Single Blog Title

This is a single blog caption
işçi avukatı

İşçilik alacaklarında dava

İşçilik alacaklarında da önemli bir husus da kısmı yada belirsiz dava olup olmayacağıdır. Kısmı dava ile belirsiz dava arasındaki en önemli husus zamanaşımı mevzudur. Zira kısmı dava ile zamanaşımı durmaz iken belirsiz alacak davası ile zamanaşımı durmaktadır. Belirsiz alacak davasında kırmızı çizgi alacağın asla belirlenebilir olmaması ve bu durum bir belirsizlik hali olarak görülmelidir. Dosyaya atanacak bilirkişi marifeti ile çözülecek ve bu husus bir netliğe kavuşacaktır. Şöyle ki

a) Belirsiz dava şartları ve detayları

-Alacağın miktarının veya değerinin  tam ve kesin olarak belirlenememesi

Belirsizlik kavramı net olmamakla beraber İİK md 67’te alacağın likit olup olmadığı hususu önemlidir. Dava konusu alacağın belirlenmesi karşı tarafın vereceği bilgilerle belirlenmesi halinde alacak likit olmamasına rağmen karşı tarafın alacağını belirsiz olarak seçmek en mantıklı yoldur.

b) Kısmı dava

Uygulamada da davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak davasını açmış olması kısmi dava olarak kabul edilir.HMK md 109’a göre dava konusu niteliği itibari ile bölünebilir olmalı. Kısmı davada en önemli  hususlardan biri kalan bakiye için zamanaşımı süresinin devam etmesidir.

şartları bulunmadığı halde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiği; şayet açılan davada asgari bir miktar gösterilmişse ve bunun alacağın bir bölümü olduğu anlaşılmakla birlikte, belirsiz alacak davası mı yoksa belirli alacak olmakla birlikte kısmi dava mı olduğu anlaşılamıyorsa, bu durumda 6100 sayılı Kanunun 119/1-ğ. maddesinin aradığı şekilde açıkça talep sonucu belirtilmemiş olacağından; talep, talep türü ve davanın niteliği açıkça anlaşılamıyorsa, talep muğlaksa, aynı Kanunun 119/2. maddesi gereğince, davacıya bir haftalık kesin süre verilerek talebinin belirsiz alacak davası mı, yoksa kısmi dava mı olduğunun belirtilmesinin istenmesi, verilen bu süreden sonra, davacının talebini açıklamasına göre bir yol izlenmesi gerektiği belirtilmekte; hakime alacak miktarının tayin ve tespitinde takdir yetkisi tanındığı hallerde, hakimin kullanacağı takdir yetkisi sonucu alacak belirli hale gelebileceğinden, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin imkansız olduğu kabul edileceği, örneğin, iş hukuku uygulamasında Yargıtay’ca, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının yazılı belgelere ve işyeri kayıtlarına dayanmayıp, şahit anlatımlarına dayanması halinde, hesaba esas alınan süre ve alacağın miktarı nazara alınarak takdir edilecek uygun oranda takdiri indirim yapılması gerekliliği kabul edileceğinden bu halde, şahit anlatımlarına dayanılarak hesaplanan alacak miktarından hakimin takdir yetkisine bağlı olarak yapılacak indirim oranı baştan belirli olmadığından, alacak belirsiz kabul edilmesi gerektiği; bahsedilen alacaklar dışındaki kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fark ücret, fark ikramiye gibi işçilik alacaklarının, işçinin, çalışma süresini, en son ödenen ücreti, alması gerektiğini iddia ettiği aylık ücret miktarını, kendisine işverence yapılan ödemeleri, hak kazandığı yıllık izin süresini ve kaç gün ücretli izin kullandığını vb. durumları belirleyebildiğinden anılan alacakların belirsiz [121] 20.05.2014 gün, E. 2013/30743, K. 2014/13739; 11.02.2014 gün, E. 2014/442, K. 2014/2051; 24.06.2014 gün, E. 2014/10909, K. 2014/18780; 16.06.2014 gün, E. 2013/15167, K. 2014/17279; 14.04.2014 gün, E. 2013/8875, K. 2014/7936; 24.04.2014 gün, E. 2014/9750, K. 2014/9686; 21.03.2014 gün, E. 2013/30765, K. 2014/6891 (http://legalbank.net/). Av. Erkan KORKMAZ 2016/1 Ankara Barosu Dergisi 241 HAKEML İ olmadığını müteaddit defalarca karara bağlayarak diğer dairel

Leave a Reply

Call Now Button