Kararı Algoritma Verdi, Zararı Kim Ödeyecek? Yapay Zekâ Kullanımından Kaynaklanan İşveren Sorumluluğu
Kararı Algoritma Verdi, Zararı Kim Ödeyecek? Yapay Zekâ Kullanımından Kaynaklanan İşveren Sorumluluğu
Giriş
Bir işverenin yapay zekâ sisteminden yararlanması, yalnızca teknolojik bir tercih değildir. Yapay zekâ; işe alım, personel performansının ölçülmesi, vardiya planlaması, çalışanların denetlenmesi, müşteri taleplerinin cevaplandırılması, kredi veya fiyatlandırma kararları, üretim süreçleri ve iş güvenliği gibi alanlarda kullanıldığında doğrudan hukuki sonuçlar meydana getirebilir.
Örneğin yapay zekâ sistemi;
- Nitelikli bir iş başvurusunu hatalı biçimde eleyebilir,
- Bir çalışanı gerçekte bulunmayan performans düşüklüğü nedeniyle işten çıkarılacaklar listesine alabilir,
- Çalışanın sağlık veya sendika bilgilerini hukuka aykırı biçimde analiz edebilir,
- Müşteriye yanlış hukuki, finansal veya teknik bilgi verebilir,
- Ticari sırların dışarıdaki bir sisteme aktarılmasına yol açabilir,
- Üretim sistemine verdiği hatalı komut nedeniyle mal veya beden zararına sebep olabilir.
Bu durumlarda işverenin “Kararı ben değil, yapay zekâ verdi” şeklindeki savunması kural olarak sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Yapay zekâ sistemi, mevcut Türk hukuku bakımından bağımsız bir hak ve borç süjesi değildir. Sistemin kendisine kusur, borç veya tazminat sorumluluğu yüklenemediğinden meydana gelen zarar; sistemi geliştiren, sağlayan, seçen, işleten, yöneten veya kullanan gerçek ve tüzel kişiler üzerinden değerlendirilir. Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan akademik çalışmalarda da yapay zekânın hukuki kişiliği ve tazminatı karşılayabilecek bağımsız malvarlığı bulunmadığı, bu nedenle sorumluluğun sistemi kullanan veya işleten kişilere yöneltilmesi gerektiği belirtilmektedir.
İşverenin sorumluluğunun hukuki dayanağı, zarar gören kişiyle arasındaki ilişkiye göre değişebilir. Çalışan veya müşteriyle mevcut bir sözleşme ilişkisi varsa sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk; sözleşme bulunmayan üçüncü kişilere karşı haksız fiil sorumluluğu; zararın çalışan tarafından meydana getirilmesi hâlinde adam çalıştıranın sorumluluğu; işletme organizasyonundaki eksikliklerde organizasyon sorumluluğu gündeme gelebilir.
1. Yapay Zekânın Kullanılmasına Karar Veren İşverenin Genel Sorumluluğu
İşveren, faaliyetlerini yürütürken kullanacağı teknolojiyi seçme konusunda belirli bir serbestiye sahiptir. Ancak bu serbesti, kullanılan teknolojinin sonuçlarından bağımsız değildir.
İşveren;
- Yapay zekâ sistemini seçmek,
- Sistemin hangi işlerde kullanılacağını belirlemek,
- Sisteme hangi verilerin girileceğine karar vermek,
- Çalışanların sisteme erişim yetkilerini düzenlemek,
- Yapay zekâ çıktılarının nasıl denetleneceğini belirlemek,
- Nihai kararın kim tarafından verileceğini düzenlemek
durumundadır.
Bu nedenle yapay zekânın kullanımı işverenin işletmesel kararının bir parçasıdır. Sistemden ekonomik ve organizasyonel fayda sağlayan işveren, sistemin öngörülebilir risklerine karşı gerekli tedbirleri almakla da yükümlüdür.
İşverenin sorumluluğu yalnızca yapay zekâ sisteminin teknik olarak hatalı çalışması hâlinde doğmaz. Sistem doğru çalışsa bile yanlış amaçla kullanılmış, eksik veriyle beslenmiş, ayrımcı kriterlerle yapılandırılmış veya insan denetimi olmaksızın karar vermesine izin verilmiş olabilir. Bu durumda zarar, yazılım hatasından değil işverenin sistemi kullanma ve organize etme biçiminden kaynaklanır.
2. TBK m.112 Kapsamında Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Sorumluluk
Türk Borçlar Kanunu’nun 112. maddesine göre borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Bu hüküm, yapay zekâ kullanımından doğan sözleşmesel zararların temel dayanaklarından biridir.
İşveren ile zarar gören arasında önceden kurulmuş bir sözleşme ilişkisi bulunuyorsa, yapay zekâ kullanımından kaynaklanan zarar sözleşmeye aykırılık hükümleri kapsamında değerlendirilebilir.
Çalışana karşı sözleşmesel sorumluluk
İşveren ile çalışan arasında iş sözleşmesi bulunmaktadır. İşverenin yapay zekâ kullanarak;
- Çalışanın ücretini yanlış hesaplaması,
- Haksız performans puanı oluşturması,
- Hatalı vardiya düzenlemesi yapması,
- Çalışanı ayrımcı biçimde sınıflandırması,
- Hukuka aykırı gözetim gerçekleştirmesi,
- Yanlış algoritmik değerlendirme nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirmesi
iş sözleşmesinden doğan borçların gereği gibi yerine getirilmemesi sonucunu doğurabilir.
Örneğin çalışanların primlerini hesaplayan yapay zekâ sistemi belirli bir çalışan grubunun satışlarını yanlış değerlendiriyorsa işveren, sistemin verdiği sonucu gerekçe göstererek eksik ödeme yapamaz. Ücretin doğru hesaplanması işverenin borcudur. Hesaplamanın çalışan, muhasebe programı veya yapay zekâ tarafından yapılması bu borcun niteliğini değiştirmez.
Müşterilere karşı sözleşmesel sorumluluk
İşverenin müşterilerine sunduğu hizmette yapay zekâ kullanması hâlinde de TBK m.112 uygulanabilir.
Örneğin;
- Bir banka müşteriye hatalı finansal hesaplama sunmuşsa,
- Bir e-ticaret şirketinin yapay zekâ asistanı yanlış fiyat veya teslimat bilgisi vermişse,
- Bir sağlık kuruluşunda kullanılan sistem hastaya hatalı yönlendirme yapmışsa,
- Bir hukuk veya danışmanlık şirketi yapay zekâ çıktısını kontrol etmeden müşteriye sunmuşsa
sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediği ileri sürülebilir.
İşverenin hizmeti yapay zekâ ile gerçekleştirdiğini müşteriye bildirmiş olması tek başına sorumluluğu kaldırmaz. Müşteri, kural olarak hizmetin hangi araçla üretildiğinden çok, sözleşmeye uygun ve güvenilir biçimde sunulmasını bekler.
Kusursuzluğun ispatı
Sözleşmeye aykırılık sorumluluğunda zarar gören, kural olarak sözleşmenin varlığını, borca aykırılığı, zararı ve uygun nedensellik bağını ortaya koymalıdır. İşveren ise kendisine kusur yüklenemeyeceğini ispat ederek sorumluluktan kurtulmaya çalışabilir.
Ancak yapay zekâ sisteminin seçimi ve kullanılması bakımından işverenin kusursuzluğunu ispatlaması kolay olmayabilir. İşverenin en azından;
- Sistemi kullanmadan önce risk analizi yaptığını,
- Güvenilir bir hizmet sağlayıcı seçtiğini,
- Sistemin kullanım alanını sınırlandırdığını,
- Çalışanları eğittiğini,
- Yapay zekâ çıktıları üzerinde insan denetimi kurduğunu,
- Hata ve ayrımcılık testleri yaptığını,
- Güncellemeleri ve güvenlik açıklarını takip ettiğini,
- Zarar ortaya çıktığında hızlı müdahalede bulunduğunu
göstermesi gerekir.
Sistemin yaygın şekilde kullanılması veya tanınmış bir şirket tarafından geliştirilmiş olması, tek başına işverenin gerekli özeni gösterdiği anlamına gelmez.
3. TBK m.49 Kapsamında Haksız Fiil Sorumluluğu
Zarar gören kişiyle işveren arasında sözleşme bulunmaması hâlinde TBK m.49’da düzenlenen haksız fiil sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu hükme göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi, meydana gelen zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiil sorumluluğunun doğması için genel olarak;
- Hukuka aykırı fiil,
- Kusur,
- Zarar,
- Fiil ile zarar arasında uygun nedensellik bağı
bulunmalıdır.
Hukuka aykırı fiil
Yapay zekâ kullanımında hukuka aykırılık farklı biçimlerde ortaya çıkabilir:
- Kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi,
- Ayrımcılık yasağının ihlal edilmesi,
- Kişilik haklarına müdahale edilmesi,
- Ticari veya mesleki sırların açıklanması,
- İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin ihmal edilmesi,
- Yanlış bilgiyle üçüncü kişinin zarara uğratılması,
- Güvenlik açığı bilinen sistemin kullanılmaya devam edilmesi.
Örneğin işverenin çalışanına müşteri bilgilerini herkese açık bir yapay zekâ sistemine yükleme talimatı vermesi sonucunda müşterilerin bilgilerinin ifşa olması hâlinde, müşterilerle doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmasa dahi haksız fiil sorumluluğu doğabilir.
İşverenin kusuru
Yapay zekânın kendisine kusur yüklenemese de sistemi kullanan işverenin davranışı kusurlu olabilir. İşverenin kusuru özellikle;
- Yanlış sistem seçmesi,
- Sistemi amacı dışında kullanması,
- Çalışanları eğitmemesi,
- Riskleri bildiği hâlde önlem almaması,
- İnsan denetimini kaldırması,
- Hatalı sonucu kontrol etmeden uygulaması,
- Güvenlik güncellemelerini yapmaması,
- Sistem uyarılarını dikkate almaması
şeklinde ortaya çıkabilir.
Buradaki kusur yalnızca kast biçiminde değildir. İşverenin gerekli dikkat ve özeni göstermemesi de ihmal niteliğinde kusur oluşturabilir.
4. TBK m.66 Kapsamında Adam Çalıştıranın Sorumluluğu
Yapay zekâ kullanımından doğan işveren sorumluluğunda en önemli hükümlerden biri TBK m.66’dır.
Bu maddeye göre adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. İşveren; çalışanı seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde gerekli özeni gösterdiğini ispat ederek belirli koşullarda sorumluluktan kurtulabilir. Ancak işletmeler bakımından ayrıca çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü bulunmaktadır.
Çalışanın yapay zekâyı hatalı kullanması
Örneğin çalışan;
- Müşteri listesini izinsiz şekilde yapay zekâ sistemine yüklemiş,
- Yapay zekâ tarafından oluşturulan yanlış sözleşmeyi kontrol etmeden göndermiş,
- Hatalı teknik talimatı üretim sistemine uygulamış,
- Sahte veya yanıltıcı içerik oluşturmuş,
- Şirketin gizli bilgilerini sisteme aktarmış
olabilir.
Bu davranışlar işin görülmesi sırasında meydana gelmişse işveren, çalışanın kişisel kusurunun yanında TBK m.66 kapsamında zarar görene karşı sorumlu tutulabilir.
İşverenin “Çalışan şirket talimatına aykırı davrandı” şeklindeki savunması her olayda yeterli değildir. İşverenin yalnızca yazılı bir yasak koyması değil; bu yasağın uygulanmasını sağlayacak eğitim, erişim sınırı ve denetim mekanizmasını kurması gerekir.
Çalışanın seçilmesinde özen
Yapay zekâ sistemlerini yönetecek veya sonuçlarını uygulayacak kişinin teknik ve hukuki yeterliliği bulunmalıdır. Hassas kişisel veriler üzerinde çalışacak personele hiçbir eğitim verilmeden geniş erişim yetkisi tanınması, seçim ve görevlendirme bakımından özen eksikliği oluşturabilir.
Talimat verme yükümlülüğü
İşveren çalışanlara en azından;
- Hangi yapay zekâ araçlarının kullanılabileceğini,
- Hangi verilerin sisteme girilemeyeceğini,
- Hangi kararların otomatik biçimde verilemeyeceğini,
- Yapay zekâ çıktılarının nasıl doğrulanacağını,
- Hata veya veri sızıntısının kime bildirileceğini
açıkça göstermelidir.
“Yapay zekâyı dikkatli kullanın” biçimindeki genel bir uyarı çoğu zaman yeterli değildir.
Gözetim ve denetim yükümlülüğü
İşveren, yapay zekâ politikasını hazırladıktan sonra uygulamayı tamamen çalışanlara bırakamaz. Yetkisiz uygulamalara erişim, hassas dosya yükleme, olağan dışı veri aktarımı ve hatalı çıktıların uygulanması makul ve ölçülü yöntemlerle denetlenmelidir.
Ancak bu denetimin de çalışanların özel hayatına ve kişisel verilerine ölçüsüz müdahale edecek biçimde yürütülmemesi gerekir.
5. TBK m.66 Kapsamında İşletme Organizasyonu Sorumluluğu
TBK m.66’nın yapay zekâ açısından en önemli yönlerinden biri işletmenin çalışma düzenine ilişkin hükümdür. İşveren, işletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat edemediği takdirde işletme faaliyetlerinden doğan zararlardan sorumlu olabilir.
Yapay zekâ kaynaklı zararlarda çoğu zaman tek bir çalışanın hatasından ziyade organizasyon eksikliği bulunmaktadır.
Örneğin işletmede;
- Onaylı yapay zekâ araçları belirlenmemişse,
- Her çalışan istediği uygulamayı kullanabiliyorsa,
- Kişisel verilerin yüklenmesini engelleyen teknik önlem bulunmuyorsa,
- Yapay zekâ çıktıları kontrol edilmeden uygulanıyorsa,
- Yapay zekâ kullanım kayıtları tutulmuyorsa,
- Hata bildirim prosedürü oluşturulmamışsa,
- İnsan kaynakları kararları tamamen algoritmaya bırakılmışsa
zararın kaynağı bireysel çalışan hatasından çok işletme düzenidir.
Bu durumda işveren, belirli bir çalışanı suçlayarak sorumluluktan kurtulamayabilir. Çünkü zarar, işverenin kurduğu veya kurmadığı organizasyonun sonucudur.
Yapay zekâ açısından elverişli bir işletme organizasyonunda en azından şu unsurlar bulunmalıdır:
- Yazılı yapay zekâ kullanım politikası,
- Risk düzeyine göre kullanım sınıflandırması,
- Veri sınıflandırma sistemi,
- Yetkilendirme ve erişim kontrolleri,
- İnsan denetimi,
- Ayrımcılık ve doğruluk testleri,
- Tedarikçi inceleme süreci,
- Veri ihlali müdahale planı,
- Düzenli çalışan eğitimi,
- Periyodik iç denetim.
6. TBK m.116 Kapsamında Yardımcı Kişilerin Fiillerinden Sorumluluk
İşveren, sözleşmeden doğan borçlarını yerine getirirken çalışanlarından veya başka yardımcı kişilerden yararlanabilir. TBK m.116 uyarınca borçlu, borcun ifasını yardımcı kişilere bırakmış olsa dahi yardımcıların işi yürüttükleri sırada karşı tarafa verdikleri zarardan sorumlu olur.
Örneğin şirket, müşterilerine verilecek cevapları hazırlamak için çalışanlarından, dışarıdaki bir yazılım şirketinden veya yapay zekâ hizmet sağlayıcısından yararlanabilir. Müşteri açısından sözleşmenin borçlusu yine şirkettir.
Yapay zekâ yardımcı kişi midir?
Yapay zekâ sisteminin kendisini TBK m.116 anlamında doğrudan “yardımcı kişi” kabul etmek tartışmalıdır. Çünkü yardımcı kişi kavramı geleneksel olarak gerçek veya tüzel kişileri ifade eder; yapay zekânın ise bağımsız kişiliği bulunmamaktadır.
Bununla birlikte yapay zekâ hizmetini sunan şirket, sistemi yöneten kişiler veya dış hizmet sağlayıcı, somut ilişkinin özelliklerine göre borcun ifasında yararlanılan yardımcı kişi niteliğinde olabilir.
Örneğin işveren, bordro hesaplamasını dışarıdaki yapay zekâ destekli bir insan kaynakları şirketine bırakmışsa, hizmet sağlayıcının hatası nedeniyle çalışana eksik ödeme yapılması işverenin sözleşmesel sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
TBK m.66 ile m.116 arasındaki fark
TBK m.66 daha çok sözleşme ilişkisi bulunmayan zarar görenlerin uğradığı zararlar bakımından adam çalıştıranın sorumluluğunu düzenler.
TBK m.116 ise borçlunun, mevcut bir sözleşmenin ifasında kullandığı yardımcı kişinin karşı tarafa verdiği zarara ilişkindir.
Örneğin çalışan, işini yaparken sokaktaki bir üçüncü kişiye zarar verirse TBK m.66; müşteriye sunulacak hizmeti hatalı biçimde yerine getirirse TBK m.116 gündeme gelebilir.
7. Yapay Zekâ Hizmet Sağlayıcısının Hatası İşvereni Kurtarır mı?
İşverenler çoğunlukla yapay zekâ sistemlerini kendileri geliştirmemekte, üçüncü bir şirketten satın almakta veya abonelik yoluyla kullanmaktadır.
Sistemde teknik hata bulunması hâlinde yazılım sağlayıcısının da sorumluluğu doğabilir. Ancak bu durum işverenin çalışan, müşteri veya zarar gören üçüncü kişiye karşı sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İşveren;
- Sistemin kullanım amacına uygun olup olmadığını,
- Hangi verilerle çalıştığını,
- Ne ölçüde hata yapabildiğini,
- İnsan denetimine izin verip vermediğini,
- Verilerin nerede saklandığını,
- Sistem sağlayıcısının güvenlik taahhütlerini
incelemek zorundadır.
Zarar görene karşı tazminat ödeyen işveren, sözleşme ve kusur durumuna göre yapay zekâ hizmet sağlayıcısına rücu edebilir. Ancak hizmet sağlayıcının sorumlu olması, işverenin öncelikle kendi borcunu gereği gibi ifa etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
8. TBK m.417 Kapsamında İşçinin Kişiliğini Koruma Borcu
TBK m.417 uyarınca işveren, işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermekle yükümlüdür. İşveren ayrıca işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamak ve işçinin sağlığını korumak için gerekli önlemleri almak zorundadır.
Yapay zekâ kullanımı çalışan üzerinde sürekli gözetim, baskı ve otomatik sınıflandırma aracı hâline getirilirse işçinin kişilik hakkı ihlal edilebilir.
Örneğin;
- Çalışanın her tuş hareketinin takip edilmesi,
- Kamera görüntülerinden duygu analizi yapılması,
- Tuvalet veya dinlenme sürelerinin puanlanması,
- Özel yazışmaların yapay zekâyla analiz edilmesi,
- Çalışanın ruhsal durumuna ilişkin tahminler üretilmesi,
- Açıklanmayan bir algoritmayla “işten ayrılma riski” puanı verilmesi
işverenin yönetim hakkının sınırlarını aşabilir.
İşverenin verimliliği ölçme konusundaki menfaati ile çalışanın özel hayatı, kişilik hakları ve insan onuru arasında ölçülü bir denge kurulmalıdır.
İşverenin çalışanı yapay zekâ sisteminin hatalı veya ayrımcı değerlendirmelerine karşı korumaması da TBK m.417 kapsamında sorumluluk doğurabilir.
9. TBK m.419 Kapsamında İşçinin Kişisel Verilerinin Korunması
TBK m.419’a göre işveren, işçiye ait kişisel verileri ancak işçinin işe yatkınlığıyla ilgili olduğu veya iş sözleşmesinin ifası için zorunlu bulunduğu ölçüde kullanabilir.
Bu hüküm, yapay zekâ destekli personel izleme ve değerlendirme sistemleri bakımından özel önem taşır.
İşveren, yalnızca sistem teknik olarak analiz edebiliyor diye;
- Çalışanın yüz ifadelerini,
- Ses tonunu,
- Özel hayatına ilişkin bilgileri,
- Sağlık durumunu,
- Sosyal medya faaliyetlerini,
- Siyasi veya sendikal eğilimlerini
işleyemez.
İşlenen verinin çalışanın işe yatkınlığı veya sözleşmenin ifasıyla bağlantılı ve gerekli olması gerekir. Ayrıca 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’ndaki hukuka uygunluk, ölçülülük, veri minimizasyonu, güvenlik ve aydınlatma yükümlülükleri de yerine getirilmelidir.
Kişisel Verileri Koruma Kurumunun 24 Kasım 2025 tarihli Üretken Yapay Zekâ Rehberi’nde, yapay zekâ sistemlerinin şeffaf, denetlenebilir, insan merkezli ve temel haklara saygılı şekilde kullanılması gerektiği; sistemi kullanan veri sorumlularının yapay zekânın bütün yaşam döngüsündeki kişisel veri işleme faaliyetlerini değerlendirmesi gerektiği belirtilmiştir.
10. Kişilik Hakkı İhlali ve Manevi Tazminat
Yapay zekâ kullanımı çalışanın veya üçüncü kişinin şerefine, itibarına, özel hayatına, görüntüsüne, sesine veya mesleki saygınlığına zarar verebilir.
Örneğin sistemin bir çalışan hakkında gerçeğe aykırı biçimde;
- Güvenilmez,
- Dolandırıcılık riski taşıyan,
- Düşük performanslı,
- Psikolojik açıdan uygun olmayan,
- İşten ayrılma ihtimali yüksek
şeklinde değerlendirme üretmesi ve bu bilginin işyerinde paylaşılması kişilik hakkı ihlali oluşturabilir.
TBK m.58 uyarınca kişilik hakkı hukuka aykırı biçimde saldırıya uğrayan kişi, manevi zararının giderilmesi için manevi tazminat talep edebilir. Olayın niteliğine göre saldırının durdurulması, önlenmesi, hukuka aykırılığın tespiti ve kararın yayımlanması gibi diğer hukuki koruma yolları da gündeme gelebilir.
11. Tehlike Sorumluluğu Bakımından TBK m.71
TBK m.71, önemli ölçüde tehlike arz eden işletmelerin faaliyetlerinden doğan zararlar için tehlike sorumluluğu öngörmektedir.
Her yapay zekâ sistemi kullanımı önemli ölçüde tehlikeli işletme faaliyeti sayılamaz. Öz geçmiş sıralayan veya e-posta hazırlayan bir sistemin sırf yapay zekâ içermesi TBK m.71’in uygulanması için yeterli değildir.
Ancak yapay zekânın;
- Otonom üretim tesislerinde,
- Ağır sanayi makinelerinde,
- Ulaşım araçlarında,
- Tıbbi müdahale sistemlerinde,
- Enerji veya kimya tesislerinde
kullanılması hâlinde, işletmenin niteliğine ve meydana gelen riskin ağırlığına göre TBK m.71’in uygulanması tartışılabilir.
Burada belirleyici olan teknolojinin “yapay zekâ” olarak adlandırılması değil, faaliyetin alınabilecek bütün önlemlere rağmen sık veya ağır zarar doğurmaya elverişli olup olmadığıdır.
12. Sorumsuzluk Anlaşmalarının Sınırı
İşverenin çalışan veya müşterilerle yaptığı sözleşmeye “Yapay zekâ çıktılarından şirket sorumlu değildir” şeklinde bir madde koyması, bütün sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
TBK m.115 uyarınca borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmalar kesin hükümsüzdür. Ayrıca hizmet sözleşmelerinde borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşmalar da geçersizlikle karşılaşabilir. Uzmanlık gerektiren ve izinle yürütülen meslek veya hizmetlerde sorumluluğu kaldıran hükümler ayrıca sınırlanmıştır.
Bu nedenle özellikle sağlık, hukuk, finans ve mühendislik gibi uzmanlık gerektiren alanlarda yalnızca “Bu içerik yapay zekâ tarafından hazırlanmıştır” uyarısı kullanılarak mesleki sorumluluktan tamamen kurtulmak mümkün değildir.
13. Birden Fazla Kişinin Sorumluluğu ve Rücu
Yapay zekâ kaynaklı bir zararda birden fazla sorumlu bulunabilir:
- Sistemi kullanan işveren,
- Hatalı talimat veren çalışan,
- Yapay zekâ hizmet sağlayıcısı,
- Yazılım geliştiricisi,
- Verileri sağlayan şirket,
- Sistemi işletmeye entegre eden danışman.
TBK m.61 ve devamı hükümleri kapsamında aynı zarardan birden fazla kişinin sorumlu olması hâlinde müteselsil sorumluluk gündeme gelebilir. Zarar görene ödeme yapan işveren, diğer sorumlulara kusurları, yarattıkları tehlike ve somut olaydaki katkıları oranında rücu edebilir.
İşverenin çalışana rücu edebilmesi bakımından da çalışanın kusuru, görev tanımı, aldığı eğitim, işin tehlikesi ve işverenin organizasyon eksikliği birlikte değerlendirilmelidir. İşverenin hiçbir eğitim vermeden çalışanı karmaşık bir yapay zekâ sistemini kullanmaya zorladığı bir olayda, zararın tamamının çalışana yüklenmesi hakkaniyete uygun olmayacaktır.
14. Zarar ve Nedensellik Bağının İspatı
Yapay zekâ kaynaklı uyuşmazlıklarda en önemli sorunlardan biri zararın neden meydana geldiğinin belirlenmesidir.
Sistemin karar süreci açıklanamıyorsa zarar gören kişi;
- Hangi verinin kullanıldığını,
- Hangi kriterin belirleyici olduğunu,
- Sistemin ne zaman güncellendiğini,
- İnsan müdahalesi bulunup bulunmadığını
bilemeyebilir.
İşverenin yapay zekâ kullanım kayıtlarını, sistem sürümlerini, veri girişlerini, insan onaylarını ve karar gerekçelerini saklamaması, uyuşmazlıkta kendi aleyhine sonuç doğurabilir.
Zarar gören kişi kural olarak zararı ve nedensellik bağını ispatlamak zorundadır. Ancak zararın kesin miktarı ispat edilemiyorsa TBK m.50 uyarınca hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri dikkate alarak zararı hakkaniyete uygun biçimde belirleyebilir.
Zarar görenin kendi davranışı da zararın doğmasına veya artmasına katkıda bulunmuşsa TBK m.52 kapsamında tazminatta indirim yapılması gündeme gelebilir.
15. İşverenin Alması Gereken Temel Önlemler
İşverenin TBK kapsamındaki sorumluluk riskini azaltabilmesi için yalnızca bir yapay zekâ kullanım politikası hazırlaması yeterli değildir. Politikanın teknik ve organizasyonel tedbirlerle desteklenmesi gerekir.
İşverenin en azından;
- Kullanılan bütün yapay zekâ sistemlerinin envanterini çıkarması,
- Her sistem için kullanım amacı ve risk sınıfı belirlemesi,
- Hassas ve kişisel verilerin yüklenmesini sınırlandırması,
- Kurumsal ve güvenli hesaplar kullanması,
- Hizmet sağlayıcı sözleşmelerini incelemesi,
- Kritik kararlar için etkili insan denetimi kurması,
- Çalışanlara düzenli eğitim vermesi,
- Sistemin hata ve ayrımcılık oranlarını test etmesi,
- Yapay zekâ çıktılarının kayıtlarını tutması,
- Veri ihlali ve hatalı kararlar için müdahale prosedürü oluşturması,
- Çalışan ve müşterilere gerekli bilgilendirmeyi yapması,
- Sistemi periyodik olarak yeniden değerlendirmesi
gerekir.
KVKK’nın Üretken Yapay Zekâ Rehberi de yapay zekâ sistemlerinin insan merkezli, güvenli, sorumlu, şeffaf ve denetlenebilir biçimde kullanılması gerektiğini vurgulamaktadır.
Sonuç
Yapay zekâ kullanımı işverenin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldıran bir araç değil, sorumluluğun değerlendirilmesinde dikkate alınacak yeni bir işletme unsurudur.
İşverenin sorumluluğu somut olayın özelliklerine göre;
- TBK m.112 kapsamında sözleşmeye aykırılık,
- TBK m.49 kapsamında haksız fiil,
- TBK m.66 kapsamında adam çalıştıranın ve işletme organizasyonunun sorumluluğu,
- TBK m.116 kapsamında yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk,
- TBK m.417 kapsamında işçinin kişiliğini koruma borcu,
- TBK m.419 kapsamında işçinin kişisel verilerinin korunması,
- TBK m.58 kapsamında kişilik hakkı ihlali,
- İstisnai durumlarda TBK m.71 kapsamında tehlike sorumluluğu
şeklinde ortaya çıkabilir.
İşveren, yapay zekâ sisteminin teknik işleyişini kendisinin geliştirmediğini veya sistem kararına güvendiğini ileri sürerek sorumluluktan otomatik biçimde kurtulamaz. Sistemi seçen, işletmeye dâhil eden, verileri kullandıran ve sonuçları uygulayan işveren; gerekli seçim, talimat, gözetim, denetim ve organizasyon önlemlerini aldığını göstermek zorundadır.
Bu nedenle işyerlerinde sorulması gereken temel soru, “Yapay zekâ hata yapar mı?” değil, “Yapay zekâ hata yaptığında zararı önleyecek ve kararı yeniden inceleyecek işletme düzeni kurulmuş mudur?” sorusudur.
Böyle bir düzen bulunmadığı takdirde, kararı algoritma vermiş olsa bile hukuki ve mali sorumluluk işverene ait olabilir.