İş Sözleşmesinin Feshi ve İşten Çıkarma Nedir ?
İş Sözleşmesinin Feshi ve İşten Çıkarma Nedir?
İş sözleşmesinin feshi, işçi ile işveren arasındaki çalışma ilişkisinin taraflardan biri tarafından sona erdirilmesi anlamına gelir. İş ilişkisinin sona ermesi her zaman aynı şekilde gerçekleşmez. Feshin kim tarafından yapıldığı, fesih nedeni, çalışanın kıdemi, işyerinin niteliği ve sözleşmenin türü gibi unsurlar, çalışanın ve işverenin sahip olduğu hakları doğrudan etkileyebilir.
Türkiye’de iş sözleşmelerinin sona ermesi başta 4857 sayılı İş Kanunu olmak üzere Türk Borçlar Kanunu ve ilgili diğer mevzuat kapsamında değerlendirilir.
İşverenin çalışanı işten çıkarması ile çalışanın istifa etmesi hukuken aynı sonuçları doğurmayabilir. Benzer şekilde, çalışanın haklı nedenle iş sözleşmesini sona erdirmesi ile herhangi bir neden göstermeden istifa etmesi arasında da önemli farklar bulunmaktadır.
Yabancı çalışanlar açısından ise fesih sürecine ek olarak çalışma izni ve yabancının Türkiye’deki çalışma statüsü de dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle bir iş sözleşmesinin sona erdirilmesi yalnızca “işten ayrılma” şeklinde değerlendirilmemeli; fesih türü ve fesih nedeni üzerinden ayrı ayrı incelenmelidir.
İş Sözleşmesi Hangi Durumlarda Sona Erer?
Bir iş sözleşmesi çeşitli nedenlerle sona erebilir.
Bunlar arasında:
- İşçinin istifa etmesi,
- İşverenin iş sözleşmesini feshetmesi,
- Tarafların anlaşarak sözleşmeyi sona erdirmesi,
- Belirli süreli sözleşmenin süresinin sona ermesi,
- İşçinin ölümü,
- İşverenin ölümü ve sözleşmenin niteliğine göre devamının mümkün olmaması,
- Haklı nedenle derhal fesih
gibi durumlar bulunabilir.
Her sona erme şeklinin hukuki sonuçları farklı olabilir.
Örneğin işçinin kendi isteğiyle istifa etmesi ile işverenin çalışanı geçerli bir nedenle işten çıkarması aynı şekilde değerlendirilmez.
Aynı şekilde işçinin ücretinin uzun süre ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle istifa etmesi durumunda da işçinin bazı tazminat hakları doğabilir.
İşveren İşçiyi İşten Çıkarabilir mi?
Evet. İşveren belirli şartlar altında iş sözleşmesini feshedebilir.
Ancak işverenin işçiyi istediği zaman ve herhangi bir gerekçe göstermeksizin işten çıkarabileceği şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Özellikle iş güvencesi hükümleri kapsamında bulunan çalışanlar açısından fesih işleminin geçerli bir nedene dayanması gerekebilir.
İşverenin fesih hakkını kullanırken iş mevzuatına, iş sözleşmesine ve uygulanabilir diğer kurallara uygun hareket etmesi gerekir.
Fesih nedeninin doğru belirlenmesi ve fesih prosedürünün doğru uygulanması hem işveren hem de çalışan açısından büyük önem taşır.
Haklı Nedenle Fesih Nedir?
Haklı nedenle fesih, iş ilişkisinin devamının taraf açısından çekilmez veya hukuken sürdürülemez hale geldiği belirli durumlarda iş sözleşmesinin derhal sona erdirilmesini ifade eder.
İş Kanunu’nda hem işveren hem de işçi açısından haklı nedenle feshe ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.
Örneğin işçinin ağır bir davranışta bulunması, işverenin ücret ödeme yükümlülüğünü ciddi şekilde ihlal etmesi veya işyerindeki çalışma koşullarının belirli durumlarda kanunun öngördüğü seviyeye ulaşması haklı nedenle fesih açısından değerlendirilebilir.
Ancak her anlaşmazlık otomatik olarak haklı neden oluşturmaz.
Fesih nedeninin gerçekten kanunda öngörülen şartları taşıyıp taşımadığı somut olay üzerinden değerlendirilmelidir.
Geçerli Nedenle Fesih Nedir?
Geçerli nedenle fesih özellikle iş güvencesi kapsamında bulunan çalışanlar açısından önemlidir.
İşverenin ekonomik, teknolojik, işletmesel veya çalışanın yeterliliği ya da davranışlarından kaynaklanan bazı nedenlerle iş sözleşmesini sona erdirmesi mümkün olabilir.
Ancak işverenin ileri sürdüğü nedenin gerçek, somut ve hukuken kabul edilebilir nitelikte olması gerekir.
Örneğin bir çalışanın performansının yetersiz olduğu ileri sürülüyorsa, işverenin bu iddiasını somut verilerle ortaya koyabilmesi önem taşıyabilir.
Sadece “performansı kötüydü” şeklindeki genel bir ifade her durumda yeterli olmayabilir.
İhbar Süresi Nedir?
İş sözleşmesinin işveren veya işçi tarafından sona erdirilmesi halinde bazı durumlarda karşı tarafa önceden bildirimde bulunulması gerekir.
İhbar süresi, çalışanın aynı işveren yanında geçirdiği hizmet süresine göre değişebilir.
Genel olarak:
- 6 aydan az çalışanlar için 2 hafta,
- 6 aydan 1,5 yıla kadar çalışanlar için 4 hafta,
- 1,5 yıldan 3 yıla kadar çalışanlar için 6 hafta,
- 3 yıldan fazla çalışanlar için 8 hafta
ihbar süresi uygulanır.
Tarafların kanuni şartlara uygun olarak daha uzun ihbar süresi belirlemesi mümkündür.
Ancak haklı nedenle derhal fesih söz konusu olduğunda ihbar süresi uygulanmayabilir.
İhbar Tazminatı Nedir?
İhbar süresine uyulmadan gerçekleştirilen fesihlerde, şartların oluşması halinde ihbar tazminatı gündeme gelebilir.
Örneğin işveren, haklı bir neden bulunmadığı halde çalışanı derhal işten çıkarıyor ve gerekli bildirim süresine uymuyorsa, işverenin ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğabilir.
Aynı şekilde belirli koşullarda çalışan da işverene karşı ihbar tazminatından sorumlu olabilir.
Bu nedenle iş sözleşmesinin nasıl sona erdirildiği büyük önem taşır.
Kıdem Tazminatı Nedir?
Kıdem tazminatı, kanuni şartların gerçekleşmesi halinde çalışanın işvereninden talep edebileceği önemli bir işçilik alacağıdır.
Kıdem tazminatı bakımından çalışanın aynı işverene bağlı çalışma süresi ve iş sözleşmesinin hangi nedenle sona erdiği önemlidir.
Her işten ayrılan çalışanın otomatik olarak kıdem tazminatı alacağı bulunmaz.
Örneğin çalışanın kendi isteğiyle herhangi bir haklı neden olmaksızın istifa etmesi ile işveren tarafından kanunda öngörülen şartlar dahilinde işten çıkarılması farklı sonuçlar doğurabilir.
İşe İade Hakkı Nedir?
İş güvencesi kapsamında bulunan bir çalışanın iş sözleşmesi geçerli bir neden olmadan feshedilmişse, çalışan belirli şartlar altında işe iade talebinde bulunabilir.
İşe iade sürecinde;
- çalışanın iş güvencesi kapsamında olup olmadığı,
- işyerindeki çalışan sayısı,
- kıdem,
- fesih nedeni,
- fesih prosedürü
gibi unsurlar önem taşır.
İşe iade taleplerinde kanuni sürelerin kaçırılmaması son derece önemlidir.
Yabancı Çalışanın İşten Çıkarılması
Yabancı çalışanın işten çıkarılması, temel olarak Türk iş hukuku kuralları çerçevesinde değerlendirilir. Ancak yabancı çalışan bakımından ayrıca çalışma izni konusu da gündeme gelir.
Yabancı çalışanın Türkiye’de çalışma hakkı belirli bir çalışma iznine bağlıysa, iş sözleşmesinin sona ermesi ile çalışma izninin hukuki durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Örneğin bir yabancı çalışan belirli bir işveren adına çalışma izniyle çalışıyorsa ve işveren iş sözleşmesini sona erdiriyorsa, yalnızca iş sözleşmesinin sona ermesi değil, ilgili çalışma izninin durumu ve gerekli bildirimler de dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle yabancı çalışanların işten çıkarılmasında hem iş hukuku hem de yabancıların çalışma mevzuatı birlikte değerlendirilmelidir.
Yabancı Çalışan İstifa Ederse Ne Olur?
Yabancı çalışanın istifa etmesi de Türk çalışanların istifası gibi değerlendirilir; ancak yabancı çalışanın çalışma izni bakımından ayrıca sonuçları olabilir.
Çalışanın istifasının haklı nedene dayanıp dayanmadığı özellikle önemlidir.
Örneğin işveren ücretleri ödemiyor, çalışma koşullarını ciddi şekilde ihlal ediyor veya kanuni yükümlülüklerini yerine getirmiyorsa, yabancı çalışanın iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirme hakkı doğabilir.
Bu durumda çalışanın kıdem tazminatı dahil olmak üzere sahip olabileceği haklar ayrıca incelenmelidir.
Yabancı Çalışanın Kıdem ve İhbar Tazminatı
Yabancı olmak, tek başına çalışanın kıdem veya ihbar tazminatı haklarını ortadan kaldırmaz.
Yabancı çalışan bakımından da iş sözleşmesinin sona erme şekli, çalışma süresi ve fesih nedeni dikkate alınmalıdır.
Örneğin yabancı bir çalışan Türkiye’de aynı işveren yanında gerekli şartları sağlayacak kadar uzun süre çalışmışsa ve iş sözleşmesi kıdem tazminatına hak kazandıran bir şekilde sona ermişse, yabancı çalışanın kıdem tazminatı hakkı doğabilir.
Benzer şekilde ihbar süresine uyulmaması halinde gerekli şartlar oluşmuşsa ihbar tazminatı da gündeme gelebilir.
Yabancı İşveren Çalışanı İşten Çıkarabilir mi?
Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı bir işveren veya yabancı sermayeli bir şirket, iş sözleşmesini sona erdirebilir.
Ancak fesih işleminin hukuka uygun olması gerekir.
İşverenin yabancı olması, çalışanı Türk iş hukukunun koruyucu hükümlerinden otomatik olarak çıkarmadığı gibi işverenin fesih konusundaki yükümlülüklerini de ortadan kaldırmaz.
Çalışanın Türkiye’de çalışması, işyerinin Türkiye’de bulunması ve iş ilişkisinin diğer unsurları dikkate alınarak uygulanacak hukuk belirlenmelidir.
İş Sözleşmesinin Feshi ile Çalışma İzninin Sona Ermesi Aynı Şey midir?
Hayır.
Bu iki kavramın birbirinden ayrılması özellikle yabancı çalışanlar açısından son derece önemlidir.
İş sözleşmesinin feshi, çalışan ile işveren arasındaki çalışma ilişkisinin sona ermesini ifade eder.
Çalışma izninin sona ermesi veya iptal edilmesi ise yabancı kişinin Türkiye’deki çalışma hakkıyla ilgilidir.
İki süreç birbiriyle bağlantılı olsa da hukuken aynı kavram değildir.
Bu nedenle yabancı çalışanların işten ayrılması veya işten çıkarılması sırasında hem iş sözleşmesinin sona ermesinin sonuçları hem de çalışma izni bakımından gerekli işlemler değerlendirilmelidir.
İşten Çıkarılan Çalışanın Kullanmadığı Yıllık İzinler Ne Olur?
Çalışanın iş sözleşmesi sona erdiğinde, hak kazanılmış ancak kullanılmamış yıllık ücretli izinlerin ücret karşılığı belirli şartlar dahilinde çalışana ödenir.
Bu kural yabancı çalışanlar bakımından da önemlidir.
Örneğin Türkiye’de birkaç yıl çalışan yabancı bir çalışanın kullanılmamış yıllık izinleri varsa, iş sözleşmesinin sona ermesi sırasında bu izinlerin durumunun hesaplanması gerekir.
Bu nedenle işverenin yıllık izin kayıtlarını düzenli tutması büyük önem taşır.
İşten Çıkarma Sonrasında İşveren Nelere Dikkat Etmelidir?
İşveren fesih işlemini gerçekleştirirken mümkün olduğunca tüm süreci belgelendirmelidir.
Özellikle:
- fesih nedeni,
- fesih bildirimi,
- çalışanın kıdem süresi,
- ihbar süresi,
- kıdem tazminatı,
- ihbar tazminatı,
- kullanılmamış yıllık izin,
- ücret alacakları,
- fazla mesai,
- SGK işten ayrılış işlemleri
dikkatle değerlendirilmelidir.
Yabancı çalışan söz konusu olduğunda bunlara ek olarak çalışma izniyle ilgili işlemler de kontrol edilmelidir.
İşverenlerin İşten Çıkarma Sırasında Yaptığı Hatalar
İşverenlerin fesih sürecinde yaptığı bazı hatalar daha sonra ciddi uyuşmazlıklara yol açabilir.
Bunlardan bazıları şunlardır:
Fesih nedenini açık şekilde belirlememek
Fesih nedeninin belirsiz bırakılması veya sonradan değiştirilmesi işveren açısından ispat sorunlarına neden olabilir.
Haklı neden bulunmadığı halde derhal fesih yapmak
Her işyeri sorunu haklı nedenle fesih anlamına gelmez.
İhbar süresini dikkate almamak
Haklı neden bulunmadığı halde ihbar süresine uyulmaması ihbar tazminatı riskini doğurabilir.
Kıdem tazminatını yanlış hesaplamak
Çalışanın hizmet süresinin veya ücretinin yanlış hesaplanması tazminat uyuşmazlıklarına neden olabilir.
Yabancı çalışanın çalışma iznini dikkate almamak
Yabancı çalışanın işten ayrılması veya çıkarılması sonrasında çalışma izni bakımından yapılması gereken işlemlerin gözden kaçırılması işveren açısından ek hukuki risk yaratabilir.
Sık Sorulan Sorular
İşveren istediği zaman işçiyi işten çıkarabilir mi?
Hayır. İşverenin fesih hakkı kanuni sınırlara tabidir. Çalışanın iş güvencesi kapsamında olup olmadığı ve fesih nedeninin hukuken geçerli olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
İşçi istifa ederse kıdem tazminatı alabilir mi?
Her istifada kıdem tazminatı hakkı doğmaz. Ancak kanunda öngörülen haklı nedenler veya diğer özel durumlar mevcutsa kıdem tazminatı hakkı oluşabilir.
Yabancı çalışan işten çıkarıldığında kıdem tazminatı alabilir mi?
Yabancı olmak tek başına kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz. Çalışma süresi ve iş sözleşmesinin sona erme şekli değerlendirilmelidir.
Yabancı çalışanın iş sözleşmesi sona erince çalışma izni ne olur?
İş sözleşmesinin sona ermesi ile çalışma izninin hukuki durumu aynı kavram değildir. Çalışma izninin türü, kapsamı ve sona erme durumuna ilişkin özel kurallar ayrıca değerlendirilmelidir.
Yabancı işveren Türkiye’deki çalışanını işten çıkarabilir mi?
Evet, ancak fesih işleminin uygulanabilir Türk iş hukuku ve diğer ilgili mevzuata uygun olması gerekir.
İşten çıkarılan işçi işe iade davası açabilir mi?
İş güvencesi kapsamında bulunan ve kanuni şartları taşıyan çalışanlar, geçersiz fesih iddiasıyla işe iade talebinde bulunabilir.
İşveren ihbar süresine uymadan işçiyi çıkarabilir mi?
Haklı nedenle derhal fesih şartları yoksa, kanuni ihbar süresine uyulmaması halinde işverenin ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğabilir.
Sonuç
İş sözleşmesinin sona erdirilmesi, çalışma hayatındaki en önemli hukuki süreçlerden biridir. İşverenin çalışanı işten çıkarması, çalışanın istifa etmesi veya tarafların başka bir nedenle iş ilişkisini sona erdirmesi farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle fesih işlemi gerçekleştirilmeden önce fesih nedeni, çalışanın kıdemi, iş güvencesi kapsamı, ihbar süresi, kıdem tazminatı, kullanılmamış yıllık izinler ve diğer işçilik alacakları dikkatle değerlendirilmelidir.
Yabancı çalışanlar bakımından ise sürece bir boyut daha eklenmektedir. Yabancı çalışanın iş sözleşmesinin sona ermesi ile çalışma izninin durumu birbirinden ayrı değerlendirilmelidir. İşveren, fesih işleminin yanı sıra yabancı çalışanın çalışma statüsü ve ilgili bildirim yükümlülüklerini de dikkate almalıdır.
Aynı şekilde yabancı çalışan, işverenin ücret ödememesi veya çalışma koşullarını hukuka aykırı şekilde değiştirmesi gibi nedenlerle iş sözleşmesini sona erdirmek istediğinde, bunun basit bir istifa mı yoksa haklı nedenle fesih mi olduğu dikkatle incelenmelidir.
Yabancı olmak, çalışanın Türk iş hukuku kapsamındaki temel haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kullanılmamış yıllık izin ücretleri, ücret alacakları ve diğer işçilik hakları, somut olayın koşullarına ve ilgili mevzuata göre değerlendirilmelidir.
Yabancı işverenler açısından da aynı şekilde Türkiye’de çalışan istihdam edilmesi halinde fesih sürecinin uygulanabilir Türk iş hukuku, sosyal güvenlik mevzuatı ve yabancıların çalışma mevzuatıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Sonuç olarak, iş sözleşmesinin feshi hem çalışan hem de işveren açısından ciddi mali ve hukuki sonuçlar doğurabilecek bir işlemdir. Fesih sürecinin doğru yürütülmesi, gerekli belgelerin hazırlanması ve yasal sürelerin kaçırılmaması tarafların haklarının korunması açısından büyük önem taşır.