Hukuk Makaleleri

Boşanmada Ev, Araba ve Birikimler Nasıl Paylaşılır? Mal Paylaşımı 2026

Boşanmada ev, araba ve birikimler nasıl paylaşılır? Türkiye’de eşler başka bir mal rejimi seçmemişse kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir. Bu sistemde evlilik süresince çalışma ve karşılığı verilerek edinilen malvarlığı değerleri tasfiyede dikkate alınırken, evlilikten önce sahip olunan mallar, miras yoluyla geçen mallar ve karşılıksız kazanımlar kural olarak kişisel maldır. Türk Medeni Kanunu m.219 edinilmiş malları, m.220 ise kişisel malları düzenlemektedir.

Ancak halk arasında kullanılan “Boşanmada her şey yarı yarıya bölünür.” ifadesi hukuken tam olarak doğru değildir.

Örneğin evlilik sırasında koca adına alınmış bir evin tapusunun yarısı otomatik olarak diğer eşe geçirilmez. Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde kural olarak diğer eş lehine katılma alacağı doğar. Yargıtay da tasfiye alacaklısının hakkının kural olarak ayni hak değil, kişisel alacak hakkı olduğunu belirtmektedir.

Bu nedenle boşanmada mal paylaşımı yapılırken;

  • Malların ne zaman alındığı,
  • Hangi parayla alındığı,
  • Evlilik tarihinden önce mal bulunup bulunmadığı,
  • Miras veya bağış parası kullanılıp kullanılmadığı,
  • Kredi ödemelerinin hangi dönemde yapıldığı,
  • Banka hesaplarının durumu,
  • Boşanma öncesinde üçüncü kişilere yapılan devirler

ayrı ayrı incelenmelidir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Türk Medeni Kanunu’na göre eşler, başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir.

Bu sistemde temel ayrım şudur:

Edinilmiş mallar tasfiyeye konu olabilir.

Kişisel mallar ise kural olarak paylaşım dışında kalır.

TMK m.236 uyarınca her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur.

Ancak bu hesaplama;

“Ev 10 milyon TL, diğer eşe doğrudan 5 milyon TL düşer.”

şeklinde her dosyada yapılmaz.

Malın kişisel maldan karşılanan kısmı, borçları, kredisi, eşlerin birbirlerinin mallarına yaptığı katkılar ve diğer hesap kalemleri tasfiye sırasında ayrıca dikkate alınabilir.

Edinilmiş Mal Nedir?

Edinilmiş mal, eşlerin mal rejimi devam ederken karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değeridir.

TMK m.219 kapsamında özellikle;

  • Çalışma karşılığı kazanılan gelirler,
  • Maaşlardan yapılan birikimler,
  • Evlilik sırasında maaşla alınan taşınmazlar,
  • Evlilik sırasında kazançla alınan araçlar,
  • Bazı sosyal güvenlik ödemeleri,
  • Kişisel malların gelirleri,
  • Edinilmiş malların yerine geçen değerler

edinilmiş mal kapsamında değerlendirilebilir.

Örneğin eşlerden biri evlilik sırasında çalışarak kazandığı maaşlarla biriktirdiği parayla kendi adına otomobil satın almışsa, otomobilin yalnızca onun adına kayıtlı olması mal rejimi tasfiyesinde diğer eşin hakkını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Kişisel Mal Nedir?

Türk Medeni Kanunu m.220’ye göre özellikle;

  • Evlilikten önce sahip olunan mallar,
  • Miras yoluyla edinilen mallar,
  • Bağış yoluyla kazanılan mallar,
  • Kişisel kullanıma özgülenmiş eşyalar,
  • Manevi tazminat alacakları,
  • Kişisel malların yerine geçen değerler

kişisel maldır.

Bu mallar kural olarak boşanmada katılma alacağı hesabının dışında tutulur.

Ancak kişisel mal ile edinilmiş malın birbirine karıştığı durumlarda hesaplama daha karmaşık hale gelebilir.

Evlilikten Önce Alınan Ev Boşanmada Paylaşılır mı?

Kural olarak hayır.

Bir eş evlenmeden önce bir ev satın almışsa bu taşınmaz o eşin kişisel malıdır.

Örneğin erkek 2018 yılında ev satın almış, taraflar 2022 yılında evlenmişse söz konusu ev yalnızca evlilik devam ediyor diye edinilmiş mala dönüşmez.

Ancak burada önemli ayrıntılar olabilir.

Örneğin evlilikten önce alınan evin kredi borcu evlilik sırasında eşlerin edinilmiş mallarıyla ödenmişse, evlilik içerisindeki ödemeler bakımından tasfiye sırasında farklı alacak hesapları gündeme gelebilir.

Bu nedenle yalnızca tapunun satın alma tarihine bakmak bazı dosyalarda yeterli değildir.

Evlilik Sırasında Alınan Ev Kimin Olur?

Evlilik sırasında edinilmiş gelirlerle satın alınan taşınmaz kural olarak edinilmiş mal niteliğinde değerlendirilir.

Tapunun yalnızca eşlerden birinin adına olması tek başına;

“Bu ev tamamen benim, eşimin hiçbir hakkı yok.”

sonucunu doğurmaz.

Türk Medeni Kanunu m.222’ye göre bir malın eşlerden birinin kişisel malı olduğunu iddia eden taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür ve bir eşin malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de 18 Mart 2025 tarihli kararında bu ispat kuralını açıkça uygulamıştır.

Dolayısıyla evlilik içerisinde alınmış bir ev yalnızca kocanın veya yalnızca kadının adına kayıtlı diye diğer eşin olası mal rejimi alacağı ortadan kalkmaz.

Tapu Eşimin Üzerine, Boşanmada Evden Hak Alabilir miyim?

Şartları varsa evet.

Boşanma davalarında en sık karşılaşılan yanlış düşüncelerden biri şudur:

“Tapu onun adına olduğu için benim hiçbir hakkım yok.”

Edinilmiş mallara katılma rejiminde esas mesele yalnızca tapuda kimin adının yazdığı değildir.

Taşınmazın;

  • Ne zaman satın alındığı,
  • Satın alma parasının kaynağı,
  • Kredi kullanılıp kullanılmadığı,
  • Kişisel maldan ödeme yapılıp yapılmadığı,
  • Mal rejiminin hangi tarihler arasında geçerli olduğu

araştırılır.

Malın edinilmiş mal olduğunun belirlenmesi halinde tapu diğer eşin adına kayıtlı olsa dahi katılma alacağı doğabilir.

Ancak Yargıtay’ın güncel uygulamasına göre bu hak kural olarak evin yarısının tapusunun doğrudan diğer eşe geçirilmesi biçiminde değil, parasal alacak hakkı şeklindedir.

Eşim Çalışmadı, Yine de Evden Pay Alabilir mi?

Evet, şartları varsa alabilir.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde diğer eşin her mal için;

“Ben de satın alma parasının yarısını ödedim.”

şeklinde doğrudan parasal katkı yaptığını ispatlaması zorunlu değildir.

Bu sistemin temelinde evlilik birliğinde eşlerin farklı şekillerde katkıda bulunabileceğinin kabul edilmesi bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi de edinilmiş mallara katılma rejiminin, eşlerin evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılmaları esasını gözeten bir sistem olduğunu belirtmiştir.

Dolayısıyla ev işleriyle veya çocukların bakımıyla ilgilenen ve ücretli bir işte çalışmayan eşin sırf gelir elde etmemiş olması katılma alacağını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Evlilik Sırasında Alınan Araba Nasıl Paylaşılır?

Otomobil de diğer malvarlığı değerleri gibi edinilmiş mal veya kişisel mal olarak değerlendirilir.

Örneğin araba;

  • Evlilik sırasında,
  • Çalışma gelirleriyle,
  • Maaş birikimleriyle

satın alınmışsa kural olarak edinilmiş mal niteliği gündeme gelir.

Aracın ruhsatının yalnızca bir eşin adına olması tek başına diğer eşin katılma alacağını ortadan kaldırmaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli bir kararında da tasfiyeye konu araç ve banka hesabı edinilmiş mal hükümleri kapsamında değerlendirilmiştir.

Evlilikten Önce Alınan Araba Paylaşılır mı?

Evlilikten önce satın alınan araç kural olarak kişisel maldır.

Ancak araç evlilik sırasında satılarak yerine başka bir araç alınmışsa paranın kaynağının takip edilmesi gerekir.

Çünkü TMK m.220 uyarınca kişisel malların yerine geçen değerler de kişisel maldır.

Örneğin evlenmeden önce kişiye ait otomobil 1.000.000 TL’ye satılmış ve bu para kullanılarak 1.500.000 TL değerinde yeni araç alınmışsa, kişisel maldan gelen 1.000.000 TL ile evlilik içerisindeki edinilmiş kaynaklardan karşılanan kalan tutarın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekebilir.

Miras Kalan Ev Boşanmada Paylaşılır mı?

Kural olarak hayır.

Bir eşin evlilik sırasında annesinden, babasından veya başka bir kişiden miras yoluyla elde ettiği taşınmaz kişisel maldır.

Örneğin eşlerden birine evlilik devam ederken babasından bir daire miras kalmışsa, sırf evlilik sırasında miras kaldığı için diğer eş o dairenin yarısına hak kazanmaz.

TMK m.220 miras yoluyla veya başka şekilde karşılıksız kazanılan malvarlığı değerlerini kişisel mal olarak kabul etmektedir.

Ancak kişisel malın gelirleri bakımından farklı bir düzenleme bulunmaktadır.

Miras Kalan Evin Kira Geliri Paylaşılır mı?

Burada önemli bir ayrıntı vardır.

Miras kalan ev kişisel mal olsa da Türk Medeni Kanunu m.219 uyarınca kişisel malların gelirleri kural olarak edinilmiş maldır.

Örneğin eşin babasından kendisine miras kalan ev kiraya verilmiş ve evlilik sırasında düzenli kira geliri elde edilmişse;

evin kendisi kişisel mal

olmasına rağmen;

kira gelirleri kural olarak edinilmiş mal

niteliğinde olabilir.

Eşler mal rejimi sözleşmesiyle kanunun izin verdiği ölçüde farklı düzenleme yapmışsa ayrıca bu sözleşmenin incelenmesi gerekir.

Anne veya Babanın Verdiği Parayla Alınan Ev Paylaşılır mı?

Bu durum paranın gerçekten karşılıksız olarak verilmiş olup olmadığına ve bunun ispatlanmasına bağlıdır.

Örneğin eşin babası yalnızca kendi çocuğuna 5 milyon TL bağışlamış ve bu para doğrudan taşınmaz alımında kullanılmışsa bağış niteliğindeki bu değer kişisel mal olarak değerlendirilebilir.

Ancak;

“Evi babamın parasıyla aldım.”

demek tek başına yeterli değildir.

Banka hareketleri, para transferleri, satış belgeleri ve diğer delillerle paranın kaynağı ortaya konulmalıdır.

Kişisel mal iddiasında bulunan tarafın bu iddiasını ispatlaması önemlidir.

Düğünde Takılan Altınlarla Alınan Ev Nasıl Paylaşılır?

Bu durumda hem ziynet eşyalarının kime ait olduğu hem de evin satın alınmasında gerçekten kullanılıp kullanılmadığı ayrıca değerlendirilir.

Ziynet veya başka bir kişisel malın satışından elde edilen paranın taşınmazın alınmasında kullanıldığı ispatlanırsa kişisel mal katkısı gündeme gelebilir.

Dolayısıyla taşınmaz evlilik içerisinde satın alınmış olsa dahi tamamının otomatik olarak edinilmiş mal kabul edilmesi her dosyada doğru sonuç vermeyebilir.

Paranın kaynağının belgelenmesi bu tür uyuşmazlıklarda son derece önemlidir.

Krediyle Alınan Ev Boşanmada Nasıl Paylaşılır?

Krediyle alınan taşınmazlarda yalnızca tapu tarihi değil, kredi ödemelerinin hangi dönemde ve hangi kaynaklarla yapıldığı önemlidir.

Örneğin eşlerden biri evlenmeden önce konut kredisiyle ev satın almış ancak kredi taksitlerinin önemli bölümü evlilik içerisinde maaş gelirleriyle ödenmiş olabilir.

Bu durumda;

  • Evlilikten önceki ödemeler,
  • Evlilik süresindeki ödemeler,
  • Kişisel maldan yapılan ödemeler,
  • Boşanma davası sonrasındaki ödemeler

ayrıştırılarak hesaplama yapılması gerekebilir.

Bu nedenle krediyle alınmış taşınmazlarda “Tapu evlilikten önce alındı, diğer eşin hiçbir hakkı yoktur.” şeklinde doğrudan sonuca varmak doğru olmayabilir.

Boşanmada Bankadaki Para Paylaşılır mı?

Evlilik sırasında çalışma karşılığı elde edilerek banka hesabında biriktirilen para kural olarak edinilmiş mal niteliğinde olabilir.

Hesabın;

yalnızca eşlerden birinin adına olması

tek başına diğer eşin katılma alacağını ortadan kaldırmaz.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.03.2025 tarihli kararında banka hesabındaki paranın mal rejiminin tasfiyesinde değerlendirilmesi ve tasfiye tarihindeki değerinin belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu nedenle boşanma sürecinde;

  • Banka hesapları,
  • Vadeli hesaplar,
  • Döviz hesapları,
  • Yatırım hesapları,
  • Bazı fon ve menkul kıymetler

de mal rejiminin tasfiyesi bakımından incelemeye konu olabilir.

Eş Boşanmadan Önce Bankadaki Parayı Çekerse Ne Olur?

Paranın boşanma öncesinde hesaptan çekilmiş olması her durumda o paranın tasfiye hesabından tamamen çıktığı anlamına gelmez.

Türk Medeni Kanunu m.229, eşlerden birinin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yaptığı belirli devirleri eklenecek değer olarak düzenlemektedir. Ayrıca mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar da tasfiye hesabına eklenebilir.

Ancak her para çekme işlemi otomatik olarak mal kaçırma sayılmaz.

Yargıtay’ın 6 Kasım 2025 tarihli kararında da banka hesabından çekilen paranın katılma alacağını azaltmak amacıyla veya kanundaki diğer koşullarda devredildiğinin ispatlanamadığı olayda eklenecek değer kabul edilmemesi gerektiği belirtilmiştir.

Dolayısıyla işlem tarihi, paranın nereye aktarıldığı ve devir amacı önemlidir.

Eş Boşanmadan Önce Evi Başkasına Devrederse Ne Olur?

Boşanma öncesinde gerçekleştirilen her satış geçersiz değildir.

Ancak eşlerden biri diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan alacağını azaltmak amacıyla malvarlığını üçüncü kişilere devretmişse TMK m.229 kapsamında eklenecek değer hükümleri gündeme gelebilir.

Yargıtay da mal rejiminin sona ermesinden önce üçüncü kişiye devredilmiş taşınmazların belirli şartlarda tasfiyeye mevcutmuş gibi dahil edilebileceğini kabul etmektedir.

Bu nedenle;

“Evi kardeşimin üzerine geçirdim, artık eşim hiçbir hak isteyemez.”

şeklindeki düşünce hukuken her durumda sonuç doğurmaz.

Devrin;

  • Ne zaman yapıldığı,
  • Gerçek satış olup olmadığı,
  • Satış bedelinin ödenip ödenmediği,
  • Taraflar arasındaki yakınlık,
  • Katılma alacağını azaltma amacı bulunup bulunmadığı

araştırılabilir.

Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Alınan Mallar Paylaşılır mı?

Türk Medeni Kanunu m.225/2 uyarınca boşanma halinde mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer.

Yargıtay uygulamasında da mal rejiminin boşanma davasının açıldığı tarihte sona erdiği kabul edilmektedir.

Bu nedenle boşanma davasının açılma tarihi mal paylaşımı açısından kritik bir tarihtir.

Kural olarak bu tarihten sonra kişinin kendi geliriyle edindiği mallar, sona ermiş mal rejimi kapsamında edinilmiş mal olarak değerlendirilmez.

Boşanma Kararının Kesinleşmesi mi, Dava Tarihi mi Önemlidir?

İki tarih farklı konular bakımından önemlidir.

Mal rejiminin sona erme tarihi bakımından esas alınan tarih, boşanma davasının açıldığı tarihtir.

Ancak mal rejiminin tasfiyesinin sonuçlandırılması açısından boşanma kararının verilmesi ve kesinleşmesi önem taşır.

Yargıtay, boşanma davasıyla birlikte mal rejimi davası açılmışsa mal rejimi uyuşmazlığının ayrılarak boşanma davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini kabul etmektedir.

Mal Paylaşımı Boşanma Davasında Otomatik Yapılır mı?

Hayır.

Boşanma davasında boşanmaya karar verilmesiyle hâkim eşlerin bütün malvarlığını otomatik olarak hesaplayıp paylaştırmaz.

Boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesi farklı hukuki taleplerdir.

Bu nedenle gerekli şartlarda ayrıca katılma alacağı, değer artış payı veya katkı payı alacağı gibi taleplerin ileri sürülmesi gerekir.

Boşanma davası devam ederken mal rejiminden kaynaklanan dava açılması mümkün olsa da tasfiyenin sonuçlandırılması bakımından boşanma kararının kesinleşmesi beklenir.

Ev Doğrudan Yarı Yarıya mı Bölünür?

Kural olarak hayır.

Bu konu uygulamada en çok yanlış bilinen hususlardan biridir.

Edinilmiş mallara katılma rejiminde diğer eşin hakkı kural olarak;

taşınmazın yüzde 50 tapusunu almak

değil;

hesaplanan artık değer üzerinden katılma alacağı talep etmek

şeklindedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, edinilmiş mallara katılma rejiminde eşin tasfiye sonucundaki hakkının kural olarak ayni değil kişisel alacak hakkı olduğunu açıkça belirtmektedir.

Bu ayrım özellikle yüksek değerli taşınmazlarda önemlidir.

Ev Kimin Üzerine Kayıtlıysa Onun mu Sayılır?

Mülkiyet açısından tapuda yazan kişi maliktir.

Ancak mal rejimi tasfiyesi bakımından mesele burada bitmez.

Taşınmaz evlilik içerisinde edinilmiş mallardan karşılanarak alınmışsa diğer eşin katılma alacağı bulunabilir.

Bu nedenle;

“Tapu benim üzerime, eşime hiçbir şey vermem.”

ve

“Evliyken alınmış, tapunun yarısı otomatik benim.”

ifadelerinin ikisi de tek başına doğru değildir.

Doğru sonuç için malın edinim tarihi ve finansman kaynağı incelenmelidir.

2002’den Önce Evlenenlerde Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Bu konu ayrıca önemlidir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu tarihten önce evlenen ve özel bir mal rejimi seçmeyen eşler bakımından genel olarak;

1 Ocak 2002 öncesi dönem eski mal ayrılığı rejimine,

1 Ocak 2002 sonrası dönem ise edinilmiş mallara katılma rejimine

göre değerlendirilir.

4722 sayılı Kanun m.10’un bu geçiş düzenlemesi Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında da açıklanmaktadır.

Örneğin 1995 yılında evlenmiş bir çiftin 1998 yılında aldığı ev ile 2008 yılında aldığı ev aynı hukuki kurallara göre değerlendirilmeyebilir.

Bu nedenle özellikle eski tarihli evliliklerde malın edinildiği tarih son derece önemlidir.

Aldatan Eş Mal Paylaşımından Pay Alır mı?

Kural olarak boşanmadaki kusur ile mal paylaşımı birbirinden farklı konulardır.

Ancak bunun önemli bir istisnası vardır.

TMK m.236/2 uyarınca boşanmanın zina veya hayata kast nedeniyle gerçekleşmesi halinde hâkim kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun biçimde azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.

Bu nedenle;

“Aldatan eş kesinlikle hiçbir mal alamaz.”

demek doğru olmadığı gibi;

“Aldatmanın mal paylaşımına hiçbir etkisi yoktur.”

demek de her durumda doğru değildir.

Boşanmanın hangi hukuki sebebe dayanılarak karara bağlandığı ayrıca önemlidir.

Boşanmada Borçlar da Paylaşılır mı?

Mal rejimi tasfiyesinde yalnızca malvarlığı değerlerinin brüt değeri dikkate alınmaz.

İlgili malvarlığına ilişkin borçlar ve edinilmiş mal grubunu ilgilendiren yükümlülükler de tasfiye hesabını etkileyebilir.

Bu nedenle;

“10 milyon TL değerinde ev varsa eş kesin 5 milyon TL alır.”

şeklinde hesap yapılması hatalı olabilir.

Örneğin taşınmaz üzerinde devam eden yüksek miktarda konut kredisi bulunuyorsa bunun tasfiye hesabına etkisi ayrıca değerlendirilir.

Katılma Alacağı Nedir?

Katılma alacağı, edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi üzerine yapılan tasfiye sonucunda bir eşin diğer eşin artık değeri üzerinde sahip olduğu parasal haktır.

TMK m.236 uyarınca kural olarak her eş diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir.

Ancak bu oran doğrudan her malın piyasa değerinin yarısı anlamına gelmez.

Öncelikle malvarlığı grupları, borçlar, denkleştirmeler, değer artış payları ve eklenecek değerler belirlenir; ardından artık değer üzerinden hesaplama yapılır.

Değer Artış Payı Alacağı Nedir?

Eşlerden biri diğer eşe ait bir malın;

  • Edinilmesine,
  • İyileştirilmesine,
  • Korunmasına

karşılık almadan kendi malvarlığından katkıda bulunmuşsa şartları mevcut olduğunda değer artış payı alacağı gündeme gelebilir.

Örneğin eşlerden biri kendisine miras kalan parayı diğer eşin kişisel malı olan evin satın alınmasında veya önemli ölçüde iyileştirilmesinde kullanmışsa bu katkı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu hak, katılma alacağından farklı hukuki hesaplamaya tabi olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Boşanmada ev kimin olur?

Evin ne zaman ve hangi kaynakla alındığına göre değişir. Evlilik içerisinde edinilmiş gelirlerle alınmışsa katılma alacağına konu olabilir. Evlilikten önce alınmış veya miras kalmışsa kural olarak kişisel maldır.

Tapu eşimin üzerine, evden hak alabilir miyim?

Şartları varsa evet. Tapunun yalnızca diğer eşin adına olması edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Evlilikten önce alınan ev paylaşılır mı?

Kural olarak evin kendisi kişisel maldır. Ancak evlilik sırasında kredi ödemeleri veya diğer katkılar yapılmışsa bunlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Miras kalan ev boşanmada paylaşılır mı?

Kural olarak hayır. Miras yoluyla edinilen mal kişisel maldır. Ancak bu maldan evlilik sırasında elde edilen gelirler kural olarak edinilmiş mal niteliğinde olabilir.

Evlilikte alınan araba kimin üzerine olursa olsun paylaşılır mı?

Aracın edinilmiş mal olup olmadığı ruhsatta kimin yazdığından ziyade ne zaman ve hangi kaynakla alındığına göre değerlendirilir.

Bankadaki para boşanmada paylaşılır mı?

Evlilik sırasında çalışma gelirlerinden biriktirilmiş para mal rejimi tasfiyesinde dikkate alınabilir. Hesabın yalnızca bir eş adına olması tek başına diğer eşin hakkını ortadan kaldırmaz.

Eşim boşanmadan önce malları başkasına devretti, ne yapabilirim?

Devrin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla gerçekleştirildiği veya TMK m.229’daki diğer koşulların oluştuğu ispatlanırsa devredilen değerler tasfiye hesabına eklenebilir.

Boşanmada her şey yüzde 50 mi paylaşılır?

Hayır. Kanunda her malın fiziksel olarak yarıya bölünmesi şeklinde bir sistem bulunmamaktadır. Kişisel ve edinilmiş mallar ayrıldıktan, borç ve diğer tasfiye kalemleri hesaplandıktan sonra katılma alacağı belirlenir.

Çalışmayan eş mal paylaşımından hak alabilir mi?

Şartları varsa evet. Eşin ücretli bir işte çalışmamış olması edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan hakkı tek başına ortadan kaldırmaz.

Boşanma davasından sonra alınan ev paylaşılır mı?

Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren sona erdiğinden, kural olarak bu tarihten sonraki edinimler sona eren mal rejiminin tasfiyesine dahil edilmez.

Boşanmada Mal Paylaşımı İçin Avukat Desteği

Boşanmada mal paylaşımı yalnızca;

“Hangi eşin üzerine kaç ev var?”

sorusundan ibaret değildir.

Doğru hesaplama yapılabilmesi için özellikle;

  • Evlilik ve boşanma dava tarihleri,
  • Tapu ve araç kayıtları,
  • Satın alma tarihleri,
  • Banka hesap hareketleri,
  • Konut ve taşıt kredileri,
  • Miras ve bağış kayıtları,
  • Eşlerin kişisel mal katkıları,
  • Boşanma öncesi gerçekleştirilen satış ve devirler,
  • Döviz, altın ve diğer birikimler

birlikte incelenmelidir.

Özellikle yüksek değerli taşınmazların bulunduğu dosyalarda katılma alacağı, değer artış payı, kişisel mal savunması ve mal kaçırma amacıyla yapılan devirler doğru değerlendirilmediğinde ciddi miktarda hak kaybı ortaya çıkabilir.

Avukat Ferhat Küle Hukuk Bürosu olarak boşanma sonrası mal paylaşımı, katılma alacağı, değer artış payı, taşınmaz ve araçların tasfiyesi, banka hesapları ile boşanma öncesinde üçüncü kişilere yapılan mal devirlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.

Somut dosyada evlilik tarihi, malların edinim tarihleri ve finansman kaynakları incelenerek hangi malların edinilmiş, hangilerinin kişisel mal olduğu ve talep edilebilecek alacak miktarları belirlenebilir.

Av. Ferhat Küle
İstanbul

Leave a Reply

Call Now Button