Single Blog Title

This is a single blog caption

SATIMI YAPILAN TAŞINMAZIN (KONUT VEYA İŞYERİ) ESKİ MALİK TARAFINDAN TERK EDİLMEMESİ

Somut olayda taraf taşınmazı eski malikten bedelini ödeyerek tapuda satın almış ve mevcut malik eski malik olmuş satım sözleşmesinin karşı tarafı da yeni malik olmuştur. Medeni Kanun gereği taşınırların aksine, tapuda tescil kişileri taşınmaza fiziki olarak bünyesinde bulunmasa bile onu zilyet yapmaktadır. Ancak ki malikin mülkiyet ve zilyetlik hakkına karşın somut olaydaki gibi eski malikin mevcut taşınmaz sınırlarını terk etmeyip hukuki bir sebep olmadan taşınmazda bulunması kişiyi haksız konuma getirmektedir. TMK m. 683/ hükmü gereğince 2 adet çözüm yolu mevcuttur. İstihkak davası açılması ve haksız el atmanın önlenmesi davası olacaktır. Konuyla ilgili Yargıtay kararına göre:

  1. Mülkiyet hakkının sağladığı yetkilerin kullanılmasını haksız olarak engelleyen, kısıtlayan ya da zorlaştıran durumlarda malike, bu etkilere karşı bir korunma aracı olarak haksız el atmanın önlenmesi davası hakkı tanınmıştır.
  2. Haksız el atma, doğrudan mülkiyet hakkına el atma şeklinde olabileceği gibi bir vasıta veya başka bir kişi kullanmak suretiyle de gerçekleşebilir. Burada önemle vurgulanmalıdır ki, kanun hükmünde haksız el atmadan söz edilmiş olması karşısında, bütün bu müdahalelerin haksız olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla müdahale yasadan veya sözleşmeden kaynaklanan ayni ya da şahsi bir hakka dayanmamalıdır.

Bu noktada somut olayda bütün müdahalenin haksızlığını ortaya koymak gerekecektir. Kişi satım sözleşmesi sonrası kiracı veya emin sıfatıyla zilyet vb. bir durumda taşınmaz sınırları içerisinde bulunmamaktadır. Yani somut olayda şahsi veya kanundan doğan bir hak mevcut değildir. Bu sebeple TMK m. 683/2 imkanı olanaklı gözükmektedir.

  1. El atmanın önlenmesine ilişkin davaların büyük çoğunluğu dayanağını TMK m. 683. maddesinden almakta ise de bu madde kapsamı dışında kalan ve özel maddeler ile düzenlenen el atmanın önlenmesi davaları da mevcuttur. Kanunun genel nitelikli bu maddesi ve özel kanunlardaki öteki hükümleri ile mülkiyet hakkının her türlü zarar verici davranışlara karşı korunması amaçlanmıştır.
  2. Bu dava haksız el atmaya son veren dava olmakla birlikte el atmadan kaynaklanan bir zarar var ise malik oluşan zararın giderilmesini de isteyebilir. Bunun yanında zedelenmiş bozulmuş malının eski hâle iadesini ya da taşınmaz üzerine haksız şekilde yapılan muhtesatın yıkımı ya da kaldırılmasını isteyebilir. Ancak el atmanın önlenmesi davası bu tür istekleri kapsamayacağından malikin tüm bunları ayrıca talep etmesi gerektiği açıktır.

Sonuç olarak da örnek Yargıtay kararında da olduğu gibi el atmanın önlenmesi talebi yanında haksız olarak taşınmazın işgali sebebiyle bir haksız işgal tazminatı talep edilebilir. Ancak el atmanın önlenmesi davası bu hususları kapsamayacağı için bu hususların ayrıca ve açık bir şekilde istenmesi gerekmektedir.

Leave a Reply

Call Now Button