Single Blog Title

This is a single blog caption

Munzam Zarar Nedir?

MUNZAM (AŞKIN) ZARAR

Para borçlarında, borçlunun temerrüde düşmesi sebebiyle alacaklının zarara uğraması kaçınılmaz bir hal alır. Bu zararın karşılanmasında uygulamada başvurulacak ilk yol, kusur ve zarar varlığına bakılmaksızın tahsil edilebilecek olan temerrüt faizidir. Ancak çoğu durumda götürü tazminat niteliği taşıyan temerrüt faizi mevcut zararın karşılanmasında yeterli olamaz. Bu durumda alacaklı, şartları bulunmak suretiyle munzam zararın tazminini de isteyebilir. Munzam zarar, temerrüdün kusura ilişkin sonuçlarından biridir.

TBK. m. 122/I gereğince “Borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe” faizi aşan zararı da tazmin etmekle yükümlüdür.

Temerrüt faizinin aksine munzam zararın varlığı için kusurun yanı sıra zarar koşulu da aranır. Bu zarar alacaklının mal varlığında eksiltme yaratan maddi zarar niteliğindedir. Bunun sonucunda munzam zarar hesaplanırken, temerrüt faizi çıkarılarak hesaplanır.

  1. Hukuk Dairesi         2016/9487 E. ,  2018/161 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar, davalıya, tus hizmeti verdiklerini, verilen hizmet neticesinde doğan alacaklarını davalının ödememesi nedeniyle yaptıkları takipler ve açtıkları davalar sonucu alabildiklerini, alacaklarına geç kavuşmaları nedeniyle munzam zararlarının bulunduğunu ileri sürerek 6.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek 12.000,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davacı …, dava sırasında alacağını diğer davacıya temlik etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 05.10.2015 tarih ve 2014/5629 E., 2015/6256 K. sayılı ilamıyla zamanaşımı iddiasının incelenmediği gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; bozmadan önce celp edilen taraf delilleri, alınan bilirkişi raporları, davacı asil ve temlik alanın 01.02.1991 tarihinde … 8. Noterliğinden İhtarname çektiği, o tarihte alacak muaccel olduğu için 10 yıllık süre 01.02.2001 tarihinde dolduğu, davanın kanunda belirlenen 10 yıllık süre geçtikten sonra 17.05.2005 tarihinde açıldığı, böylece kanunda belirlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu gerekçesiyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı … temyiz etmiştir.
Dava,  aşkın zararın tahsili istemine ilişkindir
Tabu’nun 122 maddesinde düzenlenen aşkın zararda alacaklı asıl alacağın tamamının tahsil edildiği tarihten itibaren TKB’nun 146. maddesi gereğince genel zamanaşımı olan 10 yıllık süre içerisinde aşkın zararını talep edebilir. Somut olayda takip dosyalarında tespit edilen ödemelerden birinin 23.05.1995 tarihinde yapıldığı, dava tarihinin ise 17.05.2005 olduğu, bu nedenle 10 yıllık zamanaşımının geçmediği anlaşılmıştır. Mahkemece 10 yıllık zamanaşımının dolmamış olmasına rağmen zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek ve önceki bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün temyiz eden davacı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden …’e iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Munzam Zararın Tazmini Davası Dilekçesi

İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI                   : Adı ve Soyadı- (T.C. Kimlik No: …)-Adres

VEKİLİ                     : Avukat Adı ve Soyadı-Adres

DAVALI                   : Adı ve Soyadı-Adres

KONU                       : Munzam zararın tazmini

DAVA DEĞERİ        : … Türk lirasıdır.

AÇIKLAMALAR      :

1 1- Müvekkilim, 20.01.2003 tarihinde arkadaşı B ye 20.03.2003 tarihinde geri ödeyeceğini kararlaştırmaları kaydıyla 10.000 TL borç para vermiştir ve 20.03.2003 tarihinde kira borcunu ödemesi gerektiğini, o paraya ihtiyacı olduğunu ve eğer belirlenen vadede ödenmezse kira ödemesinin yanı sıra faiz de ödemek zorunda olacağını belirtmiştir. Davalı B müvekkilime borcunu belirlenen tarihte ödeyeceğine dair söz vermiştir.

2-Vade günü geldiğinde davalı B ödemesi gereken 10.000 TL para borcunu ödemeyeceğini belirtmiştir bununla birlikte müvekkilim ve davalı B arasında sözlü bir münakaşa yaşanmıştır. Müvekkilim kirasını vaktinde ödeyememekle birlikte kira sözleşmesinde belirlenen faiz oranıyla zarara girmiştir.

3-Olaydan iki hafta sonra Davalı B borcu olan 10.000 TL’yi ödemiştir. Ancak müvekkilim kira borcunu vaktinde ödeyemediği için kirasını ailesinden destek alarak faiziyle birlikte ödemek durumunda kalmıştır. Bu durumda müvekkilimin hesabında ….Türk lirası zarar meydana gelmiştir. (Kira sözleşmesine ilişkin belge ektedir). Bu zararın davalıdan tahsili için bu davayı açmak zarureti hâsıl olmuştur.

DELİLLER: Kira sözleşmesi, Ödeme belgeleri ve sair yasal deliller.

HUKUKİ SEBEPLER: TBK. Md. 122 ve ilgili mevzuat.

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda kısaca açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile … Türk lirası munzam zararın davalıdan alınmasına ve yargılama giderleri, vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. …/…/…

Davacı Vekili Avukat Adı ve Soyadı İmza

(Hazırlayan: Stajyer Öğrenci Elif ATAĞ)

 

 

 

 

 

 

Leave a Reply

Open chat
Avukata İhtiyacım var
Merhaba
Hukuki Sorunuz nedir ?
Call Now Button