Kripto Para Hesabını Dolandırıcılara Kullandıran Kişiye Hangi Ceza Verilir?
Kripto para ve kripto varlık platformlarının günlük hayatta daha yaygın kullanılmaya başlaması, dolandırıcılık suçlarında kullanılan para transfer yöntemlerini de önemli ölçüde değiştirmiştir. Geçmişte dolandırıcılık sonucu elde edilen paraların büyük bölümü doğrudan banka hesapları üzerinden aktarılırken günümüzde suç gelirlerinin kripto para hesaplarına aktarılması, farklı kripto cüzdanlarına gönderilmesi veya üçüncü kişiler adına açılmış kripto hesaplarının kullanılması oldukça sık karşılaşılan bir yöntem hâline gelmiştir.
Bu durum, kendi adına açılmış kripto para hesabını başka kişilere kullandıran kişilerin ceza sorumluluğunu önemli bir hukuki tartışma konusu hâline getirmiştir.
Özellikle;
“Kripto hesabını bize ver, her işlem için komisyon alırsın.”
“Binance hesabını birkaç gün kullanacağız.”
“Kripto hesabına para gelecek, USDT’ye çevirip bize göndereceksin.”
“Senin hesabından işlem yapalım, sana yüzde 10 komisyon veririz.”
“Banka hesabından para gelecek, kriptoya çevirip başka cüzdana aktar.”
şeklindeki teklifler nedeniyle birçok kişi farkında olarak veya olmayarak dolandırıcılık organizasyonlarının para transfer zincirine dahil olabilmektedir.
31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren ve kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun, banka hesaplarının yanında kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapların dolandırıcılık suçlarında kullandırılması konusunda da son derece önemli bir düzenleme getirmiştir.
Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine eklenen yeni dördüncü fıkra ile kişinin dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştiraki yalnızca kendisine veya başkasına ait banka, ödeme veya kripto varlık hesabının kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalıyorsa, verilecek cezanın yarı oranında indirilmesi öngörülmüştür.
Ancak yeni düzenleme hakkında özellikle şu noktanın altı çizilmelidir:
Kripto para hesabını dolandırıcılara kullandırmak suç olmaktan çıkarılmamıştır.
- Yargı Paketi bir af getirmemiştir.
Kripto hesabını kullandıran herkesin cezasının otomatik olarak ortadan kalkacağı yönünde bir düzenleme de bulunmamaktadır.
Yeni kanun, kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği tespit edildikten sonra, suç içerisindeki rolünün yalnızca hesap kullandırmakla sınırlı olması hâlinde ceza miktarında önemli bir indirim yapılmasına imkân tanımaktadır.
Dolayısıyla kripto para hesabını kullandırma dosyalarında öncelikle şu sorular cevaplandırılmalıdır:
Hesap sahibi dolandırıcılık yapıldığını biliyor muydu?
Hesabını bilerek ve isteyerek mi kullandırdı?
Kendisine veya başka bir kişiye haksız menfaat sağlama amacı var mıydı?
Suç içerisindeki görevi yalnızca kripto hesabını kullandırmaktan mı ibaretti?
Yoksa mağdurlarla görüşme, para toplama, dolandırıcılık yöntemini planlama veya suç gelirlerinin dağıtılması gibi başka faaliyetlere de katıldı mı?
Bu soruların cevabı kişinin beraat edip etmeyeceğinden alacağı cezanın miktarına kadar dosyanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
12. Yargı Paketi Kripto Para Hesapları Hakkında Ne Değiştirdi?
7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine yeni bir dördüncü fıkra eklenmiştir.
Yeni düzenlemeye göre TCK m.157’deki dolandırıcılık veya TCK m.158’deki nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak;
kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla,
kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlıysa, verilecek ceza yarı oranında indirilecektir.
Kanun metninde kripto varlık hizmet sağlayıcılarının açıkça sayılması özellikle önemlidir.
Dolayısıyla yeni düzenleme yalnızca klasik banka hesaplarını veya IBAN numaralarını kapsamamaktadır.
Kişinin;
kripto para hesabını,
hesaba giriş bilgilerini,
hesabı kullanmaya yarayan doğrulama araçlarını,
hesabın kontrolünü sağlayan bilgi veya araçları
dolandırıcılık organizasyonunda kullanılmak üzere başka kişilere vermesi de yeni düzenleme kapsamında değerlendirilebilir.
Kripto Para Hesabını Başkasına Kullandırmak Tek Başına Suç mudur?
Bu konuda önemli bir hukuki ayrım yapılmalıdır.
Türk Ceza Kanunu’nda “kripto para hesabı kiralama” veya “kripto hesabını başkasına kullandırma” adıyla bağımsız bir suç tipi düzenlenmiş değildir.
Ancak hesabın bir dolandırıcılık suçunun gerçekleştirilmesi amacıyla bilerek kullandırılması, kişinin dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği sonucunu doğurabilir.
Yeni TCK m.158/4 de zaten bağımsız bir suç yaratmamaktadır.
Düzenleme, mevcut dolandırıcılık suçuna katılan kişinin iştirak biçimi yalnızca hesap veya ödeme aracı kullandırmakla sınırlı kalıyorsa cezada yarı oranında indirim yapılmasını öngörmektedir.
Bu nedenle bir kripto hesabının dolandırıcılık suçunda kullanılmasıyla hesap sahibinin dolandırıcılık suçuna bilerek katılması aynı şey değildir.
Örneğin kişinin arkadaşına;
“Kripto hesabımdan normal bir yatırım işlemi yapabilirsin.”
diyerek hesabını vermesi ve hesabın daha sonra kişinin haberi olmaksızın dolandırıcılık gelirlerinin aktarılmasında kullanılması farklı bir durumdur.
Buna karşılık kişiye;
“Dolandırıcılıktan para gelecek. Parayı USDT’ye çevirip başka cüzdana gönder, yüzde 15 senin.”
denilmesi ve kişinin bu teklifi bilerek kabul etmesi tamamen farklı bir ceza hukuku değerlendirmesi gerektirir.
Kripto Hesabını Dolandırıcılara Kullandırmanın Cezası Nedir?
Bu soruya bütün dosyalar bakımından tek bir yıl söyleyerek cevap vermek hukuken doğru değildir.
Çünkü öncelikle kişinin hangi dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği ve suç içerisindeki rolünün ne olduğu belirlenmelidir.
Türk Ceza Kanunu’nun güncel düzenlemesinde nitelikli dolandırıcılık suçunun temel yaptırımı üç yıldan on yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat sistemindeki güncel TCK metninde nitelikli dolandırıcılık bakımından bu ceza aralığı korunmaktadır.
Bilişim sistemlerinin veya banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığı bazı nitelikli dolandırıcılık hâllerinde ayrıca kanundaki özel alt sınırlar ve adli para cezasına ilişkin hükümler dikkate alınmaktadır.
Ancak 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren TCK m.158/4 uyarınca kişinin suça iştiraki yalnızca kripto hesabını veya hesabı kullanmaya yarayan bilgi ve araçları kullandırmakla sınırlıysa, somut olayda belirlenecek ceza yarı oranında indirilecektir.
Dolayısıyla yeni düzenleme cezanın hesaplanması bakımından son derece önemlidir.
Örneğin mahkeme kişinin nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği kanaatine ulaşmış ancak kişinin eyleminin yalnızca kripto hesabını kullandırmakla sınırlı olduğunu belirlemişse TCK m.158/4 kapsamında yarı oranındaki indirim değerlendirilmek zorundadır.
Bunun ardından varsa etkin pişmanlık, takdiri indirim veya diğer lehe hükümlerin ayrıca uygulanıp uygulanamayacağı değerlendirilir.
Yarı Oranındaki Ceza İndirimi Kimlere Uygulanır?
TCK m.158/4’teki indirim, kripto hesabı kullanılan her dosyada otomatik olarak uygulanmaz.
Kanun özellikle kişinin suça iştirakinin hesap kullandırma fiiliyle sınırlı kalmasını aramaktadır.
Örneğin kişi;
kendi adına açılmış kripto hesabının giriş bilgilerini dolandırıcılara vermiş,
hesabın suç gelirlerinin aktarılmasında kullanılacağını biliyor,
bunun karşılığında belirli bir komisyon alıyor,
ancak mağdurlarla hiç iletişim kurmuyor,
dolandırıcılık ilanlarını hazırlamıyor,
mağdurları kandırmıyor,
başka hesapları organize etmiyor
ve suçun diğer aşamalarına katılmıyorsa yeni TCK m.158/4 açısından önemli bir değerlendirme alanı ortaya çıkar.
Buna karşılık kişi;
mağdurları kendisi buluyor,
sahte yatırım ilanı hazırlıyor,
mağdura “yüksek kazanç sağlayacağız” diyor,
paranın yatırılacağı hesapları belirliyor,
kripto hesaplarını organize ediyor,
mağdurun para göndermesi için hileli yönlendirmeler yapıyor
ve elde edilen suç gelirini diğer failler arasında paylaştırıyorsa artık eylemin yalnızca kripto hesabını kullandırmakla sınırlı olduğundan bahsetmek mümkün olmayabilir.
Bu durumda TCK m.158/4’teki yarı oranındaki özel indirimin uygulanma koşulları oluşmayabilir.
Kripto Hesabını Verdim Ama Dolandırıcılığı Bilmiyordum: Ceza Alır mıyım?
Ceza sorumluluğu açısından en önemli meselelerden biri kasttır.
Yalnızca kripto hesabının kişinin adına kayıtlı olması, kişinin dolandırıcılık suçuna bilerek iştirak ettiğini tek başına göstermez.
Dolandırıcılık suçuna iştirakten söz edilebilmesi için kişinin suçun işlenmesine bilerek ve isteyerek katkıda bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.
Yeni TCK m.158/4 de hesabın verilmesinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla gerçekleştirilmesini esas almaktadır.
Dolayısıyla;
“Kripto hesabı benim adıma.”
tespitiyle
“Dolandırıcılık yapılacağını bilerek hesabımı verdim.”
tespiti birbirinden farklıdır.
Örneğin kişi hesabını arkadaşına normal bir kripto yatırımı yapacağı düşüncesiyle kullandırmış olabilir.
Bu durumda dolandırıcılık kastının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Buna karşılık kişi kendisine hiçbir ticari veya hukuki açıklaması bulunmayan şekilde;
“Senin hesabına farklı kişilerden para gelecek, paraları stablecoin’e çevirip verdiğimiz cüzdanlara gönder, yüzde 20 senin.”
şeklindeki teklifi kabul etmişse suçun bilindiği ve haksız menfaat amacıyla hareket edildiği yönünde çok daha kuvvetli bir değerlendirme ortaya çıkabilir.
“Ben Bilmiyordum” Demek Tek Başına Beraat Sağlar mı?
Hayır.
Sanığın yalnızca “dolandırıcılığı bilmiyordum” demesi tek başına beraat kararı verilmesini zorunlu kılmaz.
Ancak savcılık veya mahkeme de kişinin suç kastını yalnızca kripto hesabının kendisine ait olmasından hareketle varsaymamalıdır.
Somut olayın bütün delilleri değerlendirilmelidir.
Örneğin;
hesabın ne zaman açıldığı,
hesabın kim tarafından kullanıldığı,
hesaba hangi cihazlardan giriş yapıldığı,
IP kayıtları,
kripto platformundaki doğrulama kayıtları,
hangi banka hesaplarından kripto hesabına para aktarıldığı,
hangi coin veya tokenların satın alındığı,
kripto varlıkların hangi cüzdanlara gönderildiği,
kişinin işlem karşılığında komisyon alıp almadığı,
diğer şüphelilerle WhatsApp veya Telegram görüşmeleri,
hesap sahibinin transferleri kendisinin yapıp yapmadığı
gibi hususlar önem taşıyabilir.
Özellikle kripto işlemlerinin elektronik kayıt bırakması, bu dosyalarda dijital delillerin son derece önemli olmasına neden olmaktadır.
Kripto Hesabının Şifresini Vermek de Kapsama Girer mi?
Evet.
TCK m.158/4 yalnızca kripto hesabının “kendisi”nden bahsetmemektedir.
Kanun, kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçların başkasına verilmesini de kapsamaktadır.
Dolayısıyla somut olayın özelliklerine göre;
hesap giriş bilgilerinin,
şifrenin,
hesap kontrolünü sağlayan doğrulama yöntemlerinin,
hesabı fiilen kullanmaya imkân veren araçların
başkasına verilmesi de yeni hüküm kapsamında değerlendirilebilir.
Bu açıdan “Ben hesabı devretmedim, sadece giriş bilgilerini verdim” savunması tek başına ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Asıl mesele hesabın suçta kullanılacağını bilerek kontrolün başka kişiye verilip verilmediğidir.
Binance Hesabını Kullandırmak Suç mudur?
Bir kripto varlık platformundaki hesabın başka bir kişiye kullandırılması, hesabın hangi amaçla kullanıldığına göre ceza hukuku sonucu doğurabilir.
Belirli bir platformun adı tek başına hukuki değerlendirmeyi değiştirmez.
Önemli olan hesabın bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde bulunan hesap niteliğinde olması ve bu hesabın dolandırıcılık suçuna iştirak kapsamında kullanılmasıdır. Yeni TCK m.158/4 kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapları açıkça kapsamaktadır.
Dolayısıyla Binance, BtcTurk veya başka bir kripto varlık platformundaki hesabın dolandırıcılık gelirlerinin aktarılması amacıyla bilerek kullandırılması hâlinde ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ancak her dosyada kişinin kastı ve iştirak derecesi ayrıca araştırılmalıdır.
USDT Hesabını Dolandırıcılara Kullandırmak Ceza Gerektirir mi?
Uygulamada dolandırıcılık gelirlerinin USDT gibi sabit değerli kripto varlıklara dönüştürülerek başka cüzdanlara aktarılması sık rastlanan para transfer modellerinden biridir.
Örneğin mağdur banka hesabına para gönderir.
Para başka bir kişinin banka hesabına gelir.
Bu para bir kripto platformuna aktarılır.
USDT satın alınır.
Ardından USDT üçüncü kişilere ait cüzdanlara gönderilir.
Kripto hesap sahibi bütün bu sürecin dolandırıcılık gelirlerinin transferi amacıyla yapıldığını biliyorsa ve hesabını bu amaçla kullandırıyorsa dolandırıcılık suçuna iştirak sorumluluğu gündeme gelebilir.
Kişinin rolü yalnızca hesabını kullandırmakla sınırlıysa TCK m.158/4’teki yarı oranında ceza indirimi değerlendirilebilir.
Buna karşılık kişinin para transfer zincirini planlaması, mağdurlardan parayı toplaması veya diğer hesap sahiplerini organize etmesi hâlinde iştirak derecesi farklı değerlendirilebilir.
Kripto Hesabını Komisyon Karşılığı Vermek Ceza Sorumluluğunu Artırır mı?
Komisyon alınması, özellikle kişinin haksız menfaat sağlama amacı bakımından önemli bir delil olabilir.
Örneğin kişiye;
“Kripto hesabına gelen her 100.000 TL için sana 10.000 TL vereceğiz.”
denilmiş ve kişi bunu kabul etmişse, elde edilen ücret veya komisyon kişinin suçtan haberdar olup olmadığı değerlendirilirken dikkate alınabilir.
TCK m.158/4 zaten kişinin hesabını kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla vermesini düzenlemektedir.
Ancak yalnızca kişinin para almış olması da tek başına suç kastını kesin olarak ispatlamaz.
Ödemenin neden yapıldığı ve kişiye işlemin nasıl anlatıldığı da değerlendirilmelidir.
Örneğin kişi gerçekten yasal bir kripto arbitraj veya yatırım hizmeti yaptığına inanmış olabilir.
Bu nedenle savunmanın yalnızca para alınıp alınmadığı üzerinden değil, olayın tamamı üzerinden kurulması gerekir.
Kripto Hesabını Ücretsiz Kullandıran Kişi de Ceza Alabilir mi?
Evet, mümkündür.
TCK m.158/4 yalnızca kişinin kendisine menfaat sağlamasını aramamaktadır.
Kanun, kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla hareket etmesini yeterli görmektedir.
Dolayısıyla kişi;
“Ben komisyon almadım.”
diyerek otomatik biçimde ceza sorumluluğundan kurtulamaz.
Örneğin arkadaşının dolandırıcılık yaptığını bilen kişi;
“Para istemiyorum, benim kripto hesabımı kullanabilirsin.”
demişse diğer failin haksız menfaat elde etmesine bilerek yardım etmiş olabilir.
Bu nedenle alınan komisyon önemli bir delildir ancak ceza sorumluluğunun tek şartı değildir.
Kripto Para Hesabını Kullandıran Kişi Dolandırıcılığın Asli Faili mi Sayılır?
Her olayda değil.
Ceza hukukunda kişinin suç içerisindeki rolü somut davranışlarına göre belirlenmelidir.
Bir dolandırıcılık organizasyonunda farklı kişiler farklı roller üstlenebilir.
Örneğin;
bir kişi sahte yatırım reklamı hazırlayabilir,
bir kişi mağduru telefonla arayabilir,
bir kişi mağduru para yatırmaya ikna edebilir,
bir kişi banka hesabı temin edebilir,
bir kişi kripto hesabı sağlayabilir,
bir kişi parayı USDT’ye çevirebilir,
başka biri kripto varlığı yurtdışı cüzdanına gönderebilir.
Yeni TCK m.158/4’ün temel amacı, dolandırıcılık suçuna iştirak etmekle birlikte eylemi yalnızca finansal hesap veya ödeme aracı sağlamakla sınırlı kalan kişilerin durumunu özel olarak düzenlemektir.
Dolayısıyla kripto hesap sahibi otomatik olarak dolandırıcılığın asli faili kabul edilmemelidir.
Ancak sırf “hesap sahibi” olduğu gerekçesiyle otomatik olarak yalnızca yardımcı fail sayılması da doğru değildir.
Somut eylemi incelenmelidir.
Birden Fazla Mağdurun Parası Aynı Kripto Hesabından Geçmişse Ne Olur?
Bu durum ceza dosyasını önemli ölçüde ağırlaştırabilir.
Örneğin kişinin adına kayıtlı kripto hesabına veya bu hesaba bağlı banka transferlerine 30 farklı mağdurdan para geldiği tespit edilmiş olabilir.
Bu durumda;
her bir mağdur,
her transferin tarihi,
miktarı,
hangi banka hesabından geldiği,
hangi kripto varlığa dönüştürüldüğü,
hangi cüzdana gönderildiği
ayrı ayrı incelenmelidir.
Aynı hesabın tekrar tekrar dolandırıcılık gelirlerinin transferinde kullanılması, hesap sahibinin;
“Tek seferlikti ve ne olduğunu bilmiyordum.”
savunmasının deliller karşısındaki inandırıcılığını etkileyebilir.
Ayrıca somut olayın özelliklerine göre birden fazla fiil nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin veya birden fazla suçun bulunup bulunmadığı da ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle çok mağdurlu kripto dolandırıcılığı dosyalarında yapılacak ceza hesabı tek mağdurlu dosyalardan önemli ölçüde farklı olabilir.
Kripto Hesap Hareketleri Ceza Davasında Delil Olabilir mi?
Evet.
Kripto işlemlerinin dijital ortamda gerçekleşmesi nedeniyle bu dosyalarda elektronik kayıtlar önemli deliller arasında yer almaktadır.
Özellikle merkezi kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki;
hesap açılış bilgileri,
kimlik doğrulama kayıtları,
işlem geçmişleri,
para yatırma ve çekme kayıtları,
cüzdan adresleri,
oturum bilgileri,
cihaz ve IP kayıtları
kişinin hesabı fiilen kullanıp kullanmadığının ve suç içerisindeki rolünün belirlenmesine yardımcı olabilir.
Buna banka hesap hareketleri, telefon incelemeleri ve mesajlaşmalar da eklendiğinde para transfer zincirinin önemli bir bölümü ortaya çıkarılabilir.
Bu nedenle kripto hesabını kullandırma dosyalarında savunmanın yalnızca tanık anlatımlarına değil, dijital işlem zincirine de odaklanması gerekir.
Kripto Hesabını Başkasına Veren Kişinin Savunması Nasıl Yapılmalıdır?
Bu tür bir dosyada savunma birkaç aşamada kurulmalıdır.
İlk aşamada kişinin dolandırıcılık kastı araştırılmalıdır.
Eğer hesap sahibi hesabının suçta kullanılacağını bilmiyorsa öncelikli savunma, dolandırıcılık suçuna iştirak için gerekli manevi unsurun bulunmadığı yönünde olmalıdır.
İkinci aşamada mahkemenin kişinin suça bilerek iştirak ettiği sonucuna ulaşması ihtimali değerlendirilmelidir.
Bu durumda kişinin iştirakinin yalnızca;
kripto hesabını,
hesap giriş bilgilerini
veya hesabı kullanmaya yarayan araçları
vermekle sınırlı kaldığı ortaya konulabiliyorsa TCK m.158/4’teki yarı oranında ceza indirimi talep edilmelidir.
Üçüncü aşamada ise varsa;
etkin pişmanlık,
zararın giderilmesi,
takdiri indirim,
HAGB,
lehe kanun
ve geçiş hükümleri
ayrıca değerlendirilmelidir.
Mağdurun Zararının Ödenmesi Cezayı Etkiler mi?
Evet.
Dolandırıcılık suçlarında zarar giderimi TCK m.168’deki etkin pişmanlık hükümleri bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Özellikle kişinin suçtan kaynaklanan mağdur zararını hangi aşamada giderdiği, etkin pişmanlığın uygulanması ve ceza miktarı bakımından önemlidir.
- Yargı Paketi ayrıca yeni TCK m.158/4 kapsamına giren bazı eski dosyalar bakımından özel bir geçiş hükmü getirmiştir.
Kanunun yürürlüğünden önce hakkında TCK m.157 veya m.158 kapsamında hüküm verilmiş, dosyası infaz aşamasına gelmiş ve hakkında daha önce TCK m.168 uygulanmamış hükümlülerden yeni m.158/4 kapsamına girenler, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içerisinde mağdurun zararını tamamen giderirlerse TCK m.168/2 etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilirler.
Bu hüküm kripto hesabını kullandırdığı gerekçesiyle daha önce dolandırıcılıktan mahkûm olmuş kişiler açısından özellikle önemlidir.
Zarar Taksitle Ödenirse Cezaevinden Çıkılır mı?
Burada iki farklı düzenlemeyi birbirinden ayırmak gerekir.
Devam eden bir ceza davasında HAGB koşulları oluşmuşsa güncel CMK m.231/9 uyarınca mağdur zararının denetim süresinde aylık taksitlerle tamamen giderilmesi koşuluyla HAGB uygulanması mümkün olabilir.
Ancak hüküm kesinleşmiş ve kişi 12. Yargı Paketi’nin özel geçiş hükmünden yararlanmak istiyorsa durum farklıdır.
7589 sayılı Kanun açıkça, özel geçiş hükmü kapsamındaki infaz dosyalarında mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, sırf bu düzenlemeye dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini düzenlemektedir.
Dolayısıyla;
“İlk taksiti ödeyeyim ve cezaevinden çıkayım.”
şeklinde otomatik bir sistem bulunmamaktadır.
Kripto Hesabını Kullandıran Kişi HAGB Alabilir mi?
Somut olayda sonuç ceza HAGB sınırına düşerse mümkündür.
31 Temmuz 2026 tarihinde yeniden düzenlenen CMK m.231’e göre sonuç cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması hâlinde diğer şartların da bulunmasıyla HAGB kararı verilebilir.
HAGB için ayrıca;
sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması,
mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşması,
mağdur veya kamu zararının tamamen giderilmesi
gerekir.
Yeni TCK m.158/4’teki yarı oranında ceza indirimi, özellikle hesap kullandırma ile sınırlı bazı iştirak dosyalarında sonuç cezanın HAGB sınırına yaklaşmasını sağlayabilir.
Bunun yanında etkin pişmanlık ve diğer lehe hükümler de cezanın belirlenmesinde etkili olabilir.
Ancak TCK m.158/4 uygulanıyor olması tek başına HAGB verilmesi anlamına gelmez.
Zararın Tamamını Hemen Ödeyemeyen Sanık HAGB Alabilir mi?
Evet.
Güncel CMK m.231/9 bu konuda açık bir düzenleme içermektedir.
Sanık mağdura veya kamuya verdiği zararı derhâl tamamen gideremiyorsa, denetim süresi içerisinde aylık taksitlerle tamamen ödemesi koşuluyla HAGB kararı verilebilir.
Bu düzenleme özellikle yüksek miktarlı kripto dolandırıcılığı dosyalarında önem taşımaktadır.
Ancak HAGB’nin diğer bütün şartlarının da bulunması gerekir.
12. Yargı Paketi Eski Kripto Hesabı Dosyalarına Uygulanır mı?
Evet, kanunda bu konuda açık geçiş hükümleri bulunmaktadır.
7589 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce TCK m.157 veya m.158 uyarınca hakkında hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan yeni TCK m.158/4 kapsamına girenlerin dosyaları bakımından özel bir usul öngörülmüştür.
Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinde bulunan bu dosyalarda bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi öngörülmüştür. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan ilgili dosyalar da ilk derece mahkemelerine gönderilecektir.
Dolayısıyla kripto hesabını kullandırması nedeniyle daha önce dolandırıcılıktan mahkûm olmuş ancak dosyası hâlen istinafta bulunan kişinin yeni düzenlemeden yararlanma ihtimali mutlaka değerlendirilmelidir.
Dosya İstinaftaysa Ne Yapılmalıdır?
Kripto hesabını kullandırma nedeniyle mahkûmiyet kararı verilen kişi bakımından dosya bölge adliye mahkemesindeyse savunmada yeni TCK m.158/4 açıkça ileri sürülmelidir.
Özellikle;
sanığın mağdurlarla görüşmediği,
hileli hareketlere katılmadığı,
suçu planlamadığı,
başka hesap sahiplerini organize etmediği,
fiilinin yalnızca kripto hesabını kullandırmakla sınırlı olduğu
delillerle ortaya konulmalıdır.
Eğer kişinin durumu TCK m.158/4 kapsamına giriyorsa 7589 sayılı Kanun’un geçiş hükmü gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gündeme gelecektir.
Cezası Kesinleşmiş Kişi Yeni Yasadan Yararlanabilir mi?
Belirli koşullarda evet.
7589 sayılı Kanun yalnızca devam eden veya istinaftaki dosyalar için değil, infaz aşamasında bulunan bazı mahkûmiyetler bakımından da özel düzenleme getirmiştir.
Kanunun yürürlüğünden önce TCK m.157 veya m.158 kapsamında hakkında hüküm verilmiş ve dosyası infaz aşamasına gelmiş kişilerden;
yeni TCK m.158/4 kapsamına giren,
daha önce hakkında TCK m.168 uygulanmamış
hükümlüler, mağdurun zararını mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içerisinde tamamen giderirlerse etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilirler.
Bu nedenle cezası kesinleşmiş bir kripto hesabı kullandırma dosyasının dahi yeni yasa sonrasında yeniden hukuki incelemeye tabi tutulması gerekebilir.
Ancak her nitelikli dolandırıcılık hükümlüsü otomatik olarak bu düzenlemeden yararlanamaz.
Kişinin yeni TCK m.158/4 kapsamına gerçekten girmesi gerekir.
Kripto Hesabını Kullandıran Kişi Kara Para Aklama Suçundan da Yargılanabilir mi?
Her kripto hesabı kullandırma olayı otomatik olarak suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu oluşturmaz.
Aklama suçu dolandırıcılıktan ayrı bir suç tipidir ve kendisine özgü maddi ve manevi unsurları bulunmaktadır.
Dolayısıyla sırf dolandırıcılıktan gelen paranın kripto hesabından geçmiş olması nedeniyle kişinin otomatik biçimde hem nitelikli dolandırıcılık hem de aklama suçundan mahkûm edilmesi gerektiği söylenemez.
Bununla birlikte kişinin suç gelirinin gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru biçimde elde edilmiş izlenimi yaratmak amacıyla bilinçli işlemler yaptığı ileri sürülüyorsa ayrıca TCK m.282 yönünden değerlendirme gündeme gelebilir.
Bu nedenle özellikle paranın çok sayıda hesap ve kripto cüzdanı arasında dolaştırıldığı dosyalarda suç vasfının dikkatli biçimde değerlendirilmesi gerekir.
Kripto Hesabı Başkasının Kontrolündeyse Ne Olur?
Uygulamada hesap kişinin adına açılmış olmakla birlikte telefon, e-posta ve giriş bilgilerinin tamamen başka kişiler tarafından kullanıldığı durumlar görülebilmektedir.
Bu durumda şu sorular önemlidir:
Hesap kim tarafından açıldı?
Hesap açılırken hangi telefon numarası kullanıldı?
Kimlik doğrulama işlemini kim yaptı?
Hesap hangi cihazlardan kullanıldı?
Transfer talimatlarını kim verdi?
Kripto varlıkları başka cüzdanlara kim gönderdi?
Hesap sahibi hangi menfaati aldı?
Hesap sahibi hesabının gerçek kullanım amacını biliyor muydu?
Bu hususların teknik kayıtlarla araştırılması gerekir.
Hesabın yalnızca kişinin adına kayıtlı olması ile kişinin bütün işlemleri bilerek gerçekleştirmesi aynı şey değildir.
Kripto Dolandırıcılığı Dosyasında Avukatın İncelemesi Gereken Deliller Nelerdir?
Bu dosyalarda sağlıklı bir hukuki savunma için yalnızca iddianameyi incelemek yeterli olmayabilir.
Özellikle;
kripto platformundan gelen kullanıcı bilgileri,
KYC kayıtları,
IP ve cihaz oturumları,
kripto cüzdan adresleri,
blockchain işlem kayıtları,
banka hesap hareketleri,
telefon inceleme raporları,
WhatsApp ve Telegram görüşmeleri,
SMS kayıtları,
ATM veya banka kamera görüntüleri,
diğer sanıkların ifadeleri,
mağdur anlatımları
ve para transferlerinin kronolojisi
birlikte incelenmelidir.
Savunmanın temel amacı kişinin suç zincirindeki gerçek rolünü ortaya koymak olmalıdır.
Çünkü 12. Yargı Paketi sonrasında kişinin rolünün yalnızca kripto hesabını kullandırmaktan ibaret olup olmadığı artık doğrudan cezanın yarıya indirilmesini etkileyebilecek bir hukuki mesele hâline gelmiştir.
Kripto Hesabını Dolandırıcılara Kullandırma Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kripto para hesabımı başkasına verirsem suç mu?
Hesabın sırf başkasına kullandırılması her durumda otomatik dolandırıcılık mahkûmiyeti anlamına gelmez. Ancak hesabın dolandırıcılıkta kullanılacağını bilerek ve haksız menfaat amacıyla kullandırılması suç iştirakine yol açabilir. Yeni TCK m.158/4 bu iştirak biçimi için özel ceza indirimi öngörmektedir.
Kripto hesabını dolandırıcılara kullandırmanın cezası kaç yıl?
Somut olayda uygulanacak dolandırıcılık türüne göre ceza değişir. Nitelikli dolandırıcılıkta temel ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır; kişinin iştiraki yalnızca kripto hesabını kullandırmakla sınırlıysa yeni TCK m.158/4 uyarınca verilecek ceza yarı oranında indirilir.
12. Yargı Paketi kripto hesabını kullandıranlara af mı getirdi?
Hayır. Düzenleme af değildir. Suça iştirak sabitse ancak kişinin rolü yalnızca kanunda belirtilen finansal hesabı veya araçları kullandırmakla sınırlıysa yarı oranında ceza indirimi uygulanmaktadır.
Binance hesabımı kullandırdım, dolandırıcılığı bilmiyordum. Ne olur?
Dolandırıcılık kastınızın bulunup bulunmadığı somut delillerle araştırılmalıdır. Hesabın sizin adınıza olması tek başına bilerek suça iştirak ettiğiniz anlamına gelmez.
USDT transferi yaptım, ceza alır mıyım?
Transferin hangi amaçla yapıldığı ve suç gelirinden haberdar olup olmadığınız belirleyicidir. Dolandırıcılık gelirini bilerek transfer ettiğiniz kabul edilirse iştirak sorumluluğu gündeme gelebilir.
Hesabımı kullandırdım ama mağdurla hiç konuşmadım. İndirim uygulanır mı?
Mağdurla görüşmemeniz tek başına yeterli değildir; ancak suça iştirakinizin yalnızca hesabı kullandırmakla sınırlı olduğunu gösteren diğer delillerle birlikte TCK m.158/4 bakımından önemli olabilir.
İstinaftaki dosyam yeni yasadan yararlanabilir mi?
Fiiliniz TCK m.158/4 kapsamındaysa 7589 sayılı Kanun’un geçiş hükmü uygulanabilir. Kanun yolu incelemesindeki ilgili dosyalar bakımından bozma ve ilk derece mahkemesine gönderme mekanizması düzenlenmiştir.
Cezam kesinleştiyse yeni yasa uygulanabilir mi?
Belirli şartlarda mümkündür. Yeni TCK m.158/4 kapsamına giren, infaz aşamasındaki ve daha önce etkin pişmanlık uygulanmamış bazı hükümlüler zararı mahkeme ihtarından itibaren altı ayda tamamen gidererek TCK m.168/2’den yararlanabilir.
Zararı taksitle ödersem tahliye olur muyum?
Özel geçiş hükmü kapsamındaki infaz dosyalarında yalnızca taksit ödemeye başlanması infazı durdurmaz. Kanuna göre zarar tamamen giderilinceye kadar bu özel hükme dayanılarak infaz ertelenemez veya durdurulamaz.
Kripto hesabını kullandıran kişi HAGB alabilir mi?
Yeni TCK m.158/4 ve diğer indirimler sonrasında sonuç ceza iki yıl veya altına inerse ve CMK m.231’deki diğer şartlar da bulunursa HAGB değerlendirilebilir.
Sonuç: Kripto Hesabını Kullandıran Kişinin Gerçek Rolü Cezayı Belirler
- Yargı Paketi, kripto para hesaplarının dolandırıcılık suçlarında kullanılması bakımından Türk ceza hukukunda son derece önemli bir değişiklik yapmıştır.
31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun ile TCK m.158’e eklenen yeni dördüncü fıkra uyarınca, dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişinin eylemi yalnızca kendisine veya başkasına ait kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalıyorsa, verilecek ceza yarı oranında indirilmektedir.
Ancak bu hüküm kripto hesabını kullandırmayı hukuka uygun hâle getirmemiştir.
Düzenleme bir af değildir.
Hesabını kullandıran herkes için otomatik beraat de öngörmemektedir.
Bu nedenle kripto hesabının dolandırıcılıkta kullanıldığı bir ceza dosyasında öncelikle şu ayrım yapılmalıdır:
Kişi dolandırıcılığı bilmiyor muydu?
Eğer kişinin hesabının suç amacıyla kullanılacağını bilmediği ve bu yönde kastının bulunmadığı sonucuna ulaşılırsa mesele TCK m.158/4 indiriminin ötesine geçer; doğrudan dolandırıcılık suçuna iştirak şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılır.
Buna karşılık kişi hesabını dolandırıcılıkta kullanılacağını bilerek vermişse ikinci aşamada suç içerisindeki rolü belirlenmelidir.
Kişinin eylemi gerçekten yalnızca kripto hesabını veya hesap kullanım bilgilerini vermekten ibaretse TCK m.158/4 kapsamında yarı oranında indirim gündeme gelecektir.
Ancak kişi bunun yanında;
mağdurlarla görüşmüş,
sahte yatırım ilanları hazırlamış,
mağdurları para göndermeye ikna etmiş,
başka kripto veya banka hesaplarını organize etmiş,
suç gelirlerinin transfer zincirini yönetmiş
veya dolandırıcılığın icrasında başka aktif görevler üstlenmişse, kişinin iştirakinin yalnızca hesap kullandırmakla sınırlı olduğu kabul edilmeyebilir.
Bu nedenle yeni düzenleme sonrasında “kripto hesabı kimin adına?” sorusu tek başına yeterli değildir.
Asıl soru;
“Hesap sahibi suçun ne kadarını biliyordu ve suçun hangi bölümüne katıldı?”
sorusudur.
- Yargı Paketi’nin bir başka önemli sonucu geçmiş dosyalara ilişkindir.
31 Temmuz 2026’dan önce TCK m.157 veya m.158’den hakkında hüküm verilmiş ancak dosyası istinaf veya ilgili kanun yolu incelemesinde bulunan ve yeni TCK m.158/4 kapsamına giren sanıklar için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini sağlayan özel hükümler bulunmaktadır.
Daha da önemlisi, cezası kesinleşmiş ve infaz aşamasına gelmiş bazı kişiler açısından da özel bir imkân tanınmıştır.
Yeni TCK m.158/4 kapsamındaki ve daha önce TCK m.168 etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış hükümlüler, mağdurun zararını mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içerisinde tamamen giderdiklerinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilirler. Bununla birlikte zarar tamamen giderilmeden sırf bu düzenlemeye dayanılarak infazın durdurulması mümkün değildir.
Dolayısıyla kripto hesabı kullandırma nedeniyle hakkında ceza soruşturması veya kovuşturması bulunan kişiler açısından dosyanın;
soruşturma,
ilk derece,
istinaf,
temyiz
veya
infaz
aşamasında bulunması hukuki sonucu değiştirebilir.
Özellikle eski mahkûmiyet dosyalarının 12. Yargı Paketi sonrasında yeniden incelenmesi önemli olabilir.
Sonuç olarak kripto para hesabını dolandırıcılara kullandıran kişiye verilecek ceza, yalnızca hesabın onun adına kayıtlı olmasına göre belirlenmez.
Kişinin dolandırıcılık kastı, elde ettiği menfaat, diğer faillerle ilişkisi, mağdurlarla iletişimi, gerçekleştirdiği transferler ve suç organizasyonu içerisindeki gerçek rolü birlikte değerlendirilmelidir.
Yeni TCK m.158/4 sonrasında ise bu değerlendirme daha da önem kazanmıştır.
Çünkü kişinin suça iştiraki gerçekten yalnızca kripto hesabını kullandırmakla sınırlıysa, kanun artık bu kusur düzeyini açık biçimde dikkate almakta ve verilecek cezanın yarı oranında indirilmesini öngörmektedir.
Bu nedenle kripto hesabı kullandırma nedeniyle dolandırıcılıkla suçlanan kişiler bakımından savunma yalnızca;
“Hesap benim ama dolandırıcılığı ben yapmadım.”
şeklinde kurulabilecek basit bir savunma değildir.
Hesabın nasıl kullanıldığı, işlemleri kimin yaptığı, suçun bilinip bilinmediği ve sanığın eyleminin TCK m.158/4’teki sınırlı iştirak modeline girip girmediği delilleriyle birlikte ortaya konulmalıdır.
- Yargı Paketi sonrasında bu ayrım, kişinin cezasının miktarını ve bazı dosyalarda HAGB, etkin pişmanlık veya infaz bakımından ortaya çıkabilecek hukuki sonucu doğrudan değiştirebilecek niteliktedir.