ancak çarpışmadan hemen önce fark ediyorsa;

“Yaya aniden çıktı.”

savunması tek başına yeterli olmayabilir.

Nitekim UYAP’ta yer alan bir kararda, sürücünün geldiği hızla yaya geçidine girmesine ilişkin teknik değerlendirmeler yapılmış ve kazanın önlenebilirliği tartışılmıştır.

Burada bilirkişinin cevaplaması gereken temel soru şudur:

Sürücü KTK m.74’te öngörüldüğü şekilde yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmış olsaydı kaza önlenebilir miydi?

Cevap “evet” ise sürücünün kusuru ağırlaşabilir.


4. Peki Yaya Hiç Kusurlu Olamaz mı?

Olabilir.

Yaya önceliği, yayanın trafik kurallarından tamamen muaf olduğu anlamına gelmez.

KTK m.68 uyarınca yayaların da taşıt yolunu kullanırken belirli kurallara uymaları gerekir. Kanun, yayaların geçiş yerlerini kullanmasını ve ışıklı veya kontrol edilen geçitlerde trafik düzenine uygun hareket etmesini öngörmektedir.

Örneğin yaya;

  • kendisine kırmızı ışık yanarken yola çıkmışsa,
  • araç çok yakın olduğu hâlde kontrolsüz biçimde yola atlamışsa,
  • geçidin dışından ve trafiği tehlikeye düşürecek biçimde geçmeye çalışmışsa,
  • aniden yön değiştirerek aracın kaçınma imkânını ortadan kaldırmışsa

kusur değerlendirmesi değişebilir.

Bu nedenle “yaya her durumda kusursuzdur” şeklinde bir kabul de hukuken doğru değildir.


5. Işıksız Yaya Geçidi ile Işıklı Yaya Geçidi Arasında Fark Var mıdır?

Evet.

KTK m.74’teki özel yayaya ilk geçiş hakkı düzenlemesi, görevli kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak işaretlenmiş yaya ve okul geçitlerini özellikle düzenlemektedir.

Işıksız yaya geçidinde

Sürücü geçide yaklaşırken yavaşlamalı ve geçen veya geçmek üzere bulunan yayaya durarak ilk geçiş hakkını vermelidir.

Işıklı yaya geçidinde

Yaya ve sürücünün trafik ışıklarına uygun davranıp davranmadığı öncelikle incelenir.

Örneğin yayaya kırmızı ışık yanarken yayanın taşıt yoluna girmesi kusur değerlendirmesinde ciddi önem taşır.

Buna karşılık araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçerek yayaya çarpması çok daha ağır bir trafik ihlali oluşturacaktır.


6. Yeşil Işık Araçlara Yanarken Yaya Geçerse Ne Olur?

Böyle bir durumda yayanın kusuru gündeme gelebilir.

Ancak sürücünün yeşil ışıkta seyretmesi de her durumda;

“Önüme çıkan kişiye karşı hiçbir sorumluluğum yoktur.”

anlamına gelmez.

Sürücünün genel dikkat ve özen yükümlülüğü devam etmektedir.

Özellikle yaya;

  • önceden görülebilir durumdaysa,
  • uzun süredir yol üzerindeyse,
  • sürücünün fren yapması için yeterli mesafe varsa

bilirkişi sürücünün kazayı önleme imkânının bulunup bulunmadığını ayrıca inceler.

Dolayısıyla kusur yalnızca ışığın rengine bakılarak değil, kazanın teknik olarak önlenebilir olup olmadığı üzerinden de değerlendirilir.


7. Yaya Geçidinin Çizgileri Silinmişse Ne Olur?

Uygulamada sık karşılaşılan sorunlardan biri budur.

Yaya geçidinin yol çizgileri zamanla silinmiş ancak;

  • yaya geçidi levhası,
  • okul geçidi levhası,
  • yol işaretlemesi,
  • belediye veya karayolu kayıtları

geçidin varlığını gösteriyor olabilir.

Bu durumda sürücünün;

“Çizgileri görmedim.”

savunması tek başına yeterli olmayabilir.

Bilirkişi olay tarihinde;

  • geçidin hukuken mevcut olup olmadığını,
  • levhanın görünür olup olmadığını,
  • sürücünün geçidi fark edebilme imkânını

araştırmalıdır.


8. Yaya Geçidi Levhası Yoksa Kusur Nasıl Belirlenir?

Yol üzerindeki çizgilerin veya levhaların eksik olması sürücünün ve yayanın kusur değerlendirmesini etkileyebilir.

Ayrıca yolun güvenli biçimde düzenlenmemesinden kaynaklanan bir eksiklik bulunuyorsa, olayın niteliğine göre yolun yapım, bakım veya işaretlenmesinden sorumlu idarenin sorumluluğu da ayrı bir hukuki mesele hâline gelebilir.

Bu nedenle ölümlü veya ağır yaralanmalı kazalarda olay yeri incelemesinde yalnızca sürücü ve yayanın davranışı değil;

yaya geçidinin işaretleme ve görüş koşullarının da kayıt altına alınması önemlidir.


9. Sürücünün Hız Sınırına Uyması Onu Kusursuz Yapar mı?

Hayır.

Bir sürücünün yasal hız sınırının altında seyretmesi, her olayda uygun hızla gittiği anlamına gelmez.

Örneğin şehir içinde hız sınırı belirli bir seviyede olsa bile sürücü;

  • yaya geçidine,
  • okul bölgesine,
  • kalabalık kavşağa,
  • görüşün kısıtlı olduğu bölgeye

yaklaşırken daha düşük hızla seyretmek zorunda kalabilir.

KTK m.74 zaten yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken sürücülere ayrıca yavaşlama yükümlülüğü getirmektedir.

Bu nedenle bilirkişinin yalnızca;

“Araç hız sınırının altında seyrediyordu.”

demesi yeterli değildir.

Asıl soru:

“Bu hız, söz konusu yaya geçidine yaklaşmak bakımından güvenli ve uygun bir hız mıydı?”

olmalıdır.


10. Hız Kusur Oranını Nasıl Değiştirir?

Hız, özellikle ölüm ve ağır yaralanmayla sonuçlanan yaya kazalarında en önemli teknik verilerden biridir.

Bilirkişi;

  • aracın çarpışma öncesi hızını,
  • fren izlerini,
  • durma mesafesini,
  • aracın hasarını,
  • yayanın savrulma mesafesini,
  • kamera görüntülerini

inceleyebilir.

Örneğin sürücü geçide 30 km/s hızla yaklaşması gerekirken 70 km/s hızla geliyorsa, bu durum hem kazanın meydana gelmesine hem de yaralanmanın ağırlığına doğrudan etki edebilir.


11. Fren Yapılmış Olması Sürücüyü Kusursuz Yapar mı?

Hayır.

Fren yapılmış olması tek başına yeterli değildir.

Asıl önemli olan;

frenin zamanında yapılıp yapılmadığıdır.

Sürücü yayayı geç fark etmiş ve çarpışmadan yarım saniye önce fren yapmış olabilir.

Bu durumda;

“Ben fren yaptım.”

savunması kusuru ortadan kaldırmayabilir.

Bilirkişi reaksiyon süresi ve fren mesafesini hesaplayarak sürücünün yayayı fark etmesi gereken nokta ile fiilen fren yaptığı noktayı karşılaştırabilir.


12. Görüş Mesafesi Kusurun Belirlenmesinde Neden Önemlidir?

Örneğin yaya;

  • gece,
  • yağmur altında,
  • koyu renk kıyafetlerle,
  • aydınlatması zayıf bir bölgede

geçiş yapmış olabilir.

Bu unsurlar sürücünün yayayı fark etme mesafesini etkileyebilir.

Ancak olay yaya geçidinde meydana gelmişse sürücünün geçide yaklaşırken hızını azaltma yükümlülüğü devam etmektedir.

Dolayısıyla kötü görüş koşulları bazen sürücünün lehine değil, tam tersine;

“Görüş kötü olduğuna göre neden hızını daha fazla azaltmadın?”

sorusunun sorulmasına neden olabilir.


13. Park Edilmiş Araçların Arkasından Yaya Çıkarsa Ne Olur?

Şehir içinde sık görülen kaza tiplerinden biri budur.

Yaya geçidine yakın bölgede büyük bir araç park etmiş ve sürücünün yayayı görmesini engelliyor olabilir.

Bu durumda;

  • görüş engelinin sürücü tarafından fark edilip edilemeyeceği,
  • sürücünün hızını buna göre azaltıp azaltmadığı,
  • yayanın taşıt yoluna ne kadar ani çıktığı

birlikte değerlendirilmelidir.

Yaya geçidi bulunduğu bilinen bir yerde görüşü kapatan araçların bulunması, sürücünün daha dikkatli yaklaşmasını gerektirebilir.


14. Çocuk Yaya Geçidinde Kazaya Karışırsa Kusur Nasıl Belirlenir?

Çocukların karıştığı kazalar ayrıca dikkatli değerlendirilmelidir.

Özellikle;

  • okul geçitleri,
  • okul giriş ve çıkış saatleri,
  • park veya oyun alanlarının yakınları

sürücüden daha yüksek dikkat beklenebilecek yerlerdir.

KTK m.74 okul geçitlerini de açıkça yayaya ilk geçiş hakkı sisteminin içine almaktadır.

Bununla birlikte çocuğun yaşı, olayın gelişimi ve davranışının kendisinden beklenebilirliği kusur ile tazminat değerlendirmesinde ayrıca ele alınmalıdır.


15. Yaya Geçidinin 10 Metre Yanından Geçen Yaya Aynı Koruma Altında mıdır?

Burada olay artık klasik anlamda “yaya geçidinde meydana gelen kaza” olmaktan çıkabilir.

KTK m.68 yayalara, taşıt yolunun karşı tarafına geçerken belirlenen geçiş yerlerini kullanma yükümlülüğü getirmektedir.

Dolayısıyla hemen yakınında yaya geçidi bulunmasına rağmen yayanın geçidin dışından kontrolsüz biçimde geçmesi kusur değerlendirmesinde yaya aleyhine sonuç doğurabilir.

Ancak yine de sürücünün;

  • hızı,
  • görüş imkânı,
  • kazayı önleme imkânı

ayrıca incelenir.

Yayanın kural ihlali sürücüyü otomatik olarak kusursuz hâle getirmez.


16. Yaya Geçidi Olmayan Yerde Karşıya Geçen Yaya Her Zaman Kusurlu mudur?

Hayır.

KTK m.68, yakın çevrede yaya geçidi, okul geçidi veya kavşak bulunmayan bazı yerlerde yayanın trafik koşullarını kontrol ederek taşıt yolunu geçebilmesine ilişkin kurallar içermektedir.

Dolayısıyla yolun her noktasından geçmek mutlak şekilde yasak değildir.

Ancak yayanın;

  • yaklaşan araçların hız ve uzaklığını değerlendirmesi,
  • trafik için ani engel oluşturmaması,
  • güvenli zamanda geçmesi

gerekir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yaya kusuruna ilişkin içtihadında da yayaların trafik kurallarına aykırı davranışlarının kazaya nedensel katkısının bulunabileceği kabul edilmiştir.


17. Yayanın Alkollü Olması Kusuru Otomatik Olarak Artırır mı?

Tek başına alkol oranı kusur yüzdesini otomatik olarak belirlemez.

Önemli olan, alkolün yayanın kazaya neden olan davranışına etkisinin bulunup bulunmadığıdır.

Örneğin yüksek derecede alkollü bir yaya araçların hızını ve uzaklığını dikkate almadan kontrolsüz şekilde taşıt yoluna girmişse bunun kusur değerlendirmesine etkisi olabilir. UYAP’ta yer alan uyuşmazlıklarda yayanın yüksek oranda alkollü oluşuyla birlikte geçiş sırasında dikkat ve tedbir yükümlülüğüne aykırı davranışı da değerlendirilmiştir.


18. Telefonla Konuşan veya Telefona Bakan Yayanın Kusuru Olabilir mi?

Somut olayın özelliklerine göre olabilir.

Yayanın telefona bakıyor olması tek başına belirli bir kusur oranı oluşturmaz.

Ancak telefon nedeniyle;

  • çevresini kontrol etmemiş,
  • trafik ışığını fark etmemiş,
  • yaklaşan aracı görmemiş,
  • aniden yola çıkmış

ise bu davranışın kazanın oluşumuna etkisi bilirkişi tarafından değerlendirilebilir.

Kusurun merkezinde her zaman davranış ile kaza arasındaki nedensellik bağı bulunmaktadır.


19. Kaza Yaya Geçidinde Olduğu Nasıl İspatlanır?

Ölümlü ve yaralanmalı kazalarda çarpışma noktasının belirlenmesi son derece önemlidir.

Bunun için;

  • kaza tespit tutanağı,
  • olay yeri krokisi,
  • kan ve biyolojik izler,
  • araç parçaları,
  • fren izleri,
  • yayanın düştüğü yer,
  • araç hasar noktaları,
  • kamera görüntüleri

değerlendirilebilir.

UYAP’ta yayımlanan kararlarda kaza tespit tutanağındaki olay yeri taslağından çarpışmanın yaya geçidi mahallinde gerçekleştiği sonucuna ulaşılarak kusur değerlendirmesi yapıldığı görülmektedir.

Bu nedenle “çarpma noktası” kusur uyuşmazlığının en kritik teknik unsurlarından biri olabilir.


20. MOBESE veya Güvenlik Kamerası Kusuru Değiştirebilir mi?

Evet.

Özellikle yaya kazalarında kamera görüntüsü;

  • yayanın ne zaman yola çıktığını,
  • sürücünün hızını,
  • aracın fren yapıp yapmadığını,
  • ışığın rengini,
  • kazanın geçit üzerinde mi dışında mı olduğunu

ortaya koyabilir.

Bu nedenle özellikle ölümlü ve ağır yaralanmalı kazalarda kamera kayıtlarının kısa sürede araştırılması önemlidir.

Kayıtların silinme ihtimali bulunduğundan;

  • belediye,
  • EDS/MOBESE birimleri,
  • yakın iş yerleri,
  • siteler,
  • akaryakıt istasyonları

gibi noktalardaki görüntüler mümkün olan en erken aşamada tespit edilmelidir.


21. Bilirkişi Kusuru Nasıl Belirler?

Trafik kazasında kusur tespiti teknik inceleme gerektirir.

Bilirkişi genel olarak;

  1. Kazanın oluş şeklini belirler.
  2. Sürücü ve yayanın hangi trafik kurallarına tabi olduğunu tespit eder.
  3. İhlal edilen kuralları belirler.
  4. Her ihlalin kazanın meydana gelmesine etkisini inceler.
  5. Teknik olarak kazanın önlenebilir olup olmadığını değerlendirir.
  6. Tarafların kusur dağılımını belirler.

Bu nedenle yalnızca;

“Kaza yaya geçidinde olduğu için sürücü %100 kusurludur.”

şeklindeki gerekçesiz rapor her olay bakımından yeterli değildir.

Raporda sürücünün hangi davranışı nedeniyle kazayı önleyemediği açıklanmalıdır.


22. Kaza Tespit Tutanağındaki Kusur Mahkemeyi Bağlar mı?

Hayır.

Kaza tespit tutanağı önemli bir delildir ancak mahkeme açısından kesin kusur hükmü değildir.

Mahkeme;

  • ceza dosyasını,
  • kaza tespit tutanağını,
  • kamera görüntülerini,
  • bilirkişi raporlarını,
  • Adli Tıp raporunu,
  • tanık anlatımlarını

birlikte değerlendirebilir.

UYAP’taki trafik kazası uyuşmazlıklarında da mahkemelerin kaza tespit tutanağıyla yetinmeyerek bilirkişi incelemesi yaptırdığı görülmektedir.

Dolayısıyla kolluk tarafından sürücünün veya yayanın kusurlu gösterilmesi, mahkemenin aynı oranı kabul etmek zorunda olduğu anlamına gelmez.


23. Ceza Dosyasındaki Kusur Raporu Tazminat Davasını Bağlar mı?

Ceza soruşturması veya ceza davasında alınan kusur raporu hukuk mahkemesi bakımından önemli bir delildir.

Ancak tazminat hukukundaki kusur ve sorumluluk değerlendirmesi ayrıca yapılabilir.

Özellikle farklı raporlarda;

  • sürücü %100 kusurlu,
  • sürücü %75 kusurlu,
  • sürücü %50 kusurlu

gibi farklı sonuçlara ulaşılmışsa raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekebilir.

Yaya geçidi kazalarına ilişkin UYAP kayıtlarında ceza dosyasındaki kusur raporlarının da tazminat uyuşmazlıklarında incelendiği görülmektedir.


24. ATK Raporu ile Trafik Bilirkişisi Raporu Çelişirse Ne Olur?

Özellikle ölümlü kazalarda dosyada;

  • kolluk kusur raporu,
  • trafik bilirkişisi raporu,
  • Adli Tıp Kurumu raporu

birbirinden farklı sonuçlar içerebilir.

Bu durumda mahkemenin çelişkiyi görmezden gelerek istediği raporu seçmesi yerine raporlar arasındaki teknik farklılıkların açıklığa kavuşturulması gerekir.

Gerekirse;

  • ek rapor,
  • yeni bilirkişi heyeti,
  • üniversite trafik kürsüsü veya uzman heyet

incelemesi gündeme gelebilir.


25. “Asli Kusur” ile “%100 Kusur” Aynı Şey midir?

Hayır.

Bu kavramlar günlük hayatta sıkça karıştırılmaktadır.

KTK m.84 araç sürücülerinin trafik kazalarında asli kusurlu sayılabileceği bazı davranışları düzenlemektedir.

Ancak bir sürücünün belirli bir trafik ihlali nedeniyle asli kusurlu kabul edilmesi her olayda matematiksel olarak otomatik biçimde %100 kusurlu olduğu anlamına gelmez.

Karşı tarafın da kazaya etkili bir kural ihlali bulunabilir.

Dolayısıyla bilirkişinin yalnızca;

“Sürücü asli kusurludur.”

demesi yerine tarafların davranışlarının kazanın oluşumuna etkisini açıklaması gerekir.


26. Örnek Olay: Yaya Geçidinde Sürücü %100 Kusurlu Olabilir mi?

Evet.

Örneğin;

  • olay gündüz meydana gelmiş,
  • görüş açık,
  • yaya geçidi belirgin,
  • yaya uzun süredir geçidin üzerinde,
  • sürücünün önünde görüş engeli yok,
  • araç geçide hız azaltmadan yaklaşmış

ve sürücü yayaya çarpmış olsun.

Bu durumda yayanın trafik kuralı ihlali bulunmadığı ve sürücünün KTK m.74 yükümlülüğünü ihlal ettiği tespit edilirse sürücünün tam kusurlu kabul edilmesi mümkündür.

UYAP’ta yaya geçidi üzerindeki çarpma noktasına ilişkin değerlendirmede araç sürücüsünün %100 kusurlu kabul edildiği dosyalar bulunmaktadır.


27. Örnek Olay: Yaya da Kusurlu Olabilir mi?

Örneğin ışıklı yaya geçidinde;

  • araçlara yeşil,
  • yayalara kırmızı

ışık yanmaktadır.

Yaya kırmızı ışığa rağmen aniden taşıt yoluna girmiş olsun.

Sürücü de kavşağa hız sınırının üzerinde yaklaşmış ve fren yapmakta gecikmiş olsun.

Böyle bir durumda hem yayanın hem sürücünün davranışı kazanın oluşmasına etki etmiş olabilir.

Bilirkişinin;

“Yaya kırmızı ışıkta geçti, sürücü tamamen kusursuzdur.”

veya

“Kaza yaya geçidinde oldu, sürücü otomatik %100 kusurludur.”

şeklinde mekanik değerlendirme yapması yerine iki davranışın da nedensel etkisini incelemesi gerekir.


28. Yayanın Kusuru Tazminatı Azaltır mı?

Evet.

Yaralanan yayanın kazanın meydana gelmesine kusuruyla katkıda bulunması, maddi tazminatın miktarını etkileyebilir.

Örneğin toplam bedensel zarar:

2.000.000 TL

olarak hesaplanmış ve yayanın kazanın meydana gelmesinde %20 kusurlu olduğu belirlenmişse, karşı tarafın sorumluluğu kural olarak kalan kusur oranı çerçevesinde değerlendirilir.

Bu nedenle kusur oranı;

  • sürekli iş göremezlik,
  • geçici iş göremezlik,
  • destekten yoksun kalma,
  • diğer maddi zararlar

bakımından son derece önemli ekonomik sonuçlar doğurabilir.


29. Yaralanan Yaya Hangi Tazminatları Talep Edebilir?

Yaralanmalı trafik kazasında somut olayın özelliklerine göre;

  • tedaviyle bağlantılı zararlar,
  • geçici iş göremezlik,
  • sürekli çalışma gücü kaybı,
  • ekonomik geleceğin sarsılması,
  • bakıcı ihtiyacından kaynaklanan zararlar

gündeme gelebilir.

Ayrıca şartları mevcutsa sürücü ve işletene karşı manevi tazminat talebi de söz konusu olabilir.

Talep edilebilecek miktar;

  • yaralanmanın niteliği,
  • maluliyet oranı,
  • yaş,
  • gelir,
  • kusur oranı

gibi unsurlara bağlı olarak değişmektedir.


30. Yaya Hayatını Kaybederse Yakınları Hangi Haklara Sahiptir?

Ölümlü trafik kazasında ölen kişinin desteğinden mahrum kalan kişiler bakımından destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelebilir.

Bunun yanında;

  • cenaze ve defin giderleri,
  • ölüm hemen gerçekleşmemişse ölüm öncesi tedavi ve ekonomik zararlar,
  • şartları varsa manevi tazminat

talep konusu olabilir.

Yaya geçidindeki kazanın ölümle sonuçlanması hâlinde kusur oranı, özellikle destekten yoksun kalma tazminatının ekonomik büyüklüğü bakımından belirleyici olabilir.


31. Sürücü Ceza Davasıyla da Karşılaşabilir mi?

Evet.

Yaya geçidindeki kazanın yaralanmayla sonuçlanması hâlinde olayın özelliklerine göre taksirle yaralama, ölüm meydana gelmesi hâlinde taksirle öldürme kapsamında ceza soruşturması gündeme gelebilir.

UYAP’taki yaya kazası kararlarında sürücülerin taksirle öldürme veya taksirle yaralama suçları kapsamında yargılandıkları örnekler bulunmaktadır.

Ceza hukuku açısından;

  • sürücünün hızı,
  • yaya geçidinin durumu,
  • öngörülebilirlik,
  • dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali

özellikle incelenir.


32. Yaya da Ceza Hukuku Bakımından Kusurlu Olabilir mi?

Evet.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, yayaların da trafik kurallarına aykırı davranarak başka bir kişinin ölmesine veya yaralanmasına nedensel katkıda bulunmaları hâlinde taksirli suçlar bakımından sorumluluklarının kategorik olarak dışlanamayacağını kabul etmiştir.

Bu durum özellikle bir yayanın kontrolsüz davranışı nedeniyle başka bir aracın kaçınma manevrası yaparak üçüncü kişiye çarpması gibi olaylarda önem kazanabilir.

Dolayısıyla trafik hukukunda sorumluluk yalnızca motorlu araç kullanan kişilere özgü değildir.


33. Araç İşleteni de Tazminattan Sorumlu Olabilir mi?

Trafik kazasının meydana geldiği aracın sürücüsü ile araç işleteni her zaman aynı kişi olmayabilir.

Örneğin araç;

  • şirket adına kayıtlı,
  • kiralık,
  • aile bireyine ait

olabilir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, motorlu aracın işletilmesinden doğan zararlarda işleten bakımından özel bir hukuki sorumluluk sistemi öngörmektedir. Bu nedenle yaya geçidindeki ölümlü veya yaralanmalı kazada yalnızca sürücü değil, şartları varsa işleten de tazminat sorumluluğuyla karşılaşabilir. KTK’nın güncel metnine KGM’nin mevzuat sayfasından erişilebilmektedir.


34. Trafik Sigortası Yaralanan Yayanın Zararını Karşılar mı?

Zorunlu mali sorumluluk sigortası, sigortalı aracın işletilmesinden kaynaklanan ve poliçe kapsamına giren üçüncü kişi zararları bakımından sigorta teminatı sağlar.

Sigortacının sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsü/işleten yönünden hukuken mevcut sorumluluk ve poliçe limitleri çerçevesinde değerlendirilir. UYAP’taki trafik tazminatı kararlarında da ZMSS sigortacısının sigortalı aracın kusuru oranındaki zarar bakımından sorumluluğu değerlendirilmektedir.

Ancak manevi tazminat ile poliçe kapsamındaki diğer kalemler ayrıca değerlendirilmelidir.


35. Sürücünün %100 Kusurlu Olması Sigorta Şirketinin Her Şeyi Ödeyeceği Anlamına Gelir mi?

Hayır.

Kusur ile sigorta teminatı farklı hukuki meselelerdir.

Sürücünün %100 kusurlu olması, zarar görenin uğradığı gerçek zararın tamamının otomatik olarak sigorta şirketinden sınırsız biçimde alınabileceği anlamına gelmez.

Sigorta şirketinin sorumluluğu;

  • poliçe kapsamı,
  • kişi başına teminat limiti,
  • zarar kaleminin sigorta teminatına dahil olup olmadığı

çerçevesinde değerlendirilir.

Limitleri aşan veya kapsam dışında kalan zararlar bakımından sürücü ve işleten yönünden ayrıca talep gündeme gelebilir.


36. Yayanın Kusurlu Olması Yakınlarının Destekten Yoksun Kalma Talebini Etkiler mi?

Ölümle sonuçlanan kazalarda müteveffanın kazanın meydana gelmesine etkisi, destekten yoksun kalma tazminatının hesabı bakımından önemli bir tartışma konusu hâline gelebilir.

Bu nedenle ölümlü yaya kazalarında;

“Yaya hayatını kaybettiği için kusur artık önemli değildir.”

denilmesi doğru değildir.

Kusur incelemesi;

  • sigortacının,
  • işletenin,
  • sürücünün

nihai sorumluluk miktarını belirlemek bakımından önemini korur.


37. Kusur Oranına İtiraz Edilecekse Hangi Deliller Toplanmalıdır?

Yaya geçidi kazasında kusur uyuşmazlığı varsa özellikle şu deliller önemlidir:

  • Kaza tespit tutanağı,
  • olay yeri fotoğrafları,
  • MOBESE ve EDS görüntüleri,
  • iş yeri güvenlik kameraları,
  • araç içi kamera görüntüleri,
  • trafik ışığı kayıtları,
  • araç hasar fotoğrafları,
  • fren ve lastik izleri,
  • yaya geçidi ve levha fotoğrafları,
  • araç EDR verileri mevcutsa ilgili kayıtlar,
  • tanık beyanları,
  • hastane ve adli raporlar.

Bu belgeler mümkün olduğunca kazanın hemen ardından toplanmalıdır.


38. Özellikle Ölümlü Kazalarda Neden Olay Yeri Yeniden İncelenmelidir?

Çünkü dosyadaki birkaç santimetrelik veya birkaç metrelik fark bile kusur değerlendirmesini değiştirebilir.

Örneğin çarpma noktası;

yaya geçidinin üzerinde

mi,

yoksa

geçidin 8 metre dışında

mı?

Bu soru, uygulanacak trafik kuralları ve tarafların yükümlülükleri bakımından ciddi fark yaratabilir.

Bu nedenle olay yerinin;

  • koordinatları,
  • yol çizgileri,
  • işaret ve levhaları,
  • görüş açıları

mümkün olduğunca objektif şekilde kayıt altına alınmalıdır.


39. Bilirkişi Raporuna İtiraz Ederken Hangi Sorular Sorulmalıdır?

Özellikle şu soruların cevaplandırılması istenebilir:

  1. Çarpma noktası tam olarak nerededir?
  2. Olay yerinde yaya geçidi mevcut mudur?
  3. Geçit olay tarihinde görünür ve işaretli midir?
  4. Sürücü geçide yaklaşık hangi hızla yaklaşmıştır?
  5. Yaya ne kadar süredir taşıt yolu üzerindedir?
  6. Sürücünün yayayı görmesi gereken ilk nokta neresidir?
  7. Sürücünün reaksiyon mesafesi nedir?
  8. Sürücü KTK m.74 gereğince hızını azaltmış olsaydı kaza önlenebilir miydi?
  9. Yaya hangi trafik kuralını ihlal etmiştir?
  10. Yayanın ihlali ile kazanın meydana gelmesi arasında nedensellik bağı var mıdır?
  11. Kamera kayıtları tarafların beyanlarıyla uyumlu mudur?
  12. Tarafların nihai kusur oranları hangi teknik gerekçelerle belirlenmiştir?

Bu sorulara cevap vermeyen ve yalnızca yüzde belirten kusur raporları denetlenebilirlik yönünden tartışmaya açıktır.


40. Yaya Geçidi Kazalarında En Sık Yapılan Kusur Tespit Hataları

“Yaya geçidindeydi, sürücü otomatik %100 kusurludur” demek

Somut olayın bütün teknik koşulları değerlendirilmelidir.

“Yaya kırmızıda geçti, sürücünün hiç kusuru olamaz” demek

Sürücünün kazayı önleme imkânı ayrıca incelenir.

Sadece hız sınırına bakmak

Yaya geçidine uygun hız ayrıca değerlendirilmelidir.

Çarpma noktasını araştırmamak

Kazanın geçit üzerinde veya dışında meydana gelmesi kritik önemdedir.

Kamera kayıtlarını geç istemek

Kayıtlar zamanla silinebilir.

Asli kusuru otomatik %100 kusur kabul etmek

Asli/tali kusur sınıflandırması ile tazminat hesabındaki somut kusur yüzdesi aynı kavram değildir.

Yayanın trafik kurallarını hiç incelememek

KTK m.68 yayalara da yükümlülükler getirmektedir.


41. Örnek Olay: Yaya Geçidinde Çocuğa Çarpılması

Bir sürücünün okul çıkış saatinde okul geçidine yaklaştığını düşünelim.

Sürücü 50 km/s hızla ilerlemekte ve hızını azaltmadan geçide girmektedir.

10 yaşındaki çocuk yaya geçidinde karşıya geçmeye başlamış ve araç çocuğa çarpmıştır.

Kamera görüntülerinde çocuğun çarpışmadan birkaç saniye önce geçide girdiği ve sürücünün çocuğu görebileceği anlaşılmaktadır.

Bu durumda;

  • okul geçidinin varlığı,
  • KTK m.74’teki yavaşlama ve ilk geçiş hakkı yükümlülüğü,
  • çocuğun görünür durumda olması,
  • aracın hızı

birlikte değerlendirildiğinde sürücünün ağır veya tam kusurlu kabul edilmesi gündeme gelebilir. KTK m.74 okul geçitlerini de açıkça düzenlemektedir.


42. Örnek Olay: Yaya Kırmızı Işıkta Yola Çıkıyor

Araç sürücüsü kendisine yeşil ışık yanarken ilerlemektedir.

Yaya kendisine kırmızı ışık yandığı hâlde koşarak yola çıkmaktadır.

Ancak sürücünün de izin verilen hızın çok üzerinde seyrettiği ve normal hızda olsaydı kazayı önleyebileceği bilirkişi tarafından tespit edilmektedir.

Bu durumda hem;

yayanın ışık ihlali

hem de

sürücünün hız ihlali

kazanın meydana gelmesinde rol oynayabilir.

Dolayısıyla kusurun taraflar arasında dağıtılması mümkündür.


43. Örnek Olay: Sürücü Yaya Geçidine Hız Kesmeden Giriyor

Gece saatlerinde yol aydınlatması yeterlidir.

Yaya geçidi levhaları görünür durumdadır.

Yaya geçitten yürüyerek karşıya geçmektedir.

Araç sürücüsü geçide yaklaşırken herhangi bir hız azaltması yapmamaktadır.

Çarpışmadan hemen önce fren yapmasına rağmen yayaya çarpmaktadır.

Bu durumda sürücünün;

“Fren yaptım ancak yetişmedi.”

savunmasından önce şu soru sorulur:

“Yaya geçidine yaklaşırken kanunun emrettiği gibi önceden yavaşlamış olsaydı çarpışma meydana gelir miydi?”

KTK m.74’teki yükümlülük tam olarak bu nedenle önemlidir.


44. Sonuç: Yaya Geçidinde Meydana Gelen Kazada Kusuru Kim Belirler?

Yaya geçidinde meydana gelen ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında sürücü açısından son derece güçlü bir dikkat, yavaşlama ve yayaya ilk geçiş hakkı verme yükümlülüğü bulunmaktadır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 74. maddesi, ışıksız ve görevli bulunmayan işaretlenmiş yaya ve okul geçitlerine yaklaşan sürücünün yavaşlamasını ve geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkı vermesini zorunlu tutmaktadır.

Ancak bundan;

“Yaya geçidinde meydana gelen her kazada sürücü kesinlikle %100 kusurludur.”

sonucu çıkarılmamalıdır.

Yayanın da KTK m.68 kapsamında trafik kurallarına uyma yükümlülüğü vardır.

Bu nedenle kusur belirlenirken;

  • kazanın geçit üzerinde mi gerçekleştiği,
  • ışıkların durumu,
  • yayanın geçişe ne zaman başladığı,
  • sürücünün hızı,
  • sürücünün geçide yaklaşırken yavaşlayıp yavaşlamadığı,
  • görüş mesafesi,
  • fren ve reaksiyon süresi,
  • yayanın davranışı,
  • kamera ve olay yeri kayıtları

bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

Yargısal uygulamada çarpmanın yaya geçidi üzerinde gerçekleştiği olaylarda araç sürücüsünün tamamen kusurlu kabul edildiği örnekler bulunmakla birlikte, kusurun somut teknik veriler çerçevesinde taraflar arasında paylaştırıldığı uyuşmazlıklar da mevcuttur.

Dolayısıyla yaya geçidindeki bir kazada dosyanın sonucu yalnızca;

“Yaya geçidindeydi.”

veya

“Yaya önüme birden çıktı.”

cümlelerinden biriyle belirlenemez.

Asıl belirlenmesi gereken;

sürücünün yaya geçidine yaklaşırken kendisinden beklenen önlemleri alıp almadığı, yayanın trafik kurallarına uygun davranıp davranmadığı ve tarafların her bir davranışının kazanın meydana gelmesine ne ölçüde neden olduğudur.

Özellikle ölüm veya kalıcı sakatlıkla sonuçlanan yaya geçidi kazalarında kusur oranındaki %10–20’lik bir değişiklik dahi destekten yoksun kalma veya bedensel zarar tazminatının miktarını ciddi şekilde etkileyebileceğinden; kamera kayıtları, çarpma noktası, araç hızı ve olay tarihindeki yaya geçidi işaretlemeleri incelenmeden mevcut kusur oranının kesin kabul edilmemesi önem taşımaktadır.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri