Eşimin Telefonunda Aldatma Mesajları Buldum, Mahkemede Delil Olarak Kullanabilir miyim? (2026)
Eşimin telefonunda aldatma mesajları buldum, bunları boşanma davasında delil olarak kullanabilir miyim? Boşanma sürecinde en çok merak edilen konulardan biri, eşin telefonunda bulunan WhatsApp mesajlarının, sosyal medya yazışmalarının ve diğer dijital kayıtların mahkemeye sunulup sunulamayacağıdır.
Özellikle eşinin başka biriyle romantik veya cinsel içerikli mesajlaştığını öğrenen kişiler, bu yazışmaların zina nedeniyle boşanma davasında kullanılabileceğini düşünmektedir. Ancak Türk hukukunda bir mesajın aldatmayı gösteriyor olması, o mesajın mahkeme tarafından mutlaka delil olarak kabul edileceği anlamına gelmez.
Boşanma davasında eşin telefonundaki mesajların delil olarak kullanılabilmesi için mesajların hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması, gerçekliğinin ortaya konulabilmesi ve uyuşmazlık konusu olayları ispata elverişli bulunması gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesinin ikinci fıkrasına göre hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller mahkeme tarafından bir olayın ispatında dikkate alınamaz.
Bu nedenle eşin telefonundaki mesajların nasıl öğrenildiği, hangi yöntemle kaydedildiği ve mahkemeye ne şekilde sunulduğu büyük önem taşımaktadır.
Eşimin Telefonundaki WhatsApp Mesajları Boşanma Davasında Delil Olur mu?
Evet. WhatsApp mesajları, hukuka uygun şekilde elde edilmeleri ve ispat gücüne sahip olmaları hâlinde boşanma davasında delil olarak değerlendirilebilir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesi uyarınca elektronik ortamdaki veriler ve bilgi taşıyıcıları belge niteliğindedir.
Dolayısıyla WhatsApp yazışmaları, SMS mesajları, e-posta içerikleri ve diğer dijital iletişim kayıtları belirli şartlarda mahkeme tarafından incelenebilir.
Ancak mesajların delil olarak kullanılabilmesi için iki önemli husus bulunmaktadır.
Birincisi, mesajların hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş olmasıdır. İkincisi ise yazışmaların gerçekten ilgili kişiye ait olduğunun ve içeriklerinin güvenilirliğinin ortaya konulabilmesidir.
Örneğin eşlerden birinin kendisine doğrudan gönderilmiş mesajları mahkemeye sunması ile diğer eşin telefon şifresini kırarak gizli yazışmalarını ele geçirmesi aynı hukuki nitelikte değildir.
İlk durumda hukuka uygun delilden söz edilmesi mümkün olabilirken ikinci durumda haberleşmenin ve özel hayatın gizliliğine yönelik hukuka aykırı müdahale gündeme gelebilir.
Eşimin Telefonunu İzinsiz Karıştırıp Aldatma Mesajlarını Bulursam Ne Olur?
Eşin telefonunu izinsiz karıştırmak, mesajlarına ulaşmak veya özel yazışmalarını ele geçirmek önemli hukuki riskler taşımaktadır.
Evlilik birliği, eşlere birbirlerinin özel hayatına sınırsız müdahale etme hakkı vermez.
Anayasa’nın 20. maddesi özel hayatın gizliliğini, 22. maddesi ise haberleşme hürriyetini ve gizliliğini korumaktadır.
Bu nedenle eşlerden birinin diğer eşin telefonuna izinsiz erişmesi, şifresini kırması veya mesajlaşma hesaplarını gizlice incelemesi hukuka aykırı delil elde edilmesi sonucunu doğurabilir.
Örneğin eşinin telefon şifresini öğrenerek onun bilgisi dışında WhatsApp konuşmalarını inceleyen ve ekran görüntülerini alan kişinin elde ettiği kayıtlar, boşanma davasında hukuka aykırı delil olarak değerlendirilebilir.
Özellikle zor kullanılarak telefonun alınması, güvenlik önlemlerinin aşılması veya mesajlaşmaların gizlice takip edilmesi hâlinde hukuka aykırılık daha belirgin hâle gelmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.10.2024 tarihli, 2024/101 Esas ve 2024/7537 Karar sayılı ilamı bu konuda önemli bir örnektir.
Yargıtay, eşin telefonunun zorla alınması ve şifresinin kırılması suretiyle elde edilen mesajların hukuka aykırı delil olduğunu ve boşanma davasında hükme esas alınamayacağını değerlendirmiştir.
Eşimin Telefonu Açıkken Aldatma Mesajlarını Görürsem Delil Olur mu?
Eşin telefonunda açık bırakılmış bir mesajın tesadüfen görülmesi ile telefonun gizlice araştırılması birbirinden farklı durumlar olabilir.
Örneğin eşlerden biri ortak yaşam alanında bulunan bir telefona gelen mesajı tesadüfen görmüş olabilir.
Buna karşılık telefonun açık bulunmasından yararlanılarak özel yazışma geçmişinin sistematik şekilde incelenmesi, mesajların başka cihazlara aktarılması veya kişinin hesabının izinsiz takip edilmesi farklı bir hukuki değerlendirme gerektirir.
Bu tür olaylarda delilin hukuka uygun olup olmadığı belirlenirken:
- Mesajın nasıl görüldüğü,
- Telefonun kime ait olduğu,
- Yazışmanın öğrenilmesi için özel bir müdahalede bulunulup bulunulmadığı,
- Mesajın kişiye kendiliğinden mi ulaştığı,
- Özel yazışmalara erişim yetkisinin bulunup bulunmadığı,
- Delilin ne şekilde muhafaza edildiği
gibi hususlar önem taşır.
Telefonun kilitsiz olması veya mesajlaşma uygulamasının açık bulunması, bütün yazışmaların izinsiz incelenmesini kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Bu nedenle tesadüfen görülen bir mesajın delil olarak kullanılabilmesi, olayın bütün koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Eşimin WhatsApp Hesabını Bilgisayara Bağlayıp Mesajlarını Takip Edersem Delil Olur mu?
Eşin WhatsApp hesabının bilgisi dışında başka bir bilgisayara bağlanması ve yazışmalarının gizlice takip edilmesi, hukuka aykırı delil elde edilmesi sonucunu doğurabilir.
Özellikle WhatsApp Web üzerinden mesajların günlerce takip edilmesi, yazışmaların kaydedilmesi ve üçüncü kişilerle yapılan görüşmelerin incelenmesi, haberleşmenin gizliliğine yönelik müdahale oluşturabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.05.2024 Tarihli Kararı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.05.2024 tarihli, 2023/8411 Esas ve 2024/3919 Karar sayılı ilamında, WhatsApp Web üzerinden gizlice elde edilen yazışmaların zina iddiasının ispatında kullanılması değerlendirilmiştir.
Karara konu olayda bir kişinin eşine ait WhatsApp hesabını habersiz şekilde bilgisayar üzerinden takip ettiği ve elde ettiği yazışmaların başka bir boşanma davasında delil olarak kullanıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay, mesajların hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğini belirterek bu yazışmaların ve hukuka aykırı elde edilmiş içerikleri aktaran tanık beyanlarının zina iddiasının ispatında esas alınamayacağını kabul etmiştir.
Bu karar, aldatma şüphesinin varlığının eşin veya üçüncü kişinin mesajlaşma hesabının gizlice izlenmesini hukuka uygun hâle getirmediğini göstermektedir.
Eşimin Telefonundan Aldığım Ekran Görüntüleri Mahkemede Geçerli midir?
Ekran görüntüleri, belirli koşullar altında boşanma davasında delil olarak değerlendirilebilir.
Ancak ekran görüntülerinin bulunması, yazışmaların mutlaka ilgili kişiye ait olduğunu veya içeriğinin değiştirilmediğini tek başına ispatlamaz.
Özellikle dijital yazışmalarda sahte hesap kullanılması, mesajların düzenlenmesi, konuşmanın yalnızca belirli bölümlerinin alınması veya tarih bilgilerinin değiştirilmesi gibi ihtimaller bulunmaktadır.
Bu nedenle mahkeme tarafından ekran görüntülerinin güvenilirliğinin incelenmesi gerekebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.12.2024 Tarihli Kararı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.12.2024 tarihli, 2023/3675 Esas ve 2024/9976 Karar sayılı ilamında, zina nedeniyle boşanma davasında sunulan WhatsApp ekran görüntülerinin delil niteliği değerlendirilmiştir.
Somut olayda davalı eş, yazışmaların kendisine ait olmadığını ve hukuka aykırı şekilde elde edildiğini ileri sürmüştür.
Yargıtay, ekran görüntülerinin davalıya ait olduğunun ve hukuka uygun şekilde elde edildiğinin davacı tarafından ispatlanamaması nedeniyle bu kayıtların hükme esas alınamayacağına karar vermiştir.
Kararda diğer delillerle de zina fiilinin ispatlanamadığı değerlendirilerek boşanma kararının bu yönünden bozulmasına hükmedilmiştir.
Bu içtihat, ekran görüntülerinin yalnızca dosyaya sunulmasının yeterli olmadığını; mesajların aidiyetinin, elde edilme yönteminin ve ispat gücünün ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Aldatma Mesajlarının Gerçek Olduğu Nasıl İspatlanır?
Boşanma davasında mesajların gerçekliğinin tartışmalı olması durumunda teknik inceleme ihtiyacı doğabilir.
Somut olayın özelliklerine göre mesajların gönderildiği hesapların aidiyeti, tarih ve saat bilgileri, dijital kayıtların bütünlüğü ve içeriklerin değiştirilip değiştirilmediği incelenebilir.
Mahkeme gerekli gördüğü durumlarda bilirkişi incelemesine başvurabilir.
Ancak bilirkişi incelemesi yapılabilmesi veya ekran görüntülerinin teknik olarak doğrulanması, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş bir delili kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Aynı şekilde bir ekran görüntüsünün noter tarafından tespit edilmesi de delilin elde edilme yöntemindeki hukuka aykırılığı tek başına ortadan kaldırmaz.
Dijital delillerde hem teknik güvenilirlik hem de hukuka uygunluk ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Aldatma Mesajlarını Noterden Onaylatırsam Kesin Delil Olur mu?
Hayır. WhatsApp mesajlarının veya diğer dijital yazışmaların noter aracılığıyla tespit edilmesi, bunların her durumda kesin delil niteliği kazanacağı anlamına gelmez.
Noter işlemleri, belirli bir tarihte belirli bir içeriğin mevcut olduğunun kayıt altına alınması açısından önem taşıyabilir.
Ancak noter tarafından yapılan tespit, mesajların mutlaka ilgili kişi tarafından gönderildiğini, içeriğin değiştirilmediğini veya yazışmaların hukuka uygun elde edildiğini her durumda ispatlamaz.
Dolayısıyla ekran görüntüsünün noter aracılığıyla tespit edilmiş olması, delilin diğer hukuki şartlar bakımından incelenmesini engellemez.
Eşimin Başka Biriyle Aşk Mesajları Yazışması Zina Sayılır mı?
Eşin başka biriyle romantik veya cinsel içerikli mesajlaşması, her durumda zina olarak kabul edilmez.
Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenen zina, evli kişinin eşi dışında başka biriyle cinsel ilişkiye girmesini ifade etmektedir.
Bu nedenle yalnızca sevgi sözcükleri içeren mesajlar, flörtleşme veya duygusal yakınlık, tek başına zina fiilinin gerçekleştiğini ispatlamayabilir.
Ancak bu tür yazışmalar, somut olayın özelliklerine göre sadakat yükümlülüğüne aykırılık ve güven sarsıcı davranış kapsamında değerlendirilebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesi gereğince eşlerin birbirlerine sadık kalma yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu yükümlülüğün ihlali, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasında kusur olarak ileri sürülebilir.
Örneğin eşin başka bir kişiyle sürekli romantik içerikli yazışmalar yapması, gizli görüşmeler gerçekleştirmesi ve evlilik birliğindeki güven ilişkisini zedelemesi, şartları varsa TMK m. 166 kapsamında boşanma sebebi oluşturabilir.
Ancak zina ile güven sarsıcı davranışın ispat koşulları birbirinden farklıdır.
WhatsApp Mesajlarıyla Zina İspatlanabilir mi?
WhatsApp mesajları, zina iddiasının ispatında diğer delillerle birlikte önem taşıyabilir. Ancak her yazışma zina fiilinin gerçekleştiğini göstermez.
Örneğin eşin üçüncü bir kişiyle cinsel birliktelik yaşadığını ortaya koyan somut mesajlaşmalar, olayın diğer koşullarıyla birlikte değerlendirilebilir.
Buna karşılık yalnızca romantik ifadeler veya yakınlaşma içeren yazışmaların bulunması, cinsel ilişkinin gerçekleştiğinin ispatı için yeterli olmayabilir.
Mahkeme, delillerin tamamını birlikte değerlendirerek zina fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediğine karar verir.
Burada delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi de zorunludur.
Zinanın ispatı amacıyla eşin özel yazışmalarının hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirilmesi, boşanma davasında kullanılabilecek geçerli bir ispat yöntemi değildir.
Aldatma Mesajlarıyla Manevi Tazminat Alınabilir mi?
Eşin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini gösteren hukuka uygun mesajlaşmalar, boşanma davasındaki kusur ve tazminat değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinin ikinci fıkrasına göre boşanmaya neden olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan eş, kusurlu diğer eşten manevi tazminat talep edebilir.
Örneğin eşin uzun süre başka biriyle gizli bir ilişki sürdürmesi ve bu ilişkinin evlilik birliğini sona erdirmesi, somut olayda manevi tazminat bakımından değerlendirilebilir.
Ancak yalnızca aldatma mesajlarının bulunması, her durumda tazminat ödeneceği anlamına gelmez.
Mahkeme tarafların kusur durumlarını, kişilik haklarına yönelik saldırının niteliğini ve kanuni tazminat koşullarını inceler.
Mesajların hukuka aykırı elde edilmiş olması durumunda ise bu kayıtların kusur veya tazminat değerlendirmesinde kullanılması mümkün olmayabilir.
Hukuka Aykırı Aldatma Mesajlarını Mahkemeye Sunmanın Cezası Var mı?
Eşin mesajlarını izinsiz ele geçirmek veya özel yazışmalarını üçüncü kişilerle paylaşmak, olayın özelliklerine göre ceza hukuku bakımından da sonuç doğurabilir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 132. maddesi haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu, 134. maddesi özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu ve 136. maddesi kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesini düzenlemektedir.
Bunun yanında bir bilişim sistemine hukuka aykırı şekilde girilmesi durumunda TCK m. 243 kapsamında ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.
Örneğin eşinin hesabına izinsiz giren, gizli yazışmaları kaydeden ve bunları sosyal medyada paylaşan kişi hakkında ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ancak her mesajın görülmesi veya mahkemeye sunulması otomatik olarak suç oluşturmaz. Suçun kanuni unsurları, elde etme yöntemi, paylaşımın kapsamı ve hukuka uygunluk nedenleri somut olayda ayrıca incelenmelidir.
Aldatmanın ispatlanmak istenmesi, eşin haberleşme gizliliğine veya özel hayatına hukuka aykırı şekilde müdahale edilmesini kendiliğinden haklı kılmaz.
Eşim Beni Aldatıyorsa Mesajlar Dışında Hangi Delilleri Kullanabilirim?
Aldatma nedeniyle boşanma davalarında yalnızca WhatsApp mesajlarına dayanılması zorunlu değildir.
Somut olayın niteliğine göre farklı deliller kullanılabilir.
Bunlar arasında:
- Olaylara doğrudan tanıklık eden kişilerin beyanları,
- Hukuka uygun elde edilmiş sosyal medya paylaşımları,
- İlgili kişiler tarafından hukuka uygun şekilde paylaşılmış yazışmalar,
- Mahkeme aracılığıyla getirtilmesine karar verilen kayıtlar,
- Uyuşmazlıkla ilgili hukuka uygun fotoğraf ve görüntüler,
- Tarafların olaylara ilişkin beyanları,
- Somut olayları destekleyen diğer hukuka uygun belgeler
bulunabilir.
Ancak üçüncü kişilerin özel hayatına müdahale edilmesi, gizlice hesaplara erişilmesi veya korunan kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi geçerli bir delil toplama yöntemi değildir.
Önemli olan mümkün olduğunca fazla kayıt elde etmek değil, boşanma sebebini hukuka uygun ve güvenilir delillerle ortaya koymaktır.
Aldatma Mesajlarını Mahkemeye Sunmadan Önce Ne Yapılmalıdır?
Aldatma içerikli mesajlarla karşılaşılması durumunda, mesajların hangi koşullarda görüldüğünün ve hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediğinin öncelikle değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle eşin telefonuna izinsiz erişim sağlanmışsa, bu yöntemin sürdürülmesi veya mesajların üçüncü kişilerle paylaşılması ek hukuki riskler doğurabilir.
Mesajların delil niteliği değerlendirilirken yazışmaların kime ait olduğu, hangi tarihlerde gerçekleştiği, içeriklerin değiştirilip değiştirilmediği ve olayla bağlantısı önemlidir.
Ayrıca eldeki kayıtlar yeterli değilse hukuka uygun başka delillerin bulunup bulunmadığı araştırılabilir.
Boşanma dava dilekçesinde ileri sürülecek olayların somut olarak açıklanması ve delillerin usulüne uygun şekilde gösterilmesi de önem taşımaktadır.
Bu nedenle aldatma mesajlarıyla karşılaşıldığında, başka kişilerin hesaplarına izinsiz erişmek veya gizlice kayıt toplamak yerine mevcut bilgilerin hukuki değerlendirmesinin yapılması daha uygun olacaktır.
Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası Açma Süresi Ne Kadardır?
Zina nedeniyle boşanma davalarında Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde özel hak düşürücü süreler düzenlenmiştir.
Buna göre zina nedeniyle dava açma hakkı, zina sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin gerçekleşmesinden itibaren beş yıl geçmekle sona erer.
Ayrıca affeden eşin aynı zina fiiline dayanarak dava açma hakkı bulunmamaktadır.
Örneğin aldatma mesajlarının 1 Şubat 2026 tarihinde öğrenilmesi durumunda, bu mesajların zina fiilini ortaya koyduğu anlaşılıyorsa öğrenme tarihine bağlı altı aylık sürenin değerlendirilmesi gerekir.
Ancak yalnızca mesajların görülmesi ile zina fiilinin öğrenilmesi her durumda aynı şey değildir. Sürenin başlangıcı somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
Zina özel sebebine dayanan dava şartlarının oluşmadığı durumlarda, somut davranışların evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirilmesi mümkün olabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşimin WhatsApp mesajlarını gizlice aldım, boşanma davasında kullanabilir miyim?
Gizlice ve hukuka aykırı şekilde elde edilen WhatsApp mesajları, HMK m. 189/2 uyarınca boşanma davasında delil olarak kullanılamaz. Özellikle şifre kırılması veya hesabın izinsiz takip edilmesi Yargıtay kararlarında hukuka aykırı delil elde edilmesi olarak değerlendirilmiştir.
Eşimin telefonunda aldatma mesajı gördüm, fotoğrafını çekebilir miyim?
Mesajın nasıl görüldüğü, fotoğrafın nasıl alındığı ve özel yazışmaya erişim yetkisinin bulunup bulunmadığı önemlidir. Telefonun açık olması, bütün özel yazışmaların izinsiz kaydedilmesini kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
WhatsApp ekran görüntüsü mahkemede tek başına yeterli midir?
Her durumda yeterli değildir. Mesajların gerçekliği, ilgili kişiye ait olup olmadığı, hukuka uygun elde edilip edilmediği ve ispatlanmak istenen olay bakımından taşıdığı anlam değerlendirilir.
Eşimin Instagram’da başka biriyle yazışması aldatma sayılır mı?
Somut olayın özelliklerine göre sadakat yükümlülüğüne aykırılık oluşturabilir. Ancak her romantik yazışma Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi kapsamında zina olarak kabul edilmez.
Eşimin telefonunun şifresini biliyorum, mesajlarına bakmam suç mu?
Şifrenin bilinmesi, mesajlaşma hesabındaki bütün özel yazışmaları inceleme konusunda kendiliğinden yetki vermez. Erişimin rızaya dayanıp dayanmadığı ve diğer koşullar hukuka uygunluk bakımından önemlidir.
Eşimin mesajlarını WhatsApp Web üzerinden takip etmek yasal mı?
Eşin bilgisi ve hukuken geçerli rızası dışında hesabının gizlice takip edilmesi hukuka aykırı sonuçlar doğurabilir. Yargıtay’ın 2024 tarihli kararında bu yöntemle elde edilen yazışmalar zina iddiasının ispatında geçerli delil kabul edilmemiştir.
Eşim mesajları inkâr ederse ne olur?
Yazışmaların ilgili kişiye ait olduğunun ve hukuka uygun şekilde elde edildiğinin ispatlanması gerekebilir. Mahkeme, delillerin durumuna göre teknik inceleme yaptırabilir.
Aldatma mesajlarını noterden onaylatırsam geçerli olur mu?
Noter tespiti, içeriğin belirli bir tarihte var olduğunu göstermeye yardımcı olabilir. Ancak hukuka aykırı elde edilen mesajları kendiliğinden geçerli delile dönüştürmez.
Aldatma mesajlarını mahkemeye sunarsam eşim bana dava açabilir mi?
Mesajlar hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirilmiş veya yayılmışsa, somut olaya göre ceza soruşturması veya tazminat talebi gündeme gelebilir. Ancak bunun için ilgili hukuki şartların gerçekleşmesi gerekir.
Aldatma mesajlarıyla hem boşanma hem tazminat talep edilebilir mi?
Hukuka uygun ve güvenilir mesajlar sadakat yükümlülüğünün ihlalini ispatlıyorsa, şartları mevcut olduğunda boşanma ve tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde kullanılabilir.
Sonuç: Eşin Telefonundaki Aldatma Mesajları Mahkemede Kullanılabilir mi?
Eşin telefonunda bulunan aldatma mesajları, boşanma davasında önemli bir delil niteliği taşıyabilir. Ancak mesajların içeriği kadar nasıl elde edildiği de önemlidir.
Türk hukukunda boşanma davalarında hukuka aykırı delillerin kullanılmasına izin verilmemektedir.
Yargıtay’ın güncel kararlarında, eşin telefonunun zorla alınması, şifresinin kırılması, WhatsApp hesabının izinsiz takip edilmesi veya aidiyeti ve hukuka uygunluğu ispatlanamayan ekran görüntülerinin kullanılması konusunda açık sınırlamalar bulunmaktadır.
Ayrıca eşin başka biriyle mesajlaşması, her durumda zina fiilinin gerçekleştiği anlamına gelmemektedir. Mesajların içeriği, hukuka uygunluğu ve diğer delillerle birlikte ispat gücü değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak eşin telefonundaki aldatma mesajları, hukuka uygun şekilde elde edilmiş ve güvenilir olmaları hâlinde boşanma davasında kullanılabilir. Ancak özel yazışmalara hukuka aykırı yöntemlerle ulaşılması, hem delillerin reddedilmesine hem de farklı hukuki sorumlulukların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Bu nedenle aldatma nedeniyle boşanma davası açılmadan önce mesajların delil niteliğinin, boşanma sebebinin ve mevcut diğer hukuki imkânların birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.