Deepfake ile Şantaj Suçu Nedir? Yapay Zekâ ile Sahte Görüntü ve Ses Kullanarak Şantajın Cezası
“Para göndermezsen bu videoyu ailene yollarım.”
“İstediğimi yapmazsan görüntülerini sosyal medyada paylaşırım.”
“Bu ses kaydını patronuna gönderirim, kariyerin biter.”
Bu tehditlerde kullanılan görüntünün veya ses kaydının gerçek olmadığı, kişinin yüzünün ya da sesinin yapay zekâ kullanılarak taklit edildiği düşünüldüğünde günümüzde giderek daha fazla önem kazanan bir suç tipiyle karşılaşılmaktadır: Deepfake ile şantaj.
Yapay zekâ teknolojileri sayesinde kişinin birkaç fotoğrafından gerçeğe oldukça yakın sahte videolar hazırlanabilmekte, birkaç saniyelik ses kaydı kullanılarak kişinin sesi klonlanabilmekte ve gerçekte hiç yaşanmamış olaylar yaşanmış gibi gösterilebilmektedir. Kişisel Verileri Koruma Kurumu da deepfake teknolojisinin ses, görüntü ve diğer kişisel verilerin manipüle edilmesi suretiyle gerçekçi ancak sahte içerikler üretilebilmesine imkân verdiğine dikkat çekmektedir.
Deepfake teknolojisinin en tehlikeli kullanım biçimlerinden biri ise bu sahte görüntü veya seslerin mağdur üzerinde baskı kurmak amacıyla kullanılmasıdır.
Peki deepfake ile şantaj suçu nedir? Sahte cinsel görüntüyle para istemek suç mudur? Görüntü gerçek değilse yine de şantaj suçu oluşur mu? Deepfake görüntüyü paylaşmakla tehdit etmenin cezası nedir?
Türk hukukunda “deepfake şantajı” adı altında bağımsız bir suç tipi bulunmamaktadır. Ancak yapay zekâ ile hazırlanan sahte görüntü veya ses kullanılarak kişinin belirli bir davranışa zorlanması veya kişiden yarar sağlanmaya çalışılması hâlinde Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen şantaj suçu gündeme gelebilir.
Deepfake Nedir?
Deepfake; yapay zekâ ve derin öğrenme teknolojileri kullanılarak gerçek kişilere ait;
- yüz,
- fotoğraf,
- video,
- ses,
- mimik,
- konuşma biçimi
gibi unsurların taklit edilmesi veya değiştirilmesi sonucunda gerçeğe benzer yapay içerikler oluşturulmasıdır.
Deepfake teknolojisiyle kişinin hiç söylemediği sözler söyletilebilir, yüzü başka bir kişinin görüntüsüne yerleştirilebilir veya kişinin sesi klonlanarak sahte telefon görüşmeleri oluşturulabilir.
Teknolojinin kendisi her durumda hukuka aykırı değildir. Ancak kişinin görüntüsünün veya sesinin onu tehdit etmek, küçük düşürmek, para almak veya belirli bir davranışa zorlamak amacıyla kullanılması ciddi cezai ve hukuki sonuçlar doğurabilir.
Deepfake ile Şantaj Suçu Nasıl Oluşur?
Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinde şantaj suçu iki farklı görünüm altında düzenlenmiştir.
Maddenin ilk fıkrasında, kişinin hakkı olan veya yükümlü bulunduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle başka bir kişiyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlaması ve bundan yarar sağlamaya çalışması cezalandırılmaktadır.
Deepfake olayları bakımından daha fazla önem taşıyan düzenleme ise TCK m. 107/2’dir.
Bu hükümde, kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması şantaj kapsamında düzenlenmiştir.
Deepfake şantajlarının önemli bir bölümü tam olarak bu senaryoya benzemektedir.
Örneğin fail mağdurun yüzünü cinsel içerikli bir videoya yerleştirerek;
“100.000 TL ödemezsen bu videoyu ailene göndereceğim.”
diyebilir.
Video gerçekte mağdura ait olmasa bile mağdurun çevresinin bunu gerçek sanabileceği düşüncesi, mağdur üzerinde ciddi bir baskı oluşturabilir.
Deepfake ile Şantaj Suçunun Cezası Nedir?
TCK m. 107 uyarınca şantaj suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Madde metninde hapis cezası ile adli para cezası birlikte öngörülmüştür.
Deepfake teknolojisinin kullanılması için Türk Ceza Kanunu’nda şantaj suçuna özgü ayrıca bir “yapay zekâ artırımı” bulunmamaktadır.
Bununla birlikte deepfake içeriğin hazırlanması sırasında veya sonrasında başka suçların da işlenmesi mümkündür. Böyle bir durumda failin eylemleri;
- şantaj,
- kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi,
- kişisel verilerin hukuka aykırı verilmesi veya yayılması,
- özel hayatın gizliliğinin ihlali,
- hakaret,
- dolandırıcılık
gibi farklı suçlar bakımından ayrıca incelenebilir.
Yargıtay uygulamasında da şantaj ile kişisel veriler veya özel hayatın gizliliğine ilişkin suçların aynı olayda gündeme gelebildiği dosyalar bulunmaktadır.
Sahte Cinsel Deepfake Görüntüyle Şantaj Yapmak Suç mudur?
Deepfake teknolojisinin en ağır kötüye kullanım biçimlerinden biri sahte cinsel içerik oluşturularak mağdurun tehdit edilmesidir.
Örneğin fail mağdurun Instagram hesabındaki fotoğraflarını alarak yüzünü pornografik bir görüntüye yerleştirebilir.
Daha sonra mağdura;
“50.000 TL göndermezsen bunu ailene yollarım.”
“Benimle görüşmezsen videoyu internete koyarım.”
“İstediğimi yapmazsan görüntüyü iş arkadaşlarına gönderirim.”
şeklinde mesajlar gönderebilir.
Bu durumda görüntünün gerçek olmaması şantaj suçunun oluşmasını kendiliğinden engellemez.
TCK m. 107/2’de korunan hukuki değerlerden biri, kişinin şeref ve saygınlığı üzerinde baskı kurulmasının önlenmesidir. Kanun, kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek bir hususun açıklanması yanında isnat edilmesi tehdidini de açıkça düzenlemektedir.
Dolayısıyla;
“Video zaten sahteydi, bu nedenle şantaj olmaz.”
şeklindeki savunma her durumda geçerli değildir.
Sahte içeriğin mağdurla ilişkilendirilmesi ve bu içerik kullanılarak mağdurdan yarar elde edilmeye çalışılması şantaj suçu bakımından değerlendirmeye konu olabilir.
Deepfake Görüntünün Gerçek Olmaması Şantaj Suçunu Engeller mi?
Hayır, mutlaka engellemez.
Bu nokta deepfake şantajı bakımından en önemli hukuki konulardan biridir.
Şantajda mağdurun açıklanmasından korktuğu hususun her durumda gerçek olması gerekmez. TCK m. 107/2, şeref veya saygınlığa zarar verecek hususların hem açıklanmasını hem de isnat edilmesini kapsamaktadır.
Örneğin gerçekte evlilik dışı ilişkisi bulunmayan bir kişinin deepfake görüntüsü hazırlanarak;
“Bunu eşine gönderirim.”
denilmesi hâlinde görüntünün sahte olması, mağdurun aile ve sosyal yaşamında doğabilecek zararı ortadan kaldırmaz.
Benzer şekilde kişinin uyuşturucu kullandığını, rüşvet aldığını veya cinsel ilişki yaşadığını gösteriyormuş gibi hazırlanan tamamen yapay içerikler de şantaj aracı hâline getirilebilir.
Deepfake Video Henüz Paylaşılmamışsa Şantaj Suçu Oluşur mu?
Şantaj suçunun oluşabilmesi için failin tehdit ettiği görüntüyü mutlaka sosyal medyada yayımlaması gerekmez.
Örneğin fail;
“Parayı göndermezsen videoyu yayımlarım.”
demişse görüntünün henüz paylaşılmamış olması tek başına şantaj suçunu ortadan kaldırmaz.
Çünkü şantaj suçunun merkezinde içeriğin gerçekten yayımlanması değil, açıklama veya isnat tehdidinin mağdurdan yarar elde etmek amacıyla kullanılması bulunmaktadır. TCK m. 107/2’nin düzenleme biçimi de tehdit fiilini esas almaktadır.
Bu nedenle mağdurun;
“Video henüz yayımlanmadığı için savcılığa gidemem.”
diye düşünmesi doğru değildir.
Tehdit mesajlarının alınması üzerine hukuki süreç başlatılabilir.
Mağdur Para Ödemezse Yine de Şantaj Suçu Oluşur mu?
Şantaj suçunda failin amacı mağdurdan kendisi veya başkası lehine bir yarar sağlamaktır.
Bu nedenle mağdurun korkmayarak parayı göndermemesi, tehdide boyun eğmemesi veya talep edilen davranışı gerçekleştirmemesi, failin hiçbir cezai sorumluluğu bulunmadığı anlamına gelmez.
Somut olayda kullanılan ifadeler, talebin niteliği ve eylemin ulaştığı aşama birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin fail mağdura deepfake cinsel video göndererek;
“100.000 TL göndermezsen videoyu yayımlarım.”
demiş, ancak mağdur hemen savcılığa başvurmuş olabilir.
Failin istediği parayı elde edememiş olması, şantaj tehdidinin hukuki niteliğini otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Deepfake ile Para İstemek Şantaj mı, Dolandırıcılık mı?
Bu iki suç birbirinden ayrılmalıdır.
Dolandırıcılıkta mağdur hileli davranışlarla aldatılmakta ve bu aldatma sonucunda malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunmaktadır.
Şantajda ise mağdur üzerinde bir baskı kurulmakta ve kişinin korkusundan yararlanılarak ondan bir yarar elde edilmeye çalışılmaktadır.
Örneğin kişinin oğlunun sesi yapay zekâ ile taklit edilerek;
“Anne, kaza yaptım, acilen 100.000 TL gönder.”
denilmesi dolandırıcılık suçu bakımından değerlendirilebilir.
Buna karşılık;
“Elimde senin cinsel içerikli deepfake videon var. 100.000 TL göndermezsen yayımlarım.”
denilmesi şantaj suçu bakımından değerlendirilir.
Dolayısıyla her iki olayda da yapay zekâ kullanılmış olmasına rağmen hukuki nitelendirme farklıdır.
Deepfake Şantaj ile Tehdit Suçu Arasındaki Fark Nedir?
Şantaj ile tehdit suçları uygulamada birbirine karıştırılabilmektedir.
Örneğin;
“Seni öldürürüm.”
ifadesi koşullarına göre tehdit suçunu gündeme getirebilir.
Buna karşılık;
“Para göndermezsen seni eşini aldatan biri olarak gösteren videoyu ailene gönderirim.”
şeklindeki ifade, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek bir hususun açıklanacağı tehdidiyle yarar elde edilmesinin amaçlanması nedeniyle şantaj hükümleri bakımından değerlendirilebilir.
Nihai suç vasfı kullanılan sözler, tehdidin amacı ve failin mağdurdan ne talep ettiği incelenerek belirlenir.
Eski Sevgili Deepfake Görüntüyle Şantaj Yaparsa Ne Olur?
Deepfake şantajı özellikle sona eren ilişkiler sonrasında da ortaya çıkabilir.
Fail eski eşinin veya sevgilisinin fotoğraflarını kullanarak sahte cinsel görüntüler oluşturabilir ve;
“Benimle yeniden birlikte olmazsan bunu ailene gönderirim.”
“Şikâyet edersen videoyu yayımlarım.”
“Para göndermezsen herkese yollarım.”
şeklinde tehditlerde bulunabilir.
Tarafların daha önce sevgili veya eş olması failin bu davranışını hukuka uygun hâle getirmez.
Aynı şekilde mağdurun daha önce kendi isteğiyle fotoğraf göndermiş olması da fotoğrafın sonradan deepfake içerik üretmek ve şantaj amacıyla kullanılmasına otomatik olarak rıza verildiği anlamına gelmez.
Deepfake Ses Kaydıyla Şantaj Yapmak Suç mudur?
Şantaj yalnızca video veya fotoğraf kullanılarak gerçekleştirilmez.
Kişinin sesi yapay zekâ ile klonlanarak da sahte kayıt oluşturulabilir.
Örneğin şirket sahibinin sesi klonlanarak;
“Vergi kaçırıyorum.”
dediği sahte bir ses kaydı hazırlanabilir.
Daha sonra;
“500.000 TL ödemezsen bu kaydı çalışanlarına ve basına gönderirim.”
denilebilir.
Bu durumda ses kaydının gerçek olup olmadığı dışında, failin mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verebilecek bir isnadı açıklamakla tehdit ederek yarar elde etmeye çalışıp çalışmadığı incelenir.
Deepfake Görüntüyü Yayımlamak Ayrı Bir Suç Oluşturabilir mi?
Evet.
Şantaj yapan kişi tehdidini yerine getirerek deepfake içeriği gerçekten sosyal medyada veya üçüncü kişilere gönderirse, eylemin niteliğine göre şantaj dışında başka suçlar da gündeme gelebilir.
Özellikle deepfake oluşturulurken veya yayımlanırken gerçek kişiye ait;
- fotoğraf,
- video,
- ses kaydı,
- özel hayat görüntüsü,
- kişisel veri
kullanılmışsa TCK’nın özel hayat ve kişisel verilere ilişkin hükümleri ayrıca değerlendirilebilir.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu da deepfake teknolojisinin mevcut kişisel verileri kullanarak gerçeğe aykırı yeni içerikler üretilebilmesine ve bu içeriklerin kişilerin itibarını, mahremiyetini ve kişisel verilerini etkileyebilmesine dikkat çekmektedir.
Ancak tamamen sentetik olarak oluşturulan içerik ile mağdurun gerçek özel hayat görüntüsünün yayımlanması hukuken aynı değildir. Bu nedenle hangi suçun oluştuğu her olayda ayrıca incelenmelidir.
Deepfake ile Şantajda Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Kullanılması
Deepfake üretilebilmesi için çoğu zaman mağdura ait çok sayıda fotoğraf veya ses kaydı kullanılmaktadır.
Örneğin fail mağdurun sosyal medya hesaplarından;
- fotoğraflarını indirir,
- videolarından yüz görüntülerini elde eder,
- ses kayıtlarını toplar,
- bu verileri yapay zekâ sistemine yükler.
Bu işlemler kişisel verilerin korunması hukuku bakımından ayrıca önem taşır.
KVKK tarafından yayımlanan Deepfake Bilgi Notu’nda da deepfake teknolojisinin gerçek kişilere ait kişisel verilerin manipülasyonu bakımından meydana getirdiği riskler açıkça ele alınmaktadır.
Somut olayda verilerin nasıl elde edildiğine ve nasıl kullanıldığına göre TCK’nın kişisel verilere ilişkin hükümlerinin de uygulanması söz konusu olabilir.
Çocukların Deepfake Görüntüleriyle Şantaj Yapılması
Deepfake teknolojisinin çocuklara karşı kullanılması çok daha hassas bir hukuki değerlendirme gerektirir.
Çocuğun fotoğrafının cinsel içerikli bir görüntüye yerleştirilmesi ve ardından çocuğun veya ailesinin tehdit edilmesi hâlinde yalnızca şantaj suçu değil, içeriğin niteliğine göre çocukların korunmasına yönelik diğer ceza hükümleri de gündeme gelebilir.
Bu tür içeriklerde görüntünün hazırlanması, bulundurulması, paylaşılması ve tehdit amacıyla kullanılması ayrı ayrı incelenmelidir.
Deepfake Şantaj Mağduru Ne Yapmalıdır?
Deepfake şantajına maruz kalan kişiler açısından en kritik hata, korkuyla delilleri silmek veya faille yapılan bütün görüşmeleri ortadan kaldırmaktır.
Öncelikle mümkünse;
- WhatsApp mesajları,
- Telegram konuşmaları,
- Instagram veya diğer sosyal medya mesajları,
- gönderilen deepfake video,
- deepfake ses kaydı,
- tehdit mesajları,
- telefon numarası,
- kullanıcı adı,
- sosyal medya profil bağlantısı,
- para istenen IBAN veya kripto cüzdanı,
- e-posta adresleri
muhafaza edilmelidir.
Özellikle video ve ses dosyalarının mümkünse orijinal dijital hâli saklanmalıdır. Çünkü daha sonra yapılabilecek teknik bilirkişi incelemelerinde dosyanın kendisi önem taşıyabilir.
Mağdur, elindeki delillerle Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk birimlerine başvurabilir.
Adalet Bakanlığının mağdurlara yönelik resmi bilgilendirmesinde de suç iddiasında bulunmak isteyen kişilerin savcılığa veya kolluk makamlarına başvurabileceği belirtilmektedir.
Deepfake Şantajında Para Ödenmeli midir?
Şantaj suçlarında mağdurun korkuyla para göndermesi çoğu zaman problemi sona erdirmeyebilir.
Fail ilk ödemeden sonra;
“Bir ödeme daha yap.”
“Son kez para gönder.”
“Yoksa görüntüyü yine yayımlarım.”
şeklinde yeni taleplerde bulunabilir.
Bu nedenle şantajla karşılaşıldığında yalnızca failin talebini yerine getirmeye odaklanmak yerine delillerin korunması ve hukuki başvuru yollarının değerlendirilmesi önemlidir.
Para daha önce gönderilmişse;
- dekont,
- IBAN,
- hesap sahibinin adı,
- işlem tarihi,
- açıklama kısmı
gibi banka verileri mutlaka saklanmalıdır.
Deepfake Şantajında Fail Nasıl Tespit Edilebilir?
Fail bazen sahte sosyal medya hesabı, yabancı telefon numarası veya anonim kullanıcı adı kullanabilir.
Bu durum failin hiçbir şekilde tespit edilemeyeceği anlamına gelmez.
Soruşturma kapsamında olayın özelliklerine göre;
- telefon kayıtları,
- IP ve bağlantı verileri,
- banka hesapları,
- para transferleri,
- sosyal medya hesaplarının bağlantıları,
- e-posta hesapları,
- cihaz incelemeleri,
- dijital materyaller
üzerinden araştırma yapılabilir.
Özellikle fail para talep etmiş ve banka hesabı veya başka bir ödeme yöntemi bildirmişse para hareketleri soruşturma bakımından önemli delil oluşturabilir.
Deepfake Şantajında Görüntünün Sahte Olduğu Nasıl İspatlanır?
Mağdurun en büyük endişelerinden biri, çevresindeki kişilerin görüntünün gerçek olduğuna inanmasıdır.
Ceza soruşturmasında gerekli görülmesi hâlinde görüntü veya ses üzerinde teknik inceleme gerçekleştirilebilir.
İncelemede;
- görüntü manipülasyonları,
- yüz hareketlerindeki uyumsuzluklar,
- ses ve görüntü senkronizasyonu,
- dosyanın metadata bilgileri,
- oluşturulma ve değiştirilme tarihleri,
- yapay zekâ üretimine ilişkin teknik izler
değerlendirilebilir.
KVKK’nın Deepfake Bilgi Notu’nda da deepfake içeriklerin tespitinde görsel ve işitsel tutarsızlıklara ve teknik yöntemlere dikkat çekilmektedir.
Bu nedenle mağdurun elindeki orijinal dosyayı silmemesi önemlidir.
Deepfake Şantajında Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?
Ceza sorumluluğu dışında deepfake şantajı mağdurun kişilik haklarına da ciddi saldırı oluşturabilir.
Özellikle sahte cinsel görüntülerin;
- aile bireylerine,
- iş arkadaşlarına,
- müşterilere,
- sosyal medya kullanıcılarına
gönderilmesi durumunda kişinin şeref, saygınlık, özel hayat ve mesleki itibarı ciddi şekilde zarar görebilir.
Bu durumda somut olayın şartlarına göre Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde manevi tazminat talebi gündeme gelebilir.
Mağdurun deepfake içerik nedeniyle işini, müşterisini veya ticari sözleşmelerini kaybetmesi gibi somut ekonomik zararların ortaya çıkması hâlinde maddi tazminat da ayrıca değerlendirilebilir.
Deepfake Şantaj İçeriği İnternetten Kaldırılabilir mi?
Fail tehdit ettiği deepfake görüntüyü gerçekten yayımlamışsa mağdur açısından en önemli konulardan biri içeriğin daha fazla yayılmasını engellemektir.
Bu durumda içeriğin bulunduğu sosyal medya platformuna ihlal bildirimi yapılması, kişilik hakkının korunmasına ilişkin hukuki yolların değerlendirilmesi ve somut olayın niteliğine göre mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesi gündeme gelebilir.
İçeriğin gerçek özel hayat verilerini de içermesi hâlinde internet mevzuatındaki özel hayatın korunmasına yönelik özel yollar ayrıca değerlendirilebilir.
Ancak deepfake içeriğin tamamen yapay olması ile kişinin gerçek mahrem görüntülerinin manipüle edilerek yayımlanması aynı hukuki değerlendirmeye tabi olmayabileceğinden başvuru yolu somut içeriğe göre belirlenmelidir.
Deepfake Şantaj Suçu Şikâyete Bağlı mıdır?
TCK m. 107’de şantaj suçunun soruşturulmasını mağdurun şikâyetine bağlayan özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle şantaj suçu kural olarak resen soruşturulan suçlar arasındadır. Şikâyete bağlı suçlar bakımından geçerli olan altı aylık şikâyet süresi ile bu durum birbirinden ayrılmalıdır. TCK m. 107’nin güncel metninde suçun cezası ve unsurları düzenlenmiş, takibi şikâyete bağlayan bir hükme yer verilmemiştir.
Bununla birlikte mağdurun olayın ortaya çıkarılması ve delillerin toplanabilmesi için gecikmeden savcılığa başvurması uygulamada büyük önem taşır.
Sık Sorulan Sorular
Deepfake ile şantaj suç mudur?
Evet. Yapay zekâ ile hazırlanan sahte görüntü veya ses kullanılarak kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek bir hususun açıklanacağı ya da isnat edileceği tehdidiyle yarar sağlanmaya çalışılması TCK m. 107/2 kapsamında şantaj suçunu oluşturabilir.
Deepfake ile şantajın cezası kaç yıldır?
TCK m. 107 uyarınca şantaj suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
Sahte cinsel video ile para istemek suç mudur?
Evet. Kişinin yüzünün yapay zekâ ile cinsel içerikli görüntüye yerleştirilmesi ve “para göndermezsen yayımlarım” şeklinde tehditte bulunulması şantaj suçu kapsamında değerlendirilebilir.
Video gerçek değilse şantaj suçu oluşmaz mı?
Videonun sahte olması tek başına şantaj suçunu ortadan kaldırmaz. TCK m. 107/2, kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek hususların açıklanmasının yanında isnat edilmesi tehdidini de kapsamaktadır.
Video yayımlanmadıysa yine de şantaj suçu oluşabilir mi?
Evet. Şantaj bakımından tehdidin mutlaka gerçekleştirilmiş olması gerekmez. “Para vermezsen yayımlarım” şeklindeki baskı, somut olayın diğer unsurları da bulunuyorsa suç bakımından değerlendirilebilir.
Şantajcıya para göndermediysem suç oluşmaz mı?
Failin talep ettiği yararın elde edilmemiş olması, tehdidin hukuki önemini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Somut eylemin ulaştığı aşama ve failin kastı ayrıca değerlendirilir.
Deepfake şantajı nereye şikâyet edilir?
Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına başvurulabilir. Başvurudan önce mümkün olduğunca mesajların, video ve ses dosyalarının, hesap bilgilerinin ve para taleplerinin delil olarak saklanması önemlidir.
Sonuç: Deepfake Görüntünün Sahte Olması Şantajı Cezasız Hâle Getirmez
Deepfake teknolojisi, klasik şantaj suçlarında kullanılan baskı araçlarını son derece güçlü hâle getirmiştir.
Artık failin mağdura ait gerçek bir mahrem görüntüye sahip olması dahi gerekmeyebilir. Birkaç sosyal medya fotoğrafı veya kısa bir ses kaydı kullanılarak kişinin hiç yaşamadığı olaylara ilişkin gerçekçi görüntü ve sesler hazırlanabilmektedir. KVKK da deepfake teknolojisinin kişisel verilerin manipülasyonu yoluyla kişilerin mahremiyeti ve itibarı üzerinde oluşturduğu risklere dikkat çekmektedir.
Türk hukukunda ayrı bir “deepfake şantaj suçu” bulunmamakla birlikte bu tür eylemler şartları oluştuğunda TCK m. 107 kapsamında şantaj suçunu meydana getirebilir. Özellikle kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek deepfake içeriğin açıklanacağı veya mağdura isnat edileceği tehdidiyle para ya da başka bir yarar talep edilmesi TCK m. 107/2 bakımından önem taşımaktadır.
Bu nedenle mağdurun görüntünün sahte olmasına güvenerek olayı önemsememesi veya “Henüz paylaşılmadığı için suç oluşmadı.” düşüncesiyle hareket etmesi doğru değildir.
Deepfake ile şantaja maruz kalan kişinin mesajları silmeden, görüntü ve ses dosyalarını koruyarak, telefon numarası, sosyal medya hesabı, IBAN ve diğer dijital delilleri muhafaza ederek gecikmeden hukuki süreci başlatması önem taşımaktadır.
Ayrıca olayın özelliklerine göre şantaj suçunun yanı sıra kişisel verilerin hukuka aykırı kullanılması, özel hayatın gizliliğinin ihlali, hakaret ve diğer suçlar ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin de birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.