Hukuk Makaleleri

Kazadan Sonra Doğrudan Tahkime Gitmeyin: Önce Sigorta Şirketine Başvurmak Zorunlu mu?

Kazadan Sonra Doğrudan Tahkime Gitmeyin: Önce Sigorta Şirketine Başvurmak Zorunlu mu?

Trafik kazası sonrasında araç değer kaybı, eksik hasar bedeli veya sigorta şirketinin ödemediği başka bir tazminat kalemi bulunduğunda araç sahiplerinin en sık başvurduğu hukuki yollardan biri Sigorta Tahkim Komisyonudur.

Ancak trafik kazasının meydana gelmesi ve sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğunun düşünülmesi, doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilmesi için yeterli değildir.

Türk sigorta hukukunda tahkime başvurudan önce yerine getirilmesi gereken önemli bir aşama bulunmaktadır:

Öncelikle ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmalıdır.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilmek için uyuşmazlık yaşanan sigorta kuruluşuna gerekli başvuruların yapılmış ve talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması aranmıştır. Sigorta kuruluşunun kanunda öngörülen süre içerisinde cevap vermemesi de tahkim yoluna başvurulabilmesi bakımından yeterlidir.

Trafik sigortasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise ayrıca Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uygulanmaktadır. Bu hükme göre zarar gören kişinin ilgili zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yazılı başvuruda bulunması, sigorta şirketinin başvuruyu 15 gün içerisinde cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde dava ya da tahkim yoluna başvurması mümkündür.

Dolayısıyla özellikle araç değer kaybı ve trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli uyuşmazlıklarında;

“Sigorta şirketi zaten ödeme yapmayacak, doğrudan tahkime gidelim.”

şeklindeki yaklaşım hukuken risklidir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvurmadan Önce Sigorta Şirketine Başvurmak Zorunlu mudur?

Evet.

Sigorta Tahkim Komisyonunun güncel resmi açıklamasında da tahkim sistemindeki bir sigorta kuruluşuyla uyuşmazlık yaşandığında öncelikle ilgili sigorta kuruluşuna başvurulması gerektiği açıkça belirtilmektedir.

Sigorta şirketinden;

  • talebi tamamen reddeden bir cevap alınması,
  • talebin yalnızca bir bölümünün karşılanması,
  • veya kanunda öngörülen süre içerisinde hiç cevap verilmemesi

hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yolu açılmaktadır.

Bu nedenle sigorta şirketine yapılan başvuru basit bir formalite değildir. Tahkim yolunun kullanılabilmesi için yerine getirilmesi gereken ön başvuru şartıdır.

Teknik olarak Sigorta Tahkim Komisyonu bir mahkeme olmadığından bu şartı doğrudan klasik anlamda “dava şartı” olarak nitelendirmek yerine tahkime başvurunun ön koşulu veya başvuru şartı olarak ifade etmek daha isabetlidir.

Trafik Sigortasında Bekleme Süresi Kaç Gündür?

Trafik sigortasında süre 15 gündür.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine göre ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldıktan sonra sigorta kuruluşunun başvuruyu en geç 15 gün içerisinde yazılı olarak cevaplaması gerekir. Sigorta şirketi bu sürede cevap vermez veya verdiği cevap zarar görenin talebini karşılamazsa tahkim veya dava yolu kullanılabilir.

Sigorta Tahkim Komisyonunun resmi internet sitesinde de trafik sigortası başvurularında 15 günlük süre açıkça belirtilmektedir.

Bu süre özellikle araç değer kaybı dosyalarında önemlidir.

Örneğin sigorta şirketine 1 Ağustos tarihinde usulüne uygun değer kaybı başvurusu yapılmış ve şirket herhangi bir cevap vermemişse kanuni süre dolduktan sonra tahkim başvurusu yapılabilir.

Diğer Sigorta Türlerinde Süre Aynı mıdır?

Hayır.

Sigorta Tahkim Komisyonunun güncel açıklamasına göre genel sigorta uyuşmazlıklarında süre 15 iş günü, trafik sigortasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise özel düzenleme nedeniyle 15 gün olarak uygulanmaktadır.

Dolayısıyla;

Trafik sigortası: 15 gün

Diğer sigorta branşları: Kural olarak 15 iş günü

ayrımı yapılmalıdır.

Bu iki sürenin karıştırılması özellikle tahkim başvurusunun erken yapılması sonucunu doğurabilir.

Sigorta Şirketi Talebi Hemen Reddederse 15 Gün Beklemek Gerekir mi?

Kural olarak hayır.

Sigorta şirketi başvurudan örneğin üç gün sonra;

“Araç değer kaybı talebiniz reddedilmiştir.”

şeklinde kesin ve nihai bir cevap gönderirse artık 15 günlük sürenin sonuna kadar beklenmesine gerek bulunmaz.

Çünkü burada başvurunun amacı gerçekleşmiş ve taraflar arasında uyuşmazlık ortaya çıkmıştır.

Sigorta Tahkim Komisyonunun resmi açıklaması da şirketin gönderdiği nihai cevabın talebi karşılamaması hâlinde Komisyona başvurulabileceğini belirtmektedir.

Dolayısıyla 15 günlük süre esas olarak sigorta şirketinin hiç cevap vermediği durumlarda önem kazanmaktadır.

Sigorta Şirketi Kısmi Ödeme Yaparsa Tahkime Başvurulabilir mi?

Evet.

Sigorta şirketinin ödeme yapmış olması tahkim yolunu otomatik olarak kapatmaz.

Örneğin araç sahibi 100.000 TL değer kaybı bulunduğunu ileri sürmüş ve sigorta şirketi yalnızca 25.000 TL ödeme yapmış olabilir.

Bu durumda şirket talebi tamamen değil kısmen karşılamıştır.

Sigorta Tahkim Komisyonunun resmi belge listesinde de şirketin başvuruyu kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandıran nihai cevap yazısının tahkim dosyasına sunulabileceği açıkça belirtilmektedir.

Dolayısıyla gerçek değer kaybının 100.000 TL olduğu ortaya konulabiliyorsa;

100.000 TL – 25.000 TL = 75.000 TL

bakiye değer kaybı tahkim uyuşmazlığına konu olabilir.

Kısmi Ödeme Sonrasında Sigorta Şirketine Tekrar Başvurmak Gerekir mi?

Bu sorunun cevabı ilk başvurunun kapsamına bağlıdır.

Örneğin araç sahibi ilk başvurusunda;

“Aracımda meydana gelen gerçek değer kaybının tamamının tarafıma ödenmesini talep ediyorum.”

demiş ve sigorta şirketi bunun yalnızca bir kısmını ödemişse şirketin talebi kısmen karşılamadığı açıktır.

Bu durumda aynı değer kaybı için yeniden başvuru yapılmasının zorunlu olduğu sonucuna otomatik olarak varılmamalıdır.

Ancak ilk başvuruda belirli ve sınırlı bir tutar istenmiş ve şirket bu tutarın tamamını ödemişse durum farklıdır.

Örneğin ilk başvuruda yalnızca 20.000 TL talep edilmiş, şirket de 20.000 TL’nin tamamını ödemiş ve daha sonra gerçek zararın 80.000 TL olduğu ileri sürülmüşse kalan 60.000 TL bakımından sigorta şirketine ayrıca başvurulması, ön başvuru şartının tartışılmasını önlemek açısından daha güvenli olacaktır.

Temel prensip şudur:

Tahkimde talep edilen zarar kalemi, mümkün olduğunca sigorta şirketine yapılan ön başvurunun da konusu olmalıdır.

Sigorta Şirketine Sadece Hasar Bedeli İçin Başvurulduysa Sonradan Değer Kaybı Tahkime Götürülebilir mi?

Burada dikkat edilmesi gerekir.

Araç hasar bedeli ile araç değer kaybı birbirinden farklı zarar kalemleridir.

Örneğin sigorta şirketine yalnızca;

“Aracımın 150.000 TL onarım bedelini ödeyin.”

şeklinde başvuru yapılmış, ancak değer kaybına ilişkin hiçbir talepte bulunulmamışsa daha sonra doğrudan;

“80.000 TL değer kaybı istiyorum.”

diyerek Sigorta Tahkim Komisyonuna gidilmesi ön başvuru şartı bakımından sorun yaratabilir.

Çünkü sigorta şirketine, tahkimde ileri sürülecek değer kaybı talebini önceden değerlendirme imkânı verilmemiştir.

Bu nedenle araç değer kaybı bakımından ayrıca yazılı başvuru yapılması daha doğru olacaktır.

Aynı durum;

  • eksik hasar bedeli,
  • değer kaybı,
  • sürekli sakatlık tazminatı,
  • destekten yoksun kalma tazminatı

gibi birbirinden farklı talepler bakımından da talebin niteliğine göre değerlendirilmelidir.

Hasar Dosyasının Açılmış Olması Sigorta Şirketine Başvuru Sayılır mı?

Her zaman değil.

Bu, uygulamada sık yapılan hatalardan biridir.

Trafik kazasından sonra servis tarafından sigorta şirketine hasar ihbarı yapılmış ve bir hasar dosyası açılmış olabilir.

Ancak yalnızca sigorta şirketinde;

“123456 numaralı hasar dosyası”

oluşturulmuş olması, örneğin ayrıca 75.000 TL araç değer kaybı talebinde bulunulduğunu göstermeyebilir.

Sigorta Tahkim Komisyonunun başvuru belgeleri arasında hem sigorta kuruluşuna gönderilen müracaat yazısı hem de şirketin verdiği nihai cevap veya cevap vermediğini gösteren belgeler istenmektedir.

Bu nedenle yalnızca hasar ihbarı yapılmış olmasına güvenmek yerine tahkimde ileri sürülecek talep kaleminin ayrıca ve açıkça sigorta şirketine bildirilmesi en güvenli yöntemdir.

Telefonla Sigorta Şirketini Aramak Yeterli midir?

Kural olarak güvenli değildir.

Özellikle trafik sigortasında KTK m.97 açıkça yazılı başvurudan söz etmektedir.

Bu nedenle çağrı merkezinin aranması ve telefonda;

“Değer kaybımı ödeyin.”

denilmesi, yazılı ön başvurunun yerine geçirilmemelidir.

Telefon görüşmesi yardımcı bir iletişim yöntemi olabilir ancak başvuru şartını ispat etmek bakımından yazılı ve teslim tarihi belirlenebilir bir yöntem tercih edilmelidir.

WhatsApp Mesajı Başvuru İçin Yeterli midir?

Teorik olarak yazılı elektronik iletişimin delil niteliği ayrıca değerlendirilebilir. Ancak Sigorta Tahkim Komisyonuna gidilecek ciddi bir tazminat uyuşmazlığında yalnızca bir sigorta çalışanına gönderilen WhatsApp mesajına güvenilmesi doğru değildir.

Çünkü daha sonra;

  • kişinin şirket adına başvuru almaya yetkili olup olmadığı,
  • mesajın hangi tarihte ulaştığı,
  • eklerin eksiksiz ulaşıp ulaşmadığı,
  • talebin şirket kayıtlarına girip girmediği

tartışılabilir.

Bu nedenle şirketin resmi başvuru sistemi, kayıtlı elektronik yöntemler veya teslimi kolayca ispatlanabilecek yazılı yöntemler kullanılmalıdır.

E-Posta ile Başvuru Yapılabilir mi?

Sigorta şirketinin başvuru kabul ettiği resmi e-posta kanalı kullanılıyorsa ve başvurunun şirkete ulaştığı güvenilir şekilde ispatlanabiliyorsa elektronik başvuru değerlendirilebilir.

Ancak yalnızca;

“Ben mail attım.”

demek yeterli olmayabilir.

Önemli olan e-postanın içeriği kadar sigorta kuruluşuna ulaştığının da ortaya konulabilmesidir.

Sigorta Tahkim Komisyonu cevap verilmemesi hâlinde başvurunun yapıldığını ispatlamak için noter ihtarnamesi, iadeli taahhütlü posta veya kargo alındısı ve sigorta şirketinin evrak kayıt tarihini gösteren suret gibi belgeleri örnek olarak saymaktadır.

Bu nedenle elektronik başvurularda da başvuru numarası, teslim bilgisi veya şirket teyidinin saklanması önemlidir.

Sigorta Şirketine Başvurunun Noterden Yapılması Zorunlu mudur?

Hayır.

Sigorta şirketine ön başvurunun mutlaka noter ihtarnamesiyle yapılacağına ilişkin genel bir zorunluluk bulunmamaktadır.

Sigorta Tahkim Komisyonu noter ihtarnamesini başvurunun ispat yöntemlerinden yalnızca biri olarak göstermektedir. Bunun yanında iadeli taahhütlü posta, kargo alındısı veya sigorta kuruluşunun evrak kayıt tarihini gösteren belge de kullanılabilir.

Bu nedenle önemli olan başvurunun;

yazılı, açık ve sigorta şirketine ulaştığı ispatlanabilir

olmasıdır.

KEP ile Başvuru Yapmak Avantajlı mıdır?

KEP, özellikle profesyonel başvurularda ispat açısından güçlü yöntemlerden biridir.

Başvurunun hangi tarihte gönderildiği, hangi adrese ulaştığı ve içeriğinin ne olduğu daha kolay şekilde ortaya konulabilir.

Bu nedenle yüksek miktarlı araç değer kaybı ve eksik hasar bedeli uyuşmazlıklarında başvurunun daha sonra tartışılmasını önlemek için teslim ve içerik ispatı sağlayan yöntemlerin kullanılması önemlidir.

Ancak KEP kullanmak başvurunun geçerliliğinin tek koşulu değildir.

Sigorta Şirketine Başvuru Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır?

Başvurunun sadece;

“Kazaya karıştım, ödeme istiyorum.”

şeklinde yapılması yerine uyuşmazlığın açıkça anlaşılmasını sağlayacak bilgiler içermesi gerekir.

Başvuruda özellikle;

  • kazanın tarihi,
  • zarar gören aracın plakası,
  • kusurlu aracın plakası,
  • poliçe veya hasar dosyası bilgileri,
  • talep eden kişinin bilgileri,
  • kazanın kısa açıklaması,
  • kusur durumu,
  • talep edilen zarar kalemi,
  • varsa talep edilen tutar,
  • banka hesap bilgileri,
  • başvuruyu destekleyen belgeler

bulunmalıdır.

Örneğin araç değer kaybı başvurusunda;

“… tarihli trafik kazası nedeniyle aracımda meydana gelen gerçek değer kaybının ekspertiz ve piyasa koşulları dikkate alınarak hesaplanarak tarafıma ödenmesini talep ediyorum.”

şeklinde açık bir talebin bulunması önemlidir.

Talep Miktarının Kesin Olarak Yazılması Zorunlu mudur?

Her zarar kaleminin miktarı başvuru anında tam olarak bilinmeyebilir.

Özellikle araç değer kaybı ancak ekspertiz ve piyasa araştırması sonucunda kesinleşebilir.

Bu nedenle başvurunun en önemli unsuru talep kaleminin açıkça belirtilmesidir.

Ancak zarar miktarı biliniyor veya raporla belirlenmişse rakamın da açıkça yazılması uyuşmazlığın kapsamını netleştirir.

Sigorta Tahkim Komisyonu da tahkim başvurusunda başvuru sahibinden ne talep ettiğini açık ve somut biçimde göstermesini istemektedir.

Bu nedenle özellikle tahkim aşamasına geçildiğinde talep sonucunun açık şekilde gösterilmesi gerekir.

Sigorta Şirketine Hangi Belgeler Gönderilmelidir?

Başvurunun içeriği zarar türüne göre değişmekle birlikte trafik kazası değer kaybı ve hasar dosyalarında çoğunlukla;

  • kaza tespit tutanağı,
  • araç ruhsatı,
  • kusur bilgileri,
  • hasar fotoğrafları,
  • ekspertiz raporu,
  • servis belgeleri,
  • hasar faturaları,
  • banka hesap bilgileri,
  • varsa değer kaybı ekspertiz raporu

gibi belgeler önem taşır.

Belgelerin eksik olması sigorta şirketinin başvuruyu değerlendirememesine ve başvurunun usulüne uygun yapılıp yapılmadığı konusunda daha sonra tartışma çıkmasına yol açabilir.

Bu nedenle “süre bir an önce başlasın” düşüncesiyle içeriği olmayan bir dilekçe göndermek yerine mümkün olduğunca tamamlanmış bir dosyayla başvuru yapılması daha sağlıklıdır.

Sigorta Şirketi “Eksik Belge Var” Derse Ne Yapılmalıdır?

Sigorta şirketi başvuru sonrasında ek belge talep edebilir.

Talep edilen belgenin gerçekten tazminat hesabı için gerekli olup olmadığı ayrıca değerlendirilebilir. Ancak makul ve gerekli belgelerin sunulması uyuşmazlığın tahkim aşamasında daha hızlı çözülmesini sağlar.

Özellikle şirket;

  • ruhsat,
  • kaza tespit tutanağı,
  • ekspertiz raporu,
  • banka bilgisi

gibi temel belgelerden birinin bulunmadığını belirtiyorsa eksikliğin giderilmesi çoğu durumda daha güvenli olacaktır.

Ama sigorta şirketinin sürekli yeni ve ilgisiz belgeler talep ederek başvuruyu belirsiz süreyle sürüncemede bırakması da tahkim hakkını ortadan kaldırmaz.

15 Günlük Süre Ne Zaman Başlar?

Trafik sigortası bakımından KTK m.97, sigorta şirketine yapılan yazılı başvuruyu esas almaktadır.

Bu nedenle uygulamada en önemli delillerden biri sigorta şirketinin başvuruyu hangi tarihte teslim aldığıdır.

Örneğin dilekçe 1 Ağustos’ta hazırlanmış ancak şirkete 4 Ağustos’ta ulaşmışsa değerlendirmede teslim tarihi önem taşır.

Bu nedenle yalnızca dilekçenin üzerindeki tarih değil;

  • KEP teslim kaydı,
  • kargo teslim belgesi,
  • şirket evrak kayıt numarası,
  • noter tebliğ belgesi

gibi kayıtların saklanması gerekir.

Sigorta Şirketinin “Talebiniz İnceleniyor” Cevabı Nihai Cevap Sayılır mı?

Her zaman değil.

Şirketin;

“Başvurunuz alınmıştır, dosyanız inceleme aşamasındadır.”

şeklindeki mesajı talebi karşılayan veya reddeden nihai bir cevap değildir.

Komisyonun resmi bilgilendirmelerinde özellikle sigorta kuruluşunun nihai cevap yazısından söz edilmektedir.

Bu nedenle sadece otomatik başvuru alındı mesajı veya “inceleme devam ediyor” bildirimi, uyuşmazlığın çözüldüğü anlamına gelmez.

Kanuni süre dolduğu hâlde gerçek bir sonuç bildirilmemişse tahkim yolu değerlendirilebilir.

Sigorta Şirketi 15 Gün İçerisinde Hiç Cevap Vermezse Ne Olur?

Trafik sigortası bakımından 15 günlük sürenin sonunda yazılı cevap verilmemişse Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir.

Bu durumda tahkim dosyasına;

sigorta şirketine yapılan başvurunun kendisi

ve

başvurunun hangi tarihte şirkete ulaştığını gösteren belge

eklenmelidir.

Sigorta Tahkim Komisyonu cevap verilmemesi hâlinde başvurunun yapıldığını ispatlayan belgelerin sunulmasını açıkça istemektedir.

15 Gün Dolmadan Tahkime Başvurulursa Ne Olur?

Sigorta şirketi henüz nihai ret cevabı vermemiş ve 15 günlük süre de dolmamışsa tahkim başvurusunun erken yapılması başvuru şartı yönünden sorun yaratabilir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurular öncelikle raportörler tarafından ön incelemeye tabi tutulmaktadır. Komisyonun resmi açıklamasına göre sigorta şirketine önceden başvuru yapılması ve yasal sürenin veya nihai cevabın bulunması tahkime müracaatın temel koşullarındandır.

Bu nedenle hiçbir hukuki zorunluluk bulunmadığı hâlde bir veya iki gün erken tahkim başvurusu yapmak gereksiz usul tartışmasına neden olabilir.

En güvenli yöntem kanuni sürenin tam olarak dolmasını beklemektir.

Sigorta Şirketine Hiç Başvurulmadan Tahkime Gidilirse Ne Olur?

Bu durumda temel tahkim başvuru şartlarından biri eksik olacaktır.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 kapsamında Komisyona başvurabilmek için sigorta kuruluşuna gerekli başvuruların yapılması gerekmektedir.

Sigorta Tahkim Komisyonunun resmi internet sitesi de;

“Komisyona başvurmadan önce mutlaka ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmanız gerekmektedir.”

kuralını açık biçimde belirtmektedir.

Dolayısıyla doğrudan tahkime başvurulması, dosyanın esasının incelenmeden önce başvuru şartı yönünden sorun yaşamasına neden olabilir.

Bu nedenle tahkim ücreti yatırmadan ve dosya hazırlamadan önce şirket başvurusunun mevcut olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Sigorta Şirketine Yapılan Başvurunun Tahkim Dosyasına Eklenmesi Gerekir mi?

Evet.

Komisyonun güncel belge listesinde;

  • sigorta şirketine gönderilen müracaat yazısı,
  • şirketin nihai cevabı,
  • cevap yoksa başvurunun şirkete ulaştığını ispatlayan belgeler

açıkça istenmektedir.

Bu nedenle şirket başvurusunun yalnızca yapılması değil belgelendirilmesi de gerekmektedir.

Sigorta Şirketi Başvuruyu Reddederse Gerekçeye İtiraz Etmek Zorunlu mudur?

Sigorta şirketi açık bir nihai ret cevabı verdiyse kural olarak bu ret kararına karşı şirkete tekrar tekrar itiraz dilekçesi verilmesi tahkime başvuru için zorunlu değildir.

Örneğin şirket;

“Aracınızın geçmiş hasarları nedeniyle değer kaybı oluşmadığından talebiniz reddedilmiştir.”

şeklinde kesin cevap vermişse uyuşmazlık ortaya çıkmıştır.

Başvuru sahibi bu cevabın hukuka ve teknik verilere aykırı olduğunu Sigorta Tahkim Komisyonu önünde ileri sürebilir.

Ancak şirket cevabındaki açık bir maddi hata kolayca düzeltilebilecek nitelikteyse ek başvuru yapmak pratik açıdan uyuşmazlığı tahkime gitmeden çözebilir.

Eksik Ödeme Yapılırsa 15 Gün Yeniden Beklenir mi?

İlk başvurunun tamamına ilişkin şirket tarafından kesin bir kısmi ödeme ve nihai cevap verilmişse, sırf şirketin kısmi ödeme yaptığı için yeni bir 15 günlük sürenin otomatik olarak başlaması gerektiği söylenemez.

Çünkü sigorta kuruluşu talebi kısmen sonuçlandırmıştır ve uyuşmazlık kalan miktar bakımından doğmuştur.

Komisyonun belge listesinde de kısmi olumsuz sonuçlandırma tahkim başvurusu için yeterli kabul edilmektedir.

Buna karşılık sonradan tamamen yeni bir zarar kalemi veya ilk başvuruda hiç ileri sürülmeyen ek bir talep doğmuşsa bu yeni talep bakımından ayrıca sigorta şirketine başvurulması gerekir.

Araç Değer Kaybı Başvurusunda Pratik Örnek

Bir trafik kazasında karşı taraf %100 kusurlu olsun.

Zarar gören araç sahibi sigorta şirketine 1 Haziran’da yazılı olarak başvurmuş ve;

“Aracımda meydana gelen gerçek değer kaybının tamamının tarafıma ödenmesini talep ediyorum.”

demiş olsun.

Sigorta şirketi 6 Haziran’da 18.000 TL ödeme yapmış ve dosyayı kapattığını bildirmiş olsun.

Daha sonra yapılan uzman incelemesinde gerçek değer kaybının 70.000 TL olduğu tespit edilirse;

70.000 TL – 18.000 TL = 52.000 TL

bakiye değer kaybı uyuşmazlığı gündeme gelebilir.

Şirket ilk talebi kısmen karşılamış olduğundan bakiye tutar tahkim konusu yapılabilir.

Örnek: Sigorta Şirketi Hiç Cevap Vermedi

Araç sahibi 5 Mayıs’ta sigorta şirketine değer kaybı başvurusu yapmış ve KEP teslim kaydıyla başvurunun aynı gün şirkete ulaştığını ispatlamış olsun.

Şirket 15 gün içerisinde herhangi bir yazılı cevap vermemişse yasal sürenin sonunda Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir.

Tahkim dosyasına;

  • değer kaybı başvuru dilekçesi,
  • KEP teslim belgesi,
  • kaza belgeleri,
  • ekspertiz raporu,
  • diğer deliller

eklenmelidir.

Şirketin hiç cevap vermemiş olması tahkim yolunu engellemez; tam tersine yasal sürenin dolması tahkime başvuru imkânı verir.

Örnek: Sadece Servis Hasar Dosyası Açtı

Araç trafik kazasından sonra yetkili servise bırakılmış ve servis trafik sigortası şirketinde hasar dosyası açtırmış olsun.

Sigorta şirketi hasar bedelinin bir bölümünü servise ödemiş ancak araç sahibi daha sonra ayrıca 90.000 TL değer kaybı talep etmek istiyor olsun.

Sadece servisin açtırdığı fiziksel hasar dosyasının değer kaybı için de ön başvuru teşkil ettiği varsayılmamalıdır.

Araç sahibinin;

“90.000 TL veya tespit edilecek gerçek değer kaybının ödenmesi”

talebiyle sigorta şirketine ayrıca yazılı başvuru yapması daha doğru olacaktır.

Sigorta Şirketine Başvurmak Zamanaşımını Nasıl Etkiler?

Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat taleplerinde Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesindeki zamanaşımı hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.

Sigorta şirketine başvuru yapılması gerektiği düşünülerek dosyanın zamanaşımı sonuna kadar bekletilmesi doğru değildir.

Ön başvuru ve tahkim süreci zamanaşımı bakımından da dosyanın özellikleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle özellikle iki yıllık genel sürenin sonuna yaklaşmış trafik kazalarında başvuru tarihleri dikkatle takip edilmelidir.

Sigorta Şirketine Başvuru ile Sigortacının Temerrüdü Aynı Şey midir?

Her zaman aynı hukuki sonucu ifade etmez.

Sigorta şirketine başvuru bir yandan tahkim ve dava yolunun kullanılmasının ön koşulunu oluştururken diğer yandan tazminatın muacceliyeti ve sigortacının temerrüdü bakımından da önem taşıyabilir.

KTK m.99 kapsamında gerekli belgelerin sigorta şirketine iletilmesinden sonra zorunlu mali sorumluluk sigortacısının ödeme yükümlülüğüne ilişkin ayrıca sekiz iş günlük düzenleme bulunmaktadır. UYAP’ta yayımlanan yargı kararlarında da sigortacıya yapılan yazılı başvuru ile KTK m.99’daki sekiz iş günlük ödeme süresi ayrı ayrı değerlendirilmektedir.

Bu nedenle;

15 günlük tahkime geçiş süresi

ile

sigortacının ödeme/temerrüt süresi

birbirine karıştırılmamalıdır.

Sigorta Şirketine Başvuru Mahkemede Dava Açmak İçin de Gerekli midir?

Zorunlu trafik sigortacısına karşı açılacak davalarda da KTK m.97 önem taşımaktadır.

Kanun açıkça zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmasını öngörmektedir.

UYAP’ta yayımlanan yargı kararlarında da ZMSS sigortacısına karşı tazminat davası açılmadan önce yazılı başvuru yapılmasının ve kanuni sürecin işletilmesinin ön şart niteliğinde olduğu belirtilmektedir.

Dolayısıyla;

“Tahkime gidersem başvuru şart, mahkemeye gidersem şart değil.”

şeklindeki düşünce trafik sigortası bakımından doğru değildir.

Kusurlu Sürücüye Karşı Dava Açmadan Önce Sigorta Şirketine Başvurmak Gerekir mi?

Burada önemli bir ayrım bulunmaktadır.

KTK m.97’deki ön başvuru zorunluluğu sigorta şirketine yönelik talep bakımından düzenlenmiştir.

Örneğin yalnızca kusurlu sürücü ve işletene karşı araç mahrumiyet bedeli talep edilecekse sigorta şirketine başvuru şartı aynı şekilde uygulanmaz.

Çünkü araç mahrumiyet bedeli zaten kural olarak zorunlu trafik sigortası teminatının dışında kalan bir zarar kalemidir.

Bu nedenle her trafik kazası zararında;

“Önce mutlaka sigorta şirketine başvurmak gerekir.”

şeklinde genel bir sonuç çıkarmak doğru değildir.

Ön başvuru şartı, talebin kime yöneltildiğine göre değerlendirilmelidir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna Kimler Başvurabilir?

Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile sigorta kuruluşları arasındaki uyuşmazlıkların çözümü için kurulmuştur.

Komisyonun resmi açıklamasına göre sigorta ettiren, sigortalı veya sözleşmeden menfaat sağlayan gerçek ve tüzel kişiler tahkim sisteminden yararlanabilir.

Trafik sigortasında zarar gören üçüncü kişi de sigorta sözleşmesinden doğan doğrudan talep hakkı çerçevesinde Komisyona başvurabilmektedir.

Sigorta Şirketinin Tahkim Sistemine Üye Olması Gerekir mi?

İhtiyari sigortalarda genel olarak sigorta kuruluşunun tahkim sistemine üyeliği ve uyuşmazlık konusu rizikonun üyelik tarihinden sonra meydana gelmiş olması önem taşımaktadır.

Ancak zorunlu sigortalarda farklı bir sistem bulunmaktadır.

Sigorta Tahkim Komisyonunun güncel açıklamasına göre zorunlu sigortalarda şirketin Komisyona üye olup olmadığına bakılmaksızın 18 Nisan 2013 tarihinden sonra ortaya çıkan uyuşmazlıklar için Komisyona başvuru yapılabilmektedir.

Bu nedenle zorunlu trafik sigortasında;

“Sigorta şirketi tahkime üye değil, bu nedenle hiçbir şekilde Komisyona gidemem.”

sonucuna otomatik olarak varılmamalıdır.

Tahkim Başvurusu Nasıl Yapılır?

Sigorta şirketine ön başvuru şartı tamamlandıktan sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna elektronik veya fiziki başvuru yapılabilir.

Komisyonun resmi açıklamasına göre elektronik başvuruda bilgiler sistem üzerinden girilmekte ve başvuru formu otomatik olarak oluşturulmaktadır. Fiziki başvurularda ise başvuru formunun eksiksiz doldurulup imzalanması gerekmektedir.

Başvuru dosyasında temel olarak;

  • ön başvuru dilekçesi,
  • sigorta şirketinin ret veya kısmi ödeme cevabı,
  • cevap yoksa başvurunun ulaştığını ispatlayan belge,
  • tahkim talebini destekleyen deliller,
  • kimlik ve gerektiğinde vekâletname

yer almalıdır.

Avukatla Yapılan Tahkim Başvurusunda Vekâletnamede Özel Yetki Gerekir mi?

Sigorta Tahkim Komisyonunun güncel belge açıklamasına göre avukat aracılığıyla yapılan başvurularda vekâletnamenin HMK m.74 kapsamında alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına veya doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurma özel yetkisini içermesi gerekmektedir.

Bu husus özellikle avukat aracılığıyla yapılacak elektronik tahkim başvurularında dosya hazırlanırken kontrol edilmelidir.

Aynı Uyuşmazlık Hem Mahkemeye Hem Sigorta Tahkim Komisyonuna Götürülebilir mi?

Aynı uyuşmazlığın eş zamanlı olarak farklı yargısal çözüm mekanizmalarına taşınması mümkün değildir.

Sigorta Tahkim Komisyonunun resmi açıklamasına göre uyuşmazlık daha önce mahkemeye, HMK kapsamında tahkime veya Tüketici Hakem Heyetine intikal etmişse aynı uyuşmazlık Komisyon tarafından değerlendirmeye alınmamaktadır.

Bu nedenle başvuru yapılmadan önce hangi hukuki yolun tercih edileceğine karar verilmesi gerekir.

Sigorta Şirketine Başvuru Yaparken En Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada ön başvuru aşamasında yapılan küçük hatalar tahkim dosyasında ciddi usul tartışmalarına dönüşebilmektedir.

En sık görülen hatalardan biri sigorta şirketine hiç yazılı başvuru yapılmadan doğrudan tahkime gidilmesidir.

Bir diğer hata yalnızca telefonla ihbar yapılmasının yeterli olduğunun düşünülmesidir.

Sadece servisin açtırdığı hasar dosyasının araç değer kaybı talebi bakımından da otomatik olarak yeterli olduğu düşüncesi de risklidir.

Başvurunun şirkete ulaştığını gösteren belgenin saklanmaması önemli bir başka hatadır.

Bunun yanında trafik sigortasındaki 15 günlük süre ile diğer sigorta uyuşmazlıklarındaki 15 iş günlük sürenin karıştırılması da erken tahkim başvurusuna neden olabilir.

En Güvenli Başvuru Yöntemi Nedir?

Özellikle araç değer kaybı veya yüksek miktarlı hasar dosyalarında uygulanabilecek güvenli yöntem şu şekilde özetlenebilir:

Öncelikle talep edilecek zarar kalemi net olarak belirlenmelidir.

Ardından sigorta şirketine yazılı, açık ve delilleri eklenmiş bir başvuru yapılmalıdır.

Başvurunun şirkete ulaştığı tarih mutlaka belgelenmelidir.

Şirketin cevabı beklenmeli; trafik sigortasında şirket nihai cevap vermemişse 15 günlük sürenin tamamlandığı kesinleştirilmelidir.

Şirket kısmi ödeme yapmışsa ödeme miktarı ve gerçek zarar arasındaki fark belirlenmelidir.

Bundan sonra Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu hazırlanmalıdır.

Bu yöntem gereksiz usul itirazlarının önemli bölümünü önleyebilir.

Günlük Hayattan Örnek: “Sigorta 15.000 TL Yatırdı, Ben 70.000 TL Değer Kaybı Olduğunu Düşünüyorum”

Bir araç sahibi trafik kazasına karışmış ve karşı taraf tamamen kusurlu olsun.

Araç sahibi karşı tarafın trafik sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış ve gerçek değer kaybının tamamının ödenmesini istemiş olsun.

Sigorta şirketi dosyayı inceleyerek 15.000 TL ödeme yapmış ve başka ödeme yapılmayacağını bildirmiş olsun.

Araç sahibi daha sonra aldığı teknik raporda gerçek değer kaybının 70.000 TL olduğunu görmüşse;

70.000 TL – 15.000 TL = 55.000 TL

bakiye değer kaybı bakımından tahkim yoluna başvurabilir.

Çünkü sigorta şirketi talebi kısmen karşılamış ve uyuşmazlık kalan miktar yönünden doğmuştur. Komisyon da kısmi olumsuz sonuçlandırmayı tahkim başvurusu için yeterli kabul etmektedir.

Günlük Hayattan Örnek: “Sigorta Şirketine Hiç Başvurmadım, Direkt Tahkime Gittim”

Bu durumda dosyanın en temel sorunlarından biri esasa ilişkin değildir.

Araç değer kaybının gerçekten oluşup oluşmadığından önce;

“Sigorta şirketine tahkimden önce usulüne uygun başvuru yapıldı mı?”

sorusu gündeme gelecektir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 ve trafik sigortasında KTK m.97 uyarınca ön başvuru şartı bulunduğu için, doğrudan tahkime gitmek başvurunun usul bakımından sonuçlandırılması riskini doğurur.

Bu nedenle birkaç günlük ön başvuru sürecinden kaçınmak amacıyla tahkim dosyasının tamamını riske atmak doğru değildir.

Günlük Hayattan Örnek: “Sigorta Şirketi Bir Gün Sonra Talebi Reddetti”

Araç sahibi pazartesi günü başvuru yapmış ve sigorta şirketi salı günü;

“Talebiniz poliçe kapsamında değerlendirilmemiş ve reddedilmiştir.”

şeklinde açık nihai ret yazısı göndermiş olsun.

Bu durumda trafik sigortasındaki 15 günlük sürenin tamamlanmasını beklemeye gerek bulunmaz.

Çünkü sigorta şirketi uyuşmazlık hakkında nihai iradesini açıklamış ve talebi karşılamamıştır. Komisyonun resmi başvuru açıklaması da nihai cevabın talebi karşılamaması durumunda tahkime gidilebileceğini belirtmektedir.

Günlük Hayattan Örnek: “Hasar İçin Başvurdum ama Değer Kaybını Yazmadım”

Aracın 100.000 TL onarım bedeli bulunuyor ve sigorta şirketine yalnızca bu tutar için başvuru yapılmış olsun.

Sigorta şirketi hasar bedelini ödemiş ancak araçta ayrıca 60.000 TL değer kaybı meydana geldiği sonradan fark edilmiş olsun.

Bu durumda doğrudan 60.000 TL değer kaybı için tahkime gitmek yerine öncelikle bu yeni ve farklı zarar kaleminin sigorta şirketine yazılı olarak bildirilmesi daha doğru olacaktır.

Çünkü şirket daha önce değer kaybı talebini hiç değerlendirmemiştir.

Ön Başvuru Neden Bu Kadar Önemlidir?

Sigorta şirketine ön başvuru zorunluluğunun temel amacı, her uyuşmazlığın doğrudan yargısal veya tahkim sürecine taşınmasını önlemek ve sigorta şirketine zararı inceleyerek ödeme yapma fırsatı vermektir.

Bazı dosyalarda şirket başvuru üzerine zararın tamamını öder ve uyuşmazlık tahkime gitmeden sona erer.

Bazı dosyalarda ise şirket yalnızca bir kısmını öder.

Bazılarında tamamen ret kararı verir.

İşte Sigorta Tahkim Komisyonu esas olarak bu aşamadan sonra ortaya çıkan gerçek uyuşmazlığı çözmek üzere devreye girmektedir.

Sonuç: Sigorta Tahkim Komisyonuna Gitmeden Önce Sigorta Şirketine Başvurmak Şart mı?

Evet. Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmadan önce kural olarak uyuşmazlık konusu talebin ilgili sigorta şirketine yazılı şekilde yöneltilmesi zorunludur.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi, sigorta şirketine gerekli başvurular yapılmadan ve talebin kısmen veya tamamen karşılanmadığı ortaya çıkmadan tahkim sistemine başvurulmasını öngörmemektedir.

Trafik kazalarından kaynaklanan zorunlu trafik sigortası uyuşmazlıklarında ayrıca KTK m.97 uygulanmakta; zarar gören kişinin ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapması ve şirketin 15 gün içerisinde cevap vermemesi veya verdiği cevabın talebi karşılamaması hâlinde tahkim veya dava yoluna başvurması mümkün olmaktadır.

Sigorta şirketi açık şekilde ret cevabı vermişse 15 günün tamamının beklenmesi gerekmez.

Şirket kısmi ödeme yapmışsa kalan zarar tahkim konusu yapılabilir.

Ancak ilk başvuruda ileri sürülmeyen tamamen yeni bir zarar kalemi için doğrudan tahkime gidilmesi yerine bu talebin de öncelikle sigorta şirketine yöneltilmesi gerekir.

Yalnızca telefon görüşmesi yapılması veya servisin hasar dosyası açtırması, özellikle araç değer kaybı gibi ayrı zarar kalemleri bakımından her durumda yeterli kabul edilmemelidir.

En güvenli yöntem;

talebi açıkça yazmak, gerekli belgeleri eklemek, başvurunun sigorta şirketine ulaştığı tarihi ispatlamak ve ancak şirket talebi karşılamazsa veya kanuni süre içerisinde cevap vermezse Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmaktır.

Bu nedenle araç değer kaybı veya eksik hasar bedeli nedeniyle uyuşmazlık yaşayan bir kişinin ilk sorusu;

“Tahkime nasıl başvururum?”

değil,

“Sigorta şirketine doğru ve ispatlanabilir şekilde başvurdum mu?”

olmalıdır.

Çünkü Sigorta Tahkim Komisyonunda başarılı bir dosyanın ilk adımı çoğu zaman tahkim dilekçesinden değil, sigorta şirketine yapılan usulüne uygun ön başvurudan başlamaktadır.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri