Hukuk Makaleleri

Kripto Varlıkların Boşanma ve Mal Rejimi Davalarında Tespiti

Bitcoin, Ethereum, USDT ve diğer kripto varlıkların giderek daha yaygın bir yatırım aracı hâline gelmesi, boşanma ve mal rejimi davalarında yeni uyuşmazlık alanlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Özellikle eşlerden birinin malvarlığının önemli bölümünü kripto para borsalarında veya kişisel cüzdanlarda tutması hâlinde diğer eş açısından en önemli sorun, kripto varlıkların varlığının nasıl tespit edileceği ve mal paylaşımında nasıl hesaba katılacağıdır.

Banka hesabında bulunan para mahkeme tarafından bankalara yazılacak müzekkerelerle büyük ölçüde tespit edilebilirken kripto varlıklarda durum daha karmaşıktır.

Bir kişinin kripto varlıkları;

  • Türkiye’deki kripto para borsalarında,
  • yabancı kripto para borsalarında,
  • mobil kripto cüzdanlarında,
  • donanım cüzdanlarında,
  • merkeziyetsiz finans protokollerinde,
  • kişisel blockchain adreslerinde

tutulabilir.

Bu nedenle boşanma sürecinde yalnızca banka ve tapu kayıtlarının araştırılması her zaman eşin gerçek malvarlığının ortaya çıkarılması için yeterli değildir.

Ancak kripto paraların dijital ortamda tutulması veya blockchain üzerinde bulunması, bunların mal rejiminin tasfiyesinden kaçırılabileceği anlamına gelmez.

Kripto Para Boşanmada Mal Paylaşımına Girer mi?

Kripto varlıklar Türk Medeni Kanunu’nda ayrıca sayılmış değildir. Bununla birlikte 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda kripto varlık; dağıtık defter teknolojisi veya benzer teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlık olarak tanımlanmıştır.

Bu nedenle Bitcoin, Ethereum, USDT ve benzeri ekonomik değer taşıyan kripto varlıkların mal rejiminin tasfiyesinde bir malvarlığı değeri olarak dikkate alınması mümkündür.

Ancak önemli olan yalnızca kripto paranın mevcut olması değildir.

Asıl belirlenmesi gereken;

kripto varlığın ne zaman ve hangi kaynakla edinildiğidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 219. maddesine göre edinilmiş mal, eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değeridir. Kanunda çalışmanın karşılığı olan edinimler ile edinilmiş malların yerine geçen değerler de edinilmiş mal kapsamında sayılmıştır.

Örneğin eşlerden biri evlilik sırasında elde ettiği maaşından birikim yaparak Bitcoin satın almışsa, bu kripto varlığın mal rejiminin tasfiyesinde edinilmiş mal niteliğinde değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Evlilikten Önce Alınan Bitcoin Boşanmada Paylaşılır mı?

Kural olarak farklı değerlendirilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 220. maddesine göre mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan malvarlığı değerleri kişisel maldır. Aynı şekilde miras veya karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler ile kişisel malların yerine geçen değerler de kişisel mal olarak kabul edilir.

Örneğin bir kişi 2020 yılında 3 Bitcoin satın almış, 2024 yılında evlenmiş ve boşanma tarihinde aynı Bitcoinleri hâlen elinde bulunduruyorsa, kural olarak bu varlığın evlilik öncesinden geldiğini ispatlayabilmesi önem taşır.

Blockchain kayıtları burada önemli delil oluşturabilir.

Çünkü ilgili cüzdan adresinde Bitcoinlerin hangi tarihten beri bulunduğu transaction kayıtlarından araştırılabilir.

Ancak yalnızca:

“Bu Bitcoinler evlenmeden önce benimdi.”

şeklindeki beyan yeterli olmayabilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 222. maddesi uyarınca belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu ileri süren kişi bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Ayrıca bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.

Bu nedenle özellikle yüksek değerli kripto varlıklarda edinme tarihini gösteren borsa hesap kayıtları, banka transferleri ve blockchain hareketleri büyük önem taşır.

Miras Parasıyla Alınan Kripto Para Paylaşıma Girer mi?

Miras yoluyla edinilen malvarlığı değerleri kişisel maldır.

Örneğin eşlerden birine babasından 2 milyon TL miras kaldığını ve eşin bu parayla Bitcoin aldığını düşünelim.

Kişisel malın yerine geçen değerlerin de kişisel mal sayılması nedeniyle, miras parasının doğrudan kripto varlığa dönüştürüldüğü ispatlanabiliyorsa kripto varlığın kişisel mal niteliğini koruduğu ileri sürülebilir.

Ancak burada paranın kaynağının izlenebilir olması önemlidir.

Örneğin;

miras hesabına gelen para → banka hesabı → kripto borsası → Bitcoin alımı

şeklindeki para hareket zincirinin belgelerle ortaya konulması kişisel mal iddiasını güçlendirebilir.

Buna karşılık miras parası ile edinilmiş malların aynı hesaplarda uzun süre birbirine karışması, sonradan yapılan çok sayıda alım satım ve transfer bulunması hâlinde ispat daha karmaşık hâle gelebilir.

Kripto Paranın Değer Artışı Paylaşılır mı?

Kripto varlıklarda sık karşılaşılan konulardan biri budur.

Örneğin eş evlenmeden önce 1 Bitcoin satın almış olabilir. Bitcoinin değeri evlilik tarihinde 20.000 dolar, mal rejiminin tasfiyesi sırasında ise 100.000 dolar olabilir.

Bu durumda evlilik öncesinde mevcut olan kişisel malın piyasa hareketleri sonucunda değer kazanması ile evlilik sırasında elde edilen yeni kripto gelirleri birbirinden ayrılmalıdır.

Özellikle;

  • staking gelirleri,
  • lending getirileri,
  • faiz veya benzeri getiriler,
  • airdrop gelirleri,
  • madencilik gelirleri

bakımından bunların hangi mal grubuna ait olacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 219. maddesinde kişisel malların gelirleri kural olarak edinilmiş mal olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle kripto varlıktan elde edilen getirinin niteliği, kaynağı ve edinilme zamanı mal rejimi hesabında önem kazanabilir.

Kripto ekonomisindeki her gelir modelinin hukuki niteliği aynı olmadığından özellikle staking, airdrop ve DeFi kazançlarının somut olay özelinde değerlendirilmesi gerekir.

Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Alınan Kripto Para Paylaşıma Girer mi?

Burada boşanma dava tarihi kritik öneme sahiptir.

Türk Medeni Kanunu’nun 225. maddesine göre boşanma kararı verilmesi hâlinde mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer.

Örneğin boşanma davası 1 Mart 2026 tarihinde açılmışsa mal rejiminin sona erme tarihi kural olarak 1 Mart 2026’dır.

Bu nedenle eşin bu tarihten sonra kendi çalışmasıyla elde ettiği gelirle satın aldığı yeni kripto varlıklar kural olarak önceki mal rejiminin tasfiyesine dâhil edilmez.

Ancak boşanma davasından hemen sonra yapılan kripto transferleri özellikle dikkatle incelenmelidir.

Çünkü eşin dava tarihinden önce sahip olduğu kripto varlığı daha sonra başka bir cüzdana aktarması, söz konusu varlığın mal rejimi hesabından otomatik olarak çıkması anlamına gelmez.

Kripto Varlıklar Boşanma Davasında Nasıl Tespit Edilir?

Kripto varlıkların tespiti klasik malvarlığı araştırmasından daha kapsamlı bir inceleme gerektirebilir.

İlk aşamada özellikle banka hareketlerinin incelenmesi önemlidir.

Örneğin banka hesabından;

BINANCE TR, BtcTurk, Paribu veya başka bir kripto varlık platformuna

düzenli veya yüksek tutarlı para transferleri yapılmış olması, eşin kripto yatırımı bulunduğuna ilişkin önemli bir gösterge olabilir.

Türkiye’de faaliyet gösteren kripto varlık hizmet sağlayıcıları 2024 yılında yapılan yasal düzenlemelerle Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimi kapsamına alınmıştır.

Dolayısıyla yurt içindeki düzenlenmiş platformlarda bulunan hesaplar, hukuk yargılamasında mahkeme aracılığıyla yapılacak bilgi ve belge araştırmaları bakımından kişisel cüzdanlara kıyasla daha izlenebilir durumdadır.

Mahkeme Kripto Para Borsasına Yazı Yazabilir mi?

Mal rejiminin tasfiyesi bakımından gerekli görülmesi hâlinde mahkemeden ilgili kripto varlık hizmet sağlayıcısına müzekkere yazılarak eş adına hesap bulunup bulunmadığının ve dava bakımından gerekli hesap ve işlem kayıtlarının sorulması talep edilebilir.

Talep somutlaştırılırken özellikle;

  • kişinin kimlik bilgileri,
  • varsa bilinen kripto borsası,
  • banka hesaplarından borsaya yapılan transferler,
  • bilinen kullanıcı ID bilgisi,
  • yaklaşık işlem tarihleri

belirtilmelidir.

Kripto varlık platformlarının müşteri varlıkları ve cüzdanlara ilişkin kayıt sistemlerine yönelik ayrıntılı SPK yükümlülükleri bulunmaktadır. SPK düzenlemeleri kapsamında müşteri varlıklarının kayıtlarla ve blockchain üzerindeki varlıklarla karşılaştırılmasına yönelik denetim mekanizmaları da öngörülmüştür.

Bu durum yurt içindeki merkezi kripto platformlarındaki varlıkların mal rejimi davalarında araştırılmasını pratik olarak daha mümkün hâle getirmektedir.

Hangi Kripto Borsalarında Hesap Olduğu Bilinmiyorsa Ne Yapılabilir?

En önemli sorunlardan biri budur.

Eşin kripto yatırımı yaptığı biliniyor ancak hangi platformu kullandığı bilinmiyorsa banka kayıtları başlangıç noktası olabilir.

Banka hesap hareketlerinde;

  • kripto borsalarına para transferleri,
  • kripto borsalarından gelen para çekimleri,
  • yabancı ödeme kuruluşlarına yapılan transferler

araştırılabilir.

Ayrıca eldeki hukuka uygun delillere göre;

  • e-posta kayıtlarında platform bildirimleri,
  • SMS bildirimleri,
  • daha önce paylaşılmış hesap ekran görüntüleri,
  • banka dekontları,
  • kullanıcı ID bilgileri,
  • bilinen blockchain adresleri

de tespitte kullanılabilir.

Mahkemeye yapılacak talepte yalnızca:

“Türkiye’deki bütün kripto borsalarına sorulsun.”

şeklinde genel bir talep yerine, mevcut emarelerin ortaya konularak somut araştırma talep edilmesi daha etkili olabilir.

Kişisel Kripto Cüzdanındaki Varlık Nasıl Tespit Edilir?

Kripto varlıkların tespitinde en zor alan self-custody, yani kişinin kendi kontrolündeki cüzdanlardır.

Örneğin kişi kripto varlığını;

  • Ledger,
  • Trezor,
  • MetaMask,
  • Trust Wallet,
  • Phantom

gibi bir cüzdanda tutabilir.

Bu durumda kripto varlık bir banka veya merkezi borsa hesabında tutulmadığından mahkemenin doğrudan cüzdan şirketine yazı yazarak “kişinin bakiyesi nedir?” sorusuna cevap alması her zaman mümkün değildir.

Çünkü blockchain üzerindeki varlığın kontrolü private key veya seed phrase sahibindedir.

Bu nedenle öncelikle kişinin belirli blockchain adresi ile bağlantısının kurulması gerekir.

Blockchain Adresinin Eşe Ait Olduğu Nasıl İspatlanabilir?

Örneğin eşin Ethereum cüzdan adresinin:

0x7F…

olduğu bilinmektedir.

Blockchain üzerinden bu adresin bakiyesi ve geçmiş işlemleri görülebilir. Ancak adres üzerinde kişinin adı yazmaz.

Dolayısıyla esas mesele, adres ile eş arasında bağlantı kurulmasıdır.

Bu bağlantı;

  • eşin borsa hesabından doğrudan o adrese yaptığı transferler,
  • bankadan borsaya ve oradan cüzdana giden işlem zinciri,
  • daha önce paylaşılan cüzdan adresleri,
  • dijital yazışmalar,
  • hukuka uygun şekilde elde edilmiş ekran görüntüleri,
  • blockchain işlem kayıtları

ile ortaya konulabilir.

Örneğin eşin Binance hesabından 10 Ethereum’un belirli bir cüzdana gönderildiği platform kayıtlarında görülüyorsa ve aynı transaction blockchain üzerinde doğrulanabiliyorsa ilgili cüzdanın eşle bağlantısı konusunda önemli bir delil elde edilmiş olabilir.

Blockchain Analizi Mal Rejimi Davasında Kullanılabilir mi?

Evet.

Blockchain kayıtlarının en önemli özelliklerinden biri geçmiş işlemlerin zincir üzerinde izlenebilmesidir.

Blockchain analiziyle;

  • kripto varlığın hangi cüzdandan geldiği,
  • hangi cüzdana gönderildiği,
  • transfer tarihi,
  • işlem miktarı,
  • TXID,
  • varlığın sonraki hareketleri

tespit edilebilir.

Örneğin boşanma hazırlığındaki eşin kripto borsasından 500.000 USDT çekerek üç farklı cüzdana dağıttığı tespit edilebilir.

Bu işlem tek başına varlığın diğer eşten kaçırıldığı anlamına gelmez.

Ancak transfer tarihi, taraflar arasındaki uyuşmazlığın başladığı dönem ve varlıkların daha sonra nasıl kullanıldığı birlikte değerlendirildiğinde mal rejiminin tasfiyesi açısından önemli delil oluşturabilir.

Eş Kripto Paraları Başka Cüzdana Aktarırsa Mal Kaçırmış Olur mu?

Her transfer mal kaçırma değildir.

Kişi kendi kripto varlıkları üzerinde evlilik devam ederken kural olarak işlem yapabilir.

Ancak Türk Medeni Kanunu’nun 229. maddesi, eşin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yaptığı bazı devirlerin tasfiye hesabına yeniden eklenmesine imkân tanımaktadır.

Kanuna göre;

  • mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalar,
  • mal rejiminin devamı sırasında diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler

edinilmiş mallara değer olarak eklenebilir.

Bu hüküm kripto varlıklar açısından özellikle önemlidir.

Boşanmadan Önce Kripto Parayı Başkasına Göndermek Çözüm müdür?

Hayır.

Örneğin eşin boşanma davasından kısa süre önce hesabındaki 200.000 USDT’yi kardeşinin kripto cüzdanına karşılıksız olarak gönderdiğini düşünelim.

Kripto varlığın artık eşin hesabında bulunmaması, işlemin mal rejimi bakımından hiçbir sonuç doğurmayacağı anlamına gelmez.

Türk Medeni Kanunu’nun 229. maddesindeki şartların bulunması hâlinde söz konusu değer tasfiye hesabına eklenecek değer olarak dâhil edilebilir.

Dahası, borçlu eşin malvarlığının katılma alacağını karşılamaması hâlinde Türk Medeni Kanunu’nun 241. maddesindeki şartlar çerçevesinde bazı karşılıksız kazandırmalardan yararlanan üçüncü kişilere karşı da talepte bulunulması gündeme gelebilir.

Dolayısıyla kripto paranın farklı bir blockchain adresine aktarılması tek başına mal rejimi hükümlerini etkisiz hâle getirmez.

Yabancı Kripto Borsasındaki Varlıklar Nasıl Tespit Edilir?

Yabancı borsalarda bulunan varlıkların tespiti Türkiye’deki platformlara kıyasla daha güç olabilir.

Özellikle;

  • platformun hangi ülkede kurulu olduğu,
  • Türkiye’de tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığı,
  • kullanıcı sözleşmesi,
  • veri saklama politikası,
  • ilgili ülkenin mahkeme kararlarını nasıl uyguladığı

önem taşır.

Yurt dışındaki platformdan doğrudan Türk mahkemesinin müzekkeresine cevap alınamaması hâlinde uluslararası adli yardımlaşma mekanizmalarının veya ilgili ülkedeki hukuki yolların araştırılması gerekebilir.

Bununla birlikte eşin Türk banka hesaplarından söz konusu yabancı platforma yaptığı para transferleri ve daha sonra platformdan kişisel cüzdanlara gerçekleştirilen blockchain işlemleri dolaylı tespit bakımından kullanılabilir.

Kripto Varlığın Değeri Hangi Tarihe Göre Hesaplanır?

Kripto varlık uyuşmazlıklarının en önemli özelliklerinden biri fiyatların çok hızlı değişebilmesidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 232. maddesi mal rejiminin tasfiyesinde kural olarak malların sürüm değerinin esas alınacağını düzenler.

TMK’nın 235. maddesine göre ise mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır.

Bu durum kripto varlıklar açısından çok önemli sonuçlar doğurabilir.

Örneğin boşanma davasının açıldığı tarihte 1 Bitcoin 60.000 dolar, mal rejimi davasındaki değerlendirme tarihinde ise 120.000 dolar olabilir.

Bu nedenle sadece boşanma tarihindeki Türk lirası karşılığını tespit etmek her durumda doğru hesaplama sonucu vermeyebilir.

Kripto varlığın;

  • mal rejiminin sona erdiği tarihteki miktarı,
  • hangi kripto varlık olduğu,
  • tasfiye sırasındaki sürüm değeri

ayrı ayrı belirlenmelidir.

Eş Kripto Parayı Boşanma Davasından Sonra Satarsa Ne Olur?

Boşanma davasının açılmasıyla mal rejiminin dava tarihinden itibaren sona ermesi, eşin o tarihte mevcut olan edinilmiş malları sonradan satarak tasfiye hesabından çıkarabileceği anlamına gelmez.

Örneğin boşanma davasının açıldığı tarihte eşin hesabında 5 Bitcoin bulunuyorsa ve eş bunları üç ay sonra satmışsa, mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olan malvarlığı bakımından yapılan işlemler ayrıca araştırılır.

Bu nedenle borsadan yalnızca güncel bakiye sorulmaması gerekir.

Gerekli durumlarda;

boşanma dava tarihindeki bakiye ile belirli dönemlerdeki hesap ve transfer hareketlerinin birlikte araştırılması

daha sağlıklı sonuç verir.

Kripto Varlıklar İçin İhtiyati Tedbir Talep Edilebilir mi?

Somut olayın şartları uygun olduğunda ihtiyati tedbir talebi değerlendirilebilir.

Kripto varlıkların en önemli özelliği birkaç dakika içerisinde başka bir cüzdana aktarılabilmeleridir.

Özellikle;

  • yüksek tutarlı kripto varlık bulunduğuna ilişkin somut delil varsa,
  • eşin varlıkları başka cüzdanlara aktarmaya başladığı görülüyorsa,
  • katılma alacağının tahsilinin tehlikeye gireceğine ilişkin ciddi emareler bulunuyorsa

geçici hukuki koruma seçenekleri önem kazanabilir.

Ancak kripto varlığın bir merkezi borsada bulunması ile kişinin kendi cüzdanında tutulması arasında önemli fark vardır.

Merkezi bir platform nezdindeki hesap üzerinde verilecek tedbir kararının uygulanabilirliği ile kişisel cüzdandaki blockchain varlığına yönelik tedbirin teknik uygulanabilirliği aynı değildir.

Bu nedenle tedbir talebinin varlığın saklandığı yere göre hazırlanması gerekir.

Kripto Paranın Gizlendiğinden Şüpheleniliyorsa Hangi Kayıtlar Araştırılmalıdır?

Mal rejimi davasında kripto yatırımı şüphesi varsa özellikle şu kayıtlar önem taşıyabilir:

  • Banka hesap hareketleri,
  • Kripto borsalarına yapılan EFT ve FAST işlemleri,
  • Borsalardan banka hesabına gelen paralar,
  • Kripto borsası hesap geçmişleri,
  • Alım-satım kayıtları,
  • Kripto yatırma ve çekme kayıtları,
  • TXID bilgileri,
  • Bilinen blockchain adresleri,
  • Cüzdanlar arası transferler,
  • Staking ve benzeri gelir kayıtları,
  • Boşanma öncesindeki olağan dışı transferler.

Bu kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde eşin gerçek kripto portföyünün ortaya çıkarılması mümkün olabilir.

Kripto Varlığın Kimin Adına Olduğu İspatlanamazsa Ne Olur?

Türk Medeni Kanunu’nun 222. maddesindeki ispat kuralları bu noktada önemlidir.

Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu ileri süren kişi iddiasını ispatlamak zorundadır. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar ise kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde paylı mülkiyette sayılır. Ayrıca bir eşin bütün malları aksi kanıtlanana kadar edinilmiş mal kabul edilir.

Kripto varlıklarda bu ispat;

  • borsa hesabı,
  • banka transferleri,
  • blockchain adresleri,
  • transaction kayıtları

üzerinden yapılabilir.

Sadece bir blockchain adresinde yüksek miktarda kripto bulunması, o adresin eşe ait olduğunun kabul edilmesi için tek başına yeterli olmayabilir.

Adres ile eş arasında bağlantının somut delillerle kurulması gerekir.

1 Ocak 2002’den Önce Evlenenlerde Kripto Varlıklar Nasıl Değerlendirilir?

Mal rejimi davalarında evlilik tarihi de önem taşır.

1 Ocak 2002’den önce evlenmiş olan eşlerde, taraflar farklı bir düzenleme yapmamışsa 1 Ocak 2002’ye kadar önceki mal rejimi; bu tarihten itibaren ise yasal şartlar çerçevesinde edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Adalet Bakanlığı kaynaklarında da 1 Ocak 2002 tarihinde mevcut evliliklerde, eşler kanunda öngörülen sürede başka bir rejim seçmemişse yasal rejimin bu tarihten itibaren uygulanacağı açıklanmaktadır.

Kripto varlıkların yaygınlaşması daha sonraki yıllarda gerçekleştiğinden birçok uyuşmazlık doğal olarak edinilmiş mallara katılma döneminde ortaya çıkmaktadır. Ancak kripto varlığın kaynağının 2002 öncesinde mevcut bir kişisel mal veya başka bir malvarlığı değerine dayanması hâlinde bu husus ayrıca araştırılmalıdır.

Boşanmada Kripto Para İçin Ayrı Mal Rejimi Davası Açılması Gerekir mi?

Boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesi hukuken farklı taleplerdir.

Boşanma davasında evlilik birliğinin sona erdirilmesi, velayet, nafaka ve tazminat gibi konular incelenirken eşlerin edinilmiş mallarından kaynaklanan katılma alacağının hesaplanması mal rejiminin tasfiyesi kapsamında değerlendirilir.

Dolayısıyla:

“Eşimin 10 Bitcoin’i var, boşanma davasında bunun yarısını bana versin.”

şeklindeki yaklaşım teknik olarak doğru değildir.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde kural olarak her bir mal fiziksel olarak ikiye bölünmez.

Her eşin kişisel ve edinilmiş malları belirlenir, artık değer hesabı yapılır ve Türk Medeni Kanunu’nun 236. maddesindeki esaslar çerçevesinde katılma alacağı hesaplanır. Kural olarak eşlerden her biri diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur.

Bu nedenle kripto varlığın tespiti, tasfiye hesabının yalnızca bir aşamasıdır.

Eşin 10 Bitcoin’i Varsa Diğer Eş Otomatik Olarak 5 Bitcoin mi Alır?

Hayır.

Mal rejimi sisteminin en sık yanlış anlaşılan noktalarından biri budur.

Bir eşin hesabında 10 Bitcoin bulunması diğer eşin doğrudan 5 Bitcoin’in sahibi olduğu anlamına gelmez.

Öncelikle;

  1. Bitcoinlerin ne zaman alındığı,
  2. Hangi parayla alındığı,
  3. Kişisel mal niteliğinde olup olmadığı,
  4. Mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olup olmadığı,
  5. İlgili eşin edinilmiş mallarına ilişkin borçlarının bulunup bulunmadığı,
  6. Eklenecek ve denkleştirilecek değerlerin bulunup bulunmadığı

araştırılır.

Bunların ardından artık değer ve katılma alacağı hesabı yapılır.

Dolayısıyla kripto varlıkların mal paylaşımında değerlendirilmesi yalnızca mevcut bakiyenin ikiye bölünmesinden ibaret değildir.

Boşanma Öncesi Kripto Transferleri Neden Özellikle İncelenmelidir?

Mal rejimi davalarında sadece dava tarihindeki bakiyeye bakılması kripto varlıklar bakımından ciddi hak kayıplarına neden olabilir.

Örneğin eşin;

  • boşanmadan sekiz ay önce 100.000 USDT’yi başka hesaba göndermesi,
  • boşanmadan birkaç hafta önce bütün Bitcoinlerini kişisel cüzdana çekmesi,
  • yakınlarına karşılıksız kripto transferleri yapması,
  • borsa hesabını sıfırlaması

dikkatle incelenmelidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 229. maddesi kapsamında katılma alacağını azaltma amacı taşıdığı kanıtlanan devirler tasfiye hesabına yeniden eklenebilir. Özellikle katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler bakımından kanundaki düzenleme yalnızca son bir yıl ile sınırlı değildir.

Bu nedenle kripto varlıkların “cüzdandan çıkarılmış olması”, bunların mutlaka hesap dışında kalacağı anlamına gelmez.

Sonuç

Kripto varlıkların boşanma ve mal rejimi davalarında tespiti, klasik banka mevduatı veya taşınmazların tespitine göre daha karmaşık olmakla birlikte hukuken ve teknik olarak önemli ölçüde mümkündür.

Bitcoin, Ethereum, USDT ve diğer kripto varlıklar ekonomik değer taşıyan gayri maddi malvarlığı değerleridir ve edinilme şekillerine göre mal rejiminin tasfiyesinde dikkate alınabilirler.

Burada belirleyici olan yalnızca eşin bugün ne kadar kripto paraya sahip olduğu değildir. Asıl olarak;

kripto varlığın ne zaman edinildiği, hangi kaynakla satın alındığı, mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olup olmadığı ve boşanma öncesinde başka cüzdanlara aktarılıp aktarılmadığı

araştırılmalıdır.

Türkiye’deki merkezi kripto para borsalarında tutulan varlıklar bakımından hesap ve işlem kayıtlarının mahkeme aracılığıyla araştırılması mümkün olabilir. Kişisel cüzdanlarda bulunan kripto varlıklarda ise borsa kayıtları, banka hareketleri ve blockchain analizi birlikte kullanılarak ilgili cüzdan ile eş arasında bağlantı kurulması gerekir.

Özellikle boşanma öncesinde kripto varlıkların başka cüzdanlara veya üçüncü kişilere aktarılması hâlinde Türk Medeni Kanunu’nun eklenecek değerlere ilişkin 229. maddesi ayrıca değerlendirilmelidir. Kripto varlığın başka bir adrese gönderilmiş olması tek başına diğer eşin katılma alacağını ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle yüksek miktarda kripto varlığın bulunduğu boşanma ve mal rejimi uyuşmazlıklarında yalnızca güncel borsa bakiyelerinin araştırılması yeterli değildir. Banka hareketleri, geçmiş borsa kayıtları, blockchain transferleri, cüzdan adresleri ve boşanma öncesindeki varlık hareketlerinin bir bütün olarak incelenmesi, gerçek malvarlığının ortaya çıkarılması ve katılma alacağının doğru hesaplanması açısından önem taşır.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri