Hukuk Makaleleri

Sigorta Şirketinin İşçilik ve Parça Bedelinden İskonto Yapması Hukuka Uygun mudur?

Sigorta Şirketinin İşçilik ve Parça Bedelinden İskonto Yapması Hukuka Uygun mudur?

Trafik kazası sonrasında araçta meydana gelen hasarın giderilmesi sırasında sigorta şirketleri tarafından yedek parça bedelleri ve servis işçilik ücretleri üzerinden iskonto uygulanması, uygulamada bakiye hasar tazminatı uyuşmazlıklarının en önemli sebeplerinden biridir.

Örneğin yetkili servis tarafından aracın onarım bedeli;

  • 200.000 TL parça bedeli,
  • 80.000 TL işçilik bedeli

olmak üzere toplam 280.000 TL olarak belirlenmişken sigorta şirketinin parça bedeline %20, işçilik bedeline %25 iskonto uygulaması sonucunda çok daha düşük bir hasar ödemesi yapması mümkündür.

Bu durumda araç sahibi bakımından temel soru şudur:

Sigorta şirketi kendi anlaşmalı servisleri veya parça tedarikçileriyle yaptığı ticari anlaşmalardan kaynaklanan indirimleri zarar görene uygulayarak tazminatı azaltabilir mi?

Bu soruya her olay bakımından doğrudan “evet” veya “hayır” şeklinde cevap verilmesi doğru değildir.

Özellikle zorunlu trafik sigortasında, yürürlükteki genel şartlar sigortacıya belirli koşullar altında anlaşmalı onarım merkezindeki parça, tedarik ve işçilik bedellerini esas alma imkânı tanımaktadır. Buna karşılık sigorta şirketinin hiçbir somut dayanak göstermeden, piyasa koşullarında fiilen uygulanamayacak oranlarda veya gerekli bildirim şartlarını yerine getirmeden tek taraflı iskonto yaparak zarar görenin gerçek zararının bir kısmını üzerinde bırakması hukuken tartışılabilir ve eksik kalan bedel bakiye hasar tazminatı olarak talep edilebilir.

Bu nedenle iskonto uyuşmazlığında asıl mesele “iskonto yapılmış olması” değil, iskontonun hangi hukuki ve ekonomik temele dayandığı ve sonuçta gerçek zararın karşılanıp karşılanmadığıdır.


Sigorta Şirketlerinin Parça ve İşçilik İskontosu Nedir?

Araç hasar dosyalarında eksper, onarım için gerekli parçaları ve işçilik işlemlerini tespit eder.

Örneğin;

Ön tampon: 25.000 TL
Far: 45.000 TL
Çamurluk: 18.000 TL
Kaporta işçiliği: 25.000 TL
Boya işçiliği: 20.000 TL

şeklinde bir maliyet ortaya çıkabilir.

Sigorta şirketi ise anlaşmalı olduğu servis veya parça tedarikçisinin fiyatlarını esas alarak;

far bedeline %20,

tampon bedeline %15,

işçiliğe %25

indirim uygulayabilir.

Böylece piyasa veya servis fiyatı üzerinden 133.000 TL çıkan onarım için örneğin 108.000 TL ödeme yapılabilir.

Aradaki 25.000 TL farkın zarar gören tarafından karşılanması gerekiyorsa uyuşmazlık ortaya çıkar.


Sigorta Şirketinin Her Türlü İskonto Uygulaması Hukuka Aykırı mıdır?

Hayır.

Sigorta şirketinin parça veya işçilik bedelinde iskonto göstermesi tek başına hukuka aykırılık oluşturmaz.

Nitekim 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren SEDDK’nın 2026/11 sayılı Motorlu Araç Sigortaları Kapsamında Sigorta Eksperlerince Kullanılacak Rapor Şablonlarına İlişkin Genelgesi kapsamında düzenlenen ekspertiz raporlarında hem parça ve malzeme hem de işçilik kalemleri bakımından ayrıca “iskonto oranı” ve “uygulanan iskonto” bölümleri bulunmaktadır.

Ancak bu durum;

“Sigorta şirketi istediği oranda iskonto yapabilir.”

anlamına gelmez.

2026/11 sayılı Genelge esas itibarıyla eksper raporunun nasıl düzenleneceğini gösterir. Raporda iskonto için ayrı bir alan bulunması, sigorta şirketine gerçek zarardan bağımsız biçimde sınırsız indirim yapma yetkisi vermez.

İskontonun hukuka uygunluğu ayrıca trafik sigortası genel şartları, kasko poliçesi, somut piyasa koşulları ve gerçek zarar ilkesi çerçevesinde değerlendirilmelidir.


Trafik Sigortasında İşçilik ve Parça İskontosu

Zorunlu trafik sigortasında konu özellikle önemlidir.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.2 maddesine göre zarar gören, gerekli ölçütleri sağlayan dilediği onarım merkezinde aracını onartmayı talep edebilir.

Ancak aynı düzenleme sigorta şirketine belirli koşullarla önemli bir hak tanımaktadır.

Sigortacı, aracın kendi anlaşmalı onarım merkezinde onarılmış olması hâlinde uygulanacak;

  • parça,
  • tedarik,
  • işçilik ve
  • diğer onarım maliyetlerine

göre belirlenen bedel üzerinden ödeme yapabilir.

Dolayısıyla trafik sigortasında;

“Ben aracımı yetkili serviste yaptırdım. Yetkili servis ne kadar fatura kestiyse sigorta şirketi bunu hiçbir inceleme yapmaksızın ödemek zorundadır.”

şeklinde mutlak bir kural bulunmamaktadır.

Ancak sigortacının bu imkândan yararlanabilmesi için Genel Şartlarda öngörülen koşullara uyması gerekir.


Sigorta Şirketinin İskonto Uygulayabilmesi İçin Bildirim Yapması Gerekir mi?

Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.2.2 maddesi burada son derece önemlidir.

Sigorta şirketinin, anlaşmalı onarım merkezindeki parça, tedarik ve işçilik bedellerini esas alacağını hasar ihbarından itibaren iki iş günü içerisinde hak sahibine bildirmesi gerekir.

Sigortacı bu süre içerisinde gerekli bildirimi yapmazsa, bildirim konusu bedeli daha sonra zarar görene karşı ileri süremez.

Bu düzenleme uygulamadaki birçok bakiye hasar uyuşmazlığında belirleyici olabilir.

Örneğin araç sahibi aracını yetkili servise götürmüş ve servis 300.000 TL onarım bedeli belirlemiş olsun.

Sigorta şirketi;

“Bizim anlaşmalı servisimiz bu aracı 220.000 TL’ye yapardı.”

diyerek 80.000 TL kesinti yapmak istiyorsa öncelikle Genel Şartlarda öngörülen sürede bu bedel uygulaması hakkında gerekli bildirimin yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekir.

Bildirim yapılmamışsa sigorta şirketinin anlaşmalı servis fiyatını sonradan zarar görene karşı ileri sürebilmesi ciddi biçimde tartışmalı hâle gelir.


Sigorta Şirketinin Anlaşmalı Servis İndirimi Her Durumda Uygulanabilir mi?

Hayır.

Sigorta şirketinin;

“Biz anlaşmalı servisten %30 indirim alıyoruz.”

şeklindeki soyut açıklaması tek başına yeterli değildir.

Öncelikle bu fiyatın gerçekten uygulanabilir bir onarım bedeli olması gerekir.

Örneğin sigorta şirketi;

  • parçayı gerçekten belirtilen bedelle temin edebiliyor mu,
  • ilgili marka ve model araç bu serviste onarılabiliyor mu,
  • kullanılacak parçanın niteliği nedir,
  • işçilik teknik olarak yeterli mi,
  • servis fiilen faaliyet gösteriyor mu,
  • hasarlı aracın bulunduğu yerde söz konusu onarım imkânı mevcut mu

gibi hususlar önem taşır.

Kağıt üzerinde veya yalnızca şirket içi hesaplama sisteminde gösterilen, gerçekte aracı aynı şekilde onarmaya imkân vermeyen bir “indirimli bedel” gerçek zarar hesabında tek başına yeterli kabul edilmemelidir.


Sigorta Şirketinin Ticari İndirimi ile Piyasa İndirimi Aynı Şey midir?

Hayır.

Bu ayrım özellikle önemlidir.

Bir parçanın liste fiyatının 100.000 TL olduğunu düşünelim.

Piyasadaki yetkili servislerin ve tedarikçilerin söz konusu parçayı genellikle 90.000 TL civarında sattığı tespit ediliyorsa gerçek piyasa değeri bakımından bu indirim dikkate alınabilir.

Buna karşılık sigorta şirketinin yıllık binlerce araçlık ticari hacmi nedeniyle üretici veya tedarikçiden yalnızca kendisine özgü şekilde %40 indirim alması farklı bir durumdur.

Burada değerlendirilmesi gereken soru şudur:

Zarar gören kişi aynı parçayı ve aynı kalitedeki onarımı, sigortacının hesapladığı indirimli fiyat üzerinden gerçekten elde edebiliyor mu?

Eğer cevap hayır ise, zarar görene fiilen erişemeyeceği bir ticari indirimin uygulanması sonucunda gerçek zararın karşılanmaması gündeme gelebilir.

Ancak trafik sigortasında Genel Şartların B.2.2 maddesi kapsamında anlaşmalı servis bedelinin esas alınabileceği durumlar ayrıca göz önünde bulundurulmalıdır.


Parça Bedelinden İskonto Yapılması

Parça bedeli iskonto uyuşmazlıklarında birkaç farklı durum birbirinden ayrılmalıdır.

1. Gerçek Piyasa İndirimi

Bir parçanın katalog fiyatı 50.000 TL olmasına rağmen piyasada düzenli olarak 45.000 TL’ye temin edilebilmesi mümkündür.

Bu durumda gerçek zarar hesabında parçanın fiilen alınabilir piyasa fiyatının esas alınması gündeme gelebilir.

2. Sigorta Şirketine Özel Tedarik İndirimi

Parça 50.000 TL iken sigorta şirketi özel anlaşması sayesinde bunu 35.000 TL’ye tedarik edebiliyorsa, bu fiyatın zarar görene doğrudan uygulanıp uygulanamayacağı somut dosyanın koşullarına ve Genel Şartlardaki bildirim ve onarım sistemi hükümlerine göre değerlendirilmelidir.

3. Soyut veya Dayanaksız İskonto

Eksper raporunda herhangi bir açıklama bulunmadan;

parça liste fiyatı: 100.000 TL

iskonto: %25

ödenecek bedel: 75.000 TL

şeklinde hesaplama yapılması hâlinde %25 indirimin hangi piyasa veya tedarik verisine dayandığı sorgulanmalıdır.

İskontonun gerçek bir tedarik imkânıyla desteklenmemesi hâlinde eksik ödeme iddiası güçlenebilir.


İşçilik Bedelinden İskonto Yapılması

İşçilik iskontosu parça iskontosundan ayrı değerlendirilmelidir.

Çünkü araç onarımında işçilik maliyeti;

  • aracın marka ve modeline,
  • onarımın teknik niteliğine,
  • servisin yetkili veya özel servis olmasına,
  • gerekli ekipmanlara,
  • onarım süresine,
  • bulunduğu şehre ve
  • uzmanlık düzeyine

göre değişebilir.

Örneğin yetkili servis kaporta ve boya işlemleri için 60.000 TL işçilik bedeli belirlerken sigorta şirketinin anlaşmalı servisi aynı işlem için 35.000 TL fiyat verebilir.

Bu durumda doğrudan;

“Yetkili servis 60.000 TL istiyor, dolayısıyla gerçek zarar mutlaka 60.000 TL’dir.”

denilmesi doğru olmadığı gibi;

“Sigorta şirketi 35.000 TL belirledi, gerçek zarar kesinlikle budur.”

denilmesi de doğru değildir.

Somut olayda gerekli ve makul işçilik bedeli araştırılmalıdır.


Yetkili Servis İşçilik Ücreti Mutlaka Ödenmek Zorunda mıdır?

Her durumda değil.

Zarar gören kişinin aracını yetkili serviste onartmak istemesi tek başına sigorta şirketinin yetkili servisin istediği her bedeli koşulsuz biçimde ödeme yükümlülüğü doğurmayabilir.

Trafik Sigortası Genel Şartları B.2.2, zarar görenin aracını dilediği uygun onarım merkezinde onartabileceğini kabul etmekle birlikte, sigortacının gerekli bildirim şartlarını yerine getirmesi durumunda kendi anlaşmalı servisinde uygulanacak parça ve işçilik bedellerini esas alabilmesine imkân vermektedir.

Dolayısıyla uyuşmazlıkta yalnızca;

“Araç yetkili serviste onarıldı.”

denilmesi yeterli değildir.

Sigortacının süresinde bildirim yapıp yapmadığı, sunduğu alternatif servisin teknik yeterliliği ve yapılan indirimin gerçek bir onarım imkânına dayanıp dayanmadığı araştırılmalıdır.


Yeni ve Garantili Araçlarda Durum Değişir mi?

Özellikle yeni, garantisi devam eden veya teknolojik açıdan özel müdahale gerektiren araçlarda yetkili servis faktörü daha önemli hâle gelebilir.

Örneğin;

  • üretici garantisinin korunması,
  • gelişmiş sürüş destek sistemlerinin kalibrasyonu,
  • elektrikli araçların yüksek voltaj sistemi,
  • batarya onarımı,
  • özel alüminyum gövde işlemleri,
  • üretici tarafından zorunlu tutulan onarım prosedürleri

yalnızca belirli servislerde gerçekleştirilebiliyorsa sigorta şirketinin sıradan bir onarım merkezindeki düşük işçilik bedelini esas alması gerçek zararı karşılamayabilir.

Bu durumda bilirkişi incelemesinde yalnızca saatlik işçilik bedeli değil, onarımın teknik olarak nerede ve hangi yöntemle yapılması gerektiği de değerlendirilmelidir.


Orijinal Parça ile Eş Değer Parça Farkı

Parça bedelinden yapılan kesintilerde en sık tartışılan konulardan biri de orijinal ve eş değer parça ayrımıdır.

Trafik Sigortası Genel Şartlarında hem eş değer parça hem de orijinal parça ayrıca tanımlanmıştır. Genel Şartlar, hasarlı parçanın durumuna ve değişim imkânlarına göre parça türü bakımından özel hükümler içermektedir.

Dolayısıyla;

“Araçta kazadan önce orijinal parça vardı, sigorta şirketi her durumda sıfır ve markalı orijinal parça bedelini ödemek zorundadır.”

şeklinde genel bir sonuç kurulması doğru olmayabilir.

Bununla birlikte sigorta şirketinin eş değer parça bedelini esas alabilmesi için kullanılan veya önerilen parçanın mevzuattaki eş değer parça koşullarını gerçekten sağlaması gerekir.

Herhangi bir yan sanayi parçanın yalnızca daha ucuz olması nedeniyle “eş değer parça” kabul edilmesi mümkün değildir.


Sigortacı Orijinal Parça Bedelini Ne Zaman Sınırlayabilir?

Yürürlükteki Trafik Sigortası Genel Şartlarında, belirli koşullarda eş değer veya yeniden kullanılabilir parça ile onarım mümkün olmasına rağmen zarar görenin sigortacının bilgisi ve onayı dışında orijinal parça kullanması hâline ilişkin özel düzenleme bulunmaktadır.

Ayrıca sigorta şirketinin tercihine ilişkin bildirim süreleri düzenlenmiş ve belirli durumda ispat yükü sigortacıya bırakılmıştır.

Bu nedenle dosyada;

  • hasar ihbar tarihi,
  • onarımın başladığı tarih,
  • sigorta şirketinin parça tercihini bildirdiği tarih,
  • bildirimin içeriği,
  • değiştirilen parçanın niteliği

özellikle incelenmelidir.


Sigorta Şirketinin “Anlaşmalı Servis Fiyatı” Savunması Nasıl İncelenmelidir?

Sigorta şirketi bakiye hasar talebine karşı sıklıkla;

“Aracın hasarı anlaşmalı servisimizde daha düşük maliyetle giderilebilirdi.”

savunmasını ileri sürmektedir.

Bu durumda şu hususların sorulması gerekir:

Birincisi: Anlaşmalı servis kaza tarihinde gerçekten mevcut muydu?

İkincisi: Sigorta şirketinin bu servisle geçerli anlaşması var mıydı?

Üçüncüsü: Aracın marka ve modelini onarabilecek teknik kapasiteye sahip miydi?

Dördüncüsü: Aynı nitelikte parça mı kullanılacaktı?

Beşincisi: Onarım aynı teknik standartlarda mı gerçekleştirilecekti?

Altıncısı: Sigorta şirketi B.2.2 kapsamında iki iş günü içerisinde gerekli bildirimi yaptı mı?

Bu unsurlar ortaya konulmadan yalnızca soyut “anlaşmalı servis indirimi” savunmasıyla zarar görenin tazminatının azaltılması tartışmalıdır.


Ekspertiz Raporunda İskonto Açıklanmak Zorunda mıdır?

2026/11 sayılı SEDDK Genelgesiyle kullanılan yeni rapor şablonunda parça kalemlerinde;

  • birim fiyatı,
  • iskonto oranı,
  • parça türü,
  • yapılacak işlem

ayrı ayrı gösterilmektedir.

İşçilik bölümünde de “iskonto oranı” için ayrıca sütun bulunmaktadır. Raporun hesap özetinde ise parçada uygulanan iskonto ile işçilikte uygulanan iskonto ayrı tutarlar olarak gösterilmektedir.

Bu düzenleme şeffaflık açısından önemlidir.

Dolayısıyla 2026 sonrası hasar dosyalarında;

“Toplam hasar 180.000 TL olarak hesaplandı.”

şeklindeki tek rakamla yetinilmemeli;

parça brüt bedeli ne kadar, hangi parçada ne kadar iskonto yapılmış, işçilik indirimi ne kadar, nihai tespit nasıl oluşturulmuş

ayrı ayrı incelenmelidir.


Eksperin İskonto Yazmış Olması İndirimi Kesinleştirir mi?

Hayır.

Eksper raporu önemli bir teknik delildir ancak eksperin belirlediği bedel yargı makamını veya sigorta hakemini mutlak biçimde bağlamaz.

Uyuşmazlık tahkim veya mahkemeye taşındığında gerçek hasarın belirlenmesi için yeni bilirkişi incelemesi yapılabilir.

Özellikle raporda;

  • iskontonun kaynağı açıklanmamışsa,
  • piyasa araştırması yapılmamışsa,
  • servis fiyatları incelenmemişse,
  • farklı nitelikte parçalar karşılaştırılmışsa,
  • işçilik bedeli olağan piyasa seviyesinin çok altında belirlenmişse

rapora itiraz edilebilir.


Kasko Sigortasında Parça ve İşçilik İskontosu

Kasko sigortasında değerlendirme zorunlu trafik sigortasından farklıdır.

Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre poliçede;

  • hasarın hangi yöntemle tazmin edileceği,
  • onarımın hangi serviste gerçekleştirileceği,
  • orijinal veya eş değer parçadan hangisinin kullanılacağı

açıkça gösterilmelidir.

Bu konularda poliçede herhangi bir belirleme bulunmaması hâlinde sigortalının tercih ettiği tazmin yöntemi, servis ve parça esas alınır.

Bu nedenle kasko hasarında sigorta şirketinin işçilik veya parça indirimi yapıp yapamayacağının belirlenmesinde poliçenin özel şartları son derece önemlidir.


Kaskoda Poliçede Anlaşmalı Servis Şartı Varsa Ne Olur?

Poliçede açıkça;

“Onarım şirketin anlaşmalı servislerinde yapılacaktır.”

şeklinde bir düzenleme varsa sigortalının buna rağmen kendi tercih ettiği daha pahalı serviste onarım yaptırmasının sonuçları poliçe hükümleri kapsamında değerlendirilir.

Aynı şekilde poliçede;

  • orijinal parça,
  • eş değer parça,
  • yetkili servis,
  • özel servis

konusunda açık hükümler bulunabilir.

Kasko Genel Şartları da poliçede tazmin yöntemi, servis tercihi ve kullanılacak parça türünün açıkça belirtilmesini öngörmektedir.


Kaskoda Poliçede Düzenleme Yoksa Ne Olur?

Bu durumda Kasko Genel Şartlarının açık hükmü önem kazanır.

Hasarın nasıl tazmin edileceği, hangi servisin kullanılacağı veya hangi parça türünün kullanılacağı konusunda poliçede belirleme bulunmuyorsa sigortalının tercih ettiği tazmin yöntemi, servis ve parça esas alınmaktadır.

Dolayısıyla poliçede hiçbir sınırlama bulunmadığı hâlde sigorta şirketinin hasar sonrasında tek taraflı olarak;

“Biz sadece anlaşmalı servis ücretini kabul ediyoruz.”

veya

“Orijinal parçaya ödeme yapmıyoruz.”

şeklinde yeni bir sınırlama getirmesi ayrıca hukuki incelemeye tabi tutulmalıdır.


Kaskoda “Eskime Payı” veya Kıymet Artışı İndirimi Yapılabilir mi?

Kasko Genel Şartlarında kısmi hasar hâlinde onarım sonucunda araçta bariz kıymet artışı meydana gelmesi durumunda belirli şartlarla indirim yapılabileceği düzenlenmiştir.

Ancak bunun için hangi parçalara ve hangi oranda indirim uygulanacağının poliçede yazılı olması gerekir.

Dolayısıyla kasko şirketinin;

“Araç eski olduğu için parçadan %30 kestik.”

şeklinde hiçbir poliçe dayanağı bulunmayan otomatik bir eskime payı uygulaması her durumda geçerli kabul edilemez.


Trafik Sigortasında Yeni Parça Takılması Nedeniyle Kıymet Artışı Kesilebilir mi?

Trafik sigortasında konu kaskodan farklı değerlendirilmelidir.

Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.2.1 maddesinde, ilgili parça değişim düzenlemesinin uygulanması sonucunda araçta kıymet artışı meydana gelse dahi bu farkın tazminattan indirilemeyeceğine ilişkin hüküm bulunmaktadır.

Bu nedenle trafik sigortasında;

“Aracın eski farı yerine yeni far takıldı, araç zenginleşti.”

gerekçesiyle otomatik olarak eskime indirimi yapılması her durumda hukuka uygun değildir.


Hasar Bedeli Faturaya Göre mi Hesaplanır?

Fatura önemli bir delildir; ancak tek başına her durumda belirleyici değildir.

Örneğin yetkili servisin bir parçaya 120.000 TL yazması, aynı parçanın makul piyasa fiyatının 80.000 TL olduğu açıkça ortaya konuluyorsa sigorta şirketinin mutlaka 120.000 TL ödemesi gerektiği anlamına gelmeyebilir.

Buna karşılık sigorta şirketinin parça için 50.000 TL ödeme yapması ancak parçanın piyasada bu fiyata hiçbir şekilde temin edilememesi hâlinde eksik tazminat gündeme gelir.

Bu nedenle doğru karşılaştırma;

Servis faturası – sigorta eksper raporu

arasındaki mekanik fark değildir.

Asıl araştırılması gereken;

Aracın kazadan önceki durumuna teknik açıdan uygun biçimde getirilmesi için gereken makul ve gerçek onarım maliyetidir.


Araç Henüz Tamir Edilmemişse İskonto Uyuşmazlığı Olabilir mi?

Evet.

Aracın fiilen tamir edilmiş olması gerçek hasarın doğması için her durumda şart değildir.

Araçta meydana gelen fiziksel zarar;

  • eksper raporu,
  • hasar fotoğrafları,
  • servis teklifleri,
  • parça fiyatları,
  • bilirkişi incelemesi

üzerinden belirlenebilir.

Sigorta şirketi aracın henüz onarılmamış olmasını gerekçe göstererek gerçek zarardan bağımsız ve soyut bir iskonto uygulayamaz.

Ancak gerçek hasarın belirlenmesi için piyasa koşullarında yapılabilecek onarımın maliyeti araştırılır.


KDV Üzerinden İskonto Yapılması ile Parça İskontosu Aynı Şey midir?

Hayır.

KDV, parça veya işçilik bedelinden yapılan ticari iskonto ile aynı hukuki mesele değildir.

Örneğin;

Parça liste bedeli: 100.000 TL

İskonto: %20

İskontolu bedel: 80.000 TL

hesabı ile,

80.000 TL üzerinden ayrıca KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı birbirinden farklı konulardır.

Bu nedenle hasar dosyası incelenirken;

  • parça indirimi,
  • işçilik indirimi,
  • KDV,
  • kusur indirimi

birbirinden ayrı kalemler olarak değerlendirilmelidir.

2026/11 sayılı eksper rapor şablonunda da parça ve işçilik iskontoları ile KDV farklı hesap kalemleri olarak gösterilmektedir.


Kusur İndirimi ile İskonto Birbirine Karıştırılmamalıdır

Örneğin gerçek hasarın 200.000 TL olduğunu ve zarar gören sürücünün %20 kusurlu olduğunu düşünelim.

Öncelikle gerçek zarar belirlenmelidir.

Gerçek hasar: 200.000 TL

Karşı tarafın kusuru %80 ise:

200.000 × %80 = 160.000 TL

sorumluluk miktarı ortaya çıkar.

Sigorta şirketinin bunun öncesinde hukuki dayanağı bulunmayan %25 parça ve işçilik indirimi yaparak hasarı 150.000 TL’ye düşürmesi ve ardından %80 kusur uygulayarak 120.000 TL ödeme yapması hâlinde 40.000 TL’lik farkın sebebi ayrıca incelenmelidir.

Dolayısıyla;

iskonto ile kusur indirimi aynı şey değildir.


Örnek Hesaplama

Bir aracın kazada zarar gördüğünü ve yetkili servis tarafından şu hesaplamanın yapıldığını düşünelim:

Parça bedeli: 180.000 TL
İşçilik bedeli: 70.000 TL
Toplam: 250.000 TL

Sigorta şirketi;

parçalara %20 iskonto uygulayarak:

180.000 TL → 144.000 TL

işçiliğe %25 iskonto uygulayarak:

70.000 TL → 52.500 TL

hesaplamış olsun.

Sigorta şirketinin kabul ettiği toplam zarar:

196.500 TL

olacaktır.

Böylece:

250.000 – 196.500 = 53.500 TL

fark ortaya çıkar.

Bu durumda doğrudan 53.500 TL’nin tamamının kesin olarak tahsil edileceği söylenemez.

Öncelikle;

  • 250.000 TL servis bedelinin piyasa açısından makul olup olmadığı,
  • sigorta şirketinin indirimli fiyatları üzerinden aynı onarımın gerçekten yapılıp yapılamayacağı,
  • anlaşmalı servis seçeneğinin zarar görene süresinde bildirilip bildirilmediği,
  • kullanılacak parçaların aynı nitelikte olup olmadığı,
  • işçilik kalitesinin eş değer olup olmadığı

araştırılmalıdır.

Bilirkişi gerçek ve makul onarım bedelini örneğin 235.000 TL olarak tespit ederse ve sigortacı 196.500 TL ödemişse:

235.000 – 196.500 = 38.500 TL

bakiye hasar bedeli gündeme gelebilir.


Sigorta Şirketinin İskontosuna Nasıl İtiraz Edilir?

Öncelikle sigorta şirketinden ayrıntılı hasar dosyası temin edilmelidir.

Özellikle;

  • eksper raporu,
  • parça listesi,
  • parça birim fiyatları,
  • uygulanan iskonto oranları,
  • işçilik hesaplamaları,
  • servis bilgileri,
  • ödeme dekontları,
  • varsa anlaşmalı servis teklifi

incelenmelidir.

2026/11 sayılı SEDDK Genelgesiyle standartlaştırılan ekspertiz raporlarında parça ve işçilik iskontolarının ayrıca gösterilmesi gerektiğinden, yeni tarihli dosyalarda bu kalemlerin tespiti daha kolaydır.


Bağımsız Eksper Raporu Alınabilir mi?

Evet.

Sigorta şirketinin eksper raporundaki bedellerin piyasa koşullarını yansıtmadığı düşünülüyorsa bağımsız eksper incelemesi önemli bir delil oluşturabilir.

Bağımsız eksperden özellikle;

  • gerçek parça fiyatlarının,
  • makul işçilik ücretlerinin,
  • hangi parçaların değiştirilmesi gerektiğinin,
  • hangi parça türünün kullanılabileceğinin,
  • sigorta şirketinin uyguladığı iskonto oranlarının piyasa gerçeklerine uygun olup olmadığının

ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi istenebilir.


Bakiye Hasar Bedeli Talep Edilebilir mi?

Sigorta şirketinin uyguladığı iskonto sonucunda gerçek zararın tamamı karşılanmamışsa aradaki fark bakiye hasar tazminatı olarak talep edilebilir.

Örneğin;

gerçek ve makul hasar: 220.000 TL

sigortacının ödemesi: 160.000 TL

ise;

60.000 TL bakiye hasar bedeli

gündeme gelebilir.

Ancak sigortacının poliçe teminat limiti ve kusur oranı ayrıca dikkate alınmalıdır.


Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru Yapılabilir mi?

Sigorta şirketinin iskonto nedeniyle eksik ödeme yaptığı düşünülüyorsa gerekli ön başvuru süreci tamamlandıktan sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılabilir.

Tahkim dosyasında uyuşmazlığın yalnızca;

“Sigorta şirketi düşük ödeme yaptı.”

şeklinde anlatılması yerine hangi kalemlerden ne kadar kesinti yapıldığı somutlaştırılmalıdır.

Örneğin;

Ön far gerçek piyasa bedeli: 52.000 TL
Sigorta kabulü: 39.000 TL

Kaporta işçiliği: 35.000 TL
Sigorta kabulü: 21.000 TL

şeklinde kalem bazında karşılaştırma yapılması dosyanın teknik incelemesini kolaylaştırır.


Mahkemede Bakiye Hasar Davası Açılabilir mi?

Şartların oluşması hâlinde eksik ödenen hasar bedelinin tahsili için dava yoluna da başvurulabilir.

Mahkeme sigorta şirketinin kendi eksper raporuyla bağlı değildir.

Gerçek zararın belirlenmesi amacıyla otomotiv ve hasar alanında uzman bilirkişiden rapor alınabilir.

Bilirkişinin;

  • sigorta şirketinin eksper raporunu,
  • servis faturasını,
  • hasar fotoğraflarını,
  • parça fiyatlarını,
  • işçilik bedellerini,
  • sigortacının uyguladığı iskontoları

karşılaştırması gerekir.

Raporun yalnızca;

“Sigorta şirketinin yaptığı iskonto uygundur.”

şeklinde gerekçesiz bir sonuca dayanması yeterli olmamalıdır.

İskontonun neden ve hangi piyasa verisine göre uygun bulunduğu denetlenebilir biçimde açıklanmalıdır.


İskonto Uyuşmazlıklarında En Sık Yapılan Hatalar

İlk hata, sigorta şirketinin hiçbir şekilde iskonto yapamayacağının düşünülmesidir.

Trafik Sigortası Genel Şartları belirli koşullar altında anlaşmalı servis parça, tedarik ve işçilik bedellerinin esas alınmasına izin vermektedir.

İkinci hata ise bunun tam tersidir:

“Eksper raporunda iskonto yazıyorsa kesinti mutlaka hukuka uygundur.”

şeklindeki yaklaşım da doğru değildir.

Üçüncü hata, sigortacının B.2.2 kapsamında iki iş günlük bildirim yükümlülüğünün araştırılmamasıdır.

Dördüncü hata, orijinal parça ile sıradan yan sanayi parçanın aynı kabul edilmesidir.

Beşinci hata, yetkili servis faturasının hiçbir piyasa incelemesi yapılmadan mutlak gerçek zarar sayılmasıdır.

Altıncı hata, sigorta şirketinin şirket içi anlaşmalı fiyatının hiçbir inceleme yapılmadan piyasa rayici kabul edilmesidir.

Yedinci hata ise kasko ile trafik sigortasının aynı kurallara tabi olduğunun düşünülmesidir.


Bir İskontonun Hukuka Uygun Olup Olmadığını Anlamak İçin Hangi Sorular Sorulmalıdır?

Somut dosyada özellikle şu hususların araştırılması gerekir:

İskonto hangi parçaya veya işçiliğe uygulanmıştır?

İskonto oranı nedir?

İskontonun dayandığı tedarikçi veya servis gerçekten mevcut mudur?

Parça aynı kalite ve teknik özelliklere sahip midir?

Sigorta şirketinin gösterdiği bedelle onarım fiilen yapılabilir midir?

Sigortacı anlaşmalı servis fiyatını esas alacağını süresinde bildirmiş midir?

Aracın garanti koşulları etkilenmekte midir?

Yetkili veya uzman servis kullanılması teknik olarak zorunlu mudur?

Sigorta şirketinin ödediği miktarla araç kazadan önceki durumuna uygun şekilde getirilebilmekte midir?

Bu soruların cevabı iskonto uyuşmazlığının sonucunu büyük ölçüde belirler.


Sonuç: Sigorta Şirketi İşçilik ve Parça Bedelinden İskonto Yapabilir mi?

Sigorta şirketinin parça veya işçilik bedelinde iskonto uygulaması tek başına hukuka aykırı değildir. Ancak sigortacıya sınırsız ve keyfî indirim yetkisi de verilmemiştir.

Özellikle zorunlu trafik sigortasında Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.2.2 maddesi, zarar görenin aracını dilediği uygun onarım merkezinde onartabilmesine karşılık sigortacıya, gerekli koşullar altında kendi anlaşmalı onarım merkezindeki parça, tedarik, işçilik ve diğer onarım maliyetlerini esas alma imkânı vermektedir.

Ancak sigorta şirketinin bu bedeli zarar görene karşı ileri sürebilmesi için hasar ihbarından itibaren iki iş günü içerisinde gerekli bildirimi yapması gerekmektedir. Süresinde bildirim yapılmamışsa söz konusu bedelin zarar görene karşı ileri sürülmesi mümkün olmayabilir.

Öte yandan 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren SEDDK 2026/11 sayılı Genelge kapsamında yeni ekspertiz raporlarında hem parça hem de işçilik bakımından uygulanan iskonto oranlarının açıkça gösterilmesi öngörülmüştür. Ancak rapor şablonunda iskonto alanının bulunması, sigorta şirketinin dilediği oranda indirim yapabileceği anlamına gelmez.

Kasko sigortasında ise öncelikle poliçe incelenmelidir. Poliçede onarımın yapılacağı servis, kullanılacak parça türü ve tazmin yöntemi açıkça belirlenmiş olabilir. Bu hususlarda poliçede herhangi bir belirleme yoksa Kasko Genel Şartları uyarınca sigortalının tercih ettiği tazmin yöntemi, servis ve parça esas alınmaktadır.

Bu nedenle parça ve işçilik iskontosuna ilişkin uyuşmazlıklarda doğru hukuki yaklaşım;

“Sigorta şirketi iskonto yaptı; dolayısıyla iskonto hukuka aykırıdır.”

şeklinde değildir.

Aynı şekilde;

“Sigorta şirketinin anlaşmalı servis indirimi vardır; dolayısıyla yapılan her kesinti geçerlidir.”

yaklaşımı da doğru değildir.

Asıl araştırılması gereken;

Sigorta şirketinin ödediği tutarla aracın kazadan önceki durumuna teknik ve ekonomik açıdan uygun biçimde getirilmesinin mümkün olup olmadığı, uygulanan indirimin gerçek ve ulaşılabilir bir piyasa veya anlaşmalı servis fiyatına dayanıp dayanmadığı ve Genel Şartlardaki bildirim yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğidir.

Sigorta şirketinin uyguladığı iskonto sonucunda zarar görenin gerçek zararının bir kısmı karşılanmamışsa, şartları oluştuğu ölçüde aradaki fark bakiye hasar bedeli olarak sigorta şirketinden talep edilebilir; talebin karşılanmaması hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonu veya dava yoluna başvurulması gündeme gelebilir.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri