Tutanakta %100 Kusurlu Çıktınız: Mahkeme de Aynı Kusur Oranını Kabul Etmek Zorunda mı?
Tutanakta %100 Kusurlu Çıktınız: Mahkeme de Aynı Kusur Oranını Kabul Etmek Zorunda mı?
Giriş
Trafik kazası sonrasında araç sahiplerinin en fazla önem verdiği konulardan biri kusur oranıdır. Çünkü belirlenen kusur oranı; araç hasar bedelinden değer kaybına, araç mahrumiyet tazminatından ticari araçlarda kazanç kaybına kadar pek çok tazminat kalemini doğrudan etkileyebilir.
Kazadan birkaç gün sonra Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sistemi üzerinden yapılan sorgulamada sürücünün;
%100 kusurlu,
%75 kusurlu,
%50 kusurlu
olduğu görülebilir.
Bu durumda sürücünün aklına doğal olarak şu soru gelir:
“Kaza tespit tutanağında veya sigorta sisteminde %100 kusurlu çıktım. Mahkemeye gidersem hâkim de beni %100 kusurlu kabul etmek zorunda mı?”
Cevap:
Hayır.
Kaza tespit tutanağında veya sigorta şirketlerinin değerlendirmesi sonucunda belirlenen kusur oranı, hukuk mahkemesi açısından kesin ve değiştirilemez bir kusur oranı değildir.
Kaza tespit tutanağı ve buna bağlı kusur değerlendirmesi mahkeme açısından önemli bir delildir; ancak hâkim, uyuşmazlığı bütün delillerle birlikte değerlendirir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 198. maddesinde kanuni istisnalar dışında hâkimin delilleri serbestçe değerlendireceği düzenlenmiştir.
Bu nedenle sigorta şirketlerinin veya SBM sisteminin %100 kusurlu kabul ettiği bir sürücünün mahkeme yargılamasında %75, %50, %25 veya hatta somut olayın özelliklerine göre kusursuz olduğunun belirlenmesi mümkündür.
Aynı şekilde ilk değerlendirmede kusursuz görünen bir sürücünün de mahkeme tarafından alınan teknik bilirkişi raporu sonucunda belirli oranda kusurlu olduğunun ortaya çıkması mümkündür.
Dolayısıyla trafik kazalarında ilk kusur değerlendirmesi ile mahkemenin kesin hükme esas aldığı kusur değerlendirmesi birbirinden ayrılmalıdır.
1. Kaza Tespit Tutanağı Nedir?
Trafik kaza tespit tutanağı, meydana gelen trafik kazasının;
- oluş şeklini,
- araçların konumlarını,
- sürücü bilgilerini,
- yol ve çevre koşullarını,
- kazaya ilişkin iz ve delilleri,
- sürücülerin açıklamalarını
kayıt altına alan önemli bir belgedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda trafik zabıtasının gerekli hâllerde kazanın oluş nedenlerini, iz ve delillerini belirleyerek trafik kaza tespit tutanağı düzenlemesine ilişkin hükümler bulunmaktadır.
Yalnız maddi hasarlı bazı trafik kazalarında ise tarafların kendi aralarında maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlemeleri mümkündür.
Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalıdır:
Tutanakta kazanın nasıl meydana geldiğinin yazılması ile hukuken kesin kusur oranının belirlenmesi aynı şey değildir.
2. Sürücülerin Kendi Aralarında Doldurduğu Tutanakta Kusuru Kim Belirler?
Maddi hasarlı trafik kazalarında tarafların doldurduğu tutanakta sürücüler öncelikle;
- kazanın meydana geliş biçimini,
- araçların konumlarını,
- krokiyi,
- olayla ilgili açıklamalarını
belirtmektedir.
Daha sonra sigorta sistemi içerisindeki değerlendirme mekanizması üzerinden kusur oranları belirlenebilmektedir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, belirlenen kusur oranlarının KTT Sorgulama ve İtiraz sistemi üzerinden öğrenilebildiğini ve şirketler arası mutabakatla sonuçlanan kusur oranlarına yeni bilgi ve belge sunulmak suretiyle 5 iş günü içerisinde itiraz edilebildiğini belirtmektedir.
Dolayısıyla günlük kullanımda;
“Tutanakta beni %100 kusurlu yazmışlar.”
denildiğinde çoğu zaman aslında kastedilen, tutanağa dayanılarak sigorta şirketleri/SBM sürecinde ortaya çıkan kusur değerlendirmesidir.
3. Kaza Tespit Tutanağındaki Kusur Oranı Mahkemeyi Bağlar mı?
Hayır.
Mahkeme, kaza tespit tutanağındaki veya sigorta sistemindeki kusur değerlendirmesini dosyadaki diğer delillerle birlikte inceler.
HMK m.198’e göre hâkim, kanunda belirtilen istisnalar dışında delilleri serbestçe değerlendirir.
Dolayısıyla kaza tespit tutanağı;
önemli bir delildir ancak kesin hüküm değildir.
Mahkeme;
- kaza tespit tutanağını,
- tarafların ifadelerini,
- olay yeri fotoğraflarını,
- kamera kayıtlarını,
- araç hasar noktalarını,
- yol çizgilerini,
- trafik işaretlerini,
- fren ve çarpışma izlerini,
- tanık anlatımlarını,
- varsa ceza veya soruşturma dosyasını,
- teknik bilirkişi raporlarını
birlikte değerlendirebilir.
UYAP’ta yayımlanan yargı kararlarında da kaza tespit tutanağı ile yetinilmeyerek kusurun ayrıca bilirkişi incelemesine konu edildiği çok sayıda uyuşmazlık görülmektedir.
4. Mahkeme Kaza Tespit Tutanağındaki Oranı Değiştirebilir mi?
Evet.
Örneğin SBM değerlendirmesinde;
A aracı: %100 kusurlu
B aracı: %0 kusurlu
kabul edilmiş olabilir.
Ancak mahkeme tarafından trafik uzmanından alınan bilirkişi raporunda;
A aracı: %70 kusurlu
B aracı: %30 kusurlu
bulunabilir.
Mahkeme, raporu ve diğer delilleri yeterli görürse tazminat hesabını %70-%30 kusur dağılımına göre yapabilir.
Bunun tersinin gerçekleşmesi de mümkündür.
Başka bir deyişle:
SBM kusur oranı mahkemenin incelemesinin başlangıç verilerinden biridir; sonucu değildir.
5. Mahkeme Kusuru Nasıl Belirler?
Trafik kazasındaki kusurun belirlenmesi çoğu olayda teknik değerlendirme gerektirir.
Bu nedenle mahkemeler uygulamada trafik konusunda uzman bilirkişilerden rapor alabilmektedir.
UYAP’ta yayımlanan bir kararda kusur oranı ve tazminat hesabının hukuk dışında özel ve teknik bilgi gerektirdiği belirtilerek HMK m.266 kapsamında bilirkişi incelemesinin önemine vurgu yapılmıştır.
Bilirkişi;
- Karayolları Trafik Kanunu,
- Karayolları Trafik Yönetmeliği,
- olay yeri,
- araçların hareket yönleri,
- çarpışma noktaları,
- sürücü davranışları,
- yol öncelikleri
üzerinden kusur değerlendirmesi yapar.
6. Bilirkişi Kaza Tespit Tutanağındaki Kusuru Aynen Kabul Etmek Zorunda mıdır?
Hayır.
Bilirkişinin görevi kaza tespit tutanağındaki sonucu tekrar etmek değildir.
Bilirkişinin kazayı teknik olarak yeniden değerlendirmesi gerekir.
Örneğin tutanakta bir aracın kavşağa kontrolsüz girdiği düşünülerek sürücü tam kusurlu değerlendirilmiş olabilir.
Ancak;
- güvenlik kamerası kaydı,
- yol işaretleri,
- çarpma noktası,
- araçların konumu
incelendiğinde diğer sürücünün de hızını yol koşullarına göre ayarlamadığı veya geçiş hakkına uymadığı ortaya çıkabilir.
Bu durumda bilirkişi farklı bir kusur dağılımı yapabilir.
UYAP kararlarında kaza tespit tutanağının ayrıca bilirkişi tarafından incelendiği ve Karayolları Trafik Kanunu hükümleri uyarınca yeniden kusur değerlendirmesi yapıldığı örnekler bulunmaktadır.
7. Mahkeme Bilirkişi Raporunu Aynen Kabul Etmek Zorunda mıdır?
Mahkemenin görevi yalnızca bilirkişi raporunun sonucunu hükme geçirmek değildir.
Bilirkişi raporu;
- gerekçeli,
- denetlenebilir,
- dosya kapsamıyla uyumlu,
- çelişkilerden uzak
olmalıdır.
Örneğin bilirkişi;
“Davacı %75 kusurludur.”
demiş ancak neden %75 olduğunu açıklamamışsa rapora itiraz edilebilir.
Kusur değerlendirmesinde hangi trafik kuralının ihlal edildiğinin ve kazaya ne şekilde etki ettiğinin ortaya konulması gerekir.
8. Kaza Tutanağında “Arkadan Çarpan Kusurludur” Yazıyorsa Mahkeme Ne Yapar?
Arkadan çarpma kazalarında uygulamada arkadaki aracın kusurlu olduğu yönünde kuvvetli bir değerlendirme ortaya çıkabilir.
Ancak her arkadan çarpma kazasında olayın özellikleri incelenmeden otomatik şekilde %100 kusur sonucuna varılması doğru değildir.
Örneğin öndeki araç;
- aniden ve gerekçesiz biçimde durduysa,
- kontrolsüz şekilde şerit değiştirdiyse,
- geri manevra yaptıysa,
- gece vakti gerekli aydınlatmaları bulunmaksızın yolda kaldıysa
kazanın oluşumunda farklı bir değerlendirme ortaya çıkabilir.
Bu nedenle kazanın somut oluş şekli önemlidir.
9. Kavşak Kazalarında Tutanaktaki Kusur Kesin midir?
Hayır.
Kavşak kazalarında;
- geçiş hakkı,
- trafik ışıkları,
- DUR veya YOL VER levhaları,
- ana yol-tali yol ayrımı,
- dönüş kuralları,
- araçların hızları,
- kavşağa giriş sıraları
birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin tutanağın düzenlendiği sırada olay yerindeki bir trafik levhası gözden kaçırılmış olabilir.
Daha sonra Google görüntüleri değil, olay tarihine ilişkin belediye veya Karayolları kayıtları, kamera kayıtları veya olay yeri fotoğrafları ile bu durum kanıtlanabilir.
Böyle bir yeni delil kusur değerlendirmesini tamamen değiştirebilir.
10. Şerit Değiştirme Kazalarında Kusur Nasıl İncelenir?
Özellikle İstanbul gibi yoğun trafikte en sık uyuşmazlık çıkan kazalardan biri şerit değiştirme sırasında meydana gelen çarpışmalardır.
Burada;
- hangi aracın şerit değiştirdiği,
- sinyal verilip verilmediği,
- araçların çarpışma noktaları,
- araçların yol üzerindeki pozisyonları,
- kamera görüntüleri
önemlidir.
Örneğin yalnızca sürücülerin çizdiği krokiden hareketle A aracının şerit değiştirdiği düşünülebilir.
Ancak kamera görüntüsünde gerçekte B aracının kontrolsüz şekilde A aracının şeridine geçtiği ortaya çıkarsa ilk kusur değerlendirmesi değiştirilebilir.
11. Kaza Tespit Tutanağını İmzaladım; Kusuru da Kabul Etmiş Sayılır mıyım?
Bu konuda çok dikkatli ayrım yapılmalıdır.
Kaza tespit tutanağının imzalanması, özellikle tarafların yazdığı maddi vakıalar ve olayın oluş biçimine ilişkin beyanlar bakımından önemli delil niteliğindedir.
Ancak tutanağı imzalayan kişinin:
“Hukuken %100 kusurluyum ve hiçbir şekilde buna itiraz etmeyeceğim.”
şeklinde kesin ve geri alınamaz bir hukuki kabulde bulunduğu sonucuna otomatik olarak varılamaz.
Nitekim sigorta sistemi dahi kusur oranlarına belirli koşullarda itiraz imkânı tanımaktadır. SBM’ye göre kusur oranının bildiriminden sonra yeni bilgi ve belge sunulması kaydıyla 5 iş günü içerisinde yeniden değerlendirme talep edilebilir.
12. Tutanakta Yanlış Kroki Çizildiyse Ne Yapılabilir?
Trafik kazası sırasında sürücüler çoğu zaman;
- stres altında,
- trafiğin ortasında,
- gece,
- yağmur veya kötü hava koşullarında
tutanak düzenlemektedir.
Bu nedenle krokide veya açıklamalarda hata meydana gelebilir.
Yanlışlık varsa mümkün olan en kısa sürede;
- olay yeri fotoğrafları,
- araç kamerası,
- MOBESE/kent güvenlik görüntüleri,
- iş yeri kamera görüntüleri,
- tanıklar,
- yol ve kavşak fotoğrafları
koruma altına alınmalıdır.
Çünkü kusura itirazın başarılı olabilmesi için yalnızca;
“Kroki yanlış çizilmiş.”
demek yerine doğru olay örgüsünü gösteren deliller sunmak gerekir.
13. Kamera Kaydı Kaza Tespit Tutanağından Daha Güçlü Olabilir mi?
Somut olayda evet.
Kaza tespit tutanağı çoğu zaman kazadan sonra oluşturulan bir belgedir.
Buna karşılık güvenlik kamerası veya araç içi kamera, kazanın meydana geliş anını doğrudan gösterebilir.
Örneğin tutanakta;
“B aracı aniden şerit değiştirdi.”
yazılmış olabilir.
Ancak kamera görüntüsü bunun tersini gösteriyorsa mahkemenin görüntüyü dikkate alması gerekir.
HMK m.198’deki serbest delil değerlendirmesi ilkesi kapsamında hâkim mevcut delilleri bütün olarak değerlendirir.
14. Araçların Hasar Yerleri Kusur Oranını Değiştirebilir mi?
Evet.
Örneğin iki taraf da;
“Diğer araç benim şeridime girdi.”
diyebilir.
Bu durumda;
A aracının sol ön kısmı,
B aracının sağ arka kısmı
hasarlıysa çarpışma geometrisi kazanın nasıl gerçekleştiğine ilişkin önemli teknik veri sağlayabilir.
Bu nedenle bilirkişi yalnızca sürücü beyanlarına değil;
- hasar fotoğraflarına,
- ekspertiz raporuna,
- darbe noktalarına
da bakmalıdır.
15. Polis Tarafından Düzenlenen Kaza Tutanağı Mahkemeyi Bağlar mı?
Polis veya jandarma tarafından düzenlenen trafik kaza tespit tutanağı da önemli bir delildir.
Ancak kusura ilişkin teknik değerlendirme bakımından mahkemenin hiçbir inceleme yapmaksızın tutanağı aynen kabul etmesinin zorunlu olduğu söylenemez.
Mahkeme uyuşmazlığın niteliğine göre ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırabilir.
KTK, trafik zabıtasının kazanın oluş nedenlerini, izlerini ve delillerini belirlemek üzere kaza tespit tutanağı düzenlemesini öngörmektedir.
Bununla birlikte tutanağın içerdiği maddi tespitlerle kusura ilişkin hukuki/teknik sonuçların birbirinden ayrılması gerekir.
16. Polis Tutanağı ile Bilirkişi Raporu Çelişirse Ne Olur?
Örneğin polis tutanağında;
A aracı: asli kusurlu
B aracı: kusursuz
gösterilmiş olabilir.
Mahkeme bilirkişisi ise;
A aracı: %60
B aracı: %40
kusurludur
sonucuna ulaşmış olabilir.
Bu durumda mahkeme, hangi değerlendirmenin;
- dosyadaki delillere,
- kazanın oluş biçimine,
- trafik kurallarına
daha uygun olduğunu incelemelidir.
UYAP’ta kaza tespit tutanağı ile farklı kusur raporlarının birlikte değerlendirmeye konu edildiği yargılamalar bulunmaktadır.
17. Birden Fazla Bilirkişi Raporu Birbiriyle Çelişirse Ne Olur?
Örneğin;
İlk bilirkişi: %100 – %0
İkinci bilirkişi: %75 – %25
Adli Tıp veya başka uzman heyet: %50 – %50
şeklinde farklı değerlendirmeler yapmış olabilir.
Bu durumda çelişkinin giderilmesi gerekir.
Özellikle kusur oranının tazminat miktarını doğrudan etkilediği dosyalarda, birbiriyle çelişen raporların neden farklı sonuçlara ulaştığının açıklanması önemlidir.
Taraflar;
ek rapor alınmasını
veya
yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını
talep edebilir.
18. Ceza Mahkemesindeki Kusur Raporu Hukuk Mahkemesini Bağlar mı?
Trafik kazasında yaralanma veya ölüm meydana gelmişse olay nedeniyle ceza soruşturması veya ceza davası yürütülebilir.
Ceza dosyasında da trafik bilirkişisinden kusur raporu alınabilir.
Ancak hukuk mahkemesindeki tazminat uyuşmazlığında ceza dosyasındaki kusur değerlendirmesi otomatik olarak tazminat hukukundaki kusur oranının kesin sonucu hâline gelmez.
Hukuk mahkemesi kendi dosyasındaki delilleri ve sorumluluk kurallarını değerlendirir.
Bu nedenle trafik kazalarında aynı olay bakımından;
- ceza dosyası,
- sigorta dosyası,
- hukuk davası
içerisinde farklı teknik değerlendirmelerle karşılaşılması mümkündür.
19. SBM Kusur Oranına Nasıl İtiraz Edilir?
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin güncel açıklamasına göre, şirketler arası mutabakatla belirlenen kusur oranının bildirilmesinden sonra değerlendirmeye etki edecek yeni bilgi veya belge sunulması kaydıyla 5 iş günü içerisinde yeniden değerlendirme talebinde bulunulabilir.
İtirazda özellikle;
- kaza fotoğrafları,
- kamera görüntüleri,
- farklı açıdan olay yeri fotoğrafları,
- levha ve yol işareti görüntüleri,
- tanık bilgileri
sunulabilir.
20. SBM’ye 5 Gün İçinde İtiraz Etmezsem Mahkemede Kusura İtiraz Edemez miyim?
SBM’deki 5 iş günlük süre, sigorta sistemi içerisindeki kusur oranının yeniden değerlendirilmesine ilişkin mekanizmanın süresidir.
Bunun, hukuk mahkemesinin HMK hükümlerine göre kusuru bağımsız olarak değerlendirme yetkisini ortadan kaldırdığı sonucuna varmak doğru değildir. Bu sonuç, HMK m.198’deki hâkimin delilleri serbest değerlendirmesi ilkesi ile SBM itiraz mekanizmasının birlikte değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır.
Dolayısıyla sigorta aşamasındaki itiraz süresinin kaçırılmış olması, tek başına mahkeme önünde;
“Ben aslında %100 değil %50 kusurluyum.”
savunmasının incelenmesini engellemez.
Ancak delillerin mümkün olduğunca erken toplanması her zaman daha sağlıklıdır.
21. Kusur Oranının Değişmesi Değer Kaybını Nasıl Etkiler?
Örneğin aracın gerçek değer kaybı:
120.000 TL
olsun.
İlk kusur değerlendirmesinde araç sahibi:
%50 kusurlu
bulunmuşsa karşı taraftan:
60.000 TL
talep edilebilir.
Ancak mahkeme sonucunda araç sahibinin yalnızca:
%20 kusurlu
olduğu belirlenirse karşı tarafın sorumluluğu %80’e çıkacaktır.
Bu durumda:
120.000 × %80 = 96.000 TL
tazminat gündeme gelir.
Dolayısıyla yalnızca %30’luk kusur farkı, tazminatta:
36.000 TL
fark yaratmıştır.
22. Kusur Oranı Hasar Bedelini de Etkiler mi?
Evet.
Aracın:
300.000 TL
hasar bedeli bulunduğunu düşünelim.
Araç sahibinin %40 kusurlu olduğu kabul edilirse karşı tarafın %60 sorumluluğu üzerinden:
180.000 TL
gündeme gelebilir.
Mahkeme kusuru %20 olarak değiştirirse:
300.000 × %80 = 240.000 TL
olacaktır.
Dolayısıyla kusur oranındaki değişiklik yalnızca sembolik değildir; doğrudan para alacağının miktarını etkiler.
23. Araç Mahrumiyet Tazminatında da Kusur Oranı Uygulanır mı?
Evet.
Örneğin makul araç mahrumiyet zararı:
50.000 TL
olarak hesaplanmış olsun.
Zarar gören sürücünün kazada %25 kusurlu olması hâlinde karşı tarafın sorumluluğu:
50.000 × %75 = 37.500 TL
olarak gündeme gelebilir.
Bu nedenle araç mahrumiyeti davalarında da kaza tespit tutanağındaki kusur oranına itiraz önemli olabilir.
24. Ticari Taksi veya Minibüste Kusur Oranı Kazanç Kaybını Nasıl Etkiler?
Ticari araçlarda fark çok daha yüksek olabilir.
Örneğin bir ticari taksinin gerçek kazanç kaybı:
200.000 TL
olsun.
İlk değerlendirmede sürücü %50 kusurluysa:
100.000 TL
karşı taraftan talep edilebilir.
Mahkeme sürücünün yalnızca %10 kusurlu olduğunu belirlerse:
200.000 × %90 = 180.000 TL
tazminat gündeme gelir.
Aradaki fark:
80.000 TL
dir.
Bu nedenle yüksek zarar içeren ticari araç dosyalarında kusur raporu özellikle dikkatle incelenmelidir.
25. Kusura İtiraz Ederken Hangi Deliller En Önemlidir?
Somut olaya göre özellikle şu deliller önem taşıyabilir:
Kamera Görüntüsü
Kazanın gerçekleşme biçimini doğrudan gösterebilir.
Olay Yeri Fotoğrafları
Araç konumları ve trafik levhalarının belirlenmesini sağlayabilir.
Araç Hasar Fotoğrafları
Çarpışma geometrisinin tespitine yardımcı olabilir.
Tanık Beyanları
Özellikle ışık ihlali veya tehlikeli manevra uyuşmazlıklarında önem kazanabilir.
Trafik Sinyalizasyon Kayıtları
Trafik ışıklarının çalışma düzeni konusunda belirleyici olabilir.
Bilirkişi Raporu
Bütün teknik verilerin birlikte değerlendirilmesini sağlayabilir.
26. Özellikle Kamera Görüntüleri Neden Hızlı Toplanmalıdır?
Birçok;
- iş yeri,
- site,
- belediye,
- özel otopark
kamera sistemi görüntüleri sınırlı süre muhafaza etmektedir.
Bu nedenle kusur oranına ciddi bir itiraz söz konusuysa görüntülerin kaybolması beklenmeden gerekli hukuki girişimlerde bulunulması önemlidir.
Kazadan aylar sonra;
“Orada kamera vardı.”
denilmesi, görüntü çoktan silinmişse herhangi bir sonuç sağlamayabilir.
27. Kaza Tespit Tutanağında Tarafların Beyanları Çok Önemli midir?
Evet.
Tutanaktaki hukuki kusur oranı kesin olmamakla birlikte sürücünün olayın oluşuna ilişkin kendi beyanı önemli bir delildir.
Örneğin sürücü tutanağa;
“Park hâlindeki aracın yanından çıkarken diğer araca çarptım.”
yazmışsa daha sonra;
“Ben hiç hareket etmiyordum.”
demesi ciddi bir çelişki oluşturabilir.
Dolayısıyla kaza sonrasında tutanak düzenlenirken gelişigüzel açıklama yapılmamalıdır.
Olayın oluş biçimi mümkün olduğunca doğru yazılmalıdır.
28. Tutanakta “Kusurluyum” Yazmak ile Olayı Anlatmak Aynı Şey midir?
Hayır.
Sürücünün;
“Sağ şeritten sol şeride geçerken çarpışma oldu.”
demesi bir maddi vaka açıklamasıdır.
Buna karşılık;
“Kazada tamamen ben suçluyum.”
şeklinde ifade kullanması farklı niteliktedir.
Ancak kusurun hukuken belirlenmesi trafik kurallarının olayın somut koşullarına uygulanmasını gerektirdiğinden, sürücünün kendi hukuki değerlendirmesi tek başına mahkemeyi bağlayan kusur oranı oluşturmaz.
29. Kusur Oranına İtiraz Edilecekse Bilirkişiden Hangi Sorular Sorulmalıdır?
Kusur uyuşmazlığında bilirkişiden yalnızca;
“Tarafların kusur oranı nedir?”
şeklinde sonuç istemek yerine şu hususların açıklanması daha yararlı olabilir:
- Kazanın oluş şekli nedir?
- Araçların kazadan önceki hareket yönleri nedir?
- İlk temas noktası neresidir?
- Hangi sürücü hangi trafik kuralını ihlal etmiştir?
- İhlal ile kazanın meydana gelmesi arasında nedensellik bağı var mıdır?
- Kaza tespit tutanağındaki kroki teknik verilerle uyumlu mudur?
- Araç hasar noktaları tarafların anlatımlarıyla uyumlu mudur?
- Kamera görüntüsü varsa hangi sürücünün beyanını doğrulamaktadır?
- Her sürücünün kazanın meydana gelmesine etkisi nedir?
- Sonuçta tarafların kusur dağılımı ne olmalıdır?
Bu şekilde hazırlanmış rapor çok daha denetlenebilir olacaktır.
30. Bilirkişi “%75 Kusurlu” Dedi Ama Nedenini Açıklamadıysa İtiraz Edilebilir mi?
Evet.
Kusur raporunun yalnızca bir yüzde vermesi yeterli değildir.
Örneğin;
“A sürücüsü %75, B sürücüsü %25 kusurludur.”
denilip;
- A’nın hangi kuralı ihlal ettiği,
- B’nin hangi davranışının kazaya katkı sağladığı,
- neden %75-%25 oranı seçildiği
açıklanmıyorsa raporun gerekçelendirilmesi talep edilebilir.
Özellikle raporun kaza tespit tutanağındaki sonucu hiçbir teknik analiz yapmadan tekrar ettiği durumlarda bu husus bilirkişi raporuna itirazın önemli gerekçelerinden biri olabilir.
31. Aynı Kazada Sigorta Tahkimi ile Mahkeme Farklı Kusur Oranı Belirleyebilir mi?
Somut olayın tarafları, delilleri ve yargılama kapsamına göre farklı değerlendirmelerin ortaya çıkması mümkündür.
Kusur oranı maddi olay ve teknik verilerden hareketle belirlenir.
Yeni bir;
- kamera kaydı,
- tanık,
- bilirkişi raporu,
- olay yeri verisi
dosyaya girdiğinde sonuç değişebilir.
Bu nedenle önceki sigorta değerlendirmesi veya başka bir teknik rapor mutlaka aynı sonucun çıkacağı anlamına gelmez.
32. Kusur Raporunda Hangi İfadeler Şüphe Uyandırmalıdır?
Özellikle şu tür raporlar dikkatle incelenmelidir:
“Kaza tespit tutanağına göre davacı kusurludur.”
“TRAMER kaydında %100 kusurlu olduğundan %100 kusurludur.”
“Tutanakta asli kusurlu gösterildiğinden kusuru %100’dür.”
Bilirkişinin görevi mevcut sonucu aynen kopyalamak değil, dosyadaki teknik verileri bağımsız şekilde incelemektir.
Nitekim UYAP kararlarında kaza tespit tutanağının incelenmesi yanında KTK hükümleri esas alınarak bilirkişice ayrıca kusur değerlendirmesi yapıldığı görülmektedir.
33. Kaza Tespit Tutanağına Hiç İtiraz Edilmemiş Olması Önemli midir?
Önemli olabilir ancak tek başına kusur oranını kesinleştirmez.
Örneğin UYAP’ta yayımlanan bir kararda mahkemenin, bilirkişi raporunun sürücülerin imzasını taşıyan ve açıkça itiraza uğramayan kaza tespit tutanağıyla uyumlu olduğunu ayrıca dikkate aldığı görülmektedir.
Bu durum, tutanağa zamanında ve somut delillerle itiraz edilmesinin uygulamada neden önemli olduğunu göstermektedir.
Ancak tutanağa itiraz edilmemiş olması, mahkemenin yeni ve güçlü delilleri dikkate almasını engelleyen mutlak bir kesinlik oluşturmaz.
34. Kusur Oranına İtiraz Ederken En Sık Yapılan Hatalar
Sadece “Ben Kusurlu Değilim” Demek
İtiraz teknik ve somut delillerle desteklenmelidir.
Kamera Görüntülerini Geç Aramak
Kayıtlar silinebilir.
Araç Hasar Fotoğraflarını Sunmamak
Hasar geometrisi kazanın oluşunu gösterebilir.
Bilirkişi Raporundaki Yüzdeye İtiraz Edip Teknik Gerekçeye İtiraz Etmemek
Esas olan rapordaki hatalı teknik varsayımı ortaya koymaktır.
SBM Kusur Oranını Kesin Hüküm Sanmak
Sigorta sistemindeki kusur değerlendirmesi mahkemenin yeniden inceleme yapmasını engellemez.
Tutanaktaki Krokideki Hataları Açıklamamak
Hatanın ne olduğu ve doğru araç konumlarının nasıl olması gerektiği açıkça gösterilmelidir.
35. Örnek Olay: SBM %100 Kusurlu Dedi, Mahkeme Oranı Değiştirebilir mi?
Ali ve Mehmet’in araçlarının kavşakta çarpıştığını düşünelim.
İlk kusur değerlendirmesinde:
Ali %100 kusurlu
Mehmet %0 kusurlu
kabul edilmiş olsun.
Ali daha sonra çevredeki iş yerinden kamera görüntüsü temin etsin.
Görüntüde Mehmet’in kavşağa girmeden önce kırmızı ışık ihlali yaptığı açıkça görülüyor olsun.
Böyle bir durumda mahkemenin;
“SBM %100 demiş, artık inceleme yapamam.”
demesi beklenemez.
Mahkeme görüntüyü, tutanağı ve bilirkişi raporunu birlikte değerlendirerek kusuru yeniden belirleyebilir. HMK m.198’in delillerin serbest değerlendirilmesine ilişkin kuralı bunun hukuki temelini oluşturur.
36. Örnek Olay: İki Sürücü de Birbirini Suçluyorsa
A sürücüsü:
“B benim şeridime girdi.”
B sürücüsü:
“A benim şeridime girdi.”
demektedir.
Tutanaktan olay tam olarak anlaşılamamaktadır.
Bu durumda bilirkişi;
- A aracının sağ ön hasarını,
- B aracının sol arka hasarını,
- yol çizgilerini,
- olay yerindeki araç konumlarını
inceleyerek çarpışma geometrisi üzerinden değerlendirme yapabilir.
Bu nedenle yalnızca tutanaktaki sürücü anlatımlarına göre karar verilmesi her dosyada yeterli olmayabilir.
37. Kaza Tespit Tutanağına Dayalı Kusur Oranına İtirazda En Güçlü Argüman Nedir?
En güçlü argüman genellikle;
“Mevcut kusur değerlendirmesi kazanın objektif teknik verileriyle uyuşmamaktadır.”
iddiasıdır.
Bu iddia;
- kamera görüntüsü,
- darbe noktaları,
- olay yeri krokisi,
- trafik levhaları,
- bağımsız teknik rapor
ile desteklenmelidir.
Sadece mevcut sonucun haksız olduğunu söylemek yerine kazanın gerçekte nasıl meydana geldiğini teknik olarak göstermek gerekir.
38. Sonuç: Kaza Tespit Tutanağındaki Kusur Oranı Kesin midir?
Hayır. Kaza tespit tutanağında veya sigorta şirketleri/SBM sistemi üzerinden belirlenen kusur oranı, hukuk mahkemesi açısından kesin ve değiştirilemez bir kusur oranı değildir.
Kaza tespit tutanağı trafik kazasının nasıl gerçekleştiğini ortaya koymak bakımından önemli bir delildir. Ancak HMK m.198 uyarınca hâkim, kanuni istisnalar dışında delilleri serbestçe değerlendirir.
Bu nedenle mahkeme;
- kaza tespit tutanağı,
- fotoğraflar,
- kamera kayıtları,
- tanık anlatımları,
- araç hasar noktaları,
- yol ve trafik işaretleri,
- soruşturma veya ceza dosyası,
- bilirkişi raporları
üzerinden kazayı yeniden değerlendirebilir.
Kusurun teknik inceleme gerektirdiği hâllerde trafik konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması mümkündür. UYAP’taki yargı kararlarında da kaza tespit tutanağının bilirkişi tarafından ayrıca incelenerek KTK hükümleri çerçevesinde kusur oranının belirlendiği görülmektedir.
Ayrıca maddi hasarlı kaza sonrasındaki sigorta sürecinde belirlenen kusur oranına SBM sistemi içerisinde de itiraz imkânı bulunmaktadır. SBM’nin güncel açıklamasına göre şirketler arası mutabakatla sonuçlanan kusur oranlarına değerlendirmeyi etkileyebilecek yeni bilgi ve belge sunulmak suretiyle 5 iş günü içerisinde itiraz edilebilir.
Ancak bu 5 iş günlük sigorta itiraz mekanizması ile hukuk mahkemesindeki kusur incelemesi birbirinden ayrılmalıdır. Sigorta sistemindeki kusur oranının mahkemeyi bağlayan kesin hüküm niteliğinde olduğu söylenemez.
Bu nedenle trafik kazasından sonra;
“Tutanakta beni %100 kusurlu bulmuşlar, artık yapacak hiçbir şey yok.”
şeklinde düşünmek doğru değildir.
Asıl önemli olan;
kazanın gerçekten nasıl meydana geldiği ve bunun objektif delillerle ispatlanıp ispatlanamadığıdır.
Kamera görüntüsü, araçların hasar noktaları, yol işaretleri veya başka teknik deliller ilk değerlendirmeyle çelişiyorsa kusur oranına itiraz edilmesi ve yargılama sırasında yeniden kusur incelemesi yaptırılması mümkündür.
Özellikle yüksek araç değer kaybı, hasar bedeli, araç mahrumiyet tazminatı veya ticari kazanç kaybı bulunan trafik kazalarında %10 veya %20’lik bir kusur değişikliği dahi önemli tutarda tazminat farkı doğurabileceğinden, kaza tespit tutanağındaki kusur oranı kesin kabul edilmeden önce dosyanın teknik delilleriyle birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.