Hukuk Makaleleri

Yabancı Hastanın Türkiye’ye Gelmeden Dava Açması ve Vekaletname

Yabancı Hastanın Türkiye’ye Gelmeden Dava Açması ve Vekaletname Süreci

Türkiye’de sağlık turizmi kapsamında tedavi gören veya estetik, cerrahi operasyon, dental tedavi gibi hizmetler alan yabancı hastaların, hatalı tıbbi müdahale (malpraktis) veya sözleşmeye aykırılık durumlarında Türkiye’ye bizzat gelmeden hukuki süreç başlatmaları mümkündür.

Yabancı hastaların fiziken Türkiye’ye gelmeksizin haklarını araması, Türk usul hukuku ve milletlerarası özel hukuk çerçevesinde belirlenen vekaletname usulleri, yeminli tercüme-apostil süreçleri ve elektronik duruşma (e-duruşma) sistemleri sayesinde yürütülmektedir.

Bu hukuki süreç genel olarak şu temel aşamalar ve kurallar etrafında şekillenmektedir:

  • Yurtdışında Vekaletname Çıkarılması: Hastanın bulunduğu ülkedeki Türk Konsoloslukları veya yerel noterler vasıtasıyla avukatına vekalet vermesi.

  • Apostil ve Tasdik Şartı: Yabancı noterlerden alınan vekaletnamelerin Türk makamları nezdinde geçerlilik kazanması için Apostil şerhi veya konsolosluk tasdiki.

  • Tıbbi Belgelerin Usulüne Uygun Sunulması: Yurt dışındaki hastanelerden alınan raporların ve belgelerin yeminli tercüme ve tasdik süreçleri.

  • Fiziki Katılım Olmaksızın Yargılama: Davanın Türk Tüketici Mahkemelerinde avukat aracılığıyla yürütülmesi ve gerektiğinde e-duruşma kullanımı.

  • Dava Şartı Arabuluculuk: Dava açılmadan önce yürütülmesi gereken arabuluculuk görüşmelerine vekaleteten veya online katılım.

Türk mevzuatı uyarınca, yabancı hastanın Türkiye’ye seyahat etme zorunluluğu bulunmaksızın tüm hak arama yolları ve tazminat talepleri temsilcisi vasıtasıyla yerine getirilebilmektedir.

Yabancı Hasta Türkiye’ye Hiç Gelmeden Türk Mahkemelerinde Dava Açabilir mi?

Evet. Türk Hukuku uyarınca bir davada taraf olmak için Türkiye’de bulunma zorunluluğu yoktur. Yabancı hasta, Türkiye’deki bir avukata usulüne uygun şekilde dava vekaletnamesi vererek tüm dava sürecini uzaktan yürütebilir.

Avukat; dilekçelerin verilmesinden duruşmalara katılmaya, bilirkişi raporlarına itiraz etmekten tazminatın tahsil edilmesine kadar tüm işlemleri hasta adına bizzat gerçekleştirir.

Yabancı Hasta Yurt Dışından Avukata Nasıl Vekaletname Verebilir?

Yabancı hastanın Türkiye’ye gelmeden vekaletname çıkarabilmesi için önünde iki temel hukuki yol bulunmaktadır:

  • Türk Konsolosluğu Aracılığıyla: Patient, bulunduğu ülkedeki Türk Büyükelçiliği veya Konsolosluğu’ndan randevu alarak doğrudan Türkçe vekaletname düzenletebilir. Bu yöntemde ek bir tasdik veya tercüme işlemine gerek kalmaz.

  • Yabancı Noter Aracılığıyla: Patient, kendi ülkesindeki yetkili bir noterde vekaletname düzenletebilir. Ancak bu vekaletnamelerin Türkiye’de geçerli olabilmesi için Apostil Şerhi (Apostille) veya konsolosluk onayından geçmesi gerekir.

Yabancı Noterden Alınan Vekaletnamede Apostil (Apostille) Şerhi Nedir ve Neden Zorunludur?

Apostil, 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi’ne taraf ülkeler arasında, bir resmi belgenin diğer bir ülkede geçerli sayılmasını sağlayan uluslararası belge onay sistemidir.

Yabancı bir noterin imzaladığı vekaletnameye ilgili ülkenin yetkili makamı (genellikle Dışişleri Bakanlığı veya Adalet Bakanlığı) tarafından Apostil mührü basılır.

Bu sayede belge, Türkiye’de ek bir diplomatik onaya gerek kalmaksızın resmi geçerlilik kazanır.

Lahey Sözleşmesi’ne Taraf Olmayan Bir Ülkedeki Yabancı Hasta Nasıl Vekaletname Çıkarır?

Hastanın bulunduğu ülke Lahey Apostil Sözleşmesi’ne taraf değilse, ikili tasdik usulü (Konsolosluk Onayı) uygulanır.

Bu süreçte hasta:

  • Vekaletnameyi kendi ülkesindeki noterde çıkartır,

  • Belgeyi o ülkenin Dışişleri Bakanlığı’na onaylatır,

  • Son olarak o ülkedeki Türk Konsolosluğu’na giderek belgeyi onaylatır.

Bu zincirleme onay sürecinin ardından vekaletname Türkiye’de kullanılabilir hale gelir.

Yabancı Dilde Düzenlenen Vekaletnamelerin Türkiye’de Kullanılma Şartı Nedir?

Yabancı noterde o ülkenin resmi dilinde düzenlenen ve Apostil şerhi alınan vekaletnamelerin Türkiye’ye fiziki olarak gönderilmesi gerekir.

Türkiye’de bu vekaletnameler:

  • Yeminli mütercim tercüman tarafından Türkçeye çevrilmelidir,

  • Çevirinin Türk Noterliği tarafından onaylanması şarttır.

Noter onaylı Türkçe çeviri ve orijinal Apostilli vekaletname mahkeme dosyasına sunulduğunda avukatın temsil yetkisi resmen başlar.

Sağlık Davalarında Avukata Verilecek Vekaletnamede “Özel Yetki” Aranır mı?

Evet. Sağlık hukuku ve malpraktis uyarınca açılacak tazminat davaları ile arabuluculuk süreçlerinde avukatın temsil yetkisinin eksiksiz olması için vekaletnamede özel yetkilerin bulunması gerekir.

Vekaletnamede özellikle şu yetkilerin yer alması şarttır:

  • Ahzu kabz yetkisi (Hükmedilen tazminat bedelini ve para alacaklarını tahsil etme yetkisi),

  • Arabuluculuk sürecinde temsil ve sulh olma yetkisi,

  • Feragat, kabul ve ibra yetkisi.

Yabancı Hastanın Vekaletnamesinde Fotoğraf Bulunması Zorunlu mudur?

Türk Noterlik Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca dava vekaletnamelerinde kural olarak fotoğraf aranmaktadır.

Özellikle tanıma-tenfiz, gayrimenkul ve boşanma gibi davalarda fotoğraf zorunluyken, sağlık hukuku tazminat davalarında da mahkemelerin usulü reddine sebep olmamak adına vekaletnameye fotoğraf yapıştırılması ve noterce mühürlenmesi tavsiye edilir.

Yabancı Hasta Arabuluculuk Görüşmelerine Türkiye’ye Gelmeden Nasıl Katılır?

Tüketici uyuşmazlığı niteliğindeki sağlık davalarında dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Yabancı hasta Türkiye’de olmasa dahi bu sürece katılabilir.

Arabuluculuk sürecine katılım yolları:

  • Vekil Aracılığıyla: Özel yetkili vekaletnamesi bulunan avukat, hastayı temsilen arabuluculuk masasına bizzat oturabilir ve son tutanağı imzalayabilir.

  • Telekonferans / Sesli ve Görüntülü İletişim: Arabulucu, yabancı hastayı online toplantı veya telefon vasıtasıyla sürece dahil edebilir.

Yabancı Hastanın Duruşmalara Online Katılması (E-Duruşma) Mümkün müdür?

Evet. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 149 uyarınca, tarafların veya vekillerinin e-duruşma (elektronik duruşma) sistemi üzerinden duruşmaya katılmaları mümkündür.

Yabancı hasta bizzat dinlenmek istendiğinde veya taraf teşkili için ifadesine başvurulması gerektiğinde, avukatının talebi üzerine mahkeme kararıyla ses ve görüntü nakli yoluyla (SEGBİS / e-Duruşma) yurt dışından duruşmaya bağlanabilir.

Hastanın Kendi Ülkesinden Aldığı Tıbbi Raporlar Türk Mahkemesinde Delil Olur mu?

Evet. Hastanın Türkiye’deki ameliyattan sonra kendi ülkesine döndüğünde geçirdiği komplikasyonlara ilişkin aldığı doktor raporları, epikrizler, ameliyat notları ve tahliller mahkemeye delil olarak sunulabilir.

Bu belgelerin delil niteliği kazanması için:

  • Yurt dışındaki sağlık kuruluşundan resmi onaylı alınması,

  • Apostil şerhi ile onaylanması,

  • Türkiye’de yeminli tercüman vasıtasıyla Türkçeye çevrilip mahkeme dosyasına girilmesidir.

Mahkeme Yabancı Hastayı Adli Tıp Kurumu Muayenesine Çağırırsa Ne Olur?

Tıbbi malpraktis davalarında maluliyet oranı (engellilik tespiti) ve bedensel zarar miktarının tespiti için mahkeme hastayı Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevk edebilir.

Bu durum, hastanın Türkiye’ye gelmesini gerektiren istisnai hallerden biridir.

Ancak hastanın seyahat etmesine engel tıbbi bir durumu (fit to fly olmaması) varsa, yetkili adli tıp uzmanlarının raporu ve hastanın bulunduğu ülkeden alınacak heyet raporları konsolosluk kanalıyla mahkemeye sunularak dosya üzerinden inceleme yapılması talep edilebilir.

Yabancı Hasta Türkiye’de Dava Açarken Vekaletname Tercüme Masrafları Ne Kadardır?

Yabancı hastanın üstleneceği ilk masraflar arasında vekaletnamenin çıkarılması, Apostil onayları, uluslararası kargo bedeli ve Türkiye’deki yeminli tercüme / noter tasdik ücretleri yer alır.

Bu masraflar vekaletnamenin sayfa sayısına, yazıldığı dile ve noter tarifelerine göre değişkenlik gösterir.

Dava kazanıldığında bu yargılama giderleri haksız çıkan davalı hastane veya hekimden tahsil edilerek hastaya iade edilir.

Yabancı Hastanın Avukata Verdiği Vekaletname Ne Kadar Süre Geçerlidir?

Türk Borçlar Kanunu uyarınca vekaletnameler aksi belirtilmediği sürece süreye bağlı değildir. Vekaletnamede özel bir bitiş tarihi öngörülmemişse dava sonuçlanıncaya ve karar icra edilinceye kadar geçerliliğini korur.

Hasta dilediği zaman avukatını azletme veya avukat vekillikten çekilme hakkına sahiptir.

Türk Acentesi Yurt Dışındaki Hastaya Yanlış Bilgi Verdiğinde Acenteye Karşı Nerede Dava Açılır?

Yabancı hasta, Türkiye’deki sağlık turizmi acentesinin hatalı yönlendirmesi veya taahhütlerini yerine getirmemesi sebebiyle zarara uğradıysa;

Acentenin Türkiye’deki merkezinin bulunduğu yer Tüketici Mahkemesi’nde avukatı aracılığıyla doğrudan dava açabilir. Hastanın gelmesine gerek kalmaksızın acente sözleşmeleri ve yazışmalar üzerinden yargılama yürütülür.

Vekaletnamede Hastanın İsmi veya Pasaport Numarası Hatalı Yazılırsa Ne Olur?

Vekaletnamedeki kimlik bilgileri ile hastanın pasaportu veya dava dilekçesindeki bilgileri arasında çelişki olması halinde mahkeme vekaletnameyi usulden geçersiz sayabilir.

Bu durumda mahkeme avukata kesin süre vererek eksikliğin giderilmesini, aksi halde davanın açılmamış sayılacağını ihtar eder. Bu tür hak kayıplarını önlemek için vekaletname taslağının baştan titizlikle hazırlanması gerekir.

Yabancı Hasta Türkiye’deki Dava Sürecini Nasıl Takip Edebilir?

Yabancı hasta, Türkiye’ye gelmeden davanın tüm aşamalarını e-Devlet ve UYAP Vatandaş Portalı veya avukatının sunacağı bilgilendirme raporları üzerinden takip edebilir.

Yabancı kimlik numarası (YKN) veya geçici kimlik numarası bulunan hastalar, UYAP sistemi üzerinden dava dosyasındaki tüm evrakları, bilirkişi raporlarını ve duruşma tutanaklarını anlık olarak inceleyebilir.

Yabancı Hasta Adına Kazanılan Tazminat Yurt Dışındaki Banka Hesabına Nasıl Aktarılır?

Dava veya arabuluculuk sonucunda elde edilen tazminat miktarları, icra dairesi veya arabuluculuk dosyası üzerinden avukatın ahzu kabz yetkisi bulunan müvekkil hesabına yatırılır.

Avukat, gerekli vergilendirme, yasal kesintiler ve banka uluslararası transfer (SWIFT) prosedürlerini tamamlayarak tazminat bedelini hastanın yurt dışındaki banka hesabına transfer eder.

Yabancı Hastanın Pasaport veya İkamet Süresinin Dolmuş Olması Dava Açmasına Engel midir?

Hayır. Yabancı hastanın Türkiye’deki vize süresinin dolmuş olması veya ikamet izninin bulunmaması, hak arama hürriyetini ve taraf ehliyetini ortadan kaldırmaz.

Sadece vekaletname çıkartırken geçerli bir kimlik belgesi (pasaport) sunulması yeterlidir. Hak ihlaline uğrayan her yabancı hasta yasal statüsünden bağımsız olarak Türk yargı makamlarına başvurabilir.

Vekaletname Olmadan Hastanın Yakını Veya Akrabası Onun Adına Dava Açabilir mi?

Hayır. Türk Hukuku uyarınca dava açma ve avukat tutma yetkisi yalnızca hak sahibine (hastaya) aittir. Hastanın eşi, çocuğu veya akrabaları yetkili vekaletname olmaksızın hasta adına dava açamaz.

Ancak hasta akli dengesini yitirmiş, komada veya temyiz kudretinden yoksun durumda ise, bulunduğu ülke mahkemelerinden veya Türk mahkemelerinden vasi tayin edilmesi halinde vasi aracılığıyla dava süreçleri yürütülebilir.

Yabancı Hastanın Türkiye’ye Gelmeden Dava Açmasının Sağladığı Avantajlar Nelerdir?

Yabancı hastanın sürecini uzaktan avukat aracılığıyla yürütmesi hem maddi hem de manevi açıdan büyük kolaylık sağlar:

  • Seyahat ve Konaklama Masraflarından Tasarruf: Konaklama, uçak bileti ve seyahat harcamaları ortadan kalkar.

  • Tıbbi Risklerin Önlenmesi: Ameliyat sonrası komplicasyon riski taşıyan hastanın seyahat etme zorunluluğu kalmaz.

  • Hukuki Güvence: Süreç Türk hukukuna ve usul kurallarına hakim uzman bir avukat tarafından profesyonelce yürütülür.

  • Zaman Kaybının Önlenmesi: Yargılamadaki teknik usul işlemleri ve duruşmalar hastanın bizzat katılımı beklenmeksizin hızlıca tamamlanır.

 

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri