Hukuk Makaleleri

Ortak Rakip Şirket Kurup Müşterileri Oraya Taşıyorsa Ne Yapılabilir? Şirket Ortaklarının Rekabet Yasağı ve Hukuki Sorumluluğu

Ortak Rakip Şirket Kurup Müşterileri Oraya Taşıyorsa Ne Yapılabilir? Şirket Ortaklarının Rekabet Yasağı ve Hukuki Sorumluluğu

Bir şirkette ortaklar arasında uyuşmazlık çıktığında karşılaşılan en ağır problemlerden biri, ortaklardan birinin mevcut şirketle aynı sektörde yeni bir şirket kurarak ticari faaliyeti yavaş yavaş yeni şirkete aktarmasıdır.

Özellikle aile şirketlerinde, iki ortaklı limited şirketlerde ve startup şirketlerinde şu senaryolarla sık karşılaşılmaktadır:

Bir ortak şirket henüz faaliyetine devam ederken aynı sektörde ikinci bir şirket kurar. Mevcut şirketin müşterileri yeni şirkete yönlendirilir. Şirket çalışanlarının bir kısmı yeni şirkete geçirilir. Tedarikçilerle yeni şirket üzerinden çalışılmaya başlanır. Fiyat listeleri, müşteri bilgileri, teknik bilgiler veya ticari sırlar kullanılır. Sonuçta eski şirketin cirosu düşerken yeni kurulan şirket büyümeye başlar.

Bu durumda diğer ortakların ilk tepkisi genellikle:

“Şirket ortağı nasıl rakip şirket kurabilir?”

şeklindedir.

Ancak Türk şirketler hukukunda bu sorunun cevabı şirket türüne ve kişinin şirketteki görevine göre değişmektedir.

Çünkü;

anonim şirket ortağı, anonim şirket yönetim kurulu üyesi, limited şirket ortağı ve limited şirket müdürü açısından rekabet yasağının kapsamı aynı değildir.

Bu nedenle yalnızca “ortak rakip şirket kurdu” tespitiyle hukuki sonuca varmak doğru değildir.

Asıl olarak kişinin yönetici olup olmadığı, şirket sözleşmesindeki hükümler, ortaklar arasındaki sözleşmeler, rakip şirkette üstlendiği görev ve eski şirketin müşteri, personel veya ticari sırlarını kullanıp kullanmadığı araştırılmalıdır.


1. Şirket Ortağının Rakip Şirket Kurması Her Durumda Yasak mıdır?

Hayır.

Türk hukukunda bütün şirket ortakları bakımından uygulanabilecek genel ve sınırsız bir:

“Bir şirkete ortak olan kişi başka hiçbir rakip şirkette faaliyet gösteremez.”

kuralı bulunmamaktadır.

Rekabet yasağının bulunup bulunmadığı;

  • şirketin anonim veya limited şirket olması,
  • kişinin yalnızca ortak mı yoksa aynı zamanda yönetici mi olması,
  • şirket sözleşmesinde rekabet yasağı bulunup bulunmaması,
  • ayrıca bir pay sahipleri sözleşmesi veya rekabet etmeme sözleşmesi bulunması,
  • yapılan faaliyetlerin şirketin menfaatlerini ihlal edip etmemesi

gibi unsurlara göre belirlenir.

Bu ayrım özellikle dava açılmadan önce mutlaka yapılmalıdır.


2. Limited Şirket Ortağı Rakip Şirket Kurabilir mi?

Limited şirketlerde temel düzenleme TTK m.613’tür.

TTK m.613’e göre limited şirket ortakları öncelikle şirket sırlarını korumakla yükümlüdür. Ayrıca şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamaz ve kendilerine özel menfaat sağlayıp şirketin amacına zarar veren işlemler gerçekleştiremezler.

Bununla birlikte Kanun, sıradan ortak bakımından doğrudan ve mutlak bir rekabet yasağı getirmemektedir.

TTK m.613/2:

şirket sözleşmesiyle ortakların şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda olduklarının kararlaştırılabileceğini

öngörmektedir.

Dolayısıyla limited şirkette yalnızca ortak olan ve müdürlük sıfatı bulunmayan kişinin durumunda öncelikle şirket sözleşmesine bakılmalıdır.


3. Limited Şirket Sözleşmesinde Rekabet Yasağı Yoksa Ortak İstediğini Yapabilir mi?

Hayır.

Burada iki farklı kavramın birbirinden ayrılması gerekir.

Şirket sözleşmesinde açık bir rekabet yasağı bulunmaması, yalnızca ortak olan kişinin her rakip faaliyetten otomatik olarak men edilmediği anlamına gelebilir.

Ancak TTK m.613 gereğince ortak yine de;

şirketin çıkarlarını zedeleyemez, şirket sırlarını açıklayamaz ve kendisine özel menfaat sağlayarak şirketin amacına zarar veren işlemlerde bulunamaz.

Bu nedenle kişinin sadece aynı sektörde başka bir şirkete ortak olması ile;

mevcut şirketin müşterilerini sistematik şekilde yeni şirkete aktarması,

şirketin fiyatlandırma bilgilerini kullanması,

çalışanları yeni şirkete yönlendirmesi,

ticari fırsatları mevcut şirket yerine kendi şirketine taşıması

aynı şekilde değerlendirilemez.

İkinci gruptaki davranışlar ayrıca bağlılık yükümlülüğü ve haksız rekabet hükümlerini gündeme getirebilir.

Nitekim mahkeme uygulamasında da müdür sıfatı bulunmayan limited şirket ortağı açısından kural olarak rekabet serbestisinin bulunduğu, açık rekabet yasağının şirket sözleşmesiyle getirilebileceği; buna karşılık TTK m.613’teki bağlılık yükümlülüğünün ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.


4. Limited Şirket Müdürü Rakip Şirket Kurabilir mi?

Burada durum çok daha ağırdır.

TTK m.626/2 açık şekilde:

şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer bütün ortaklar yazılı olarak izin vermemişse müdürlerin şirketle rekabet oluşturan faaliyette bulunamayacağını

düzenlemektedir.

Dolayısıyla limited şirkette kişinin hem ortak hem de müdür olması son derece önemlidir.

Örneğin A Ltd. Şti.’nin %50 ortağı ve müdürü olan kişi aynı sektörde B Ltd. Şti.’yi kurup B şirketi üzerinden A şirketinin müşterilerine satış yapmaya başlamışsa, diğer ortakların yazılı izni veya şirket sözleşmesinden kaynaklanan bir istisna bulunmadığı sürece TTK m.626 kapsamındaki rekabet yasağı doğrudan gündeme gelebilir.


5. Rakip Şirketi Kendi Adına Değil Eşinin veya Yakınının Adına Kurarsa Ne Olur?

Şirketler hukukundaki uyuşmazlıkların önemli bir kısmında rakip şirket doğrudan ortağın adına kurulmaz.

Örneğin yeni şirket;

ortağın eşinin, kardeşinin, çocuğunun veya güvendiği başka bir kişinin adına kurulmuş olabilir.

Bu durum tek başına rekabet yasağının uygulanmasını engellemez.

Mahkeme yalnızca ticaret sicilindeki ortaklık kaydına değil, fiilî duruma da bakabilir.

Örneğin;

yeni şirketin müşterileri kim tarafından bulunuyor, banka ve ticari faaliyetleri kim yönetiyor, fiyat tekliflerini kim hazırlıyor, şirket çalışanlarına kim talimat veriyor ve eski şirketin müşterileriyle kim görüşüyor

soruları önem kazanır.

Dolayısıyla rakip şirketin başka bir kişinin üzerine kurulmuş olması, gerçek faaliyetin şirket ortağı veya müdürü tarafından yürütüldüğüne ilişkin deliller varsa hukuki sorumluluğu otomatik olarak ortadan kaldırmaz.


6. Anonim Şirket Ortağı Rakip Şirket Kurabilir mi?

Anonim şirketlerde limited şirketlerden farklı bir sistem bulunmaktadır.

Sadece anonim şirket pay sahibi olmak, kural olarak TTK m.396’daki rekabet yasağına tabi olmak anlamına gelmez.

TTK m.396 doğrudan yönetim kurulu üyelerini düzenlemektedir.

Dolayısıyla bir anonim şirkette %10, %20 hatta daha yüksek oranda pay sahibi olan ancak yönetim kurulu üyesi olmayan kişinin sırf ortaklık sıfatından hareketle TTK m.396 kapsamında otomatik bir rekabet yasağı bulunduğunu söylemek doğru değildir.

Ancak;

esas sözleşme veya ayrı bir sözleşme,

hâkimiyet ilişkisi,

ticari sırların kullanılması,

haksız rekabet oluşturan davranışlar

ayrıca değerlendirilmelidir.


7. Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyesinin Rekabet Yasağı Nedir?

TTK m.396’ya göre yönetim kurulu üyesi genel kurulun izni olmaksızın şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden işlemleri kendi veya başkası hesabına yapamaz.

Ayrıca aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete kanunda belirtilen şekilde sorumluluğu sınırsız ortak olarak girmesi yasaktır.

Bunun yanında TTK m.369 gereğince yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli kişiler görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirket menfaatlerini dürüstlük kuralları çerçevesinde gözetmekle yükümlüdür.

Bu nedenle yönetim kurulu üyesinin rakip işletmeyi fiilen yönetmesi, şirketin ticari fırsatlarını rakibe taşıması veya şirket sırlarından yararlanması yalnızca TTK m.396 açısından değil, bağlılık yükümlülüğü ve yönetici sorumluluğu bakımından da incelenebilir.


8. Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyesi Rakip Limited Şirkette Sadece Ortak Olursa Ne Olur?

Bu konuda TTK m.396’nın metni dikkatle uygulanmalıdır.

Madde, yönetim kurulu üyesinin rakip şirkette her türlü pay sahipliğini kategorik biçimde yasaklayan bir hüküm değildir.

Özellikle kişinin yalnızca pasif şekilde sınırlı sorumlu pay sahibi olması ile rakip işletmenin fiilen yönetilmesi ve aynı ticari işlemlerin gerçekleştirilmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Ancak kişinin rakip şirkete yalnızca sembolik olarak ortak olup gerçekte şirketi yönetmesi, mevcut şirketin müşteri ve ticari fırsatlarını rakip şirkete aktarması hâlinde olay yalnızca sicildeki ortaklık statüsü üzerinden değerlendirilmez.

TTK m.369’daki bağlılık yükümlülüğü, TTK m.396 ve haksız rekabet hükümleri birlikte gündeme gelebilir.


9. Şirketin Müşterilerini Yeni Şirkete Aktarmak Rekabet Yasağını İhlal Eder mi?

Çoğu olayda en güçlü delillerden biri budur.

Örneğin A şirketinin beş yıldır çalıştığı müşteriye şirket ortağı:

“Artık A şirketinden değil, yeni kurduğum B şirketinden ürün alın.”

diyorsa ve aynı ticari ilişki B şirketi üzerinden devam ettiriliyorsa bu durum son derece önemlidir.

Özellikle kişinin şirket yöneticisi olduğu dönemde müşterileri rakip şirkete taşıması;

bağlılık yükümlülüğü,

rekabet yasağı,

yöneticinin özen yükümlülüğü ve

somut yönteme göre haksız rekabet

bakımından sorumluluk doğurabilir.


10. Şirkete Gelen İş Fırsatını Kendi Şirketine Yönlendirmek Mümkün müdür?

Yönetici açısından ciddi risk taşır.

Örneğin mevcut şirkete 10 milyon TL’lik bir sipariş fırsatı gelmiş fakat yönetici:

“Bu işi eski şirketten değil, benim yeni şirketimden yapalım.”

diyerek müşteriyi kendi şirketine yönlendirmiş olabilir.

Bu tür davranışlar yöneticinin şirket menfaatini gözetme yükümlülüğüyle doğrudan çatışabilir.

Özellikle anonim şirket yönetim kurulu üyeleri açısından TTK m.369; limited şirket müdürleri açısından ise TTK m.626 şirket menfaatinin gözetilmesini öngörmektedir.

Bu nedenle şirketin önüne gelen bir ticari fırsatın yöneticinin kişisel şirketine aktarılması, yalnızca “serbest rekabet” olarak değerlendirilmeyebilir.


11. Şirketin Müşteri Listesini Kullanmak Haksız Rekabet Oluşturabilir mi?

Evet.

Ancak her müşteri bilgisinin otomatik olarak ticari sır oluşturduğu da kabul edilmemelidir.

Bilginin;

herkes tarafından bilinip bilinmediği,

şirket tarafından gizli tutulup tutulmadığı,

ticari değerinin bulunup bulunmadığı,

müşterilerin özel fiyat, alışkanlık veya sözleşme bilgilerinin içerip içermediği

incelenmelidir.

TTK m.55 kapsamında üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi veya kullanılması haksız rekabet teşkil edebilir.

Özellikle şirketin CRM sistemi, özel fiyat listeleri, müşteri satın alma geçmişi ve henüz kamuya açıklanmamış ticari tekliflerinin rakip şirkette kullanılması ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.


12. Şirketin Çalışanlarını Yeni Şirkete Geçirmek Her Zaman Yasak mıdır?

Hayır.

Çalışanların iş değiştirme özgürlüğü bulunmaktadır.

Dolayısıyla rakip bir şirketin piyasadaki bir çalışanı işe alması tek başına haksız rekabet değildir.

Ancak yöntem önemlidir.

Örneğin yöneticinin hâlen mevcut şirkette görev yaparken kritik personeli organize biçimde yeni şirkete taşımaya çalışması, çalışanları yükümlülüklerini ihlal etmeye yöneltmesi veya ticari sırları beraberlerinde getirmelerini istemesi durumunda haksız rekabet ve bağlılık yükümlülüğünün ihlali tartışılabilir.

TTK m.55, üçüncü kişilerin çalışanlarını yükümlülüklerini ihlal etmeye yöneltme ve iş sırlarını açıklamaya sevk etme gibi bazı davranışları açıkça haksız rekabet kapsamında düzenlemektedir.


13. Rakip Şirket Kurmak Yetmez, Gerçekten Rekabet Edilmesi mi Gerekir?

Somut olayın özelliğine göre değişir.

Sadece ticaret sicilinde şirket kuruluşunun yapılması ile şirketin fiilen aynı müşteri grubuna satış yapması aynı değildir.

Mahkeme;

iki şirketin faaliyet konularının gerçekten çakışıp çakışmadığını,

aynı pazarda faaliyet gösterip göstermediğini,

aynı müşterileri hedefleyip hedeflemediğini,

fiilen satış yapılıp yapılmadığını

inceleyebilir.

Özellikle tazminat talebinde bulunuluyorsa yalnızca rakip şirketin kurulmuş olması değil şirketin bundan ne kadar zarar gördüğü de önem kazanacaktır.


14. Şirket Ana Sözleşmesindeki Faaliyet Konularının Aynı Olması Tek Başına Yeterli midir?

Her durumda değil.

Türkiye’de şirket ana sözleşmelerindeki işletme konuları zaman zaman oldukça geniş yazılmaktadır.

Örneğin iki şirketin ana sözleşmesinde “ithalat, ihracat ve elektronik ürün ticareti” yazması şirketlerin mutlaka fiilen birbirine rakip olduğunu göstermez.

Bir şirket endüstriyel otomasyon ürünleri, diğer şirket tüketici elektroniği satıyor olabilir.

Bu nedenle gerçek rekabet incelemesinde yalnızca ticaret sicili kayıtları değil;

fiilî ürünler, müşteriler, pazar, satışlar ve ticari faaliyet

birlikte değerlendirilmelidir.


15. Şirket Sözleşmesinde Açık Rekabet Yasağı Varsa Durum Değişir mi?

Evet.

Özellikle limited şirketlerde şirket sözleşmesine;

“Ortaklar şirketin faaliyet konusu ile rekabet eden herhangi bir faaliyette bulunamaz ve rakip işletmelere ortak olamaz.”

şeklinde hükümler konulabilir.

TTK m.613/2 buna açıkça imkân tanımaktadır.

Böyle bir hüküm mevcutsa sıradan ortağın rekabet faaliyeti çok daha doğrudan şekilde sözleşmeye aykırılık oluşturabilir.

Bu nedenle ortaklık uyuşmazlıklarında incelenmesi gereken ilk belgelerden biri şirket sözleşmesidir.


16. Pay Sahipleri Sözleşmesinde Rekabet Yasağı Varsa Ne Olur?

Startup ve yatırım sözleşmelerinde rekabet yasağı çoğu zaman şirket esas sözleşmesinden ziyade;

Shareholders’ Agreement, Founders’ Agreement veya Investment Agreement

içerisinde düzenlenmektedir.

Örneğin kurucular:

“Şirkette pay sahibi oldukları sürece ve ayrılmalarından sonraki belirli dönem boyunca doğrudan veya dolaylı olarak rakip faaliyette bulunmayacaklarını”

taahhüt etmiş olabilirler.

Bu durumda konu yalnızca TTK’daki şirketler hukuku hükümleriyle değil, sözleşmeye aykırılık hükümleriyle de değerlendirilir.

Sözleşmede ayrıca cezai şart öngörülmüşse bunun talep edilmesi de gündeme gelebilir.

Ancak sözleşmesel rekabet yasağının kapsamının süre, konu, coğrafi alan ve ekonomik özgürlük bakımından hukuken geçerli olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.


17. Ortak Şirketten Ayrıldıktan Sonra da Rekabet Yasağı Devam Eder mi?

Kendiliğinden her durumda devam etmez.

Bu konu son derece önemlidir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/7 E., 2019/7441 K. sayılı kararına konu olayda limited şirket esas sözleşmesinde, ortaklıktan ayrıldıktan sonra 15 yıl boyunca aynı sektörde faaliyet gösterme yasağı bulunmaktaydı.

Yargıtay, TTK m.613’ün esas sözleşmeyle getirilen rekabet yasağını ortaklık süresi bakımından öngördüğünü; esas sözleşme hükmüyle eski ortağa ortaklık sonrasında böyle bir yükümlülük getirilemeyeceğini değerlendirmiştir.

Bununla birlikte Daire, şirket ile ortak arasında ayrıca yapılacak bağımsız bir rekabet yasağı sözleşmesiyle ortaklık sonrası döneme ilişkin yükümlülük kararlaştırılabileceğini de belirtmiştir.

Dolayısıyla:

“Şirketten ayrıldı ama artık sonsuza kadar rakip iş yapamaz.”

şeklinde bir yaklaşım hukuken doğru değildir.


18. Ortak Şirketten Ayrıldıktan Sonra Müşterileri Alabilir mi?

Burada da rekabet yasağı ile haksız rekabet birbirinden ayrılmalıdır.

Ortaklıktan ayrılmış bir kişinin artık geçerli bir rekabet yasağı bulunmuyorsa aynı sektörde yeni bir şirket kurması mümkün olabilir.

Ancak bu kişi;

eski şirketin gizli müşteri bilgilerini,

ticari sırlarını,

fiyat stratejisini,

henüz sonuçlanmamış tekliflerini veya

teknik bilgilerini

hukuka aykırı şekilde kullanamaz.

Rekabet etme hakkı, haksız rekabet etme hakkı anlamına gelmez.

TTK m.54 ve devamı hükümleri eski ortak bakımından da şartları varsa uygulanabilir.


19. Rakip Şirket Kuran Ortağa Karşı Ne Davası Açılabilir?

Hangi hukuki yolun kullanılacağı somut olaya göre belirlenir.

Örneğin olayda;

rekabet yasağının ihlali,

yönetici sorumluluğu,

şirket sözleşmesine aykırılık,

haksız rekabet,

ticari sır ihlali veya

cezai şart

aynı anda gündeme gelebilir.

Bu nedenle dava yalnızca:

“Rakip şirket kurdu, tazminat ödesin.”

şeklinde kurgulanmamalıdır.

Öncelikle ihlal edilen hukuki yükümlülüğün kaynağı belirlenmelidir.


20. Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyesine Karşı Şirket Hangi Hakları Kullanabilir?

TTK m.396 bu konuda oldukça güçlü özel haklar vermektedir.

Rekabet yasağını ihlal eden yönetim kurulu üyesine karşı şirket;

zararının tazminini isteyebilir,

veya şartlarına göre;

yapılan işlemin şirket adına yapılmış sayılmasını

ya da üçüncü kişi hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunun kabulünü talep edebilir.

Bu haklar birbirinden farklı ekonomik sonuçlar doğurabilir.

Örneğin yönetim kurulu üyesi rakip faaliyetten 10 milyon TL kazanç elde etmişse şirket açısından yalnızca kendi zararının hesaplanması yerine, işlemin niteliğine göre elde edilen menfaatin şirkete bırakılması çok daha etkili olabilir.


21. TTK m.396’daki Süreler Çok Kısadır

Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağında önemli bir özel zamanaşımı bulunmaktadır.

TTK m.396/3’e göre Kanunun verdiği özel haklar;

diğer yönetim kurulu üyelerinin işlemi öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde işlemin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içerisinde zamanaşımına uğrar.

Bu nedenle yönetim kurulu üyesinin rakip faaliyetinin tespit edilmesinden sonra uzun süre beklemek ciddi hak kaybına yol açabilir.

Yönetici sorumluluğu veya haksız rekabet gibi başka hukuki sebeplerin koşulları ayrıca değerlendirilmekle birlikte TTK m.396’ya özgü taleplerde bu süre özellikle gözden kaçırılmamalıdır.


22. Limited Şirket Müdürü Rakip Şirket Yönetiyorsa Görevden Alınabilir mi?

Evet.

TTK m.630 kapsamında limited şirket müdürünün görevden alınması mümkündür.

Ayrıca her ortak, haklı sebeplerin bulunması hâlinde mahkemeden müdürün yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını isteyebilir.

Kanun, müdürün özen ve bağlılık yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal etmesini haklı nedenler arasında kabul etmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/5137 E., 2023/7155 K. sayılı kararında da limited şirket müdürünün aynı sektörde faaliyet gösteren rakip bir şirketi yönetmesi ve gerekli muvafakati almaması bağlılık ve rekabet yasağının ihlali kapsamında değerlendirilmiş ve haklı nedenle azil sonucu benimsenmiştir.

Dolayısıyla özellikle iki ortaklı limited şirketlerde:

“%50 ortak olduğu için müdürlükten hiçbir şekilde çıkaramayız.”

sonucu doğru değildir.

Genel kurulda çözülemeyen durumlarda mahkeme yolu ayrıca değerlendirilmelidir.


23. Rakip Faaliyette Bulunan Limited Şirket Ortağı Şirketten Çıkarılabilir mi?

Belirli şartlarda gündeme gelebilir.

TTK m.640 limited şirketlerde ortağın şirketten çıkarılmasını düzenlemektedir.

Şirket sözleşmesinde belirli çıkarma sebepleri öngörülmüş olabilir. Ayrıca şirket, haklı sebeplerin bulunması hâlinde mahkemeden ortağın çıkarılmasını isteyebilir.

Ancak bu yolun önemli usul koşulları vardır.

Özellikle haklı sebeple çıkarma davası açılması yönündeki genel kurul kararında TTK m.621’deki nitelikli çoğunluk şartının yerine getirilmesi gerekmektedir.

Yargıtay’ın güncel yaklaşımında, iki ortaklı limited şirketlerde dahi bu genel kurul kararının aranması önemli bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Dolayısıyla ortağın rekabet etmesi ile ortağın şirketten çıkarılması otomatik olarak aynı sonucu doğurmaz.


24. Rakip Şirketin Faaliyeti Mahkeme Kararıyla Durdurulabilir mi?

Somut olayın şartlarına göre rekabet oluşturan belirli davranışların tedbiren durdurulması talep edilebilir.

Özellikle haksız rekabet varsa TTK m.61, mahkemeye ihtiyati tedbir kararı verme imkânı tanımaktadır.

Mahkeme;

mevcut durumun korunmasına,

haksız rekabetin önlenmesine,

haksız rekabet sonucu oluşan durumun ortadan kaldırılmasına

ve gerekli diğer geçici korumalara karar verebilir.

Ancak bu:

“Rakip şirketin bütün ticari faaliyetlerini otomatik olarak kapattırabiliriz.”

anlamına gelmez.

İhtiyati tedbirin ihlal ile ölçülü, somut ve belirli olması gerekir.

Örneğin gizli müşteri listesinin kullanılmasının, belirli yanıltıcı tanıtımların veya haksız rekabet oluşturan belirli davranışların durdurulması daha gerçekçi tedbir talepleri olabilir.


25. Haksız Rekabet Davasında Hangi Taleplerde Bulunulabilir?

TTK m.56 oldukça geniş bir hukuki koruma sistemi öngörmektedir.

Haksız rekabet nedeniyle ekonomik menfaatleri zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşan kişi;

haksız rekabetin tespitini, haksız rekabetin men’ini, hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılmasını, şartları varsa maddi tazminatı ve gerekli koşullarda diğer talepleri ileri sürebilir.

Dolayısıyla amaç yalnızca geçmişte meydana gelen zararın parasını almak değildir.

Devam eden haksız rekabetin durdurulması da istenebilir.


26. Rakip Şirket Kuran Yönetici Şirketin Zararını Ödemek Zorunda Kalabilir mi?

Evet.

Yöneticilerin bağlılık ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek şirketi zarara uğratmaları hâlinde yönetici sorumluluğu hükümleri gündeme gelebilir.

Anonim şirketlerde TTK m.369 ve m.553; limited şirketlerde ise TTK m.626 ve TTK m.644’ün atıf yaptığı sorumluluk hükümleri önem taşımaktadır.

Yargıtay’ın güncel kararlarında da yöneticilerin özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal ederek şirketi zarara uğratmaları hâlinde TTK m.369 ve m.553 kapsamında sorumluluklarının doğabileceği kabul edilmektedir.

Ancak tazminat talebinde zararın somut şekilde ortaya konulması gerekecektir.


27. Şirket Ne Kadar Zarar Ettiğini Nasıl İspatlar?

Bu dosyalarda en zor konulardan biri zarar hesabıdır.

Örneğin rekabet ihlalinden önce şirket yılda 40 milyon TL ciro yaparken yeni şirket kurulduktan sonra 20 milyon TL’ye düşmüş olabilir.

Ancak cirodaki bütün düşüşün otomatik olarak rakip ortağın eyleminden kaynaklandığı kabul edilemez.

Mahkeme;

kaybedilen müşterileri,

önceki satış rakamlarını,

rakip şirkete geçen müşterilerden elde edilen ciroyu,

kâr marjlarını,

tarafların ticari defterlerini,

faturaları ve banka hareketlerini

bilirkişi aracılığıyla inceleyebilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bir kararında da limited şirket müdürünün rekabet yasağını ihlal ettiği kabul edildiği hâlde şirketin somut zararının ortaya konulamaması tazminat talebinin sonucunda belirleyici olmuştur.

Dolayısıyla ihlalin ispatı ile zararın ispatı iki ayrı meseledir.


28. Ortağın Rakip Şirketten Elde Ettiği Kâr İstenebilir mi?

Hangi hukuki sebebe dayanıldığına göre değişir.

Anonim şirket yönetim kurulu üyesinin TTK m.396 kapsamındaki ihlalinde Kanun, şirketin belirli şartlarla üçüncü kişi hesabına yapılan işlemlerden doğan menfaatlerin kendisine ait olduğunu ileri sürmesine açıkça imkân tanımaktadır.

Haksız rekabet bakımından da tazminat hesabında TTK m.56’nın özel hükümleri değerlendirilmelidir.

Sözleşmede cezai şart bulunuyorsa şirket ayrıca sözleşmeye dayalı talepte bulunabilir.

Bu nedenle bazen yalnızca:

“Şirketimiz 1 milyon TL zarar etti.”

demek yerine rakip faaliyetten elde edilen ekonomik menfaatin tespit edilmesi daha etkili bir strateji olabilir.


29. Diğer Ortak Zararı Kendi Adına İsteyebilir mi?

Her durumda hayır.

Şirketin uğradığı zarar ile ortağın kişisel zararı birbirinden ayrılmalıdır.

Örneğin rakip faaliyet nedeniyle şirketin cirosu düşmüşse ilk zarar doğrudan şirketin malvarlığında meydana gelir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, limited şirket ortağı ve yöneticisinin haksız rekabetinden doğan şirket zararının tazmini talebinin kural olarak şirket tarafından ileri sürülmesi gerektiğini; şirketi temsil etmeyen ortağın bu zararı doğrudan kendi adına talep edemeyeceğini belirtmiştir.

Anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğunda ise ortağın dolaylı zarar nedeniyle dava hakkı bulunan hâllerde tazminatın şirkete ödenmesini istemesi gerekebilir. Güncel Yargıtay uygulamasında da bu ayrım korunmaktadır.

Bu nedenle dava açmadan önce:

zarar kimin malvarlığında doğdu?

sorusu mutlaka cevaplandırılmalıdır.


30. Şirketin Ticari Sırlarını Rakip Şirkete Aktarmak Ayrıca Suç Olabilir mi?

Somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku da gündeme gelebilir.

TTK m.62, kanunda belirtilen bazı haksız rekabet fiillerinin kasten işlenmesi hâlinde şikâyete bağlı ceza sorumluluğu öngörmektedir.

Ayrıca somut bilginin niteliğine ve elde edilme yöntemine göre Türk Ceza Kanunu ve fikrî mülkiyet mevzuatındaki başka hükümler de değerlendirilebilir.

Ancak her rakip şirket kuruluşunu ceza dosyasına dönüştürmek doğru değildir.

Ceza hukuku için fiilin ayrıca suçun kanuni unsurlarını taşıması gerekir.


31. Haksız Rekabette Zamanaşımı Ne Kadardır?

TTK m.60’a göre TTK m.56 kapsamındaki haksız rekabet davaları, hak sahibinin dava hakkının doğduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde hakkın doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Ancak haksız rekabet fiili aynı zamanda daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa daha uzun sürenin hukuk davasında uygulanması da mümkündür.

Dolayısıyla rekabet ihlalinin öğrenilmesinden sonra yıllarca beklenmesi ciddi risk taşır.


32. Rakip Şirket Kurulduğu Nasıl İspatlanır?

Ticaret sicili kayıtları çoğu zaman başlangıç noktasıdır ancak tek başına yeterli değildir.

Bu tür davalarda özellikle şu deliller önem kazanabilir:

  • Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve MERSİS kayıtları,
  • rakip şirketin kuruluş ve ortaklık kayıtları,
  • şirket internet siteleri ve sosyal medya hesapları,
  • müşteri ve tedarikçi yazışmaları,
  • fiyat teklifleri ve faturalar,
  • e-posta ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesaj kayıtları,
  • eski ve yeni şirketin müşteri listelerinin karşılaştırılması,
  • personel geçişleri,
  • ticari defterler ve banka kayıtları,
  • domain, marka, yazılım ve diğer dijital kayıtlar.

Özellikle fiilin devam etmesi hâlinde deliller kaybolmadan delil tespiti ve ihtiyati tedbir seçeneklerinin erken değerlendirilmesi önemlidir.


33. İki Şirketin Aynı Adreste Olması Önemli Bir Delil midir?

Tek başına kesin delil değildir ancak diğer olgularla birlikte önemli olabilir.

Örneğin rakip şirket;

aynı adreste kurulmuş,

aynı telefon numarasını kullanıyor,

aynı çalışanlarla çalışıyor,

aynı müşterilere satış yapıyor,

aynı stok veya depoyu kullanıyor

ve bütün bunlar şirket ortağı tarafından organize ediliyorsa, iki işletme arasındaki fiilî ilişki bakımından güçlü emareler ortaya çıkabilir.

Mahkeme bütün bu delilleri birlikte değerlendirir.


34. Şirket Ortağının Rakip Şirket Kurduğunu Öğrendiğimizde İlk Ne Yapılmalı?

En büyük hata, hiçbir delil toplamadan hemen genel ve soyut bir dava açmaktır.

Öncelikle şirket sözleşmesi, pay sahipleri sözleşmesi ve kişinin yöneticilik statüsü incelenmelidir.

Ardından rakip şirketin ticaret sicili belgeleri alınmalı; faaliyet konusu değil fiilî faaliyeti araştırılmalıdır.

Eski şirketten yeni şirkete geçen müşteriler, çalışanlar, sözleşmeler ve ticari fırsatlar belirlenmelidir.

Şirket bilgisayarları, e-postalar ve kurumsal kayıtlar hukuka uygun şekilde korunmalıdır.

Daha sonra olayın;

rekabet yasağı ihlali mi, bağlılık yükümlülüğünün ihlali mi, haksız rekabet mi, yönetici sorumluluğu mu yoksa bunların birden fazlası mı

olduğu belirlenmelidir.


35. Örnek Olay: %50 Ortak ve Müdür Rakip Şirket Kuruyor

A Ltd. Şti.’nin iki ortağı olduğunu düşünelim.

Ali ve Mehmet şirketin %50’şer ortağıdır ve ikisi de müdürdür.

Şirket endüstriyel makine satmaktadır.

Ali, diğer ortak Mehmet’in bilgisi olmadan B Ltd. Şti.’yi kurar.

Sonraki altı ay içerisinde A şirketinin en büyük beş müşterisinden üçü B şirketinden ürün almaya başlar.

A şirketinin satış müdürü de B şirketine geçer.

A şirketinin hazırladığı tekliflerde bulunan fiyat ve teknik bilgilerin B şirketinin müşterilere sunduğu tekliflerde kullanıldığı tespit edilir.

Bu olayda yalnızca:

“Ali başka bir şirkete ortak oldu.”

şeklinde bir değerlendirme yapılmaz.

Ali’nin aynı zamanda A Ltd. Şti.’nin müdürü olması nedeniyle TTK m.626’daki rekabet yasağı, TTK m.613’teki bağlılık yükümlülüğü, şartlarına göre haksız rekabet hükümleri ve yönetici sorumluluğu birlikte gündeme gelebilir.

Diğer ortak ayrıca haklı sebeplerin bulunması hâlinde Ali’nin müdürlük ve temsil yetkisinin kaldırılmasını TTK m.630 kapsamında mahkemeden isteyebilir. Yargıtay da rakip şirket yönetimini haklı nedenle müdür azli bakımından değerlendirmektedir.

Devam eden müşteri ve ticari sır aktarımının bulunması hâlinde ihtiyati tedbir talebi de ayrıca değerlendirilmelidir.


36. Sonuç: Rakip Şirket Kurmak Tek Başına Değil, Ortağın ve Yöneticinin Ne Yaptığı Belirleyicidir

Şirket ortağının rakip şirket kurması konusunda Türk hukukunda tek bir cevap bulunmamaktadır.

Limited şirketlerde yalnızca ortak olan kişi bakımından şirket sözleşmesinde açık rekabet yasağının bulunup bulunmadığı önemlidir. Ancak her durumda TTK m.613’teki şirket sırlarını koruma ve şirket menfaatlerini zedelememe yükümlülüğü devam eder.

Limited şirket müdürleri bakımından ise TTK m.626 gereğince kural çok daha sıkıdır. Şirket sözleşmesinde aksi düzenlenmedikçe veya diğer bütün ortaklar yazılı izin vermedikçe müdürler şirketle rekabet eden faaliyette bulunamazlar.

Anonim şirketlerde sıradan pay sahipleri bakımından TTK m.396 doğrudan uygulanmazken, yönetim kurulu üyeleri TTK m.396’daki rekabet yasağına ve TTK m.369’daki şirket menfaatlerini gözetme yükümlülüğüne tabidir.

Bunun yanında şirket türünden ve yöneticilik sıfatından bağımsız olarak;

şirketin ticari sırlarının kullanılması,

müşterilerin hukuka aykırı yöntemlerle yönlendirilmesi,

çalışanların yükümlülüklerini ihlal etmeye teşvik edilmesi,

şirketin iş ürünlerinden yetkisiz yararlanılması

gibi davranışlar TTK m.54 ve devamındaki haksız rekabet hükümlerini ayrıca gündeme getirebilir.

Dolayısıyla böyle bir uyuşmazlıkta asıl soru:

“Ortak başka bir şirket kurmuş mu?”

değildir.

Asıl sorular şunlardır:

Ortak yönetici mi? Rekabet yasağı var mı? Şirketin müşterileri yeni şirkete geçirildi mi? Ticari sırlar kullanıldı mı? Şirketin ticari fırsatları rakibe aktarıldı mı? Şirket ne kadar zarar gördü ve bu zarar nasıl ispatlanabilir?

Bu soruların cevaplarına göre şirket;

rekabetin durdurulmasını, ihtiyati tedbir uygulanmasını, yöneticinin görevden alınmasını, zararın tazminini, elde edilen menfaatlerin şirkete bırakılmasını ve şartları varsa sözleşmedeki cezai şartın ödenmesini talep edebilir.

Özellikle rekabet faaliyeti hâlen devam ediyorsa yalnızca geçmiş zararın tazminine odaklanmak yeterli olmayabilir.

Şirketin müşterileri, çalışanları ve ticari sırları rakip şirkete aktarılmaya devam ederken alınacak hızlı bir ihtiyati tedbir, yıllar sonra alınacak tazminat kararından ekonomik olarak çok daha değerli olabilir.

Hukuki Dayanaklar

Başlıca hukuki düzenlemeler; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.54-56 kapsamındaki haksız rekabet hükümleri, TTK m.60’taki haksız rekabet zamanaşımı, TTK m.61’deki ihtiyati tedbir, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri bakımından TTK m.369’daki özen ve bağlılık yükümlülüğü ile TTK m.396’daki rekabet yasağı, limited şirket ortakları bakımından TTK m.613’teki bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı, limited şirket müdürleri bakımından TTK m.626’daki özen, bağlılık ve rekabet yasağı, TTK m.630’daki müdürün görevden alınması, TTK m.640’taki ortağın çıkarılması ve yöneticilerin hukuki sorumluluğu bakımından TTK m.553 ve ilgili hükümlerdir.

Leave a Reply

Call Now Button