İş Kanuna Göre İşverenin Hak ve Yükümlülükleri Nelerdir ? İşveren İşçilerine Karşı Nasıl Sorumludur ?
İşverenin Hak ve Yükümlülükleri Nelerdir?
Türkiye’de işçi çalıştıran işverenlerin sahip olduğu haklar ve yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülükler, başta 4857 sayılı İş Kanunu olmak üzere Türk Borçlar Kanunu, sosyal güvenlik mevzuatı, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı ve ilgili diğer düzenlemeler kapsamında belirlenmektedir.
İşveren, yalnızca işçiye ücret ödeyen kişi değildir. Aynı zamanda işyerinin organizasyonundan, çalışma düzeninden, iş sağlığı ve güvenliğinden, sosyal güvenlik işlemlerinden ve iş ilişkisinden kaynaklanan diğer yasal yükümlülüklerden sorumlu olan taraftır.
Bununla birlikte işverenin de işyerini yönetme, çalışanlardan işin gerektirdiği görevleri yerine getirmelerini isteme, iş organizasyonunu düzenleme ve kanunun izin verdiği sınırlar içerisinde iş sözleşmesini sona erdirme gibi çeşitli hakları bulunmaktadır.
İşverenin hakları ile yükümlülükleri arasında bir denge vardır. İşveren, yönetim hakkını kullanırken kanunun emredici hükümlerine, işçinin temel haklarına ve eşit davranma ilkesine uymak zorundadır.
Yabancı çalışan istihdam eden işverenler açısından ise bu yükümlülüklere ek olarak yabancıların çalışma izinleri ve Türkiye’deki çalışma statülerine ilişkin özel düzenlemeler de gündeme gelir.
Aynı şekilde Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı işverenler de işçi çalıştırmaları halinde genel olarak Türkiye’deki iş hukuku ve sosyal güvenlik kurallarını dikkate almak zorundadır.
İşverenin Temel Hakları Nelerdir?
İşverenin çalışma ilişkisi içerisinde sahip olduğu başlıca haklar arasında yönetim, denetim ve iş organizasyonunu düzenleme yetkileri bulunmaktadır.
İşveren, işyerinin faaliyetlerini düzenlemek ve işlerin verimli şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla çalışma düzenini belirleyebilir.
İşverenin temel hakları arasında genel olarak:
- İşçiye iş verme hakkı
- İş organizasyonunu düzenleme hakkı
- İşçinin yaptığı işi denetleme hakkı
- İşyerindeki çalışma düzenini belirleme hakkı
- Kanun ve sözleşme sınırları içinde görev dağılımı yapma hakkı
- İşyerinin kurallarını belirleme hakkı
- İş sözleşmesini kanuni şartlar dahilinde feshetme hakkı
bulunmaktadır.
Ancak bu hakların hiçbiri sınırsız değildir.
Örneğin işveren işçiye görev verirken işçinin kişilik haklarını ihlal edemez. İşçinin görevini değiştirmek isterken iş sözleşmesinin hükümleri ve çalışma koşullarındaki esaslı değişikliklere ilişkin kurallar dikkate alınmalıdır.
İşverenin Yönetim Hakkı Nedir?
İşverenin yönetim hakkı, işyerinin nasıl organize edileceğine ve işin nasıl yürütüleceğine ilişkin karar alma yetkisini ifade eder.
İşveren;
- çalışma düzenini,
- görev dağılımını,
- işin yürütülme biçimini,
- işyerindeki operasyonel süreçleri,
- işin denetlenme yöntemlerini
belirleyebilir.
Ancak yönetim hakkı kullanılırken işverenin kanuna, iş sözleşmesine, toplu iş sözleşmesine ve işçinin temel haklarına uygun hareket etmesi gerekir.
Örneğin işverenin işçinin görevini tamamen farklı bir işe dönüştürmesi, çalışma koşullarını ağırlaştırması veya ücrette önemli değişiklik yapması her durumda sıradan bir yönetim hakkı olarak kabul edilmeyebilir.
Bu nedenle işverenin yönetim hakkının sınırları somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
İşverenin Ücret Ödeme Yükümlülüğü
İşverenin en temel yükümlülüklerinden biri işçiye ücretini zamanında ve eksiksiz ödemektir.
İşçinin yaptığı iş karşılığında hak ettiği ücretin ödenmemesi, işveren açısından ciddi hukuki sonuçlara yol açabilir.
Ücretin yanında, şartları oluşmuşsa;
- fazla çalışma ücreti,
- hafta tatili ücreti,
- ulusal bayram ve genel tatil ücretleri,
- prim,
- ikramiye,
- diğer sözleşmesel ödemeler
de işveren tarafından yerine getirilmelidir.
İşverenin bordro düzenlemelerini doğru yapması ve ücret ödemelerini belgelendirmesi de büyük önem taşır.
Ücretlerin banka yoluyla ödenmesi gereken durumlarda ilgili yasal prosedürlere uyulması gerekir.
İşverenin Asgari Ücret Sorumluluğu
İşveren, çalışanına yürürlükteki yasal asgari ücretin altında ödeme yapamaz.
İşçi ile işveren daha yüksek bir ücret üzerinde anlaşabilir. Ancak işverenin kanuni asgari ücretin altında bir ücret belirlemesi hukuken geçerli olmayacaktır.
Bu yükümlülük yalnızca Türk çalışanlar açısından değil, Türkiye’de çalışan yabancı işçiler bakımından da önemlidir.
Yabancı çalışanın milliyeti veya yabancı olması, işverenin asgari ücret ve diğer zorunlu ücret kurallarına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İşverenin Çalışma Sürelerine İlişkin Yükümlülükleri
İşveren, çalışanların çalışma sürelerini ilgili mevzuata uygun şekilde düzenlemek zorundadır.
Genel olarak haftalık çalışma süresinin 45 saati aşmaması temel kurallardan biridir. Ancak çalışma süresinin dağılımı, denkleştirme ve özel çalışma modelleri ayrıca değerlendirilmelidir.
İşveren;
- çalışma saatlerini planlamalı,
- gerekli ara dinlenmelerini sağlamalı,
- haftalık dinlenme hakkını gözetmeli,
- fazla çalışmaları mevzuata uygun şekilde yürütmeli,
- çalışma sürelerine ilişkin gerekli kayıtları tutmalıdır.
Çalışma sürelerinin sürekli olarak yasal sınırların üzerinde tutulması işveren açısından hukuki risk oluşturabilir.
İşverenin Fazla Mesai Konusundaki Sorumluluğu
İşveren, fazla çalışma yaptırdığı çalışanların fazla çalışma karşılığındaki haklarını mevzuata uygun şekilde yerine getirmelidir.
Fazla çalışma uygulamasında yalnızca işçinin işyerinde daha uzun süre bulunması değil, fiilen yapılan çalışmanın niteliği ve çalışma sürelerinin nasıl hesaplandığı önemlidir.
İşverenin fazla çalışma kayıtlarını düzenli tutması, çalışanların fazla çalışma sürelerini takip etmesi ve gerekli ödemeleri yapması gerekir.
Fazla çalışma konusunda işveren ile işçi arasında uyuşmazlık yaşanması halinde bordrolar, işyeri kayıtları, elektronik giriş-çıkış sistemleri, yazışmalar ve diğer deliller önem kazanabilir.
İşverenin Yıllık İzin Yükümlülüğü
İşveren, kanuni şartları sağlayan çalışanların yıllık ücretli izin haklarını kullanmalarını sağlamakla yükümlüdür.
Yıllık izin hakkı yalnızca işverenin uygun gördüğü zamanlarda verilen bir sosyal yardım değildir. Kanundan kaynaklanan temel bir dinlenme hakkıdır.
İşverenin yıllık izin süreçlerini düzenli şekilde takip etmesi, izin kayıtlarını tutması ve çalışanların hak ettikleri izinleri kullanabilmelerini sağlaması gerekir.
Kullanılmayan yıllık izinlerin iş sözleşmesinin sona ermesi halinde ücret alacağına dönüşebileceği de unutulmamalıdır.
İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliği Sorumluluğu
İşverenin en önemli sorumluluklarından biri çalışanların sağlık ve güvenliğini korumaktır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverenlerin işyerindeki riskleri değerlendirmesi ve gerekli önlemleri alması gerekir.
İşverenin sorumlulukları arasında;
- risk değerlendirmesi yapılması,
- gerekli koruyucu tedbirlerin alınması,
- çalışanların bilgilendirilmesi,
- gerekli eğitimlerin verilmesi,
- iş güvenliği ekipmanlarının sağlanması,
- iş kazalarının önlenmesine yönelik çalışmalar yapılması,
- sağlık gözetiminin ilgili şartlarda sağlanması
gibi yükümlülükler bulunabilir.
Özellikle yüksek riskli işlerde işverenin iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli tedbirleri almaması ciddi hukuki ve idari sonuçlar doğurabilir.
İşverenin Eşit Davranma Yükümlülüğü
İşveren, çalışanlara karşı iş ilişkisinde eşit davranma ilkesine uygun hareket etmek zorundadır.
İşverenin çalışanlar arasında hukuken kabul edilemeyecek nedenlerle ayrımcılık yapması yasaktır.
Özellikle aynı veya benzer işi yapan çalışanlar arasında ücret, çalışma koşulları veya diğer haklar bakımından farklı uygulamalar yapılırken objektif ve hukuken geçerli bir neden bulunması önemlidir.
Bu konu yabancı çalışanların bulunduğu işyerlerinde daha da önem kazanır.
Yabancı bir çalışana sırf yabancı olduğu için daha düşük ücret ödenmesi veya daha kötü çalışma koşullarının uygulanması, somut olayın koşullarına göre eşit davranma ilkesi bakımından sorun oluşturabilir.
İşverenin Sosyal Güvenlik Yükümlülükleri
İşverenin önemli sorumluluklarından biri de çalışanların sosyal güvenlik işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesidir.
Çalışanın gerekli şartlar oluştuğu halde kayıt dışı çalıştırılması ciddi hukuki sonuçlara yol açabilir.
İşverenin durumun gerektirdiği şekilde;
- işçinin işe giriş bildirimlerini,
- prim ve hizmet bildirimlerini,
- sosyal güvenlik primlerini,
- işten ayrılış bildirimlerini
yasal süreler içerisinde yerine getirmesi gerekir.
Sosyal güvenlik yükümlülüklerinin ihlal edilmesi işveren açısından idari yaptırımların yanı sıra çalışan bakımından da önemli hak kayıplarına neden olabilir.
İşverenin İş Sözleşmesi Hazırlama Sorumluluğu
İşveren, iş ilişkisini mümkün olduğunca açık ve hukuka uygun bir iş sözleşmesiyle düzenlemelidir.
Sözleşmede;
- işçinin görevi,
- ücret,
- çalışma yeri,
- çalışma süresi,
- sözleşmenin türü,
- izinler,
- varsa özel çalışma koşulları
açık şekilde belirtilmelidir.
İşverenin sözleşmeye kanuna aykırı hükümler koyması, bu hükümlerin her durumda geçerli olacağı anlamına gelmez.
Bu nedenle iş sözleşmesi hazırlanırken iş mevzuatının emredici hükümleri dikkate alınmalıdır.
İşverenin İşçinin Kişisel Verilerini Koruma Sorumluluğu
İşverenler çalışanlardan çok sayıda kişisel veri toplayabilir.
Kimlik bilgileri, iletişim bilgileri, banka bilgileri, sosyal güvenlik bilgileri ve işe ilişkin diğer bilgiler çalışanlara ait kişisel veriler arasında yer alabilir.
Bu verilerin işlenmesi ve saklanması sırasında 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında öngörülen yükümlülüklerin dikkate alınması gerekir.
Özellikle yabancı çalışanlar açısından pasaport bilgileri, yabancı kimlik numarası, çalışma izni belgeleri ve benzeri bilgilerin işlenmesi söz konusu olabilir.
İşveren bu verileri hukuka uygun şekilde işlemeli, gerekli güvenlik önlemlerini almalı ve kişisel verileri amacı dışında kullanmamalıdır.
İşverenin İşçiye Güvenli Çalışma Ortamı Sağlama Yükümlülüğü
İşveren yalnızca fiziksel güvenliği değil, işyerindeki çalışma koşullarını genel olarak çalışan sağlığı açısından değerlendirmelidir.
Çalışanların kullandığı makineler, ekipmanlar, işyeri düzeni, kimyasal maddeler ve diğer riskler dikkate alınmalıdır.
İşveren, çalışanların karşılaşabileceği riskleri mümkün olduğunca önceden belirlemeli ve gerekli önlemleri uygulamalıdır.
Çalışanların güvenli çalışma ortamına sahip olması hem işçinin korunması hem de işverenin hukuki sorumluluğunun azaltılması açısından önemlidir.
İşverenin İş Sözleşmesini Feshetme Hakkı
İşveren, belirli şartlar altında iş sözleşmesini feshedebilir.
Ancak işverenin fesih hakkı sınırsız değildir.
Fesih işleminin;
- kanuna,
- iş sözleşmesine,
- uygulanabilir toplu iş sözleşmesine,
- iş güvencesi hükümlerine,
- fesih usulüne
uygun olması gerekir.
İşverenin geçerli veya haklı bir neden olmadan gerçekleştirdiği fesih, çalışanın işe iade veya tazminat gibi hukuki taleplerde bulunmasına yol açabilir.
Bu nedenle fesih işleminin hukuki altyapısının doğru oluşturulması önemlidir.
İşverenin Kıdem ve İhbar Tazminatı Sorumluluğu
İş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte belirli şartların oluşması halinde işverenin kıdem veya ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğabilir.
Kıdem tazminatı bakımından çalışanın hizmet süresi ve sözleşmenin sona erme şekli önemlidir.
İhbar tazminatında ise kanuni bildirim sürelerine uyulup uyulmadığı önem taşır.
İşverenin iş sözleşmesini sona erdirmeden önce fesih türünü ve sonuçlarını doğru şekilde değerlendirmesi gerekir.
Yabancı Çalışan İstihdam Eden İşverenlerin Yükümlülükleri
Türkiye’de yabancı çalışan istihdam eden işverenlerin genel iş hukuku yükümlülüklerine ek olarak yabancıların çalışma hakkına ilişkin kuralları da dikkate almaları gerekir.
İşveren öncelikle yabancı çalışanın;
- çalışma iznine,
- çalışma izni muafiyetine,
- geçerli kimlik ve pasaport belgelerine,
- çalışma izninin kapsamına
ilişkin gerekli kontrolleri yapmalıdır.
Yabancının çalışma izni belirli bir işveren, işyeri veya görev kapsamında verilmişse, işverenin fiili çalışma koşullarının izin kapsamıyla uyumlu olup olmadığını kontrol etmesi önemlidir.
Yabancı Çalışanı Çalışma İzni Olmadan Çalıştırmak
İşverenin gerekli çalışma izni bulunmayan yabancı bir kişiyi çalıştırması çeşitli idari ve hukuki sonuçlara yol açabilir.
Bu nedenle yabancı çalışan işe başlamadan önce çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti bakımından gerekli kontroller yapılmalıdır.
İşverenin “çalışan yabancı olduğu için çalışma izni gerekip gerekmediğini bilmiyorduk” şeklindeki yaklaşımı her durumda sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Yabancı çalışanın çalışma statüsünün doğru şekilde belirlenmesi ve gerekli izinlerin alınması işverenin önemli sorumluluklarından biridir.
Yabancı Çalışanın Ücretinin Belirlenmesi
Yabancı çalışan istihdam eden işverenin ücret konusunda da Türk iş hukuku kurallarına uyması gerekir.
Yabancı çalışanın ücretinin;
- iş sözleşmesinde,
- ilgili bordrolarda,
- ödeme kayıtlarında
açık ve doğru şekilde gösterilmesi önemlidir.
Ayrıca yabancı çalışanın çalışma izni başvurusu veya mevcut çalışma izni kapsamında ücret bakımından belirli şartların bulunması halinde bunların da dikkate alınması gerekir.
İşveren, yabancı çalışanın milliyetini gerekçe göstererek hukuka aykırı bir ücret uygulaması yapmamalıdır.
Yabancı İşverenlerin Türkiye’deki Sorumlulukları
Türkiye’de şirket, işletme veya işyeri aracılığıyla çalışan istihdam eden yabancı işverenler de işveren sıfatından doğan yükümlülüklere uymak zorundadır.
Yabancı işverenin Türkiye dışında yerleşik olması veya yabancı bir kişi tarafından yönetilmesi, Türkiye’deki çalışanlara ilişkin tüm iş hukuku yükümlülüklerini otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Türkiye’de yürütülen çalışma ilişkisinde uygulanacak hukuk, işin nerede yapıldığı, tarafların hukuki statüsü, sözleşmenin niteliği ve varsa uluslararası düzenlemeler dikkate alınarak belirlenmelidir.
Bu nedenle yabancı işverenlerin Türkiye’de çalışan istihdam ederken yerel iş hukuku ve sosyal güvenlik yükümlülüklerini ayrıca değerlendirmeleri gerekir.
Yabancı İşverenin Yabancı Çalışan Çalıştırması
Yabancı bir işverenin yine yabancı çalışanları istihdam etmesi halinde, birden fazla hukuki alan aynı anda gündeme gelebilir.
Bu durumda;
- iş hukuku,
- yabancıların çalışma mevzuatı,
- sosyal güvenlik,
- vergi,
- çalışma izni,
- sözleşmenin uygulanacağı hukuk
gibi konular birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle yabancı işverenin Türkiye’de geçici olarak faaliyet göstermesi veya başka bir ülkedeki şirket üzerinden çalışan görevlendirmesi halinde hukuki durum daha karmaşık hale gelebilir.
Bu nedenle sınır ötesi çalışma ilişkilerinde standart bir iş sözleşmesinin kullanılması her zaman yeterli olmayabilir.
İşverenin İş Kazası Halindeki Sorumluluğu
İşyerinde meydana gelen iş kazalarında işverenin sorumluluğu olayın koşullarına göre belirlenir.
İşverenin gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alıp almadığı, çalışanı eğitip eğitmediği, riskleri değerlendirip değerlendirmediği ve işyerindeki güvenlik prosedürlerine uyup uymadığı önemlidir.
İş kazasının meydana gelmesi halinde olayın derhal ve mevzuata uygun şekilde kayıt altına alınması ve ilgili bildirimlerin yapılması gerekir.
İşverenin gerekli güvenlik önlemlerini almamış olması durumunda hukuki, idari ve bazı durumlarda cezai sorumluluk gündeme gelebilir.
İşverenin Çalışanlara Karşı Ayrımcılık Yapmama Yükümlülüğü
İşveren, çalışanları arasında hukuka aykırı ayrımcılık yapmamalıdır.
Bu yükümlülük işe alımdan başlayarak çalışma süresince ve iş sözleşmesinin sona ermesine kadar devam edebilir.
Özellikle;
- ücret,
- terfi,
- görev dağılımı,
- çalışma saatleri,
- izin,
- sosyal haklar,
- fesih
gibi konularda çalışanlar arasında yapılan farklı uygulamaların hukuki dayanağı bulunmalıdır.
Yabancı çalışanların bulunduğu işyerlerinde milliyet temelinde ayrımcılık yapılmaması özellikle önemlidir.
İşverenlerin Sık Yaptığı Hatalar
İşverenlerin çalışma hayatında yaptığı bazı hatalar ileride ciddi hukuki uyuşmazlıklara neden olabilir.
En sık karşılaşılan hatalar arasında:
Yazılı iş sözleşmesi hazırlamamak
Özellikle uzun süreli veya karmaşık çalışma ilişkilerinde yazılı sözleşme bulunmaması ciddi ispat sorunlarına yol açabilir.
Fazla mesai kayıtlarını tutmamak
Çalışma sürelerinin düzenli kaydedilmemesi, fazla çalışma konusunda uyuşmazlıklara neden olabilir.
Yıllık izin kayıtlarını düzenli tutmamak
İşverenin yıllık izinleri takip etmemesi, iş sözleşmesi sona erdiğinde kullanılmamış izin alacakları konusunda sorun oluşturabilir.
Yabancı çalışanın çalışma iznini kontrol etmemek
Yabancı çalışan istihdamında çalışma izninin kapsamının kontrol edilmemesi işveren açısından önemli risklerden biridir.
SGK bildirimlerini zamanında yapmamak
Çalışanın kayıt dışı veya eksik bildirimle çalıştırılması hem çalışan hem de işveren açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Fesih işlemini doğru yapmamak
Fesih nedeninin açıkça belirlenmemesi veya gerekli prosedürlerin izlenmemesi işe iade ve tazminat uyuşmazlıklarına yol açabilir.
İşveren Haklarını Kullanırken Nelere Dikkat Etmelidir?
İşverenin yönetim ve denetim hakları bulunmakla birlikte bu hakların kanuni sınırlar içerisinde kullanılması gerekir.
İşveren;
- işçinin kişilik haklarına,
- özel hayatına,
- eşit davranma ilkesine,
- iş sağlığı ve güvenliği haklarına,
- ücret ve diğer mali haklarına
saygı göstermelidir.
İşverenin güçlü bir yönetim pozisyonunda bulunması, işçiye karşı sınırsız yetkiye sahip olduğu anlamına gelmez.
İşverenin kararları iş mevzuatı ve iş sözleşmesiyle uyumlu olmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
İşverenin en temel yükümlülükleri nelerdir?
İşverenin temel yükümlülükleri arasında ücret ödeme, çalışma sürelerine uyma, yıllık izin hakkını sağlama, sosyal güvenlik işlemlerini yürütme, iş sağlığı ve güvenliğini sağlama ve iş sözleşmesini hukuka uygun şekilde yürütme bulunmaktadır.
İşveren işçiye istediği görevi verebilir mi?
İşverenin yönetim hakkı bulunmakla birlikte bu hak sınırsız değildir. İşçinin görevinin veya çalışma koşullarının esaslı şekilde değiştirilmesi halinde ilgili yasal hükümler ayrıca değerlendirilmelidir.
İşveren yabancı işçi çalıştırabilir mi?
Evet. Ancak yabancı çalışanın Türkiye’de yasal olarak çalışabilmesi için gerekli çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti şartlarının sağlanması gerekir.
Yabancı çalışan çalıştıran işverenin sorumluluğu nedir?
İşveren hem genel iş hukuku yükümlülüklerine hem de yabancıların çalışma hakkına ilişkin özel kurallara uymalıdır. Çalışma izni, ücret, sosyal güvenlik, çalışma koşulları ve iş sağlığı ve güvenliği gibi konuların tamamı dikkate alınmalıdır.
Yabancı işveren Türkiye’de işçi çalıştırabilir mi?
Gerekli hukuki şartları yerine getirmesi halinde yabancı işveren Türkiye’de çalışan istihdam edebilir. Ancak Türkiye’deki faaliyet ve çalışma ilişkisinin niteliğine göre Türk iş hukuku, sosyal güvenlik ve diğer ilgili düzenlemeler uygulanabilir.
İşveren çalışanına asgari ücretin altında ödeme yapabilir mi?
Hayır. İşverenin yürürlükteki yasal asgari ücretin altında ödeme yapması hukuka aykırıdır.
İşveren fazla mesai ücretini ödemek zorunda mı?
Kanuni şartları taşıyan fazla çalışmalar bakımından işverenin ilgili fazla çalışma ücretini ödemesi gerekir.
İşveren yıllık izin vermek zorunda mı?
Kanuni şartları sağlayan çalışanların yıllık ücretli izin hakkını kullanmasını sağlamak işverenin yükümlülükleri arasındadır.
Sonuç
İşveren, çalışma hayatında yalnızca işçiye iş veren taraf değildir. Aynı zamanda ücret ödeme, çalışma sürelerini düzenleme, yıllık izinleri sağlama, sosyal güvenlik yükümlülüklerini yerine getirme, iş sağlığı ve güvenliğini koruma, eşit davranma ve iş sözleşmesini hukuka uygun şekilde yürütme gibi çok sayıda sorumluluğa sahiptir.
Bununla birlikte işverenin de işyerini yönetme, iş organizasyonunu düzenleme, çalışanların görevlerini belirleme, iş süreçlerini denetleme ve kanuni şartların oluşması halinde iş sözleşmesini feshetme gibi hakları bulunmaktadır.
Ancak işverenin yönetim hakkı sınırsız değildir. İşveren bu yetkilerini kullanırken 4857 sayılı İş Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, sosyal güvenlik kuralları, iş sözleşmesi ve uygulanabilir diğer düzenlemelere uygun hareket etmelidir.
Yabancı çalışan istihdam eden işverenler açısından sorumluluklar daha da kapsamlı hale gelebilir. İşverenin yalnızca ücret ve çalışma koşullarını değil, yabancı çalışanın çalışma iznini veya çalışma izni muafiyetini, izin kapsamını ve sosyal güvenlik durumunu da kontrol etmesi gerekir.
Özellikle yabancı çalışanın yalnızca geçerli bir pasaporta sahip olması, Türkiye’de çalışma hakkının bulunduğu anlamına gelmez. Çalışma izni gereken durumlarda gerekli izinlerin alınması ve çalışma ilişkisinin izin kapsamına uygun şekilde yürütülmesi gerekir.
Yabancı işverenler açısından da benzer şekilde Türkiye’de çalışan istihdam edilmesi halinde işveren sıfatından kaynaklanan yükümlülüklerin değerlendirilmesi gerekir. Yabancı bir kişinin veya yabancı sermayeli bir şirketin işveren olması, Türkiye’deki çalışanların temel iş hukuku haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Sonuç olarak işveren açısından en güvenli yaklaşım, çalışanla kurulan ilişkinin başlangıcından sona ermesine kadar tüm süreçleri mevzuata uygun şekilde yürütmek, gerekli kayıtları düzenli olarak tutmak ve özellikle yabancı çalışanlarda çalışma izni ve sosyal güvenlik durumunu dikkatle kontrol etmektir.
Doğru hazırlanmış bir iş sözleşmesi, düzenli bordro ve izin kayıtları, uygun SGK işlemleri, güvenli bir çalışma ortamı ve hukuka uygun fesih süreci hem çalışan haklarının korunmasına hem de işverenin hukuki risklerinin azaltılmasına yardımcı olur.