Hukuk Makaleleri

Hastanın İzni Olmadan Ameliyat Yapılması Hukuka Aykırı mıdır? Aydınlatılmış Onam ve Tazminat Hakları

Hastanın izni olmadan ameliyat yapılması, kanunda öngörülen istisnalar dışında hukuka aykırıdır. Hastanın vücut bütünlüğüne yönelik tıbbi müdahalelerde, kural olarak önceden bilgilendirme yapılması ve hastanın özgür iradesiyle rızasının alınması zorunludur.

Türkiye’de devlet hastanelerinde ve özel hastanelerde gerçekleştirilen ameliyatlar sırasında hasta haklarının ihlal edilmesi çeşitli hukuki uyuşmazlıklara neden olmaktadır. Özellikle hastanın bilgisi dışında farklı bir ameliyat yapılması, onam formu imzalatılmadan cerrahi müdahalede bulunulması veya ameliyatın riskleri hakkında yeterli açıklama yapılmaması önemli sorunlar arasındadır.

Bazı hastalar ameliyat öncesinde kendilerine yalnızca imzalamaları için bir belge verildiğini, operasyonun olası sonuçlarının açıklanmadığını veya ameliyat sırasında kendilerinden izin alınmadan farklı işlemler gerçekleştirildiğini belirtebilmektedir.

Bu tür durumlar yalnızca doktor hatası kapsamında değil, hastanın vücut bütünlüğü ve kendi geleceğini belirleme hakkı bakımından da değerlendirilmelidir.

Peki, hastanın izni olmadan ameliyat yapılabilir mi? Onam formu imzalanmadan yapılan ameliyat suç mudur? Ameliyat için izin veren hasta sonradan tazminat isteyebilir mi?

Hastanın Rızası Olmadan Ameliyat Yapılması Yasak mı?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. maddesi, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkını güvence altına almaktadır.

Bu düzenleme kapsamında tıbbi zorunluluklar ve kanunda belirtilen istisnai haller dışında kişinin vücut bütünlüğüne müdahale edilmesi hukuka aykırılık oluşturabilir.

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 22. maddesine göre, kanunda gösterilen istisnalar dışında hiçbir kişi rızası olmadan veya verdiği rızanın kapsamına aykırı şekilde tıbbi müdahaleye tabi tutulamaz.

Aynı Yönetmeliğin 24. maddesinde ise tıbbi müdahalelerde hastanın rızasının alınması gerektiği açıkça düzenlenmiştir.

Dolayısıyla hastanın ameliyat edilmesi için yalnızca doktorun operasyonu gerekli görmesi her durumda yeterli değildir.

Hastanın karar verme yeterliğinin bulunduğu ve kanuni istisnaların uygulanmadığı durumlarda, yapılacak ameliyat hakkında bilgilendirilmesi ve rızasının alınması gerekir.

Aydınlatılmış Onam Nedir?

Aydınlatılmış onam, hastanın kendisine uygulanacak tıbbi müdahale hakkında yeterli bilgi aldıktan sonra özgür iradesiyle bu müdahaleyi kabul etmesidir.

Bu nedenle hastanın ameliyat olmayı kabul etmesi ile aydınlatılmış onam vermesi her zaman aynı anlama gelmez.

Hastanın geçerli bir onam verebilmesi için yapılacak ameliyatın niteliğini, beklenen yararlarını, önemli risklerini ve alternatiflerini anlayabileceği şekilde öğrenmesi gerekir.

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 15. maddesi kapsamında hastaya özellikle uygulanacak tıbbi müdahalenin nasıl ve kim tarafından yapılacağı, diğer tedavi seçenekleri, muhtemel komplikasyonlar ve tedavinin reddedilmesinin sonuçları hakkında bilgi verilmesi öngörülmektedir.

Örneğin bir hastaya omurga ameliyatı önerilmişse hastanın yalnızca ameliyatın gerekli olduğunu öğrenmesi yeterli olmayabilir.

Ameliyatın önemli riskleri, olası sinir hasarı, hareket kaybı, tedavinin başarı ihtimali ve uygun alternatif tedaviler hakkında da bilgilendirilmesi gerekir.

Hastanın neye izin verdiğini anlayabilmesi, aydınlatılmış onamın temel unsurudur.

Ameliyat Öncesinde Onam Formu İmzalanması Zorunlu mu?

1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 70. maddesi, tıbbi müdahaleler bakımından hastanın rızasını düzenlemektedir.

Bu madde uyarınca büyük cerrahi ameliyatlarda rızanın yazılı şekilde alınması gerekir.

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 26. maddesi ise mevzuatta öngörülen durumlarda ve uyuşmazlık doğurması tıbben muhtemel görülen müdahalelerde rıza formu hazırlanmasını düzenlemektedir.

Formda yer alan bilgilerin hastaya sözlü olarak aktarılması ve formun imzalatılması gerekir.

Rıza formunun bir nüshası hasta dosyasında saklanırken diğer nüshası hastaya veya kanuni temsilcisine verilir.

2025 yılında 7557 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonucunda, 1219 sayılı Kanun’un 70. maddesi kapsamında elektronik ortamda da rıza alınabilmesine imkân tanınmıştır.

Ancak elektronik onamın da kanunda belirtilen kimlik doğrulama ve ilgili usul şartlarına uygun olması gerekir.

Hasta Onam Formu İmzaladıysa Doktor Her İşlemi Yapabilir mi?

Hayır. Hastanın onam formunu imzalaması, doktora sınırsız müdahale yetkisi vermez.

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 31. maddesine göre tıbbi müdahale, hastanın verdiği rızanın sınırları içerisinde gerçekleştirilmelidir.

Örneğin hasta yalnızca belirli bir cerrahi operasyon için onam vermişse, operasyonun gerektirmediği ve ayrıca rıza alınması gereken farklı bir müdahalenin yapılması hukuki sorumluluk doğurabilir.

Ancak rıza, tıbbi müdahalenin gerektirdiği sürecin devamı niteliğindeki zorunlu rutin işlemleri de kapsayabilir.

Ayrıca ameliyat sırasında müdahalenin genişletilmemesi halinde hastanın bir organını kaybetmesi veya organın işlevsiz hale gelmesi gibi tıbbi zorunluluklarda mevzuatın öngördüğü istisnalar uygulanabilir.

Bu nedenle ameliyat sırasında gerçekleştirilen ek işlemlerin hukuka uygunluğu değerlendirilirken hastanın verdiği onamın kapsamı ve tıbbi zorunluluklar birlikte incelenmelidir.

Hastanın İzni Olmadan Hangi Durumlarda Ameliyat Yapılabilir?

Tıbbi müdahalelerde rıza esas olmakla birlikte belirli istisnai durumlarda hastanın önceden rızasının alınması mümkün olmayabilir.

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 24. maddesi kapsamında, hastanın rızasının alınamadığı ve hayatını veya organ bütünlüğünü tehlikeye sokan acil durumlarda gerekli tıbbi müdahale rıza alınmaksızın yapılabilir.

Örneğin ağır trafik kazası nedeniyle bilinci kapalı olarak hastaneye getirilen ve hayati tehlikesi bulunan bir hastanın acil ameliyata alınması gerekebilir.

Bu durumda hastanın rızasının alınamaması, hayatını kurtarmak için zorunlu müdahalenin gerçekleştirilmesine engel değildir.

Ancak sağlık kuruluşunun acil müdahalenin neden gerekli olduğunu ve rızanın neden alınamadığını tıbbi kayıtlara geçirmesi önemlidir.

Mümkün olduğu ölçüde hastanın yakını veya kanuni temsilcisi bilgilendirilmelidir.

Hastanın bilinci açılıp karar verme yeterliği yeniden oluştuğunda ise sonraki tıbbi müdahalelerde gerekli rıza işlemleri uygulanmalıdır.

Önemli: Hastanın hayati tehlikesi bulunmayan ve karar verebilecek durumda olduğu planlı ameliyatlarda, yalnızca doktorun müdahaleyi yararlı görmesi hastanın rızasının yerine geçmez.

Ameliyat Sırasında Hastadan İzin Alınmadan Başka İşlem Yapılabilir mi?

Bazı ameliyatlarda operasyon başladıktan sonra önceden öngörülemeyen tıbbi bulgularla karşılaşılabilir.

Bu durumda doktorun planlanan ameliyatın dışında ek bir işlem yapması gerekebilir.

Ancak böyle bir işlemin hukuka uygunluğu, hastanın önceden verdiği rızanın kapsamına ve ortaya çıkan tıbbi zorunluluğa bağlıdır.

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 31. maddesi, müdahalenin genişletilmemesi halinde bir organın kaybı veya işlevini yitirmesi sonucunu doğurabilecek tıbbi zorunluluklarda rıza aranmaksızın müdahalenin genişletilebilmesine imkân tanımaktadır.

Örneğin ameliyat sırasında ortaya çıkan ve organ kaybına yol açabilecek acil bir tıbbi durumun giderilmesi amacıyla zorunlu işlem yapılması gerekebilir.

Buna karşılık tıbben zorunlu olmayan ve hastanın önceden verdiği iznin kapsamına girmeyen farklı bir ameliyatın gerçekleştirilmesi hukuka aykırı olabilir.

Hastanın İzni Olmadan Rahminin veya Başka Bir Organının Alınması Hukuka Aykırı mı?

Hastanın izni olmadan organının alınması, olayın koşullarına göre ağır bir vücut bütünlüğü ihlali oluşturabilir.

Özellikle planlanan ameliyat sırasında hastanın açık rızası bulunmayan ve tıbbi zorunlulukla açıklanamayan ek cerrahi işlemler gerçekleştirilmişse hukuki sorumluluk gündeme gelebilir.

Örneğin belirli bir jinekolojik müdahale için onam veren hastanın, onamın kapsamını aşan bir işlemle karşılaşması halinde gerçekleştirilen müdahalenin gerekçesi araştırılmalıdır.

Ancak hastanın hayatını veya organ bütünlüğünü korumak için acilen müdahale edilmesinin zorunlu olduğu durumlar ayrıca değerlendirilir.

Bu tür uyuşmazlıklarda ameliyat öncesi onam belgeleri, ameliyat raporu, patoloji sonuçları ve tıbbi bilirkişi incelemesi önem taşımaktadır.

Doktor Hastanın İzni Olmadan Ameliyat Yaparsa Suç İşlemiş Olur mu?

Hastanın geçerli rızası veya hukuken kabul edilen başka bir müdahale sebebi bulunmaksızın gerçekleştirilen ameliyat, somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku bakımından da değerlendirilebilir.

Türk Ceza Kanunu’nun 26. maddesi, ilgilinin geçerli rızasının hukuki önemine ilişkin düzenlemeler içermektedir.

Hastanın vücut bütünlüğüne yönelik yetkisiz bir müdahale söz konusuysa, fiilin niteliğine göre kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler gündeme gelebilir.

Ancak her onam eksikliğinin otomatik olarak kasten yaralama suçu oluşturduğu söylenemez.

Cezai sorumluluk için müdahalenin koşulları, doktorun kastı veya kusuru, tıbbi gereklilikler ve ilgili suçun kanuni unsurları birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle hukuka aykırı ameliyat iddiası bulunan kişiler Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilir.

Hastanın İzni Olmadan Yapılan Ameliyat Nedeniyle Tazminat Alınabilir mi?

Hastanın geçerli rızası alınmadan gerçekleştirilen tıbbi müdahale nedeniyle kişilik hakkının veya vücut bütünlüğünün ihlal edilmesi halinde, hukuki şartların oluşmasına bağlı olarak tazminat talep edilebilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi haksız fiil sorumluluğunu; 54 ve 56. maddeleri ise bedensel zararlar ile manevi tazminatı düzenlemektedir.

İzinsiz ameliyat nedeniyle kalıcı sağlık kaybı, ilave tedavi ihtiyacı, çalışma gücü kaybı veya başka bir maddi zarar oluşmuşsa bunların tazmini gündeme gelebilir.

Ayrıca hastanın vücut bütünlüğüne ve kişilik haklarına yönelik hukuka aykırı müdahale nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi de mümkün olabilir.

Burada önemli olan, ameliyatın tıbbi açıdan başarılı geçmiş olmasının aydınlatılmış onam yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmamasıdır.

Bir ameliyatta teknik uygulama hatası bulunmaması, hastanın gerekli şekilde aydınlatılıp aydınlatılmadığının incelenmesine engel değildir.

Bununla birlikte tazminata hükmedilebilmesi için ilgili talebin hukuki şartlarının oluşması gerekir.

Ameliyat Başarılı Olsa Bile Onam Eksikliği Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?

Evet, somut olayın özelliklerine göre mümkün olabilir.

Hastanın ameliyat sonucunda iyileşmesi, önceden geçerli şekilde bilgilendirilip bilgilendirilmediği sorusunu ortadan kaldırmaz.

Aydınlatılmış onamın amacı yalnızca tıbbi riskleri açıklamak değil, hastanın kendi bedeni hakkında özgürce karar vermesini sağlamaktır.

Bu nedenle hastanın yeterli bilgi verilmeden ameliyat edildiği iddiası, doktorun cerrahi işlemi teknik olarak doğru gerçekleştirmiş olmasından ayrı değerlendirilmelidir.

Ancak aydınlatma eksikliğinin tespit edilmesi, her olayda otomatik olarak belirli bir tutarda tazminata hükmedileceği anlamına gelmez.

Onam Formunu Okumadan İmzaladım, Yine de Dava Açabilir miyim?

Hastanın onam formunu imzalamış olması, aydınlatma yükümlülüğünün her durumda gereği gibi yerine getirildiğini göstermez.

Özellikle formda genel ve belirsiz ifadeler bulunması, ameliyata özgü önemli risklerin açıklanmaması veya hastanın yeterince bilgilendirilmemesi durumunda onamın geçerliliği tartışılabilir.

Örneğin yalnızca “ameliyatın bütün risklerini kabul ediyorum” şeklindeki genel bir ifadenin bulunması, her durumda yeterli aydınlatma yapıldığını ispatlamayabilir.

Hastanın hangi tıbbi müdahaleye, hangi riskleri bilerek ve hangi koşullar altında rıza gösterdiği önem taşımaktadır.

Bu nedenle imzalanan belgenin içeriği, hastaya yapılan sözlü bilgilendirme ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.

Aydınlatılmış Onamın Alındığını Kim İspatlamak Zorundadır?

Yargıtay uygulamasında hastanın aydınlatılması ve gerekli rızasının alınması bakımından ispat yükü önemli bir konudur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2022 tarihli, 2020/11-592 E., 2022/356 K. sayılı kararında, hekimin hastayı aydınlattığını ve aydınlatılmış rızasını aldığını ispatlaması gerektiği belirtilmiştir.

Bu yaklaşım, hastanın tıbbi müdahale hakkında yeterince bilgilendirilmesinin önemini ortaya koymaktadır.

Dolayısıyla uyuşmazlık halinde hastanenin veya doktorun yalnızca ameliyatın başarılı gerçekleştiğini ileri sürmesi yeterli olmayabilir.

Hastanın ilgili riskler konusunda bilgilendirildiği ve geçerli rızasının alındığı da incelenmelidir.

Çocuklara Ailelerinin İzni Olmadan Ameliyat Yapılabilir mi?

Çocuk hastalara yapılacak tıbbi müdahalelerde kural olarak kanuni temsilcinin rızası gerekir.

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 24. maddesi, küçük veya kısıtlı hastalarda veli veya vasiden izin alınmasını düzenlemektedir.

Ancak çocuğun yaşına, olgunluğuna ve anlama düzeyine uygun biçimde bilgilendirilmesi ve tedaviyle ilgili kararlara mümkün olduğunca katılımının sağlanması da önemlidir.

Çocuğun hayatını veya organ bütünlüğünü tehdit eden acil durumlarda ise mevzuatta belirtilen istisnalar uygulanabilir.

Kanuni temsilcinin gerekli tıbbi müdahaleye izin vermemesi halinde, acil istisnalar dışında ilgili mahkeme kararının alınması gerekebilir.

Hastanın Eşi veya Ailesi Onay Vermişse Ameliyat Yapılabilir mi?

Karar verme yeterliği bulunan yetişkin bir hastanın tıbbi müdahaleye ilişkin rızası esastır.

Bu nedenle hastanın eşi, annesi, babası veya başka bir yakınının ameliyatı kabul etmesi, her durumda hastanın kendi rızasının yerine geçmez.

Özellikle hasta bilinci açık ve karar verebilecek durumdaysa ameliyatın niteliği hakkında kendisinin bilgilendirilmesi ve geçerli rızasının alınması gerekir.

Buna karşılık hastanın karar verme yeterliğinin bulunmadığı veya kanunen temsil gerektiği durumlarda farklı hükümler uygulanabilir.

Hasta Ameliyat Olmayı Reddederse Doktor Yine de Ameliyat Yapabilir mi?

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 25. maddesi kapsamında, kanunen zorunlu olan durumlar dışında hasta kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddedebilir.

Bu nedenle karar verme yeterliği bulunan hastanın ameliyatı reddetmesi kural olarak dikkate alınmalıdır.

Doktorun, ameliyatı kabul etmemesi halinde ortaya çıkabilecek tıbbi sonuçları hastaya açıklaması gerekir.

Ancak tedaviyi reddetme hakkı bakımından da kanunda öngörülen zorunlu müdahale halleri ve diğer istisnalar bulunmaktadır.

Devlet Hastanesinde İzinsiz Ameliyat Yapılırsa Hangi Mahkemeye Başvurulur?

Devlet hastanelerinde kamu sağlık hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan zararlar bakımından kural olarak idarenin sorumluluğu gündeme gelir.

Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür.

Sağlık Bakanlığına bağlı devlet hastanelerinde izinsiz veya usulüne uygun onam alınmadan gerçekleştirilen ameliyatlardan kaynaklanan tazminat uyuşmazlıkları, olayın hukuki niteliğine göre idari yargıda tam yargı davasına konu olabilir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi kapsamında, idari eylemlerden doğan zararlar için kural olarak önce ilgili idareye başvurulmalıdır.

Genel düzenlemeye göre idari eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her durumda eylem tarihinden itibaren beş yıl içerisinde başvuru yapılması gerekir.

Ancak zararın ve idareyle bağlantısının sonradan öğrenildiği olaylarda süre başlangıcı ayrıca hukuki değerlendirme gerektirebilir.

İdarenin başvuruyu reddetmesi veya 30 gün içerisinde cevap vermemesi halinde dava açma süresi gündeme gelir.

Özel Hastanede İzinsiz Ameliyat Yapılırsa Hangi Dava Açılır?

Özel hastanelerde hastanın rızası dışında gerçekleştirilen tıbbi müdahaleler nedeniyle hastanenin ve ilgili sağlık personelinin hukuki sorumluluğu doğabilir.

Özel hastane ile hasta arasındaki ilişkinin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu uyuşmazlıklarda tüketici hukuku hükümleri uygulanabilir.

Ancak tazminat talebinin sözleşmeye, haksız fiile veya başka bir hukuki sebebe dayanması, sorumluların belirlenmesi ve görevli mahkemenin tespiti açısından önemlidir.

Bu nedenle dava açılmadan önce olayın hukuki niteliğinin, talep edilecek tazminatın ve varsa dava şartı arabuluculuk yükümlülüğünün değerlendirilmesi gerekir.

İzinsiz Ameliyat Nasıl İspatlanır?

Hastanın izni dışında ameliyat yapıldığı iddiasıyla başlatılan hukuki süreçlerde ameliyat öncesi ve sonrasına ilişkin tıbbi belgeler önem taşımaktadır.

Özellikle aşağıdaki belgeler incelenebilir:

  • Ameliyat öncesi aydınlatılmış onam formu.
  • Hastanın imzaladığı diğer tıbbi onay belgeleri.
  • Ameliyat raporu.
  • Anestezi değerlendirme ve takip kayıtları.
  • Epikriz raporu.
  • Ameliyat öncesi ve sonrası muayene kayıtları.
  • Patoloji ve laboratuvar sonuçları.
  • Hastanın verdiği rızanın kapsamını gösteren belgeler.
  • Varsa hukuka uygun şekilde elde edilmiş yazışmalar.
  • Tıbbi müdahalenin sonuçlarını gösteren sağlık kurulu ve uzman raporları.

Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 16. maddesi uyarınca hastalar, kendilerine ait tıbbi kayıtları inceleme ve örneğini alma hakkına sahiptir.

Bu nedenle özellikle ameliyat öncesinde imzalanan formların ve ayrıntılı ameliyat raporunun temin edilmesi önemlidir.

Hastanın İzni Olmadan Ameliyat Yapılması Nereye Şikâyet Edilir?

Hastanın geçerli rızası olmadan tıbbi müdahalede bulunulduğu iddia ediliyorsa hastanenin Hasta Hakları Birimine ve ilgili İl Sağlık Müdürlüğüne başvurulabilir.

Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi olan ALO 184 SABİM üzerinden de başvuru yapılabilir.

Ancak tıbbi hata iddialarının incelenmesi ile hasta hakları şikâyetlerinin değerlendirilmesi farklı idari usullere tabi olabilir.

Müdahalenin suç oluşturduğu düşünülüyorsa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması mümkündür.

Ayrıca maddi veya manevi zararların giderilmesi amacıyla hukuki şartlara uygun şekilde tazminat talep edilebilir.

Hastanın İzni Olmadan Ameliyat Yapılması Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Doktor hastanın izni olmadan ameliyat yapabilir mi?

Kanunda belirtilen acil ve zorunlu durumlar dışında hastanın geçerli rızası olmadan ameliyat yapılması hukuka aykırıdır.

Onam formu imzalanmadan ameliyat yapılırsa dava açılabilir mi?

Hukuki şartların oluşması halinde dava açılabilir. Özellikle yazılı rızanın zorunlu olduğu ameliyatlarda onam belgesinin bulunmaması önemli bir hukuki sorundur.

Hasta onam formu imzaladıysa tazminat alamaz mı?

Hayır. Onam formunun imzalanması, doktorun bütün hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Formun geçerliliği, bilgilendirmenin yeterliliği ve tıbbi uygulamanın standartlara uygunluğu ayrıca değerlendirilir.

Ameliyatta hastanın izni dışında başka işlem yapılması suç mudur?

Verilen rızanın kapsamını aşan müdahaleler hukuka aykırı olabilir. Ancak acil tıbbi zorunlulukların ve ilgili kanuni istisnaların bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Ameliyat başarılı geçse bile manevi tazminat alınabilir mi?

Hastanın aydınlatılmış onam hakkının ihlali kişilik hakkı ihlali oluşturuyorsa, diğer hukuki şartların bulunmasına bağlı olarak manevi tazminat talep edilebilir.

Hasta ameliyat sırasında bilinci kapalıysa doktor başka işlem yapabilir mi?

Önceden verilen rızanın kapsamı ve ortaya çıkan tıbbi zorunluluklar değerlendirilmelidir. Hastanın bilincinin kapalı olması, her türlü farklı işlemin yapılmasına sınırsız izin verildiği anlamına gelmez.

Ailemin onayıyla benim iznim olmadan ameliyat yapılabilir mi?

Karar verme yeterliği bulunan yetişkin hastalarda kural olarak hastanın kendi rızası gerekir. Aile bireylerinin onayı her durumda bunun yerine geçmez.

Doktorun ameliyat risklerini anlatmaması tazminat sebebi midir?

Yeterli aydınlatmanın yapılmaması, somut olayın şartlarına göre hukuki sorumluluk doğurabilir. Ameliyatın risklerinin açıklanması aydınlatılmış onamın önemli bir unsurudur.

İzinsiz ameliyat nedeniyle ne kadar tazminat alınabilir?

Tazminat için sabit bir miktar yoktur. Bedensel zarar, kişilik hakkı ihlali, maddi kayıplar ve olayın diğer koşullarına göre değerlendirme yapılır.

İzinsiz ameliyat nedeniyle doktoru savcılığa şikâyet edebilir miyim?

Evet. Fiilin suç oluşturduğu düşünülüyorsa Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulabilir. Cezai sorumluluk, olayın ve kanuni unsurların değerlendirilmesiyle belirlenir.

Sonuç: Hastanın Rızası, Tıbbi Müdahalenin Temel Hukuki Şartlarından Biridir

Türkiye’de hastaların vücut bütünlüğü ve tıbbi müdahaleler hakkında özgürce karar verebilme hakkı anayasal ve yasal düzenlemelerle korunmaktadır.

Doktorların ameliyat öncesinde hastayı yeterince bilgilendirmesi, tıbbi müdahalenin kapsamını açıklaması ve gerekli aydınlatılmış onamı alması temel yükümlülüklerindendir.

Hastanın izni olmadan ameliyat yapılması, onamın kapsamını aşan cerrahi müdahalelerde bulunulması veya yeterli aydınlatma yapılmadan operasyon gerçekleştirilmesi halinde hukuki sorumluluk gündeme gelebilir.

Bu tür olaylarda ameliyat raporlarının, onam formlarının, tıbbi kayıtların ve varsa oluşan zararların birlikte değerlendirilmesi önemlidir.

FBC Hukuk Bürosu, sağlık hukuku, hasta hakları, izinsiz ameliyat, aydınlatılmış onam eksikliği ve tıbbi malpraktis uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık, başvuru ve tazminat davalarına ilişkin avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Av. Ferhat Küle – FBC Hukuk Bürosu

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri