Hukuk Makaleleri

Tahkimden Karar Geldi Ama Tazminat Beklediğiniz Gibi Çıkmadı: Sigorta Tahkim Kararına Nasıl İtiraz Edilir, Yargıtay’a Ne Zaman Gidilir?

Tahkimden Karar Geldi Ama Tazminat Beklediğiniz Gibi Çıkmadı: Sigorta Tahkim Kararına Nasıl İtiraz Edilir, Yargıtay’a Ne Zaman Gidilir?

Trafik kazası sonrasında araç değer kaybı, eksik hasar bedeli veya başka bir sigorta tazminatı için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurdunuz. Aracınızda 120.000 TL değer kaybı bulunduğunu düşünüyorsunuz ancak hakem yalnızca 45.000 TL’ye hükmetti. Ya da başvurunuz tamamen reddedildi. Bunun tam tersine sigorta şirketi de hakem tarafından hükmedilen tazminatın fazla olduğunu düşünüyor olabilir.

Bu durumda akla gelen ilk soru şudur:

“Sigorta Tahkim Komisyonunun verdiği karar kesin mi, yoksa bu karara karşı itiraz edebilir miyim?”

Sigorta Tahkim Komisyonunda verilen her karar kesin değildir. Uyuşmazlığın parasal miktarına ve kararın niteliğine göre önce İtiraz Hakem Heyetine, belirli büyüklükteki uyuşmazlıklarda ise daha sonra Yargıtaya başvurulması mümkündür.

Ancak sigorta tahkim sisteminin kanun yolu yapısı klasik mahkeme sisteminden farklıdır. İlk derece mahkemesi-istinaf-Yargıtay şeklindeki olağan sistem yerine sigorta tahkiminde genel olarak;

Uyuşmazlık Hakemi/Hakem Heyeti → İtiraz Hakem Heyeti → şartları varsa doğrudan Yargıtay

şeklinde özel bir sistem bulunmaktadır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 19.06.2020 tarihli, 2019/4 E., 2020/1 K. sayılı kararıyla da Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararlarına karşı başvurulacak yolun istinaf değil temyiz olduğu kabul edilmiştir. Başka bir ifadeyle gerekli parasal şartlar varsa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesi yapılmadan doğrudan Yargıtay incelemesi söz konusu olur.

Bu nedenle hakem kararı tebliğ edildiğinde yapılması gereken ilk işlem yalnızca kararın gerekçesini okumak değil; kararın hangi kanun yoluna tabi olduğunu ve sürenin hangi tarihte sona erdiğini derhâl tespit etmektir.

2026 Yılında Sigorta Tahkim Komisyonunda İtiraz ve Temyiz Sınırları Ne Kadar?

2026 yılında uygulanmakta olan güncel parasal sınırlar özellikle trafik kazalarından kaynaklanan araç değer kaybı ve hasar dosyaları bakımından büyük önem taşımaktadır.

Sigorta Tahkim Komisyonunun 22 Ocak 2026 tarihli duyurusuna göre;

35.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda Uyuşmazlık Hakemi veya Hakem Heyeti kararına karşı Komisyon nezdinde itiraz mümkündür.

383.000 TL’yi aşan uyuşmazlıklarda ise İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurulabilir.

Ayrıca 2026 yılında 122.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıkların en az üç kişilik hakem heyeti tarafından çözülmesi öngörülmektedir.

Burada özellikle “383.000 TL ve üzeri” ile “383.000 TL’yi aşan” ifadeleri birbirine karıştırılmamalıdır. Komisyonun güncel açıklamasında temyiz sınırı 383.000 TL’nin üzerindeki uyuşmazlıklar olarak belirtilmektedir.

Çok Önemli 2026 Değişikliği: Artık Karar Tarihine Değil Başvuru Tarihine Bakılıyor

Sigorta tahkiminde 2026 yılında önemli bir değişiklik yapılmıştır.

19 Mart 2026 tarihli düzenlemeden önce parasal sınırların uygulanmasında karar tarihinin esas alınması söz konusuyken, 19 Mart 2026 tarihinde yayımlanan düzenleme sonrasında bir kararın itiraza veya temyize tabi olup olmadığı belirlenirken Sigorta Tahkim Komisyonuna uyuşmazlık başvurusunun yapıldığı tarihte geçerli parasal sınırların dikkate alınacağı kabul edilmiştir.

Bu ayrım özellikle yıl geçişlerinde önemlidir.

Örneğin Sigorta Tahkim Komisyonuna önceki parasal sınırların geçerli olduğu bir tarihte başvuru yapılmış ancak karar 2026 yılında verilmiş olabilir. Böyle bir durumda yalnızca karar tarihindeki 35.000 TL ve 383.000 TL sınırlarına bakmak hatalı olabilir.

Doğru soru şudur:

“Sigorta Tahkim Komisyonuna ilk başvuru hangi tarihte yapıldı ve o tarihte itiraz ile temyiz sınırı ne kadardı?”

Bu nedenle eski tarihli dosyalarda kanun yolu değerlendirmesi yapılırken güncel rakamın doğrudan uygulanması yerine başvuru tarihi mutlaka kontrol edilmelidir.

35.000 TL’nin Altındaki Kararlar Kesin midir?

2026 yılı güncel sınırlarının uygulandığı bir dosyada uyuşmazlık miktarı 35.000 TL’nin altında ise hakem kararı kural olarak kesin niteliktedir.

Örneğin uyuşmazlık 25.000 TL ise ve hakem başvurunun reddine karar vermişse yalnızca kararın yanlış olduğu ileri sürülerek normal itiraz yoluna başvurulamaz.

Buna karşılık uyuşmazlık miktarı 35.000 TL veya daha fazla ise kararın ilgili tarafa bildirilmesinden itibaren 10 gün içerisinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz yoluna başvurulabilir.

Burada karar sonucunda hükmedilen miktar ile uyuşmazlık miktarı kavramlarının birbirine karıştırılmaması gerekir. Örneğin başvuru 100.000 TL üzerinden yapılmış ancak hakem sadece 20.000 TL kabul etmişse kanun yolu değerlendirmesinde sırf kabul edilen 20.000 TL’ye bakılarak kararın kesin olduğu sonucuna varılmamalıdır. Dosyanın talep ve uyuşmazlık değeri ayrıca incelenmelidir.

Hakem Kararına İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Sigorta tahkiminde itiraz süresi son derece kısadır:

10 gün.

Bu süre hakem kararının ilgili tarafa bildirilmesiyle başlar.

Sigorta Tahkim Komisyonunun resmi açıklamasına göre itirazın, hakem kararının ilgiliye bildiriminden itibaren en geç 10 gün içinde yapılması gerekir. Süresinde yapılmayan itirazlar değerlendirmeye alınmamaktadır. Her taraf bakımından süre kendi bildirim tarihine göre ayrı ayrı hesaplanır.

Bu nedenle kararın verildiği tarih ile kararın tarafınıza bildirildiği tarih birbirinden ayrılmalıdır.

Örneğin hakem kararı 3 Ağustos’ta verilmiş ancak başvuru sahibine 8 Ağustos’ta bildirilmişse kural olarak süre kararın yazıldığı 3 Ağustos’tan değil, bildirim tarihinden hareketle değerlendirilir.

“Kararı Geç Gördüm” Demek Süreyi Uzatır mı?

Kural olarak hayır.

Özellikle vekille takip edilen tahkim dosyalarında bildirim ve tebligat kayıtlarının düzenli şekilde kontrol edilmesi önemlidir.

Komisyon, posta yoluyla yapılan işlemlerde süre hesabında PTT kayıtlarını esas almaktadır. Kargo, kurye veya şahsen yapılan fiziki itirazlarda ise başvurunun süresi içerisinde Komisyona ulaşmasını sağlamak itiraz edenin sorumluluğundadır.

Bu nedenle 10 günlük süre içerisinde yalnızca dilekçenin hazırlanması değil, gerekli usul işlemlerinin de tamamlanması gerekir.

İtiraz Nasıl Yapılır?

Hakem kararına itiraz Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılır.

Elektronik başvuru imkânı bulunduğundan uygulamada itiraz işlemlerinin elektronik sistem üzerinden gerçekleştirilmesi mümkündür. Elektronik başvuruda sistem, girilen bilgiler üzerinden itiraz başvuru formunu otomatik olarak oluşturmaktadır.

Fiziki başvuruda ise Komisyon tarafından yayımlanan itiraz başvuru formunun doldurulması, imzalanması, gerekli ücretlerin yatırılması ve belgelerin süresi içerisinde Komisyona ulaştırılması gerekir.

İtiraz dilekçesinde yalnızca;

“Hakem kararına itiraz ediyoruz, karar hukuka aykırıdır.”

şeklinde genel bir ifade kullanılması yerine kararın hangi bölümünün neden hatalı olduğu mümkün olduğunca açık şekilde ortaya konulmalıdır.

Sigorta Tahkim İtiraz Dilekçesinde Neler Yazılmalıdır?

İtiraz dilekçesi ilk başvurunun tekrarından ibaret olmamalıdır.

Öncelikle hakem kararının gerekçesi analiz edilmelidir. Ardından hakemin hangi maddi veya hukuki noktada hataya düştüğü somutlaştırılmalıdır.

Örneğin araç değer kaybı dosyasında hakem;

aracın rayiç değerini yanlış belirlemiş,

geçmiş hasarı hatalı değerlendirmiş,

aynı bölgedeki eski hasarı gerekçe göstererek bütün değer kaybını reddetmiş,

kusur oranını yanlış uygulamış,

bilirkişi raporundaki açık hesap hatasını dikkate almamış,

sigorta şirketinin daha önce yaptığı ödemeyi iki defa mahsup etmiş,

faiz başlangıç tarihini yanlış belirlemiş

olabilir.

İtiraz dilekçesinde yapılması gereken, bu hataları kararın ilgili gerekçesiyle bağlantılı şekilde açıklamaktır.

Örneğin;

“Aracın önceki hasarının sağ arka kapıda olmasına rağmen başvuru konusu kazada ön panel, kaput ve sol çamurluk zarar görmüştür. Bilirkişi raporunda farklı hasar bölgeleri ayrıştırılmadan geçmiş hasar gerekçesiyle değer kaybının tamamen reddedilmesi teknik ve hukuki olarak hatalıdır.”

şeklinde somut bir itiraz, yalnızca “raporu kabul etmiyoruz” ifadesinden çok daha işlevseldir.

Bilirkişi Raporu Hatalıysa Hakem Kararına İtiraz Edilebilir mi?

Evet.

Sigorta tahkim dosyalarının önemli bir bölümünde karar bilirkişi raporuna dayanılarak verilmektedir.

Ancak bilirkişi raporu hakemi veya İtiraz Hakem Heyetini mutlak biçimde bağlayan bir belge değildir.

Özellikle;

değer kaybının yanlış hesaplanması, aracın kilometre veya modelinin yanlış alınması, önceki hasarların karıştırılması, hasarlı parçaların eksik değerlendirilmesi, kusur oranının yanlış uygulanması, ödeme mahsubunun hatalı yapılması veya raporun denetime elverişli olmaması

gibi durumlar itiraz dilekçesinde ayrıntılı şekilde ileri sürülebilir.

Burada kritik nokta, bilirkişi raporuna karşı ilk hakem yargılaması sırasında yapılan itirazların da dosyada korunmuş olmasıdır.

İlk Aşamada Bilirkişi Raporuna İtiraz Etmemiş Olmak Sorun Yaratır mı?

Dosyanın özelliklerine göre yaratabilir.

Bir bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve taraf rapordaki açık hesap veya teknik hatalara karşı hiçbir beyanda bulunmamışsa sonradan hakem kararına itiraz aşamasında ilk kez bazı teknik itirazların ileri sürülmesi tartışmaya yol açabilir.

Bu nedenle sigorta tahkiminde hakem kararına karşı başarılı itiraz stratejisinin aslında bilirkişi raporunun tebliğ edildiği anda başlaması gerekir.

Rapor incelenmeli, teknik hatalar açıkça gösterilmeli ve hakemin hatalı raporu esas alması ihtimaline karşı dosyada itiraz kaydı oluşturulmalıdır.

İtiraz Hakem Heyeti Kaç Kişiden Oluşur?

Usulüne uygun yapılan itiraz, Komisyon tarafından oluşturulan üç kişilik İtiraz Hakem Heyeti tarafından incelenmektedir.

Komisyonun güncel açıklamasına göre usul incelemesini geçen itiraz dosyası İtiraz Hakem Heyeti listesinden seçilen üç kişilik heyete tevdi edilir ve itirazın iki aylık yasal süre içerisinde karara bağlanması öngörülmektedir.

Dolayısıyla aynı dosya, ilk hakem kararından sonra farklı hakemlerden oluşan bir kurul tarafından tekrar hukuki denetime tabi tutulmaktadır.

İtiraz Hakem Heyeti İlk Hakem Kararını Değiştirebilir mi?

Evet.

İtiraz incelemesi sonucunda ilk kararın hukuka uygun olduğu değerlendirilirse itiraz reddedilebilir.

Buna karşılık itiraz haklı görülürse karar kaldırılabilir veya uyuşmazlık bakımından farklı bir sonuca ulaşılabilir.

Örneğin ilk hakem 20.000 TL değer kaybına hükmetmişken İtiraz Hakem Heyeti yapılan değerlendirmede gerçek zarar miktarının farklı olduğuna ulaşabilir.

Aynı şekilde sigorta şirketinin itirazı üzerine ilk hakem tarafından kabul edilen bir zarar kaleminin hukuken teminat kapsamında bulunmadığı sonucuna da ulaşılması mümkündür.

Bu nedenle itiraz yoluna başvururken kararın yalnızca “artırılma ihtimali” üzerinden düşünülmemesi, dosyanın bütünüyle ve karşı tarafın itiraz ihtimaliyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

İtiraz İçin Ücret Ödenir mi?

Evet.

Sigorta Tahkim Komisyonuna itiraz için ayrıca itiraz başvuru ücreti ve tebligat gideri ödenmektedir.

Komisyonun 2026 yılında yayımladığı güncel tarifeye göre 17.001-85.000 TL arasındaki uyuşmazlıklarda itiraz başvuru ücreti 1.750 TL; 85.001 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise uyuşmazlık tutarının %1,8’i olup belirlenen asgari tutarın altında olamamaktadır. Ayrıca 1 Ocak 2026 itibarıyla geçerli KEP adresi bildirenler için 75 TL, KEP adresi bulunmayanlar için 325 TL tebligat gideri öngörülmüştür. Bu ücretler dönemsel olarak değişebildiğinden başvuru tarihinde Komisyonun güncel tarifesi kontrol edilmelidir.

Usulüne veya süresine uygun olmayan itirazların Komisyon tarafından reddedilmesi hâlinde yatırılan itiraz ücretinin %90’ının iade edilmesi öngörülmektedir.

İtiraz Edilmesi Hakem Kararının İcrasını Durdurur mu?

Evet.

Sigorta tahkim sisteminin önemli özelliklerinden biri budur.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30/12 kapsamında usulüne uygun şekilde yapılan itiraz, hakem kararının kesinleşmesini önlediği gibi kararın icrasını da durdurur. Sigorta Tahkim Komisyonunun güncel açıklamasında bu husus açıkça belirtilmektedir.

Örneğin hakem sigorta şirketinin 150.000 TL ödemesine karar vermiş ve sigorta şirketi süresinde karara itiraz etmişse, İtiraz Hakem Heyetinin incelemesi tamamlanıncaya kadar ilk hakem kararının icrası konusunda bu özel düzenleme dikkate alınacaktır.

Bu nokta tahkim kararını ilamlı icraya koymayı planlayan hak sahibi bakımından son derece önemlidir.

Sigorta Şirketi İtiraz Etmezse Hakem Kararı Kesinleşir mi?

Kanun yolu açık olan bir karar bakımından 10 günlük süre içerisinde itiraz edilmemesi durumunda karar kesinleşir.

Dolayısıyla 100.000 TL’lik bir uyuşmazlıkta sigorta şirketi veya başvuru sahibi karar kendisine bildirildikten sonra 10 günlük süre içerisinde itiraz etmezse daha sonra;

“Kararı beğenmedim, tekrar tahkime başvurayım.”

veya

“Aynı konuyu mahkemeye götüreyim.”

şeklinde yeni bir uyuşmazlık başlatılması kural olarak mümkün değildir.

Tahkim kararlarının kesin hüküm etkisi bulunmaktadır.

Kesinleşen Sigorta Tahkim Kararına Karşı Yeniden Dava Açılabilir mi?

Kural olarak hayır.

Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulup uyuşmazlık hakkında kesin nitelikte bir hakem kararı verildikten sonra aynı uyuşmazlığın yeniden genel mahkemede dava konusu yapılması mümkün değildir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/3175 E., 2018/8099 K. sayılı kararına konu uyuşmazlıkta da Sigorta Tahkim Komisyonu hakem kararına karşı genel tahkim hükümlerine dayanılarak ayrıca iptal davası açılması kabul edilmemiş; Sigortacılık Kanunu’nun özel kanun niteliğinde olduğu ve Komisyon kararlarının Kanun’daki özel kanun yolu sistemine tabi olduğu benimsenmiştir.

Bu nedenle sigorta tahkim kararına karşı doğru kanun yolunun zamanında kullanılması kritik önemdedir.

Sigorta Tahkim Kararına Karşı “İptal Davası” Açılabilir mi?

Sigortacılık tahkimi ile HMK’da düzenlenen genel tahkim sistemi birbirine karıştırılmamalıdır.

HMK m.439 genel tahkim kararları bakımından iptal davası düzenlemektedir. Ancak Sigorta Tahkim Komisyonu 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile oluşturulmuş özel bir tahkim mekanizmasıdır.

Yargıtay uygulamasında da Sigortacılık Kanunu’nun özel kanun niteliğinde olduğu ve sigorta tahkim kararları bakımından Kanun’un kendi itiraz ve temyiz sisteminin uygulanacağı kabul edilmektedir.

Dolayısıyla normal sigorta tahkim kararına karşı;

“İtiraz süresini kaçırdım, şimdi HMK m.439’a göre iptal davası açarım.”

şeklindeki yaklaşım kural olarak sonuç doğurmaz.

İtiraz Hakem Heyeti Kararına Karşı İstinafa Gidilebilir mi?

Hayır.

Bu konu geçmişte tartışılmış olmakla birlikte Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 19.06.2020 tarihli, 2019/4 E., 2020/1 K. sayılı kararıyla açıklığa kavuşturulmuştur.

İtiraz Hakem Heyeti kararları bakımından şartları mevcutsa başvurulacak üst kanun yolu istinaf değil, doğrudan temyizdir.

Yargıtay bu sistemi özel kanundan kaynaklanan ve klasik istinaf aşamasını atlayan özel bir kanun yolu sistemi olarak değerlendirmiştir.

Dolayısıyla kanun yolunun sıralaması;

Uyuşmazlık Hakemi → İtiraz Hakem Heyeti → Yargıtay

şeklindedir.

İtiraz Hakem Heyeti Kararı Hangi Durumda Temyiz Edilebilir?

2026 yılı güncel parasal sınırlarının uygulanacağı uyuşmazlıklarda 383.000 TL’yi aşan uyuşmazlıklar hakkında İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararlar Yargıtayda temyiz edilebilir.

Örneğin Sigorta Tahkim Komisyonuna 500.000 TL değer kaybı veya bedensel zarar tazminatı için başvurulmuş olsun.

İlk Hakem Heyeti 300.000 TL tazminata hükmetsin.

Taraflardan biri karara itiraz etsin ve İtiraz Hakem Heyeti karar versin.

Uyuşmazlık değeri temyiz sınırını aşıyorsa şartları çerçevesinde İtiraz Hakem Heyeti kararının Yargıtay incelemesine götürülmesi mümkündür.

Buna karşılık 100.000 TL’lik bir uyuşmazlıkta ilk hakem kararına itiraz edilebilir ancak İtiraz Hakem Heyetinin kararı, olağan parasal sınır sistemi bakımından kural olarak kesin olacaktır.

Temyiz Süresi Ne Kadardır?

Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararlarının temyizinde özel kanun ile usul kanunu hükümleri birlikte değerlendirilir.

HMK m.361’de temyiz edilebilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yoluna başvurulması öngörülmektedir.

Ancak tahkim dosyalarında kanun yolu süresi geçirilmesinin telafisi son derece güç olduğundan, somut kararın kanun yolu açıklaması, bildirim şekli ve dosyanın tarihsel mevzuatı mutlaka birlikte kontrol edilmelidir.

Yargıtay Temyizde Dosyayı Baştan mı İnceler?

Yargıtay incelemesi yeni bir ilk derece yargılaması değildir.

Temyiz esas itibarıyla kararın hukuka uygunluğunun denetlenmesine yöneliktir.

Bu nedenle temyiz dilekçesinde yalnızca;

“Karar hakkaniyete aykırıdır.”

veya

“Daha fazla tazminat verilmeliydi.”

denilmesi yeterli bir hukuki temyiz stratejisi oluşturmaz.

Örneğin;

yanlış hukuk kuralının uygulanması, eksik inceleme, çelişkili bilirkişi raporunun hükme esas alınması, kusur oranının hukuka aykırı değerlendirilmesi, gerçek zarar yönteminin uygulanmaması, zamanaşımının yanlış değerlendirilmesi veya taleple bağlılık ilkesinin ihlal edilmesi

gibi hukuki hataların somut şekilde ortaya konulması gerekir.

Parasal Sınırın Altında Olsa Bile Temyiz Mümkün Olan Hâller Var mı?

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30/12 bazı ağır usul aykırılıkları bakımından özel bir düzenleme içermektedir.

Kanunda;

tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmesi,

talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmesi,

hakemlerin yetkileri dışında kalan bir konuda karar vermesi

ve hakemlerin tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi

hâllerinde her hâlükârda temyiz yolunun açık olduğu düzenlenmiştir. Kanun metnindeki bu özel düzenleme Yargıtay kararlarında da aktarılmaktadır.

Ancak bu istisnai temyiz nedenlerinin somut dosyada hangi karar aşamasında ve hangi usulle ileri sürüleceği teknik bir meseledir. Özellikle parasal sınırın altında kalan veya ilk hakem kararı seviyesinde kesin görünen dosyalarda doğrudan kanun yolu stratejisi somut dosyaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.

“Hakem Talep Etmediğim Bir Şeye Karar Verdi” Ne Anlama Gelir?

Örneğin başvuru sahibi yalnızca 80.000 TL araç değer kaybı talep etmiş ancak hakem tarafların talebi bulunmadığı hâlde bağımsız başka bir zarar kalemi hakkında hüküm kurmuşsa taleple bağlılık ilkesi bakımından sorun ortaya çıkabilir.

Benzer şekilde başvuru sahibi değer kaybı ve faiz talep etmiş ancak hakem başvuruda açıkça ileri sürülen bir talep hakkında hiçbir olumlu veya olumsuz hüküm kurmamışsa eksik karar problemi gündeme gelebilir.

Kanunun her hâlükârda temyize ilişkin özel düzenlemesinin arkasında da bu tür ağır tahkim yetkisi ve karar sınırı ihlalleri bulunmaktadır.

Tahkim Süresi Geçtikten Sonra Karar Verilirse Ne Olur?

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca uyuşmazlık hakemlerinin dosyanın kendilerine tevdiinden itibaren kural olarak dört aylık süre içerisinde karar vermeleri öngörülmektedir. Tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle bu sürenin uzatılması mümkündür. Sigorta Tahkim Komisyonu da hakemlerin en geç dört ay içerisinde karar vermek zorunda olduğunu belirtmektedir.

Tahkim süresi geçtikten sonra hukuken geçerli bir uzatma bulunmaksızın karar verilmesi, Kanun’da ayrıca “her hâlükârda temyiz” kapsamında sayılan özel sebeplerden biridir.

Temyiz Başvurusu Kararın İcrasını Otomatik Olarak Durdurur mu?

Burada itiraz ve temyiz birbirinden ayrılmalıdır.

Uyuşmazlık Hakemi kararına yapılan itirazın icrayı durduracağı Sigortacılık Kanunu’nda özel olarak düzenlenmiştir.

Buna karşılık genel usul kuralı bakımından temyiz başvurusu tek başına kararın icrasını otomatik olarak durdurmaz. HMK m.367, temyizin kararın icrasını durdurmayacağını; şartları varsa İcra ve İflas Kanunu m.36 kapsamındaki icranın geri bırakılması mekanizmasının ayrıca değerlendirileceğini düzenlemektedir.

Dolayısıyla İtiraz Hakem Heyeti kararı Yargıtaya götürülürken;

“Temyiz ettim, artık hiçbir icra işlemi yapılamaz.”

şeklinde otomatik bir kabul doğru değildir.

İtiraz Sonucunda Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücreti de Değişebilir mi?

Evet.

Asıl tazminat miktarının değişmesi hâlinde yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin yeniden değerlendirilmesi de gündeme gelebilir.

Ayrıca ilk hakem kararında yalnızca vekâlet ücretinin veya yargılama giderinin yanlış hesaplandığı düşünülüyorsa bu hususlar da kanun yolu denetiminin konusu yapılabilir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30/17’de talebi kısmen veya tamamen reddedilenler aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin özel düzenleme bulunduğundan, tahkim kararındaki vekâlet ücreti hesabı normal mahkeme kararlarından farklı özellik gösterebilir.

Bu nedenle özellikle kısmi kabul-kısmi ret kararlarında yalnızca ana tazminat miktarı değil kararın vekâlet ücreti bölümü de incelenmelidir.

Kararda Sadece Hesap veya Yazım Hatası Varsa Mutlaka İtiraz Etmek Gerekir mi?

Her maddi hata gerçek anlamda kanun yolu uyuşmazlığı oluşturmaz.

Örneğin hakem kararının gerekçesinde 75.000 TL yazmasına rağmen sonuç kısmında sehven 7.500 TL yazılmış veya faiz başlangıç tarihi açık bir yazım hatası nedeniyle yanlış gösterilmiş olabilir.

Genel tahkim hükümlerinde HMK m.437; hakem kararındaki hesap, yazı ve benzeri maddi hataların düzeltilmesi, kararın tavzihi ve bazı durumlarda tamamlayıcı karar verilmesine ilişkin mekanizmalar öngörmektedir.

Ancak maddi hata düzeltme veya tavzih başvurusu ile 10 günlük sigorta tahkim itiraz süresinin birbirine karıştırılmaması gerekir. Kanun yolu hakkının kaybedilmemesi bakımından kararın niteliği ve süreler birlikte değerlendirilmelidir.

Kesin Hakem Kararına Karşı Yargılamanın İadesi Mümkün müdür?

Olağan itiraz ve temyiz yolları dışında, kesinleşmiş hakem kararları bakımından çok istisnai koşullarda yargılamanın iadesi/yargılamanın yenilenmesi hükümleri gündeme gelebilir.

Bu yol;

“Hakem kararı yanlış çıktı, dosyayı bir kez daha inceletelim.”

şeklinde kullanılabilecek ikinci bir itiraz yolu değildir.

Sahte belge kullanılması, karar üzerinde etkili hileli davranışlar veya HMK’da sınırlı şekilde düzenlenen olağanüstü sebepler gibi istisnai koşulların bulunması gerekir.

Bu nedenle yargılamanın iadesi, normal 10 günlük itiraz veya temyiz süresini kaçıran herkesin kullanabileceği alternatif bir yol olarak değerlendirilmemelidir.

Günlük Hayattan Örnek 1: 25.000 TL’lik Değer Kaybı Başvurusu Reddedildi

2026 yılı güncel parasal sınırlarının uygulandığı bir dosyada araç sahibi 25.000 TL değer kaybı talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuş ve hakem talebi tamamen reddetmiş olsun.

Uyuşmazlık 35.000 TL’lik normal itiraz sınırının altında kaldığından karar kural olarak kesin olacaktır.

Araç sahibinin sırf kararın yanlış olduğunu düşünmesi normal itiraz yolunu açmaz.

Ancak Kanun’da düzenlenen ağır ve istisnai temyiz sebeplerinden birinin bulunup bulunmadığı ayrı bir hukuki değerlendirme konusu olabilir.

Günlük Hayattan Örnek 2: 100.000 TL İstediniz, Hakem 30.000 TL Verdi

Araç sahibinin gerçek değer kaybının 100.000 TL olduğunu ileri sürdüğünü düşünelim.

Hakem yapılan inceleme sonucunda sadece 30.000 TL’ye hükmetmiş olsun.

Uyuşmazlığın parasal değeri itiraz sınırının üzerinde olduğundan, kararın bildiriminden itibaren 10 gün içerisinde İtiraz Hakem Heyetine başvuru yapılabilir.

İtiraz dilekçesinde;

aracın gerçek rayiç değerinin neden yanlış belirlendiği,

bilirkişi raporundaki hata,

hasar gören parçaların niteliği,

önceki hasarların yanlış değerlendirilip değerlendirilmediği

somut şekilde açıklanmalıdır.

Uyuşmazlık 383.000 TL’nin altında bulunduğundan, İtiraz Hakem Heyetinin vereceği karar olağan parasal sınırlar bakımından kural olarak kesin olacaktır.

Günlük Hayattan Örnek 3: 500.000 TL’lik Tazminat Dosyası

Bir trafik kazasında 500.000 TL tazminat talebi bulunduğunu varsayalım.

İlk Hakem Heyeti 300.000 TL’ye hükmetsin.

Başvuru sahibi daha yüksek tazminat talep ettiği için, sigorta şirketi ise 300.000 TL’nin fazla olduğunu düşündüğü için karara itiraz edebilir.

İtiraz Hakem Heyeti kararını verdikten sonra uyuşmazlık 2026 yılı temyiz sınırı olan 383.000 TL’yi aştığından şartları çerçevesinde karar doğrudan Yargıtayda temyiz edilebilir.

Arada Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvurusu yapılmaz. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 2019/4 E., 2020/1 K. sayılı kararı da bu sistemi açık biçimde kabul etmektedir.

Günlük Hayattan Örnek 4: Sigorta Şirketi Hakem Kararına İtiraz Etti

Araç sahibi tahkimde 120.000 TL değer kaybı kazanmış olsun.

Sigorta şirketi 10 günlük süre içerisinde;

“Bilirkişi önceki hasarları dikkate almadı ve değer kaybı yanlış hesaplandı.”

gerekçesiyle karara itiraz etmiş olsun.

Bu durumda;

“Ben zaten tahkimde kazandım, sigorta şirketi parayı hemen ödemek zorunda.”

şeklinde düşünmek doğru değildir.

Usulüne uygun itiraz, ilk hakem kararının icrasını durdurmaktadır.

Dosya üç kişilik İtiraz Hakem Heyeti tarafından tekrar değerlendirilecektir.

Günlük Hayattan Örnek 5: İtiraz Süresi Unutuldu

Başvuru sahibine hakem kararı 1 Ağustos’ta bildirilmiş ve karar itiraza açık olmasına rağmen herhangi bir işlem yapılmamış olsun.

10 günlük kanuni süre geçirildikten sonra yalnızca;

“Avukatım dosyayı kontrol etmedi.”

veya

“Kararın yanlış olduğunu sonradan fark ettim.”

denilerek normal itiraz sürecinin yeniden başlatılması mümkün değildir.

Bu nedenle sigorta tahkim dosyalarında hakem kararının bildirim tarihi, en az kararın içeriği kadar önemlidir.

Hakem Kararına İtiraz Ederken En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

Uygulamada en ciddi hata 10 günlük sürenin kaçırılmasıdır.

Bunun yanında uyuşmazlık değerinin yanlış belirlenmesi, 2026 yılında değişen başvuru tarihi esasının gözden kaçırılması, itiraz dilekçesinin ilk başvuru dilekçesinin aynısı olarak sunulması, bilirkişi raporundaki teknik hataların somutlaştırılmaması, kusur ve ödeme mahsuplarının kontrol edilmemesi ve itiraz ücretinin doğru yatırılmaması da dosyanın sonucunu etkileyebilir.

Özellikle 19 Mart 2026 tarihli değişiklikten sonra;

“Karar bugün verildi, bugünkü parasal sınırı uygularım.”

şeklindeki otomatik yaklaşım doğru değildir. İtiraz ve temyiz sınırının belirlenmesinde uyuşmazlık başvurusunun yapıldığı tarihteki parasal sınır dikkate alınmaktadır.

Hakem Kararı Geldiğinde İlk Olarak Neler Kontrol Edilmelidir?

Hakem kararı alındığında aynı anda birkaç husus değerlendirilmelidir:

  • Kararın başvuru sahibine veya vekiline hangi tarihte bildirildiği,
  • uyuşmazlık miktarının ne olduğu,
  • başvuru tarihine göre hangi itiraz ve temyiz sınırının uygulanacağı,
  • kabul ve ret edilen miktarların doğru hesaplanıp hesaplanmadığı,
  • bilirkişi raporuna yapılan itirazların kararda karşılanıp karşılanmadığı,
  • faiz başlangıç tarihi ve faiz türünün doğru olup olmadığı,
  • kusur oranının doğru uygulanıp uygulanmadığı,
  • önceki sigorta ödemelerinin doğru mahsup edilip edilmediği,
  • yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı,
  • kararda hüküm altına alınmamış bir talep bulunup bulunmadığı

kontrol edilmelidir.

Bu ilk inceleme sonucunda itiraz dilekçesinin yalnızca genel hukuki açıklamalardan değil, kararın somut hatalarına yönelik maddelerden oluşması gerekir.

Sigorta Tahkiminde İtiraz Dilekçesi Nasıl Daha Güçlü Hazırlanır?

Araç değer kaybı uyuşmazlığı örneğinden hareket edilirse dilekçede yalnızca;

“Değer kaybı düşük hesaplanmıştır.”

denilmemelidir.

Bunun yerine;

“Bilirkişi, aracın kaza öncesi rayiç değerini 1.200.000 TL olarak kabul etmiş ancak dosyaya sunduğumuz aynı model yılı, kilometre ve donanımdaki beş emsal araç 1.450.000-1.550.000 TL aralığındadır. Raporda emsallerimizin neden dikkate alınmadığı açıklanmamıştır.”

şeklinde denetlenebilir bir itiraz ortaya konulmalıdır.

Benzer şekilde;

“Geçmiş hasar gerekçesiyle değer kaybı sıfır kabul edilmiştir ancak eski kazadaki hasar sağ arka kapıda, yeni kazadaki hasar ise kaput, ön panel ve sol ön çamurluktadır.”

şeklindeki teknik ayrım itirazın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Bu nedenle başarılı tahkim itirazı, uzun dilekçeden ziyade kararın zayıf noktasını doğru tespit eden dilekçedir.

Sonuç: Sigorta Tahkim Kararı Geldiyse Ne Yapılmalıdır?

Sigorta Tahkim Komisyonundan karar alınması uyuşmazlığın her durumda tamamen sona erdiği anlamına gelmez.

2026 yılı güncel düzenlemelerine göre, uygulanacak parasal sınırların bu tarih bakımından geçerli olduğu dosyalarda 35.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem kararına karşı 10 gün içerisinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz edilebilir.

İtiraz, üç kişiden oluşan İtiraz Hakem Heyeti tarafından incelenir ve iki aylık yasal süre içinde sonuçlandırılması öngörülür. Usulüne uygun itiraz ilk hakem kararının icrasını durdurur.

383.000 TL’yi aşan uyuşmazlıklarda ise İtiraz Hakem Heyetinin kararına karşı Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurulabilir.

Bu aşamada istinaf yolu bulunmamaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 19.06.2020 tarihli, 2019/4 E., 2020/1 K. sayılı kararı uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararlarının kanun yolu denetimi şartları mevcutsa doğrudan Yargıtay tarafından yapılmaktadır.

Ayrıca 19 Mart 2026 tarihinde yürürlüğe giren önemli değişiklik nedeniyle bir kararın itiraz veya temyize tabi olup olmadığı belirlenirken artık karar tarihindeki değil, Sigorta Tahkim Komisyonuna uyuşmazlık başvurusunun yapıldığı tarihte geçerli parasal sınırlar dikkate alınmaktadır.

Bu nedenle hakem kararı geldiğinde yalnızca;

“Ne kadar tazminat kazandım?”

sorusuna bakılmamalıdır.

Asıl sorular şunlar olmalıdır:

Karar doğru mu? Bilirkişi hesabı denetlenebilir mi? Kusur ve faiz doğru uygulanmış mı? Talebimin tamamı hakkında karar verilmiş mi? Karara itiraz hakkım var mı ve 10 günlük sürem hangi gün sona eriyor?

Özellikle araç değer kaybı, eksik hasar bedeli ve yüksek tutarlı bedensel zarar dosyalarında hakem kararındaki küçük bir hesaplama veya hukuki değerlendirme hatası önemli miktarda tazminat farkına neden olabilir.

Bu nedenle Sigorta Tahkim Komisyonu kararı tebliğ edildiğinde yapılması gereken en önemli işlem, kararı kanun yolu süresi dolmadan teknik ve hukuki yönden ayrıntılı biçimde incelemek ve gerekiyorsa gerekçeli bir itiraz başvurusu yapmaktır.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri