Hukuk Makaleleri

Trafik Kazası ve İş Kazası Tazminatlarında Faiz Başlangıcı Değişti: 12. Yargı Paketi Sonrası Yeni Sistem

Trafik kazası veya iş kazası nedeniyle bedensel zarara uğrayan kişinin açacağı maddi tazminat davalarında yalnızca tazminatın ana para miktarı değil, tazminata hangi tarihten itibaren faiz işletileceği de büyük önem taşımaktadır. Özellikle ağır yaralanma, sürekli iş göremezlik, çalışma gücü kaybı ve ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma davalarının yıllarca sürebildiği düşünüldüğünde, faiz başlangıç tarihindeki birkaç yıllık fark dahi tahsil edilecek toplam tazminat miktarında ciddi değişiklik yaratabilmektedir.

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren ve kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun, bu konuda önemli bir değişiklik yapmıştır. 7589 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine iki yeni fıkra eklenmiş ve özellikle çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi nedeniyle talep edilen tazminatlar ile destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcı iki ayrı döneme ayrılmıştır.

Yeni düzenleme nedeniyle artık trafik kazası veya iş kazası sonucunda hesaplanan çalışma gücü kaybı tazminatının tamamı açısından tek bir faiz başlangıç tarihinden söz edilmesi mümkün değildir.

Kanunun oluşturduğu temel ayrım şöyledir:

Zarar görenin veya ölen desteğin kazancının bilindiği dönem için hesaplanan tazminata, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten itibaren kanuni faiz işletilecektir.

Buna karşılık;

zarar görenin veya desteğin kazancının bilinemediği dönem için hesaplanan tazminata ancak mahkemenin karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecektir.

Bu değişiklik özellikle trafik kazası tazminat davaları, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik davaları, meslekte kazanma gücü kaybı tazminatları ve ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma davaları açısından önem taşımaktadır.

Ancak yeni sistem bütün trafik ve iş kazalarına uygulanmamaktadır.

7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin dokuzuncu fıkrası son derece açık bir geçiş hükmü getirmiştir. Buna göre TBK m.55’te yapılan bu değişiklik yalnızca 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanacaktır. Bu tarihten önce meydana gelen trafik kazaları ve iş kazaları bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecektir.

Dolayısıyla yeni düzenleme değerlendirilirken ilk sorulması gereken soru şudur:

Kaza hangi tarihte meydana geldi?

12. Yargı Paketi Trafik ve İş Kazası Tazminatlarında Neyi Değiştirdi?

7589 sayılı Kanun 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM tarafından kabul edilmiş, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kanunun 18. maddesiyle TBK m.55’e çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma zararları bakımından yeni faiz ve mahsup hükümleri eklenmiştir.

Yeni hükümde iki farklı tazminat dönemi bulunmaktadır:

Kazancın bilindiği dönem

ve

kazancın bilinemediği dönem.

Kanun bu iki dönem için farklı faiz başlangıç tarihleri öngörmüştür.

Kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminat için faiz, zarar doğuran olay tarihinden itibaren işler.

Kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminat bakımından ise faiz, mahkemenin karar tarihinden itibaren işletilir.

Bu nedenle örneğin bir trafik kazası sonrasında sürekli çalışma gücü kaybına uğrayan kişinin 4.000.000 TL maddi tazminat alacağı hesaplanmışsa, bundan sonra otomatik olarak 4.000.000 TL’nin tamamına kaza tarihinden itibaren faiz işletileceği söylenemez.

Bilirkişi tarafından hesaplanan tazminatın hangi bölümünün kazancın bilindiği döneme, hangi bölümünün kazancın bilinemediği döneme ait olduğunun belirlenmesi gerekecektir.

Trafik Kazası Tazminatında Faiz Başlangıcı Artık Nasıl Belirlenecek?

31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen bir trafik kazasında mağdurun çalışma gücü azalmış veya tamamen ortadan kalkmış olabilir.

Örneğin trafik kazası sonucunda kişinin yüzde 40 sürekli iş göremezlik oranına sahip olduğu tespit edilmiş olsun.

Bu kişi gelecekte de çalışabileceği dönem boyunca gelir kaybına uğrayacaktır.

Yeni TBK m.55 düzenlemesi, bu kaybın hesaplanmasında kişinin kazancının bilindiği dönem ile bilinemediği dönem arasında faiz bakımından ayrım yapılmasını zorunlu hâle getirmiştir.

Buna göre kazancın bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat için trafik kazasının meydana geldiği tarihten itibaren kanuni faiz gündeme gelecektir.

Kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminat için ise kanuni faiz mahkeme karar tarihinden itibaren başlayacaktır.

Dolayısıyla özellikle uzun süren trafik kazası davalarında bu ayrım ekonomik açıdan son derece önemli sonuçlar doğurabilir.

İş Kazası Tazminatında Faiz Başlangıcı Değişti mi?

Evet; ancak değişikliğin kapsamı doğru tanımlanmalıdır.

Bir iş kazası sonucunda işçinin çalışma gücünün azalması veya tamamen yitirilmesi nedeniyle TBK m.54 ve m.55 kapsamında maddi tazminat talep edilmesi hâlinde yeni TBK m.55 düzenlemesi önem taşımaktadır. İş kazası ölümle sonuçlanmışsa ölen işçinin desteğinden yoksun kalan kişilerin destekten yoksun kalma tazminatları bakımından da aynı yeni düzenleme gündeme gelecektir.

Ancak;

“12. Yargı Paketi bütün iş kazası tazminatlarının faiz başlangıcını değiştirdi.”

şeklindeki ifade fazla geniştir.

TBK m.54, bedensel zarar kalemlerini;

tedavi giderleri,

kazanç kaybı,

çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar

ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar

olarak ayrı ayrı düzenlemektedir. Yeni TBK m.55 fıkrası ise açık şekilde çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma kayıplarına ilişkin faiz sistemini düzenlemektedir.

Bu nedenle tedavi gideri, manevi tazminat veya başka bir zarar kalemi bakımından yeni fıkranın otomatik olarak aynı faiz rejimini getirdiğini söylemek doğru olmaz.

Her talep kalemi ayrı değerlendirilmelidir.

İş Kazasında İşveren Yönünden Faiz Nasıl Değerlendirilecek?

İş kazası nedeniyle işverene karşı açılan maddi tazminat davalarında uygulamada olay tarihi faiz bakımından uzun süredir önemli bir başlangıç noktasıdır. UYAP’ta yayımlanan iş kazası ve bedensel zarar kararlarında da işveren veya haksız fiil sorumluları yönünden olay tarihinden itibaren faiz uygulamalarına rastlanmaktadır.

Yeni düzenleme, 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen iş kazalarında çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatının kazancın bilinemediği döneme ilişkin bölümünü bundan ayırmaktadır.

Buna göre bu geleceğe ilişkin bölüm açısından faiz artık olay tarihinden değil, karar tarihinden itibaren işletilecektir.

Dolayısıyla yeni sistem özellikle uzun süren iş kazası davalarında hükmedilecek toplam faiz miktarı üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir.

“Bilinen Dönem” Ne Demektir?

Kanun doğrudan “geçmiş dönem” ifadesini kullanmamaktadır.

TBK m.55’in yeni fıkrasında kullanılan ifade;

“zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği dönem”

şeklindedir.

Uygulamada tazminat hesaplamalarında kişinin geçmiş dönemde gerçekleşmiş ve objektif şekilde belirlenebilen gelirleri ile gelecekte elde edeceği varsayımsal gelirler arasında zaten önemli bir ayrım bulunmaktadır.

Yeni düzenleme bu ayrımı artık faiz başlangıcı bakımından da doğrudan önemli hâle getirmektedir.

Örneğin bir kişi 1 Ağustos 2026 tarihinde trafik kazası geçirmiş ve tazminat davası 1 Ağustos 2029 tarihinde karara bağlanmış olabilir.

2026 ile 2029 arasındaki belirli kazanç bilgileri dava sırasında artık bilinebilir duruma gelebilir.

Buna karşılık kişinin karar tarihinden sonraki 10, 20 veya 30 yıllık çalışma hayatında elde edeceği gelir kesin olarak bilinemediğinden aktüeryal yöntemlerle varsayımsal şekilde hesaplanabilir.

Yeni kanun faiz bakımından tam da bu farklılığa hukuki sonuç bağlamaktadır.

“Bilinemeyen Dönem” Ne Demektir?

Kanunun kullandığı ikinci kavram;

“kazancın bilinemediği dönem”

ifadesidir.

Bu dönem, özellikle çalışma gücü kaybı veya destekten yoksun kalma tazminatlarında geleceğe ilişkin gelir projeksiyonlarının yapıldığı bölüm açısından önemlidir.

Örneğin 30 yaşındaki bir işçinin ciddi bir iş kazası sonucunda yüzde 50 çalışma gücü kaybına uğradığını düşünelim.

Mahkeme kararının verildiği tarihten sonraki çalışma hayatı bakımından kişinin;

ileride ne kadar gelir elde edeceği,

ücretinin ne ölçüde artacağı,

çalışma hayatının nasıl devam edeceği

kesin biçimde bilinemeyebilir.

Bu nedenle gelecek dönem tazminatı aktüeryal hesaplama ile belirlenir.

Yeni TBK m.55 kapsamında bu bilinemeyen döneme ilişkin hesaplanan tazminatın faiz başlangıcı artık mahkeme karar tarihidir.

Yeni Sistemde Tazminat İkiye mi Ayrılacak?

Faiz hesabı açısından fiilen böyle bir ayrım yapılması gerekecektir.

Bilirkişi raporunda veya mahkeme değerlendirmesinde;

kazancın bilindiği dönem için hesaplanan tazminat tutarı

ile

kazancın bilinemediği dönem için hesaplanan tazminat tutarının

ayrı ayrı belirlenmesi önem kazanmıştır.

Çünkü iki tutarın faiz başlangıç tarihi farklıdır.

Örneğin toplam çalışma gücü kaybı tazminatı 5.000.000 TL olarak hesaplanmış olsun.

Bunun;

1.500.000 TL’si kazancın bilindiği döneme,

3.500.000 TL’si ise kazancın bilinemediği döneme

ait olabilir.

Bu durumda yeni düzenleme kapsamında 1.500.000 TL’lik bölüme kaza tarihinden itibaren, 3.500.000 TL’lik bölüme ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesi gündeme gelecektir.

Bu örnek yalnızca sistemin mantığını açıklamak içindir; gerçek dosyada dönem ve tazminat miktarları aktüeryal ve hukuki verilere göre belirlenmelidir.

31 Temmuz 2026’dan Önceki Trafik Kazalarında Yeni Sistem Uygulanacak mı?

Hayır.

Bu konuda 7589 sayılı Kanun açık bir geçiş hükmü içermektedir.

Geçici madde 1/9’a göre TBK m.55’te yapılan değişiklik yalnızca değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylara uygulanacaktır.

31 Temmuz 2026’dan önce meydana gelen olaylar bakımından önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.

Dolayısıyla örneğin trafik kazası;

10 Temmuz 2026 tarihinde meydana gelmiş,

dava ise Ağustos 2026’da açılmış

olsa dahi yeni faiz başlangıç sistemi uygulanmaz.

Burada dava tarihi değil kazanın meydana geldiği tarih belirleyicidir.

Aynı durum iş kazaları bakımından da geçerlidir.

2025 Yılındaki Trafik Kazası Davası Hâlen Devam Ediyorsa Ne Olacak?

Yeni TBK m.55 uygulanmayacaktır.

Örneğin trafik kazası 15 Mayıs 2025 tarihinde meydana gelmiş, dava 2026 yılında devam ediyor ve mahkeme 2027 yılında karar verecek olsun.

Kazanın 31 Temmuz 2026’dan önce meydana gelmiş olması nedeniyle yeni “bilinen dönem–bilinemeyen dönem” faiz ayrımı bu dosyaya uygulanmayacaktır.

7589 sayılı Kanun bu konuda devam eden davanın tarihine veya karar tarihine değil, zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihe bakmaktadır.

Bu geçiş kuralı uygulamada son derece önemlidir.

30 Temmuz 2026 Tarihinde Meydana Gelen İş Kazasında Yeni Sistem Uygulanır mı?

Hayır.

Yeni hüküm 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir ve geçiş maddesi, yürürlük tarihinden önce gerçekleşen zarar doğuran olayları eski sisteme tabi tutmuştur.

Bu nedenle 30 Temmuz 2026 tarihli iş kazasında eski hükümler uygulanmaya devam eder.

1 Ağustos 2026 Tarihli Trafik Kazasında Yeni Sistem Uygulanır mı?

Evet.

Kaza yeni düzenlemenin yürürlüğünden sonra meydana geldiği için TBK m.55’in yeni faiz başlangıcı hükümleri uygulanabilir.

Bu durumda çalışma gücü kaybı veya destekten yoksun kalma tazminatı bakımından bilinen ve bilinemeyen dönem ayrımının yapılması gerekir.

Trafik Kazasında Sigorta Şirketi İçin Faiz Başlangıcı Aynı mı?

Her durumda aynı değildir.

Trafik kazası dosyalarında son derece önemli bir ayrım yapılmalıdır:

Sürücü ve işleten yönünden faiz başlangıcı

ile

zorunlu mali sorumluluk sigortacısı yönünden temerrüt tarihi

aynı hukuki kurala tabi olmayabilir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi, sigortacının gerekli belgelerin kendisine iletilmesinden itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içerisinde ödeme yapmasını öngörmektedir.

UYAP’ta yayımlanan yargı kararlarında da sigorta şirketinin, gerekli belgelerle başvurudan sonraki sekiz iş günlük sürenin sonunda temerrüde düşeceğine ve faiz başlangıcının bu nedenle sürücü veya işleten yönünden farklılaşabileceğine ilişkin uygulamalar bulunmaktadır.

Bu nedenle yeni TBK m.55 düzenlemesi;

“Artık trafik kazasındaki bütün davalılara aynı tarihten faiz işletilir.”

şeklinde yorumlanmamalıdır.

Özellikle sigorta şirketi davalıysa KTK m.99, sigorta sözleşmesi ve somut başvuru tarihi ayrıca değerlendirilmelidir.

Trafik Sigortasına Başvuru Yapılmadan Faiz İstenebilir mi?

Sigorta şirketinin temerrüt tarihi bakımından başvurunun yapılıp yapılmadığı ve gerekli belgelerin sunulup sunulmadığı önem taşımaktadır.

KTK m.99 sigortacının ödeme süresini belgelerin sigortacıya iletilmesinden itibaren sekiz iş günü olarak düzenlemektedir.

Bu nedenle örneğin trafik kazası 1 Ağustos 2026 tarihinde olmuş, sigorta şirketine gerekli belgelerle 1 Ekim 2026 tarihinde başvuru yapılmışsa sigortacı yönünden faiz başlangıcı ayrıca temerrüt hükümleri üzerinden incelenmelidir.

Yeni TBK m.55’teki bilinen/bilinemeyen dönem ayrımı, sigorta şirketine özgü temerrüt hükümlerini ortadan kaldıran bir düzenleme değildir.

İş Kazası Sigorta Şirketi Bakımından Durum Nedir?

İş kazası dosyalarında da işveren ile varsa sigorta şirketinin hukuki sorumluluğu ve temerrüt tarihi her zaman aynı olmayabilir.

UYAP’ta yer alan uyuşmazlıklarda iş kazası veya bedensel zarar tazminatlarında işveren/sorumlu kişiler ile sigortacı açısından farklı faiz başlangıç tarihlerinin değerlendirildiği örnekler bulunmaktadır.

Bu nedenle iş kazası davasında;

işveren,

alt işveren,

asıl işveren,

üçüncü kişi

ve sigorta şirketi

gibi birden fazla davalı bulunuyorsa her davalı bakımından faiz başlangıcının ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Yeni TBK m.55 düzenlemesi, bu özel temerrüt meselelerinden bağımsız olarak tazminatın bilinen ve bilinemeyen dönemine ilişkin temel faiz rejimini düzenlemektedir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Faiz Başlangıcı Nasıl Değişti?

Yeni düzenlemenin doğrudan kapsadığı ikinci önemli tazminat türü destekten yoksun kalma tazminatıdır.

Trafik kazası veya iş kazası ölümle sonuçlanmışsa ölen kişinin desteğinden yoksun kalan kişiler, şartları varsa destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.

Yeni TBK m.55 açıkça ölen kişinin desteğinden yoksun kalan kişilerin uğradıkları kayıpları da kapsamaktadır.

Bu durumda da destek olan kişinin kazancının bilindiği dönem ile bilinemediği dönem ayrılacaktır.

Kazancın bilindiği döneme ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı için faiz, trafik kazası veya iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren işletilecektir.

Kazancın bilinemediği geleceğe ilişkin bölüm için ise faiz mahkemenin karar tarihinden itibaren başlayacaktır.

Ölümlü Trafik Kazasında Örnek Faiz Hesabı

Örneğin 1 Eylül 2026 tarihinde trafik kazasında hayatını kaybeden bir kişinin eşi ve çocukları destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş olsun.

Mahkeme 1 Eylül 2029 tarihinde karar vermiş olsun.

Bilirkişi tarafından;

kazancın bilindiği döneme ilişkin toplam destek kaybı 1.200.000 TL,

kazancın bilinemediği döneme ilişkin gelecekteki destek kaybı ise 3.800.000 TL

olarak hesaplanmış olsun.

Yeni TBK m.55 sistemi altında;

1.200.000 TL bakımından 1 Eylül 2026 tarihinden,

3.800.000 TL bakımından ise 1 Eylül 2029 tarihinden

itibaren kanuni faiz gündeme gelecektir.

Bu nedenle özellikle uzun süren ölüm ve bedensel zarar davalarında tazminat raporunun dönemlere göre ayrıntılı hazırlanması önemli hâle gelmiştir.

Manevi Tazminatın Faiz Başlangıcı da Değişti mi?

Yeni TBK m.55 fıkrası manevi tazminatı düzenlememektedir.

Kanunun açık lafzı;

çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar

ile

destekten yoksun kalma kayıpları

üzerinden kurulmuştur.

Bu nedenle trafik kazası veya iş kazası nedeniyle talep edilen manevi tazminatın faiz başlangıcının da artık otomatik olarak karar tarihine kaydığı söylenemez.

Manevi tazminat bakımından mevcut genel ve özel hükümler ile yüksek mahkeme uygulaması ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu ayrım özellikle dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat birlikte talep edildiğinde önem taşır.

Tedavi Giderlerinde Faiz Başlangıcı Değişti mi?

Yeni fıkranın lafzı doğrudan tedavi giderlerini kapsamamaktadır.

TBK m.54 tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücü kaybını ve ekonomik geleceğin sarsılması zararını birbirinden ayrı bedensel zarar kalemleri olarak düzenlemektedir.

TBK m.55’e 12. Yargı Paketi ile eklenen yeni hüküm ise açıkça çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma kayıplarının faizini düzenlemektedir.

Bu nedenle tedavi giderlerinde yeni fıkranın doğrudan uygulanacağı şeklinde genelleme yapılmamalıdır.

Geçici İş Göremezlik Tazminatında Yeni Faiz Sistemi Uygulanır mı?

Bu konuda zarar kaleminin hukuki niteliği dikkatle belirlenmelidir.

TBK m.54 kazanç kaybını ayrı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kaybı ayrı bir zarar kalemi olarak düzenlemektedir.

Yeni TBK m.55 ise açık lafzıyla çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıpları kapsamaktadır.

Dolayısıyla geçici iş göremezlik veya geçici kazanç kaybı taleplerinin yeni hüküm kapsamına girip girmediği belirlenirken talebin nasıl nitelendirildiği ve hangi zarar kalemi kapsamında hesaplandığı somut dosyada ayrıca incelenmelidir.

Yeni düzenlemenin henüz 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiş olması nedeniyle bu fıkranın sınırlarına ilişkin yüksek mahkeme uygulamasının zaman içerisinde şekillenmesi beklenmelidir.

Mahkeme Kararı Beş Yıl Sonra Verilirse Ne Olur?

Yeni düzenlemenin ekonomik etkisi özellikle uzun süren davalarda daha açık görülmektedir.

Örneğin iş kazası 1 Ağustos 2026 tarihinde meydana gelmiş olsun.

Mahkeme kararını 1 Ağustos 2031 tarihinde vermiş olsun.

Bilinen döneme ilişkin çalışma gücü kaybı tazminatı açısından faiz 1 Ağustos 2026’dan başlayacaktır.

Ancak kazancın bilinemediği geleceğe ilişkin tazminat bölümü bakımından faiz 1 Ağustos 2031 tarihli karar tarihinden başlayacaktır.

Dolayısıyla gelecekteki zarar bölümü için kaza tarihi ile karar tarihi arasında geçen beş yıllık dönem bakımından faiz işlemeyecektir.

Bu durum eski sisteme tabi dosyalarla yeni sisteme tabi dosyalar arasında önemli parasal farklar yaratabilecek niteliktedir.

Faiz Oranı da 12. Yargı Paketi ile Değişti

  1. Yargı Paketi yalnızca faiz başlangıç tarihini değiştirmemiş, aynı zamanda 3095 sayılı Kanun’un kanuni faiz sistemini de yeniden düzenlemiştir.

7589 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre sözleşmeyle farklı bir faiz oranı belirlenmemişse kanuni faiz, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i üzerinden belirlenecektir. 30 Haziran tarihindeki reeskont oranının önceki 31 Aralık oranından en az beş puan farklı olması hâlinde yılın ikinci yarısında oran yeniden hesaplanacaktır.

Dolayısıyla yeni bir trafik veya iş kazası tazminatında artık iki ayrı soru birlikte önemlidir:

Faiz hangi tarihten itibaren başlayacak?

ve

O tarihte uygulanacak kanuni faiz oranı ne olacak?

Bunlar birbirinden farklı hukuki sorunlardır.

Yeni Düzenleme Tazminat Miktarını mı, Sadece Faizi mi Değiştiriyor?

TBK m.55’e eklenen ilk yeni fıkra doğrudan tazminatın ana para hesabını ortadan kaldırmamaktadır.

Düzenleme, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma zararlarında hesaplanan tazminatın iki dönemine hangi tarihten itibaren kanuni faiz işletileceğini belirlemektedir.

Ancak aynı maddeye eklenen ikinci fıkra, daha önce yapılan ödemelerin tazminattan mahsubu konusunda ayrıca önemli bir değişiklik getirmiştir.

Bu nedenle 12. Yargı Paketi’nin TBK m.55 bakımından etkisi yalnızca faiz başlangıcından ibaret değildir.

İş Kazası veya Trafik Kazasından Sonra Önceden Yapılan Ödemeler Nasıl Mahsup Edilecek?

Yeni TBK m.55’e eklenen ikinci fıkraya göre çalışma gücü kaybı veya destekten yoksun kalma nedeniyle ödenecek tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilecektir.

Bu düzenleme özellikle;

işveren tarafından işçiye,

sürücü veya işleten tarafından mağdura,

ya da sorumlular tarafından ölen kişinin yakınlarına

dava öncesinde veya yargılamanın erken aşamasında ödeme yapılmış dosyalarda önem kazanabilir.

Örneğin kazanın hemen ardından mağdura 500.000 TL ödeme yapılmış olması hâlinde, mahkeme yıllar sonra yalnızca nominal 500.000 TL’yi sonuç tazminatından çıkarmak yerine yeni hükümde öngörülen oransal mahsup yöntemini değerlendirecektir.

Bu konu, faiz başlangıcından ayrı olmakla birlikte aynı 12. Yargı Paketi değişikliğinin parçasıdır.

Trafik Kazası ve İş Kazası Davalarında Bilirkişi Raporları Nasıl Değişebilir?

Yeni sistem, aktüerya bilirkişi raporlarının hazırlanma biçimini de fiilen daha önemli hâle getirmektedir.

Çünkü mahkemenin doğru faiz başlangıcı belirleyebilmesi için toplam tazminatın;

kazancın bilindiği döneme ilişkin kısmının

ve

kazancın bilinemediği döneme ilişkin kısmının

ayrıştırılabilmesi gerekir. Bu ayrım doğrudan TBK m.55’in yeni fıkrasındaki faiz sisteminden kaynaklanmaktadır.

Dolayısıyla yalnızca “toplam tazminat 4.500.000 TL’dir” şeklindeki bir rapor, faiz hükmünün doğru kurulması açısından yeterli açıklığı sağlamayabilir.

Özellikle yeni dönemde bilirkişi raporunun hangi kısmının hangi döneme ait olduğunu açıkça göstermesi, hükmün infazında da büyük önem taşıyacaktır.

Dava Dilekçesinde Faiz Talebi Nasıl Yazılmalı?

Yeni TBK m.55 sonrasında trafik kazası ve iş kazası tazminat davalarında faiz talebinin daha dikkatli kurulması gerekecektir.

Örneğin genel ve tek bir ifadeyle;

“Tazminatın tamamına olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına”

şeklinde talepte bulunulması, 31 Temmuz 2026 sonrasındaki olaylarda yeni kanuni sistemle tam olarak örtüşmeyebilir.

Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında talep hazırlanırken yeni TBK m.55’teki;

kazancın bilindiği dönem için olay tarihinden,

kazancın bilinemediği dönem için karar tarihinden

itibaren faiz sistemi dikkate alınmalıdır.

Bunun yanında sigorta şirketi davalıysa sigortacının temerrüt tarihi ve özel sigorta hükümleri ayrıca gözetilmelidir.

Yeni Düzenleme Mağdur Açısından Daha Az Faiz Anlamına Gelebilir mi?

31 Temmuz 2026 sonrasında meydana gelen olaylarda, önceki uygulamada geleceğe ilişkin zarar bölümüne de olay tarihinden faiz işletilebildiği durumlarla karşılaştırıldığında yeni düzenlemenin kazancın bilinemediği dönem için faizi karar tarihine bırakması, toplam faiz miktarını azaltabilecek bir etki yaratabilir.

Kanunun açık lafzı, bu geleceğe ilişkin bölüm için başlangıç tarihini karar tarihi olarak belirlemektedir.

Örneğin dava beş yıl sürmüş ve geleceğe ilişkin tazminat 5.000.000 TL olarak belirlenmişse, bu 5.000.000 TL bakımından kaza ile karar arasında geçen beş yıllık dönem için kanuni faiz yürümemesi ekonomik açıdan önemli fark yaratabilir.

Bu nedenle yeni dönemde trafik ve iş kazası davalarının makul sürede sonuçlandırılması mağdur açısından daha da önemli hâle gelebilir.

12. Yargı Paketi Sonrası Trafik ve İş Kazası Tazminatlarında Sık Sorulan Sorular

Trafik kazası tazminatında faiz ne zaman başlar?

31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen kazalarda çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatının kazancın bilindiği döneme ait kısmına kaza tarihinden; kazancın bilinemediği döneme ait kısmına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.

İş kazası tazminatında faiz hangi tarihten başlar?

Yeni TBK m.55 kapsamına giren ve 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen iş kazalarında, çalışma gücü kaybının kazancın bilindiği döneme ilişkin kısmında zarar doğuran olay tarihi; bilinemeyen dönem kısmında ise karar tarihi esas alınır.

2025 yılındaki trafik kazasına yeni faiz sistemi uygulanır mı?

Hayır. TBK m.55 değişikliği yalnızca yürürlük tarihinden sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylara uygulanmaktadır. 31 Temmuz 2026’dan önceki kazalarda önceki hükümler geçerliliğini korur.

Dava 2026’dan sonra açılmışsa ama kaza eskiyse yeni sistem uygulanır mı?

Hayır. Geçiş hükmünde dava tarihi değil, haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarih esas alınmıştır.

Sigorta şirketine karşı faiz de kaza tarihinden mi başlar?

Her zaman değil. Zorunlu trafik sigortacısının temerrüdü KTK m.99 kapsamında ayrıca değerlendirilir. Gerekli belgelerin sigortacıya tesliminden sonra sekiz iş günlük ödeme süresi bulunmaktadır.

Destekten yoksun kalma tazminatında faiz değişti mi?

Evet. Yeni hüküm destekten yoksun kalma zararlarını açıkça kapsamaktadır. Bilinen kazanç döneminde olay tarihinden, bilinemeyen dönemde karar tarihinden kanuni faiz öngörülmektedir.

Manevi tazminat faizi de karar tarihine mi alındı?

Hayır. Yeni TBK m.55 fıkrası manevi tazminatı düzenlememektedir. Düzenlemenin açık kapsamı çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma zararlarıdır.

Tedavi giderlerinde faiz başlangıcı değişti mi?

Yeni fıkra tedavi giderlerini açıkça kapsamamaktadır. TBK m.54’te tedavi giderleri ayrı bir zarar kalemi olarak düzenlenmiştir.

İş göremezlik tazminatının tamamına karar tarihinden mi faiz işleyecek?

Hayır. Yeni sistem iki dönemlidir. Kazancın bilindiği döneme olay tarihinden, kazancın bilinemediği döneme karar tarihinden faiz işletilir.

Kaza 31 Temmuz 2026 tarihinde meydana gelmişse hangi sistem uygulanır?

TBK m.55 değişikliği 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir ve geçiş hükmü yürürlük tarihinden sonra meydana gelen olayları yeni sisteme bağlamıştır. Gün sınırındaki somut olaylarda yürürlük ve olay zamanı dosya özelinde kesin olarak tespit edilmelidir.

Kaza 1 Ağustos 2026 tarihinde meydana gelmişse yeni sistem uygulanır mı?

Evet. Bu tarih değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonradır.

Önceden yapılan ödeme tazminattan nasıl düşülecek?

Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatları için tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.

Sonuç: Trafik ve İş Kazası Tazminatlarında Tek Faiz Başlangıcı Dönemi Sona Erdi

  1. Yargı Paketi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesinde yapılan değişiklik, trafik kazası ve iş kazası nedeniyle talep edilen çalışma gücü kaybı tazminatları ile destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcı bakımından yeni bir dönem başlatmıştır.

Yeni düzenlemenin temel kuralı son derece açıktır:

Kazancın bilindiği dönem için hesaplanan tazminata haksız fiil veya zarar doğuran olay tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanacaktır.

Buna karşılık;

kazancın bilinemediği dönem için hesaplanan tazminata mahkemenin karar tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanacaktır.

Dolayısıyla 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen trafik kazası veya iş kazasında çalışma gücü kaybı yaşayan bir kişi için tazminat hesabının yalnızca toplam miktar üzerinden yapılması artık faiz açısından yeterli değildir.

Tazminatın;

bilinen kazanç dönemi

ve

bilinemeyen kazanç dönemi

olarak ayrıştırılması gerekir.

Örneğin toplam 6.000.000 TL çalışma gücü kaybı tazminatının;

2.000.000 TL’si bilinen döneme,

4.000.000 TL’si bilinemeyen gelecekteki döneme

aitse, her iki tutara aynı tarihten faiz işletilemeyecektir.

Yeni hüküm kapsamında ilk bölüme olay tarihinden, ikinci bölüme karar tarihinden itibaren faiz uygulanacaktır.

Bu değişikliğin özellikle birkaç yıl süren tazminat davalarında maddi etkisi oldukça yüksek olabilir.

Ancak yeni sistem bakımından en kritik noktalardan biri geçiş hükmüdür.

TBK m.55’te yapılan değişiklik geçmiş trafik ve iş kazalarına uygulanmamaktadır.

7589 sayılı Kanun açık biçimde, yeni hükümlerin yalnızca değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylara uygulanacağını düzenlemiştir. 31 Temmuz 2026’dan önce meydana gelen olaylarda önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecektir.

Bu nedenle örneğin;

trafik kazası 2025 yılında gerçekleşmiş ancak dava 2027 yılında sonuçlanmışsa eski sistem,

iş kazası 10 Temmuz 2026 tarihinde meydana gelmiş ancak dava 1 Ağustos 2026’da açılmışsa yine eski sistem,

trafik kazası 1 Ağustos 2026 tarihinde meydana gelmişse ise yeni sistem

gündeme gelecektir.

Dolayısıyla bu konuda dava tarihi veya karar tarihi değil, zarar doğuran olay tarihi yeni düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağını belirleyen temel ölçüttür.

Trafik kazalarında ayrıca sigorta şirketlerinin hukuki durumu gözden kaçırılmamalıdır.

Yeni TBK m.55’te kaza ve karar tarihi üzerinden yapılan faiz ayrımı, zorunlu trafik sigortacısının temerrüdüne ilişkin özel kuralları ortadan kaldırmamıştır. KTK m.99 kapsamında sigortacının gerekli belgelerin kendisine ulaştırılmasından itibaren sekiz iş günlük ödeme süresi bulunduğundan, sigorta şirketi yönünden faiz başlangıcının sürücü veya işletenle aynı olacağı otomatik olarak kabul edilmemelidir.

Aynı şekilde iş kazası dosyalarında işveren, alt işveren, üçüncü kişi ve varsa sigorta şirketinin faiz sorumluluğunun aynı tarihten başlaması zorunlu değildir.

Her davalının sorumluluğunun hukuki kaynağı ve temerrüt tarihi ayrıca incelenmelidir.

Yeni düzenleme bir başka önemli yenilik daha getirmiştir.

Çalışma gücü kaybı veya destekten yoksun kalma tazminatı için tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemelerin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilmesi öngörülmüştür.

Bu nedenle trafik veya iş kazasından sonra mağdura erken ödeme yapılmış dosyalarda yalnızca ödeme tutarının nominal olarak tazminattan çıkarılması yerine yeni mahsup hükmünün dikkate alınması gerekir.

  1. Yargı Paketi ayrıca aynı Kanun içerisinde kanuni faiz oranının belirlenme biçimini de değiştirmiştir. 3095 sayılı Kanun’un yeni 1. maddesine göre kanuni faiz artık TCMB reeskont oranına bağlı olarak belirlenmektedir.

Bu nedenle yeni dönemde trafik kazası veya iş kazası tazminat dosyasındaki faiz hesabında aslında üç ayrı hukuki inceleme yapılması gerekir:

Birincisi: Kaza 31 Temmuz 2026’dan önce mi sonra mı meydana geldi?

İkincisi: Tazminatın hangi bölümü kazancın bilindiği, hangi bölümü kazancın bilinemediği döneme aittir?

Üçüncüsü: Faizin başladığı tarihte hangi kanuni faiz oranı veya davalıya özgü hangi faiz rejimi uygulanmalıdır?

Özellikle trafik sigortacısının bulunduğu dosyalarda buna bir dördüncü soru eklenir:

Sigorta şirketi hangi tarihte temerrüde düşmüştür?

Yeni düzenleme sonrasında dava dilekçeleri, bilirkişi raporları ve mahkeme hükümlerinin de bu ayrıma uygun hazırlanması büyük önem taşımaktadır.

Bilirkişi raporunun yalnızca;

“Toplam maddi tazminat 5.000.000 TL’dir.”

demesi, faiz açısından artık her zaman yeterli olmayabilir.

Raporun mümkün olduğunca;

bilinen döneme ilişkin tazminatı,

bilinemeyen döneme ilişkin tazminatı

ve varsa erken ödemelerin mahsup etkisini

ayrı biçimde göstermesi, mahkemenin doğru faiz başlangıç tarihini belirleyebilmesine yardımcı olacaktır.

Sonuç olarak 12. Yargı Paketi ile trafik kazası ve iş kazası tazminatlarında çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma zararları bakımından tek bir faiz başlangıç tarihine dayalı yaklaşım önemli ölçüde değiştirilmiştir.

31 Temmuz 2026 sonrasında meydana gelen olaylarda temel kural artık şöyledir:

Bilinen dönem tazminatı → olay tarihinden itibaren kanuni faiz.

Bilinemeyen dönem tazminatı → karar tarihinden itibaren kanuni faiz.

Bununla birlikte manevi tazminat, tedavi giderleri, diğer bedensel zarar kalemleri ve sigorta şirketlerinin temerrüdü gibi konuların aynı hüküm içerisinde otomatik olarak değerlendirilmemesi gerekir.

Bu nedenle özellikle yüksek miktarlı trafik kazası tazminatı, iş kazası tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı veya destekten yoksun kalma tazminatı talep edilen dosyalarda kazanın tarihi, zarar kalemleri, bilirkişi hesabındaki dönem ayrımı ve davalıların hukuki statüsü birlikte incelenmelidir.

Yeni sistemde faiz, tazminat davasının tali bir unsuru olmaktan daha da uzaklaşmış; davada tahsil edilecek toplam miktarı doğrudan etkileyen temel hesaplama unsurlarından biri hâline gelmiştir.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri