Uluslararası Sağlık Uyuşmazlıklarında Uygulanacak Hukuk ve Yetkili Mahkeme (MÖHUK)
Uluslararası Sağlık Uyuşmazlıklarında Uygulanacak Hukuk ve Yetkili Mahkeme (MÖHUK)
Uluslararası sağlık turizmi çerçevesinde Türkiye’de tıbbi hizmet alan yabancı hastalar ile özel hastaneler, klinikler ve sağlık turizmi acenteleri arasında meydana gelen uyuşmazlıklar bünyesinde yabancılık unsuru barındırır.
Bu tür uyuşmazlıklarda hangi ülkenin mahkemelerinin yetkili olacağı ve esasa hangi ülke hukukunun uygulanacağı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hakkı Hakkında Kanun (MÖHUK) çerçevesinde belirlenmektedir.
Uluslararası sağlık uyuşmazlıklarında yetki ve hukuk seçimi genel olarak şu başlıklar altında şekillenmektedir:
-
Sözleşmedeki Yetki Şartlarının Geçerliliği: Yabancı hasta ile yapılan sözleşmelerdeki yetki ve hukuk seçimi şartlarının hukuki bağlayıcılığı.
-
Tüketiciyi Koruyan Özel Kurallar: Tüketici sözleşmeleri kapsamında zayıf tarafı koruyan emredici yetki ve hukuk hükümleri.
-
Sorumluluk Rejiminin Tespiti: Tıbbi müdahaleden doğan zararlarda haksız fiil rejiminin mi yoksa sözleşmeye aykırılığın mı esas alınacağı.
-
Türk Mahkemelerinin Yetkisi: Türk mahkemelerinin milletlerarası genel ve özel yetki sınırları.
-
Kararların Tanınması ve Tenfizi: Yabancı ülke mahkemelerinden alınan kararların Türkiye’de icra edilebilirliği.
MÖHUK, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) ve uluslararası sözleşmeler uyarınca, yabancı hastanın hak kaybına uğramaması ve Türk sağlık turizminin hukuki öngörülebilirliği için bu kuralların tespiti büyük önem taşır.
Uluslararası Sağlık Uyuşmazlıklarında Yabancılık Unsuru Nasıl Oluşur?
Hukuki ilişkinin taraflarından birinin yabancı uyruklu olması, tarafların ikametgahlarının farklı ülkelerde bulunması veya edimlerden birinin (örneğin pazarlama, seyahat, konaklama) yurt dışında gerçekleşmesi durumunda hukuki ilişki yabancılık unsuru kazanır.
Sağlık turizminde yabancı hastanın Türkiye’ye gelerek tedavi görmesi, ilişkinin doğrudan MÖHUK kapsamına girmesine yol açar.
Bu durum, yerel yargı yetkisinden uygulanacak hukuka kadar tüm hukuki sürecin milletlerarası özel hukuk ilkelerine göre yürütülmesini zorunlu kılar.
Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisi Nasıl Belirlenir?
MÖHUK m. 40 uyarınca, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi iç hukukun yerel yetki kurallarına tabidir.
Bu doğrultuda yabancı hasta davasını şu yerlerde açabilir:
-
Davalı hastanenin veya acentenin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesi,
-
Tedavinin ve ameliyatın yapıldığı hastanenin bulunduğu yer mahkemesi,
-
Zararlı fiilin veya malpraktisin meydana geldiği haksız fiil yeri mahkemesi.
Sağlık Turizmi Sözleşmesine Yabancı Ülke Hukukunun Uygulanacağı Şartı Konulabilir mi?
MÖHUK m. 24 uyarınca taraflar sözleşmede uygulanacak hukuku serbestçe seçebilirler.
Ancak hasta bir tüketici kabul edildiğinden, MÖHUK m. 26 gereği hastanın mutad meskeni (ikamet ettiği ülke) hukukunun emredici hükümleriyle sağlanan koruma saklı kalır.
Dolayısıyla hastane lehine konulan ve hastanın haklarını kısıtlayan aşırı ağır hukuk seçimi şartları geçersiz sayılarak hastanın kendi ülkesindeki koruyucu hükümler esas alınır.
Sağlık Turizmi Sözleşmeleri MÖHUK Kapsamında “Tüketici Sözleşmesi” Sayılır mı?
Evet. MÖHUK m. 26 uyarınca; ticari veya mesleki amaç taşımayan bir konuda mal veya hizmet temin eden gerçek kişinin yaptığı sözleşmeler tüketici sözleşmesidir.
Yabancı hastanın tedavi, estetik, cerrahi müdahale ve buna bağlı konaklama/transfer hizmetlerini kapsayan paket sözleşmeleri doğrudan bu statüdedir.
Bu durum, yargılama sürecinde harç kolaylıklarından zayıf tarafı koruyan emredici kurallara kadar pek çok avantaj sağlar.
Sözleşmede Uygulanacak Hukuk Seçilmemişse Hangi Ülke Hukuku Esas Alınır?
MÖHUK m. 26/2 uyarınca, tarafların hukuk seçimi yapmadığı durumlarda tüketicinin (yabancı hastanın) mutad meskeni (yerleşim yeri) hukuku uygulanır.
Ancak sağlık kuruluşu veya acente hizmetlerini yabancı hastanın ülkesinde pazarlamamışsa ve hastayı o ülkede hedef alan bir faaliyet yürütmemişse;
Sözleşmenin ifa edildiği yer olan Türk Hukuku uyuşmazlığın esasına uygulanır.
Sözleşmedeki “Uyuşmazlıklarda Yabancı Ülke Mahkemeleri Yetkilidir” Kaydı Geçerli midir?
MÖHUK m. 47 uyarınca yetki anlaşması yapılması kural olarak mümkün olsa da tüketici sözleşmelerinde durum farklıdır.
Tüketicinin hak arama hürriyetini zorlaştıran veya imkansız kılan yetki şartları, Tüketici Kanunu ve MÖHUK m. 44 gereğince “haksız şart” sayılarak geçersiz kabul edilir.
Yabancı hasta, bu tür kısıtlayıcı maddelere takılmaksızın Türkiye’de dava açma hakkını korur.
Yabancı Mahkemeden Alınan Tazminat Kararları Türkiye’de Nasıl İcra Edilir?
Yabancı hastanın kendi ülkesindeki mahkemeden aldığı tazminat kararının Türkiye’deki bir hastane veya acenteye karşı uygulanabilmesi için Türk mahkemelerinde Tenfiz Davası (MÖHUK m. 50) açılması şarttır.
Tenfiz kararı verilebilmesi için şu şartlar aranır:
-
Kararın kendi ülke hukukuna göre kesinleşmiş olması,
-
Kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması,
-
Davalı tarafın savunma haklarının (usulüne uygun tebligat vb.) ihlal edilmemiş olması.
Tıbbi Malpraktis ve Organizasyon Kusurunda Hangi Hukuki Rejim Uygulanır?
Sağlık uyuşmazlıklarında hem sözleşmeye aykırılık hem de haksız fiil (bedensel bütünlüğün ihlali) hükümleri birlikte değerlendirilebilir.
Hastanın hukuki nitelendirmesine ve talebine göre MÖHUK m. 34 (Haksız Fiiller) uygulanabilir.
Haksız fiil kuralı gereğince, zararlı fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer olan Türk Hukuku uyuşmazlığın esasına uygulanır.
Yabancı Hastanın Türkiye’de Dava Açarken Teminat Gösterme Yükümlülüğü Var mıdır?
MÖHUK m. 48 gereğince Türk mahkemelerinde dava açan yabancı gerçek kişilerin teminat (teminat-ı deniziye) yatırması kuraldır.
Ancak şu durumlarda teminat muafiyeti uygulanır:
-
Türkiye ile hastanın ülkesi arasında mütekabiliyet (karşılıklılık) anlaşması bulunması,
-
Hastanın Lahey Hukuk Usulü Sözleşmesi’ne taraf ülke vatandaşı olması.
Bu hallerde yabancı hasta teminat yatırmadan dava açabilir.
Yurt Dışındaki Acente ve Türkiye’deki Hastaneye Birlikte Dava Açılabilir mi?
Evet. MÖHUK m. 40 ve HMK m. 7 uyarınca davalılar arasında “davalılar birliği” oluşur.
Yabancı hasta, zarardan müteselsilen sorumlu tuttuğu Türkiye’deki hastane ile yurt dışındaki acenteye karşı Türkiye’deki Tüketici Mahkemelerinde birlikte dava açabilir.
Davalılardan birinin yerleşim yerinin Türkiye’de olması, Türk mahkemelerinin tüm uyuşmazlık bakımından yetkisini kurmak için yeterlidir.
Sağlık Turizmi Sözleşmelerinde Yer Alan Tahkim Şartı Yabancı Hastayı Bağlar mı?
Sağlık uyuşmazlıkları kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları ve bedensel bütünlüğü ilgilendirdiğinden, matbu sözleşmelere konulan tahkim şartları genel olarak haksız şart kabul edilir.
Tüketici olan yabancı hasta, sözleşmede tahkim maddesi bulunsa dahi buna uymak zorunda kalmaksızın genel devlet mahkemelerine başvurabilir.
Yabancı Mahkemelerin Hükmettiği Fahiş Tazminat Kararları Kamu Düzenine Aykırı mıdır?
Evet. Yabancı mahkeme kararındaki tazminat miktarı Türk hukukundaki tazminat ilkelerine (zenginleşme yasağı, cezalandırıcı tazminat yasağı) aşırı derecede aykırı bir fahişlik taşıyorsa;
MÖHUK m. 54/c uyarınca kamu düzeni ihlali gerekçesiyle tenfiz talebi reddedilebilir veya tazminat miktarı tenfiz aşamasında uyarlanabilir.
Uluslararası Sağlık Uyuşmazlıklarında Zamanaşımı Hangi Hukuka Göre Belirlenir?
MÖHUK m. 8 uyarınca zamanaşımı usul hukuku sorunu değil, esasa uygulanacak hukuka tabi bir meseledir.
-
Esasa Türk Hukuku uygulanacaksa, Türk Borçlar Kanunu ve Tüketici Kanunu’ndaki 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri geçerli olur.
-
Esasa hastanın mutad meskeni hukuku uygulanacaksa, o ülkenin zamanaşımı kuralları dikkate alınır.
Yabancı Dilde Hazırlanan Sözleşmelerde Hukuk Seçimi Şartı Nasıl Olmalıdır?
MÖHUK m. 24 uyarınca hukuk seçiminin açık, net ve tarafların iradesini tereddüde yer vermeyecek şekilde yansıtması gerekir.
Yabancı dildeki karmaşık, muğlak ve küçük puntolu ifadelerle sunulan hukuk seçimi şartları geçersiz kabul edilir.
Bu durumda kanuni yedek kural olan tüketicinin mutad meskeni hukuku devreye girer.
Yabancı Hastanın Vefatı Halinde Mirasçıların Açacağı Davada Hangi Hukuk Uygulanır?
Hasta vefat ettiğinde mirasçıların açacağı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davaları haksız fiil niteliği taşır.
-
Tazminat istemleri bakımından haksız fiilin gerçekleştiği yer olan Türk Hukuku uygulanır.
-
Kimlerin mirasçı olduğu ve hak sahipliği sıfatının tespiti bakımından ise müteveffanın milli (kendi ülke) hukuku esas alınır.
Yabancı Mahkemedeki Dava Türkiye’de Derdestlik İtirazı Oluşturur mu?
MÖHUK m. 41 uyarınca, yabancı bir mahkemede aynı konuda ve taraflar arasında açılmış bir dava devam ederken Türkiye’de dava açılırsa;
Türk mahkemesi yabancı mahkemenin vereceği kararın Türkiye’de tenfiz edilebilir nitelikte olması koşuluyla davayı bekletici mesele yapabilir veya derdestlik sebebiyle inceleyebilir.
Kişisel Verilerin ve Tıbbi Kayıtların Yurt Dışına Aktarılması Hangi Hukuka Tabidir?
Türkiye’deki hastanelerde tutulan tıbbi kayıtlar ve hasta verileri doğrudan emredici nitelikteki 6698 sayılı Türk KVKK mevzuatına tabidir.
Ancak hastanın AB vatandaşı olması durumunda uluslararası sorumluluk açısından GDPR hükümleri de gündeme gelir.
Verilerin hukuka aykırı işlenmesinden doğan zararlarda MÖHUK m. 34 kapsamında haksız fiil sorumluluğu doğar.
Türkiye’deki Özel Hastane Ödenmeyen Tedavi Bedeli İçin Nerede Dava Açmalıdır?
Özel hastane veya acente, ödenmeyen hizmet bedellerinin tahsili amacıyla yabancı hastaya karşı dava açmak istediğinde;
MÖHUK m. 44 uyarınca kural olarak tüketicinin (hastanın) mutad meskeninin bulunduğu ülke mahkemelerinde dava açmak zorundadır.
Ancak borç üstlenme ve ödeme yeri Türkiye olarak kararlaştırılmışsa Türk mahkemeleri de yetkili kılınabilir.
Uluslararası Sağlık Uyuşmazlıklarında Yurt Dışına Tebligat Usulü Nasıl İşler?
Yurtdışındaki yabancı hastaya veya acenteye Türk mahkemelerinden dava dilekçesi tebliğ edilmesi teknik bir usul işlemidir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 25/a ve uluslararası sözleşmeler uyarınca tebligatlar Adalet Bakanlığı ve diplomatik kanallar vasıtasıyla yapılır.
Bu süreç dava sürelerinin uzamasına neden olan temel etkenlerden biridir.
Doğrudan Uygulanan Türk Normları Yabancı Hukuk Seçimini Bertaraf Eder mi?
Evet. MÖHUK m. 3 uyarınca, davaya yabancı bir ülke hukuku uygulanacak olsa dahi, Türk kamu düzenini ve kamu sağlığını koruyan doğrudan uygulanan kurallar öncelikle uygulanır.
Tababet Uzmanlık Mevzuatı, Organ Nakli Kanunu, Sağlık Bakanlığı Ruhsatlandırma ve Etik Kuralları gibi emredici Türk hükümleri, yabancı hukuk ne olursa olsun bertaraf edilemez ve yargılamada doğrudan esas alınır.