Çalışanın Şirket Belgesini Yapay Zekâya Yüklemesi: Hukuki Riskler ve İşverenin Sorumluluğu
Üretken yapay zekâ araçlarının iş hayatında yaygınlaşmasıyla birlikte çalışanların şirket belgelerini ChatGPT ve benzeri yapay zekâ sistemlerine yükleyerek özetleme, analiz, tercüme, raporlama veya metin hazırlama işlemleri yapması giderek yaygınlaşmaktadır.
Bir çalışan açısından birkaç dakikalık bir kolaylık sağlayan bu işlem, şirket bakımından ciddi hukuki sonuçlara yol açabilir. Çünkü bir şirket belgesinin içerisinde yalnızca kurumsal bilgiler değil; kişisel veriler, müşteri bilgileri, çalışan verileri, ticari sırlar, fiyatlandırma bilgileri, finansal veriler, sözleşmesel gizli bilgiler veya fikrî mülkiyet unsurları bulunabilir.
Bu nedenle çalışanın şirket belgesini yapay zekâya yüklemesi yalnızca bilgi teknolojileri veya siber güvenlik meselesi değildir. İşlem; 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, iş hukuku, Türk Borçlar Kanunu, ticari sırların korunması, sözleşmeler hukuku ve bazı durumlarda ceza hukuku bakımından sonuç doğurabilir.
Şirketlerin bu konuda açık bir politika oluşturmaması ise çalışanların farkında olmadan ciddi veri güvenliği ihlallerine neden olmasına yol açabilir.
Çalışan Şirket Belgesini Yapay Zekâya Yükleyebilir mi?
Bu soruya her durum için geçerli tek bir cevap vermek mümkün değildir.
Bir şirket belgesinin yapay zekâ sistemine yüklenmesinin hukuka uygun olup olmadığı;
- belgenin içeriğine,
- kullanılan yapay zekâ sistemine,
- şirketin iç politikalarına,
- belgenin kişisel veri içerip içermediğine,
- ticari sır bulunup bulunmadığına,
- üçüncü kişilere karşı gizlilik yükümlülüğü olup olmadığına ve
- çalışanın bu işlem için yetkilendirilip yetkilendirilmediğine
göre değerlendirilmelidir.
Örneğin kamuya açık bir ürün tanıtım metninin yapay zekâ aracına yüklenmesiyle şirketin henüz açıklanmamış yatırım planlarının veya müşteri listesinin yüklenmesi aynı hukuki sonuçları doğurmaz.
Dolayısıyla temel soru yalnızca “Yapay zekâ kullanılabilir mi?” değildir.
Asıl sorulması gereken soru şudur:
Hangi şirket verisi, hangi yapay zekâ sisteminde ve hangi koşullarda kullanılabilir?
Şirket Belgesini Yapay Zekâya Yüklemek Neden Risklidir?
Bir şirket belgesinin yapay zekâ sistemine yüklenmesi sırasında belge şirketin kontrolündeki ortamdan çıkarak üçüncü taraf bir teknoloji altyapısı üzerinden işlenebilir.
Çalışan çoğu zaman;
verinin nerede işlendiğini, hangi ülkedeki sunuculara aktarıldığını, ne kadar süre saklandığını, sistem sağlayıcısının veriyi hangi amaçlarla kullandığını veya daha sonra verinin tamamen silinip silinmediğini ayrıntılı olarak bilmeyebilir.
Örneğin çalışan 40 sayfalık bir sözleşmenin yalnızca fesih maddesini anlamak istediği hâlde bütün sözleşmeyi sisteme yükleyebilir.
Ancak sözleşmede;
müşteri temsilcilerinin isimleri, adresleri, telefon numaraları, banka hesapları, fiyatlandırma bilgileri, teknik bilgiler ve ticari sır niteliğindeki hükümler bulunabilir.
Böylece basit bir “sözleşme özetleme” işlemi aynı anda birden fazla hukuki risk doğurabilir.
Şirket Belgesinde Kişisel Veri Bulunması
Şirket belgelerinin önemli bir kısmı kişisel veri içermektedir.
Örneğin;
- çalışan özlük dosyaları,
- müşteri sözleşmeleri,
- fatura ve sipariş belgeleri,
- insan kaynakları raporları,
- müşteri listeleri,
- e-posta yazışmaları,
- dava dosyaları,
- kimlik belgeleri,
- banka bilgileri ve
- iletişim kayıtları
gerçek kişilere ilişkin bilgiler içerebilir.
Çalışanın böyle bir belgeyi yapay zekâ sistemine yüklemesi hâlinde kişisel verilerin işlenmesi gündeme gelebilir.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bakımından kişisel verilerin hukuka uygun şekilde işlenmesi gerekir.
Ayrıca kişisel verilerin;
belirli, açık ve meşru amaçlarla işlenmesi, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması
gerekmektedir.
Dolayısıyla çalışanın yalnızca bir paragrafı incelemek amacıyla bütün müşteri dosyasını yapay zekâ sistemine yüklemesi ölçülülük ve veri minimizasyonu bakımından sorun oluşturabilir.
Özel Nitelikli Kişisel Verilerin Yapay Zekâya Yüklenmesi
Risk, şirket belgesinin özel nitelikli kişisel veri içermesi hâlinde daha da artmaktadır.
Örneğin çalışanların;
sağlık raporları, engellilik bilgileri, biyometrik verileri, ceza mahkûmiyetine ilişkin bilgileri veya kanun tarafından özel koruma altına alınan diğer verileri
bir yapay zekâ aracına yüklemesi daha yüksek hukuki risk oluşturabilir.
Özellikle sağlık kuruluşları, sigorta şirketleri, insan kaynakları firmaları, hukuk büroları ve finans kuruluşları bakımından bu konu ayrıca önemlidir.
Çalışanın belgeyi yalnızca “özetletmek” amacıyla sisteme yüklemiş olması, kişisel verilerin korunmasına ilişkin yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Şirket Belgesinin Yapay Zekâya Yüklenmesi Yurt Dışına Veri Aktarımı Sayılabilir mi?
Kullanılan yapay zekâ sisteminin altyapısına göre kişisel verilerin yurt dışında bulunan sunuculara veya hizmet sağlayıcılara aktarılması gündeme gelebilir.
Bu durumda KVKK’nın yurt dışına kişisel veri aktarımına ilişkin hükümlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle çalışanların kişisel hesaplar üzerinden yabancı yapay zekâ uygulamalarını kullanması şirket açısından kontrol sorununa yol açabilir.
İşveren;
çalışanın hangi uygulamayı kullandığını, verinin hangi ülkede işlendiğini veya hizmet sağlayıcının veri işleme koşullarını bilmeyebilir.
Bu nedenle şirket tarafından kullanılmasına izin verilen yapay zekâ sistemlerinin önceden belirlenmesi önemlidir.
Ticari Sır İçeren Belgelerin Yapay Zekâya Yüklenmesi
Şirket belgesinin kişisel veri içermemesi, işlemin tamamen risksiz olduğu anlamına gelmez.
Belgeler ticari sır niteliğinde bilgiler içerebilir.
Örneğin;
- müşteri portföyleri,
- maliyet tabloları,
- satış stratejileri,
- özel fiyatlandırmalar,
- üretim yöntemleri,
- formüller,
- kaynak kodları,
- Ar-Ge projeleri,
- yatırım planları,
- ihale teklifleri,
- şirket birleşme ve satın alma planları,
- finansal projeksiyonlar ve
- tedarikçi şartları
şirket bakımından gizli ve ekonomik değer taşıyan bilgiler olabilir.
Çalışanın bu bilgileri şirket tarafından onaylanmamış bir yapay zekâ sistemine yüklemesi, ticari sırların korunması bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
İşçinin Sadakat Borcu ve Gizlilik Yükümlülüğü
Türk Borçlar Kanunu’nun 396. maddesi kapsamında işçi, işverenin haklı menfaatlerinin korunmasında sadakatle davranmakla yükümlüdür.
Çalışanın iş ilişkisi kapsamında öğrendiği üretim ve iş sırlarını koruması da bu yükümlülüğün önemli bir unsurudur.
Dolayısıyla şirketin açıkça gizli tuttuğu bir belgeyi yetkisiz bir yapay zekâ sistemine yükleyen çalışan bakımından sadakat borcunun ihlali gündeme gelebilir.
Özellikle şirket;
çalışanlara yapay zekâ sistemlerinin kullanılmasını yasaklamışsa veya ticari sırların üçüncü taraf sistemlere yüklenemeyeceğini açıkça bildirmişse çalışanın davranışının hukuki ağırlığı artabilir.
Ancak her olay kendi koşulları içerisinde değerlendirilmelidir.
Kamuya açık bir şirket broşürünün yapay zekâ ile tercüme edilmesiyle şirketin gizli satın alma teklifinin sisteme yüklenmesi aynı nitelikte değildir.
Gizlilik Sözleşmesi Bulunan Belgelerin Yapay Zekâya Yüklenmesi
Şirketlerin müşterileri, yatırımcıları, tedarikçileri ve iş ortaklarıyla yaptığı sözleşmelerde sıklıkla gizlilik hükümleri bulunmaktadır.
Bazı sözleşmelerde karşı taraftan edinilen bilgilerin yalnızca belirli çalışanlar tarafından kullanılabileceği ve üçüncü kişilere açıklanamayacağı düzenlenmektedir.
Bu durumda çalışan sözleşme kapsamında gizli kabul edilen belgeyi yapay zekâ sistemine yüklediğinde şirket üçüncü kişiye karşı sözleşmesel sorumlulukla karşılaşabilir.
Örneğin bir teknoloji firması müşterisinden aldığı teknik projeyi gizli tutacağını taahhüt etmiş olabilir.
Şirket çalışanının bu projeyi;
“Bu teknik dokümanı analiz et ve eksiklerini belirt.”
talebiyle üçüncü taraf yapay zekâ aracına yüklemesi gizlilik sözleşmesinin ihlaline ilişkin tartışmalara neden olabilir.
Bunun sonucunda şirketten;
zararın tazmini, cezai şartın ödenmesi veya sözleşmeden kaynaklanan başka yaptırımların uygulanması
talep edilebilir.
Kaynak Kodunun Yapay Zekâya Yüklenmesi
Yazılım şirketleri bakımından en önemli risk alanlarından biri çalışanların kaynak kodlarını yapay zekâ araçlarına yüklemesidir.
Yazılım geliştiricileri yapay zekâ sistemlerinden;
kod hatalarını bulmak, algoritma geliştirmek, kodu sadeleştirmek veya yeni fonksiyon üretmek
amacıyla yararlanabilmektedir.
Ancak sisteme yüklenen kodun içerisinde şirketin özel algoritmaları, güvenlik yapısı, veri tabanı bilgileri veya müşteriye özel geliştirilmiş yazılım bileşenleri bulunabilir.
Bu nedenle kaynak kodunun yapay zekâ sistemine aktarılması;
ticari sır, fikrî mülkiyet, siber güvenlik ve müşteriye karşı gizlilik yükümlülüğü
bakımından birlikte değerlendirilmelidir.
Hukuk Departmanının Sözleşmeleri Yapay Zekâya Yüklemesi
Şirketlerin hukuk departmanlarında da yapay zekâ kullanımı hızla yaygınlaşmaktadır.
Bir hukuk departmanı çalışanı uzun bir sözleşmeyi sisteme yükleyerek;
riskli hükümleri bulmasını, sözleşmeyi özetlemesini veya revizyon önerileri hazırlamasını
isteyebilir.
Ancak bu sözleşmeler çoğu zaman;
fiyatlandırma bilgileri, tarafların iletişim verileri, banka bilgileri, stratejik ticari hükümler ve gizlilik şartları
içermektedir.
Dolayısıyla hukuk departmanlarının yapay zekâ kullanırken diğer birimlerden daha az değil, aksine daha yüksek seviyede veri güvenliği politikası uygulaması gerekebilir.
Avukatlık Bürolarında Dava Dosyasının Yapay Zekâya Yüklenmesi
Benzer risk avukatlık büroları açısından da bulunmaktadır.
Bir avukat, stajyer avukat veya büro çalışanının;
dava dilekçesi, müşteki veya sanık ifadeleri, sağlık raporları, müvekkil sözleşmeleri, kimlik belgeleri veya soruşturma evrakını
kontrolsüz bir yapay zekâ sistemine yüklemesi ciddi hukuki sonuçlara yol açabilir.
Burada yalnızca KVKK değil;
avukatın sır saklama yükümlülüğü, mesleki sorumluluk ve müvekkil bilgilerinin korunması
da gündeme gelir.
Bu nedenle hukuk bürolarında kullanılan yapay zekâ sistemlerinin açık şekilde belirlenmesi ve müvekkil bilgilerinin hangi koşullarda kullanılabileceğinin düzenlenmesi önemlidir.
Çalışan Şirket Belgesini Kendi ChatGPT Hesabına Yüklerse Ne Olur?
Çalışanın kişisel hesabını kullanması şirket açısından riski ortadan kaldırmaz.
Aksine bazı durumlarda kontrolü daha da zorlaştırabilir.
Şirketin kurumsal hesabında belirli güvenlik ve veri yönetimi ayarları bulunabilirken çalışanın kişisel hesabında farklı koşullar uygulanabilir.
Ayrıca şirket;
hangi belgelerin yüklendiğini, hangi çalışanların sistemi kullandığını veya kullanım geçmişini kontrol edemeyebilir.
Bu nedenle şirketlerin yalnızca “yapay zekâ kullanılabilir” şeklinde genel izin vermek yerine;
hangi hesapların, hangi uygulamaların ve hangi veri türlerinin kullanılabileceğini
belirlemesi gerekir.
Çalışanın Şirket Belgesini Yapay Zekâya Yüklemesi İşten Çıkarma Sebebi midir?
Her şirket belgesinin yapay zekâ sistemine yüklenmesi otomatik olarak haklı fesih sebebi değildir.
Fesih değerlendirilirken somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır.
Özellikle;
- belgenin niteliği,
- kişisel veri içerip içermediği,
- ticari sır bulunup bulunmadığı,
- şirketin açık bir yasağının bulunması,
- çalışanın daha önce uyarılıp uyarılmadığı,
- şirket açısından zarar meydana gelip gelmediği,
- veri güvenliğinin ciddi biçimde tehlikeye düşüp düşmediği,
- çalışanın kastı veya ihmali
önem taşır.
Örneğin çalışanın kamuya açık bir basın bültenini yapay zekâ ile tercüme etmesiyle binlerce müşterinin kişisel bilgilerini içeren Excel dosyasını kişisel yapay zekâ hesabına yüklemesi aynı şekilde değerlendirilemez.
Haklı Fesih Gündeme Gelebilir mi?
İhlalin ağırlığına göre 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında haklı nedenle fesih hükümlerinin değerlendirilmesi mümkün olabilir.
Özellikle çalışanın;
şirketin açık yasağına rağmen hareket etmesi, ticari sırları aktarması, müşteri verilerini ciddi biçimde tehlikeye düşürmesi veya işveren ile çalışan arasındaki güven ilişkisini esaslı şekilde sarsması
durumunda daha ağır iş hukuku sonuçları gündeme gelebilir.
Bununla birlikte fesih uyuşmazlıklarında ölçülülük önemlidir.
Her politika ihlalinin doğrudan haklı fesih sebebi olarak kabul edilmesi doğru olmayabilir.
Bazı durumlarda uyarı, disiplin yaptırımı veya geçerli nedenle fesih gündeme gelebilir.
Şirket Çalışanın Yaptığı Veri Aktarımından Sorumlu Olabilir mi?
Çalışanın şirket yönetiminden habersiz hareket etmiş olması şirketin her durumda sorumluluktan kurtulmasını sağlamaz.
Özellikle kişisel verilerin korunması bakımından veri sorumlusu olan şirketin gerekli teknik ve idari tedbirleri alması gerekir.
Bu nedenle değerlendirmede;
- şirketin yapay zekâ politikası bulunup bulunmadığı,
- çalışanların eğitilip eğitilmediği,
- erişim yetkilerinin sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı,
- veri sınıflandırmasının yapılıp yapılmadığı,
- kullanılabilecek uygulamaların belirlenip belirlenmediği ve
- veri ihlaline müdahale prosedürünün bulunup bulunmadığı
önem taşıyabilir.
Şirketin bütün sorumluluğu çalışanlara yükleyerek yapay zekâ kullanımını tamamen kontrolsüz bırakması yeterli bir risk yönetimi yöntemi değildir.
Şirket Belgesinin Yapay Zekâya Yüklenmesi Veri İhlali Sayılır mı?
Her yapay zekâ kullanımı otomatik olarak kişisel veri ihlali anlamına gelmez.
Ancak yetkisiz şekilde kişisel veri içeren bir belgenin üçüncü taraf sisteme aktarılması hâlinde veri güvenliği ihlali ihtimali mutlaka değerlendirilmelidir.
Şirket öncelikle;
hangi belgenin yüklendiğini, hangi verilerin bulunduğunu, kaç kişinin etkilendiğini, yapay zekâ sisteminin verileri nasıl işlediğini ve verilerin geri çekilmesinin veya silinmesinin mümkün olup olmadığını
tespit etmelidir.
İhlalin niteliğine göre KVKK kapsamında Kurula ve ilgili kişilere yapılması gerekebilecek bildirimler de ayrıca değerlendirilmelidir.
Çalışan Yanlışlıkla Belge Yüklerse Ne Yapılmalıdır?
Çalışanların hatalı veri girişlerini gizlemeye teşvik eden bir şirket kültürü veri ihlalinin sonuçlarını ağırlaştırabilir.
Bunun yerine şirketlerde açık bir ihlal bildirim mekanizması oluşturulmalıdır.
Çalışan yanlışlıkla bir şirket belgesini yapay zekâ sistemine yüklediğinde mümkün olan en kısa sürede;
bilgi teknolojileri, hukuk, KVKK veya bilgi güvenliği birimlerine
bildirim yapmalıdır.
Ardından;
- yüklenen belge belirlenmeli,
- verilerin niteliği incelenmeli,
- ilgili yapay zekâ sağlayıcısındaki silme seçenekleri araştırılmalı,
- kişisel veri ihlali değerlendirmesi yapılmalı,
- gerekiyorsa müşterilerle yapılan sözleşmeler kontrol edilmeli ve
- olayın tekrarını önleyecek tedbirler alınmalıdır.
Belgeler Yapay Zekâya Yüklenmeden Önce Anonimleştirilebilir mi?
Bazı durumlarda şirket çalışanlarının yapay zekâdan yararlanması için bütün belgeyi olduğu gibi sisteme yüklemesi gerekmeyebilir.
Belgedeki;
isim, soyadı, kimlik numarası, telefon numarası, adres, banka bilgileri ve şirket açısından gizli ticari bilgiler
çıkarılarak veya uygun şekilde anonimleştirilerek risk azaltılabilir.
Ancak yalnızca kişinin adını silmek her zaman gerçek anlamda anonimleştirme sağlamaz.
Belgedeki diğer bilgilerden kişinin kimliğinin belirlenebilmesi mümkünse veri kişisel veri niteliğini koruyabilir.
Bu nedenle özellikle hassas veriler bakımından anonimleştirme işlemi dikkatli yapılmalıdır.
Şirketlerin Yapay Zekâ Kullanım Politikası Hazırlaması Gerekir mi?
Yapay zekânın iş hayatındaki yaygınlığı dikkate alındığında şirketlerin çalışanları için açık bir yapay zekâ kullanım politikası hazırlaması son derece önemlidir.
Politikada özellikle;
hangi yapay zekâ sistemlerinin kullanılabileceği, hangi belgelerin hiçbir şekilde sisteme yüklenemeyeceği, hangi verilerin anonimleştirilmesi gerektiği ve hangi işlemlerin önceden onaya tabi olduğu
belirlenmelidir.
Belirsiz politikalar pratikte yeterli koruma sağlamayabilir.
Örneğin yalnızca;
“Şirket bilgileri yapay zekâ sistemlerinde kullanılamaz.”
denilmesi çalışan açısından yeterince açıklayıcı olmayabilir.
Bunun yerine kişisel veriler, müşteri bilgileri, ticari sırlar, kaynak kodları, sözleşmeler ve finansal belgeler gibi kategorilerin ayrıca belirtilmesi daha etkili olabilir.
Hangi Şirket Belgeleri Yapay Zekâya Yüklenmemelidir?
Şirketin faaliyet alanına göre değişmekle birlikte özellikle aşağıdaki belgelerin kontrolsüz yapay zekâ sistemlerine yüklenmesi yüksek risk oluşturabilir:
- müşteri listeleri,
- çalışan özlük dosyaları,
- sağlık raporları,
- kimlik belgeleri,
- banka ve ödeme bilgileri,
- gizlilik sözleşmeleri,
- ticari sözleşmeler,
- kaynak kodları,
- Ar-Ge dosyaları,
- maliyet ve fiyatlandırma tabloları,
- yatırım planları,
- birleşme ve satın alma belgeleri,
- dava ve soruşturma dosyaları,
- şirket yönetim kurulu belgeleri,
- finansal projeksiyonlar ve
- açıklanmamış ticari stratejiler.
Bu belgeler bakımından şirket hukuk ve bilgi güvenliği birimlerinin ayrıca değerlendirme yapması uygun olacaktır.
Yapay Zekâ Kullanımı Tamamen Yasaklanmalı mı?
Şirketlerin yapay zekâ kullanımını tamamen yasaklaması her zaman en etkili çözüm olmayabilir.
Çalışanlar yapay zekâ araçlarının sağladığı verimlilik avantajları nedeniyle bu sistemleri kişisel telefonları veya hesapları üzerinden kullanmaya devam edebilir.
Bu durum şirketin kullanım üzerindeki görünürlüğünü daha da azaltabilir.
Daha sürdürülebilir yöntem;
onaylı yapay zekâ araçları belirlemek, veri sınıflandırması yapmak ve çalışanlara açık kullanım kuralları getirmektir.
Örneğin kamuya açık bilgilerle yapay zekâ kullanılmasına izin verilirken kişisel verilerin, ticari sırların ve gizli belgelerin sisteme aktarılması yasaklanabilir.
Çalışanlara Yapay Zekâ Eğitimi Verilmesi Neden Önemlidir?
Çalışanların önemli bir bölümü yapay zekâ sistemine şirket belgesi yüklemenin hukuki sonuçlarını bilmeyebilir.
Bir çalışan;
“Ben yalnızca sözleşmeyi özetlettim.”
veya
“Bu müşteri listesini sadece tablo hâline getirmesini istedim.”
şeklinde düşünebilir.
Oysa yapılan işlem kişisel verilerin veya ticari sırların şirket dışındaki bir sisteme aktarılması sonucunu doğurabilir.
Bu nedenle çalışanlara yalnızca yapay zekâ aracının nasıl kullanılacağı değil;
hangi verilerin hiçbir koşulda paylaşılmaması gerektiği
de öğretilmelidir.
Shadow AI ve Şirket Belgelerinin Kontrolsüz Kullanımı
Şirketin bilgisi dışında çalışanların yapay zekâ araçları kullanması “Shadow AI” olarak adlandırılan risk alanının en önemli örneklerinden biridir.
Çalışan kendi kişisel hesabından şirket belgesini yapay zekâ sistemine yüklediğinde şirket bu işlemden haberdar olmayabilir.
Bu nedenle şirketin yapay zekâ politikasının bulunmaması kullanımın gerçekleşmediği anlamına gelmez.
Aksine şirketler açısından en büyük risklerden biri görünmeyen ve denetlenemeyen yapay zekâ kullanımıdır.
İşverenler İçin Yapay Zekâ Uyum Programı
Şirketler yapay zekâ kullanımını yalnızca bilişim departmanının konusu olarak değerlendirmemelidir.
Etkili bir yapay zekâ uyum programı;
- hukuk,
- insan kaynakları,
- KVKK,
- bilgi teknolojileri,
- siber güvenlik ve
- iç denetim
birimlerinin birlikte çalışmasını gerektirebilir.
Şirketlerin kullandıkları yapay zekâ sistemlerini belirli aralıklarla gözden geçirmesi ve çalışanların ihtiyaçlarına uygun güvenli kurumsal çözümler sağlaması da Shadow AI riskini azaltabilir.
Sonuç
Çalışanın şirket belgesini yapay zekâya yüklemesi ilk bakışta sıradan bir teknoloji kullanımı gibi görünse de şirketler bakımından ciddi hukuki sonuçlara yol açabilir.
Belgenin içeriğine göre;
kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi, yurt dışına veri aktarımı, ticari sırların açığa çıkması, gizlilik sözleşmelerinin ihlali, fikrî mülkiyet sorunları, siber güvenlik riski ve iş hukuku uyuşmazlıkları
gündeme gelebilir.
Çalışanın işlemi kendi kişisel hesabından gerçekleştirmiş olması veya işini kolaylaştırma amacıyla hareket etmesi bu riskleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Şirketlerin yapması gereken, yapay zekâ kullanımını tamamen görmezden gelmek veya tüm çalışanlara genel bir yasak koymak yerine kapsamlı bir kurumsal yapay zekâ kullanım politikası oluşturmaktır.
Hangi yapay zekâ araçlarının kullanılabileceği, hangi şirket belgelerinin sisteme yüklenemeyeceği, kişisel verilerin nasıl korunacağı, çalışanların hangi durumlarda onay alması gerektiği ve bir ihlal gerçekleştiğinde hangi prosedürün uygulanacağı açıkça belirlenmelidir.
Yapay zekâ kullanımının hızla yaygınlaştığı günümüzde şirketler açısından temel mesele artık yapay zekâ kullanılıp kullanılmayacağı değildir. Asıl mesele, şirket bilgilerinin yapay zekâ sistemlerinde hangi hukuki sınırlar içerisinde kullanılacağıdır.