Yurt Dışı Boşanma Kararlarında Nafakanın Tenfizi: Yabancı Nafaka Kararı Türkiye’de Nasıl İcra Edilir?
Yurt dışında verilen boşanma kararlarında yalnızca evliliğin sona erdirilmesine değil; eş nafakası, iştirak nafakası, çocuk nafakası veya başka dönemsel ödemelere de hükmedilmiş olabilir. Ancak yabancı ülkede verilen boşanma kararının Türkiye’de nüfus kütüğüne işlenmiş olması, karar içerisindeki nafaka hükmünün de kendiliğinden Türkiye’de icra edilebilir hâle geldiği anlamına gelmez.
Örneğin Alman mahkemesi tarafların boşanmasına ve eski eşin aylık 1.500 euro nafaka ödemesine karar vermiş olabilir. Boşanma Türkiye’de nüfusa tescil edilmiş olsa dahi, borçlunun Türkiye’deki banka hesabına, maaşına veya taşınmazına karşı icra takibi yapılabilmesi için nafaka hükmünün ayrıca tenfiz edilmesi gerekebilir.
Türk hukukunda yabancı mahkeme kararlarının icrası esas olarak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) kapsamında düzenlenmektedir. Bunun yanında nafaka konusunda Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeler de son derece önemlidir. MÖHUK, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerini saklı tuttuğundan, somut olayda öncelikle Türkiye ile kararın verildiği ülke arasında uygulanabilecek özel bir nafaka sözleşmesi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. (LEXPERA)
Bu nedenle yurt dışı nafaka kararlarında doğru soru yalnızca:
“Nafaka kararı var mı?”
değildir.
Asıl olarak;
Karar hangi ülkede verilmiş? Karar kesinleşmiş mi? Nafakanın türü nedir? Borçlu Türkiye’de mi? Kararın verildiği ülkeyle Türkiye arasında nafaka konusunda uluslararası sözleşme var mı? Yoksa MÖHUK kapsamında tenfiz mi gerekecek?
sorularının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Yabancı Nafaka Kararının Tenfizi Ne Demektir?
Tenfiz, yabancı mahkeme tarafından verilen bir kararın Türkiye’de cebri icraya konu edilebilir hâle getirilmesidir.
Tanıma ve tenfiz birbirinden farklı kavramlardır.
Yabancı mahkemenin:
“Tarafların boşanmalarına”
ilişkin hükmünün Türkiye’de hukuki sonuç doğurması esas olarak tanıma ile ilgilidir.
Buna karşılık:
“Davalı her ay 1.500 euro nafaka ödeyecektir.”
şeklindeki hükmün Türkiye’de icra dairesi aracılığıyla tahsil edilmesi tenfiz meselesidir.
MÖHUK m.50 uyarınca yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de icra edilebilmesi, Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır. Tenfizine karar verilen yabancı ilam ise Türk mahkemesinden verilmiş bir ilam gibi icra edilebilir. (LEXPERA)
Kısaca:
Tanıma → yabancı kararın Türkiye’de hukuken kabul edilmesi
Tenfiz → yabancı kararın Türkiye’de zorla icra edilebilmesi
anlamına gelir.
Boşanmanın Nüfusa İşlenmesi Nafakayı da Tenfiz Eder mi?
Hayır.
Bu konu yabancı boşanma dosyalarında en sık yapılan hatalardan biridir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı boşanma kararının idari yoldan aile kütüğüne tescil edilmesi mümkündür. Ancak karar içerisinde;
- iştirak nafakası,
- velayet,
- çocukla kişisel ilişki,
- mal rejimi,
- tazminat
gibi ayrıca icrası gereken hükümler bulunuyorsa nüfus tescili bu hükümler bakımından sonuç doğurmaz.
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün ilgili Yönetmeliği bunu açık şekilde düzenlemektedir. Komisyon yabancı kararı boşanma yönünden aile kütüğüne işleyebilir; ancak nafaka ve diğer icra edilebilir hükümler için tarafların MÖHUK kapsamında tanıma veya tenfiz davasına başvurması gerekir.
Örneğin:
Fransa’da verilen karar;
“Tarafların boşanmalarına ve baba tarafından çocuk için aylık 800 euro nafaka ödenmesine”
ilişkin olsun.
Boşanma kısmının nüfusa işlenmesi sonucunda tarafların Türkiye’deki medeni hâli düzelir.
Fakat 800 euroluk nafakanın borçlunun Türkiye’deki maaşından veya banka hesabından tahsil edilebilmesi için nafaka hükmünün ayrıca tenfizi gerekebilir.
Yabancı Boşanma Kararında Hangi Nafakalar Tenfiz Edilebilir?
Yabancı kararın niteliğine göre farklı nafaka türleri gündeme gelebilir.
Bunların başlıcaları şunlardır:
- Çocuk veya iştirak nafakası,
- Eski eş lehine hükmedilen nafaka,
- Spousal support,
- Alimony,
- Partneralimentatie,
- Unterhalt,
- Pension alimentaire,
- Child support.
Yabancı hukuk sistemindeki nafakanın adı Türk hukukundaki nafaka türleriyle birebir aynı olmak zorunda değildir.
Örneğin ABD’de spousal support, İngiltere’de spousal maintenance, Almanya’da Unterhalt, Fransa’da pension alimentaire, Hollanda’da partneralimentatie şeklinde düzenlenen bir ödeme bulunabilir.
Türkiye’de yapılacak incelemede yalnızca yabancı kararda kullanılan kavramın tercümesine değil, hükmün gerçek hukuki niteliğine bakılmalıdır.
Nafaka Kararı Kesinleşmiş Olmalı mı?
MÖHUK kapsamında tenfizin temel ön şartlarından biri yabancı mahkeme kararının, kararın verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olmasıdır.
MÖHUK m.53 uyarınca tenfiz başvurusunda;
yabancı mahkeme kararının usulüne uygun onaylanmış aslı veya onaylı örneği ile,
kararın kesinleştiğini gösteren resmî belge
ve bunların onaylı tercümeleri sunulmalıdır. (mevzuat.wiki)
Bu nedenle müvekkilin yalnızca yabancı mahkeme kararını getirmesi her zaman yeterli değildir.
Örneğin Almanya kararında Rechtskraftvermerk, Hollanda kararında kesinleşmeyi gösteren ayrı belge, ABD kararında eyalete göre farklı bir finality belgesi bulunabilir.
Öncelikle şu soru cevaplandırılmalıdır:
“Bu nafaka kararı ilgili yabancı hukuk bakımından kesin ve icra edilebilir bir karar mı?”
Geçici Nafaka Kararları Türkiye’de Tenfiz Edilebilir mi?
Her geçici karar için aynı cevap verilemez.
MÖHUK’un genel tenfiz sistemi, yabancı hukuk davalarına ilişkin kesinleşmiş ilamları esas almaktadır. Bu nedenle yabancı ülkedeki geçici veya ihtiyati nitelikteki bir nafaka kararının MÖHUK kapsamında doğrudan tenfiz edilebilir olduğu varsayılmamalıdır.
Ancak Türkiye ile ilgili yabancı devlet arasında uygulanabilir milletlerarası sözleşme varsa farklı kurallar söz konusu olabilir.
Bu nedenle;
interim maintenance order, temporary support order, provisional maintenance
gibi kararlar dosya bazında ayrıca incelenmelidir.
Yabancı Nafaka Kararının Tenfiz Şartları Nelerdir?
MÖHUK m.54 uyarınca yabancı kararın Türkiye’de tenfiz edilebilmesi için bazı temel şartlar aranır.
Karşılıklılık bulunmalıdır
MÖHUK m.54/1-a uyarınca Türkiye ile kararın verildiği ülke arasında;
- karşılıklılık esasına dayanan bir uluslararası anlaşma,
- Türk kararlarının o ülkede tenfiz edilmesini mümkün kılan kanuni düzenleme veya
- fiilî karşılıklılık
bulunması gerekir. (mevzuat.wiki)
Bu şart tenfiz bakımından önemlidir.
Buna karşılık yalnızca yabancı kararın tanınması isteniyorsa MÖHUK m.58 uyarınca karşılıklılık şartı uygulanmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da tanıma ile tenfiz arasındaki bu ayrımı açık biçimde ortaya koymaktadır. (LEXPERA)
Dolayısıyla:
Boşanmanın tanınması mümkün
olmasına rağmen
aynı karardaki nafakanın tenfizi bakımından ayrıca karşılıklılık incelemesi
gerekebilir.
Ancak somut uyuşmazlığa özel bir milletlerarası nafaka sözleşmesi uygulanıyorsa öncelikle sözleşmenin hükümleri dikkate alınmalıdır.
Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konu olmamalıdır
Yabancı ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olması gerekir.
Nafaka kararlarında bu şart genel olarak somut uyuşmazlık ve yabancı mahkemenin yetki bağlantısı çerçevesinde değerlendirilir.
Ayrıca davalının itiraz etmesi hâlinde, yabancı mahkemenin uyuşmazlık veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde aşırı bir yetki kuralına dayanıp dayanmadığı da gündeme gelebilir. (mevzuat.wiki)
Karar Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır
Yabancı ülkedeki nafaka sisteminin Türk hukukundan farklı olması tek başına kamu düzenine aykırılık değildir.
Örneğin yabancı mahkemenin;
Türk mahkemesinden daha yüksek nafaka belirlemiş olması,
nafaka süresini farklı belirlemesi,
farklı hesaplama yöntemi kullanması
tek başına tenfiz talebinin reddini gerektirmez.
Tenfiz mahkemesi yabancı davanın esasını yeniden görmez.
Aranan husus, yabancı kararın Türkiye’de uygulanmasının Türk kamu düzenine açık bir aykırılık oluşturup oluşturmadığıdır. (mevzuat.wiki)
Savunma hakkı korunmuş olmalıdır
Borçlu yabancı ülkedeki davadan hiç haberdar edilmemiş olabilir.
MÖHUK m.54/1-ç kapsamında kendisine karşı tenfiz istenen kişinin yabancı mahkemeye usulüne uygun şekilde çağrılmamış, temsil edilmemiş veya hukuka aykırı biçimde gıyabında hüküm kurulmuş olması ve kişinin buna dayanarak itiraz etmesi tenfiz açısından önemlidir. (mevzuat.wiki)
Ancak:
“Ben yabancı ülkedeki duruşmaya katılmadım.”
demek tek başına yeterli değildir.
Kişiye dava usulüne uygun şekilde bildirilmiş ancak kendisi katılmamayı tercih etmiş olabilir.
Bu nedenle özellikle gıyabi kararlar bakımından;
- dava dilekçesinin tebliği,
- duruşma bildirimi,
- kararın tebliği,
- yabancı ülkedeki savunma süreci
ayrıca incelenmelidir.
Yabancı Mahkeme Nafaka Miktarını Çok Yüksek Belirlediyse Türk Mahkemesi Yeniden Hesaplar mı?
Tenfiz davası yeni bir nafaka davası değildir.
Türk mahkemesi kural olarak:
“Ben olsaydım aylık 3.000 euro değil 1.000 euro nafaka verirdim.”
diyerek yabancı kararın esasına girip yeni bir nafaka hesabı yapmaz.
Tenfiz mahkemesi yabancı kararın doğru veya adil olup olmadığını yeniden inceleyen bir temyiz mahkemesi değildir.
İnceleme MÖHUK’taki tenfiz şartlarıyla sınırlıdır.
Bununla birlikte yabancı nafaka kararının verilmesinden sonra tarafların ekonomik durumlarının değişmesi veya nafakanın değiştirilmesi için yeni koşullar oluşması ayrı bir hukuki uyuşmazlık oluşturabilir.
Bu durumda tenfiz ile nafakanın sonradan değiştirilmesi birbirine karıştırılmamalıdır.
Yabancı Boşanma Kararının Sadece Nafaka Kısmı Tenfiz Edilebilir mi?
Evet, yabancı kararın yalnızca belirli bir bölümü bakımından tenfiz talep edilmesi mümkün olabilir.
MÖHUK m.56, mahkemenin yabancı ilamın kısmen veya tamamen tenfizine karar verebileceğini düzenlemektedir. (Türkoğlu Avukatlık Ofisi)
Örneğin yabancı boşanma kararında;
- boşanma,
- velayet,
- çocukla kişisel ilişki,
- nafaka,
- mal paylaşımı
konusunda ayrı hükümler bulunabilir.
Türkiye’de yalnızca nafakanın tahsil edilmesi isteniyorsa kararın ilgili bölümünün tenfizi gündeme getirilebilir.
Özellikle boşanma kısmı daha önce 5490 sayılı Kanun m.27/A kapsamında nüfusa tescil edilmişse, uygulamada nafaka hükmünün ayrıca tenfiz edilmesi söz konusu olabilir.
Yabancı Nafaka Kararının Tenfizi Hangi Mahkemede İstenir?
MÖHUK m.51 genel olarak tenfiz kararlarında asliye mahkemelerini düzenlemekle birlikte, aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi bakımından özel görevli mahkeme aile mahkemesidir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4, aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizini aile mahkemelerinin görev alanında düzenlemektedir. (LEXPERA)
Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise ilgili asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakabilir.
Yetki bakımından MÖHUK m.51 uyarınca kural olarak kendisine karşı tenfiz istenen kişinin;
Türkiye’deki yerleşim yeri,
yoksa
sakin olduğu yer
mahkemesi dikkate alınır.
Türkiye’de bu yerlerden hiçbiri yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde tenfiz talep edilebilir. (LEXPERA)
Tenfiz Davasında Eski Eşin Türkiye’ye Gelmesi Gerekir mi?
Hayır.
Borçlunun Türkiye’ye gelmesi, tenfiz davasının açılması için zorunlu değildir.
Örneğin yabancı nafaka kararının borçlusu Almanya’da yaşıyor ancak Türkiye’de taşınmazı bulunuyor olabilir.
Türkiye’de tenfiz davası açılabilir ve karşı tarafa usulüne uygun tebligat yapılabilir.
Bununla birlikte yabancı ülkede yaşayan davalıya yapılacak tebligat süreci davanın süresini etkileyebilir.
Karşı tarafın Türkiye’de avukatı bulunuyorsa veya usulüne uygun şekilde davaya katılıyorsa süreç farklı ilerleyebilir.
Tenfiz Davası İçin Hangi Belgeler Gerekir?
MÖHUK m.53 bakımından temel belge grubu şunlardır:
- Yabancı mahkeme kararının usulüne uygun onaylanmış aslı veya mahkemece tasdik edilmiş örneği,
- Kararın kesinleştiğini gösteren resmî belge,
- Kararın onaylı Türkçe tercümesi,
- Kesinleşme belgesinin onaylı Türkçe tercümesi.
Bunlara somut dosyaya göre;
- apostil veya legalizasyon belgeleri,
- yabancı davadaki tebligat belgeleri,
- nafaka borcunun ödeme tablosu,
- yapılmış ödemelere ilişkin kayıtlar,
- tarafların kimlik ve adres bilgileri
eklenebilir. (mevzuat.wiki)
Özellikle birikmiş nafaka talep ediliyorsa hangi aylara ilişkin ne kadar borcun bulunduğunu gösteren hesap dökümünün hazırlanması önemlidir.
Tenfiz Kararı Alındıktan Sonra Ne Yapılır?
Türk mahkemesi yabancı nafaka kararının tenfizine karar verdiğinde, MÖHUK m.57 uyarınca tenfiz edilen yabancı ilam Türk mahkemesinden verilmiş bir ilam gibi icra edilir. (LEXPERA)
Bundan sonra somut dosyanın özelliklerine göre icra işlemleri gündeme gelebilir.
Borçlunun Türkiye’de;
- banka hesapları,
- maaşı,
- taşınmazları,
- araçları,
- şirketlerdeki hak ve alacakları,
- üçüncü kişilerde bulunan alacakları
bakımından cebri icra mekanizmaları değerlendirilebilir.
Bu nedenle tenfiz davasının pratik amacı yalnızca mahkemeden yeni bir karar almak değildir.
Asıl amaç yabancı nafaka hükmünü Türkiye’de cebren tahsil edilebilir bir ilama dönüştürmektir.
Birikmiş Nafakalar da Tahsil Edilebilir mi?
Yabancı karar kapsamında daha önce doğmuş ancak ödenmemiş nafaka taksitleri bulunabilir.
Örneğin karar;
1 Ocak 2024 tarihinden itibaren aylık 1.000 euro nafaka
ödenmesine ilişkin olsun.
Borçlu 18 ay boyunca hiç ödeme yapmamış olabilir.
Kararın kapsamına, kesinleşmesine, yabancı hukukta icra edilebilirliğine, yapılan ödemelere ve zamanaşımı gibi konulara göre birikmiş nafaka alacaklarının da Türkiye’de tahsili gündeme gelebilir.
Tenfiz başvurusunda bu nedenle;
hangi dönemlerin ödenmediği, hangi ödemelerin yapıldığı ve toplam birikmiş borcun ne olduğu
açıkça ortaya konulmalıdır.
Gelecek Aylara Ait Nafaka da İcra Edilebilir mi?
Yabancı karar süreklilik gösteren aylık nafaka yükümlülüğü içeriyorsa, kararın kapsamı ve icra edilebilirlik şartları çerçevesinde ilerleyen dönem nafaka taksitlerinin de değerlendirilmesi mümkündür.
Ancak her yabancı kararda hüküm şekli aynı değildir.
Bazı kararlar nafakayı belirli süre için, bazıları belirsiz süre için, bazıları ise belirli bir şart gerçekleşinceye kadar öngörür.
Bu nedenle;
“Tenfiz edildiğinde bütün gelecek nafakalar otomatik olarak aynı şekilde tahsil edilir.”
şeklinde her dosya bakımından geçerli bir genelleme yapılmamalıdır.
Kararın hüküm fıkrası dikkatle incelenmelidir.
Yabancı Para Üzerinden Nafaka Kararı Türkiye’de Tenfiz Edilebilir mi?
Yabancı mahkeme nafakayı;
- euro,
- ABD doları,
- İngiliz sterlini,
- İsviçre frangı
gibi yabancı para cinsinden belirlemiş olabilir.
Bu durum tek başına nafaka kararının Türkiye’de tenfizine engel oluşturmaz.
Ancak tenfizden sonraki icra talebinde;
- kararın hangi para birimi üzerinden kurulduğu,
- yabancı kararın faiz hükmü,
- birikmiş borcun nasıl hesaplandığı,
- yapılan kısmi ödemelerin nasıl mahsup edileceği
somut karar üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yabancı para nafaka dosyalarında kararın yalnızca tercümesi değil, hesap ve infaz biçimi de önemlidir.
Yabancı Nafaka Kararında Faiz Varsa Türkiye’de Talep Edilebilir mi?
Yabancı karar nafaka alacağına veya birikmiş borca faiz uygulanmasını öngörüyor olabilir.
Bu durumda kararın;
- faiz oranı,
- faizin başlangıç tarihi,
- hangi tutara uygulanacağı
hüküm fıkrasından açıkça belirlenmelidir.
Özellikle uluslararası nafaka başvurularında Türkiye, faiz yükümlülüğü varsa uygulanacak faiz oranı ve başlangıç tarihinin başvuru belgelerinde gösterilmesini isteyebileceğini HCCH kapsamında bildirmiştir. (HCCH)
Bu nedenle yabancı nafaka dosyasındaki faiz kalemi ayrıca incelenmeden toplam borç hesabı yapılmamalıdır.
2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi Nedir?
Yabancı nafaka kararlarında yalnızca MÖHUK hükümlerine bakmak yeterli değildir.
Türkiye, 23 Kasım 2007 tarihli Çocuk Nafakası ve Diğer Aile Nafaka Türlerinin Uluslararası Tahsiline İlişkin Lahey Sözleşmesi’ne taraftır.
Sözleşme Türkiye bakımından 1 Şubat 2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (HCCH)
2007 Lahey Sözleşmesi, sınır aşan nafaka alacaklarının daha etkin biçimde tahsil edilmesini amaçlayan merkezi makam sistemi kurmaktadır.
Bu kapsamda;
- nafaka kararının tanınması ve tenfizi,
- nafakanın tahsili,
- nafaka kararı alınmasına yardımcı olunması,
- borçlunun veya malvarlığının bulunmasına yönelik iş birliği
gibi mekanizmalar gündeme gelebilir.
Ancak Sözleşme yalnızca Sözleşmeye taraf devletler arasındaki işlemlerde uygulanabilir.
Bu nedenle yabancı karar geldiğinde ilk kontrol edilmesi gerekenlerden biri:
“Kararın verildiği ülke 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi’ne taraf mı ve Sözleşme iki ülke arasında yürürlükte mi?”
sorusudur.
HCCH’nin güncel statü tablosunda Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Fransa, Hollanda ve diğer birçok AB ülkesi ile Birleşik Krallık ve ABD gibi devletlerin de Sözleşmeyle bağlı olduğu görülmektedir. (HCCH)
2007 Lahey Sözleşmesi Sadece Çocuk Nafakasını mı Kapsar?
Sözleşmenin temel uygulama alanı çocuk nafakasıdır. Bununla birlikte devletlerin beyan ve çekincelerine bağlı olarak başka aile nafakaları bakımından da kapsam genişleyebilir.
Türkiye, Sözleşmenin uygulanmasını eğitimine devam eden 25 yaşını doldurmamış çocuklara genişlettiğini; ayrıca Sözleşmenin tamamının eş nafakaları, hayatını sürdüremeyen zihinsel veya bedensel engelli çocukların nafakaları ve bakıma muhtaç anne-baba nafakaları bakımından genişletilmesine yönelik beyanda bulunmuştur. (HCCH)
Ancak somut dosyada bu genişletilmiş kapsamın uygulanıp uygulanmayacağı, diğer taraf devletin Sözleşme kapsamı ve beyanları da incelenerek belirlenmelidir.
Bu nedenle özellikle eş nafakası söz konusu olduğunda yalnızca “iki ülke de 2007 Sözleşmesi’ne taraf” demekle yetinilmemelidir.
Türkiye’de Nafaka Konusunda Merkezi Makam Hangisidir?
Türkiye’de uluslararası nafaka işlemlerinde Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü bünyesindeki Nafaka Bürosu merkezi makam olarak görev yapmaktadır.
Adalet Bakanlığının güncel açıklamasına göre Nafaka Bürosu, yurt dışından gelen ve Türkiye’den yurt dışına yapılan nafaka başvurularını yürütmektedir. Gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılıkları aracılığıyla yabancı nafaka kararının tenfizi için dava açılması, icra yoluna başvurulması veya nafaka konusunda mahkemeye müracaat edilmesi gibi işlemler yapılabilmektedir. (Adalet Bakanlığı Genel Müdürlüğü)
Bu mekanizma özellikle:
nafaka alacaklısı başka ülkede, borçlu Türkiye’de
veya
alacaklı Türkiye’de, borçlu yabancı ülkede
olduğunda büyük önem taşır.
Yabancı Nafaka Alacaklısı Türkiye’de Borçludan Nasıl Tahsilat Yapabilir?
Örneğin Fransa’da yaşayan anne lehine çocuk için aylık 750 euro nafaka kararı verilmiştir.
Baba daha sonra Türkiye’ye taşınmış ve Türkiye’de çalışmaya başlamıştır.
Bu durumda dosyanın şartlarına göre iki ana yol gündeme gelebilir.
Birinci yol, uygulanabilir milletlerarası nafaka sözleşmesi kapsamında merkezi makam aracılığıyla işlem yürütülmesidir.
İkinci yol ise yabancı nafaka kararının Türkiye’de MÖHUK kapsamında tenfiz edilmesi ve sonrasında icraya konulmasıdır.
Hangi yolun daha uygun olduğu;
- kararın verildiği ülkeye,
- nafakanın türüne,
- uygulanabilir uluslararası sözleşmeye,
- borçlunun Türkiye’deki malvarlığına
göre belirlenmelidir.
Nafaka Borçlusu Türkiye’de Değilse Ne Olur?
Tersi durum da oldukça yaygındır.
Örneğin Türkiye’de verilen nafaka kararının borçlusu Almanya, Hollanda veya ABD’de yaşıyor olabilir.
Bu durumda konu yabancı kararın Türkiye’de tenfizinden ziyade Türk nafaka kararının yabancı ülkede tahsili hâline gelir.
Adalet Bakanlığı Nafaka Bürosu, Türkiye’den yabancı ülkelere yapılacak nafaka tahsil başvurularında da merkezi makam görevini yürütmektedir. Bakanlık, başvuru belgelerini ilgili yabancı devlet merkezi makamına gönderebilmekte ve uluslararası sözleşme mekanizmalarının kullanılmasını sağlamaktadır. (Adalet Bakanlığı Genel Müdürlüğü)
Borçlu “Nafakayı Zaten Ödedim” Diyebilir mi?
Evet.
MÖHUK m.55’e göre tenfiz istemine karşı taraf;
- tenfiz şartlarının bulunmadığını,
- yabancı mahkeme kararının tamamen veya kısmen yerine getirildiğini,
- kararın yerine getirilmesine engel yeni bir sebep ortaya çıktığını
ileri sürebilir. (Türkoğlu Avukatlık Ofisi)
Bu nedenle örneğin yabancı karar gereği 20.000 euro birikmiş nafaka iddia ediliyorsa borçlu:
“10.000 eurosunu banka havalesiyle ödedim.”
savunmasında bulunabilir.
Ödeme belgeleri mahkemece değerlendirilir.
Bu sebeple nafaka alacaklısı da tenfiz öncesinde birikmiş borç hesabını doğru hazırlamalıdır.
Yabancı Nafaka Kararına Karşı Türkiye’de Yeniden Kusur Tartışması Yapılabilir mi?
Kural olarak hayır.
Örneğin yabancı mahkeme eski eş lehine nafaka belirlemişse borçlu Türkiye’de:
“Boşanmada asıl kusurlu olan oydu.”
diyerek yabancı boşanma yargılamasını baştan tartışmaya açamaz.
Tenfiz mahkemesi yabancı mahkemenin yerine geçip yeni bir aile hukuku yargılaması yapmaz.
İnceleme MÖHUK’un belirlediği tenfiz şartları çerçevesindedir.
Ancak savunma hakkı ihlali, kamu düzeni veya kararın yerine getirilmiş olması gibi tenfize özgü itirazlar ileri sürülebilir.
Yabancı Nafaka Kararı Türkiye’de Tenfiz Edildikten Sonra Haciz Yapılabilir mi?
Tenfiz kararının ardından yabancı ilam Türk mahkemesi ilamı gibi icra edilebilir hâle gelir. (LEXPERA)
Somut dosyanın koşullarına göre borçlunun;
- banka hesaplarının,
- maaşının,
- taşınmazlarının,
- araçlarının,
- üçüncü kişilerdeki alacaklarının
haczi gündeme gelebilir.
Dolayısıyla nafaka alacaklısı açısından en önemli aşamalardan biri, tenfiz davasından önce borçlunun Türkiye’de gerçekten tahsil kabiliyeti bulunan malvarlığı olup olmadığının değerlendirilmesidir.
Yabancı Nafaka Kararının Tenfizinde En Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada özellikle şu hatalarla karşılaşılmaktadır:
Boşanmanın nüfusa işlenmesini nafakanın tenfizi sanmak
Nüfus tescili nafakaya Türkiye’de cebri icra kabiliyeti kazandırmaz.
Yalnızca boşanma kararının fotokopisini sunmak
MÖHUK m.53 usulüne uygun onaylanmış karar ve kesinleşme belgesi aramaktadır.
Kesinleşme belgesini almamak
Yabancı kararın kesinleşmiş olması tenfizin temel koşullarındandır.
Apostil veya tasdik işlemlerini eksik yapmak
Kararın verildiği ülkeye göre belge onay sistemi değişebilir.
Yabancı kararın tamamının tercüme edilmemesi
Nafakanın miktarı, süresi, başlangıç tarihi, faiz ve şartları bakımından hüküm fıkrasının tamamı önemlidir.
Birikmiş borcu yanlış hesaplamak
Yapılan ödemeler, değişiklik kararları ve endekslemeler dikkate alınmalıdır.
Uluslararası nafaka sözleşmesini kontrol etmeden yalnızca MÖHUK’a göre dava açmak
MÖHUK m.1/2, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmeleri saklı tutmaktadır. (LEXPERA)
Her nafaka türünün 2007 Lahey Sözleşmesi kapsamına girdiğini düşünmek
Çocuk nafakası, eş nafakası ve diğer aile nafakaları bakımından ilgili devletlerin beyanları ayrıca kontrol edilmelidir.
Yurt Dışı Nafaka Kararının Türkiye’de Tenfizi İçin Pratik Yol Haritası
Yabancı nafaka kararına ilişkin bir dosyada şu sıra izlenebilir:
1. Kararın verildiği ülke tespit edilir.
2. Nafakanın türü belirlenir: çocuk nafakası mı, eş nafakası mı?
3. Yabancı kararın nihai ve kesinleşmiş olup olmadığı kontrol edilir.
4. Kararın resmî onaylı örneği ve kesinleşme belgesi temin edilir.
5. Apostil veya ilgili ülkenin gerektirdiği legalizasyon işlemleri tamamlanır.
6. Kararın ve kesinleşme belgesinin Türkçe tercümeleri hazırlanır.
7. Türkiye ile kararın verildiği ülke arasında uygulanabilir milletlerarası nafaka sözleşmesi olup olmadığı kontrol edilir.
8. 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi uygulanıyorsa nafakanın Sözleşmenin kapsamına girip girmediği belirlenir.
9. Uluslararası sözleşme yolu kullanılmayacaksa MÖHUK m.50 ve devamındaki tenfiz şartları değerlendirilir.
10. Borçlunun Türkiye’deki adresi ve malvarlığı araştırılır.
11. Birikmiş nafaka ve yapılmış ödemeler hesaplanır.
12. Gerekiyorsa yabancı boşanmanın tanınmasıyla nafakanın tenfizi birlikte veya kararın ilgili bölümleri ayrı ayrı talep edilir.
13. Tenfiz kararından sonra icra işlemlerine geçilir.
Örnek 1: Almanya’da 1.500 Euro Nafakaya Karar Verildi
Alman mahkemesi tarafların boşanmasına ve eski eşe aylık 1.500 euro nafaka ödenmesine karar vermiştir.
Boşanma daha önce Türkiye’de nüfusa tescil edilmiştir.
Borçlu Türkiye’ye dönmüş ve İstanbul’da çalışmaya başlamıştır.
Bu durumda boşanmanın yeniden tanınmasına ihtiyaç olup olmadığı dosya kapsamında değerlendirilmekle birlikte, 1.500 euroluk nafaka hükmünün Türkiye’de cebri icrası için nafaka kararının tenfizi gündeme gelecektir.
Ayrıca Almanya ve Türkiye bakımından 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesinin uygulanabilir olup olmadığı ve nafakanın türünün Sözleşme kapsamına girip girmediği de kontrol edilmelidir. Almanya Sözleşmeyle AB üzerinden bağlıdır; Türkiye bakımından Sözleşme 1 Şubat 2017’den beri yürürlüktedir. (HCCH)
Örnek 2: ABD’de Child Support Kararı Var
ABD mahkemesi baba hakkında aylık 2.000 dolar child support kararı vermiştir.
Baba daha sonra Türkiye’ye taşınmıştır.
ABD ve Türkiye 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi’ne taraftır. ABD bakımından Sözleşme 1 Ocak 2017, Türkiye bakımından ise 1 Şubat 2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. (HCCH)
Bu nedenle doğrudan klasik MÖHUK davasına yönelmeden önce 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi ve merkezi makam mekanizması değerlendirilmelidir.
Örnek 3: Boşanma Nüfusa İşlenmiş Ancak Nafaka Tahsil Edilemiyor
Fransa’da boşanan eşlerin kararı 5490 sayılı Kanun kapsamında Türkiye’de aile kütüğüne tescil edilmiştir.
Fransız kararında ayrıca aylık 900 euro iştirak nafakası bulunmaktadır.
Nüfus müdürlüğündeki tescil yalnızca boşanmanın Türkiye’deki medeni hâl sonucunu sağlar.
Yönetmelik gereğince iştirak nafakası hükmü bu idari tescille uygulanabilir hâle gelmez; nafaka için ayrıca tanıma/tenfiz veya uygulanabilir milletlerarası nafaka mekanizması kullanılmalıdır.
Örnek 4: Nafaka Borçlusu “Ben Ödedim” Diyor
Hollanda mahkemesi aylık 1.000 euro nafakaya hükmetmiştir.
Alacaklı 24.000 euro birikmiş nafaka talep etmektedir.
Borçlu ise geçmiş iki yıl içerisinde toplam 9.000 euro ödediğini banka dekontlarıyla ileri sürmektedir.
MÖHUK m.55 kapsamında yabancı kararın kısmen veya tamamen yerine getirildiği savunması tenfiz yargılamasında ileri sürülebilir. Bu nedenle yalnızca yabancı karar değil, ödeme geçmişi de ayrıntılı olarak incelenmelidir. (LEXPERA)
Sonuç: Yurt Dışı Boşanma Kararındaki Nafaka Türkiye’de Nasıl Tahsil Edilir?
Yurt dışında verilen boşanma kararında nafakaya hükmedilmiş olması, nafaka kararının Türkiye’de kendiliğinden icra edilebilir olduğu anlamına gelmez.
Aynı şekilde yabancı boşanmanın 5490 sayılı Kanun kapsamında Türkiye’de nüfus kütüğüne tescil edilmiş olması da nafaka hükmünü otomatik biçimde icra edilebilir hâle getirmez. Nüfus tesciline ilişkin Yönetmelik, iştirak nafakası gibi hükümleri açıkça idari tescilin dışında bırakmakta ve bu hükümler için tanıma veya tenfiz yoluna başvurulabileceğini belirtmektedir.
Yabancı nafaka kararının Türkiye’de icra edilebilmesi bakımından öncelikle kararın kesinleşmiş olması ve gerekli belgelerin temin edilmesi gerekir. MÖHUK kapsamında hareket edilecekse karşılıklılık, kamu düzeni, yabancı mahkemenin yetkisi ve savunma hakkı gibi tenfiz şartları ayrıca incelenir. (mevzuat.wiki)
Bununla birlikte nafaka dosyalarında yalnızca MÖHUK’a bakılması yeterli değildir. Türkiye’nin taraf olduğu 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi başta olmak üzere uygulanabilecek milletlerarası sözleşmeler öncelikle kontrol edilmelidir. Türkiye bakımından 2007 Sözleşmesi 1 Şubat 2017’den beri yürürlüktedir ve Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü bünyesindeki Nafaka Bürosu uluslararası nafaka işlemlerinde merkezi makam olarak görev yapmaktadır. (HCCH)
Bu nedenle yabancı nafaka kararlarında doğru hukuki yol şu sorularla belirlenmelidir:
Karar hangi ülkede verildi? Nafakanın türü nedir? Karar kesinleşti mi? Borçlu Türkiye’de mi ve Türkiye’de malvarlığı var mı? Kararın verildiği ülke ile Türkiye arasında 2007 Lahey Nafaka Sözleşmesi veya başka bir nafaka sözleşmesi uygulanıyor mu? Yabancı karar daha önce kısmen yerine getirildi mi? Boşanma kısmı Türkiye’de zaten tanındı veya nüfusa tescil edildi mi?