Türk Mahkemelerinde Yabancı Evliliğin Geçerliliği
Giriş
Küreselleşmenin hızla arttığı günümüzde, farklı devlet vatandaşlarının evlenmeleri olağan hale gelmiştir. Ancak bu evliliklerin Türkiye’de geçerliliği, sadece şekli bir kayıt meselesi değil, aynı zamanda Türk Devletler Özel Hukuku’nun temel konularından biridir. Türk mahkemeleri, yabancı ülkelerde yapılan evliliklerin tanınması ve geçerliliği hususunda 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapmaktadır.
Bu makalede, Türk hukuk sisteminde yabancı evliliklerin geçerliliği; şekli ve maddi şartlar, tanıma-tenfiz süreçleri, kamu düzeni istisnası, yargı kararları ve uygulamadaki sorunlar ışığında incelenecektir.
I. Yabancı Evlilik Kavramı ve Hukuki Niteliği
1. Tanım
Yabancı evlilik, taraflardan birinin veya her ikisinin Türk vatandaşı olmamasına rağmen Türkiye dışında, yabancı bir devlet hukukuna tabi olarak gerçekleştirilen evliliktir. Bu tür evliliklerin Türk hukuk sisteminde geçerli sayılması, devletlerin evlilik kurumuna ilişkin egemenlik haklarının kesiştiği bir alandır.
2. Hukuki Dayanak
Yabancı evliliklerin Türk hukukundaki geçerliliği esas itibarıyla MÖHUK m. 13 ve 14 hükümlerine dayanmaktadır.
-
MÖHUK m. 13: Evliliğin şekli, yapıldığı yer hukukuna tabidir (lex loci celebrationis).
-
MÖHUK m. 14: Evliliğin maddi şartları, tarafların evlenme anındaki millî hukuklarına göre belirlenir.
Dolayısıyla Türk mahkemeleri önüne gelen bir uyuşmazlıkta, öncelikle şekil bakımından evliliğin yapıldığı ülke hukukuna, maddi koşullar bakımından ise tarafların millî hukuklarına bakmaktadır.
II. Evliliğin Şekil Şartları ve Türk Hukukunda Değerlendirilmesi
1. Şekil Hukuku (Lex Loci Celebrationis)
Evliliğin şekline uygulanacak hukuk, evliliğin yapıldığı yer hukukudur. MÖHUK m.13’e göre; “Evliliğin şekli, yapıldığı yer hukukuna tabidir.”
Bu hüküm, milletlerarası alanda geçerli bir prensiptir ve lex loci celebrationis kuralını ifade eder.
Dolayısıyla Türk vatandaşı bir kişinin Almanya’da Alman makamı önünde yaptığı bir evlilik, Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) öngördüğü şekle uygun ise Türk hukukunda da geçerli kabul edilir.
2. Konsolosluk Evlilikleri
Türk vatandaşlarının yurt dışında yaptıkları evliliklerde Türk konsoloslukları da yetkilidir. 4721 sayılı TMK m. 12 uyarınca, Türk vatandaşları aralarındaki evlilikleri Türkiye Cumhuriyeti konsolosu önünde yapabilirler. Bu evlilik, hem Türk hem de ilgili yabancı devlet hukukunun tanıdığı usule uygun olmalıdır.
Eğer evlilik yabancı devletin yetkili makamı önünde yapılmışsa, bu durumda Türk konsoloslukları sadece bildirim ve tescil işlemini gerçekleştirir (Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27).
III. Evliliğin Maddi Şartları (Evlenme Ehliyeti)
1. Maddi Şartlara Uygulanacak Hukuk
Maddi şartlar, evlenecek kişilerin yaş, ayırt etme gücü, evlenme engelleri, rıza gibi unsurları kapsar.
MÖHUK m. 14’e göre:
“Evliliğin maddi şartları, her bir tarafın evlenme anındaki millî hukukuna tabidir.”
Bu madde uyarınca, taraflardan biri Türk, diğeri yabancıysa; Türk vatandaşı olan tarafın evlenme ehliyeti Türk Medeni Kanunu’na, yabancı tarafın ehliyeti ise kendi millî hukukuna göre değerlendirilir.
2. Örnek: Türk – Alman Evliliği
Bir Türk vatandaşı ile Alman vatandaşı evlenecekse:
-
Türk taraf açısından TMK m. 124-132’deki hükümler uygulanır.
-
Alman taraf açısından Alman Medeni Kanunu’nun ilgili hükümleri dikkate alınır.
Ancak iki hukuk sisteminin çelişmesi halinde, Türk mahkemesi kamu düzenine aykırılık ilkesini gözetir.
IV. Kamu Düzeni İstisnası ve Türk Mahkemelerinin Müdahalesi
1. Kamu Düzeninin Korunması
MÖHUK m. 5 uyarınca, yabancı hukukun uygulanması Türk kamu düzenine açıkça aykırı sonuçlar doğuracaksa, bu hukuk uygulanmaz; Türk hukuku devreye girer.
Örneğin; bazı ülkelerde çok eşlilik veya çocuk yaşta evlilik yasal olabilir. Ancak bu tür evlilikler Türk kamu düzenine aykırı olduğundan, Türk mahkemeleri tarafından geçersiz kabul edilir.
2. Yargıtay Uygulaması
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2018/3452 E., 2019/6581 K. sayılı kararında şu ilke benimsenmiştir:
“Yabancı ülkede yapılan evlilik, yapıldığı ülke hukukuna uygun olsa dahi, Türk kamu düzenine açıkça aykırılık oluşturuyorsa Türk hukukunda hüküm doğurmaz.”
Bu karar doğrultusunda, örneğin 16 yaşında yapılan bir evlilik yabancı ülkede geçerli olsa bile Türk hukukuna göre mutlak butlan nedenidir.
V. Yabancı Evliliklerin Türkiye’de Tanınması
1. Tanıma ve Tescil İşlemi
Yabancı ülkede yapılan evliliklerin Türkiye’de geçerli sayılabilmesi için öncelikle tanıma ve tescil işleminin yapılması gerekir.
Bu işlem Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27 ve Yurt Dışında Yapılan Evliliklerin Tesciline İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre yürütülür.
Yurt dışında evlenen Türk vatandaşları, evlilik belgelerini Türkiye Cumhuriyeti konsolosluğuna sunmak zorundadır. Konsolosluk tarafından düzenlenen bildirim, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne gönderilerek evlilik nüfus kayıtlarına işlenir.
2. Yargısal Tanıma Gerektiren Haller
Bazı durumlarda evlilik, sadece idari tescille geçerli hale gelmez.
Özellikle evliliğin butlanı, boşanma veya evliliğin iptali gibi sonuçlar doğuracaksa, Türk mahkemelerinde tanıma veya tenfiz davası açılması gerekir (MÖHUK m. 58 ve devamı).
VI. Tanıma ve Tenfiz Davaları
1. Tanıma Davası
Tanıma davası, yabancı mahkeme kararının Türk hukuk düzeninde kesin hüküm ve kesin delil etkisi doğurması amacıyla açılır.
Evliliğin tespitine veya geçerliliğine ilişkin yabancı bir karar söz konusuysa, tanıma davası yeterlidir.
2. Tenfiz Davası
Eğer yabancı mahkeme kararı icrai nitelikte ise (örneğin boşanma kararı, nafaka, tazminat vb.), bu durumda tenfiz davası açılması gerekir (MÖHUK m. 54-59).
3. Şartlar
Tenfiz için aranan başlıca şartlar:
-
Kararın verildiği ülke ile Türkiye arasında mütekabiliyet (karşılıklılık) bulunması,
-
Kararın kesinleşmiş olması,
-
Kararın Türk kamu düzenine aykırı olmaması,
-
Kararın taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasıdır.
Sonuç ve Değerlendirme
Türk mahkemeleri açısından yabancı evliliklerin geçerliliği, şekil, ehliyet, kamu düzeni ve tanıma-tenfiz koşulları çerçevesinde değerlendirilir.
-
Evlilik yapıldığı yer hukukuna uygunsa, şeklen geçerlidir.
-
Tarafların millî hukuklarına göre evlenme ehliyetleri bulunuyorsa, maddi bakımdan da geçerlidir.
-
Ancak kamu düzenine aykırı sonuçlar doğuran evlilikler (örneğin çocuk yaşta evlilik, çok eşlilik) Türk hukuk düzeninde hükümsüzdür.
Uygulamada Türk mahkemeleri, yabancı evlilikleri değerlendirirken hem uluslararası nezaket ilkelerine hem de Türk toplum düzenini koruma amacına uygun bir denge politikası izlemektedir. Bu nedenle her dosyada, evliliğin şekli ve maddi unsurları ayrı ayrı değerlendirilir.