Hukuk Makaleleri

Uluslararası Mirasta Saklı Pay: Yurt Dışı Bağlantılı Miraslarda Saklı Pay Hakkı Nasıl Korunur?

Miras bırakanın veya mirasçıların farklı ülkelerde yaşaması, birden fazla vatandaşlığa sahip olması ya da tereke mallarının Türkiye ve yurt dışında bulunması hâlinde uluslararası mirasta saklı pay konusu önemli bir hukuki sorun hâline gelir.

Örneğin yıllardır İngiltere’de yaşayan bir Türk vatandaşının İstanbul’da taşınmazı ve Londra’da banka hesapları bulunabilir. Almanya’da yaşayan bir kişi Türkiye’deki villasını yabancı ülkede hazırladığı vasiyetnameyle tek bir çocuğuna bırakabilir. ABD vatandaşı bir kişi ise Türkiye’de bulunan taşınmazını vasiyetnameyle üçüncü bir kişiye devretmiş olabilir.

Bu gibi durumlarda yalnızca “Türk hukukuna göre saklı payım var.” demek yeterli değildir. Öncelikle mirasın hangi bölümüne hangi ülke hukukunun uygulanacağı belirlenmelidir.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’a göre temel kural, mirasın ölen kişinin millî hukukuna tabi olmasıdır. Bununla birlikte Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında doğrudan Türk hukuku uygulanır.

Bu nedenle uluslararası miras dosyalarında saklı pay hesabı yapılmadan önce miras bırakanın vatandaşlığı, çifte vatandaşlığı, taşınmazların bulunduğu ülkeler, banka hesaplarının yeri, vasiyetname ve sağlığında yapılan bağışlar birlikte değerlendirilmelidir.

Saklı Pay Nedir?

Saklı pay, miras bırakanın vasiyetname, miras sözleşmesi veya belirli şartlarda sağlığında yaptığı kazandırmalarla ortadan kaldıramayacağı asgari miras hakkıdır.

Türk hukukunda miras bırakan malvarlığının tamamı üzerinde sınırsız tasarruf özgürlüğüne sahip değildir. Saklı paylı mirasçılar bulunuyorsa yalnızca tasarruf edilebilir kısım üzerinde serbestçe tasarruf edebilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 560. maddesine göre saklı payının karşılığını alamayan mirasçı, miras bırakanın tasarruf edilebilir kısmını aşan tasarruflarının tenkisini talep edebilir.

Dolayısıyla saklı payı ihlal eden vasiyetname veya bağış kendiliğinden tamamen geçersiz hâle gelmez. İhlalin giderilmesi için şartları varsa tenkis talebinde bulunulması gerekir.

Uluslararası Mirasta Saklı Paya Hangi Ülkenin Hukuku Uygulanır?

Uluslararası mirasta temel mesele budur.

MÖHUK’un 20. maddesine göre:

Miras, ölen kişinin millî hukukuna tabidir. Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında ise Türk hukuku uygulanır.

Kanun ayrıca mirasın açılması sebepleri, kazanılması ve paylaşılmasına ilişkin hükümleri terekenin bulunduğu ülke hukukuna bağlamaktadır.

Saklı paylı mirasçıların kimler olduğu, saklı pay oranları ve miras bırakanın tasarruf özgürlüğünün kapsamı ise genel olarak miras statüsünün bir parçası olarak değerlendirilir. Milletlerarası özel hukuk öğretisinde de saklı pay ve tasarruf nisabı meselelerinin kural olarak mirasa uygulanacak hukuka tabi olduğu kabul edilmektedir.

Ancak Türkiye’deki taşınmazlar bakımından MÖHUK özel bir istisna getirdiğinden, bu mallar üzerindeki saklı pay uyuşmazlıklarında Türk hukuku özellikle önemlidir.

Türkiye’deki Taşınmazlarda Saklı Pay Hangi Hukuka Göre Belirlenir?

Türkiye’de bulunan taşınmazlar bakımından Türk hukuku uygulanır.

Bu kural miras bırakanın;

Alman, İngiliz, Amerikan, Fransız veya başka bir ülkenin vatandaşı olması hâlinde de geçerlidir.

Örneğin ABD vatandaşı bir kişinin İstanbul’da 20 milyon TL değerinde bir dairesi bulunduğunu ve bu taşınmazı ABD’de hazırladığı vasiyetnameyle yalnızca bir kişiye bıraktığını düşünelim.

Vasiyetnamenin şeklen geçerliliği yabancı hukuk veya milletlerarası özel hukuk hükümlerine göre kabul edilebilir. Ancak İstanbul’daki taşınmazın miras hukukuna ilişkin maddi sonuçları bakımından Türk hukukunun uygulanması gerekir.

Dolayısıyla Türkiye’deki taşınmaz yönünden Türk hukukundaki saklı payların ihlal edilip edilmediği ayrıca incelenebilir.

Bu ayrım, yabancı vasiyetnamelerin Türkiye’de uygulanmasında son derece önemlidir.

Yurt Dışındaki Taşınmazlarda Türk Saklı Pay Kuralları Uygulanır mı?

Her durumda değil.

Örneğin Türk vatandaşının Almanya’da evi, İngiltere’de dairesi veya ABD’de taşınmazı bulunabilir.

Türk mahkemesi önündeki kanunlar ihtilafı değerlendirmesinde miras bırakanın millî hukuku önem taşımakla birlikte, yabancı ülkedeki taşınmaz üzerinde işlem yapacak makam ilgili yabancı ülkenin tapu veya probate makamıdır.

Bu makamlar Türk MÖHUK hükümleriyle bağlı değildir. Kendi milletlerarası özel hukuk kurallarını uygularlar.

Bu nedenle aynı kişinin mirasında Türkiye’deki taşınmaz için Türk hukuku uygulanırken, İngiltere veya ABD’deki taşınmaz bakımından yabancı ülke hukukunun farklı sonuç doğurması mümkündür.

Uluslararası mirasın en önemli özelliklerinden biri budur: Aynı terekenin farklı bölümleri farklı hukuk sistemlerine tabi olabilir.

Türkiye’de Saklı Paylı Mirasçılar Kimlerdir?

Türk Medeni Kanunu’nun güncel düzenlemesine göre saklı paylı mirasçılar esas olarak;

altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eştir.

Kardeşlerin saklı payı ise 2007 yılında kaldırılmıştır.

Bu nedenle kardeşin yasal mirasçı olması ile saklı pay sahibi olması aynı şey değildir.

Örneğin miras bırakanın çocuğu, eşi veya anne-babası bulunmadığı için kardeşi yasal mirasçı olabilir. Ancak miras bırakan vasiyetnameyle malvarlığının tamamını başka bir kişiye bırakmışsa kardeş, sırf kardeş olması nedeniyle saklı pay talebinde bulunamaz.

Çocukların Saklı Payı Ne Kadardır?

Altsoyun saklı payı, yasal miras payının yarısıdır.

Örneğin miras bırakanın iki çocuğu bulunuyor ve sağ kalan eş bulunmuyorsa her çocuğun yasal miras payı 1/2’dir.

Her çocuğun saklı payı ise bunun yarısı olan 1/4 olacaktır.

Bu durumda iki çocuğun toplam saklı payı terekenin yarısını oluşturur. Miras bırakan kalan yarı üzerinde tasarruf edebilir.

Uluslararası mirasta Türk hukukunun uygulanması hâlinde yabancı vatandaşlığa sahip çocuklar da vatandaşlıkları nedeniyle bu korumadan mahrum bırakılamaz.

Anne ve Babanın Saklı Payı Ne Kadardır?

Türk Medeni Kanunu’na göre anne ve babadan her birinin saklı payı yasal miras paylarının dörtte biridir.

Ancak anne ve babanın mirasçı olabilmesi için öncelikle altsoyun bulunmaması gerekir.

Bu nedenle saklı pay hesaplaması yapılırken yalnızca kişinin akrabalığına değil, hangi mirasçılık zümresinde bulunduğuna da bakılmalıdır.

Sağ Kalan Eşin Saklı Payı Ne Kadardır?

Sağ kalan eşin saklı payı, birlikte mirasçı olduğu kişilere göre değişmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesine göre sağ kalan eş altsoy veya anne-baba zümresiyle birlikte mirasçıysa yasal miras payının tamamı saklı paydır.

Diğer hâllerde ise saklı pay, yasal miras payının dörtte üçüdür.

Bu durum özellikle yabancı eşlerin bulunduğu uluslararası miraslarda önemlidir.

Miras bırakanın eşinin Alman, İngiliz, Rus veya başka bir ülke vatandaşı olması, Türk hukukunun uygulandığı tereke bakımından eşin saklı payını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Yabancı Mirasçı Saklı Pay Talep Edebilir mi?

Evet.

Saklı pay hakkının bulunması bakımından esas mesele mirasçının Türk veya yabancı olması değil, mirasa hangi hukukun uygulanacağıdır.

Örneğin Türk hukukunun uygulandığı bir tereke bakımından miras bırakanın yabancı uyruklu çocuğu da altsoy olarak saklı pay sahibi olabilir.

Benzer şekilde yabancı uyruklu sağ kalan eş de Türk hukukunun uygulandığı mirasta Türk Medeni Kanunu’ndaki saklı pay korumasından yararlanabilir.

Bu nedenle uluslararası miras uyuşmazlıklarında vatandaşlık ile mirasçılık hakkı birbirinden ayrılmalıdır.

Miras Bırakan Türk Vatandaşıysa Saklı Payda Hangi Hukuk Uygulanır?

MÖHUK’un 20. maddesi gereğince miras kural olarak ölenin millî hukukuna tabi olduğundan, miras bırakan Türk vatandaşıysa Türk mahkemeleri önündeki değerlendirmede kural olarak Türk miras hukuku uygulanır.

Örneğin 30 yıldır İngiltere’de yaşayan ancak yalnızca Türk vatandaşlığı bulunan kişinin yabancı bankalardaki ve diğer tereke unsurlarındaki saklı pay ilişkisi Türk mahkemeleri bakımından Türk miras hukukuyla bağlantılı olacaktır.

Ancak İngiltere’deki banka, taşınmaz veya probate işlemlerinde İngiliz makamlarının kendi kanunlar ihtilafı kurallarını uygulaması mümkündür.

Bu nedenle Türk hukukunun uygulanması gerektiğine ilişkin Türk milletlerarası özel hukuk kuralı, yabancı devletteki makamları otomatik olarak bağlamaz.

Çifte Vatandaşlıkta Saklı Pay Hangi Hukuka Göre Belirlenir?

Çifte vatandaşlık uluslararası mirasta ayrıca önemlidir.

MÖHUK’un vatandaşlığa ilişkin kurallarına göre bir kişinin birden fazla vatandaşlığından biri Türk vatandaşlığıysa, Türk milletlerarası özel hukuku bakımından millî hukuk olarak Türk hukuku esas alınır.

Dolayısıyla Türk-Alman, Türk-İngiliz veya Türk-Amerikan çifte vatandaş kişinin mirasında Türk mahkemelerinin yapacağı vatandaşlık bağlantılı değerlendirmede Türk vatandaşlığı öncelik kazanır.

Buna karşılık kişinin Türk vatandaşlığı bulunmaksızın birden fazla yabancı vatandaşlığı varsa, daha sıkı ilişki içinde bulunduğu devletin hukukunun belirlenmesi gündeme gelir. 5718 sayılı Kanun’un genel vatandaşlık sistemi bu ayrımı esas almaktadır.

Yabancı Hukuk Saklı Pay Tanımıyorsa Ne Olur?

Uluslararası mirasın en tartışmalı konularından biri budur.

Bazı hukuk sistemlerinde Türk hukukundaki gibi klasik bir saklı pay – forced heirship sistemi bulunmayabilir. Bunun yerine miras bırakanın daha geniş vasiyet özgürlüğü olabilir veya belirli aile fertlerine başka dava ve ekonomik koruma yolları tanınmış olabilir.

MÖHUK’un 5. maddesine göre yetkili yabancı hukukun somut olaya uygulanmasının sonucu Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa ilgili yabancı hukuk hükmü uygulanmaz; gerekli hâllerde Türk hukuku uygulanabilir.

Ancak yabancı hukukta Türk hukukundakiyle aynı saklı pay sisteminin bulunmaması, tek başına ve otomatik olarak kamu düzenine aykırılık sonucunu doğurmaz.

Milletlerarası özel hukukta kamu düzeni müdahalesi istisnaidir. Öğretide de yabancı hukukta saklı pay bulunmamasının hangi hâllerde Türk kamu düzenini ihlal edeceği konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Özellikle mirasçılara başka ekonomik koruma yollarının tanındığı hukuk sistemlerinde yalnızca sistem farklılığı nedeniyle Türk kamu düzeninin müdahalesinin gerekmeyebileceği savunulmaktadır.

Bu nedenle yabancı hukukun saklı pay tanımadığı bir dosyada doğrudan Türk Medeni Kanunu’nun uygulanacağını söylemek doğru değildir.

Yabancı Vasiyetname Saklı Payı Ortadan Kaldırabilir mi?

Her durumda hayır.

Miras bırakanın Almanya’da, İngiltere’de, ABD’de veya başka bir ülkede vasiyetname düzenlemiş olması saklı pay problemini ortadan kaldırmaz.

Öncelikle vasiyetnamenin şeklen geçerli olup olmadığı incelenir. Daha sonra vasiyetnamenin maddi sonuçlarına uygulanacak hukuk belirlenir.

Örneğin yabancı vasiyetnameyle Türkiye’deki bir taşınmaz üçüncü kişiye bırakılmışsa MÖHUK’un 20. maddesi gereğince Türkiye’deki taşınmaz bakımından Türk hukuku uygulanacağından saklı pay ihlali ayrıca değerlendirilebilir.

Dolayısıyla:

Vasiyetnamenin geçerli olması ile saklı payı ihlal etmemesi farklı meselelerdir.

Vasiyetname geçerli olabilir ancak içerdiği kazandırma tenkise tabi olabilir.

Miras Bırakan Sağlığında Mallarını Yurt Dışındaki Bir Kişiye Devretmişse Saklı Pay İstenebilir mi?

Şartlarına göre evet.

Saklı pay yalnızca vasiyetnameler nedeniyle ihlal edilmez.

Miras bırakan sağlığında;

çocuğuna yüksek miktarda para vermiş, taşınmaz bağışlamış, malvarlığını üçüncü kişilere karşılıksız devretmiş veya saklı pay kurallarını etkisiz hâle getirmek amacıyla çeşitli kazandırmalarda bulunmuş olabilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 508. maddesi, tenkise tabi sağlararası karşılıksız kazandırmaların tasarruf edilebilir kısmın hesabında terekeye eklenmesini öngörmektedir.

Dolayısıyla uluslararası mirasta yalnızca ölüm anında mevcut malvarlığına bakılması yeterli değildir.

Özellikle büyük tutarlı uluslararası para transferleri, yabancı ülkedeki taşınmaz bağışları ve şirket hissesi devirlerinin hukuki niteliği ayrıca araştırılmalıdır.

Yurt Dışına Yapılan Bağışlar Tenkis Davasında Hesaba Katılabilir mi?

Bir bağışın yabancı ülkede yapılmış olması onu otomatik olarak tenkis hesabı dışında bırakmaz.

Ancak yine öncelikle hangi hukukun uygulanacağı belirlenmelidir.

Türk hukukunun uygulanması gereken tereke bakımından TMK’daki tenkise tabi kazandırma hükümleri gündeme gelebilir.

Bu nedenle miras bırakanın ölümünden önce;

Almanya’daki çocuğuna para transfer etmesi, İngiltere’deki bir hesabından üçüncü kişiye yüksek miktarda bağış yapması veya Türkiye’deki mallarını elden çıkararak bedellerini yurt dışına göndermesi

saklı pay hesabında araştırılması gereken işlemler olabilir.

Uluslararası tenkis davalarında banka kayıtları, SWIFT transferleri, yabancı tapu kayıtları ve şirket belgeleri bu nedenle önem taşıyabilir.

Saklı Pay Nasıl Hesaplanır?

Saklı pay hesabında yalnızca ölüm tarihinde miras bırakanın adına kayıtlı taşınmazların toplamına bakılmaz.

Öncelikle terekenin aktif ve pasifi belirlenir.

Türk Medeni Kanunu’na göre tasarruf edilebilir kısım miras bırakanın ölüm günündeki tereke durumu esas alınarak hesaplanır. Borçlar ve kanunda belirtilen bazı giderler indirilir; tenkise tabi sağlararası kazandırmalar ise gerektiğinde hesaba eklenir.

Uluslararası miras dosyasında bu nedenle Türkiye’de ve yurt dışında bulunan bütün ilgili malvarlığı unsurlarının değerleri tespit edilmelidir.

Örneğin terekenin bir kısmı avro, bir kısmı sterlin, bir kısmı dolar ve bir kısmı Türk lirası olabilir. Taşınmazlar ve şirket hisseleri farklı ülkelerde bulunabilir.

Değerleme tarihi ve uygulanacak hukuk doğru belirlenmeden yapılan basit matematiksel hesap saklı payın yanlış belirlenmesine neden olabilir.

Tenkis Davası Nedir?

Tenkis davası, saklı payı ihlal edilen mirasçının miras bırakanın tasarruflarının tasarruf edilebilir kısmı aşan bölümünün azaltılmasını talep ettiği davadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 560. maddesi bu hakkı açıkça düzenlemektedir.

Tenkis davasının amacı vasiyetnameyi veya bağışı her durumda tamamen ortadan kaldırmak değildir.

Esas amaç, saklı pay ihlalini giderecek miktarda kazandırmanın azaltılmasıdır.

Bu nedenle örneğin miras bırakan tasarruf edebileceği miktarı yalnızca %10 aşmışsa, bütün vasiyetnamenin iptal edilmesi yerine saklı payı karşılayacak oranda tenkis yapılması gündeme gelir.

Uluslararası Mirasta Tenkis Davası Nerede Açılır?

Türkiye’de açılacak miras davalarının milletlerarası yetkisi MÖHUK hükümlerine göre değerlendirilir.

Miras bırakanın Türkiye’de son yerleşim yerinin bulunması veya Türkiye’de tereke mallarının bulunması mahkemenin yetkisinin belirlenmesinde önem taşıyabilir.

Ancak uluslararası terekenin farklı ülkelerde bulunması hâlinde tek bir Türk mahkemesi kararının yabancı ülkedeki taşınmaz sicilinde veya banka hesabında otomatik olarak uygulanacağı düşünülmemelidir.

Örneğin Türk mahkemesinin verdiği tenkis kararının Almanya’daki bir taşınmaz üzerinde sonuç doğurması için Alman hukukundaki tanıma, icra veya tapu prosedürlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Bu nedenle uluslararası tenkis davası açmadan önce kararın hangi ülkedeki hangi malvarlığı üzerinde uygulanacağı da planlanmalıdır.

Tenkis Davası Açma Süresi Nedir?

Türk hukukunun uygulandığı tenkis davalarında süre son derece önemlidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 571. maddesine göre tenkis davası açma hakkı, mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kullanılmalıdır.

Her hâlde vasiyetnamelerde vasiyetnamenin açılmasının, diğer tasarruflarda ise mirasın açılmasının üzerinden on yıl geçmekle dava hakkı düşer. Kanun ayrıca tenkis iddiasının def’i yoluyla her zaman ileri sürülebileceğini düzenlemektedir.

Bu süreler zamanaşımı değil, hak düşürücü süre niteliğindedir.

Uluslararası miras dosyalarında yabancı ülkedeki probate, veraset veya vasiyetname işlemlerinin uzun sürmesi nedeniyle Türk hukukundaki sürelerin gözden kaçırılması özellikle risklidir.

Yurt Dışında Vasiyetname Açılmışsa Bir Yıllık Süre Ne Zaman Başlar?

Bu konu somut dosyaya göre özellikle incelenmelidir.

TMK’nın 571. maddesi vasiyetnameler bakımından bir yıllık sürenin saklı pay ihlalinin öğrenilmesiyle bağlantılı olduğunu, on yıllık azami sürenin ise vasiyetnamenin açılmasından başladığını düzenlemektedir.

Yabancı ülkede açılmış bir vasiyetnamenin Türkiye’de de işlem görmesi hâlinde yabancı ve Türk prosedürlerinin birbirinden farklı tarihlerde tamamlanması mümkündür.

Bu nedenle “vasiyetname Almanya’da üç yıl önce açıldı, Türkiye’de süre mutlaka dolmuştur” veya bunun tam tersi şekilde otomatik bir değerlendirme yapılmamalıdır.

Sürenin başlangıcı, uygulanacak hukuk ve yapılan işlemler somut dosya üzerinden belirlenmelidir.

Saklı Pay İhlali ile Muris Muvazaası Aynı Şey midir?

Hayır.

Türkiye’de özellikle taşınmaz devri uyuşmazlıklarında iki dava türü sıkça karıştırılmaktadır.

Tenkis davası, saklı payı korur.

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası ise miras bırakanın gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla görünürde satış gibi göstermesi iddiasına dayanır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihadında muris muvazaası iddiasını ileri sürebilmek için davacının mutlaka saklı paylı mirasçı olması şart değildir; miras hakkı ihlal edilen mirasçılar şartları varsa dava açabilir.

Bu nedenle yabancı bağlantılı bir miras dosyasında “saklı pay ihlal edilmiş” denilerek doğrudan tenkis davasına yönelmek her zaman doğru olmayabilir.

Devrin muvazaalı olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Yabancı Mahkeme Kararı Saklı Payı Ortadan Kaldırabilir mi?

Yabancı ülkede miras hakkında verilmiş probate, veraset veya paylaşım kararı Türkiye’de kullanılmak istenebilir.

Ancak yabancı mahkeme kararının Türkiye’de doğrudan sonuç doğurabilmesi her durumda mümkün değildir.

Kararın niteliğine göre MÖHUK kapsamında tanıma veya tenfiz gerekebilir.

Ayrıca Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukukunun uygulanması gerektiğinden, yabancı kararda Türkiye’deki taşınmaz bakımından Türk hukukundaki saklı pay kurallarından tamamen farklı bir paylaşım yapılmışsa kararın Türkiye’deki etkisi ayrıca incelenmelidir.

Dolayısıyla yabancı miras kararının bulunması, Türkiye’de saklı pay tartışmasını her durumda sona erdirmez.

Uluslararası Mirasta Kamu Düzeni Ne Zaman Devreye Girer?

MÖHUK’un 5. maddesi uyarınca yetkili yabancı hukukun somut olaya uygulanmasının sonucu Türk kamu düzenine açıkça aykırı ise yabancı hukuk hükmünün uygulanması engellenebilir.

Ancak kamu düzeni müdahalesinin sınırı dardır.

Yargıtay da milletlerarası özel hukukta kamu düzeninin iç hukuktaki kamu düzeninden daha dar değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Yabancı hukuk kuralının Türk hukukundan farklı olması tek başına müdahale için yeterli değildir.

Saklı pay konusunda öğretide de farklı görüşler bulunmaktadır. Bir görüş, özellikle altsoyun hiçbir ekonomik korumaya sahip olmadığı çok ağır sonuçlarda kamu düzeni müdahalesini savunurken; başka bir görüş yabancı hukukta klasik saklı pay bulunmamasının tek başına kamu düzeni ihlali oluşturmayacağını kabul etmektedir.

Bu nedenle kamu düzeni değerlendirmesi her dosyada somut sonuç üzerinden yapılmalıdır.

Uluslararası Saklı Pay Uyuşmazlığında Nasıl Hareket Edilmelidir?

Uluslararası miras dosyasında saklı pay iddiası değerlendirilirken en güvenli yaklaşım şu sırayla ilerlemektir:

  1. Miras bırakanın ölüm tarihindeki bütün vatandaşlıkları belirlenmelidir.
  2. Türkiye’de ve yurt dışında bulunan taşınmaz, banka hesabı, şirket hissesi ve diğer malvarlığı çıkarılmalıdır.
  3. Her malvarlığı unsuru bakımından uygulanacak hukuk ayrı ayrı tespit edilmelidir.
  4. Vasiyetname, miras sözleşmesi ve yabancı probate belgeleri incelenmelidir.
  5. Miras bırakanın sağlığında yaptığı büyük bağışlar ve malvarlığı devirleri araştırılmalıdır.
  6. Türk hukukunun uygulandığı bölüm bakımından saklı pay ve tasarruf edilebilir kısım hesaplanmalıdır.
  7. Yabancı hukuk uygulanıyorsa o ülkede forced heirship, family provision veya benzeri koruma yolları bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
  8. Tenkis, vasiyetnamenin iptali veya muris muvazaası davalarından hangisinin uygun olduğu belirlenerek hak düşürücü süreler kontrol edilmelidir.

Özellikle yüksek değerli ve birden fazla ülkeye yayılan tereke dosyalarında bu inceleme yapılmadan yalnızca Türk tapu kayıtlarından hareket edilmesi eksik sonuç doğurabilir.

Sık Sorulan Sorular

Uluslararası mirasta saklı pay var mıdır?

Evet, ancak saklı payın bulunup bulunmadığı ve oranı mirasa uygulanacak hukuka göre belirlenir. Türk hukukunun uygulandığı durumlarda TMK’daki saklı pay kuralları geçerlidir.

Yabancı ülkede yaşayan Türk vatandaşının çocuklarının saklı payı var mı?

Türk hukukunun mirasa uygulandığı durumda çocukların saklı payı yasal miras paylarının yarısıdır. Yurt dışında yaşamaları bu hakkı ortadan kaldırmaz.

Yabancı vatandaş Türkiye’de saklı pay talep edebilir mi?

Evet. Türk hukukunun uygulandığı tereke bakımından kişinin yabancı vatandaşlığı saklı pay sahibi olmasına engel değildir.

Türkiye’deki taşınmaz için yabancı hukuk saklı pay tanımıyorsa ne olur?

Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında MÖHUK’un 20. maddesi gereğince Türk hukuku uygulanır. Bu nedenle Türk hukukundaki saklı pay hükümleri ayrıca değerlendirilir.

İngiltere veya ABD’deki mirasta Türk saklı pay kuralları otomatik olarak uygulanır mı?

Hayır. Yabancı ülkedeki malvarlığı için ilgili ülkenin milletlerarası özel hukuk ve miras kurallarının ayrıca incelenmesi gerekir.

Yabancı vasiyetname saklı payı ortadan kaldırır mı?

Türk hukukunun uygulandığı tereke bakımından hayır. Yabancı vasiyetname geçerli olsa dahi saklı payı ihlal eden bölümü şartları varsa tenkis edilebilir.

Kardeşlerin saklı payı var mı?

Hayır. Türk hukukunda kardeşlerin saklı payı 2007 yılında kaldırılmıştır.

Sağ kalan yabancı eşin saklı payı var mı?

Türk hukukunun uygulandığı mirasta evet. Eşin yabancı vatandaş olması saklı pay hakkını ortadan kaldırmaz.

Yurt dışına yapılan bağışlar saklı pay hesabına girebilir mi?

Türk hukukunun uygulandığı durumda ve kazandırmanın TMK kapsamında tenkise tabi olması hâlinde yurt dışına yapılmış olması tek başına hesaba katılmasına engel değildir.

Tenkis davası ne kadar sürede açılmalıdır?

Türk hukukunda saklı pay ihlalinin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık ve kanunda öngörülen hâllerde on yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır.

Yabancı hukukta saklı pay yoksa mutlaka Türk hukuku mu uygulanır?

Hayır. Saklı pay sisteminin farklı olması tek başına Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmaz. Kamu düzeni müdahalesi MÖHUK m.5 kapsamında somut olayın sonucuna göre istisnai olarak değerlendirilir.

Sonuç: Uluslararası Mirasta Saklı Pay İçin Önce Uygulanacak Hukuk Belirlenmelidir

Uluslararası mirasta saklı pay uyuşmazlıklarının çözümünde ilk soru “Saklı pay oranı nedir?” değil, “Bu mirasa hangi ülkenin hukuku uygulanır?” olmalıdır.

5718 sayılı MÖHUK’a göre miras kural olarak ölen kişinin millî hukukuna tabidir. Bunun en önemli istisnası ise Türkiye’de bulunan taşınmazlardır; bu taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır.

Türk hukukunun uygulanması hâlinde altsoy, anne ve baba ile sağ kalan eş kanunda belirtilen oranlarda saklı pay korumasından yararlanabilir. Kardeşler ise artık saklı paylı mirasçı değildir.

Yabancı ülkede hazırlanmış vasiyetname, yabancı mahkeme kararı veya miras bırakanın yıllarca yurt dışında yaşamış olması da Türkiye’deki taşınmazlar bakımından Türk saklı pay kurallarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Buna karşılık yurt dışındaki taşınmaz, banka hesabı veya diğer malvarlığı bakımından yabancı ülke hukukunun uygulanması mümkündür. Yabancı hukukta Türk hukukundakiyle aynı saklı pay sistemi bulunmaması ise tek başına Türk kamu düzeninin müdahalesini gerektirmez; somut sonucun MÖHUK m.5 kapsamında ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Saklı pay ihlal edilmişse Türk hukukunun uygulandığı durumlarda tenkis davası gündeme gelebilir. Ancak aynı olayda vasiyetnamenin iptali, muris muvazaası, tapu iptali ve tescil veya yabancı kararın tanınması gibi farklı hukuki yollar da söz konusu olabilir.

Bu nedenle uluslararası mirasta saklı pay hakkını korumanın en etkili yolu; miras bırakanın vatandaşlıklarını, Türkiye ve yurt dışındaki bütün tereke mallarını, yabancı vasiyetname ve mahkeme kararlarını ve miras bırakanın sağlığında yaptığı kazandırmaları birlikte inceleyerek ülke ve malvarlığı bazında uygulanacak hukuku belirlemektir.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Çerez tercihleri