Hukuk Makaleleri

Çocuğun Velayeti Hangi Durumlarda Anneye veya Babaya Verilir? 2026

Çocuğun velayeti hangi durumlarda anneye veya babaya verilir? Boşanma davalarında velayetin kime verileceği belirlenirken temel ölçüt annenin veya babanın isteği değil, çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme; çocuğun yaşı, anne ve babayla ilişkisi, mevcut yaşam düzeni, eğitim hayatı, bakım ihtiyaçları, ebeveynlerin çocuğa ayırabileceği zaman, barınma koşulları, sosyal ve psikolojik durumları ile çocuğun görüşünü birlikte değerlendirir.

Bu nedenle Türk hukukunda;

“Küçük çocuk kesinlikle anneye verilir.”

veya

“Maddi durumu daha iyi olan baba velayeti alır.”

şeklinde kesin kurallar bulunmamaktadır.

Yargıtay da velayet konusunda temel ilkenin çocuğun üstün yararı olduğunu; anne ve babanın boşanmadaki kusurlarının, sosyal konumlarının veya diğer kişisel durumlarının ancak çocuğun yararını etkilediği ölçüde dikkate alınabileceğini açıkça belirtmektedir.

Velayet Nedir?

Velayet; anne ve babanın çocuğun;

  • Bakımı,
  • Eğitimi,
  • Sağlığı,
  • Barınması,
  • Temsili,
  • Kişisel gelişimi,
  • Malvarlığının yönetimi

konularındaki hak ve yükümlülüklerini kapsayan hukuki kurumdur.

Türk Medeni Kanunu m.335’e göre ergin olmayan çocuk kural olarak anne ve babasının velayeti altındadır.

Evlilik devam ettiği sürece velayet anne ve baba tarafından birlikte kullanılır. Boşanma halinde ise mahkeme çocuğun hangi ebeveyn yanında kalacağını düzenler. Türk Medeni Kanunu m.336 da boşanmada velayetin çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olacağını düzenlemektedir.

Boşanmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Boşanmada velayet konusunda mahkemenin cevap aradığı esas soru şudur:

“Çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve sosyal gelişimi hangi ebeveyn yanında daha sağlıklı şekilde devam edecektir?”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.03.2025 tarihli kararında da velayet değerlendirmesinde tarafların;

  • Barınma koşullarının,
  • Gelir durumlarının,
  • Sosyal durumlarının,
  • Psikolojik durumlarının,
  • Çocuğun sağlıklı gelişimini sağlayabilme kapasitelerinin

araştırılması gerektiği belirtilmiştir.

Dolayısıyla mahkeme yalnızca anne veya babanın gelirine değil, çocuğun bütün yaşam koşullarına bakar.

Velayette En Önemli Kriter: Çocuğun Üstün Yararı

Velayet davalarında en önemli kavram çocuğun üstün yararıdır.

Anne;

“Çocuğu ben doğurdum.”

diyerek otomatik olarak velayeti alamayacağı gibi baba da;

“Benim maddi durumum daha iyi.”

diyerek tek başına velayet hakkı elde etmez.

Mahkeme açısından anne ile babanın menfaati ikinci plandadır.

Yargıtay’a göre anne-baba yararı ile çocuk yararı çatışıyorsa çocuğun yararına üstünlük verilmesi gerekir.

Çocuk Küçükse Velayet Anneye mi Verilir?

Çocuğun küçük yaşta olması velayet değerlendirmesinde önemli bir kriterdir ancak “belirli bir yaşın altındaki çocuk mutlaka anneye verilir” şeklinde kesin bir kanun hükmü bulunmamaktadır.

Özellikle çok küçük çocuklarda;

  • Anneye fiziksel ve duygusal bağlılık,
  • Beslenme ve bakım ihtiyacı,
  • Çocuğun alıştığı bakım düzeni,
  • Anneyle kurduğu bağ

mahkeme tarafından dikkate alınabilir.

Ancak annenin çocuğun bakımını sağlayamayacağı, çocuğun güvenliğinin risk altında olduğu veya babanın yanında kalmasının çocuğun üstün yararına olduğu tespit edilirse küçük yaşta bir çocuğun velayeti de babaya verilebilir.

Bu nedenle velayet yalnızca yaşa göre belirlenmez.

Baba Çocuğun Velayetini Alabilir mi?

Evet.

Türk hukukunda babanın velayeti almasına engel bir düzenleme bulunmamaktadır.

Somut olayda çocuğun üstün yararı babanın yanında yaşamayı gerektiriyorsa velayet babaya verilebilir.

Örneğin;

  • Çocuk uzun süredir baba yanında yaşıyorsa,
  • Baba çocuğun eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını düzenli karşılıyorsa,
  • Çocuğun baba yanında oturmuş bir yaşam düzeni bulunuyorsa,
  • Anne çocuğun bakımını ciddi şekilde ihmal ediyorsa,
  • Anne yanında çocuğun güvenliğini tehdit eden koşullar varsa,
  • Çocuk yeterli olgunluğa sahipse ve babasıyla yaşamak istiyorsa

babanın velayet talebi güçlü hale gelebilir.

Anayasa Mahkemesinin incelediği bir dosyada da uzman raporları, çocukların mevcut yaşam düzeni ve görüşleri değerlendirilerek çocukların velayetinin babaya verilmesi hukuken incelenmiştir.

Anne Hangi Durumlarda Velayeti Alamayabilir?

Annenin kadın olması veya çocuğu doğurmuş olması velayetin mutlaka kendisine verileceği anlamına gelmez.

Örneğin annenin;

  • Çocuğu ağır şekilde ihmal etmesi,
  • Çocuğa şiddet uygulaması,
  • Çocuğun eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını sürekli ihmal etmesi,
  • Çocuğu güvenli olmayan ortamlarda bırakması,
  • Velayet görevini ciddi biçimde kötüye kullanması,
  • Çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini sistematik olarak engellemesi,
  • Çocuğun fiziksel veya psikolojik gelişimini tehlikeye düşüren davranışlarda bulunması

velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Türk Medeni Kanunu m.348, anne veya babanın velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi, çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması halinde velayetin kaldırılmasına dahi imkân tanımaktadır.

Baba Hangi Durumlarda Velayeti Alamayabilir?

Aynı kurallar baba açısından da geçerlidir.

Babanın;

  • Şiddet uygulaması,
  • Çocuğun bakımını ihmal etmesi,
  • Ciddi bağımlılık sorunlarının bulunması,
  • Çocuğun güvenliğini tehlikeye düşürmesi,
  • Çocuğun eğitimini veya sağlığını ihmal etmesi,
  • Çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini sürekli engellemesi

gibi durumlar velayet talebini olumsuz etkileyebilir.

Burada cinsiyetten bağımsız olarak temel soru yine şudur:

Çocuk hangi ebeveynin yanında daha güvenli ve sağlıklı gelişecektir?

Çocuk Kaç Yaşında Kiminle Yaşayacağına Karar Verebilir?

Kanunda;

“Çocuk 8, 10, 12 veya 15 yaşına geldiğinde velayeti kendisi seçer.”

şeklinde sabit bir yaş bulunmamaktadır.

Ancak çocuk, olayları anlayabilecek ve kendi görüşünü ifade edebilecek olgunluğa ulaşmışsa velayet konusunda görüşünün alınması gerekir.

Yargıtay, yeterli idrak gücüne sahip çocukların kendilerini ilgilendiren velayet uyuşmazlıklarında görüşlerini açıklamalarına imkân verilmesi ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini kabul etmektedir.

Ancak çocuğun;

“Babamla yaşamak istiyorum.”

demesi mahkemeyi tek başına bağlamaz.

Çocuğun tercihinin kendi üstün yararına aykırı olduğu düşünülürse mahkeme çocuğun görüşünün aksine karar verebilir. Yargıtay’ın güncel yaklaşımı da bu yöndedir.

Çocuğun Görüşü Mahkemede Nasıl Alınır?

Çocuğun görüşü;

  • Hâkim tarafından,
  • Psikolog,
  • Pedagog,
  • Sosyal çalışmacı,
  • Adli destek görevlisi

aracılığıyla alınabilir.

Amaç çocuğu anne ile baba arasında tercih yapmaya zorlamak değildir.

Çocuğun;

  • Hangi ortamda yaşadığı,
  • Anne ve babasıyla ilişkisi,
  • Okul düzeni,
  • Kendini nerede daha güvende hissettiği,
  • Yaşam düzeninin nasıl olduğu

tespit edilmeye çalışılır.

Yargıtay, idrak çağındaki çocukların görüşü alınmadan ve yeterli sosyal inceleme yapılmadan velayet hakkında karar verilmesini eksik inceleme olarak değerlendirebilmektedir.

Sosyal İnceleme Raporu Nedir?

Velayet davalarında mahkeme, gerekli gördüğünde uzmanlardan sosyal inceleme raporu alınmasına karar verebilir.

Uzmanlar;

  • Anneyle,
  • Babayla,
  • Çocukla

görüşebilir ve tarafların yaşam koşullarını değerlendirebilir.

Raporda genellikle;

  • Barınma koşulları,
  • Çocuğun ebeveynlerle ilişkisi,
  • Çocuğun psikolojik durumu,
  • Eğitim düzeni,
  • Ebeveynlerin bakım kapasitesi,
  • Çocuğun görüşü

incelenir.

Yargıtay’ın 17 Mart 2025 tarihli kararında, yeterli kapsamda sosyal inceleme yapılmadan velayet konusunda hüküm kurulması bozma nedeni yapılmıştır.

Maddi Durumu İyi Olan Taraf Velayeti Alır mı?

Hayır.

Anne veya babanın gelirinin yüksek olması velayet konusunda önemli olabilse de tek başına belirleyici değildir.

Örneğin baba aylık 200.000 TL, anne 40.000 TL kazanıyor olabilir.

Bu durum tek başına;

“Velayet babaya verilir.”

sonucunu doğurmaz.

Mahkeme;

  • Çocuğa kimin fiilen baktığını,
  • Çocuğun kurulu düzenini,
  • Ebeveyn-çocuk ilişkisini,
  • Çocuğa ayrılan zamanı,
  • Eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını,
  • Psikolojik ve sosyal ortamı

birlikte değerlendirir.

Yargıtay da gelir durumunu diğer sosyal, psikolojik ve barınma koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gereken unsurlardan biri olarak kabul etmektedir.

Anne Çalışıyorsa Velayeti Kaybeder mi?

Hayır.

Annenin çalışıyor olması velayetin babaya verilmesi için tek başına sebep değildir.

Aynı şekilde babanın yoğun çalışması da otomatik olarak velayeti alamayacağı anlamına gelmez.

Önemli olan çalışan ebeveynin;

  • Çocuğun bakımını nasıl sağladığı,
  • Çocuğa yeterli zaman ayırıp ayıramadığı,
  • Çocuğun okul ve sağlık ihtiyaçlarıyla ilgilenip ilgilenmediği,
  • Oluşturduğu yaşam düzeninin çocuğun yararına olup olmadığıdır.

Aldatan Anne veya Baba Velayeti Kaybeder mi?

Otomatik olarak hayır.

Boşanmadaki eşe karşı kusur ile çocuğa karşı ebeveynlik görevi aynı şey değildir.

Eşini aldatan bir kişinin kusurlu eş olması mümkündür. Ancak bu durum tek başına o kişinin kötü anne veya kötü baba olduğu anlamına gelmez.

Yargıtay’a göre boşanmadaki kusur ve ahlaki değerlendirmeler ancak çocuğun üstün yararını etkilediği ölçüde velayet bakımından dikkate alınmalıdır.

Örneğin yaşanan ilişkinin çocuğun ihmal edilmesine, tehlikeli ortamlarda bırakılmasına veya psikolojik olarak zarar görmesine yol açması halinde durum velayet bakımından farklı değerlendirilebilir.

Anne veya Babanın Yeniden Evlenmesi Velayeti Değiştirir mi?

Tek başına hayır.

Türk Medeni Kanunu m.349’a göre velayet sahibi anne veya babanın yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez.

Ancak yeni evlilik çocuğun menfaatini ciddi şekilde olumsuz etkiliyorsa velayetin değiştirilmesi veya gerekli başka tedbirlerin alınması gündeme gelebilir.

Dolayısıyla;

“Eski eşim evlendi, velayeti hemen alabilirim.”

şeklinde otomatik bir sonuç yoktur.

Yeni durumun çocuk üzerindeki etkisinin gösterilmesi gerekir.

Çocuğu Diğer Ebeveyne Göstermemek Velayeti Etkiler mi?

Velayeti kendisinde bulunan ebeveyn, çocuğun diğer anne veya babasıyla mahkeme tarafından belirlenen kişisel ilişkisinin gerçekleşmesine kural olarak engel olmamalıdır.

Çocuğu diğer ebeveynden sistematik şekilde uzaklaştırmak veya mahkeme kararındaki görüşmeleri haklı bir neden olmadan sürekli engellemek velayet yükümlülükleri açısından olumsuz değerlendirilebilir.

Bununla birlikte çocuğun güvenliği bakımından şiddet, istismar veya benzeri ciddi riskler bulunuyorsa durum farklıdır ve mahkemeden kişisel ilişkinin değiştirilmesi veya sınırlandırılması talep edilebilir.

Kardeşlerin Velayeti Ayrı Anne ve Babaya Verilebilir mi?

Mümkündür ancak her dosyada tercih edilen sonuç değildir.

Kardeşlerin birbirleriyle kurduğu ilişki de çocuğun üstün yararı kapsamında değerlendirilir.

Bununla birlikte çocukların yaşları, ihtiyaçları, mevcut yaşam düzenleri ve kendi görüşleri farklıysa bir çocuğun velayetinin anneye, diğerinin babaya verilmesi de mümkün olabilir.

Nitekim Yargıtay kararlarına konu dosyalarda sosyal inceleme ve çocukların görüşleri sonrasında kardeşlerden birinin velayetinin babaya, diğerinin anneye verildiği örnekler bulunmaktadır.

Ortak Velayet Mümkün mü?

Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sonrası ortak velayete ilişkin ayrıntılı ve özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası düzenlemeler ve Yargıtay içtihadı çerçevesinde ortak velayet mümkün olabilmektedir.

Ancak ortak velayet kararı verilirken de temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Anne ve baba arasında ciddi ve sürekli çatışma bulunması, eğitim, sağlık ve günlük kararların birlikte alınmasını imkânsız hale getiriyorsa ortak velayet çocuğun yararına olmayabilir.

Anayasa Mahkemesi de ortak velayet değerlendirmesinde ebeveynlerin görüşlerinin, aralarındaki uyuşmazlığın ve uygulamanın çocuğun psikolojik gelişimi üzerindeki muhtemel etkilerinin araştırılması gerektiğini belirtmektedir.

Anlaşmalı Boşanmada Velayeti Anne ve Baba Kendileri Belirleyebilir mi?

Taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde çocuğun velayetinin anneye veya babaya verilmesi konusunda anlaşabilir.

Ancak velayet konusunda eşlerin anlaşması hâkimi mutlak olarak bağlamaz.

Mahkeme yapılan düzenlemenin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığını değerlendirir.

Örneğin taraflar velayeti babaya bırakma konusunda anlaşmış olsa bile mahkeme mevcut şartlarda bunun çocuğun ciddi şekilde zararına olacağını tespit ederse gerekli düzenlemeyi yapmak zorundadır.

Velayet Sonradan Değiştirilebilir mi?

Evet.

Velayet kararı hiçbir zaman değiştirilemeyecek şekilde verilmiş bir karar değildir.

Çocuğun veya anne-babanın koşullarında önemli değişiklik meydana gelirse velayetin değiştirilmesi davası açılabilir.

Örneğin;

  • Velayet sahibi ebeveynin çocuğu ihmal etmeye başlaması,
  • Şiddet veya istismar iddialarının ortaya çıkması,
  • Çocuğun yaşam koşullarının ciddi şekilde kötüleşmesi,
  • Çocuğun gelişen yaşıyla birlikte farklı ihtiyaçlarının ortaya çıkması,
  • Mevcut düzenin çocuğun psikolojik gelişimine zarar vermesi

velayetin yeniden değerlendirilmesini gerektirebilir.

Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme yargılama sırasında meydana gelen yeni gelişmeleri de dikkate alır.

Velayeti Annede Olan Çocuk Babaya Verilebilir mi?

Evet.

Daha önce velayetin anneye verilmiş olması velayetin sonsuza kadar annede kalacağı anlamına gelmez.

Yeni koşullar nedeniyle çocuğun üstün yararının artık baba yanında yaşamayı gerektirdiği ortaya konulursa mahkeme velayeti babaya verebilir.

Aynı şekilde başlangıçta babaya verilen velayetin daha sonra anneye verilmesi de mümkündür.

Burada önemli olan geçmişte hangi tarafın velayeti aldığı değil, dava tarihindeki güncel koşullarda çocuğun yararının neyi gerektirdiğidir.

Velayet Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?

Velayet uyuşmazlıklarında somut olayın özelliklerine göre;

  • Sosyal inceleme raporları,
  • Tanık anlatımları,
  • Okul kayıtları,
  • Rehber öğretmen kayıtları,
  • Sağlık kayıtları,
  • Hastane raporları,
  • Kolluk kayıtları,
  • 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararları,
  • Ceza soruşturması ve dava dosyaları,
  • WhatsApp mesajları,
  • E-postalar,
  • Fotoğraf ve videolar,
  • Çocuğun görüşü,
  • Ebeveynlerin sosyal ve ekonomik durum araştırmaları

değerlendirilebilir.

Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim tarafların sunduğu delillerle her durumda sınırlı değildir; çocuğun üstün yararını belirlemek amacıyla gerekli araştırmaları yaptırabilir.

Sık Sorulan Sorular

Velayet genellikle anneye mi verilir?

Kanunda velayetin mutlaka anneye verilmesini öngören bir kural yoktur. Mahkeme çocuğun üstün yararına göre anne veya babaya velayet verebilir.

Baba hangi durumlarda velayeti alabilir?

Babanın yanında yaşamanın çocuğun bedensel, psikolojik, sosyal ve eğitimsel gelişimi bakımından daha uygun olduğunun ortaya konulması halinde velayet babaya verilebilir.

Çocuk kaç yaşında babayı veya anneyi seçebilir?

Kanunda kesin bir yaş sınırı yoktur. Yeterli olgunluğa ulaşan çocuğun görüşü alınır ancak nihai kararı çocuğun üstün yararına göre mahkeme verir.

Maddi durumu iyi olan taraf velayeti alır mı?

Tek başına hayır. Gelir yalnızca değerlendirme kriterlerinden biridir. Çocuğun yaşam düzeni, ebeveynlerle ilişkisi, bakım ihtiyaçları ve sosyal-psikolojik koşullar birlikte değerlendirilir.

Anne çalışıyorsa velayet babaya verilir mi?

Hayır. Annenin çalışması tek başına velayetin babaya verilmesi için gerekçe değildir.

Aldatan eş velayeti kaybeder mi?

Otomatik olarak hayır. Aldatma çocuğun üstün yararını ve ebeveynlik görevini etkiliyorsa velayet değerlendirmesinde önem kazanabilir.

Yeniden evlenen anne velayeti kaybeder mi?

Hayır. Yeniden evlenmek tek başına velayetin kaldırılması nedeni değildir. Ancak yeni koşullar çocuğun menfaatini olumsuz etkiliyorsa velayet değişikliği değerlendirilebilir.

Velayet kararı sonradan değiştirilebilir mi?

Evet. Şartların değişmesi ve yeni durumun çocuğun üstün yararını etkilemesi halinde velayetin değiştirilmesi talep edilebilir.

Ortak velayet mümkün mü?

Somut olayın koşullarına ve çocuğun üstün yararına uygun olması halinde ortak velayet mümkün olabilir. Ebeveynlerin ortak velayeti sürdürebilecek iş birliğine sahip olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.

Çocuk istemediği ebeveynin yanına verilebilir mi?

Çocuğun yeterli olgunluğa ulaşmışsa görüşü önemlidir ancak tek başına belirleyici değildir. Çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa mahkeme çocuğun ifade ettiği tercihten farklı bir karar verebilir.

Velayet Davası İçin Avukat Desteği

Velayet davalarında sonuç yalnızca anne ve babanın birbirleri hakkındaki iddialarına göre belirlenmez.

Mahkeme esas olarak;

çocuğun bugün ve gelecekte hangi ortamda daha sağlıklı, güvenli ve dengeli gelişeceğini

tespit etmeye çalışır.

Bu nedenle velayet uyuşmazlıklarında;

  • Çocuğun mevcut yaşam düzeni,
  • Anne ve babayla kurduğu ilişki,
  • Çocuğun görüşü,
  • Sosyal inceleme raporu,
  • Eğitim ve sağlık kayıtları,
  • Şiddet veya ihmal iddiaları,
  • Ebeveynlerin barınma ve çalışma koşulları,
  • Diğer ebeveynle kişisel ilişkiye yaklaşımları

birlikte değerlendirilmelidir.

Avukat Ferhat Küle Hukuk Bürosu olarak boşanma davalarında velayet, geçici velayet, velayetin değiştirilmesi, ortak velayet, çocukla kişisel ilişki ve iştirak nafakasından kaynaklanan aile hukuku uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.

Velayet konusunda somut olayın geçmişi, çocuğun mevcut yaşam düzeni ve eldeki deliller incelenerek çocuğun üstün yararını ortaya koyacak hukuki süreç oluşturulabilir.

Av. Ferhat Küle
İstanbul

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri