Hukuk Makaleleri

Genetik Verilerin Silinmesini İsteme Hakkı: Yeni CMK Düzenlemesi Ne Getirdi?

Ceza soruşturmalarında DNA ve diğer genetik incelemelerin kullanılması, özellikle failin tespiti ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından son derece önemli bir delil yöntemidir. Olay yerinde bulunan kan, saç, tükürük, doku veya benzeri biyolojik materyaller üzerinde yapılan moleküler genetik incelemeler sayesinde şüpheli veya sanık ile olay arasındaki bağlantının kurulması ya da tam tersine kişinin olayla ilgisinin bulunmadığının ortaya çıkarılması mümkün olabilmektedir.

Ancak ceza soruşturmasında bir kişinin DNA profilinin elde edilmesi yalnızca delil hukuku bakımından önem taşımaz. Genetik bilgiler aynı zamanda kişinin en hassas kişisel verileri arasındadır. Bu nedenle “Ceza soruşturması için alınan DNA verileri ne kadar süre saklanabilir?”, “Beraat eden kişinin DNA verileri silinir mi?”, “Genetik verilerin silinmesi talep edilebilir mi?” ve “DNA verileri başka bir soruşturmada kullanılabilir mi?” soruları uzun süredir ceza muhakemesi ve kişisel verilerin korunması hukuku bakımından tartışılmaktadır.

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren ve kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun, bu konuda önemli bir değişiklik yapmıştır. Kanunla Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 80. maddesi yeniden düzenlenmiş; moleküler genetik inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin kaydedilmesi, saklanması, başka soruşturmalarda kullanılması ve imha edilmesine ilişkin yeni bir sistem oluşturulmuştur. 7589 sayılı Kanun 16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilmiş ve 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Yeni sistemin kişi hakları bakımından en önemli yeniliklerinden biri ise genetik verilerin silinmesini isteme hakkının açık biçimde kanunda düzenlenmesidir.

Güncel CMK m.80’e göre genetik bilgisi sisteme kaydedilen kişi, kanuni saklama süresi içerisinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden genetik bilgilerinin silinmesini talep edebilecektir.

Bu düzenleme, genetik verilerin her durumda 20 yıl boyunca tutulmasının zorunlu olmadığı anlamına gelmektedir.

Genetik Veri Nedir?

Genetik veri, kişinin kalıtsal veya edinilmiş genetik özellikleri hakkında bilgi sağlayabilen ve kişiyi diğer kişilerden ayırmaya yarayabilecek oldukça hassas bir kişisel veri türüdür.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bakımından genetik veriler özel nitelikli kişisel veriler arasında açıkça sayılmaktadır. Kişisel Verileri Koruma Kurumu da özel nitelikli kişisel verilerin, öğrenilmeleri hâlinde kişi hakkında ayrımcılığa veya mağduriyete yol açabilecek nitelikte olması nedeniyle diğer kişisel verilere göre daha sıkı şekilde korunması gerektiğini belirtmektedir.

Genetik bilgilerin hassasiyetinin nedeni yalnızca kişinin kimliğinin belirlenmesine yardımcı olmaları değildir.

DNA ve genetik bilgiler, kişinin biyolojik yapısı hakkında çok güçlü ve kalıcı bilgiler içerebilir. Bu nedenle genetik verinin elde edilmesi ve uzun süre devlet kayıtlarında tutulması, kişinin özel hayatının gizliliği ve kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Anayasa Mahkemesinin CMK m.80’e ilişkin değerlendirmesinde de moleküler genetik inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin kişisel verilerin korunması hakkı bakımından taşıdığı önem üzerinde durulmuştur.

Bu nedenle ceza muhakemesinde temel mesele yalnızca “DNA örneği alınabilir mi?” değildir.

En az bunun kadar önemli olan diğer sorular şunlardır:

DNA incelemesi sonucunda elde edilen bilgi nerede saklanacak?

Ne kadar süre saklanabilecek?

Kimler bu bilgiye erişebilecek?

Başka soruşturmalarda kullanılabilecek mi?

Beraat eden kişinin DNA profili sistemde kalmaya devam edecek mi?

Kişi genetik verisinin silinmesini talep edebilecek mi?

  1. Yargı Paketi ile CMK m.80’in yeniden düzenlenmesinin temel önemi bu sorulara daha açık cevaplar getirmesidir.

12. Yargı Paketi Öncesinde Genetik Veriler Açısından Sorun Neydi?

Yeni düzenlemenin arka planında Anayasa Mahkemesinin genetik inceleme sonuçlarının saklanmasına ilişkin iptal kararı bulunmaktadır.

Anayasa Mahkemesi, E.2025/141, K.2025/274 sayılı kararı kapsamında CMK m.80’de yer alan genetik inceleme sonuçlarının saklanmasına ilişkin sistemi incelemiştir. Tartışmanın temelinde, moleküler genetik inceleme sonucu elde edilen bilgilerin hangi süre boyunca muhafaza edilebileceğinin ve kişisel verilerin korunması hakkı bakımından yeterli kanuni güvencelerin bulunup bulunmadığının belirlenmesi yer almıştır.

  1. Yargı Paketi ile yapılan değişikliğin gerekçesi de Anayasa Mahkemesi kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğun giderilmesi ve genetik inceleme sonuçlarının ne kadar süre saklanacağı, hangi durumlarda imha edileceği ve hangi amaçlarla kullanılabileceğinin açık biçimde düzenlenmesi olarak açıklanmıştır.

Yeni CMK m.80 bu nedenle yalnızca teknik bir veri saklama düzenlemesi değildir.

Düzenleme esasen ceza soruşturmalarının etkinliği ile kişisel verilerin korunması hakkı arasında hukuki denge kurmaya çalışmaktadır.

Yeni CMK 80 Düzenlemesi Ne Getirdi?

7589 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle CMK m.80’in ikinci fıkrası değiştirilmiş ve maddeye yeni fıkralar eklenmiştir.

Yeni sisteme göre moleküler genetik inceleme sonuçları öncelikle kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde bu amaç için oluşturulan özel bir sisteme kaydedilecektir.

Aynı zamanda inceleme sonucunun bir örneği, ilgili soruşturma veya kovuşturma dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecektir.

Böylece iki farklı kayıt alanı ortaya çıkmaktadır:

Genetik inceleme sonucunun özel sistemde tutulması ve genetik inceleme sonucunun ilgili ceza dosyasında delil olarak muhafaza edilmesi.

Kanun yalnızca merkezi sistemde bulunan verinin değil, dosyada delil olarak saklanan bilgilerin de ne zaman yok edileceğini düzenlemektedir.

Bu nokta son derece önemlidir.

Çünkü kişinin genetik verisinin yalnızca merkezi kayıt sisteminden silinmesi yeterli olmayabilir. Kanun, belirli şartlarda hem sistemdeki hem de dosyadaki genetik bilgilerin yok edilmesini öngörmektedir.

Genetik Verilerin Silinmesini İsteme Hakkı Nedir?

Yeni CMK m.80’in kişi hakları açısından en dikkat çekici düzenlemesi, genetik verisi kaydedilen kişiye silme talebinde bulunma hakkı verilmesidir.

Kanuna göre bilgisi sisteme kaydedilen kişi, saklama süresi içerisinde;

kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması

veya

haklı bir nedenin bulunması

hâlinde hâkim veya mahkemeden genetik bilgilerinin silinmesini isteyebilir.

Dolayısıyla yeni sistemde genetik veriler için öngörülen 20 yıllık saklama süresi her durumda mutlak değildir.

Kişi belirli şartların gerçekleştiğini ileri sürerek daha erken bir tarihte silme talebinde bulunabilir.

Bu durum 12. Yargı Paketi’nin genetik veriler alanında getirdiği en önemli bireysel haklardan biridir.

Genetik Veri İçin 20 Yıl Beklemek Zorunlu mu?

Hayır.

Yeni CMK m.80 bazı hâllerde genetik bilgilerin mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl sonra imha edilmesini öngörmektedir. Ancak aynı hüküm, bilgisi sisteme kaydedilen kişiye bu süre içerisinde silme talebinde bulunabilme hakkı tanımaktadır.

Dolayısıyla;

“Mahkûmiyet kararı varsa DNA verisi hiçbir şekilde 20 yıldan önce silinemez.”

şeklindeki bir değerlendirme doğru değildir.

Kanunda iki alternatif silme sebebi bulunmaktadır:

Birincisi, kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkmasıdır.

İkincisi ise haklı bir nedenin bulunmasıdır.

Bu sebeplerden birinin bulunması hâlinde kişi hâkim veya mahkemeye başvurarak genetik verisinin silinmesini talep edebilir.

Ancak silme talebinde bulunulması, verinin otomatik olarak silineceği anlamına gelmez. Hâkim veya mahkemenin başvuruyu değerlendirerek kanundaki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine karar vermesi gerekir.

“Verinin Saklanmasını Gerektiren Amacın Ortadan Kalkması” Ne Demektir?

Kanun genetik verilerin yalnızca belirli hukuki amaçlarla saklanmasına izin vermektedir.

Ceza muhakemesinde temel amaçlardan biri maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, failin belirlenmesi ve genetik inceleme sonuçlarının gerekli hâllerde devam eden soruşturma veya kovuşturmalarda kullanılabilmesidir. Nitekim CMK m.80/3, sisteme kaydedilen bilgilerin yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla kullanılabileceğini açıkça düzenlemektedir.

Dolayısıyla veri saklama işleminin hukuki amacı tamamen ortadan kalkmışsa kişinin;

“Bu genetik verinin sistemde tutulmaya devam edilmesini gerektiren hukuki amaç artık mevcut değildir.”

şeklinde bir talepte bulunabilmesi mümkündür.

Bu kavram somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Her dosya için otomatik biçimde aynı sonuca ulaşılması mümkün değildir. Kanunun “amacın ortadan kalkması” şeklinde açık uçlu bir ölçüt kullanması, hâkim veya mahkemenin veri saklamanın hâlen gerekli ve ölçülü olup olmadığını somut olay üzerinden değerlendirmesini gerektirir.

“Haklı Neden” Ne Anlama Geliyor?

CMK m.80’de yer alan ikinci silme sebebi haklı nedendir.

Kanun, hangi durumların haklı neden oluşturacağını tek tek saymamıştır.

Bu nedenle haklı neden değerlendirmesinde somut olayın özelliklerinin dikkate alınması gerekecektir.

Örneğin değerlendirmede;

genetik verinin elde edilme amacı,

verinin elde edildiği ceza dosyasının niteliği,

kararın üzerinden geçen zaman,

verinin yeni bir soruşturma bakımından hâlen gerekli olup olmadığı,

kişinin temel haklarına yönelik müdahalenin ağırlığı

ve verinin saklanmaya devam edilmesindeki kamusal yarar

gibi unsurların tartışılması gündeme gelebilir.

Burada kanunun amacı, genetik veriyi sistemde bulunan sıradan bir bilgi gibi süresiz veya otomatik şekilde muhafaza etmek değil; saklama gerekliliğinin devam edip etmediğini yargısal değerlendirmeye açmaktır. Bu sonuç, CMK m.80’de silme hakkının özellikle hâkim veya mahkeme kararına bağlanmasından anlaşılmaktadır.

Beraat Eden Kişinin DNA Verilerini Sildirmek İçin Başvuru Yapması Gerekir mi?

Kural olarak hayır.

Yeni CMK m.80, beraat kararı bakımından kişinin ayrıca 20 yıllık saklama süresini veya “haklı neden” şartını beklemesini öngörmemektedir.

Beraat kararının kesinleşmesi hâlinde sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan genetik bilgilerin derhâl yok edilmesi gerekir.

Dolayısıyla beraat eden kişinin durumu, 20 yıllık süre içerisinde silme talebinde bulunabilecek bir mahkûmdan farklıdır.

Örneğin kişi hakkında 2026 yılında DNA deliline dayalı olarak dava açılmış ve mahkeme yapılan yargılama sonucunda beraat kararı vermişse, beraat kararının kesinleşmesinden sonra genetik verilerin kanunda öngörülen şekilde derhâl yok edilmesi gerekir.

Bu durumda kişinin temel talebi aslında bir takdirî erken silme talebinden ziyade kanundan doğan imha yükümlülüğünün yerine getirilmesi olacaktır.

KYOK Verilen Kişinin Genetik Verileri Ne Olur?

Cumhuriyet savcısının soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermesi de genetik verilerin imha edilmesini gerektiren durumlardan biridir.

CMK m.80’e göre;

kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı itiraz süresinin dolması

veya

itiraz edilmişse itirazın reddedilmesi

hâlinde sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan genetik bilgiler derhâl yok edilir.

Örneğin olay yerindeki DNA bulgusuyla ilgili olarak bir kişi şüpheli sıfatıyla soruşturmaya dahil edilmiş ancak daha sonra yapılan incelemede DNA örneğinin olay yeri örneğiyle uyuşmadığı veya başka deliller nedeniyle kişinin suçu işlemediği anlaşılmış olabilir.

Savcılık KYOK verdiğinde ve karar bakımından kanunda öngörülen itiraz süreci tamamlandığında kişinin DNA verisinin sistemde tutulmaya devam edilmesi yeni düzenlemenin öngördüğü modele uygun değildir.

Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararında Genetik Veri Silinir mi?

Evet.

Yeni CMK m.80, ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesini de genetik verilerin derhâl yok edilmesini gerektiren sebeplerden biri olarak düzenlemektedir.

Dolayısıyla yeni sistem yalnızca beraat veya KYOK kararlarını koruma kapsamına almamaktadır.

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleştiğinde de kişinin genetik inceleme bilgilerinin özel sistemde ve dosyada tutulmaya devam edilmemesi gerekir.

Hangi Durumlarda Genetik Veri 20 Yıl Saklanabilecek?

Kanunda derhâl yok etme öngörülen hâller dışında, genetik bilgiler mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle yok edilecektir.

Burada süre başlangıcı özellikle önemlidir.

20 yıllık süre;

DNA örneğinin alındığı tarihten,

suçun işlendiği tarihten,

iddianamenin düzenlendiği tarihten

veya ilk derece mahkemesinin karar tarihinden

başlamamaktadır.

Kanun açık biçimde mahkeme kararının kesinleşme tarihini esas almaktadır.

Örneğin kişi hakkında genetik inceleme 2026 yılında yapılmış ancak dava 2029 yılında kesinleşmişse, kural olarak 20 yıllık süre 2029 yılındaki kesinleşme tarihi esas alınarak hesaplanacaktır.

Bununla birlikte kişi bu süre içinde CMK m.80’de öngörülen şartların oluştuğunu düşünüyorsa 20 yılın dolmasını beklemeden silme talebinde bulunabilir.

20 Yıl Dolunca Genetik Veriler Nasıl İmha Edilecek?

Yeni düzenleme yalnızca bir saklama süresi belirlemekle yetinmemiş, sürenin sonunda imha işleminin nasıl yapılacağını da güvence altına almıştır.

CMK m.80’e göre bilgiler 20 yıllık süre sonunda Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve gerçekleştirilen imha işlemi tutanağa geçirilecektir.

Bu tutanak ilgili dosyada muhafaza edilecektir.

Bu sistem, verinin gerçekten yok edilip edilmediğinin daha sonra denetlenebilmesi açısından önemlidir.

Başka bir ifadeyle genetik verinin silinmesi, hiçbir kayıt bırakılmadan yapılan tamamen teknik bir veri tabanı işlemi olarak tasarlanmamıştır.

İmhanın usule uygun gerçekleştirildiğine ilişkin bir tutanak bulunacaktır.

Genetik Verilerin Silinmesi İçin Nereye Başvurulur?

Güncel CMK m.80, silme talebinin hâkim veya mahkemeye yapılabileceğini açıkça belirtmektedir.

Kanun maddesi, silme başvurusu açısından her muhtemel dosya durumuna göre ayrıntılı görev ve yetki listesini maddede tek tek düzenlememektedir.

Bu nedenle başvurunun yapılacağı merci belirlenirken;

genetik verinin hangi ceza dosyasında elde edildiği,

dosyanın soruşturma mı kovuşturma mı olduğu,

hakkında daha önce hangi kararların verildiği

ve dosyanın mevcut hukuki durumu

birlikte değerlendirilmelidir.

Silme talebinin yalnızca;

“DNA bilgilerimin silinmesini istiyorum.”

şeklinde soyut bırakılması yerine CMK m.80’deki kanuni sebeplerden hangisine dayanıldığı açıkça ortaya konulmalıdır.

Örneğin başvuruda;

verinin saklanmasını gerektiren amacın neden sona erdiği

veya

hangi somut olgunun haklı neden oluşturduğu

ayrıntılı biçimde açıklanmalıdır.

Genetik Veri Silme Talebi Otomatik Olarak Kabul Edilir mi?

Hayır.

Kanun, kişiye talep hakkı tanımaktadır; ancak talebin kabulünü otomatik hâle getirmemektedir.

Hâkim veya mahkeme, genetik verinin saklanmaya devam edilmesindeki ceza muhakemesi amacı ile kişinin genetik verilerinin korunmasındaki bireysel menfaat arasında değerlendirme yapacaktır.

Genetik verilerin KVKK kapsamında özel nitelikli kişisel veri olması da bu değerlendirmenin önemini artırmaktadır. KVKK, genetik verilerin diğer kişisel verilere göre daha sıkı korunması gereken veriler arasında olduğunu açıkça kabul etmektedir.

Dolayısıyla silme talebinin gerekçeli ve somut biçimde hazırlanması önem taşır.

DNA Verileri Başka Bir Ceza Soruşturmasında Kullanılabilir mi?

Evet.

Yeni CMK m.80, sistemde saklanan genetik bilgilerin yalnızca ilk elde edildikleri dosyada kullanılabileceğini öngörmemektedir.

Sisteme kaydedilmiş bilgiler, yürütülmekte olan başka bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla kullanılabilir.

Ancak bu kullanım serbest veya sınırsız değildir.

Kanuna göre genetik bilginin kullanılması için;

mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararı gerekmektedir.

Bu hüküm özellikle yıllar önce elde edilmiş DNA verilerinin daha sonra başka bir suç soruşturmasında kullanılabilmesi açısından önemlidir.

Örneğin olay yerinde faili belirlenememiş bir suçtan DNA profili elde edilmiş ve başka bir dosya kapsamında sisteme kaydedilmiş DNA verisiyle karşılaştırma gündeme gelmiş olabilir.

Böyle bir durumda yeni CMK sistemi genetik verinin kullanılmasına tamamen engel olmamakta; ancak bunu hukuki karar mekanizmasına bağlamaktadır.

Savcının Genetik Veriyi Kullanma Kararına İtiraz Edilebilir mi?

Evet.

Kanun, bu konuda ayrıca yargısal başvuru güvencesi getirmiştir.

Mahkeme veya hâkim tarafından genetik verinin kullanılmasına ilişkin verilen kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir.

Cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvuru yapılabilir.

Bu nedenle geçmişte alınmış genetik verinin yeni bir ceza soruşturmasında kullanılmasına karar verilmesi hâlinde kişinin herhangi bir hukuki başvuru hakkı olmadığı söylenemez.

Özellikle verinin kullanılmasının maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla ilgisinin bulunmadığı, gereksiz veya ölçüsüz olduğu ileri sürülüyorsa ilgili kararın yargısal denetime taşınması mümkün olacaktır.

Kolluk Genetik Veri Sistemini Serbestçe Kullanabilir mi?

Hayır.

Yeni CMK m.80’in yapısı, sisteme kaydedilmiş genetik bilgilerin kolluk tarafından hiçbir karar olmaksızın istenilen soruşturmada sınırsız şekilde kullanılmasını öngörmemektedir.

Sistemdeki bilgilerin başka bir soruşturma veya kovuşturmada kullanılabilmesi için maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacı bulunması ve mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararının alınması gerekir.

Bu nedenle genetik veri sistemi, sıradan bir kolluk sorgu veri tabanı gibi değerlendirilemez.

Genetik verinin özel nitelikli kişisel veri olması da daha güçlü hukuki ve teknik korumaların neden gerekli olduğunu ortaya koymaktadır.

Genetik Veriler Neden Kimlik Bilgilerinden Arındırılarak Saklanıyor?

Yeni CMK m.80’e göre moleküler genetik inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel sisteme kaydedilecektir.

Bu yöntem veri güvenliğini artırmaya yönelik önemli bir tedbirdir.

Ancak kimlik bilgilerinden arındırılması, DNA veya genetik bilginin artık kişisel veri olmadığı anlamına gelmez.

Genetik veri zaten yapısı itibarıyla kişiyi ayırt etme potansiyeli taşıyan çok güçlü bir veridir ve KVKK tarafından açıkça özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edilmektedir.

Bu nedenle verilerin kimlikten arındırılması önemli bir güvenlik mekanizması olmakla birlikte, genetik verilere ilişkin diğer hukuki korumaları ortadan kaldırmaz.

Genetik Verinin Silinmesi ile Biyolojik Numunenin Yok Edilmesi Aynı Şey midir?

Her zaman aynı kavramlardan söz edilmemektedir.

Ceza soruşturması sırasında kişiden kan, tükürük, saç veya başka biyolojik materyal alınabilir. Moleküler genetik inceleme sonucunda ise bu biyolojik materyalden genetik bilgi elde edilir.

CMK m.80’deki yeni düzenleme doğrudan “inceleme sonuçları” ve sisteme kaydedilen bilgiler üzerinden bir saklama ve imha sistemi kurmaktadır.

Dolayısıyla somut olayda;

biyolojik numunenin kendisi,

numuneden çıkarılan DNA profili

ve dosyada bulunan genetik inceleme raporu

arasında teknik ve hukuki ayrım yapılması gerekebilir.

Bu nedenle silme veya imha başvurusu yapılırken kişinin tam olarak hangi verinin veya hangi kaydın yok edilmesini talep ettiği belirlenmelidir.

KVKK’daki Silme Hakkı ile CMK’daki Genetik Veri Silme Hakkı Aynı mı?

İki düzenleme birbiriyle bağlantılı olmakla birlikte tamamen aynı hukuki mekanizma değildir.

KVKK genel olarak kişisel verilerin işlenmesi ve korunmasına ilişkin çerçeve kanundur. Genetik verileri de özel nitelikli kişisel veri olarak kabul etmektedir.

CMK m.80 ise ceza soruşturması ve kovuşturması nedeniyle elde edilen moleküler genetik inceleme sonuçlarına ilişkin özel bir ceza muhakemesi düzenlemesidir.

Bu nedenle ceza dosyasında yer alan genetik verinin silinmesi söz konusu olduğunda öncelikle CMK m.80’deki özel düzenleme dikkate alınmalıdır.

Bununla birlikte kişisel verilerin korunmasına ilişkin anayasal ve kanuni ilkeler, CMK m.80’in yorumlanmasında önemini korumaktadır.

Eski Ceza Dosyalarında Bulunan Genetik Veriler İçin Silme Talebi Yapılabilir mi?

  1. Yargı Paketi sonrasında özellikle geçmiş yıllarda DNA örneği alınmış kişiler açısından bu soru önem kazanmıştır.

Yeni CMK m.80, genetik verilerin saklanması ve imhası bakımından açık bir sistem oluşturmuştur. Kanunun yayımlanma tarihi 31 Temmuz 2026’dır.

Bu nedenle geçmiş bir ceza dosyasında genetik verisi bulunan kişinin öncelikle dosyanın nasıl sonuçlandığını incelemesi gerekir.

Eğer kişi hakkında;

KYOK verilmiş ve itiraz süreci tamamlanmışsa,

beraat kararı kesinleşmişse

veya

ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleşmişse,

CMK m.80’de derhâl imha edilmesi gereken karar türlerinden biri gündemdedir.

Buna karşılık genetik verinin 20 yıllık saklama rejimine tabi olduğu bir dosyada da kişinin, amacın ortadan kalktığını veya haklı neden bulunduğunu ileri sürerek silme talebinde bulunması mümkündür.

Bu nedenle eski dosyalarda “DNA verim zaten yıllar önce alındı, artık hiçbir şey yapılamaz” şeklindeki bir değerlendirme doğru değildir.

Beraat Ettim Ancak DNA Verim Silinmediyse Ne Yapılabilir?

Beraat kararının kesinleşmiş olmasına rağmen DNA veya genetik inceleme sonuçlarının sistemde tutulmaya devam ettiği düşünülüyorsa öncelikle dosya kayıtlarının ve kesinleşme durumunun incelenmesi gerekir.

Çünkü yeni CMK m.80, kesinleşmiş beraat kararında genetik bilgilerin derhâl yok edilmesini emretmektedir.

Bu durumda kişinin;

beraat kararını,

kesinleşme şerhini,

genetik incelemenin yapıldığı dosya bilgilerini

ve varsa verinin hâlen tutulduğuna ilişkin belgeleri

birlikte değerlendirerek ilgili adli merciye başvurması gündeme gelebilir.

Buradaki hukuki talep, yalnızca hâkimin takdirine bağlı bir “erken silme” isteminden ziyade kanunda öngörülen zorunlu imha yükümlülüğünün yerine getirilmesi yönünde olacaktır.

Genetik Veri Silme Talebi Nasıl Gerekçelendirilmelidir?

Silme başvurularında kanun maddesinin tekrar edilmesi tek başına yeterli bir hukuki strateji olmayabilir.

Başvurunun somutlaştırılması önemlidir.

Özellikle şu hususlar açıklanabilir:

Genetik incelemenin hangi soruşturma veya kovuşturma nedeniyle yapıldığı,

dosyanın nasıl sonuçlandığı,

kararın kesinleşme tarihi,

verinin ne kadar süredir saklandığı,

verinin muhafazasını gerektiren amacın neden sona erdiği,

başvurucu açısından hangi haklı nedenlerin bulunduğu,

saklamaya devam edilmesinin kişinin özel hayatı ve kişisel verilerinin korunması hakkına etkileri.

Genetik verilerin KVKK kapsamında özel nitelikli kişisel veri kabul edilmesi de verinin saklanması bakımından güçlü koruma ihtiyacını destekleyen önemli bir hukuki unsurdur.

Yeni Sistemin Teknik Ayrıntıları Nasıl Belirlenecek?

7589 sayılı Kanun, genetik inceleme sonuçlarının özel sisteme kaydedilmesi, saklanması, imha edilmesi ve bu kayıtlardan yararlanılmasına ilişkin esas ve usullerin Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesini öngörmektedir.

Dolayısıyla CMK temel hakları, süreleri ve ana usulleri kanun düzeyinde belirlerken sistemin teknik işleyişine ilişkin ayrıntılar ikincil düzenlemeye bırakılmıştır.

Ancak yönetmelikle düzenlenecek teknik ayrıntılar, kanunda kişilere tanınan;

derhâl imha,

20 yıllık azami süre,

erken silme talebi

ve kullanım kararlarına itiraz

gibi temel hakları ortadan kaldıramaz.

Genetik Verilerin Silinmesi Hakkında Sık Sorulan Sorular

DNA ve genetik veriler ceza dosyasında kaç yıl saklanabilir?

Derhâl yok etme kapsamına girmeyen durumlarda bilgiler, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl sonra Cumhuriyet savcısı huzurunda yok edilir. Ancak kişi bu sürenin dolmasını beklemeden, amacın ortadan kalkması veya haklı neden bulunması hâlinde silme talebinde bulunabilir.

Genetik verilerin silinmesini isteyebilir miyim?

Evet. Bilgisi sisteme kaydedilen kişi, verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı neden bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden verilerinin silinmesini talep edebilir.

Beraat edersem DNA bilgilerim silinir mi?

Evet. Beraat kararının kesinleşmesi hâlinde sistemde ve dosyada saklanan genetik bilgiler derhâl yok edilmelidir.

KYOK verilirse DNA verisi silinir mi?

Evet. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması veya itirazın reddedilmesi hâlinde genetik bilgiler derhâl yok edilir.

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilirse ne olur?

Kararın kesinleşmesiyle genetik bilgilerin derhâl yok edilmesi gerekir.

Mahkûmiyet hâlinde DNA verileri süresiz mi saklanacak?

Hayır. Derhâl imha kapsamına girmeyen hâllerde kanun mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıllık süre öngörmektedir.

20 yıl dolmadan DNA verisini sildirmek mümkün mü?

Evet. Verinin saklanma amacı ortadan kalkmışsa veya haklı neden varsa hâkim veya mahkemeye başvurulabilir.

Genetik veriler başka bir soruşturmada kullanılabilir mi?

Evet. Ancak yalnızca yürütülen soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla ve mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısının kararıyla kullanılabilir.

Savcının DNA verimin kullanılmasına ilişkin kararına itiraz edebilir miyim?

Evet. Cumhuriyet savcısının kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı ise itiraz yolu açıktır.

Genetik veri özel nitelikli kişisel veri midir?

Evet. Genetik veriler KVKK kapsamında özel nitelikli kişisel veriler arasında açıkça sayılmıştır.

DNA verisi silindiğinde bunun kaydı tutulur mu?

Kanuna göre imha işlemi Cumhuriyet savcısı huzurunda gerçekleştirilir ve işlem tutanağa bağlanarak dosyada saklanır.

Sonuç: Yeni CMK 80 ile Genetik Verilerin Silinmesini İsteme Hakkı Güçlendirildi

  1. Yargı Paketi ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 80. maddesinde yapılan değişiklik, ceza soruşturmalarında elde edilen DNA ve genetik verilerin akıbeti bakımından önemli bir dönüm noktasıdır.

Yeni düzenleme öncesindeki temel sorunlardan biri, moleküler genetik inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin belirli durumlarda ne kadar süreyle muhafaza edilebileceğinin yeterince açık olmamasıydı. Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin kararı sonrasında kanun koyucu, genetik verilerin kaydedilmesi, saklanması, imha edilmesi ve başka soruşturmalarda kullanılmasına ilişkin daha ayrıntılı bir sistem oluşturmuştur.

31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni sisteme göre moleküler genetik inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği ceza dosyasında delil olarak saklanacaktır.

Ancak bu bilgilerin saklanması sınırsız değildir.

KYOK kararında itiraz süresinin dolması veya itirazın reddedilmesi, beraat kararının kesinleşmesi ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde genetik bilgiler derhâl yok edilmek zorundadır.

Diğer durumlarda ise genetik bilgiler mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl sonra Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecektir. İmha işlemi ayrıca tutanak altına alınacaktır.

Yeni düzenlemenin kişi hakları açısından en önemli yönü ise 20 yıllık sürenin mutlak olmamasıdır.

Bilgisi sisteme kaydedilen kişi, 20 yıllık süre içerisinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalktığını veya haklı bir neden bulunduğunu ileri sürerek hâkim veya mahkemeden genetik verilerinin silinmesini talep edebilecektir.

Bu hüküm, genetik verilerin ceza dosyalarında tutulmasına karşı açık bir bireysel başvuru mekanizması yaratmaktadır.

Özellikle genetik verilerin KVKK kapsamında özel nitelikli kişisel veri olduğu düşünüldüğünde bu hakkın önemi daha da belirginleşmektedir. Kişisel Verileri Koruma Kurumu, genetik verilerin kişinin mağduriyetine veya ayrımcılığa uğramasına yol açabilecek hassas bilgilerden olduğunu ve bu sebeple daha sıkı korunmaları gerektiğini kabul etmektedir.

Bununla birlikte yeni sistem genetik bilgilerin ceza soruşturmalarında kullanılmasını tamamen yasaklamamıştır.

Sistemde bulunan bilgiler, başka bir soruşturma veya kovuşturmada maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla kullanılabilecektir. Ancak bunun için mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararı gerekmektedir.

Üstelik Cumhuriyet savcısının bu yöndeki kararına karşı sulh ceza hâkimliğine, mahkeme veya hâkim kararına karşı ise itiraz yoluna başvurulabilmesi mümkündür.

Bu nedenle yeni düzenleme iki farklı hukuki değeri birlikte korumayı amaçlamaktadır:

Bir tarafta devletin ağır suçları aydınlatması, failin kimliğini tespit etmesi ve maddi gerçeğe ulaşması ihtiyacı bulunmaktadır.

Diğer tarafta ise kişinin özel hayatının gizliliği, kişisel verilerinin korunması ve genetik bilgilerinin ölçüsüz biçimde devlet kayıtlarında tutulmaması hakkı vardır.

Yeni CMK m.80’in getirdiği 20 yıllık üst süre, derhâl imha sebepleri ve erken silme talebi bu iki menfaat arasında denge kurulmasına yönelik araçlardır.

Özellikle geçmişte ceza soruşturması kapsamında DNA örneği alınan kişiler açısından dosyanın yeniden incelenmesi önem taşıyabilir.

Kişi hakkında beraat kararı verilmiş olabilir.

KYOK kararı verilmiş olabilir.

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleşmiş olabilir.

Ya da genetik verinin saklanmasını gerektiren amaç uzun süre önce ortadan kalkmış olabilir.

Bu durumlarda genetik verinin hâlen sistemde tutulup tutulmadığının ve CMK m.80 uyarınca silme veya imha şartlarının oluşup oluşmadığının ayrıca değerlendirilmesi mümkündür.

Yeni düzenleme sonrasında bir ceza dosyasında yalnızca;

“DNA örneği hukuka uygun şekilde alınmış mı?”

sorusunun sorulması artık yeterli değildir.

Bunun yanında;

Genetik veri hangi amaçla saklanıyor?

Dosya hangi kararla sonuçlandı?

Karar kesinleşti mi?

Derhâl imha şartları oluştu mu?

20 yıllık süre ne zaman başladı?

Verinin saklanma amacı hâlen devam ediyor mu?

Haklı bir silme nedeni mevcut mu?

Veri başka bir soruşturmada kullanılacaksa gerekli hâkim, mahkeme veya savcı kararı alınmış mı?

sorularının da cevaplandırılması gerekir.

Sonuç olarak 12. Yargı Paketi ile getirilen yeni CMK m.80 düzenlemesi, genetik verilerin silinmesini isteme hakkını ceza muhakemesi sisteminde açık biçimde tanımlamış ve DNA bilgilerinin sınırsız şekilde saklanmasının önüne geçmeye yönelik önemli hukuki güvenceler oluşturmuştur.

Özellikle beraat eden, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleşen kişiler bakımından genetik bilgilerin derhâl imha edilmesi; diğer kişiler bakımından ise 20 yıllık üst süre ve şartları oluştuğunda daha erken silme talebi hakkı, yeni sistemin temel koruma mekanizmalarıdır.

Bu sebeple geçmiş veya devam eden ceza dosyalarında DNA ve genetik verisi bulunan kişilerin hukuki durumu değerlendirilirken yalnızca ceza dosyasının sonucuna değil, genetik verinin hâlen hangi hukuki gerekçeyle saklandığına ve yeni CMK m.80 kapsamında silinmesinin talep edilip edilemeyeceğine de ayrıca bakılması gerekir.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri