Kaza Sonrası Ne Yapılır? Nereye Gidilir? Araç Değer Kaybında Sorumluluk

KAZA SONRASI OLUŞAN DEĞER KAYBI İÇİN SORUMLULUK

Kaza sonrası sorumluluklar ve değer kaybeden araca dair yürütülecek işlemler seri bir hiyerarşik düzen şeklinde gerçekleştirilmelidir. Böylece zarara uğrayan bireyin, zaman kaybetmeden asgari düzeyde maliyetle daha az bürokratik işlemle menfaatine sonuçlarla karşılaşma olasılığı artar. Kaza sonrası sigorta şirketine başvuran birey, 15 gün içerisinde cevap alamazsa ya da cevaba itiraz etmek isterse  “Sigorta Tahkim Kurulu” , “Genel Mahkeme” ye başvurur. Bu süreçle ilgili daha fazla bilgi almak için Sigorta Tahkim Komisyonu başlıklı makaleyi inceleyebilirsiniz. Başvurudaki esas amaç mağdurlar açısından işlerin hızlı ilerlemesi ve daha düşük maliyetli olması süreç açısından ise mahkemelerin iş yükünün azaltılmasıdır.

Araç Değer Kaybında Sorumluluk

Kaza sonrası araçta meydana gelen değer kaybı için KTK gereğince;

  1. Zarar veren sürücü
  2. Aracın işleteni
  3. Varsa aracın bağlı olduğu teşebbüsün sahibi
  4. Zorunlu mali mesuliyet sigortacısı
  5. Varsa ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı

(Sadece sayılanlarla sınırlı değildir.)

Aracın bağlı bulunduğu işletme açısından KTK m. 85 uyarınca kabul edilen sorumluluk çeşidi bir kusursuz sorumluluk halidir (objektif sorumluluk). İşletme veya eylemlerinden sorumlu olan kişiler hiçbir kusurları bulunmasa dahi ortaya çıkan zarardan sorumludur. İşleten; mücbir sebebin, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru sebebi ile kusurun kendilerine atfedilemeyeceğini ispat edebilirse sorumluluktan kurtulabilecektir (kurtuluşu kanıtı).

İşleten sorumluluğunun içeriği KTK m. 85 uyarınca ‘… motorlu aracın işleteni ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olurlar.’ Bu madde uyarınca da ilgililerin sorumluluk türü tehlike sorumluluğudur.

Sürücü ve yardımcı kişilerin kusurundan ‘objektif sorumluluk’ kapsamında sorumlu işletenler şunlardır:

  1. Araç sahibi – işleten
  2. Tüzel kişilik (şirket vb.) altında aracı işleten
  3. Araçtan ekonomik kazanç elde eden gerçek ve tüzel kişiler
  4. Aracın uzun süre kiralayan ariyet veya rehin alan kişiler

Aracın işleteni değer kaybı taleplerinde karşı sorumluluktan kurtulması için doktrin ve Yargıtay uygulamalarının birleştiği hususlar;

  1. Kira sözleşmesinin uzun süreli olması,
  2. Araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.

Ayrıca Yargıtay şu beyanı da belirtmiştir ki; eğer beyanlar uzun süreli kiralamaya dair bir sözleşme olduğunu söylüyorsa yargılama sırasında mahkemeye herhangi bir sözleşme sunulmazsa mahkeme bunu araştırmalıdır, eğer araştırmadan karar beyan ederse bu eksik bir yargılamadır demiş ve 2015/15824 E. 2016/3864 K. Sayılı 28/03/2016 tarihli içtihadındaEksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece davalı …’nin uzun süreli kiralama iddiasına dair delilleri araştırıp toplanarak kararın sonuca göre verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde verilmesi doğru olmayıp…’ şeklindeki içtihadı ile eksik yargılama işleminin uygun olamadığını dile getirmiştir.

Konumuzda işleteni açıkladıktan sonra işleten gibi muamele gören kişilerin durumuna da değinmekte fayda vardır. Bu kişiler oluşan zararlardan da aynı işleten gibi sorumlu olacaktır. Bunlar;

  1. Motorlu araçla ilgili mesleki faaliyette bulunanlar,
  2. Yarış düzenleyicileri,
  3. Devlet ve kamu kurumları,
  4. Motorlu aracı çalan veya gasp edenler,

olarak sayılabilir.

Sürücü ve yardımcı sorumluluğu tehlike sorumluluğu değil, kusuru sorumluluğudur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı ayın işleten gibi sorumludur. Kasko da aracı hasara uğrayan kişiyi kendi sigorta şirketine başvurma hakkı verir. TTK m. 1278’e göre kaskodan, sigorta ettiren ve aracı kullanan da yararlanır. Kusur oranı bu durum içinde tazminatı etkilemez.

Kısaca özetlemek gerekirse kişi kaskoya kendi zararı için sigortaya üçüncü kişinin zararı için başvurur.

Araç değer kaybı sigorta kapsamında iken kaskonun buna dair bir düzenlemesi YOKTUR. Ancak değer kaybının da doğrudan zarar olması sebebiyle kasko kapsamına girmesi gerekir ki bazı kaskolar sözleşme öncesi kalemlere hasar değer kaybı da eklemektedir. Yargıtay kaskoda bu kalemin açıkça belirtilmesi gerektiği kanısındadır.

Sigortacının sorumluluğu hususunda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/3367 E. 2016/6495 K. Sayılı 30/05/2016 tarihli içtihadında; ‘… Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda kazaya karışan servis elemanı çalışanı sürücüsünün kusursuz olduğu anlaşılmıştır.  Davalı servis elemanı kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığı için illiyet bağı kesildiği halde servis hizmeti veren davalı şirketin … özen yükümlülüğünden kaynaklanan sorumluluğu bulunduğu gerekçesi hakkında davanın kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.’ Diyerek sigorta sorumluluğu açısından bir inceleme de bir nevi bir kriter belirlemiştir.

Araç Değer Kaybı Davalarında Zamanaşımı

Zararın ve tazminat yükümlülüğünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl herhalde 10 yıl olarak mutlak süre belirlenmiştir. Ancak şu hususu belirtmek gerekir ki her trafik kazası trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu (TCK m. 179) teşkil eder ki hukuk davalarında hakim olan ‘Eğer ki ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresi belirlenmişse hukuk davaları için de o zamanaşımı süresi tazminat için sınır oluşturur.’ İlkesine göre trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresi de bu durum için geçerli olacaktır.

Araç Değer Kaybında Görevli Mahkeme

Üçüncü kişinin zararı için Ticaret Mahkemesi ve Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.

Bu konuda daha fazla bilgi almak için büromuzun alanında deneyimli avukatlarından danışmanlık hizmeti sağlayabilirsiniz.

 

Stj. Av. Hamdi Berk Can

Leave a Reply

Call Now Button