Sigorta Tahkiminde Bilirkişi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?
Sigorta Tahkiminde Bilirkişi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?
Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurularda uyuşmazlığın çözümü çoğu zaman teknik bir incelemeye bağlıdır. Trafik kazalarında araç değer kaybı, hasar bedeli, kusur oranı, makul onarım süresi, pert ve sovtaj bedeli, bedensel zararlarda ise maluliyet ve aktüerya hesapları gibi konularda hakem tarafından bilirkişi incelemesine başvurulabilmektedir.
Bilirkişi raporu dosyanın sonucunu önemli ölçüde etkileyebilmekle birlikte, bilirkişinin yaptığı hesaplama veya teknik değerlendirme kesin ve değiştirilemez değildir. Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği uyarınca bilirkişi raporu hakem tarafından diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilir. Aynı Yönetmelik raporun gerekçeli, açık ve denetime elverişli olmasını; inceleme yöntemi, bilimsel ve teknik dayanaklar ile gerekçeli sonucun raporda gösterilmesini zorunlu tutmaktadır.
Dolayısıyla sigorta tahkiminde bilirkişi raporu hatalı, eksik veya yetersiz ise rapora itiraz edilmesi mümkündür.
Ancak etkili bir itiraz:
“Bilirkişi raporunu kabul etmiyoruz.”
şeklindeki birkaç cümlelik genel bir beyan değildir.
Başarılı bir bilirkişi raporu itirazının; rapordaki hatayı göstermesi, hatanın tazminat hesabını nasıl değiştirdiğini açıklaması, doğru teknik yöntemi ortaya koyması ve mümkünse karşı delillerle desteklenmesi gerekir.
Özellikle Sigorta Tahkim Komisyonunun hızlı işleyen yapısı nedeniyle bilirkişi raporu tebliğ edildiğinde itirazın geciktirilmemesi son derece önemlidir.
Sigorta Tahkiminde Bilirkişinin Görevi Nedir?
Bilirkişinin görevi uyuşmazlığın hukuki sonucuna karar vermek değildir.
Bilirkişi yalnızca çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren konularda hakeme yardımcı olur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 5. maddesine göre bilirkişi görevini bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirmelidir. Aynı düzenlemeye göre bilirkişi, uzmanlık alanı dışındaki konularda açıklama yapamaz ve hukuki nitelendirme veya hukuki değerlendirmede bulunamaz.
Bu ayrım bilirkişi raporuna itiraz bakımından çok önemlidir.
Örneğin bilirkişi;
“Davacının talep hakkı bulunmamaktadır.”
“Sigorta şirketinin temerrüdü oluşmamıştır.”
“Talep zamanaşımına uğramıştır.”
“Sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmamaktadır.”
şeklinde hukuki sonuçlara ulaşmamalıdır.
Bunlar bilirkişinin değil, uyuşmazlığı çözen hakemin değerlendirmesi gereken konulardır.
Bilirkişi örneğin;
“Aracın kaza öncesi rayiç değeri 1.500.000 TL’dir.”
“Aracın onarım sonrası piyasa değeri 1.380.000 TL’dir.”
“Teknik olarak makul onarım süresi 12 gündür.”
“Hasarlı parçanın değiştirilmesi gerekir.”
“Tarafların araç hareketleri dikkate alındığında teknik açıdan kusur dağılımı şu şekildedir.”
gibi kendi uzmanlık alanıyla ilgili teknik tespitlerde bulunabilir.
Dolayısıyla raporda hukuki değerlendirme yapılması, başlı başına önemli bir itiraz sebebi oluşturabilir.
Bilirkişi Raporu Hakemi Bağlar mı?
Hayır.
Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 28. maddesi uyarınca bilirkişi raporu, hakem tarafından diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilir. Hakem bilirkişinin ulaştığı sonucu otomatik olarak kabul etmek zorunda değildir.
Bu nedenle;
“Bilirkişi böyle hesapladı, artık yapılabilecek bir şey yok.”
şeklindeki düşünce doğru değildir.
Ancak uygulamada teknik uyuşmazlıkların önemli bölümü bilirkişi raporları üzerinden çözüldüğünden rapordaki bir hesap veya yöntem hatasının zamanında ortaya konulmaması dosyanın sonucunu ciddi şekilde etkileyebilir.
Bilirkişi raporuna itirazın temel amacı da hakeme;
“Bu rapor mevcut hâliyle hükme esas alınmaya elverişli değildir ve şu teknik nedenlerle düzeltilmesi gerekir.”
sonucunu gösterebilmektir.
Bilirkişi Raporu Nasıl Olmalıdır?
Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 27. maddesinde bilirkişi raporunun taşıması gereken özellikler ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.
Raporun öncelikle:
gerekçeli, açık ve denetime elverişli
olması gerekir.
Bunun yanında raporda incelemenin konusu, maddi unsurlar, kullanılan inceleme yöntemi, bilimsel ve teknik dayanaklar ile gerekçeli sonuç bulunmalıdır. Bilirkişi incelemesine esas olan fotoğraf, tablo, kroki ve benzeri belgeler de gerektiğinde rapora eklenmelidir.
Bu düzenleme bilirkişi raporuna itiraz hazırlanırken adeta bir kontrol listesi gibi kullanılabilir.
Örneğin raporda;
“Araç değer kaybı 45.000 TL’dir.”
denilmiş ancak;
aracın kaza öncesi değeri açıklanmamış,
onarım sonrası değeri gösterilmemiş,
hangi emsal araçların incelendiği belirtilmemiş,
aracın kilometresi değerlendirilmemiş,
geçmiş hasarlar araştırılmamış,
hasarlı parçaların değer kaybına etkisi açıklanmamışsa,
raporun yalnızca sonuç rakamı içermesi nedeniyle denetime elverişsiz olduğu ileri sürülebilir.
Sigorta Tahkiminde Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi Ne Kadardır?
Burada iki farklı “itiraz” kavramı birbirinden ayrılmalıdır.
Birincisi bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz, ikincisi ise yargılamanın sonunda verilen hakem kararına karşı itirazdır.
Bunlar aynı şey değildir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda hüküm bulunmayan konularda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin sigorta tahkiminde kıyasen uygulanması söz konusudur. HMK m.281’de ise tarafların bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde rapordaki eksikliklerin tamamlatılmasını, belirsizliklerin açıklattırılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
Bununla birlikte Sigorta Tahkim Komisyonu uygulamasında hakem, bilirkişi raporunu taraflara gönderirken dosyanın hızlı sonuçlandırılması amacıyla rapora karşı beyanda bulunulması için ayrıca süre gösterebilmektedir. Komisyonun yayımladığı hakem kararlarında da bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği ve tarafların “belirtilen süre” içerisinde rapora karşı görüş veya itiraz sundukları görülmektedir.
Bu nedenle uygulamada en güvenli yöntem:
Raporun tebliğ edildiği yazıda veya ara kararda belirtilen süreyi esas almak ve itirazı mümkün olan en kısa sürede sunmaktır.
“HMK’da iki hafta var, son güne kadar bekleyebilirim.” yaklaşımı sigorta tahkiminin kısa yargılama takvimi içerisinde gereksiz risk yaratabilir.
Bilirkişi Raporuna İtiraz Nereye Gönderilir?
İtiraz, ilgili Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru dosyasına sunulur ve uyuşmazlığa bakan hakem veya hakem heyeti tarafından değerlendirilir.
Sigorta Tahkim Komisyonunun elektronik işlemler sistemi üzerinden dosyaya belge gönderilebilmesine yönelik Online Belge Gönderimi sistemi bulunmaktadır.
Belge sunulurken başvuru numarasının doğru yazılması ve dilekçenin doğru dosyayla ilişkilendirilmesi önemlidir.
Özellikle sürenin son gününe bırakılan itirazlarda elektronik işlem ve belge yükleme sorunları yaşanabileceğinden raporun incelenmesine mümkün olduğunca erken başlanması yararlı olacaktır.
İtiraz Dilekçesinde İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
Bilirkişi raporu bütünüyle reddedilmeden önce raporun hangi bölümünün hatalı olduğu belirlenmelidir.
Örneğin değer kaybı raporunda bilirkişi;
aracın marka ve modelini doğru tespit etmiş,
kilometreyi doğru almış,
hasarlı parçaları doğru belirlemiş,
ancak onarım sonrası piyasa değerini hatalı hesaplamış olabilir.
Bu durumda bütün raporu genel ifadelerle reddetmek yerine:
“Bilirkişinin araç ve hasar tespitine ilişkin değerlendirmelerine itirazımız bulunmamakla birlikte, değer kaybının hesabına ilişkin aşağıdaki hususlara itiraz ediyoruz.”
şeklinde daha hedefli bir yaklaşım etkili olabilir.
Bu yöntem hakemin hangi teknik noktanın tartışmalı olduğunu daha kolay görmesini sağlar.
“Rapora İtiraz Ediyoruz” Demek Neden Yeterli Değildir?
Çünkü bilirkişi raporuna itiraz, raporun sonuç bölümünden memnun olunmadığının bildirilmesi değildir.
İtirazda mümkün olduğunca şu mantık kurulmalıdır:
Bilirkişi ne yaptı?
Neden yanlış yaptı?
Dosyadaki hangi belgeyle çelişiyor?
Doğru yöntem ne olmalıydı?
Hata düzeltilirse sonuç nasıl değişecek?
Örneğin:
“Bilirkişi değer kaybını 30.000 TL hesaplamıştır. Raporda aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 1.200.000 TL olduğu belirtilmesine rağmen bu değerin hangi emsallere göre belirlendiği gösterilmemiştir. Aracın 2025 model, 18.000 kilometrede ve üst donanım seviyesinde olduğu dikkate alınmamış; karşılaştırılan araçların kilometre ve donanım bilgileri rapora eklenmemiştir.”
şeklindeki bir itiraz;
“Değer kaybı düşüktür, raporu kabul etmiyoruz.”
ifadesinden çok daha güçlüdür.
Raporun Denetime Elverişli Olmaması Önemli Bir İtiraz Sebebidir
Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği açık biçimde raporun gerekçeli, açık ve denetime elverişli olmasını istemektedir. Ayrıca kullanılan yöntem ile bilimsel ve teknik dayanakların raporda gösterilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle bilirkişinin yalnızca sonuç rakamı yazması yeterli değildir.
Örneğin:
“Makul onarım süresi 15 gündür.”
şeklindeki bir raporda;
hangi işlemin kaç gün sürdüğü,
hangi parçaların değişeceği,
kaporta ve boya işlemlerinin süresi,
mekanik müdahaleler,
parça temin süresinin dikkate alınıp alınmadığı,
işlemlerin eş zamanlı yapılıp yapılamayacağı
açıklanmıyorsa 15 günlük sonucun nasıl elde edildiği denetlenemez.
Bu durumda itirazın odağı:
“Süre fazla veya azdır.”
değil;
“15 günlük sürenin teknik hesaplama yöntemi gösterilmediğinden rapor denetime elverişli değildir.”
olmalıdır.
Bilirkişi Dosyadaki Belgeleri İncelememişse Ne Yapılmalıdır?
Bilirkişinin dosyada mevcut önemli bir delili gözden kaçırması sık karşılaşılan itiraz nedenlerinden biridir.
Örneğin dosyada;
yetkili servis faturası,
ekspertiz raporu,
SBM hasar kaydı,
araç fotoğrafları,
parça sipariş belgeleri,
daha önceki hasar fotoğrafları,
kaza tutanağı,
kamera kaydı
bulunmasına rağmen bilirkişi bunlardan birini veya birkaçını değerlendirmemiş olabilir.
Bu durumda itirazda belge açık şekilde belirtilmelidir.
Örneğin:
“Dosyaya 14.05.2026 tarihinde sunulan yetkili servis hasar tespit raporunda sağ ön şasi kolunun değiştiği açıkça belirtilmesine rağmen bilirkişi bu parçayı yalnızca ‘onarım’ olarak kabul etmiş ve değer kaybı hesabını buna göre gerçekleştirmiştir.”
şeklindeki somut itiraz oldukça etkilidir.
İtirazın mümkünse ilgili belge yeniden eklenerek yapılması, hakemin uyuşmazlık noktasını görmesini kolaylaştırabilir.
Bilirkişi Yanlış Uzmanlık Alanından Atanmışsa İtiraz Edilebilir mi?
Evet. Bu da önemli bir itiraz konusu olabilir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği uzmanlık alanlarını ayrıca düzenlemektedir. Güncel düzenlemeye göre değer kaybı dâhil motorlu araç sigortalarının hesaplanmasında kara araçları branşında ruhsat sahibi sigorta eksperlerinin görevlendirilmesi; adli trafik alanındaki bilirkişilik bakımından ise Yönetmelikte belirlenen mesleki ve uzmanlık şartlarının bulunması öngörülmektedir.
Dolayısıyla uyuşmazlığın niteliği ile bilirkişinin uzmanlığı arasında uyumsuzluk bulunuyorsa bunun itiraz dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerekir.
Örneğin dosyada hem kusur hem değer kaybı konusunda inceleme yapılması gerekiyorsa:
“Kusur değerlendirmesi ile araç değer kaybı hesabı birbirinden farklı uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişinin uzmanlık alanının ara kararla kendisine verilen bütün görevleri karşılayıp karşılamadığı”
incelenebilir.
Bilirkişi Hukuki Değerlendirme Yapmışsa İtiraz Edilmelidir
Bilirkişinin hukuki görüş açıklaması Yönetmelik tarafından açıkça sınırlandırılmıştır.
Örneğin raporda;
“Davacı aktif husumet ehliyetine sahip değildir.”
“Sigorta şirketine yapılan başvuru geçersizdir.”
“Temerrüt gerçekleşmemiştir.”
“Talep zamanaşımına uğramıştır.”
“Poliçenin ilgili maddesine göre sigorta şirketi sorumlu değildir.”
şeklinde değerlendirmeler varsa bunların hukuki değerlendirme niteliğinde olduğu ileri sürülebilir.
Bilirkişinin görevi teknik veriyi ortaya koymaktır.
Bu teknik verinin hangi hukuki sonuca bağlanacağına hakem karar vermelidir.
Araç Değer Kaybı Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?
Araç değer kaybı raporlarında en sık karşılaşılan itirazlar aracın gerçek piyasa değerinin doğru belirlenmemesiyle ilgilidir.
Örneğin bilirkişi;
2026 model bir araç için eski tarihli emsaller kullanmış,
aracın kilometre ve donanım paketini dikkate almamış,
geçmiş hasarla yeni hasarı birbirine karıştırmış,
şasi, podye veya direk müdahalesinin piyasa etkisini araştırmamış,
onarım sonrası aracın ikinci el değerini somut piyasa verileriyle göstermemiş olabilir.
Bu durumda itirazda yalnızca daha yüksek bir değer kaybı talep edilmemeli, bilirkişinin kullandığı piyasa analizinin neden hatalı olduğu ortaya konulmalıdır.
Özellikle emsal araçlar bakımından;
model yılı,
kilometre,
donanım,
motor,
kasa tipi,
geçmiş hasar,
satış tarihi
gibi farklılıklar gösterilebilir.
Hasar Bedeli Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?
Hasar bedelinde bilirkişinin;
orijinal parça yerine eşdeğer parça kullanması,
parça fiyatlarını yanlış alması,
sigorta şirketine özgü iskonto uygulaması,
işçilik bedelini piyasanın altında belirlemesi,
kazayla bağlantılı bazı hasarları hesaba katmaması,
KDV konusunda hatalı hesap yapması,
onarılması mümkün olmayan parçayı onarıma uygun kabul etmesi
gibi nedenlerle eksik hesaplama yapılmış olabilir.
İtiraz dilekçesinde her kalem mümkünse ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Örneğin:
Sağ far: Bilirkişi 42.000 TL – Yetkili servis fiyatı 68.000 TL
Ön tampon: Bilirkişi eşdeğer parça – Araçta mevcut parça orijinal
Radar kalibrasyonu: Bilirkişi hesabında hiç bulunmuyor
şeklinde karşılaştırmalı açıklama yapılması, toplam rakam üzerinden genel itiraz yapılmasından çok daha etkilidir.
Kusur Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?
Kusur raporunda en önemli husus, bilirkişinin kazanın oluş şeklini hangi maddi delillerden hareketle belirlediğidir.
Kaza tespit tutanağı tek başına yeterli olmayabilir.
Varsa;
kamera görüntüsü,
araç hasar noktaları,
fren ve çarpışma izleri,
yol geometrisi,
trafik işaretleri,
çarpışma açısı,
araçların hareket yönleri
birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin bilirkişi yalnızca taraf beyanlarından hareketle %75-%25 kusur dağılımı yapmış ancak araçların darbe bölgelerini veya kamera görüntülerini değerlendirmemişse raporun eksik incelemeye dayandığı ileri sürülebilir.
Burada da “kusur oranını kabul etmiyoruz” demekten ziyade bilirkişinin hangi maddi olguyu yanlış değerlendirdiği gösterilmelidir.
Araç Mahrumiyeti ve Makul Onarım Süresi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?
Araç mahrumiyet dosyalarında bilirkişi raporuna itirazın iki temel bölümü bulunmaktadır:
makul onarım süresi ve günlük muadil araç bedeli.
Örneğin bilirkişi aracın onarım süresini 30 gün kabul etmiş ancak bunun 15 gününün servis yoğunluğundan kaynaklandığını araştırmamış olabilir.
Tersine ağır şasi ve mekanik hasarı bulunan bir araç için hiçbir teknik açıklama yapmadan 7 günlük süre belirlenmiş olabilir.
Günlük araç bedelinde ise aracın segmentinden farklı kiralık araçlar karşılaştırılmış veya bir günlük en yüksek internet kira fiyatı uzun dönem kullanım süresinin tamamına uygulanmış olabilir.
İtirazda bu iki unsur birbirinden ayrılmalıdır.
Pert ve Sovtaj Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?
Pert veya ağır hasar uyuşmazlıklarında bilirkişi raporunun iki temel rakamı ayrıca kontrol edilmelidir:
aracın kaza öncesi gerçek rayiç değeri ve hasarlı aracın sovtaj değeri.
Örneğin bilirkişi aracın gerçek rayicini 2.000.000 TL yerine 1.700.000 TL belirlemiş, aynı zamanda sovtajı gerçek 400.000 TL yerine 650.000 TL kabul etmiş olabilir.
Bu durumda zarar iki ayrı yönden eksik hesaplanmaktadır.
İtiraz dilekçesinde bu nedenle rayiç ve sovtaj hesabı ayrı başlıklarda incelenmelidir.
Ayrıca sovtajın hangi teklif veya piyasa araştırmasına dayandığı, teklif veren kişinin aracı gerçekten o bedelle satın almaya hazır olup olmadığı ve aracın hasarlı hâlinin kime bırakıldığı da dosyanın niteliğine göre tartışılabilir.
Aktüerya Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?
Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma dosyalarında hata genellikle hesaplamanın girdilerinde ortaya çıkar.
Örneğin bilirkişi;
yanlış gelir kullanmış,
yanlış çalışma dönemi kabul etmiş,
maluliyet oranını farklı almış,
geçici iş göremezlik süresini hesaba katmamış,
önceki ödemeyi yanlış tarihte güncellemiş,
kusur oranını yanlış uygulamış,
poliçe limitini hatalı değerlendirmiş olabilir.
Aktüerya raporunda yalnızca nihai tazminat rakamına değil, hesaba giren her parametreye bakılmalıdır.
Çünkü tek bir parametrede yapılan hata bütün hesaplamayı değiştirebilir.
Bilirkişi Raporuna Karşı Uzman Görüşü Sunulabilir mi?
Somut dosyanın niteliğine göre tarafın kendi aldığı teknik uzman görüşünün sunulması etkili olabilir.
Ancak özel uzman görüşü bilirkişi raporunun yerine geçen bağlayıcı bir rapor değildir.
Asıl amaç bilirkişi raporundaki teknik hatayı somutlaştırmaktır.
Örneğin mahkeme veya tahkim bilirkişisi;
“Şasi kolunda yalnızca yüzeysel onarım vardır.”
demişken yetkili servis fotoğrafları ve bağımsız uzman raporu parçanın kesilip değiştirildiğini ortaya koyuyorsa bu belgeler itirazı ciddi biçimde güçlendirebilir.
Ek Rapor Talep Edilebilir mi?
Evet.
Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 5. maddesinde aynı konuda bir defa rapor alınmasının esas olduğu; ancak rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi amacıyla ek rapor, zorunlu hâllerde ise yeni bilirkişi raporu alınabileceği düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin 28. maddesi de hakemin rapordaki eksiklik veya belirsizliklerin açıklığa kavuşturulması için bilirkişiye yeni sorular yönelterek ek rapor isteyebileceğini düzenlemektedir.
Dolayısıyla itiraz dilekçesinde doğrudan:
“Rapor iptal edilsin.”
şeklinde soyut bir talep yerine;
“Aşağıda açıklanan hususların bilirkişiye ayrı ayrı sorularak ek rapor alınmasına”
talepte bulunmak daha doğru olabilir.
Yeni Bilirkişi Talep Edilebilir mi?
Evet, ancak yeni bilirkişi atanması otomatik değildir.
Yönetmelik aynı konuda bir kez rapor alınmasını esas kabul etmekte; yeni bilirkişiye ancak zorunlu hâllerde başvurulabileceğini düzenlemektedir.
Bu nedenle yeni bilirkişi talep edilirken neden ek raporla sorunun giderilemeyeceği açıklanmalıdır.
Örneğin;
bilirkişinin uzmanlık alanının yanlış olması,
temel hesap yönteminin baştan sona hatalı olması,
bilirkişinin tarafsızlığına ilişkin ciddi bir sorun bulunması,
rapor ile dosya arasındaki çelişkilerin ek raporla giderilemeyecek ölçüde olması
yeni bilirkişi talebini güçlendirebilir.
Bilirkişiden Açıklama İstenebilir mi?
Evet.
Yönetmeliğin 28. maddesi, rapordaki eksik veya anlaşılmaz hususların bulunması hâlinde hakemin bilirkişiden yazılı açıklama isteyebileceğini; ihtiyaç duyulması hâlinde bilirkişinin görüşünü sözlü olarak açıklamasına da karar verilebileceğini öngörmektedir.
Dolayısıyla bazı dosyalarda yeni bilirkişi yerine belirli soruların mevcut bilirkişiye yöneltilmesi yeterli olabilir.
Örneğin:
“Raporda belirtilen 120.000 TL değer kaybının hangi emsal araçlara göre hesaplandığının açıklanması”
veya
“18 günlük makul onarım süresinin parça ve işçilik bazında nasıl hesaplandığının gösterilmesi”
talep edilebilir.
İtiraz Dilekçesindeki Talepler Nasıl Kurulmalıdır?
Sağlıklı bir bilirkişi raporuna itirazın sonunda talepler alternatifli biçimde kurulabilir.
Öncelikle mevcut raporun belirtilen nedenlerle hükme esas alınmaması;
itirazlarda belirtilen hususların bilirkişiye tek tek sorulması suretiyle ek rapor alınması;
eksikliklerin mevcut bilirkişi tarafından giderilemeyeceğinin değerlendirilmesi hâlinde uyuşmazlık alanında uzman yeni bir bilirkişi görevlendirilmesi;
yeni raporun da taraflara tebliğ edilerek beyanda bulunma imkânı verilmesi
istenebilir.
Bu yöntem yalnızca raporu eleştirmek yerine hakeme sorunun nasıl giderileceğine ilişkin somut bir usul talebi sunar.
İtirazda Belgeler Yeniden Sunulmalı mı?
Önemli bir belgenin bilirkişi tarafından gözden kaçırıldığı ileri sürülüyorsa ilgili belgenin itiraz dilekçesine yeniden eklenmesi pratik açıdan faydalı olabilir.
Örneğin:
“Dosyada vardır.”
demek yerine:
“Ek-1’de yeniden sunduğumuz 12.06.2026 tarihli servis iş emrinden görüleceği üzere…”
şeklinde doğrudan belgeye atıf yapılması daha etkilidir.
Sigorta tahkiminde dosyalar elektronik ortamda ve hızlı biçimde incelendiğinden, itirazın kendi içerisinde mümkün olduğunca anlaşılır olması önemlidir.
Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilmezse Ne Olur?
Raporun hatalı olduğu düşünülmesine rağmen sessiz kalmak ciddi risk yaratır.
HMK m.281 bilirkişi raporunun tebliğinden sonra taraflara rapora karşı itiraz mekanizması tanımaktadır. Sigorta tahkiminde de HMK hükümleri, özel düzenleme bulunmayan alanlarda kıyasen önem taşımaktadır.
Bu nedenle rapordaki teknik hataların ilk fırsatta ileri sürülmesi gerekir.
Daha sonra hakem kararına karşı:
“Bilirkişi yanlış hesap yaptı.”
denilmesi mümkün olabilse dahi, rapor tarafınıza tebliğ edildiğinde hiçbir teknik itiraz ileri sürülmemiş olması sonraki aşamadaki iddiaların değerlendirilmesini güçleştirebilir.
Komisyonun yayımladığı karar örneklerinde de bilirkişi raporlarının taraflara tebliğ edilerek taraflara rapora karşı beyanda bulunma imkânı tanındığı ve yapılan itirazların hakem tarafından değerlendirildiği görülmektedir. Bir karar örneğinde sigorta şirketinin bilirkişi raporuna yaptığı itiraz, raporun tarafsız, bağımsız, ehil ve denetime elverişli görülmesi nedeniyle kabul edilmemiştir.
Bu örnek aynı zamanda önemli bir noktayı göstermektedir:
İtiraz edilmiş olması raporun mutlaka değişeceği anlamına gelmez.
İtirazın teknik olarak güçlü olması gerekir.
Hakem Bilirkişi Raporuna Yapılan İtirazı Değerlendirmek Zorunda mıdır?
Tarafların iddia ve savunmalarının uyuşmazlığın çözümü bakımından önemli olan kısımlarının değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle itiraz;
hesaplamanın temelini değiştiren,
dosyada bulunan önemli bir belgeyi gösteren,
raporun uzmanlık alanı dışında düzenlendiğini ortaya koyan,
matematiksel hata gösteren,
bilimsel veya teknik yöntemin yanlışlığını açıklayan
bir itiraz ise bunun değerlendirilmeden raporun doğrudan esas alınması ciddi bir usul tartışmasına neden olabilir.
Yönetmelik uyarınca raporun hakem tarafından diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilmesi de hakemin bilirkişi sonucunu mekanik biçimde benimsememesi gerektiğini göstermektedir.
Bilirkişi Raporuna İtiraz ile Hakem Kararına İtiraz Aynı Şey Değildir
Bu ayrım özellikle önemlidir.
Bilirkişi raporuna itiraz, yargılama devam ederken rapordaki teknik hataların düzeltilmesini amaçlar.
Hakem kararına itiraz ise uyuşmazlık hakemi nihai kararını verdikten sonra, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’ndaki koşullar çerçevesinde İtiraz Hakem Heyeti önünde yürütülen ayrı bir süreçtir.
Sigorta Tahkim Komisyonunun güncel açıklamasına göre, itiraza tabi hakem kararlarına karşı bildirimden itibaren 10 gün içerisinde Komisyona başvurulması gerekir. Komisyon ayrıca itiraz ve temyize ilişkin parasal sınırların dönemsel olarak değiştiğini ve hangi sınırın uygulanacağının başvuru tarihine göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Dolayısıyla bilirkişi raporunun tebliğinden sonra:
“Nasıl olsa karar çıkınca itiraz ederiz.”
demek doğru bir strateji değildir.
Teknik hata mümkünse henüz uyuşmazlık hakemi karar vermeden düzeltilmeye çalışılmalıdır.
Hakem Hatalı Bilirkişi Raporunu Esas Alırsa Ne Yapılabilir?
Bilirkişi raporuna zamanında ve ayrıntılı şekilde itiraz edilmiş ancak hakem bu itirazları reddederek rapor doğrultusunda karar vermiş olabilir.
Bu durumda kararın miktar ve diğer koşullar itibarıyla itiraz yoluna tabi olması hâlinde İtiraz Hakem Heyetine başvurulabilir.
Hakem kararına itiraz dilekçesinde daha önce bilirkişi raporuna yapılan itirazların aynen tekrarlanması yerine;
rapordaki hata, yapılan itiraz ve hakem kararının bu itirazı neden karşılamadığı
birlikte gösterilmelidir.
Örneğin:
“Bilirkişi aracın kilometresi olarak 135.000 km değerini esas almıştır. Oysa kaza tarihli servis kaydında kilometre 35.420’dir. Bu husus bilirkişi raporuna karşı 15.07.2026 tarihli dilekçemizde açıkça belirtilmiş olmasına rağmen ek rapor alınmamış ve hakem kararında bu itirazımız karşılanmaksızın hatalı rapor hükme esas alınmıştır.”
şeklindeki itiraz son derece somuttur.
Etkili Bir Bilirkişi İtirazının Mantığı Nasıl Olmalıdır?
Sigorta tahkiminde güçlü bir bilirkişi raporuna itiraz üç aşamalı düşünülmelidir:
Birinci aşama: Hata tespit edilmeli.
Örneğin yanlış kilometre.
İkinci aşama: Hatanın önemi gösterilmeli.
Yanlış kilometre aracın rayiç ve değer kaybı hesabını doğrudan etkilemektedir.
Üçüncü aşama: Çözüm talep edilmeli.
Doğru kilometre esas alınarak emsal piyasa araştırmasının yenilenmesi ve ek rapor alınması istenmelidir.
Bu yapı, hakemin itirazı değerlendirmesini son derece kolaylaştırır.
Örnek Bir Değer Kaybı İtirazının Mantığı
Bilirkişi:
Değer kaybı: 40.000 TL
hesaplamış olsun.
Araç ise;
2025 model,
20.000 kilometrede,
kaza öncesinde hasarsız,
2.000.000 TL rayiç değerinde
ve kazada orta direği hasarlanmış bir araç olsun.
Raporda yalnızca:
“Aracın özellikleri dikkate alındığında 40.000 TL değer kaybı oluşmuştur.”
denilmişse itiraz şu noktalar üzerinden kurulabilir:
Aracın kaza öncesi rayici hangi emsallerle belirlendi?
Onarım sonrası piyasa değeri kaç TL kabul edildi?
Orta direk hasarının piyasa etkisi nasıl değerlendirildi?
Emsal araç araştırması yapıldı mı?
Geçmiş hasar bulunmadığı dikkate alındı mı?
40.000 TL rakamı hangi matematiksel veya piyasa yönteminden çıktı?
Bu soruların cevabı yoksa raporun gerekçeli ve denetime elverişli olmadığı ileri sürülebilir. Yönetmelik m.27 tam olarak bu tür teknik açıklamaların raporda bulunmasını aramaktadır.
Bilirkişi Raporuna İtirazda En Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada en önemli hata, rapora yalnızca birkaç cümleyle itiraz edilmesidir.
Örneğin:
“Rapor hukuka aykırıdır, kabul etmiyoruz. Yeni bilirkişi atanmasını talep ediyoruz.”
şeklindeki itiraz çoğu zaman yeterli değildir.
Buna karşılık:
“Raporun 4. sayfasında kullanılan 980.000 TL rayiç değer, kaza tarihinden sekiz ay sonraki ilanlara dayanmaktadır. Emsallerin hiçbiri müvekkil aracın donanım paketiyle aynı değildir. Ayrıca raporda onarım sonrası piyasa değeri ayrı olarak belirlenmediğinden değer kaybının hangi yöntemle 35.000 TL hesaplandığı denetlenememektedir.”
şeklindeki itiraz hakem açısından tartışılabilir somut bir sorun ortaya koymaktadır.
Sonuç: Sigorta Tahkiminde Bilirkişi Raporuna İtiraz Nasıl Yapılmalıdır?
Sigorta Tahkim Komisyonunda bilirkişi raporu dosyanın en önemli delillerinden biri olabilir; ancak bilirkişi raporu hakemi bağlayan kesin bir karar değildir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişilik Yönetmeliğine göre raporun açık, gerekçeli ve denetime elverişli olması; kullanılan inceleme yöntemi ile bilimsel ve teknik dayanakların gösterilmesi gerekir. Bilirkişi hukuki değerlendirme yapamaz ve yalnızca kendi uzmanlık alanındaki teknik konular hakkında görüş bildirebilir.
Ayrıca bilirkişi raporu hakem tarafından diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirilir. Rapordaki eksiklik veya belirsizliklerin giderilmesi için ek rapor, zorunlu hâllerde ise yeni bilirkişi raporu alınması mümkündür.
Bu nedenle başarılı bir bilirkişi raporuna itirazın temel yaklaşımı şu olmalıdır:
“Raporu kabul etmiyoruz.”
demek yerine;
“Raporun şu tespiti, dosyadaki şu belgeye aykırıdır; şu teknik yöntem kullanılmadığı için hesap hatalıdır; hata sonucu tazminat şu yönde değişmektedir ve bu nedenle bilirkişiden şu sorulara cevap verecek şekilde ek rapor alınmalıdır.”
şeklinde somut bir itiraz geliştirilmelidir.
Özellikle araç değer kaybı, hasar bedeli, kusur, araç mahrumiyeti, pert-sovtaj ve aktüerya uyuşmazlıklarında rapor satır satır incelenmeli; bilirkişinin kullandığı veriler, yöntem, emsaller, oranlar ve matematiksel hesap ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Raporda yanlış bir veri kullanılmışsa doğru belge gösterilmeli; yöntem yanlışsa doğru teknik yöntem açıklanmalı; rapor gerekçesizse hangi noktaların açıklanmadığı belirtilmeli; bilirkişi uzmanlık alanı dışına çıkmışsa bu husus ayrıca ileri sürülmeli; hukuki değerlendirme yapmışsa teknik incelemenin sınırlarının aşıldığı vurgulanmalıdır.
En önemlisi, itiraz bilirkişi raporu tebliğ edilir edilmez hazırlanmalıdır. HMK m.281 bilirkişi raporlarına karşı iki haftalık itiraz mekanizmasını düzenlemekle birlikte, Sigorta Tahkim Komisyonu uygulamasında hakem tarafından dosyanın özelliklerine göre rapora karşı beyanda bulunulması için süre gösterilebildiğinden, tebliğ yazısındaki sürenin kaçırılmaması gerekir.
Sonuç olarak sigorta tahkiminde bilirkişi raporuna itirazın başarı şansını artıran en önemli unsur itirazın uzun olması değil, teknik olarak nokta atışı yapılmasıdır.
İyi hazırlanmış bir bilirkişi raporuna itiraz;
yanlış tespiti gösterir, doğru veriyi ortaya koyar, hesap üzerindeki etkisini açıklar ve hakemden hangi işlemin yapılmasını istediğini net biçimde belirtir.
Bu yöntem, hatalı veya eksik bir bilirkişi raporunun doğrudan hakem kararına esas alınmasının önüne geçebilmek açısından sigorta tahkim yargılamasının en önemli aşamalarından biridir.