Hukuk Makaleleri

Sigorta Şirketinin Hasar Bedelini Eksik Ödemesi Hâlinde Başvurulabilecek Hukuki Yollar

Sigorta Şirketinin Hasar Bedelini Eksik Ödemesi Hâlinde Başvurulabilecek Hukuki Yollar

Trafik kazası sonrasında araçta meydana gelen hasarın sigorta şirketine bildirilmesi üzerine şirket tarafından eksper görevlendirilerek bir hasar dosyası oluşturulmakta ve sigorta kapsamında olduğu kabul edilen zarar için ödeme yapılmaktadır. Ancak uygulamada sigorta şirketinin yaptığı ödeme ile aracın gerçek onarım maliyeti arasında önemli farklar ortaya çıkabilmektedir.

Örneğin aracın gerçek onarım maliyetinin 300.000 TL olmasına rağmen sigorta şirketinin 170.000 TL ödeme yapması, kalan 130.000 TL’nin her durumda araç sahibinin üzerinde kalacağı anlamına gelmez. Sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmasına rağmen zararın eksik karşılanması hâlinde bakiye hasar bedeli, diğer bir ifadeyle eksik ödenen hasar tazminatı talep edilebilir.

Eksik ödeme uyuşmazlıklarında öncelikle hangi sigorta türünün söz konusu olduğu belirlenmelidir. Zarar karşı tarafın zorunlu trafik sigortasından talep ediliyorsa 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri; kişinin kendi kasko şirketinden ödeme talep etmesi hâlinde ise poliçe hükümleri, Türk Ticaret Kanunu ve Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları ön plana çıkar.

Bu nedenle sigorta şirketinin yaptığı ödemenin düşük olduğunun düşünülmesi durumunda yalnızca ödeme miktarına bakılması yeterli değildir. Eksper raporu, değişen parçalar, işçilik bedelleri, iskonto uygulamaları, kusur oranı, poliçe teminat limiti ve yapılan önceki ödemeler birlikte incelenmelidir.

Sigorta Şirketinin Hasar Bedelini Eksik Ödemesi Ne Anlama Gelir?

Eksik hasar ödemesi, sigorta şirketinin hukuken karşılamakla yükümlü olduğu gerçek zararın yalnızca bir kısmını ödemesidir.

Örneğin;

aracın trafik kazası nedeniyle uğradığı gerçek zarar 250.000 TL,

sigorta şirketinin yaptığı ödeme 160.000 TL ise,

90.000 TL bakiye hasar bedeli söz konusu olabilir.

Ancak bu hesap her dosyada yalnızca fatura ile ödeme arasındaki fark üzerinden yapılmaz. Sigorta şirketinin sorumluluğu;

kusur oranı, poliçe kapsamı, sigorta limiti, hasarla kaza arasındaki illiyet bağı ve onarımın gerekli olup olmadığı gibi unsurlara göre ayrıca belirlenir.

Zorunlu trafik sigortasında sigortacı, sigortalı aracın işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı ve işletenin hukuken sorumlu olduğu zararı poliçe limiti içerisinde karşılar. 2026 yılı için insan taşımada kullanılan motorlu araçlarda maddi zarar teminatı araç başına 400.000 TL, kaza başına 800.000 TL olarak uygulanmaktadır.

Dolayısıyla gerçek zararın sigorta limitini aşması hâlinde sigorta şirketinin sınırsız sorumluluğu bulunmaz. Limit üzerindeki bakiye zarar bakımından kusurlu aracın işleteni, sahibi veya sürücüsünün sorumluluğu ayrıca gündeme gelebilir.


Trafik Sigortasında Eksik Hasar Ödemesi

Trafik sigortası bakımından en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, karşı tarafın aracında meydana gelen zararın sigorta şirketi tarafından piyasa gerçeklerinin altında hesaplanmasıdır.

Örneğin servis tarafından;

220.000 TL parça + 80.000 TL işçilik olmak üzere toplam 300.000 TL

onarım maliyeti belirlenmiş olabilir.

Sigorta şirketi ise;

parça fiyatlarına iskonto uygulayabilir, bazı parçaların değişmesi yerine onarılabileceğini kabul edebilir, işçilik ücretlerini düşürebilir veya bazı kalemleri kazayla ilgisiz kabul ederek 190.000 TL ödeme yapabilir.

Bu durumda uyuşmazlığın temel sorusu şudur:

Aracı kazadan önceki durumuna getirmek için objektif olarak gerekli ve makul onarım bedeli ne kadardır?

Sigorta şirketinin kendi eksperinin belirlediği tutar mahkeme, sigorta hakemi veya zarar gören açısından mutlak ve bağlayıcı değildir. Eksik ödeme iddiası hâlinde gerçek zarar yeniden bilirkişi veya eksper incelemesine konu olabilir.


Kasko Sigortasında Eksik Hasar Ödemesi

Kasko sigortasında durum trafik sigortasından farklıdır.

Trafik sigortasında zarar gören üçüncü kişinin zararı karşılanırken kasko sigortasında sigortalı, esas itibarıyla kendi aracındaki zararı kendi sigorta şirketinden talep eder.

Bu nedenle kasko dosyalarında öncelikle;

poliçenin türü, özel şartlar, muafiyet hükümleri, servis seçimi, orijinal veya eş değer parça şartları, eskime payı veya benzeri özel düzenlemeler incelenmelidir.

Kasko sigortasının kapsamı Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları yanında taraflar arasındaki poliçeye göre belirlenmektedir.

Dolayısıyla örneğin poliçede belirli bir servis ağı şartı bulunması ile sınırsız yetkili servis teminatı verilmesi aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Buna rağmen sigorta şirketi poliçe kapsamında bulunan bir zararı hukuka ve sözleşmeye aykırı şekilde düşük hesaplamışsa bakiye tazminat talep edilebilir.


Sigorta Şirketleri Hasar Bedelini Neden Eksik Ödeyebilir?

Eksik ödeme uyuşmazlıklarının büyük bölümü birkaç temel hesaplama kaleminden kaynaklanmaktadır.

Bunların başında parça fiyatları gelir. Servisin belirlediği parça fiyatıyla sigorta şirketinin kabul ettiği fiyat arasında ciddi farklar olabilir.

İkinci önemli alan işçilik ücretleridir. Özellikle yetkili servis ile sigorta şirketinin anlaşmalı servislerinde uygulanan saatlik işçilik ücretleri farklı olabilir.

Üçüncü olarak, sigorta şirketi bazı parçaların değiştirilmesine gerek olmadığını ve onarımın yeterli olduğunu ileri sürebilir.

Dördüncü olarak, parçaların kazadan önce zaten hasarlı olduğu iddia edilebilir.

Beşinci olarak, eksper tarafından uygulanan çeşitli iskontolar nihai ödeme miktarını düşürebilir.

Bütün bu hâllerde sigorta şirketinin hesaplaması otomatik olarak doğru kabul edilemez. Bunun karşısında servis faturası da otomatik olarak zararın tamamını ispatlayan mutlak bir belge değildir. Önemli olan, kazayla illiyet bağı bulunan makul ve gerçek onarım maliyetinin belirlenmesidir.


Gerçek Hasar Bedeli Nasıl Belirlenir?

Gerçek hasar hesabında araç, mümkün olduğu ölçüde kazadan hemen önceki ekonomik ve teknik durumuna getirilmek için gereken gider esas alınmalıdır.

Bu değerlendirmede aracın;

markası, modeli, yaşı, kilometresi, hasarın bulunduğu bölge, kullanılan parçalar, aracın önceki hasar geçmişi, onarım yöntemi, işçilik süresi ve piyasa fiyatları birlikte değerlendirilir.

Sigorta şirketinin yalnızca kendi anlaşmalı servis fiyatlarını esas alması her uyuşmazlıkta yeterli olmayabilir.

Aynı şekilde zarar gören kişinin olağan piyasa değerinin çok üzerinde bir onarım faturası sunması da sigortacıyı otomatik olarak faturanın tamamından sorumlu hâle getirmez.

Temel ölçüt zararın gerçek ve makul bedelidir.


Eksper Raporu Bağlayıcı mıdır?

Sigorta şirketinin görevlendirdiği eksper tarafından hazırlanan rapor, hasarın belirlenmesi açısından önemli bir delildir; ancak uyuşmazlığın kesin çözümü anlamına gelmez.

Özellikle;

hasarlı bir parçanın rapora hiç alınmaması, parça fiyatının yanlış belirlenmesi, aracın yanlış versiyonunun dikkate alınması, onarım yerine değişim gereken parçanın tamir edilebilir kabul edilmesi veya piyasa gerçeklerinin altında işçilik fiyatı uygulanması

hâllerinde eksper raporuna karşı çıkılabilir.

1 Temmuz 2026 itibarıyla motorlu araç sigortalarında kullanılacak ekspertiz raporları SEDDK’nın 2026/11 sayılı Genelgesiyle standartlaştırılmıştır. Düzenleme, trafik ve kasko hasarlarının daha ayrıntılı ve denetlenebilir şekilde raporlanmasını amaçlayan yeni rapor şablonlarını içermektedir.

Bu nedenle eksik hasar uyuşmazlığında yalnızca sigorta şirketinin ödeme dekontuna değil, ödemenin hangi eksper değerlendirmesine dayanılarak hesaplandığına bakılmalıdır.


Sigorta Şirketinin Uyguladığı İskontolar Her Zaman Geçerli midir?

Hasar dosyalarında en çok tartışılan konulardan biri sigorta şirketinin parça ve işçilik bedellerine uyguladığı iskontolardır.

Örneğin servis parça bedelini 150.000 TL olarak belirlerken sigorta şirketi tedarik indirimi uygulayarak bunu 115.000 TL kabul edebilir.

Burada yalnızca “sigorta şirketi %20 iskonto uyguladı” denilerek sonuca varılamaz.

Araştırılması gereken;

zarar gören kişinin aracını objektif piyasa koşullarında eski hâline getirebilmek için fiilen veya makul olarak katlanması gereken maliyetin ne olduğudur.

Sigorta şirketinin yalnızca kendi ticari ilişkileri sayesinde ulaşabildiği özel bir indirimin doğrudan zarar görene yansıtılması her dosyada gerçek zararı karşılamayabilir.

Bu nedenle uyuşmazlık hâlinde piyasadaki gerçek parça tedarik fiyatları ve servis bedellerinin bilirkişi tarafından araştırılması önem taşır.


Orijinal Parça mı, Eş Değer Parça mı Kullanılmalıdır?

Eksik hasar ödeme uyuşmazlıklarında bir diğer önemli mesele, hasarlı parçanın hangi nitelikte parça kullanılarak değiştirileceğidir.

Her durumda;

“Mutlaka orijinal parça kullanılmalıdır.”

veya bunun tam tersine;

“Sigorta şirketi her zaman eş değer parça bedelini ödeyebilir.”

şeklinde mutlak bir sonuca ulaşmak doğru değildir.

Aracın yaşı, hasarlı parçanın niteliği, piyasadaki parça seçenekleri, mevcut düzenlemeler, poliçe şartları ve aracın kaza öncesindeki durumu birlikte değerlendirilmelidir.

Önemli olan, sigorta şirketinin ödeme yöntemi sonucunda zarar gören aracın kaza öncesindeki durumuna ekonomik açıdan mümkün olduğu ölçüde döndürülüp döndürülmediğidir.


Araç Tamir Edilmeden Hasar Bedeli Talep Edilebilir mi?

Hasarın varlığının yalnızca aracın fiilen tamir edilmiş olmasıyla ispatlanabileceği düşüncesi doğru değildir.

Araç henüz tamir edilmemiş olsa dahi;

eksper raporu, fotoğraflar, servis teklifleri, parça fiyatları ve bilirkişi incelemesi

üzerinden gerçek zarar belirlenebilir.

Ancak aracın fiilen onarılmış ve faturalandırılmış olması, zararın miktarının ispatını önemli ölçüde kolaylaştırabilir.

Fatura bulunmaması ise tek başına aracın zarar görmediği anlamına gelmez; fakat gerçek onarım maliyeti konusunda daha kapsamlı teknik inceleme yapılmasını gerektirebilir.


Sigorta Şirketinin Eksik Ödemesine Karşı İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?

İlk yapılması gereken, sigorta şirketinden hasar dosyasının ve ödeme hesabının ayrıntılarının temin edilmesidir.

Özellikle şu belgeler toplanmalıdır:

  • Kaza tespit tutanağı ve kusur değerlendirmesi,
  • hasar fotoğrafları,
  • sigorta eksper raporu,
  • onarım faturası veya servis teklifi,
  • değişen ve onarılan parça listesi,
  • işçilik dökümü,
  • sigorta şirketinin ödeme dekontu,
  • sigorta şirketinin ödeme açıklaması,
  • trafik veya kasko poliçesi,
  • varsa bağımsız eksper raporu,
  • aracın geçmiş hasar kayıtları.

Bu belgeler elde edilmeden yalnızca “servis 300.000 TL söyledi, sigorta 200.000 TL ödedi” şeklindeki karşılaştırmayla dava veya tahkim başlatılması sağlıklı olmayabilir.


Eksik Ödenen Hasar Bedeli İçin Sigorta Şirketine Yeniden Başvuru

Sigorta şirketi ödeme yaptıktan sonra gerçek zararın daha yüksek olduğu düşünülüyorsa bakiye hasar bedeli talebiyle ek başvuru yapılabilir.

Başvuruda;

sigorta şirketinin ödediği tutar, gerçek hasar tutarı, aradaki fark, hangi kalemlerin yanlış hesaplandığı ve talep edilen bakiye miktar

açıkça belirtilmelidir.

Örneğin;

Gerçek onarım bedelinin 285.000 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından 180.000 TL ödeme yapıldığı, bakiye 105.000 TL’nin ödenmediği ve eksper raporunda parça ve işçilik bedellerinin piyasa rayicinin altında hesaplandığı

belirtilerek ek ödeme talep edilebilir.

Bu başvuru özellikle daha sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna gidilecekse büyük önem taşır.


Trafik Sigortasında Sigorta Şirketine Başvuru Zorunlu mudur?

Evet.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine göre zarar gören kişinin, zorunlu trafik sigortasına karşı dava açmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapması gerekir.

Sigorta şirketinin başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde dava veya Sigorta Tahkim Komisyonu yolu açılır. Bu kural SEDDK’nın 5 Ağustos 2026 tarihli 2026/02 sayılı Kurum Sirkülerinde de açıkça belirtilmiştir.

Sigorta şirketinin yalnızca kısmi ödeme yapmış olması da talebin geri kalan kısmı bakımından uyuşmazlık meydana gelmesine neden olabilir.

Örneğin 150.000 TL talep edilmiş, 90.000 TL ödenmişse kalan 60.000 TL bakımından hukuki yollara başvurulması mümkündür.


2026 Yılında Tahkim Başvurularında Dikkat Edilmesi Gereken Yeni Düzenleme

5 Ağustos 2026 tarihli SEDDK 2026/02 sayılı Sirküler, özellikle trafik ve kasko dosyalarında önemli bir uygulama getirmiştir.

Buna göre sigorta şirketi mevzuattaki süre içerisinde eksper atamış ve eksper raporu sigorta şirketine yüklenemeyecek sebeplerle henüz tamamlanmamışsa, talebin kısmen veya tamamen reddedildiği ya da uyuşmazlığın doğduğu kabul edilmeyebilecektir.

Dolayısıyla sırf sigorta şirketine başvuru üzerinden belirli süre geçtiği gerekçesiyle, ekspertiz işlemi hukuka uygun şekilde devam ederken tahkim başvurusu yapılması usuli sorun doğurabilir.

Bu nedenle 2026 yılı itibarıyla başvuru öncesinde;

eksper atanıp atanmadığı, raporun tamamlanıp tamamlanmadığı ve SBM kayıtlarındaki dosya durumu

kontrol edilmelidir.


Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru

Eksik hasar bedellerinde en yaygın başvuru yollarından biri Sigorta Tahkim Komisyonudur.

Sigorta şirketi bakiye hasar talebini reddederse, eksik ödeme yaparsa veya gerekli şartlar oluşmasına rağmen talebi karşılamazsa tahkim yoluna başvurulabilir.

Sigorta Tahkim Komisyonu da kural olarak sigorta şirketine önceden başvuru yapılmasını aramaktadır. Trafik sigortasında şirketin 15 gün içinde cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde tahkim başvurusu yapılabilir.

Başvurunun elektronik ortamda yapılması mümkündür ve Komisyonun çevrim içi başvuru sistemi kullanılabilmektedir.

Tahkim başvurusunda genellikle uyuşmazlığın;

“bakiye hasar tazminatı”

olarak açıkça ifade edilmesi gerekir.

Örneğin;

gerçek hasar: 240.000 TL,

sigorta ödemesi: 150.000 TL,

talep edilen bakiye: 90.000 TL

şeklinde bir hesap kurulabilir.

Bilirkişi incelemesi sonucunda gerçek hasarın daha yüksek veya daha düşük olduğu belirlenebilir.


Sigorta Tahkim Komisyonunun Avantajları

Sigorta Tahkim Komisyonu özellikle araç hasar uyuşmazlıklarında uygulamada sık kullanılan bir yoldur.

Bunun önemli nedenlerinden biri uyuşmazlığın sigorta alanında uzman hakemler ve gerektiğinde araç hasarı konusunda teknik bilirkişiler aracılığıyla çözülebilmesidir.

Eksik hasar dosyasında hakem;

sigorta şirketinin eksper raporuyla bağlı değildir.

Gerekli görürse yeni bilirkişi incelemesi yaptırabilir.

Bu nedenle örneğin sigorta eksperinin 120.000 TL olarak belirlediği hasarın bilirkişi tarafından 190.000 TL olduğu tespit edilirse, yapılan önceki ödeme mahsup edilerek bakiye zarar hakkında karar verilebilir.


Eksik Hasar Bedeli İçin Dava Açılması

Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmak zorunlu değildir.

Kanundaki ön başvuru şartı yerine getirildikten sonra doğrudan mahkemede dava açılması da mümkündür. KTK m.97, sigorta şirketinin 15 gün içinde cevap vermemesi veya cevabın talebi karşılamaması hâlinde zarar görene dava veya tahkim seçeneklerini tanımaktadır.

Sigorta şirketine yönelik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ticari dava niteliği taşıyabildiğinden görevli mahkeme çoğu durumda Asliye Ticaret Mahkemesidir.

Ancak davada sürücü, işleten veya araç sahibinin de taraf olması gibi durumlarda görev ve yetki konusu somut dosya üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.


Dava Açılmadan Önce Arabuluculuk Gerekir mi?

Sigorta şirketine karşı açılacak ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari nitelikteki alacak veya tazminat davalarında dava şartı arabuluculuk gündeme gelir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi, ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak düzenlemektedir.

Bu nedenle mahkemede bakiye hasar bedeli davası açılması tercih ediliyorsa dava şartı arabuluculuğun uygulanıp uygulanmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.

Buna karşılık Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru için arabuluculuk dava şartı değildir.

Bu ayrım önemlidir.


Kusurlu Araç Sahibi ve Sürücüsüne de Başvurulabilir mi?

Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limitiyle sınırlıdır.

Ancak zarar görenin gerçek zararının sigorta limitini aşması hâlinde aşan zarar ortadan kalkmaz.

Örneğin;

gerçek araç hasarı: 520.000 TL,

karşı taraf kusuru: %100,

sigorta şirketinin kullanılabilir maddi zarar teminatı: 400.000 TL

ise sigorta şirketinin poliçe limitini aşan bölümünden sorumluluğu bulunmayabilir.

Bu durumda kalan zarar bakımından kazanın özelliklerine göre;

kusurlu sürücü, araç işleteni ve araç sahibi

aleyhine talepte bulunulması gündeme gelebilir.

2026 yılında insan taşımada kullanılan motorlu araçlar bakımından zorunlu trafik sigortası maddi zarar limiti araç başına 400.000 TL’dir.

Dolayısıyla yüksek bedelli araçlarda meydana gelen ağır hasarlarda sigorta teminatının gerçek zararın tamamına yetmemesi mümkündür.


Kısmi Kusur Hâlinde Hasar Bedeli Nasıl Hesaplanır?

Zarar gören sürücünün kazada kusuru bulunması, karşı tarafın trafik sigortasından alınabilecek tazminatı etkileyebilir.

Örneğin;

gerçek hasar: 300.000 TL,

karşı taraf kusuru: %75,

araç sahibinin kusuru: %25

ise karşı tarafın sorumluluğu bakımından:

300.000 TL × %75 = 225.000 TL

esas alınabilir.

Sigorta şirketi 150.000 TL ödemişse;

225.000 TL – 150.000 TL = 75.000 TL

bakiye hasar bedeli ortaya çıkabilir.

Bu nedenle “servis faturası ile sigorta ödemesi arasındaki farkın tamamı” her zaman talep edilebilir bakiye değildir. Kusur oranı ve sigorta sorumluluğu ayrıca dikkate alınmalıdır.


Sigorta Şirketinin Yaptığı Ödeme Kabul Edilirse Kalan Hak Kaybolur mu?

Kural olarak yalnızca sigorta şirketinin hesabınıza para yatırmış olması, bakiye zarardan otomatik olarak vazgeçtiğiniz anlamına gelmez.

Örneğin sigorta şirketi 200.000 TL zarar için 120.000 TL ödeme yapmışsa, bu ödemenin alınması tek başına kalan 80.000 TL’nin talep edilemeyeceği anlamına gelmeyebilir.

Ancak zarar gören tarafından ayrıca;

ibraname, sulhname, feragatname veya kesin ödeme protokolü

imzalanmışsa belgenin içeriği ayrıca incelenmelidir.

Trafik kazalarından doğan sorumluluk bakımından KTK m.111 özel bir koruma getirmektedir. Kanuna göre hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersiz olup tazminat miktarına ilişkin ve açıkça yetersiz veya fahiş olan anlaşma ya da uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir.

Bu nedenle “ibraname imzaladım, artık hiçbir hak talep edemem” şeklinde otomatik bir sonuca varılmamalıdır.


Sigorta Şirketinden Eksik Hasar Bedeli İçin Faiz Talep Edilebilir mi?

Şartların oluşması hâlinde bakiye tazminat yanında faiz de talep edilebilir.

Trafik sigortasında sigortacının temerrüde düştüğü tarihin doğru tespit edilmesi önemlidir.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi uyarınca sigortacılar, hak sahibinin gerekli kaza veya zarar belgelerini sigorta kuruluşuna iletmesinden sonra kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde sorumlu oldukları tazminatı sekiz iş günü içerisinde ödemekle yükümlüdür.

Bu nedenle özellikle tahkim veya dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihinin;

kaza tarihi, sigorta şirketine başvuru tarihi, belgelerin tamamlanma tarihi ve temerrüt tarihi

bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Faizin türü de tarafların sıfatına, aracın kullanım biçimine ve uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre değişebilir.


Eksik Hasar Ödemesinde Zamanaşımı

Trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesindeki zamanaşımı hükümleri uygulanır.

Genel olarak zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Bunun yanında kaza tarihinden itibaren uygulanan nihai süre ve trafik kazasının aynı zamanda ceza kanunlarına göre daha uzun zamanaşımına tabi bir suç oluşturması hâlinde uzamış ceza zamanaşımı ihtimali ayrıca değerlendirilmelidir.

Kasko sigortasından doğan taleplerde ise trafik sigortasından farklı olarak sigorta sözleşmesine ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri ve poliçe şartları dikkate alınmalıdır.

Dolayısıyla “kaza üzerinden iki yıl geçti, hiçbir şekilde hak talep edilemez” biçiminde genel bir sonuca varmak doğru değildir.


Eksik Ödeme ile Araç Değer Kaybı Birlikte Talep Edilebilir mi?

Evet.

Hasar bedeli ile araç değer kaybı aynı zarar kalemi değildir.

Hasar bedeli, aracın tamir edilmesi için gerekli gideri ifade eder.

Araç değer kaybı ise araç tamamen ve düzgün biçimde onarılsa dahi kazalı geçmişi nedeniyle ikinci el piyasasında meydana gelen ekonomik değer azalmasıdır.

Örneğin;

onarım bedeli: 250.000 TL,

sigorta şirketince ödenen onarım bedeli: 180.000 TL,

bakiye hasar: 70.000 TL,

araç değer kaybı: 120.000 TL

ise şartların bulunması hâlinde bu iki zarar ayrı ayrı ileri sürülebilir.

Aynı şekilde araç onarımda kaldığı süre boyunca meydana gelen araç mahrumiyet zararı veya ikame araç bedeli de bunlardan ayrı bir zarar kalemidir.


Araç Mahrumiyet Bedeli Trafik Sigortasından İstenebilir mi?

Araç mahrumiyet zararı ile onarım bedeli arasında ayrım yapılmalıdır.

Zorunlu trafik sigortasının hangi zarar kalemlerini kapsadığı genel şartlar ve mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Araç mahrumiyet zararı birçok olayda doğrudan kusurlu araç işleteni veya sürücüsüne yöneltilen bir talep hâline gelebilir.

Dolayısıyla bir kazada aynı anda;

bakiye hasar bedeli + değer kaybı + araç mahrumiyet zararı

gündeme gelebilir; ancak her zarar kaleminin sorumlusu ve hukuki dayanağı ayrı ayrı belirlenmelidir.


Sigorta Şirketine Karşı İcra Takibi Yapılabilir mi?

Para alacağı bulunduğunun ileri sürüldüğü durumlarda teorik olarak ilamsız icra takibi de gündeme gelebilir.

Ancak eksik araç hasarı uyuşmazlıklarında alacağın miktarı çoğunlukla teknik bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden sigorta şirketinin takibe itiraz etmesi sık karşılaşılabilecek bir durumdur.

Takibe itiraz edilmesi hâlinde alacağın tahsili için itirazın iptali veya uygun hukuki yolun değerlendirilmesi gerekecektir.

Bu nedenle dosyanın niteliğine göre doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmak veya dava açmak daha işlevsel olabilir.


Örnek Bakiye Hasar Hesabı

Bir trafik kazasında araç servis tarafından incelenmiş ve;

parça bedeli: 210.000 TL,

işçilik bedeli: 70.000 TL,

toplam gerçek onarım bedeli: 280.000 TL

olarak belirlenmiş olsun.

Karşı tarafın kazada %100 kusurlu olduğu kabul edilsin.

Sigorta şirketi ise çeşitli parça ve işçilik indirimleri sonucunda 165.000 TL ödeme yapmış olsun.

Bağımsız bilirkişi incelemesi sonucunda 280.000 TL’nin piyasa koşullarında makul ve gerekli onarım bedeli olduğu tespit edilirse:

280.000 TL – 165.000 TL = 115.000 TL

bakiye hasar bedeli talep edilebilir.

Sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih de belirlenerek şartları varsa bu miktara faiz işletilmesi talep edilebilir.

Araçta ayrıca 90.000 TL değer kaybı meydana gelmişse bu zarar, 115.000 TL bakiye hasar bedelinden bağımsız olarak ayrıca değerlendirilebilir.


Eksik Hasar Dosyasında En Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada ilk hata, sigorta şirketinin eksper raporunun kesin doğru kabul edilmesidir.

İkinci hata, servis faturasının hiçbir incelemeye gerek olmaksızın gerçek zararın tamamını gösterdiğinin düşünülmesidir.

Üçüncü hata, sigorta şirketinin yaptığı kısmi ödeme alındığında diğer haklardan vazgeçildiğinin kabul edilmesidir.

Dördüncü hata, değer kaybı ile bakiye hasar bedelinin birbirine karıştırılmasıdır.

Beşinci hata, trafik sigortasında KTK m.97 uyarınca gerekli başvuru yapılmadan doğrudan dava açılmasıdır.

Altıncı hata, poliçe teminat limiti araştırılmadan sigorta şirketinden tüm zararın talep edilmesidir.

Yedinci hata, kusur oranının hesaba katılmamasıdır.

Sekizinci hata ise özellikle 2026 yılı itibarıyla ekspertiz süreci devam ederken, SEDDK 2026/02 sayılı Sirküler dikkate alınmaksızın erken tahkim başvurusu yapılmasıdır.


Sigorta Şirketinin Eksik Ödeme Yaptığı Nasıl İspatlanır?

En etkili yöntem, sigorta şirketinin ödeme hesabıyla gerçek onarım maliyetini teknik olarak karşılaştırmaktır.

Örneğin eksper raporunda;

“ön tampon değişim: 12.000 TL”

yazılmış ancak aynı parçanın kaza tarihindeki makul piyasa fiyatının 26.000 TL olduğu belgelenebiliyorsa aradaki fark somutlaştırılabilir.

Benzer şekilde eksper;

“kapı onarımı”

öngörmüş ancak üretici teknik prosedürü veya hasarın niteliği parçanın güvenli şekilde onarılamayacağını ve değiştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyorsa bu durum bakiye hasar hesabını değiştirebilir.

Dolayısıyla iyi hazırlanmış bir dosyada yalnızca toplam rakam tartışılmaz.

Hangi parçada, hangi işçilikte ve hangi hesaplama kaleminde eksiklik bulunduğu tek tek gösterilir.


Sigorta Şirketinin Eksik Hasar Ödemesinde İzlenebilecek Yol

Eksik ödeme tespit edildiğinde hukuki sürecin ana mantığı şu şekildedir:

Öncelikle gerçek zarar belirlenir.

Ardından sigorta şirketinin yaptığı ödeme gerçek zarardan mahsup edilir.

Sigortacının kusur oranı ve poliçe limiti içerisindeki sorumluluğu hesaplanır.

Daha sonra bakiye zarar için sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır.

Talep karşılanmazsa dosyanın durumuna göre Sigorta Tahkim Komisyonu veya dava yolu tercih edilir.

Dava yolu tercih ediliyorsa görev, yetki ve dava şartı arabuluculuk ayrıca incelenir.

Sigorta limitinin üzerinde kalan zarar varsa kusurlu sürücü, işleten ve diğer sorumlular yönünden ayrıca talepte bulunulması değerlendirilir.


Sonuç

Sigorta şirketinin araç hasarı nedeniyle herhangi bir ödeme yapmış olması, zararın tamamen karşılandığı anlamına gelmez.

Önemli olan yapılan ödemenin değil, trafik kazası sonucunda meydana gelen gerçek ve hukuken karşılanması gereken zararın belirlenmesidir.

Sigorta şirketinin;

parça fiyatlarını piyasa değerinin altında belirlemesi, işçilik bedelini eksik hesaplaması, gerekli parça değişimini kabul etmemesi, bazı hasar kalemlerini dosya dışında bırakması veya gerçek zararı karşılamayan iskonto uygulaması sonucunda eksik ödeme meydana gelmiş olabilir.

Böyle bir durumda öncelikle eksper raporu ve hasar dosyası ayrıntılı olarak incelenmeli; gerçek onarım bedeli teknik verilerle belirlenmeli ve daha önce yapılan ödeme mahsup edilerek bakiye hasar tazminatı hesaplanmalıdır.

Zorunlu trafik sigortasında Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması dava ve tahkim öncesinde önem taşımaktadır. Sigorta şirketinin başvuruyu 15 gün içinde karşılamaması veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonuna veya mahkemeye başvurulabilir.

2026 yılında ayrıca SEDDK’nın yeni motorlu araç ekspertiz düzenlemeleri ile 5 Ağustos 2026 tarihli 2026/02 sayılı Sirkülerinin dikkate alınması gerekmektedir. Özellikle ekspertiz işlemi henüz tamamlanmamış dosyalarda tahkim başvurusunun zamanlaması artık daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Sigorta şirketinin ödemediği zarar poliçe teminat limitinin üzerinde kalıyorsa bakiye zararın kusurlu sürücü, işleten veya araç sahibinden talep edilmesi de gündeme gelebilir.

Bu nedenle eksik hasar ödemesi dosyalarında doğru yaklaşım yalnızca;

“Sigorta şirketi ne kadar ödedi?”

sorusunu sormak değildir.

Asıl sorulması gereken;

“Kaza nedeniyle meydana gelen gerçek zarar ne kadardır, bu zararın ne kadarı sigortacının sorumluluğundadır ve sigorta şirketi bu miktarın ne kadarını karşılamıştır?”

sorularıdır.

Bu üç aşama doğru şekilde belirlendiğinde sigorta şirketinin eksik ödeme yapıp yapmadığı ve bakiye hasar bedeli olarak ne kadar ek tazminat talep edilebileceği hukuken ortaya konulabilir.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri