Tazminat Psikolojisi Üzerine Düşünceler

TAZMİNAT NEDİR? HANGİ KOŞULLARDA ALINIR?

Türk hukuk sistemi dünyada yer alan iki hukuk sisteminden biri olan Kara Avrupası Hukuk Sistemi içine dahildir. Bu sistemin kapsayıcılığı Avrupa’da İngiltere hariç çoğu Avrupa ülkesidir. Bu konuya değinmemizdeki amaç İngiltere ve Amerika’nın dahil olduğu Anglosakson hukuk sistemi ile ülkemizin dahil olduğu sistemde tazminat belirlenmesi açısından miktar farkları söz konusu olmaktadır.

Yerel basında olsun Hollywood sinemasında olsun bazı insanların şirketlere, toplum içinde güçlü bir imaj çizen kişilere karşı yüksek tazminat kazandığı zaman bunu gören bizlerin de örneğin bir Türk Şirketine karşı veya toplumumuzda ekonomik olarak güçlü gözüken kişilere karşı yüksek tazminat alabilirim düşüncesi içine girdiği zamanlar olmaktadır. Ancak sistemimiz ve kanunlarımız kapsamında bu maalesef mümkün değildir.

Hukukumuz diğer hukuk sistemlerine nazaran tazminatı zararın karşılanması olarak değerlendirmektedir. Bu sebeple ortaya çıkan tazminat miktarları kişinin sadece zararını karşılama gayesiyle belirlendiği için Anglosakson sistemdeki gibi hayalleri süsleyen miktarlarda tazminat bedelleri ortaya çıkmamaktadır. Bunun sebeplerinden biri de Anglosakson sistemde kimi zaman tazminat belirlenmesi cezalandırma amacı taşımaktadır. Ancak bizim sistemimizde az önce söylediğimiz gibi tazminatın amacı zararın ve hasar giderilmesidir.

Türk Hukukunda Tazminatın Anlamı

Az önce söylediğimiz gibi Türk Hukukunda tazminat zararın karşılanmasıdır. Bir olayın maddi ve manevi boyutu tartışılmadan önce biz her ne koşulda olursa olsun tazminat talebi içinde bulunacaksak bir zarara uğramış olmamız gerekmektedir.

TBK m. 50/1’e göre ‘Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.’ Sözü geçen maddede açıkça belirtilmiş olmamakla birlikte, davacı hem uğranılan zararı, hem de bunun miktarını ispat zorundadır. Zararın varlık ve miktarını ispat yükünün davacıya düşmesi, TMK m.6’nın özel bir uygulamasından başka bir şey değildir.[1]

Tazminat Miktarının Belirlenmesi

Bazı durumlarda tazminatın miktarı tam kesin olarak belirlenemediği durumlarda kanun koyucu kanuna TBK m. 50/2 maddesinin koyarak şunu demiştir: ‘Uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.’ Bu maddede bazı durumlarda kaybedilen kar, gelecek olan kazanç kaybı gibi durumlar için hakime takdir yetkisi tanıyan ve belirli olmayan tazminat miktarları için de hem adaleti korumak hem de zararı karşılamak için bireylere ve hukuka rahat hareket alanı tahsis etmiştir. Örneğin bir kişi kusurlu davranışı ile bir inşaat aracına çarparak kepçesinin eğilip bozulmasına daha sonra o kepçenin tamir süresi boyunca çalışmamasına ve bir miktar değer kaybına sebep olmuştur. Bu durumda tazminat kapsamı şu kalemler altında toplanır;

  1. Kepçenin tamir masrafı
  2. Kepçenin güncel piyasa değer kaybı ( Artık bu kepçe elden çıkarılmak istendiği zaman hasarlı olarak ikinci el piyasasına çıkacak ve hasarsız olarak onunla birlikte piyasaya çıkan kepçelerden daha az fiyata piyasada yer alacaktır.)
  3. Kepçenin tamir süresi boyunca, eğer o an işliyorsa, işinden uzak kaldığı sebebiyle uğranılan zarar.

Burada işlemin çoğunu hakime bıraktığımız olaylarda mevcut olabilir ancak ortaya attığımız iddia sağlam temellere de dayanmalıdır. Bir zararımızın olduğunu düşünüp hareket ederken hakime miktar tesisi için başvururken tazminatın varlığı hakkında değil miktarı hakkında kesin bilgilerimizin olmaması gerekir. Yani tazminatımız için hakimi takdirini kullanması için harekete geçirirken zararımızın doğduğuna dair güçlü deliller sunmalıyız ki hakimin takdir mekanizmasını harekete geçirebilelim.

Tazminatın Konusu

Tazminat konusu üzerinde rahatça hareket edilebilen, üzerinde kült düşünceler uygulanabilecek bir alan değildir. Bu sebeple her olay içinde durumlar bambaşka koşullar gerektirir. Kanunumuz tazminat konusunda ölüm, bedensel zarar ve destekten yoksun kalan kişiler için bir miktar tazminat kalemleri düzenlemiş bulunmaktadır. Örneğin zararın cinsi nerden geldiği kim tarafından geldiğini tespiti de tazminat miktarının aynen belirlenmesi indirilerek belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. Bir avukatla çalışırken de bu tarz bilgilerin açıkça belirtilmesi dava üzerinde çalışan kişi açısından da daha rahat koşullar oluşturacaktır.

Tazminatta Yansıma Zarar- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Tazminat konusunda insanların düştüğü birtakım hatalardan biri de yansıma zarar konusudur. Hukukumuzda yansıma zarar tazminat kapsamına girmez. Bu durumu kısa bir örnekle açıklayalım ve konuya açıklık getirelim. A isimli ses sanatçısı evine çağırdığı televizyon tamircisi B’nin televizyonu tamir ederken televizyonun patlamasına sebep olmuş ve ses sanatçısı A, C kanalındaki programdan iki hafta süreyle uzak kalmış ve C kanalı bu yüzden bir takım reklam ve program gelirlerinden mahrum kalmıştır. İşte tam bu anda tamirci B’nin A’ya yönelik yarattığı zararı C kanalı için bir yansıma zarar teşkil etmektedir. Bu durumda C kanalının doğrudan B’ye gidip zararının karşılanmasını talep etmesi yansıma zararın tazmin edilmemesi sebebiyle uygun değildir. Bu şekilde hukukumuzda yer alan yansıma zarar için tek istisna destekten yoksun kalma tazminatıdır. Bu tazminatı kısaca açıklamak gerekirse örneğin bir iş sebebi ile iş verenin veya üçüncü bir kişinin kusur ile hayatını kaybeden işçini ailesi işçini evine getirdiği gelirden mahrum kalmaktadır. Bu noktada zarar verenden, zarar görenden ve olaydan bağımsız olarak yer alan kişiler bir zarara uğramış olaydan başka kişilerin hayatına bir yansıma zarar söz konusu olmuştur. İşte bu durumda bu durum için yansıma zarar tazminat konusu olabilmektedir.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak isterseniz büromuzun alanında deneyimli avukatlarına başvurabilirsiniz

[1] Prof Dr. Fikret EREN Borçlar Hukuku Genel Hükümler 23. Baskı

Stj. Av. Hamdi Berk Can

Leave a Reply

Call Now Button