Eski Eş Türkiye’ye Gelmeden Tanıma Davası Açabilir mi? Yurt Dışından Tanıma Davası Rehberi
Yurt dışında boşanan kişilerin Türkiye’de karşılaştığı en önemli sorunlardan biri, yabancı ülkede boşanmanın kesinleşmesine rağmen Türk nüfus kayıtlarında hâlen “evli” görünmeleridir. Bu durumda yabancı boşanma kararının Türkiye’de hukuki sonuç doğurması için, şartları varsa doğrudan nüfusa tescil veya Türk mahkemesinde tanıma yoluna başvurulması gerekir.
Yurt dışında yaşayan kişilerin bu noktada en sık sorduğu sorulardan biri ise şudur:
“Türkiye’ye gelmeden yabancı boşanma kararının tanınması için dava açabilir miyim?”
Kural olarak evet.
Yurt dışında bulunan kişi, Türkiye’de bir avukata usulüne uygun vekâletname vererek yabancı boşanma kararının tanınması davasını Türkiye’ye gelmeden açabilir ve takip ettirebilir. Türkiye Cumhuriyeti dış temsilciliklerinin bilgilendirmelerinde de, yurt dışında alınan boşanma kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi için Türkiye’deki bir avukata vekâletname verilmesi hâlinde kişinin dava amacıyla Türkiye’ye gelmesinin gerekmediği belirtilmektedir. (anvers-bk.mfa.gov.tr)
Üstelik yalnızca davayı açan eski eşin değil, davalı olarak gösterilen diğer eski eşin de Türkiye’ye gelmesi zorunlu değildir. Karşı taraf yurt dışında bulunuyorsa kendisine uluslararası usullere göre tebligat yapılabilir veya Türkiye’de bir avukata vekâlet vererek davayı takip edebilir.
Bu nedenle yabancı boşanma kararının tanınması için iki eski eşin birlikte Türkiye’ye gelmesi gerektiği yönündeki yaygın düşünce doğru değildir.
Tanıma Davası Nedir?
Tanıma davası, yabancı mahkemenin verdiği kararın Türkiye’de de kesin hüküm ve kesin delil etkisinin kabul edilmesini sağlayan hukuki yoldur.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 58. maddesi, yabancı mahkeme ilamlarının Türkiye’de tanınmasını düzenlemektedir. Yabancı kararın hukuki etkisi, MÖHUK m.59 uyarınca yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder. (Resmi Gazete)
Örneğin Almanya’da boşanan bir Türk vatandaşının boşanması 10 Mart 2024 tarihinde kesinleşmiş ancak Türkiye’de tanıma işlemi 2026 yılında tamamlanmış olabilir.
Tanıma sonucunda kişi Türkiye’de 2026 yılında yeniden boşanmış sayılmaz. Esas olarak yabancı boşanma kararının kesinleştiği tarihte meydana gelen hukuki durum Türkiye tarafından kabul edilir.
Bu ayrım özellikle miras, mal rejimi ve yeniden evlenme gibi konularda önemlidir.
Yurt Dışında Yaşayan Kişi Türkiye’ye Gelmeden Tanıma Davası Açabilir mi?
Evet.
Tanıma davası açmak isteyen kişinin Türkiye’de şahsen bulunması kural olarak zorunlu değildir.
Örneğin kişi;
Almanya’da,
Hollanda’da,
Belçika’da,
Fransa’da,
İngiltere’de,
İsviçre’de,
ABD’de,
Kanada’da,
Katar’da
veya başka bir ülkede yaşıyor olabilir.
Türkiye’deki bir avukata gerekli yetkileri içeren vekâletname verdiğinde avukat, tanıma davasını açabilir ve yargılamayı takip edebilir.
Dışişleri Bakanlığına bağlı dış temsilciliklerin bilgilendirmelerinde de yabancı boşanmanın Türkiye’de tanınması amacıyla Türkiye’de baroya kayıtlı bir avukatın vekâletname yoluyla yetkilendirilebileceği açıkça belirtilmektedir. (Ottawa Büyükelçiliği)
Dolayısıyla:
“Tanıma davası açabilmek için Türkiye’ye uçak bileti almak ve duruşmaya şahsen gelmek zorundayım.”
şeklindeki düşünce doğru değildir.
Tanıma Davası İçin Vekâletname Nasıl Verilir?
Yurt dışında yaşayan kişinin en pratik seçeneklerinden biri, bulunduğu ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu veya Büyükelçiliğinin konsolosluk şubesinde vekâletname düzenlemektir.
Bu yöntemde vekâletname doğrudan Türk makamı önünde düzenlendiği için yabancı noter belgesinin ayrıca Türkiye’de kullanılmasına ilişkin apostil, tercüme ve tasdik sorunları büyük ölçüde ortadan kalkabilir.
Tanıma ve boşanma işlemlerinde uygulamada boşanma ve yabancı mahkeme kararının tanınmasına ilişkin açık yetkiler içeren, fotoğraflı özel vekâletname düzenlenmesi tercih edilmelidir. Dışişleri Bakanlığının konsolosluk bilgilendirmelerinde de tanıma davaları için resimli boşanma vekâletnamesinden ve idari tescil işlemlerinde fotoğraflı özel vekâletnameden söz edilmektedir. (anvers-bk.mfa.gov.tr)
Bu nedenle sıradan bir genel vekâletname düzenlemek yerine, vekâletname çıkarmadan önce Türkiye’de davayı takip edecek avukattan uygun metnin alınması daha güvenli olur.
Vekâletname Yabancı Noterde Düzenlenebilir mi?
Kural olarak mümkündür.
Ancak yabancı noterde düzenlenen vekâletnamenin Türkiye’de kullanılabilmesi için belgenin verildiği ülkeye göre ek işlemler gerekebilir.
Örneğin ülke Lahey Apostil Sözleşmesi’ne tarafsa vekâletname için apostil alınması, ardından Türkçe tercüme ve gerekli tasdik işlemlerinin yapılması gündeme gelebilir.
Berlin Başkonsolosluğunun uygulamasında Alman noteri tarafından düzenlenen vekâletnamelerin apostil şerhiyle onaylanması, Türkçeye tercüme edilmesi ve tercümenin dış temsilcilikçe tasdik edilmesi gerektiği belirtilmektedir. (Berlin Başkonsolosluğu)
Bu nedenle yurt dışında yaşayan kişiler açısından çoğu durumda Türk konsolosluğunda doğrudan vekâletname çıkarmak daha pratik olabilir.
Davayı Açan Kişinin Duruşmaya Gelmesi Gerekir mi?
Kural olarak hayır.
Davacı Türkiye’de bir avukat tarafından temsil ediliyorsa avukat duruşmalara katılabilir, dilekçeleri sunabilir ve dosyayı takip edebilir.
Tanıma davasının amacı yabancı ülkede görülen boşanma davasını Türkiye’de yeniden görmek değildir.
Türk aile mahkemesi:
“Evlilik neden sona erdi?”
“Hangi taraf kusurluydu?”
“Taraflar gerçekten boşanmalı mıydı?”
şeklinde yeni bir boşanma yargılaması yapmaz.
Türk mahkemesi yabancı kararın tanınma şartlarını taşıyıp taşımadığına bakar.
Bu nedenle tarafların kişisel olarak yeniden boşanma beyanında bulunması kural olarak gerekmez.
Diğer Eski Eş de Türkiye’ye Gelmek Zorunda mı?
Hayır.
Bu konu tanıma davalarında en fazla yanlış anlaşılan hususlardan biridir.
Örneğin taraflardan biri İstanbul’da, eski eş ise Almanya’da yaşıyor olabilir.
Davacı Türkiye’de tanıma davası açabilir.
Davalı eski eşin;
Türkiye’ye gelmesi,
tanıma kararına imza vermesi,
davacıyla birlikte mahkemeye gitmesi
zorunlu değildir.
Dışişleri Bakanlığının tanıma-tenfiz bilgilendirmesinde de Türkiye’deki tanıma davası için eski eşin duruşmaya gelmesinin gerekli olmadığı açıkça belirtilmektedir. (anvers-bk.mfa.gov.tr)
Ancak karşı tarafın davadan usulüne uygun şekilde haberdar edilmesi gerekir.
Eski Eş Tanıma Davasını Kabul Etmezse Ne Olur?
Eski eşin:
“Boşanmayı Türkiye’de tanıtmak istemiyorum.”
demesi yabancı boşanma kararının tanınmasını tek başına engellemez.
Tanıma davası eski eşin rızasına bağlı değildir.
Örneğin Almanya’da kesinleşmiş bir boşanma kararı bulunuyorsa diğer eş:
“Ben Türkiye’de boşanmış görünmek istemiyorum.”
diyerek yabancı mahkeme kararının hukuki varlığını ortadan kaldıramaz.
Türk mahkemesi yabancı kararın MÖHUK kapsamındaki tanıma şartlarını inceler.
Tanımada karşılıklılık şartı da aranmaz. MÖHUK m.58, tenfizdeki karşılıklılık şartını düzenleyen m.54/1-a hükmünün tanıma bakımından uygulanmayacağını açıkça düzenlemektedir. (Resmi Gazete)
Dolayısıyla eski eşin yalnızca istememesi tanıma davasının reddi için yeterli değildir.
Eski Eş Yurt Dışındaysa Tebligat Nasıl Yapılır?
Tanıma davasında en önemli pratik konulardan biri budur.
MÖHUK m.55 uyarınca tanıma-tenfiz sürecinde dilekçe ve duruşma günü karşı tarafa tebliğ edilir ve talep basit yargılama usulüne göre incelenir. (Türkiye Büyük Millet Meclisi)
Karşı taraf yurt dışında yaşıyorsa tebligat;
ilgili ülkeyle Türkiye arasındaki milletlerarası sözleşmeler,
1965 Lahey Tebligat Sözleşmesi,
ikili adli yardımlaşma anlaşmaları
veya uygulanabilir Türk tebligat mevzuatı çerçevesinde gerçekleştirilebilir.
Hangi yöntemin uygulanacağı karşı tarafın bulunduğu ülkeye göre değişir.
Bu nedenle eski eşin güncel yurt dışı adresinin bilinmesi tanıma davasının hızlandırılması açısından son derece önemlidir.
Yurt Dışı Tebligatı Davayı Uzatır mı?
Uzayabilir.
Eski eş yurt dışında yaşıyor ve Türkiye’de avukatı bulunmuyorsa mahkeme evrakının yabancı ülkeye gönderilmesi gerekebilir.
Dışişleri Bakanlığının bilgilendirmesinde de yurt dışındaki davalı eşin avukat tutmaması veya tanıma-tenfiz davasına katılmaması hâlinde özellikle yurt dışı tebligat sürecinin davayı uzatabileceği belirtilmektedir. (anvers-bk.mfa.gov.tr)
Bu nedenle tanıma davasının süresini etkileyen en önemli unsurlardan biri çoğu zaman yabancı boşanma kararının kendisi değil, karşı tarafa tebligatın ne kadar sürede tamamlanabildiğidir.
Eski Eş Türkiye’de Avukata Vekâlet Verirse Süreç Daha Kolay Olur mu?
Genellikle evet.
Karşı tarafın Türkiye’de bir avukatı varsa ve avukat dava dosyasına vekâletname sunarak süreci takip ediyorsa yurt dışı tebligatıyla ilgili zaman kayıpları azalabilir.
Ancak bu bir zorunluluk değildir.
Davalı eski eş;
avukat tutmayabilir,
davaya cevap vermeyebilir,
Türkiye’ye hiç gelmeyebilir.
Bu durum tek başına davanın açılamayacağı anlamına gelmez.
Asıl önemli olan davalının usulüne uygun şekilde davadan haberdar edilmesidir.
İki Eski Eşin Aynı Avukata Vekâlet Vermesi Mümkün mü?
Bu konu taraflar arasında menfaat çatışması olup olmadığı dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
Uygulamada tanıma konusunda iki tarafın da aynı sonucu istemesi süreci kolaylaştırabilir; ancak avukatın her iki tarafı aynı dosyada temsil edip edemeyeceği Avukatlık Kanunu ve meslek kuralları kapsamındaki menfaat çatışması hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Pratik ve daha güvenli yöntem, gerekiyorsa tarafların ayrı avukatlarla temsil edilmesidir.
Eski eşin avukat tutması ise tanımanın geçerlilik şartı değildir.
Eski Eşin Adresi Bilinmiyorsa Tanıma Davası Açılabilir mi?
Adresin bilinmemesi dava açılmasını mutlak biçimde engellemez; ancak tebligat sürecini ciddi biçimde zorlaştırabilir.
MÖHUK m.52 kapsamında tanıma-tenfiz talebinde tarafların ve varsa vekillerinin adres bilgilerinin dilekçede gösterilmesi önemlidir. Kanun yabancı kararın hangi mahkemeden verildiği, tarih ve numarası gibi bilgilerin de başvuruda belirtilmesini öngörmektedir. (Resmi Gazete)
Karşı tarafın son bilinen adresi, yabancı boşanma dosyasındaki adresi, nüfus veya diğer resmî kayıtlar üzerinden ulaşılabilen bilgiler araştırılabilir.
Tebligat yönteminin belirlenmesi ise dosyanın özelliklerine göre mahkeme tarafından yapılır.
Bu nedenle eski eşin adresinin bilinmediği dosyalarda dava öncesinde adres araştırması yapılması yararlıdır.
Tanıma Davası İçin Eski Eşin Onay Belgesi Gerekir mi?
Hayır.
Tanıma davasının açılması için eski eşten:
muvafakatname,
izin belgesi
veya
tanımayı kabul ettiğine ilişkin noter belgesi
alınması zorunlu değildir.
Eski eşin sürece olumlu yaklaşması tebligat ve yargılamayı pratik olarak hızlandırabilir; ancak yabancı kararın tanınması karşı tarafın iradesine bırakılmış değildir.
Önemli olan yabancı mahkeme kararının hukuken tanınabilir nitelikte olmasıdır.
Tanıma Davası İçin Yabancı Boşanma Kararı Kesinleşmiş Olmalı mı?
Evet.
Yabancı mahkemenin yalnızca boşanma kararı vermiş olması yeterli değildir.
Kararın, kararın verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olması gerekir.
MÖHUK m.53 kapsamında yabancı mahkeme kararının usulüne uygun onaylanmış örneğinin yanı sıra, kararın kesinleştiğini gösteren ve yabancı ülke makamlarınca usulüne uygun biçimde onaylanmış belge ile bunların tercümelerinin sunulması öngörülmektedir. (Resmi Gazete)
Bu nedenle örneğin:
Almanya’da Rechtskraftvermerk,
Hollanda’da kesinleşmeyi gösteren belge,
ABD’de eyalete göre final judgment/finality belgesi,
İngiltere ve Galler’de Final Order veya eski kararlarda Decree Absolute
gibi belgeler önem taşıyabilir.
Belge isimleri ülkeye göre değişir.
Apostil Gerekir mi?
Her ülke için aynı cevap verilemez.
Kararın verildiği ülke 1961 Lahey Apostil Sözleşmesi’ne tarafsa yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kullanılabilmesi için apostil işlemi gündeme gelebilir.
Ancak bazı ülkeler Apostil Sözleşmesi’ne taraf değildir. Bu durumda farklı bir konsolosluk tasdik veya legalizasyon zinciri uygulanabilir.
Dolayısıyla:
“Tanıma davası için her yabancı karara kesinlikle apostil gerekir.”
şeklinde ülke belirtilmeden yapılan genelleme doğru değildir.
Kararın verildiği ülke bazında belge tasdik sistemi kontrol edilmelidir.
Tanıma Davası İçin Hangi Belgeler Gerekir?
Dosyanın bulunduğu ülkeye göre belge ayrıntıları değişebilmekle birlikte temel dosya genel olarak yabancı mahkemenin kesinleşmiş boşanma kararının resmî örneği, kesinleşme belgesi, gerekli apostil veya tasdik işlemleri, onaylı Türkçe tercümeler, tarafların kimlik ve adres bilgileri ile avukat aracılığıyla dava açılacaksa uygun vekâletnameden oluşur.
MÖHUK m.53, özellikle yabancı mahkeme ilamının onaylanmış örneği ile kesinleşme belgesini temel belgeler olarak düzenlemektedir. (Resmi Gazete)
Burada yapılan en yaygın hatalardan biri, yabancı mahkemenin internet sisteminden indirilen sıradan PDF çıktısının doğrudan yeterli olduğunun düşünülmesidir.
Belgenin resmî ve Türkiye’de kullanılabilir nitelikte olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Tanıma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Yabancı boşanma kararının tanınması aile hukukuna ilişkin bir uyuşmazlıktır.
Bu nedenle görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar. 4787 sayılı Kanun aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizini aile mahkemelerinin görev alanında düzenlemektedir. (Lexpera)
Yetki bakımından MÖHUK m.51’de, kendisine karşı tanıma-tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer; Türkiye’de bunların bulunmaması hâlinde ise Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemeleri esas alınmaktadır. (Lexpera)
Bu nedenle eski eşlerin ikisinin de yıllardır yurt dışında yaşaması, Türkiye’de tanıma davası açılamayacağı anlamına gelmez.
Türkiye’de Hiç Yerleşim Yeri Olmayan Eş Tanıma Davası Açabilir mi?
Evet.
Tarafların her ikisi de örneğin 20 yıldır Almanya’da yaşıyor ve Türkiye’de aktif bir yerleşim yerleri bulunmuyor olabilir.
MÖHUK m.51, Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olunan yer bulunmaması hâlinde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde başvurulmasına imkân vermektedir. (Lexpera)
Dolayısıyla:
“Türkiye’de ikamet etmiyorum, burada tanıma davası açamam.”
düşüncesi doğru değildir.
Tanıma Davası Açmadan Nüfusa Tescil Mümkün mü?
Evet, bazı yabancı boşanma kararlarında dava açmaya dahi gerek olmayabilir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A kapsamındaki şartlar bulunuyorsa yabancı boşanma kararının doğrudan nüfus kütüğüne tescili mümkündür.
Bu nedenle tanıma davası açmadan önce idari tescil seçeneği mutlaka değerlendirilmelidir.
2026 tarihli güncel dış temsilcilik uygulamalarına göre tarafların ikisi de Türk vatandaşıysa başvurular birlikte veya 90 gün içerisinde ayrı ayrı yapılabilir. Eşlerden birinin yabancı olması durumunda ise Türk vatandaşı eşin tek taraflı başvuru yapması mümkün olabilir. (Deventer Konsolosluğu)
Bu nedenle örneğin Türk vatandaşı bir kişi Alman vatandaşı eski eşiyle Almanya’da boşanmışsa, doğrudan tanıma davası açmadan önce tek taraflı nüfus tescili imkânını araştırmalıdır.
İki Taraf da Türk Vatandaşı ve Eski Eş Tescile Gelmiyorsa Ne Olur?
İşte tanıma davasının en fazla gerekli olduğu durumlardan biri budur.
Örneğin iki Türk vatandaşı Hollanda’da boşanmıştır.
Bir taraf Türkiye’deki nüfus kaydını düzeltmek istemektedir.
Diğer taraf ise:
“Konsolosluğa gitmiyorum, vekâlet de vermiyorum.”
demektedir.
İdari tescil için gerekli iki taraflı başvuru tamamlanamıyorsa diğer eş Türkiye’de tanıma davası açabilir.
Bu dava için eski eşin rızası veya Türkiye’ye gelmesi gerekmez.
Dolayısıyla idari tescilde iş birliği bulunmaması, yabancı boşanmanın Türkiye’de tanınmasını tamamen engellemez.
Taraflardan Biri Yabancıysa Eski Eş Gelmeden Dava Açmak Gerekir mi?
Her zaman değil.
Taraflardan birinin yabancı olması hâlinde Türk vatandaşı eşin tek taraflı idari tescil başvurusu yapabilmesi mümkün olabilir.
Örneğin:
Türk vatandaşı Ayşe + Fransız vatandaşı Pierre
Fransa’da boşanmıştır.
Pierre Türkiye’deki işlemlerle ilgilenmemektedir.
Ayşe doğrudan tanıma davası açmadan önce 5490 sayılı Kanun kapsamındaki tek taraflı idari tescil seçeneğini değerlendirmelidir.
Güncel dış temsilcilik uygulamaları, yabancı eş bulunan durumlarda Türk vatandaşının tek taraflı başvurusunu kabul etmektedir. (Almati)
Eski Eş Ölürse Yabancı Boşanma Kararı Tanınabilir mi?
Bu durum özellikle miras uyuşmazlıklarında önemlidir.
Taraflar yurt dışında boşanmış, yabancı karar kesinleşmiş ancak Türkiye’de tanınmamış olabilir.
Eski eşlerden biri daha sonra ölebilir.
Bu durumda yabancı boşanmanın Türkiye’deki hukuki etkisinin tespit edilmesi mirasçılık açısından ciddi önem taşıyabilir.
Ayrıca güncel idari tescil uygulamalarında taraflardan birinin ölmüş olması hâlinde de belirli şartlarla Türk vatandaşı taraf veya vekilinin tek taraflı başvurusu kabul edilebilmektedir. (Almati)
Dolayısıyla ölüm hâlinde dosyanın hem tanıma hem de miras hukuku bakımından birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Tanıma Davası Ne Kadar Sürer?
Tanıma davasının süresi dosyanın özelliklerine göre değişir.
En önemli faktörlerden biri tebligattır.
Her iki tarafın avukat aracılığıyla dosyayı takip ettiği ve yabancı karar ile kesinleşme belgelerinin eksiksiz sunulduğu dosyalar daha hızlı ilerleyebilir.
Buna karşılık karşı tarafın yurt dışında olduğu, adresinin net olmadığı veya uluslararası tebligat yapılması gereken dosyalarda süre uzayabilir.
Dışişleri Bakanlığı da yurt dışında bulunan davalı eş nedeniyle tebligat sürecinin davanın uzamasına neden olabileceğine dikkat çekmektedir. (anvers-bk.mfa.gov.tr)
Bu nedenle tanıma davasında hız açısından en önemli hazırlıklar, belgelerin baştan eksiksiz temin edilmesi ve karşı tarafın güncel adresinin belirlenmesidir.
Tanıma Davası Türkiye’de Yeniden Boşanma Davası mıdır?
Hayır.
Bu ayrım özellikle önemlidir.
Yabancı boşanma kararı kesinleşmişse evlilik yabancı ülke hukuku bakımından zaten sona ermiştir.
Türkiye’de açılan tanıma davasında mahkeme tarafları yeniden boşamaz.
Mahkeme yabancı boşanmanın Türkiye’de de hukuki sonuç doğurup doğuramayacağını değerlendirir.
Dolayısıyla tanıma davasında;
tanık dinletilmesi,
evlilikte yaşanan olayların baştan anlatılması,
kimin kusurlu olduğunun yeniden ispatlanması
kural olarak gerekmez.
Tanıma yargılamasının merkezinde yabancı mahkeme kararı ve MÖHUK’taki tanıma şartları vardır.
Yurt Dışında Yaşayanlar İçin Pratik Tanıma Davası Yol Haritası
Türkiye’ye gelmeden tanıma davası yürütmek isteyen kişinin öncelikle yabancı mahkemenin kesinleşmiş boşanma kararının resmî örneğini ve kesinleşme belgesini temin etmesi gerekir. Ardından kararın verildiği ülkeye göre apostil veya gerekli legalizasyon işlemleri tamamlanmalı ve belgeler usulüne uygun şekilde Türkçeye çevrilmelidir.
Sonrasında Türkiye’de davayı takip edecek avukat belirlenerek, tercihen Türk konsolosluğunda yabancı boşanma kararının tanınmasına ilişkin açık özel yetkileri içeren fotoğraflı vekâletname düzenlenebilir.
Dava açılmadan önce ayrıca 5490 sayılı Kanun m.27/A kapsamında tanıma davası açmadan doğrudan nüfusa tescil seçeneğinin bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
İdari tescil mümkün değilse yetkili aile mahkemesinde tanıma davası açılır. Karşı taraf yurt dışındaysa tebligat işlemleri yürütülür. Davacı ve davalı kural olarak Türkiye’ye şahsen gelmek zorunda değildir; avukatları aracılığıyla süreci takip edebilirler.
Örnek 1: Almanya’da Yaşayan Türk Vatandaşı Türkiye’ye Gelmeden Tanıma Davası Açabilir mi?
Mehmet Almanya’da yaşamaktadır.
Alman mahkemesinin boşanma kararı kesinleşmiştir ancak Mehmet Türkiye’de hâlen evli görünmektedir.
Eski eşi de Türk vatandaşıdır ve nüfus tescili için konsolosluğa gitmek istememektedir.
Mehmet, Türkiye’deki avukatına uygun vekâletname vererek Türkiye’ye gelmeden tanıma davası açabilir.
Eski eşin de Türkiye’ye gelmesi gerekmez. Ancak kendisine usulüne uygun tebligat yapılması gerekir.
Örnek 2: Eski Eş Hollanda’da ve Tanımaya Karşı Çıkıyor
Ayşe Türkiye’de yabancı boşanma kararını tanıtmak istemektedir.
Eski eşi Hollanda’da yaşamakta ve:
“Türkiye’de boşanmayı kabul etmiyorum.”
demektedir.
Eski eşin bu beyanı tek başına davayı engellemez.
Hollanda boşanma kararının kesinleşmiş olması ve MÖHUK’taki tanıma şartlarını taşıması hâlinde Türk aile mahkemesi yabancı kararı tanıyabilir.
Eski eşin Türkiye’ye gelmesi gerekmez.
Örnek 3: Türk Vatandaşı ile Alman Vatandaşı Boşandı
Ayşe Türk vatandaşı, eski eşi Hans Alman vatandaşıdır.
Almanya’da boşanmışlardır.
Hans Türkiye’de hiçbir işlem yapmak istememektedir.
Bu durumda Ayşe doğrudan tanıma davası açmadan önce tek taraflı idari tescil yolunu değerlendirmelidir. Güncel konsolosluk uygulamasında yabancı eş bulunan durumlarda Türk vatandaşının tek taraflı başvurusu mümkün olabilmektedir. (Deventer Konsolosluğu)
Örnek 4: Her İki Eski Eş de Yurt Dışında Yaşıyor
Tarafların ikisi de uzun süredir ABD’de yaşamaktadır ve Türkiye’de yerleşim yerleri bulunmamaktadır.
Yabancı boşanmanın Türkiye’de tanınması gerekmektedir.
Tarafların Türkiye’ye dönmesi şart değildir. Türkiye’deki avukatlar aracılığıyla işlem yapılabilir.
Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olunan yer bulunmaması hâlinde MÖHUK m.51 kapsamında Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri gündeme gelebilir. (Lexpera)
Örnek 5: Eski Eşin Türkiye’de Avukatı Var
Taraflar Fransa’da boşanmıştır.
Davacı Türkiye’de bir avukata vekâlet vermiştir.
Davalı eski eş de Türkiye’de ayrı bir avukata vekâlet vermiş ve yabancı boşanma kararının tanınmasına itiraz etmemektedir.
Bu durumda tarafların Türkiye’ye şahsen gelmeleri çoğu durumda gerekli değildir ve yurt dışı tebligatıyla yaşanabilecek gecikmeler de azaltılabilir.
Sonuç: Eski Eş Türkiye’ye Gelmeden Tanıma Davası Açabilir mi?
Evet.
Yurt dışında yaşayan bir kişi, yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınması için kural olarak Türkiye’ye şahsen gelmek zorunda değildir.
Türkiye’de bir avukata gerekli yetkileri içeren vekâletname verilerek tanıma davası açılabilir ve dava avukat aracılığıyla takip edilebilir. Dışişleri Bakanlığının resmî bilgilendirmelerinde de avukata vekâlet verilmesi hâlinde tanıma-tenfiz davası için Türkiye’ye gelmenin gerekmediği açıkça ifade edilmektedir. (anvers-bk.mfa.gov.tr)
Aynı şekilde diğer eski eşin de Türkiye’ye gelmesi zorunlu değildir. Karşı taraf yurt dışında bulunuyorsa kendisine usulüne uygun uluslararası tebligat yapılabilir.
Eski eşin:
tanımayı istememesi,
Türkiye’ye gelmemesi
veya
avukat tutmaması
tek başına yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınmasına engel olmaz. Ancak yurt dışı tebligatı davanın süresini uzatabilir.
Tanıma davası açmadan önce ayrıca önemli bir kontrol yapılmalıdır: Yabancı boşanma kararı 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A kapsamında doğrudan nüfusa tescil edilebilir mi?
Özellikle taraflardan birinin yabancı olduğu dosyalarda Türk vatandaşı eşin tek taraflı nüfus tescili mümkün olabilir. İki tarafın da Türk vatandaşı olduğu ve eski eşin idari tescile katılmadığı durumlarda ise tanıma davası çoğu zaman çözüm yolu hâline gelir. (Almati)
Bu nedenle yurt dışında yaşayan bir kişinin dosyasında temel olarak üç soru cevaplandırılmalıdır:
Yabancı boşanma kararı kesinleşmiş mi? Türkiye’de doğrudan nüfusa tescil imkânı var mı? Tescil mümkün değilse tanıma davası Türkiye’de avukat aracılığıyla yürütülebilir mi?
Son sorunun cevabı kural olarak evettir.