Hukuk Makaleleri

Türkiye’de Business Jet Satın Alımı ve Özel Uçak Sahipliğinin Hukuki Yapısı

Türkiye’de Business Jet Satın Alımı ve Özel Uçak Sahipliğinin Hukuki Yapısı

Uçak Satın Alma Sözleşmesi, Türk Sivil Hava Aracı Sicili, Şirket Üzerinden Sahiplik, Finansman, Vergi, İşletme ve Hukuki Riskler

Giriş

Bir business jet satın almak, hukuken lüks bir otomobil veya yüksek değerli başka bir taşınır satın almaktan çok daha karmaşık bir işlemdir. Gulfstream, Bombardier Global, Dassault Falcon, Cessna Citation veya Embraer Praetor gibi bir iş jetinin satın alınmasında yalnızca uçak bedeli üzerinde anlaşılması yeterli değildir.

İşlem aynı anda uluslararası satış hukuku, havacılık hukuku, ayni haklar, finansman hukuku, vergi hukuku, gümrük hukuku, sigorta hukuku ve teknik sertifikasyon meselelerini ortaya çıkarabilir.

Türkiye bakımından temel düzenlemelerin başında 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu, Hava Aracı Milliyeti ve Tescil İşaretleri Yönetmeliği (SHY-7), Genel Havacılık Yönetmeliği (SHY-6B), sürekli uçuşa elverişlilik düzenlemeleri ve SHGM’nin hava aracı tescil ve sertifikasyon kuralları gelmektedir. Türk Sivil Havacılık Kanunu ayrıca hava araçlarının, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı sürece, menkul mal hükümlerine tabi olduğunu kabul etmektedir.

Ancak business jetlerin yüksek ekonomik değerleri, sicile tabi olmaları ve üzerlerinde ipotek, finansal kiralama ve uluslararası teminat haklarının kurulabilmesi nedeniyle, sıradan taşınır mallardan önemli ölçüde farklı bir hukuki rejim söz konusudur.


1. İlk Karar: Uçağın Sahibi Kim Olacak?

Bir business jet alımındaki ilk hukuki sorulardan biri şudur:

Uçak doğrudan gerçek kişinin mi, Türkiye’deki şirketinin mi yoksa özel olarak kurulmuş bir şirketin mi mülkiyetinde olacaktır?

Bu karar yalnızca vergi planlaması açısından değil; tescil, finansman, sorumluluk, miras, satış, haciz ve işletme modeli bakımından da önemlidir.

2920 sayılı Kanun m.49, Türk hukukuna göre kurulmuş ticaret şirketlerinin mülkiyetindeki hava araçlarının hangi şartlarla Türk sivil hava aracı sayılabileceğini düzenlemektedir. Ticari şirketlerde şirketi idare ve temsile yetkili olanların çoğunluğunun Türk vatandaşı olması ve esas sözleşmeye göre oy çoğunluğunun Türk ortaklarda bulunması temel kriterler arasındadır.

Dolayısıyla yabancı yatırımcı, yabancı şirket veya uluslararası holding yapısının bulunduğu işlemlerde ownership structure, daha satın alma sözleşmesi imzalanmadan tasarlanmalıdır.

Bir başka ihtimal ise yabancı malik ile Türkiye’deki işletici arasında kiralama veya finansal kiralama yapısının kurulmasıdır. Türk sistemi belirli koşullarda yabancı mülkiyetindeki hava araçlarının Türk işletici adına geçici tesciline imkân vermektedir. SHGM’nin güncel tescil uygulamasında da satın alma, adi kiralama ve finansal kiralama birbirinden ayrı iktisap/işletme modelleri olarak düzenlenmektedir.

Bu nedenle “uçağı şahsen mi yoksa şirket üzerinden mi almalıyım?” sorusuna yalnızca vergi açısından cevap verilmesi doğru değildir.


2. Owner, Registered Owner ve Operator Aynı Kişi Olmak Zorunda Değildir

Business aviation işlemlerinde üç kavramın birbirinden ayrılması önemlidir:

Owner, uçağın hukuki malikidir.

Registered owner, ilgili hava aracı sicilinde malik olarak kayıtlı kişidir.

Operator, uçağın uçuş operasyonunu hukuken ve fiilen yürüten işletmecidir.

Bu roller aynı kişide birleşebileceği gibi farklı kişilerde de bulunabilir.

Örneğin uçak bir finansman şirketinin mülkiyetinde olabilir; Türkiye’deki bir holding tarafından lease yoluyla kullanılabilir ve operasyon başka bir yetkili genel havacılık işletmesi tarafından yönetilebilir.

SHGM de hava aracı sahip değişikliği ile işletici değişikliğini farklı sicil işlemleri olarak yürütmektedir. İşletici değişikliğinde mülkiyet değişmemesine rağmen tescil kayıtlarının işletici yönünden güncellenmesi gerekir.

Bu ayrım özellikle kaza sorumluluğu, sigorta, bakım yükümlülükleri, pilot istihdamı ve finansman belgeleri açısından kritik öneme sahiptir.


3. Business Jet Satın Alma Sözleşmesi Nasıl Düzenlenmelidir?

Uluslararası business jet satışlarında basit bir “sale agreement” yeterli görülmemelidir.

Uygulamada sözleşme en azından şu meseleleri açıkça düzenlemelidir:

  • uçak tipi, seri numarası ve tescil bilgileri,
  • motor ve APU seri numaraları,
  • purchase price ve ödeme mekanizması,
  • deposit,
  • escrow düzenlemesi,
  • pre-purchase inspection,
  • teknik kabul kriterleri,
  • teslim yeri,
  • delivery condition,
  • title transfer,
  • risk transfer,
  • mevcut mortgage, lien ve diğer takyidatların kaldırılması,
  • representations and warranties,
  • aircraft records,
  • maintenance status,
  • damage history,
  • export certificate of airworthiness,
  • de-registration,
  • vergiler,
  • uygulanacak hukuk,
  • uyuşmazlık çözüm yöntemi.

Türkiye’de Türk Sivil Hava Aracı Siciline ilk defa kaydedilecek satın alınmış bir hava aracı bakımından SHGM; satış sözleşmesi, Bill of Sale, önceki sicilden terkin belgesi, gerektiğinde noter onaylı tercümeler, tarafların yetki belgeleri ve diğer teknik/ithalat evraklarını talep etmektedir.

Dolayısıyla sözleşmenin yalnızca satıcı ile alıcı arasında borç doğurması yeterli değildir. Belgelerin daha sonra SHGM, gümrük idaresi, finansman kuruluşu ve gerekiyorsa yabancı sicil otoritesi önünde kullanılabilir biçimde hazırlanması gerekir.


4. Pre-Purchase Inspection Neden Hukuki Bir Konudur?

Bir business jet satın alınırken teknik inceleme çoğu zaman “pre-buy inspection” olarak adlandırılır.

Bu işlem yalnızca mühendislerin ilgilendiği teknik bir kontrol değildir. Satış sözleşmesinde sonuçları doğru bağlanmamış bir pre-buy inspection, milyonlarca dolarlık uyuşmazlığa yol açabilir.

Örneğin inceleme sonucunda:

motorun büyük bakım süresinin yaklaşmış olduğu,

önceden bildirilmemiş yapısal hasar,

eksik bakım kayıtları,

uygulanmamış zorunlu airworthiness directive,

ömür limitli parçaların durumuna ilişkin sorun,

aviyonik uyumsuzluğu

veya geçmiş kazaya ilişkin önemli bir kayıt ortaya çıkabilir.

Bu durumda sözleşme alıcıya fiyat indirimi, satıcının masrafı üstlenmesi, teknik eksikliğin delivery öncesinde giderilmesi veya belirli şartlarda sözleşmeden çıkma hakkı sağlamalıdır.

SHGM’nin ithal edilen hava araçlarının uçuşa elverişlilik incelemesine ilişkin düzenlemeleri de bakım kayıtları, kaza geçmişi, toplam uçuş saatleri, bakım durumu, AD kayıtları ve benzeri teknik geçmişin incelenmesini öngörmektedir.

Bu nedenle iyi hazırlanmış bir Aircraft Purchase Agreement içerisinde technical condition precedent hükümleri bulunması önemlidir.


5. Türk Sivil Hava Aracı Siciline Tescil

Satın alınan business jetin Türkiye’de TC tesciliyle işletilmesi planlanıyorsa Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıt işlemleri gerçekleştirilmelidir.

SHGM’nin güncel sistemi uyarınca ilk kayıt öncesinde tescil işareti rezervi yapılabilir. Uçakların Türk milliyet ve tescil işaretleri “TC” ile başlamaktadır. İlk sicil kayıtlarında satın alma halinde satış sözleşmesi, Bill of Sale, de-registration belgesi, export certificate, teknik uygunluk ve diğer sicil belgeleri aranabilmektedir.

Ayrıca bir hava aracının aynı anda iki ülkenin sicilinde bulunması mümkün değildir. Türk siciline alınacak yabancı tescilli uçağın önceki sicilden terkin edildiğinin veya tescilli olmadığının belgelenmesi gerekir. SHGM de önceki devlet tarafından düzenlenen de-registration veya non-registration belgesi olmaksızın Türk siciline kayıt yapılmadığını belirtmektedir.

Bu nedenle closing işlemlerinde “payment”, “Bill of Sale”, “de-registration” ve “new registration” aşamalarının zamanlaması özel olarak koordine edilmelidir.


6. Mülkiyet Devrinin Sicile İşlenmesi Kritik Öneme Sahiptir

Business jet satışında bedelin ödenmiş olması tek başına bütün sicil sorunlarını çözmez.

SHGM, Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı hava araçlarında sahip değişikliğini ayrıca sicile işlemektedir ve bu işlem için noter huzurunda düzenlenmiş satış sözleşmesi, tescil müracaatı, tescil sertifikası, gerekli vergi belgeleri, sigorta ve diğer evrakları talep etmektedir.

Bu nedenle özellikle ikinci el business jet alımlarında title due diligence yapılmadan satın alma bedelinin tamamen ödenmesi ciddi risk yaratabilir.

Uçağın sicilinde;

ipotek,

haciz,

ihtiyati haciz,

uluslararası teminat,

IDERA,

finansal kiralama kaydı

veya üçüncü kişilerin başka hakları bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.


7. Uçak Üzerinde Mortgage Kurulabilir mi?

Evet.

Business jet finansmanının en önemli özelliklerinden biri, hava aracının kredi veren açısından doğrudan teminat oluşturabilmesidir.

2920 sayılı Kanun m.69 ve devamındaki hükümler hava aracı ipoteğini düzenlemektedir. Kanuna göre bir alacağın teminatı olmak üzere hava aracı üzerinde ipotek kurulabilir. Sözleşmeye dayalı ipotek için malik ile alacaklının anlaşması ve ipoteğin sicile tescili gerekir; ipotek sözleşmesinin yazılı olması ve imzaların noter tarafından onaylanması şartı öngörülmektedir.

Bu sistem sayesinde örneğin 25 milyon USD değerindeki bir business jet için banka:

Aircraft Mortgage,

Assignment of Insurances,

Assignment of Requisition Proceeds,

Share Pledge,

Account Pledge

ve benzeri ek teminatları birlikte talep edebilir.

Dolayısıyla uçak finansmanı çoğu zaman yalnızca kredi sözleşmesinden ibaret değildir; uçak ve sahibi olan şirket üzerinde kapsamlı bir security package kurulur.


8. Cape Town Convention ve Uluslararası Teminatlar

Uluslararası uçak finansmanlarında yalnızca Türk hava aracı ipoteğine bakılması yeterli değildir.

Türkiye, Cape Town Convention on International Interests in Mobile Equipment ve buna ilişkin Aircraft Protocol sistemine taraftır. ICAO’nun güncel taraf devletler kayıtları Türkiye’nin Aircraft Protocol kapsamında taraf olduğunu ve ilgili beyanlarda bulunduğunu göstermektedir.

Cape Town sistemi özellikle yüksek değerli uçak, uçak motoru ve helikopterlerin uluslararası finansmanında alacaklıların haklarının korunması açısından önemlidir.

Finansman işleminde şartları bulunuyorsa ilgili “international interest”in International Registry sisteminde kayıt altına alınması gündeme gelir.

Türkiye ayrıca IDERA sistemini uygulamaktadır. Irrevocable De-registration and Export Request Authorisation, temerrüt durumunda yetkilendirilmiş tarafın hava aracının sicilden terkinini ve ihracını talep edebilmesine yönelik önemli bir finansman aracıdır. SHGM, IDERA’nın Türk Sivil Hava Aracı Siciline tesciline ilişkin özel bir prosedür yürütmektedir.

Bu nedenle finanse edilmiş bir business jet satın alınırken yalnızca Türk sicil araştırması değil, uygun olduğu ölçüde Cape Town / International Registry search de due diligence’ın parçası olmalıdır.


9. Özel Kullanım ile Ticari Charter Birbirinden Ayrılmalıdır

Bir business jet satın almak, uçağın üçüncü kişilere ücret karşılığı yolcu taşıması için otomatik olarak kullanılabileceği anlamına gelmez.

Bu ayrım özel jet hukukundaki en kritik konulardan biridir.

SHY-6B, ticari hava taşımacılığı dışında kalan genel havacılık faaliyetlerini düzenlemektedir. Yönetmelik özellikle kompleks motorlu hava araçlarıyla gerçekleştirilen ticari olmayan operasyonları B4 / NCC olarak sınıflandırmaktadır. Turbojet motorlu uçaklar da Yönetmelikte kompleks motorlu hava aracı tanımı içinde yer almaktadır.

Dolayısıyla bir holdingin kendi yöneticilerini kendi business jetiyle taşıması ile aynı jetin üçüncü kişilere ücret karşılığında İstanbul–Paris charter seferi yapması hukuken aynı faaliyet değildir.

Ücret karşılığında yolcu veya yük taşınması halinde ticari hava taşımacılığı düzenlemeleri, işletme ruhsatları ve SHY-6A sistemi ayrıca gündeme gelir. SHY-6A, iç ve dış hatlarda ücret karşılığında yolcu ve/veya yük taşıyan ticari hava taşıma işletmelerinin ruhsatlandırılmasını düzenlemektedir.

Bu nedenle owner’ın maliyetleri azaltmak amacıyla boş saatlerde uçağı “charter’a vermesi” basit bir özel hukuk kiralaması olarak görülmemelidir.


10. Business Jet İçin Genel Havacılık İşletmesi Gerekir mi?

Uçağın operasyon biçimine göre SHY-6B kapsamındaki genel havacılık kuralları değerlendirilmelidir.

SHY-6B, genel havacılık faaliyeti gerçekleştirecek gerçek ve tüzel kişilerin ruhsatlandırılması ve operasyon standartlarını düzenlemektedir. Yönetmelikte B1, B2, B3, B4 ve B5 kapsamındaki faaliyetler için SHGM’den izin alınması öngörülmektedir.

Business jetlerin önemli bölümü turbojet niteliğinde olduğundan, özel/corporate kullanım operasyonları çoğunlukla kompleks motorlu hava araçları bakımından getirilen NCC düzenlemeleriyle birlikte değerlendirilir.

Uçak sahibi bu operasyonu kendi organizasyonu içerisinde kurabileceği gibi uygun hukuki ve operasyonel yapıda profesyonel bir aircraft management/general aviation operator ile çalışmayı da tercih edebilir.

Ancak hangi model seçilirse seçilsin operational control ve hukuki sorumluluğun kimde olduğu sözleşmede açıkça belirlenmelidir.


11. Uçuşa Elverişlilik Satın Alma İşleminden Ayrı Düşünülemez

Bir uçak üzerinde hukuken mülkiyet sahibi olmak, o uçakla uçulabileceği anlamına gelmez.

Türk siciline kaydı yapılan veya yapılacak hava araçlarının uçuşa uygunluğunun ayrıca sertifikalandırılması gerekir. SHGM, SHY-M kapsamında olan hava araçları için uçuşa elverişlilik sertifikası ve Uçuşa Elverişlilik Gözden Geçirme Sertifikası sistemini uygulamaktadır. Ayrıca kabul edilen tip sertifikaları arasında EASA, FAA, Kanada ve Brezilya sivil havacılık otoriteleri tarafından yayımlanmış belirli tip sertifikaları bulunmaktadır.

Türkiye’ye ithal edilen ikinci el bir business jet bakımından teknik kayıtların ve bakım durumunun ayrıca incelenmesi gerekir. SHGM düzenlemeleri de ihraç uçuşa elverişlilik sertifikası, bakım programı, uçuşa elverişlilik gözden geçirmesi ve teknik kayıtların kontrolünü öngörmektedir.

Bu nedenle satın alma sözleşmesindeki delivery condition, uçuşa elverişlilik süreciyle uyumlu hazırlanmalıdır.


12. Bakım ve Continuing Airworthiness

Business jet sahipliğinin maliyetleri satın alma tarihinde bitmez.

İşletici, hava aracının sürekli uçuşa elverişliliğinin korunmasından sorumludur. Türk sürekli uçuşa elverişlilik mevzuatı, hava aracının bakımının, teknik kayıtlarının ve gerekli bakım programlarının sürdürülebilir biçimde yönetilmesini öngörmektedir.

Bu nedenle aircraft acquisition due diligence sırasında yalnızca “uçak bugün uçabiliyor mu?” sorusu değil;

önümüzdeki 12–36 ay içerisinde hangi ağır bakımların, motor overhaul işlemlerinin veya komponent değişimlerinin geleceği

de araştırılmalıdır.

Satın alma fiyatı düşük görünen bir uçak, yakın tarihte doğacak ağır bakım yükümlülükleri nedeniyle ekonomik olarak daha pahalı hale gelebilir.


13. Sigorta

Business jet işletilmesinde üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası temel uyum unsurlarından biridir.

SHGM’nin operasyon kuralları, ilgili uçuşlarda tescil, uçuşa elverişlilik ve üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortası belgelerinin bulunmasını öngörmektedir. Uçuşa elverişlilik sisteminde de sigortanın geçerliliğini kaybetmesi operasyon bakımından hukuki sonuç doğurabilmektedir.

Yüksek değerli business jetlerde uygulamada yalnızca zorunlu üçüncü kişi sorumluluğu değil;

aircraft hull,

passenger liability,

crew liability,

war risks,

hangar keeper,

spares,

loss of use

gibi farklı sigorta başlıkları ayrıca değerlendirilebilir.

Finanse edilen bir uçakta kredi veren kurum genellikle sigorta poliçesinde kendi menfaatinin de korunmasını talep eder.


14. Türkiye’ye İthalatta KDV Meselesi

Business jet alımında en önemli ekonomik meselelerden biri vergidir.

Temel kural olarak Türkiye’ye mal ithalatı KDV’nin konusuna girmektedir. Bununla birlikte KDV Kanunu m.13/a hava taşıma araçlarına ilişkin özel bir istisna sistemi düzenlemektedir. Güncel KDV Genel Uygulama Tebliği’ne göre faaliyetleri kısmen veya tamamen hava taşıma araçlarının kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan KDV mükelleflerine bu amaçla yapılan belirli hava taşıma aracı teslimleri istisna kapsamında olabilmektedir.

Ancak burada çok önemli bir ayrım vardır:

Uçağın satın alınmış olması tek başına KDV istisnası sağlamaz.

GİB’in güncel açıklamasına göre faaliyetleri bu taşıma araçlarının kiralanması veya işletilmesi olmayan kişilere yapılan teslimlerde m.13/a istisnası uygulanmaz. Ayrıca söz konusu faaliyetleri yürüten bir mükellefin dahi aracı özel kullanım amacıyla edinmesi halinde istisnadan yararlanması mümkün değildir.

Dolayısıyla “uçağı şirket adına alırsak KDV ödenmez” şeklindeki genel bir kabul doğru değildir.

Business jet satın alınmadan önce kullanım amacı, faaliyet konusu, işletme modeli ve KDV istisna şartları vergi hukuku açısından ayrıca analiz edilmelidir.


15. Şirketin Uçağı Patron İçin Kullanması Vergisel Risk Doğurabilir

Business jetin şirket üzerine alınmasının bir başka önemli sonucu giderlerin ve amortismanın vergi matrahından indirilebilirliğidir.

Gelir İdaresi’nin Temmuz 2026 itibarıyla güncel Kurumlar Vergisi Genel Tebliği, işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayan uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarının giderleri ile amortismanlarının indirim konusu yapılamayacağını belirtmektedir.

Bu hüküm özellikle holdingler bakımından önemlidir.

Örneğin üretim veya gayrimenkul faaliyetinde bulunan bir şirketin business jet satın alarak ağırlıklı şekilde ortak veya yöneticilerin kişisel seyahatlerinde kullanması halinde “şirket adına kayıtlı olması” bütün giderlerin otomatik olarak kurum kazancından indirilebileceği anlamına gelmez.

Bu nedenle corporate aircraft policy hazırlanması; uçuşların iş amacı, yolcu listeleri ve masraf dağılımlarının doğru belgelendirilmesi vergi incelemeleri açısından önem taşıyabilir.


16. Offshore Şirket Üzerinden Uçak Almak Her Zaman Avantajlı mı?

Uluslararası business aviation piyasasında uçakların Isle of Man, Malta, Cayman Islands veya benzeri yabancı şirket ve sicil yapıları üzerinden sahiplenildiğine rastlanmaktadır.

Ancak “offshore şirket kurarsak her türlü vergi ve tescil sorunu çözülür” yaklaşımı hukuken doğru değildir.

Uçağın fiili kullanım merkezi Türkiye ise;

Türk gümrük mevzuatı,

geçici/kati ithalat,

KDV,

işletme mevzuatı,

Türkiye’de yerleşiklik,

şirketin gerçek faaliyet merkezi,

transfer fiyatlandırması

ve yabancı şirket üzerinden sağlanan menfaatler ayrıca analiz edilmelidir.

Ayrıca Türk siciline tescil edilecek hava aracının mülkiyet ve işletme yapısı 2920 sayılı Kanun’un tabiiyet ve tescil hükümlerine uygun olmalıdır. Türk sicilinde bulunması gereken vatandaşlık veya işletici kriterlerinin ortadan kalkması re’sen terkin sonucuna dahi yol açabilir.

Dolayısıyla holding company veya special purpose vehicle kullanımı ancak tax + aviation + corporate + customs analizi birlikte yapılarak kurulmalıdır.


17. Finansal Kiralama Alternatifi

Business jetin doğrudan satın alınmasına alternatif olarak finansal kiralama modeli kullanılabilir.

SHGM’nin sicil uygulamalarında finansal kiralama, satın alma ve adi kiralamadan ayrı bir iktisap şekli olarak düzenlenmekte; Türkiye’de yerleşik finansal kiralama şirketleri üzerinden getirilecek hava araçları bakımından finansal kiralama sözleşmeleri ve FİDER ile bağlantılı belgeler talep edilebilmektedir.

Bu yöntemde hukuki malik finansal kiralama şirketi olurken ekonomik kullanım kiracıya bırakılabilir.

Finansman sözleşmesi hazırlanırken özellikle:

event of default,

cross-default,

insurance,

maintenance covenants,

permitted use,

sublease,

Cape Town registration,

IDERA,

redelivery condition

ve erken fesih mekanizmaları dikkatle düzenlenmelidir.


18. Uçağın Daha Sonra Satılması

Bir business jet satın alınırken gelecekteki exit de düşünülmelidir.

Uçağın Türkiye’den yabancı bir alıcıya satılması halinde sicilden terkin, mevcut ipotek ve takyidatların kaldırılması, finansman kuruluşlarının muvafakati, ihracat ve teknik belgeler birlikte yönetilmelidir.

SHGM, Türk Sivil Hava Aracı Sicilinden terkin işlemlerinde satış sözleşmesi, tescil ve uçuşa elverişlilik belgeleri, vergi ilişik kesme belgesi ve işlem türüne göre diğer belgeleri aramaktadır. Ayrıca başka ülke siciline geçirilecek uçağın önce Türk sicilinden terkin edilmesi gerekmektedir.

Finanse edilmiş hava araçlarında IDERA’nın bulunması terkin ve ihracat sürecini ayrıca etkileyebilir.


19. Business Jet Satın Alırken Hukuki Due Diligence Checklist

Satın alma işleminde en az şu başlıklar kontrol edilmelidir:

  1. Uçağın mevcut maliki ve mülkiyet zinciri,
  2. Türk ve yabancı sicil kayıtları,
  3. Aircraft Mortgage ve diğer takyidatlar,
  4. Cape Town International Registry kayıtları,
  5. IDERA,
  6. finansal kiralama hakları,
  7. engine ve APU mülkiyet durumu,
  8. maintenance records,
  9. kaza ve hasar geçmişi,
  10. airworthiness durumu,
  11. zorunlu AD’ler,
  12. bakım programları ve yaklaşan ağır bakımlar,
  13. mevcut sigorta,
  14. vergi ve gümrük statüsü,
  15. export/de-registration belgeleri,
  16. satın alan şirketin Türk tesciline uygunluğu,
  17. operator ve aircraft management modeli,
  18. closing ve escrow prosedürü,
  19. uygulanacak hukuk,
  20. tahkim veya mahkeme yetkisi.

Business jet satışlarında satış bedelinin büyüklüğü dikkate alındığında hukuki ve teknik due diligence’ın Purchase Agreement imzalanmadan veya en geç refundable deposit aşamasında başlatılması çok daha güvenlidir.


Sonuç: Business Jet Bir Lüks Eşya Değil, Hukuken Bir Havacılık Varlığıdır

Türkiye’de business jet satın alınması yalnızca satıcı ile alıcı arasında yapılan yüksek bedelli bir taşınır satışından ibaret değildir.

Satın alma işlemi aynı anda;

Aircraft Purchase Agreement, Bill of Sale, Türk Sivil Hava Aracı Sicili, uçuşa elverişlilik, genel havacılık işletmeciliği, sigorta, vergi, gümrük, aircraft mortgage ve Cape Town Convention

boyutlarını ortaya çıkarır.

Özellikle yüksek değerli bir business jet işleminde en kritik karar, satın alma sözleşmesinden önce verilmelidir:

Uçağın gerçek kişi adına mı, Türk şirketi adına mı, özel amaçlı bir SPV üzerinden mi veya leasing modeliyle mi edinileceği ve operasyonun kimin tarafından yürütüleceği.

Yanlış yapılandırılmış bir işlem, sonradan tescil engeli, KDV istisnasının kaybı, giderlerin vergi matrahından indirilememesi, finansman teminatlarında sorun veya operasyonun ticari hava taşımacılığı olarak değerlendirilmesi gibi önemli hukuki sonuçlara yol açabilir.

Doğru yapılandırılmış bir işlemde ise mülkiyet, finansman ve operasyon birbirinden ayrılarak; uçağın owner, registered owner ve operator ilişkileri daha satın alma aşamasında net biçimde kurulabilir.

Bu nedenle business jet acquisition işlemlerinde sözleşme imzalanmadan önce aviation legal due diligence, tax structuring, title search ve technical pre-purchase inspection süreçlerinin birlikte yürütülmesi, satın alma sonrasında ortaya çıkabilecek milyonlarca dolarlık risklerin azaltılmasının en etkili yoludur.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri