Ticari Taksi veya Otobüse Çarptım, Ne Yapmalıyım?
Trafik kazaları günlük hayatta herkesin karşılaşabileceği olaylardandır. Ancak kazaya karışan aracın ticari taksi, minibüs, servis aracı veya otobüs olması halinde süreç sıradan bir maddi hasarlı trafik kazasına göre daha dikkatli yürütülmelidir. Çünkü bu tür araçlar ticari amaçla kullanıldığından, araç sahibinin veya işletmecinin yalnızca araç hasarı değil, ayrıca kazanç kaybı, araç mahrumiyeti ve ticari faaliyet kaybı gibi taleplerde bulunması mümkündür.
Bu nedenle ticari taksiye veya otobüse çarpılması halinde olay yerinden itibaren doğru adımların atılması, ileride karşılaşılabilecek haksız tazminat ve icra takiplerinin önüne geçmek bakımından büyük önem taşır.
1. Öncelikle Yaralanma Olup Olmadığı Kontrol Edilmelidir
Kaza sonrasında ilk yapılması gereken şey, araçlarda bulunan kişilerde yaralanma olup olmadığını kontrol etmektir. Yaralanma veya ölüm varsa taraflar kendi aralarında tutanak düzenleyerek olay yerinden ayrılmamalıdır. Bu durumda derhal sağlık ekiplerine ve kolluk kuvvetlerine haber verilmelidir.
Özellikle otobüs, minibüs veya servis araçlarında yolcu bulunması halinde, küçük görünen bir kazada dahi yolculardan biri yaralanmış olabilir. Bu nedenle kazanın yalnızca araç hasarıyla sınırlı olup olmadığı dikkatle değerlendirilmelidir.
2. Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı Düzenlenmelidir
Kazanın yalnızca maddi hasarlı olması ve tarafların kazanın oluş şekli konusunda anlaşması halinde, taraflar arasında maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenebilir. Tutanakta kazanın oluş şekli açık, sade ve gerçeğe uygun şekilde yazılmalıdır.
Tutanağa aceleyle imza atılmamalı; karşı tarafın kusur durumunu olduğundan farklı gösterecek ifadelerine dikkat edilmelidir. Örneğin “tamamen ben kusurluyum”, “tüm zararları kabul ediyorum”, “günlük kazanç kaybını ödeyeceğim” gibi ifadeler tutanağa yazılmamalıdır. Tutanak, yalnızca kazanın nasıl gerçekleştiğini göstermeli; ileride tartışılacak tazminat kalemleri hakkında peşinen kabul anlamına gelecek beyanlar içermemelidir.
3. Polis veya Jandarma Çağrılması Gereken Haller Vardır
Her kaza taraflar arasında tutanakla sonuçlandırılamaz. Yaralanma, ölüm, alkol veya uyuşturucu şüphesi, sürücü belgesi bulunmaması, aracın trafik sigortasının olmaması, kamu malına veya üçüncü kişilere zarar verilmesi gibi hallerde mutlaka trafik polisi veya jandarma çağrılmalıdır.
Ticari taksi veya otobüs kazalarında özellikle yolcu yaralanması ihtimali bulunduğundan, olay yerinde durum dikkatle değerlendirilmelidir. Şüpheli bir durumda tarafların kendi aralarında tutanak tutması yerine kolluk tarafından resmi kaza tespit tutanağı düzenlenmesi daha sağlıklı olacaktır.
4. Olay Yerinde Fotoğraf ve Video Kaydı Alınmalıdır
Ticari araç kazalarında ileride yüksek bedelli taleplerle karşılaşılabileceği için olay yerindeki deliller önemlidir. Bu nedenle kaza sonrası mümkünse şu hususların fotoğraf ve videosu alınmalıdır:
Araçların kaza sonrası konumu, hasar alan bölgeler, fren izi, trafik levhaları, yol çizgileri, şerit durumu, trafik ışıkları, yolun tek yön veya çift yön oluşu, çevrede kamera bulunup bulunmadığı, taksi veya otobüsün plakası ve ruhsat bilgileri mutlaka kayıt altına alınmalıdır.
Bu kayıtlar, ileride kusur oranına itiraz edilmesi veya karşı tarafın gerçeğe aykırı kazanç kaybı talebinde bulunması halinde önemli delil niteliği taşıyacaktır.
5. Sigorta Şirketine Süresinde Bildirim Yapılmalıdır
Kazadan sonra zorunlu trafik sigortası ve varsa kasko sigortası bulunan sigorta şirketine süresinde bildirim yapılmalıdır. Sigorta şirketine kaza tespit tutanağı, fotoğraflar, ruhsat, ehliyet, poliçe bilgileri ve varsa kolluk tutanağı gönderilmelidir.
Zorunlu trafik sigortası, karşı tarafın araç hasarı ve bazı zarar kalemleri bakımından poliçe limiti dahilinde koruma sağlar. Ancak ticari araçlarda talep edilen her zarar otomatik olarak sigorta tarafından karşılanmayabilir. Özellikle araç mahrumiyeti ve kazanç kaybı gibi talepler ayrıca değerlendirilir.
6. Ticari Taksi veya Otobüs Sahibi Kazanç Kaybı Talep Edebilir
Kazaya karışan aracın ticari taksi, minibüs, servis veya otobüs olması halinde karşı taraf, aracın tamirde kaldığı süre boyunca çalışamadığını ileri sürerek kazanç kaybı talep edebilir. Bu talep uygulamada “araç mahrumiyeti” veya “ticari kazanç kaybı” olarak karşımıza çıkar.
Ancak bu talep sınırsız ve otomatik değildir. Karşı tarafın gerçekten zarar gördüğünü, aracın kaç gün tamirde kaldığını, bu sürenin makul olup olmadığını, aracın günlük net gelirini ve zararın kazayla bağlantılı olduğunu ispatlaması gerekir.
Örneğin ticari taksi için ileri sürülen günlük kazanç iddiasının gerçek gelir belgeleriyle desteklenmesi gerekir. Otobüs veya servis aracı bakımından da sefer kayıtları, çalışma ruhsatı, gelir belgeleri, tamir süresi ve aracın fiilen çalışamadığı dönem somut olarak ortaya konulmalıdır.
7. Karşı Tarafın Her Talebi Kabul Edilmemelidir
Ticari araç kazalarında karşı taraf bazen olay yerinde veya kazadan hemen sonra yüksek tutarlı taleplerde bulunabilir. “Araç ticari, günlük şu kadar zarar ederim”, “hemen ödeme yapmazsan icraya veririm”, “sigorta yetmez, sen ödeyeceksin” gibi ifadelerle baskı kurulabilir.
Bu tür durumlarda herhangi bir ödeme yapılmadan önce kusur oranı, hasar bedeli, tamir süresi, sigorta kapsamı ve talep edilen kazanç kaybının gerçek olup olmadığı değerlendirilmelidir. Karşı tarafın sözlü beyanına dayanarak ödeme yapılması ileride hak kaybına neden olabilir.
8. Kusur Oranına İtiraz Edilebilir
Kaza tespit tutanağı düzenlendikten sonra sigorta şirketleri kusur değerlendirmesi yapar. Ancak kusur oranı her zaman doğru belirlenmeyebilir. Trafik levhaları, kamera kayıtları, yol durumu, karşı tarafın hız ihlali, şerit ihlali veya duraklama yasağı gibi unsurlar kusur oranını değiştirebilir.
Kusur oranının hatalı olduğunu düşünen taraf, süresi içinde sigorta şirketine veya ilgili yasal yollara başvurarak itiraz edebilir. Bu nedenle kaza anından itibaren delil toplamak büyük önem taşır.
9. Haksız İcra Takibi Başlatılırsa İtiraz Edilmelidir
Ticari taksi veya otobüs sahibi, kazanç kaybı ya da araç mahrumiyeti iddiasıyla doğrudan icra takibi başlatabilir. Böyle bir durumda ödeme emri tebliğ edildiğinde süreler kaçırılmamalıdır.
Haksız veya fahiş taleplere karşı süresi içinde icra takibine itiraz edilmelidir. Aksi halde borç kesinleşebilir ve haciz riski doğabilir. Özellikle ticari kazanç kaybı taleplerinde, karşı tarafın talep ettiği miktarın gerçek olup olmadığı çoğu zaman bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkar.
10. Hukuki Destek Almak Önemlidir
Ticari taksi, minibüs, servis veya otobüs kazaları; araç hasarı dışında kazanç kaybı, değer kaybı, araç mahrumiyeti, yolcu yaralanması ve sigorta uyuşmazlığı gibi birçok hukuki başlığı beraberinde getirebilir.
Bu nedenle kazadan sonra tutanakların doğru düzenlenmesi, sigorta başvurusunun yapılması, kusur oranının incelenmesi, karşı tarafın kazanç kaybı talebinin denetlenmesi ve haksız icra takibine karşı süresinde itiraz edilmesi için hukuki destek alınması önemlidir.
Sonuç
Ticari taksi veya otobüse çarpılması halinde yapılması gereken en önemli şey, panikle hareket etmemek ve olay yerindeki delilleri doğru şekilde toplamaktır. Yaralanma varsa kolluk ve sağlık ekipleri çağrılmalı, yalnızca maddi hasar varsa kaza tespit tutanağı dikkatle düzenlenmeli, fotoğraf ve video kayıtları alınmalı, sigorta şirketine bildirim yapılmalı ve karşı tarafın her talebi peşinen kabul edilmemelidir.
Ticari araç sahibinin kazanç kaybı talep etmesi mümkündür; ancak bu talep mutlaka somut delillerle ispatlanmalıdır. Kusur oranı, tamir süresi ve gerçek zarar belirlenmeden yapılan ödemeler ileride ciddi hak kayıplarına yol açabilir.